Sosyal-Duygusal Gelişim - Sorular
Sosyal-Duygusal Gelişim - Sorular
Ünite 1
1.1. Sosyal Gelişimin Tanımı ve Önemi
- …………..doğumdan itibaren başlayan, yaşam boyu devam eden, kişinin başkaları ile iyi ilişkiler kurmasını ve içinde yaşadığı topluma uyumunu sağlayan bir süreçtir. Boşluğu tamamlayan en uygun ifade aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
- A-) Sosyal beceri
- B-) Sosyal olgunluk
- Cevap C-) Sosyal gelişim
- D-) Sosyalleşme
- E-) Sosyalleştirme
Açıklama: Sosyal gelişim, doğumdan itibaren başlayıp yaşam boyu devam eden, kişinin başkaları ile iyi ilişkiler kurmasını ve içinde yaşadığı topluma uyumunu sağlayan bir süreçtir. Bu, sosyal gelişimin temel tanımıdır.
1.2.1. Benlik
- Benlik bilincinin temelinin oluştuğu yaş aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- Cevap A-) 1 yaş
- B-) 4-5 yaş
- C-) 7-8 yaş
- D-) 10-12 yaş
- E-) 0-6 yaş
Açıklama: Benlik bilincinin temelinin oluştuğu yaş 1 yaş olarak verilmiştir.
- ‘Oldukça popülerim. İnsanlar beni sever’ şeklinde kurulan cümleler aşağıda verilen hangi benlik algısının örnekleridir?
- A-) Akademik
- Cevap B-) Sosyal
- C-) Duygusal
- D-) Zihinsel
- E-) Fiziksel
Açıklama: ‘Oldukça popülerim. İnsanlar beni sever’ gibi ifadeler, kişinin sosyal çevresindeki algılanışıyla ve ilişkileriyle ilgili olduğu için Sosyal benlik algısına örnek teşkil eder.
1.2.2. Kişilik
- Bir insanı diğerlerinden ayıran bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinin tümü olarak değerlendirilir. Verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Sosyal olgunluk
- B-) Benlik
- C-) Sosyalleşme
- D-) Sosyal gelişim
- Cevap E-) Kişilik
Açıklama: Kişilik, bir insanı diğerlerinden ayıran bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinin tümü olarak değerlendirilir. Kaynaklar bu tanımın Kişilik kavramına ait olduğunu belirtmektedir.
1.2.3. Sosyalleşme
- Çocuğun kendi benliğini denetleyerek çevresinde başka insanların varlığını onların da bazı haklarının ve isteklerinin olduğunu öğrenmesidir. Verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Benlik
- B-) Sosyal gelişim
- C-) Sosyal olgunluk
- Cevap D-) Sosyalleşme
- E-) Kişilik
Açıklama: Verilen tanım, bireyin başkalarının varlığını, haklarını ve isteklerini öğrenerek kendi benliğini denetlemesi sürecini ifade eder. Bu tanım, Sosyalleşme kavramına aittir.
1.2.5. Öz Denetim/Öz Düzenleme
- Kişinin davranışlarını yönlendirmesi ve gerektiği zaman onları bastırma yeteneğidir. Verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Sosyalleşme
- Cevap B-) İç denetim
- C-) Kişilik
- D-) Sosyal olgunluk
- E-) Sosyalleştirme
Açıklama: Davranışları yönlendirme ve gerektiğinde bastırma yeteneği İç denetim (Öz denetim) kavramına aittir.
1.2.6. Sosyal Olgunluk
- Bir kimsenin anlayış, duygu, tutum ve beceri gibi özellikler bakımından içinde yaşadığı toplumun yetişkin üyelerinin genellikle erişmiş oldukları düzeye gelmesi durumudur. Verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Kişilik
- B-) Sosyalleşme
- C-) İç denetim
- Cevap D-) Sosyal olgunluk
- E-) Sosyalleştirme
Açıklama: Verilen tanım, bireyin toplumun yetişkin üyelerinin genellikle erişmiş oldukları düzeye ulaşması durumunu ifade eder ve bu tanım Sosyal olgunluk kavramına aittir.
1.3.1. Bebeklik Döneminde Sosyal Gelişim
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi gelişim dönemlerine göre sosyal gelişimle ilgili yanlış bir eşleştirmedir?
- A-) 0-6 hafta: Bebeğe iletişimsel bir varlık olarak davranır.
- B-) 6-8 hafta: Aşırı heyecandan kaçınmak için geri çekilir ve ara verme gereksiniminin farkına varır.
- C-) 3 ay: Sosyal rutinler geliştirir.
- D-) 5 ay: Etkileşimi devam ettirmek için nesnelerle oyun geliştirir.
- Cevap E-) 1-2 yaş: Sosyal rutinler geliştirir.
Açıklama: Sosyal rutinlerin gelişimi (örneğin, el sallama, ce-eee oynama) 3 ay civarında başlar. Dolayısıyla ‘1-2 yaş: Sosyal rutinler geliştirir’ ifadesi, sosyal gelişimin kilometre taşları kronolojisine göre yanlış bir eşleştirmedir.
1.3.2. İlk Çocukluk Döneminde Sosyal Gelişim
- Ayşe öğretmenin sınıfında aşağıdaki durum yaşanmaktadır.
‘Aylin, oyuncak bebeğini faaliyet masasının üstünde yürütürken kendi kendine şarkı söylüyor. Ali, oyuncak arabasını halının üstünde bir ileri bir geri sürerken motor sesleri çıkarıyor. Ecem ise Ahmet’i sınıfın içinde bir oraya bir buraya kovalıyor.’
Bu açıklamaya göre Ayşe öğretmenin sınıfı aşağıdaki yaşlardan hangisidir?- A-) 0-2 yaş çocukların olduğu sınıf
- Cevap B-) 3 yaş çocuklarının olduğu sınıf
- C-) 4-5 yaş çocuklarının olduğu sınıf
- D-) 6 yaş çocukların olduğu sınıf
- E-) İlkokul 1.sınıf
Açıklama: Verilen örnekte, çocuklar çoğunlukla yan yana (paralel oyun) kendi faaliyetleriyle ilgilenmekte (Aylin ve Ali) veya basit kaba motor etkileşimlere (kovalamaca) girişmektedir. Bu durum, sosyal oyunun yeni başladığı 3 yaş çocuklarının olduğu sınıfla ilişkilidir.
- Okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ve duygusal yönden daha dengeli olduğu yaş aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
- A-) 2 yaş
- B-) 7 yaş
- C-) 3 yaş
- D-) 4 yaş
- Cevap E-) 5 yaş
Açıklama: Kaynaklara göre, okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ve duygusal yönden daha dengeli olduğu yaş 5 yaş olarak belirtilmiştir.
- Arkadaş çatışmasının başladığı yaş aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
- A-) 2,5 yaş
- B-) 4 yaş
- Cevap C-) 3 yaş
- D-) 2 yaş
- E-) 5 yaş
Açıklama: Arkadaş çatışması genellikle 3 yaş civarında başlar. (Bu yaş aynı zamanda çocukların sosyalleşme sürecinde paralel oyundan işbirlikçi oyuna geçiş yaptığı dönemdir.)
- Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde üç yaş çocuğunun arkadaşlık anlayışının gelişimi ile ilgili verilen bilgi yanlıştır?
- A-) “Bugün senin arkadaşın değilim.” gibi bir ifadeyle çıkarmak ve almak için arkadaşlığı referans olarak kullanabilir.
- B-) Herhangi bir oyun eşini arkadaş olarak etiketleme eğilimindedir.
- C-) Arkadaş çatışması başlar.
- Cevap D-) Birini arkadaş yapan şey hakkında konuşabilir.
- E-) Sınırlı iletişim becerilerinin bir sonucu olarak dostluklar daha kısa sürelidir.
Açıklama: Üç yaş çocuğu için yanlış olan bilgi, Birini arkadaş yapan şey hakkında konuşabilir ifadesidir. Bu beceri, William Damon’un arkadaşlık aşamalarına göre daha ileri bir yaşta (genellikle 8-10 yaş, güvene dayalı arkadaşlık aşamasında) ortaya çıkar.
1.4.1. Cinsel Kimlik Kazanımı
- Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Lawrence Kohlberg’in toplumsal cinsiyet kimliğinin gelişim evreleri sırasıyla verilmiştir?
- Cevap A-) Cinsiyeti etiketleme aşaması/Cinsiyet stabilitesi aşaması/Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması
- B-) Cinsiyet stabilitesi aşaması/Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması/ Cinsiyeti etiketleme aşaması
- C-) Cinsiyeti etiketleme aşaması/ Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması/ Cinsiyet stabilitesi aşaması
- D-) Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması/Cinsiyeti etiketleme aşaması/Cinsiyet stabilitesi aşaması
- E-) Cinsiyet stabilitesi aşaması/Cinsiyeti etiketleme aşaması/Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması
Açıklama: Lawrence Kohlberg’in bilişsel gelişim düzeyine dayanan cinsiyet anlayışının aşamaları sırasıyla Cinsiyeti etiketleme aşaması, Cinsiyet stabilitesi aşaması ve Toplumsal cinsiyet sabitliği aşaması olarak verilmiştir.
1.4.2. Prososyal Davranışlar
- Aşağıdakilerden hangisi prososyal davranış örneklerinden biri değildir?
- A-) Paylaşma
- B-) Yardımlaşma
- C-) İş birliği
- D-) Fedakârlık
- Cevap E-) Benlik
Açıklama: Prososyal davranışlar, başkalarına yardım etme veya fayda sağlama amacı güden gönüllü davranışlardır (Paylaşma, yardımlaşma, iş birliği, fedakârlık). Benlik ise, kişinin kendine ait algısı ve görüşü olup, prososyal bir davranış örneği değildir.
Ünite 2
2.1. Aile
- Çoğu kültürde sosyalleşmenin ana unsuru ................dir. Verilen boşluğu en uygun ifade ile tamamlayınız?
- A-) Aile
- Cevap B-) Ebeveynler
- C-) Okul
- D-) Kültür
- E-) Arkadaşlık
Açıklama: Çoğu kültürde, çocuğun sosyalleşmesinin ana unsurları ebeveynlerdir. Öğretmenler, akranlar ve daha geniş sosyal faktörler önemli bir rol oynasa da, ebeveynler çocuğun gelecekteki davranışları, tutumları ve kişiliği üzerinde en güçlü etkiye sahiptir.
2.1.1. Ebeveynlik Stilleri
- Aşağıdakilerden hangisi ebeveynlik stillerinden biri değildir?
- A-) Yetkeli
- B-) Yetkeci
- C-) İzin verici
- D-) Kayıtsız
- Cevap E-) Bağımlı
Açıklama: Ebeveynliğin iki boyutunun (kabul/duyarlılık ve talep/kontrol) kesişmesiyle dört farklı ebeveynlik stili ortaya çıkmaktadır: Yetkeli/Demokratik, Yetkeci/Otoriter, İzin Verici/Hoşgörülü ve Kayıtsız/İlgisiz. Bağımlı ise bu stillerden biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi yetkeli / demokratik ebeveynlik stiliyle ilgilidir?
- A-) Tartışmasız itaat etmeye değer verirler.
- B-) Kontrolcü, cezalandırıcı, katı ve soğuktur.
- Cevap C-) Çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik ederler.
- D-) Anlaşmazlık ifadelerini hoş görmezler.
- E-) Sözleri hukuktur.
Açıklama: Yetkeli/demokratik ebeveynlik stilini benimseyen ebeveynler, çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik ederler. Bu stil, kontrolcü olmalarına rağmen sevgi dolu ve duygusal olarak destekleyici olmayı içerir, ayrıca net ve tutarlı sınırlar koyarlar. Tartışmasız itaat etme, katı ve soğuk olma ve anlaşmazlıkları hoş görmeme gibi özellikler ise Yetkeci/Otoriter stile aittir.
- Aşağıdakilerden hangisi kayıtsız / ilgisiz ebeveynlik stiliyle ilgilidir?
- A-) Genellikle, sıcak davranırlar ve çocuğun yapacağı etkinlikleri kendisinin düzenlemesine izin verirler.
- B-) Çocuklarının davranışları üzerinde çok az sınır koyar veya hiç kontrol etmezler.
- Cevap C-) Duygusal olarak çocuklarından uzaklaşır veya uzaktırlar.
- D-) Gerçekçi olmayan taleplerini yapmasına karışmaz ve belirlenen standartlara uygun davranma konusunda çocuklarına ısrar etmezler.
- E-) Çocuklarına yönelik düşük beklenti içindedirler ve çok az disiplin uygularlar.
Açıklama: Kayıtsız/ilgisiz ebeveynlik stili, ebeveynlerin çocuklarından duygusal olarak uzaklaşması veya uzakta olması ile ilgilidir. Diğer seçenekler (A, B, D, E) ise genellikle İzin Verici/Hoşgörülü ebeveynlik stiline ait özelliklerdir.
- Aşağıdakilerden hangisi yetkeci/otoriter ebeveynlik stiliyle ilgili değildir?
- A-) Anlaşmazlık ifadelerini hoş görmezler.
- B-) Sözleri hukuktur.
- C-) Kontrolcü, cezalandırıcı, katı ve soğuktur.
- Cevap D-) Çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik ederler.
- E-) Tartışmasız itaat etmeye değer verirler.
Açıklama: Çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik etme özelliği, Yetkeli/Demokratik ebeveynlik stiliyle ilişkilidir. Yetkeci/Otoriter ebeveynler ise kontrolcü, cezalandırıcı, katı ve soğuktur, tartışmasız itaate değer verir ve anlaşmazlık ifadelerini hoş görmezler.
- Amerika Birleşik Devletleri kültüründe çocukların sosyal yeterliliklerini artırmada başarılı olduğu öne sürülen ebeveynlik stili aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Yetkeli/demokratik ebeveynlik stili
- B-) Yetkeci/otoriter ebeveynlik stili
- C-) Kayıtsız/ilgisiz ebeveynlik stili
- D-) Tutarsız ebeveynlik stili
- E-) İzin verici/hoşgörülü ebeveynlik stili
Açıklama: Kaynaklara göre, Amerika Birleşik Devletleri kültüründe çocukların sosyal yeterliliklerini artırmada başarılı olduğu öne sürülen tek ebeveynlik stili Yetkeli/demokratik ebeveynlik stilidir. Diğer stillerin, sosyal yeterlilikleri artırmada başarılı olmadığı belirtilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi yetkeci/otoriter ebeveynlik stilinin ergenlik dönemi olası sonuçlarından biridir?
- A-) Zayıf öz-denetim
- Cevap B-) Ortalama akademik ve sosyal beceriler
- C-) Uyuşturucu bağımlılığı
- D-) Düşmanlık
- E-) İsyan-ayaklanma
Açıklama: Yetkeci/otoriter ebeveynlik stilinin ergenlik dönemi olası sonuçları Tablo 2’de belirtilmiştir: Ortalama akademik ve sosyal beceriler. Zayıf öz denetim, uyuşturucu bağımlılığı, düşmanlık ve isyan-ayaklanma ise genellikle İzin Verici/Hoşgörülü veya Kayıtsız/İlgisiz stillerinin sonuçlarıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi kayıtsız/ilgisiz ebeveynlik stilinin ergenlik dönemi olası sonuçlarından biri değildir?
- A-) Uyuşturucu bağımlılığı
- B-) Düşmanlık
- Cevap C-) Güçlü prososyal ilgi
- D-) İsyan-ayaklanma
- E-) Zayıf öz-denetim
Açıklama: Kayıtsız/ilgisiz ebeveynlik stili genellikle zayıf öz denetim ve akademik performans, düşmanlık, isyan ve uyuşturucu bağımlılığı gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilidir. Güçlü prososyal ilgi ise sıcak ve destekleyici, yani Yetkeli/Demokratik ebeveynlik stilinin sonucudur ve Kayıtsız/İlgisiz stilin sonucu değildir.
- ‘Çocuklarına yönelik düşük beklenti içindedirler ve çok az disiplin uygularlar. Çocuklarının davranışları üzerinde çok az sınır koyar veya hiç kontrol etmezler’. Açıklaması verilen ebeveynlik stili aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
- A-) Yetkeli
- B-) Yetkeci
- Cevap C-) İzin verici
- D-) Kayıtsız
- E-) Bağımlı
Açıklama: Bu tanım, çocuklarına karşı sıcak ve sevecen bir ilişkiye sahip olup, onlara yönelik düşük beklenti içinde olan ve çok az disiplin uygulayan İzin verici/hoşgörülü ebeveynlik stiline aittir.
2.2. Akran İlişkileri
- Gelişim psikologu William Damon’a göre bir çocuğun arkadaşlık görüşü aşamaları aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- Cevap A-) Diğerlerinin davranışlarına dayalı / Güvene dayalı / Psikolojik yakınlığa dayalı
- B-) Güvene dayalı / Diğerlerinin davranışlarına dayalı / Psikolojik yakınlığa dayalı
- C-) Psikolojik yakınlığa dayalı / Güvene dayalı / Diğerlerinin davranışlarına dayalı
- D-) Diğerlerinin davranışlarına dayalı / Psikolojik yakınlığa dayalı / Güvene dayalı
- E-) Güvene dayalı / Psikolojik yakınlığa dayalı / Diğerlerinin davranışlarına dayalı
Açıklama: William Damon’a göre, çocuğun arkadaşlık görüşü üç aşamadan geçer: 1. Diğerlerinin davranışlarına dayalı arkadaşlık aşaması (4-7 yaş), 2. Güvene dayalı arkadaşlık aşaması (8-10 yaş), ve 3. Psikolojik yakınlığa dayalı arkadaşlık aşaması (11-15 yaş).
- William Damon’a göre 4-7 yaş aralığındaki çocuklar aşağıda verilen arkadaşlık aşamalarından hangisinin içinde yer almaktadırlar?
- A-) Psikolojik desteğe dayalı dayalı arkadaşlık
- B-) Güvene dayalı arkadaşlık
- Cevap C-) Diğerlerinin davranışlarına dayalı arkadaşlık
- D-) Bakıma dayalı arkadaşlık
- E-) Psikolojik yakınlığa dayalı arkadaşlık
Açıklama: Gelişim psikologu William Damon’a göre, Diğerlerinin davranışlarına dayalı arkadaşlık aşaması 4-7 yaş arasını kapsar.
- William Damon’a göre güvene dayalı arkadaşlık aşaması aşağıdaki yaş aralıklarının hangisinde yer almaktadır?
- A-) 4-7 yaş
- Cevap B-) 8-10 yaş
- C-) 11-15 yaş
- D-) 4-5 yaş
- E-) 2-4 yaş
Açıklama: William Damon’a göre arkadaşlık görüşünün ikinci aşaması olan Güvene dayalı arkadaşlık aşaması, 8-10 yaş aralığında yer almaktadır.
- Arkadaşlık aşamaları yaş aralıkları ile ilgili hangi/hangileri doğrudur?
I. Diğerlerinin davranışlarına dayalı arkadaşlık aşaması (4 – 5 yaş)
II. Güvene dayalı arkadaşlık aşaması (6 – 9 yaş)
III. Psikolojik yakınlığa dayalı arkadaşlık aşaması (11 – 15 yaş)- A-) I - II - III
- B-) I - II
- C-) I - III
- D-) Yalnız II
- Cevap E-) Yalnız III
Açıklama: Damon’ın aşamaları şöyledir: I. Diğerlerinin davranışlarına dayalı aşama (4-7 yaş), II. Güvene dayalı aşama (8-10 yaş), III. Psikolojik yakınlığa dayalı aşama (11-15 yaş). Buna göre sadece III. ifade doğru yaş aralığıyla eşleştirilmiştir.
Ünite 3
2.1.1. Ebeveynlik Stilleri (Mükerrer Soru - 2. Üniteden de yer alıyor ancak açıklama içerdiği için dahil edilmiştir)
- Aşağıdakilerden hangisi yetkeci/otoriter ebeveynlik stiliyle ilgili değildir?
- A-) Anlaşmazlık ifadelerini hoş görmezler.
- B-) Sözleri hukuktur.
- C-) Kontrolcü, cezalandırıcı, katı ve soğuktur.
- Cevap D-) Çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik ederler.
- E-) Tartışmasız itaat etmeye değer verirler.
Açıklama: Yetkeci/otoriter stil, kontrolcü, cezalandırıcı, katı ve soğuk olmayı, tartışmasız itaate değer vermeyi içerir; anlaşmazlık ifadeleri hoş görülmez. Çocuklarına her konuda rehberlik ve eşlik etme özelliği ise Yetkeli/Demokratik ebeveynlik stiliyle ilişkilidir.
3.1. Olgunlaşma Teorisi
- Çocukların gelişimi üzerinde en fazla etkiye genetik yapının sahip olduğunu öne süren teori aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Olgunlaşma Teorisi
- B-) Sosyal öğrenme Teorisi
- C-) Çoklu Zekâ Teorisi
- D-) Bilişsel Teori
- E-) Psikanalitik Teori
Açıklama: Olgunlaşma teorisi, çocuk gelişimi teorilerinin en eskisidir. Bu teori, çocukların gelişimi üzerinde en fazla etkiye genetik yapının sahip olduğunu öne sürmektedir. Bireyler olgunlaştıkça kalıtsal potansiyelleri ortaya çıkar.
3.1.1. Arnold Gesell’in Olgunlaşma Teorisi
- Teorisinin üç temel varsayımı aşağıdaki gibidir. Gelişim biyolojik bir temele sahiptir, İyi ve kötü yıllar dönüşümlüdür, Vücut tipleri (endomorf, ektomorf, mezomorf) kişilik gelişimi ile ilişkilidir. Yukarıda verilen görüşlerin sahibi olan teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Arnold Gesell
- B-) G. Stanley Hall
- C-) Sigmund Freud
- D-) Erik Erikson
- E-) Harry Stack Sullivan
Açıklama: Arnold Gesell, teorisini üç temel varsayım üzerine kurmuştur: Gelişim biyolojik bir temele sahiptir, iyi ve kötü yıllar dönüşümlüdür ve vücut tipleri (endomorf, ektomorf, mezomorf) kişilik gelişimi ile ilişkilidir. Gesell, çocukların sosyal gelişimi de dahil olmak üzere farklı alanlarda olgunlaşma görüşü çerçevesinde en çok katkıda bulunan psikologdur.
3.1.2. G. Stanley Hall’ın Olgunlaşma Teorisi
- Bir çocuğun anaokuluna veya ilkokula kabulünün doğum tarihine göre belirlenmesinin dayandığı teori aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Harry Stack Sullivan’ın Kişilerarası İlişkiler Teorisi
- B-) James Marcia’nın Kimlik Teorisi
- C-) Sigmund Freud’un Psikanalitik Teorisi
- D-) Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Teorisi
- Cevap E-) G. Stanley Hall’ın Olgunlaşma Teorisi
Açıklama: Eğitimin gelişmeyi izlemesi gerektiği fikri G. Stanley Hall’ın çalışmalarına dayanmaktadır. Bu fikir eğitimde hazır oluş kavramını ortaya çıkarmıştır. Hazır oluş durumu genellikle kronolojik yaşla ilgilidir; bu nedenle bir çocuğun anaokuluna veya ilkokula kabulü doğum tarihine göre belirlenir.
3.2.1. Sigmund Freud’un Psikanalitik Teorisi
- Aşağıdakilerden hangisi Freud topografik kişilik kuramı ile ilgili değildir?
- A-) Bilinç
- B-) Bilinç öncesi
- C-) Bilinçaltı
- D-) Bilinçdışı
- Cevap E-) Bilinç ötesi
Açıklama: Freud’un topografik kişilik kuramına göre zihinsel süreçler üç kavram üzerinde şekillenmektedir: Bilinç, bilinç öncesi ve bilinçaltı ya da bilinçdışı. Bu nedenle Bilinç ötesi kavramı bu kuram ile ilgili değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi Freud’un psikoseksüel gelişim evrelerinden biri değildir?
- A-) Oral evre
- B-) Anal evre
- C-) Fallik evre
- D-) Gizil evre
- Cevap E-) Ergenlik evresi
Açıklama: Freud, doğumdan ergenlik dönemine kadar duygusal açıdan beş gelişim evresi olduğunu söylemiştir; bunlar Oral, Anal, Fallik, Latent (Gizil) ve Genital evrelerdir. Freud’un teorisinde Ergenlik evresi (veya Genital evre yerine Ergenlik evresi) bir psikoseksüel gelişim evresi olarak belirtilmemiştir. Seçeneklerdeki Genital evre dışındaki tüm evreler (Oral, Anal, Fallik, Latent) Freud’un psikoseksüel evrelerindendir. ‘Güvensizlik evresi’ ise Freud’a değil, Erikson’a ait bir aşamadır. ‘Ergenlik evresi’ Freud’un psikoseksüel evrelerinden biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi Freud’un fallik evreye ilişkin tanımlamasında yer alan özelliklerden biri değildir?
- A-) Erkek çocuklar Oedipus karmaşası yaşar.
- B-) Çocuklar aynı cinsiyetteki ebeveynlerine karşı rekabet geliştirir.
- Cevap C-) Fallik evrede yaşanan kaygılar, çocuğun motor becerilerini geliştirir.
- D-) Kız çocuklar Elektra kompleksi geliştirir.
- E-) Rekabet çatışmaları, çocuğun aynı cinsiyetten ebeveyni ile özdeşleşene kadar devam eder.
Açıklama: Freud’un Fallik evresi (3-5 yaş), çocuklar aynı cinsiyetteki ebeveynine karşı rekabet geliştirmesi (Oedipus/Elektra kompleksi), cinsel kimlik kazanımı ve süperego gelişimi ile ilgilidir. Motor becerileri geliştirme bu evrenin bir özelliği olarak Freud tarafından tanımlanmamıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi Freud’a göre çatışmaların veya psikolojik bozulmaların kaynaklarından biri değildir?
- A-) Fiziksel olgunlaşma
- B-) İçsel çatışmalar
- C-) Kişisel yetersizlikler
- Cevap D-) Model alma
- E-) Dışsal zorlanmalar
Açıklama: Freud çatışmaların veya psikolojik bozulmaların kaynakları olarak Fiziksel olgunlaşma, Dışsal zorlanmalar, İçsel çatışmalar, Kişisel yetersizlikler ve Kaygıyı göstermektedir. Model alma ise Albert Bandura’nın Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı ile ilgili temel bir kavramdır. Bu nedenle Model alma, Freud’a göre bir çatışma kaynağı değildir.
- Çocukların aynı cinsiyetten ebeveyn rakiplerinin cinsiyet-rol özelliklerini ve ahlaki standartlarını içselleştirdikleri Freud’un psikoseksüel gelişim evresi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Oral evre
- Cevap B-) Fallik evre
- C-) Latent evre
- D-) Anal evre
- E-) Genital evre
Açıklama: Fallik evre (3-6 yaş), çocukların aynı cinsiyetten ebeveyn ile özdeşleşme yoluyla, ebeveyn rakiplerinin cinsiyet-rol özelliklerini ve ahlaki standartlarını içselleştirdikleri dönemdir. Bu süreç vicdan (süperego) gelişimine yol açar.
3.2.2. Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Teorisi
- Erikson’ göre psikososyal gelişme yaşam boyu devam eden sekiz evreden oluşmaktadır. Verilen açıklama Erikson’un psikososyal gelişim teorisinin temel varsayımlarından hangisine aittir?
- Cevap A-) Yaşam boyu psikososyal gelişim
- B-) Etkileşimci bir bakış açısı
- C-) Psikososyal gelişim
- D-) Sıralı psikososyal gelişim evreleri
- E-) Ego kimliği
Açıklama: Erikson’un temel varsayımlarından biri, psikososyal gelişimin ömür boyu devam eden sekiz evreden oluştuğunu belirten Yaşam boyu psikososyal gelişimdir.
- Aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) 1. evre: Temel güvene karşın güvensizlik (0-1 yaş)
- B-) 2. evre: Özerkliğe karşın utanç ve şüphe (2-3 yaş)
- C-) 3. evre: Girişimciliğe karşın suçluluk duygusu (4-5 yaş)
- D-) 4. evre: Çalışkanlığa karşın yetersizlik duygusu (6-12 yaş)
- Cevap E-) 5. evre: Kimlik kazanmaya karşın kimlik karmaşası (genç yetişkinlik)
Açıklama: Erikson’un psikososyal gelişim evrelerine göre, 5. evre olan Kimlik kazanmaya karşın kimlik karmaşası, genç yetişkinlik dönemi yerine 13-18 yaş (ergenlik) dönemini kapsar.
- Umut erdemi Erikson’un hangi gelişim evresinde ortaya çıkmaktadır?
- Cevap A-) 1. evre: Temel güvene karşın güvensizlik (0-1 yaş)
- B-) 2. evre: Özerkliğe karşın utanç ve şüphe (2-3 yaş)
- C-) 3. evre: Girişimciliğe karşın suçluluk duygusu (4-5 yaş)
- D-) 4. evre: Çalışkanlığa karşın yetersizlik duygusu (6-12 yaş)
- E-) 5. evre: Kimlik kazanmaya karşın kimlik karmaşası (genç yetişkinlik)
Açıklama: Erikson’un teorisinde umut duygusu, ilk sosyal-duygusal aşamada (1. evre: Temel güvene karşı temel güvensizlik, 0-1 yaş) ortaya çıkan ve olumlu ego kimliği oluşturan erdemdir. Bebeklerin umut duygusu, yaşadıkları güvensizlik duygusu ile ebeveynlerine duydukları güvenden ortaya çıkar.
- Çocuklar bu evrede Erikson tarafından ileri sürülen yetkinlik erdemini kazanır. Açıklamaya göre çocuklar hangi evrenin içindedirler?
- A-) 1. evre: Temel güvene karşın güvensizlik (0-1 yaş)
- B-) 2. evre: Özerkliğe karşın utanç ve şüphe (2-3 yaş)
- C-) 3. evre: Girişimciliğe karşın suçluluk duygusu (4-5 yaş)
- Cevap D-) 4. evre: Çalışkanlığa karşın yetersizlik duygusu (6-12 yaş)
- E-) 5. evre: Kimlik kazanmaya karşın kimlik karmaşası (genç yetişkinlik)
Açıklama: Çocuklar, 4. evre olan Çalışkanlığa karşın yetersizlik duygusu aşamasında (6-12 yaş), yeni fırsatlara hakim olduklarında Erikson tarafından ileri sürülen yetkinlik (yeterlik) erdemini kazanırlar. Yeterli düzeyde çalışkanlık, çocukların kendinden emin olması için gerekli sosyal ve akademik becerileri kazanmasını sağlar.
- Erikson’un psikososyal gelişim teorisinin 0-18 yaş aralığını kapsayan evrelerinin her birinde ortaya çıkan olumlu ego kimliği oluşturan erdemler aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A-) Umut, irade, amaç, sadakat, yeterlik
- Cevap B-) Umut, irade, amaç, yeterlik, sadakat
- C-) Umut, amaç, irade, yeterlik, sadakat
- D-) Umut, yeterlik, irade, amaç, sadakat
- E-) İrade, umut, amaç, yeterlik, sadakat
Açıklama: Erikson’un ilk beş evresinin (0-18 yaş) olumlu ego kimliği oluşturan erdemleri sırasıyla şunlardır: Temel güvene karşı güvensizlik (Umut), Özerkliğe karşın utanç ve şüphe (İrade), Girişimciliğe karşın suçluluk (Amaç), Çalışkanlığa karşın yetersizlik (Yeterlik/Yetkinlik) ve Kimliğe karşın rol karmaşası (Sadakat).
- Hem kırsalda hem de şehirde yaşayan çocuklar iki ebeveynli ailede yaşamalarına, aynı aile gelirine sahip olmalarına ve aynı kalitede eğitim almalarına rağmen, sosyal ortamları hayatlarını farklı tarzlarda yapılandırmaya zorlayan farklı gerçeklikler yaratır. Verilen açıklama Erikson’un Psikososyal Gelişim Teorisinin hangi temel varsayımı ile ilgilidir?
- A-) Psikososyal gelişim ve ego kimliği
- B-) Sıralı psikososyal gelişim evreleri
- C-) Yaşam boyu psikososyal gelişim
- Cevap D-) Etkileşimci bir bakış açısı
- E-) Psikososyal gelişimde sıra
Açıklama: Erikson, sosyal-duygusal aşamaların sırası içsel yasalar tarafından yönlendirilmesine rağmen, sosyal ortamın yaşam deneyimlerinin doğasının belirlenmesinde önem taşıdığını vurgulamıştır. Bu durum, sosyal çevrenin (kırsal/şehir) farklı gerçeklikler yaratarak gelişimi etkilemesi, teorinin Etkileşimci bir bakış açısı varsayımı ile ilgilidir.
3.2.3. James Marcia’nın Kimlik Teorisi
- “Açıkçası, ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok.” diye düşünen bir ergen aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen Marcia’nin ergen kimlik statüsündedir?
- Cevap A-) Kimlik dağınıklığı
- B-) İpotekli kimlik
- C-) Kimlik moratoryumu
- D-) Başarılı kimlik
- E-) Hacizli kimlik
Açıklama: Kimlik dağınıklığı (Kimlik difüzyonu) statüsündeki birey, ne kimlik arayışındadır (kriz) ne de herhangi bir kimlik taahhüdünde (bağlılık) bulunmuştur. ‘Ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok’ ifadesi bu kararsızlığı ve dağınıklığı yansıtır.
- Aşağıdakilerden hangisi Marcia’nın ergen kimlik statülerinden biri değildir?
- Cevap A-) Kimlik bozulması
- B-) İpotekli kimlik
- C-) Kimlik dağınıklığı
- D-) Başarılı kimlik
- E-) Kimlik moratoryumu
Açıklama: James Marcia’nın tanımladığı dört kimlik statüsü şunlardır: İpotekli Kimlik, Kimlik Moratoryumu, Başarılı Kimlik ve Kimlik Dağınıklığı. Kimlik bozulması bu dört statüden biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi Marcia’nın ergen kimlik statülerinden biri değildir?
- Cevap A-) Bağımsız kimlik
- B-) İpotekli kimlik
- C-) Kimlik moratoryumu
- D-) Kimlik dağınıklığı
- E-) Başarılı kimlik
Açıklama: James Marcia’nın tanımladığı dört kimlik statüsü İpotekli kimlik, Kimlik moratoryumu, Başarılı kimlik ve Kimlik dağınıklığıdır. Bağımsız kimlik Marcia’nın statülerinden biri değildir.
Ünite 4
4.1. John B. Watson’un Davranışçı Teorisi
- Davranış teorisinin kökleri, çocukların dünyaya boş levha (tabula rasa) olarak geldiğine inanan hangi felsefeye dayanmaktadır?
- A-) Albert Bandura’nın
- Cevap B-) John Locke’un
- C-) Jean-Jacques Rousseau’un
- D-) John B. Watson’un
- E-) Maria Montesori’nin
Açıklama: Davranış teorisinin kökleri, çocukların dünyaya boş levha (tabula rasa) olarak geldiğine ve yaşam boyu elde edilen deneyimlerle düşünce ve bilgiye sahip olacağına inanan John Locke’un felsefesine dayanmaktadır. Yetişkinler, çocuğu ödül ve ceza yoluyla eğiterek boş levhayı doldurmaktadır.
- Duygu uyandırma kapasitesine sahip bir dizi koşulsuz uyaran tarafından ortaya çıkarılan üç temel duygunun (korku, öfke ve sevgi) olduğuna inanan teorisyen ve teorisi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- Cevap A-) Öğrenme Teorisi – Watson
- B-) Fonksiyonalist (İşlevselci) Görüş – Izard
- C-) Psikanalitik Teori – Lewis
- D-) Genetik-Olgunlaşma Teorisi – Ekman
- E-) Bilişsel Teori – Piaget
Açıklama: Öğrenme teorisyenlerinden John B. Watson, duygu uyandırma kapasitesine sahip bir dizi koşulsuz uyaran (örneğin karanlık ortamlarda ani sesler) tarafından ortaya çıkarılan üç temel duygunun (korku, öfke ve sevgi) olduğuna inanmıştır.
4.2. Burrhus Frederic Skinner’in Edimsel Öğrenme Teorisi
- Aşağıdakilerden hangisi davranışçıların inandığı görüşlerden biri değildir?
- A-) Birey davranışı veya doğru tepkisi için ödül veya pekiştirme aldığında öğrenme gerçekleşir.
- B-) İhtiyaçların başka bir kişi veya çevresel faktörler tarafından karşılanıp veya karşılanmaması sonucunda öğrenme meydana gelir.
- C-) Çocuğun davranışını ödül veya pekiştirme izlediğinde davranışı tekrar edecektir.
- D-) Çocuğun davranışını hoş olmayan bir şey izler veya görmezden gelinirse davranış sönecektir.
- Cevap E-) Çocuğun davranışını hoş olmayan bir şey izler veya görmezden gelinirse davranış tekrar edecektir.
Açıklama: Davranışçılar, çocuğun davranışını hoş olmayan bir şey izler veya görmezden gelinirse davranışın söneceğine inanırlar. Bu nedenle, çocuğun davranışını hoş olmayan bir şeyin izlemesi veya görmezden gelinmesi durumunda davranışın tekrar edeceğine inanılması yanlıştır.
4.2.1. Edimsel Koşullanmanın Eğitime Uygulanması
- Okullarda pekiştirilen sosyal davranışların artacağı fikrini kullanan öğretmenler aşağıdakilerden hangisine başvurmaz?
- A-) Çocukların diğer çocuklarla etkileşimlerinin olumlu ve ödüllendirici olduğundan emin olurlar.
- B-) Ortamı, çocukların alan veya malzeme eksikliğinden hayal kırıklığı yaşamadan hoş bir şekilde etkileşime girebilmeleri için etkili/yeterli malzemelerle düzenlerler.
- C-) Prososyal davranışları ödüllendirir ve pekiştirirler.
- D-) Paylaşan ve iş birliği yapan çocukları över.
- Cevap E-) Prososyal davranışları cezalandırırlar.
Açıklama: Davranışçı yaklaşımı kullanan öğretmenler, çocukların olumlu sosyal becerilerini pekiştirmek ve gelişimlerini teşvik etmek için prososyal davranışları ödüllendirirler. Bu nedenle Prososyal davranışları cezalandırmaları beklenmez.
4.3. Albert Bandura’nın Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı
- Çocukların sosyal öğrenimlerinin çoğunun, başkalarından gördükleri ve duyduklarını aktif olarak taklit etmeleri veya kopyalamaları yoluyla geldiğini ileri sürmektedir. Verilen açıklama aşağıdaki teorisyenlerden hangisine aittir?
- Cevap A-) Bandura
- B-) Skinner
- C-) Watson
- D-) Freud
- E-) Sullivan
Açıklama: Albert Bandura’nın sosyal öğrenme teorisi, çocukların sosyal davranışlarının akranları, ebeveynleri, öğretmenleri ve çevreleriyle ilgili gözlemlerinin bir sonucu olduğunu ve çocukların sosyal öğrenimlerinin çoğunun başkalarından gördükleri ve duyduklarını aktif olarak taklit etmeleri veya kopyalamaları yoluyla geldiğini ileri sürmektedir.
4.3.2. Gözlemsel Öğrenmenin Temeli: Modelleme
- İyi giyimli bir insanın kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçtiğini gören yayaların kırmızı ışığa rağmen karşıdan karşıya geçme olasılıkları daha fazladır. Bu açıklama Bandura’nın kuramında yer alan modelin özelliklerinden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Benzerlik
- B-) Cinsiyet
- C-) Yaş
- Cevap D-) Statü ve prestij
- E-) Kardeş sayısı
Açıklama: Bu durum, modelin özelliklerinden biri olan Statü ve prestij ile ilgilidir. Modelin yüksek statü veya prestije sahip olması, gözlemcilerin onu taklit etme eğilimini artırır.
- Düşmanca ve saldırgan davranışlar, özellikle çocuklar tarafından güçlü bir şekilde taklit edilme olasılığına sahiptir. Verilen açıklama taklit etme eğilimini etkileyen modelin hangi özelliği ile ilgilidir?
- A-) Benzerlik
- B-) Cinsiyet
- C-) Yaş
- D-) Statü ve prestij
- Cevap E-) Davranışın türü ve zorluk derecesi
Açıklama: Modellerin özelliklerinden biri de Davranışın türü ve zorluk derecesidir. Saldırgan davranışlar gibi bazı davranış türleri, çocuklar tarafından güçlü bir şekilde taklit edilme olasılığına sahiptir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bandura’nın kuramında yer alan taklit etme eğilimini etkileyen modellerin özelliklerinden biri değildir?
- A-) Cinsiyet
- B-) Statü ve prestij
- Cevap C-) Kardeş sayısı
- D-) Yaş
- E-) Benzerlik
Açıklama: Bandura ve arkadaşları modellemeyi etkileyen üç faktör üzerinde durmuştur: Modellerin özellikleri (Benzerlik, Cinsiyet, Yaş, Statü ve prestij), Gözlemcilerin özellikleri ve Davranış ile ilişkili ödül sonuçları. Kardeş sayısı modelin taklit edilme eğilimini etkileyen özelliklerden biri değildir.
4.3.3. Gözlemsel Öğrenme Süreçleri/Sosyal Öğrenmenin Bilişsel Mekanizması
- Aşağıdakilerden hangisi Bandura’nın gözlemsel öğrenme süreçlerinden biri değildir?
- Cevap A-) Dil
- B-) Hatırda tutma
- C-) Dikkat
- D-) Taklit
- E-) Güdülenme
Açıklama: Bandura’nın teorisi, çocukların öğrenmesini birbiriyle ilişkili dört faktörü göz önünde bulundurarak açıklar: Dikkat, Hatırda Tutma, Taklit ve Güdülenme. Dil, bu dört bilişsel mekanizmadan biri değildir.
- Ders materyali hakkında not alan bir öğrenci Bandura’nın Gözlemsel Öğrenme Süreçleri ile ilgili hangi faktörü işe koşmaktadır?
- Cevap A-) Hatırda tutma
- B-) Öz kontrol
- C-) Güdülenme
- D-) Dikkat
- E-) Taklit
Açıklama: Hatırda tutma, gözlemcinin davranışı yeniden üretebilmek için gördüklerini hatırlayabilmesi ve uygun kodlama ve deneme yoluyla saklamasıdır. Ders materyali hakkında not alma, bilgiyi hafızada saklama (Hatırda tutma) sürecini işe koşmaktadır.
- Kişinin sürüş becerilerinde ustalaştığında, ehliyet sınavını geçeceğini bekleyip ehliyet alacağını umut etmesi Bandura’nın gözlemsel öğrenme süreçlerinden hangisi ile ilgilidir?
- Cevap A-) Güdülenme
- B-) Taklit
- C-) Hatırda tutma
- D-) Hafıza
- E-) Dikkat
Açıklama: Gözlemden öğrenmede motivasyon ana faktördür. ‘Kişinin sürüş becerilerinde ustalaştığında, ehliyet sınavını geçeceğini bekleyip ehliyet alacağını umut etmesi’ durumu, Bandura’nın gözlemsel öğrenme süreçlerindeki Güdülenme ile ilgilidir.
4.3.4. Bandura’nın Kişilik Açıklamasının Parçasını Oluşturan Diğer Önemli Kavramlar
- Bireyin verilen bir durumda ne kadar başarılı olacağına olan inancıdır. Verilen tanım Bandura’nın hangi kavramına aittir?
- A-) Benlik
- B-) Kendini cezalandırma
- C-) Benlik saygısı
- Cevap D-) Öz yeterlik
- E-) Öz düzenleme
Açıklama: Öz yeterlik kavramı, Bandura’nın kişilik açıklamasının bir parçasını oluşturur ve bireyin verilen bir durumda ne kadar başarılı olacağına olan inancı olarak tanımlanabilir.
- Bireyin kendine ait genel görüşü olup bu görüşün kişinin mutlu ve emin veya güvensiz veya yetersiz hissetmesi ile ilgilidir. Verilen açıklama aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Özdüzenleme
- B-) Özyeterlik
- C-) Özdenetim
- Cevap D-) Benlik saygısı
- E-) Kendini cezalandırma
Açıklama: Bireyin kendine ait genel görüşü olup bu görüşün kişinin mutlu ve emin veya güvensiz veya yetersiz hissetmesi ile ilgili olması Benlik Saygısı kavramına aittir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bandura’ya göre kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan kaçış ile ilgili göstergelerden biridir?
- A-) İlgisiz hissetme
- B-) Yön eksikliği
- C-) Sıkılma
- D-) Depresyon
- Cevap E-) Uyuşturucu bağımlılığı
Açıklama: Kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan kaçış, olumsuz durumlar veya duygularla başa çıkmak için kullanılan bir stratejidir. Kaçış ile ilgili göstergelerden biri Uyuşturucu bağımlılığı olarak belirtilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bandura’ya göre kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan ödünleme ile ilgili göstergelerden biridir?
- A-) Yön eksikliği
- B-) Sıkılma
- Cevap C-) Büyüklük kompleksine yol açabilen üstünlük iddiasıyla algılanan başarısızlığı telafi etme
- D-) İlgisiz hissetme
- E-) Depresyon
Açıklama: Kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan ödünleme ile ilgili göstergelerden biri, Büyüklük kompleksine yol açabilen üstünlük iddiasıyla algılanan başarısızlığı telafi etmedir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bandura’ya göre kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan ‘hareketsizlik’ ile ilgili göstergelerden biri değildir?
- A-) Depresyon
- B-) İlgisiz hissetme
- C-) Sıkılma
- Cevap D-) Uyuşturucu bağımlılığı
- E-) Yön eksikliği
Açıklama: Bandura’nın teorisine göre, kendini cezalandırmanın sonuçlarından biri olan hareketsizlik ile ilgili göstergeler arasında ilgisiz hissetme, yön eksikliği, sıkılma ve depresyon bulunur. Uyuşturucu bağımlılığı ise kaçış ile ilgili göstergelerden biridir.
4.3.5. Sosyal Bilişsel Teorinin Eğitime Uygulanması
- Kâğıda karalama yapan 3 yaşında bir çocuk yanındaki bir çocuğun üzerini kalemle karalarsa çocuğun yaşı 3 olmasından dolayı ceza verilmemelidir. Verilen açıklama Sosyal Bilişsel Teorinin hangi ilkesi ile ilgilidir?
- A-) Arkadaş edinemeyen, iş birliği yapamayan veya paylaşamayan çocuklar grup içinde zorlanabilir.
- B-) Başkaları ile ilişki kuramayan çocuklar, odaklanmakta zorluk çekebilir.
- C-) Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar sosyal becerilerini geliştirmekte zorluk çekebilir.
- Cevap D-) Bir çocuğun sosyal davranışı bilişsel olgunluk bağlamında değerlendirilmelidir.
- E-) Duygusal problemler-kaygı, öğrenilmiş çaresizlik veya güvensizlik-çocukların öğrenme, başarı ve becerilerini etkileyebilir.
Açıklama: Sosyal Bilişsel Teorinin temel ilkelerinden biri, Bir çocuğun sosyal davranışı bilişsel olgunluk bağlamında değerlendirilmelidir ilkesidir. Üç yaşındaki bir çocuğun bilişsel olarak başkalarının nesne olmadığını ancak kendisi gibi duyguları olduğunu ayırt edemeyebileceği için cezalandırılmaması bu ilkeyle ilgilidir.
Ünite 5
5.1. Jean Piaget’nin Bilişsel Gelişim Teorisi
- Bireyin çevre ile etkileşimini organize eden koordineli bir düşünce veya eylem modelidir. Verilen açıklama aşağıdaki kavramlardan hangisinin açıklamasıdır?
- Cevap A-) Şema
- B-) Uyum
- C-) Dengeleme
- D-) Uyumsama
- E-) Örgütleme
Açıklama: Verilen tanım, bireyin çevre ile etkileşimini organize eden koordineli bir düşünce veya eylem modeli olan Şema kavramına aittir. Çocuklar, bildiklerini temsil etmek için sürekli şemalar geliştirir ve bu bilişsel yapıları organizasyon ve uyum süreçleri boyunca değiştirirler.
- Aşağıdakilerden hangisi Piaget’in bireyin gelişiminin kaynaklandığını ileri sürdüğü değişkenlerden biri değildir?
- A-) Fiziksel ve sinir sisteminin olgunlaşmasında gösterildiği gibi kalıtım
- B-) Fiziksel deneyim
- C-) Sosyal iletim (eğitim)
- D-) Dengeleme
- Cevap E-) Kültür
Açıklama: Piaget, bireyin gelişiminin dört değişkenin etkileşiminden kaynaklandığını ileri sürmüştür: Kalıtım, Fiziksel deneyim, Sosyal iletim (eğitim) ve Dengeleme. Kültür, Vygotsky’nin sosyokültürel teorisinde önemli bir odak noktası olmasına rağmen, Piaget’nin ileri sürdüğü dört değişkenden biri değildir.
- Çocuğun nesneleri görmeden veya dokunmadan, nesnelerin varlığını sürdürdüğünü anlaması anlamına gelir. Verilen açıklama aşağıdaki kavramlardan hangisinin açıklamasıdır?
- A-) Şema
- B-) Uyum
- C-) Dengeleme
- Cevap D-) Nesne sürekliliği
- E-) Örgütleme
Açıklama: Verilen tanım, duyu motor dönemin karakteristik becerilerinden biri olan Nesne sürekliliği (object permanence) kavramına aittir. Nesne sürekliliği, çocukların nesneleri görmeden veya dokunmadan, nesnelerin varlığını sürdürdüğünü anlamasıdır.
- Bir hafta önce bakkalda başka bir çocuğun öfke nöbetine tanık olan bir çocuğun aynı öfke nöbeti davranışlarını sergilemesi Piaget’in hangi kavramı ile ilgilidir?
- A-) Taklit
- Cevap B-) Ertelenmiş taklit
- C-) Dengeleme
- D-) Nesne sürekliliği
- E-) Örgütleme
Açıklama: Ertelenmiş taklit, gözlemlenen bir davranışın belli bir zaman sonra tekrar edilmesi ya da taklit edilmesidir. Verilen örnek, çocuğun gözlemlediği (öfke nöbeti) davranışı bir süre sonra (bir hafta sonra) sergilemesi olduğu için bu kavrama aittir.
- Ergenin sürekli sahnede olduğunu ve etrafındaki herkesin eylemleri veya görünüşüyle ilgili olduğu kadar eleştirdiğini ifade etmesidir. Verilen açıklama aşağıdaki kavramlardan hangisinin açıklamasıdır?
- Cevap A-) Hayali izleyici olgusu
- B-) Kişisel masal
- C-) Dengeleme
- D-) Nesne sürekliliği
- E-) Örgütleme
Açıklama: Verilen tanım, ergenin sürekli izleniyormuş ve yargılanıyormuş hissine kapıldığı Hayali izleyici olgusu (Imaginary audience) kavramının açıklamasıdır.
- İlk aşkı tarafından terk edilmiş bir genç, insanlık tarihinde hiç kimsenin onun acısı gibi bir acı deneyimlemediğini hissedebilir. Verilen örnek Piaget’in hangi kavramı ile ilgilidir?
- A-) Hayali izleyici olgusu
- Cevap B-) Kişisel masal
- C-) Dengeleme
- D-) Nesne sürekliliği
- E-) Örgütleme
Açıklama: Verilen örnek, ergenin kendini benzersiz ve özel hissetmesi, kimsenin kendisi gibi acı çekmediğine inanması durumu olan Kişisel masal (Personal fable) kavramı ile ilgilidir.
- Aşağıdakilerden hangisi Piaget’in teorisi ile ilgili bir açıklamadır?
- A-) Bilişsel gelişim, devam eden bir süreç içinde meydana gelir.
- B-) Bilişsel gelişim, iskele kurma ile bilişsel çıraklık gibi aktif sosyal bağlamlar yaratarak desteklenir.
- C-) Bilişsel gelişim, çocuğun yetiştiği sosyokültürel bağlama ve dil kullanımına bağlıdır.
- Cevap D-) Temel gelişimsel kavramlar şema, özümleme, uyum, dengedir.
- E-) Çocuk sözlü etkileşimlerle onları teşvik eden daha yetenekli başkaları ile etkileşime girdikçe ilerler.
Açıklama: Piaget’in temel gelişimsel kavramları şema, özümleme, uyum ve dengelemedir. Diğer seçenekler (A, B, C, E) Vygotsky’nin Sosyokültürel Teorisi ile ilgili açıklamalardır.
- Aşağıdakilerden hangisi soyut işlemler döneminin karakteristik becerilerinden biridir?
- A-) Nesne sürekliliğini kazanır.
- Cevap B-) Varsayımsal düşünme
- C-) Kendini nesnelerden ve diğer insanlardan ayırır.
- D-) Temel nedensellik anlayışı gelişir.
- E-) Taklit etmeye ve yaratıcı oyuna katılmaya başlar.
Açıklama: Soyut işlemler dönemi (11 yaş ve sonrası), ergenlerin soyut ve benmerkezci olmayan bir perspektiften düşünebilecekleri dönemdir. Bu dönemin karakteristik becerilerinden biri Varsayımsal düşünme yeteneğinin gelişmesidir.
- Aşağıdakilerden hangisi duyu motor dönemin karakteristik becerilerinden biri değildir?
- A-) Kendini nesnelerden ve diğer insanlardan ayırma
- B-) Temel nedensellik anlayışı geliştirme
- C-) Nesne sürekliliğini kazanma
- D-) Taklit etmeye ve yaratıcı oyuna katılma
- Cevap E-) Varsayımsal düşünme
Açıklama: Duyu motor dönem (0-2 yaş) karakteristik becerileri nesne sürekliliği, temel nedensellik, taklit etme ve kendini diğerlerinden ayırmayı içerir. Varsayımsal düşünme ise çok daha sonra, Soyut işlemler döneminin karakteristik becerisidir.
- Aşağıdakilerden hangisi somut işlemler döneminin karakteristik becerilerinden biridir?
- Cevap A-) Mevcut nesneler hakkında mantık yürütebilir.
- B-) Nesne sürekliliğini kazanır.
- C-) Temel nedensellik anlayışı gelişir.
- D-) Kendini nesnelerden ve diğer insanlardan ayırır.
- E-) Taklit etmeye ve yaratıcı oyuna katılmaya başlar.
Açıklama: Somut işlemler döneminde (7-11 yaş) çocuklar, mantık geliştirdiği ancak soyut olarak akıl yürütemediği bir aşamadadır. Bu dönemin karakteristik becerisi, Mevcut nesneler hakkında mantık yürütebilmesidir (somut nesneleri içeren problemlere bilişsel işlemler uygulayabilir).
- Aşağıdakilerden hangisi işlem öncesi dönemin karakteristik becerilerinden biridir?
- Cevap A-) Dili kullanmaya başlar.
- B-) Kendini nesnelerden ve diğer insanlardan ayırır.
- C-) Nesne sürekliliğini kazanır.
- D-) Temel nedensellik anlayışı gelişir.
- E-) Taklit etmeye ve yaratıcı oyuna katılmaya başlar.
Açıklama: İşlem öncesi dönem (2-7 yaş), küçük çocukların motor becerilerini geliştirdikleri ve benmerkezci odaklarını zayıflatmaya başladıkları aşamadır. Bu dönemin karakteristik becerilerinden biri, çocukların Dili kullanmaya başlaması ve sembolik temsiller geliştirmesidir.
5.2. Jerome Bruner’in Bilişsel Gelişim Teorisi
- Jerome Bruner’in bilişsel gelişim teorisinde dünya ile ilgili bilgi veya bilgilerin birey tarafından eylemler ve hareketler aracılığıyla saklandığı veya ezberlendiği sınıflandırma şekli aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Eylemsel temsil
- B-) İkonik temsil
- C-) Sembolik temsil
- D-) İmgesel temsil
- E-) Görsel temsil
Açıklama: Bruner, bilginin saklanma şeklinden üç biçimde bahseder. Bilgilerin birey tarafından eylemler ve hareketler aracılığıyla saklandığı veya ezberlendiği sınıflandırma şekli Eylemsel temsil (Enactive representation) olarak adlandırılır.
5.3. Lev Semenovich Vygotsky’nin Sosyokültürel Teorisi
- Çocuklar akan bir diyalogda kendi kendine yüksek sesle konuşur ancak bu konuşmayı düşüncelerine rehberlik etmek, bir problem üzerinde düşünmek ve eylemlerini planlamak için kullanır. Verilen açıklama aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Hayali izleyici olgusu
- B-) Kişisel masal
- C-) Dengeleme
- D-) Nesne sürekliliği
- Cevap E-) Özel konuşma
Açıklama: Çocukların kendi kendine yüksek sesle konuşması, düşüncelerine rehberlik etmesi, problem üzerinde düşünmesi ve eylemlerini planlaması, Vygotsky’nin teorisinde de yer alan Özel konuşma (Private speech) kavramı ile ilgilidir.
- Çocukların bağımsız yapabilecekleri ile yardım alarak yapabilecekleri arasındaki mesafeye ............... adını vermiştir. Boşluğu en uygun ifade ile tamamlayınız?
- A-) Hayali izleyici olgusu
- B-) Kişisel masal
- Cevap C-) Yakınsak gelişim alanı
- D-) Nesne sürekliliği
- E-) Özel konuşma
Açıklama: Vygotsky, çocukların bağımsız yapabilecekleri ile akran yardımı ve rehberliği ile yapabilecekleri arasındaki farka Yakınsak gelişim alanı (Proximal Development Zone) adını vermiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi Vygotsky’nin teorisi ile ilgili bir açıklama değildir?
- Cevap A-) Temel gelişimsel kavramlar şema, özümleme, uyum ve dengedir.
- B-) Bilişsel gelişim, iskele kurma ile bilişsel çıraklık gibi aktif sosyal bağlamlar yaratarak desteklenir.
- C-) Bilişsel gelişim, devam eden bir süreç içinde meydana gelir.
- D-) Çocuk sözlü etkileşimlerle onları teşvik eden yetenekli başkaları ile etkileşime girdikçe bilişsel gelişim ilerler.
- E-) Bilişsel gelişim, çocuğun yetiştiği sosyokültürel bağlama ve dil kullanımına bağlıdır.
Açıklama: Temel gelişimsel kavramlar şema, özümleme, uyum ve dengedir ifadesi, Jean Piaget’nin teorisine aittir. Vygotsky’nin teorisinin temel kavramları yakınsak gelişim alanı, dil ve diğer kültürel araçlardır.
- Aşağıdakilerden hangisi Vygotsky’nin teorisi ile ilgilidir?
- A-) Bilişsel gelişim, çocuğun nesneleri ve fikirleri manipüle etmesine izin verilerek desteklenir.
- Cevap B-) Bilişsel gelişim, devam eden bir süreç içinde meydana gelir.
- C-) Bilişsel gelişim, çocuğun çevre ile etkileşimine bağımlıdır.
- D-) Bilişsel gelişim olgunlaşma ile başlar ve zihin bilişsel çatışma tarafından uyarıldıkça ilerler.
- E-) Bilişsel gelişim, aşamalardan ortaya çıkar.
Açıklama: Vygotsky’nin teorisine göre bilişsel gelişim, aşamalardan ortaya çıkan (Piaget’in görüşü) bir süreç değil, devam eden bir süreç içinde meydana gelir. Vygotsky’nin sosyokültürel teorisi, bilişsel gelişimin aşamalar halinde değil, sosyal etkileşim ve kültür bağlamında sürekli bir süreç içinde ilerlediğini savunur.
- Bir toplumun dilini ve kültürünü edinmenin kilit mekanizmasının sosyal etkileşim olduğuna inanan teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bronfenbrenner
- B-) Bruner
- C-) Bandura
- Cevap D-) Vygotsky
- E-) Piaget
Açıklama: Lev Vygotsky’nin Sosyokültürel Teorisi, bir toplumun dilini ve kültürünü edinmenin kilit mekanizmasının sosyal etkileşim olduğuna inanır.
5.4. Urie Bronfenbrenner’in Çevresel/Ekolojik Sistemler Teorisi
- Aşağıdakilerden hangisi Bronfenbrenner’in mikrosistemi ile ilgili değildir?
- A-) Çocukların günlük yaşamına öncülük ettiği yakın çevresidir.
- B-) Bakıcılar, arkadaşlar ve öğretmenler tümü mikrosistemin parçalarıdır
- C-) Mikrosistem, bir kişinin ev, okul veya arkadaşlık grupları ile yakın ortamlarında yüz yüze etkileşimlerini içerir.
- D-) Bir anne ve bir çocuk arasındaki etkileşim, bir çocuk ve bir akran arasındaki veya iki kardeş arasındaki etkileşim bir mikrosistem oluşturur.
- Cevap E-) Çocuğun ait olduğu tüm toplumu ve çocuğun çeşitli alt kültürlerini ifade eder
Açıklama: Mikrosistem, çocuğun günlük yaşamına öncülük eden yakın çevresidir. Çocuğun ait olduğu tüm toplumu ve çocuğun çeşitli alt kültürlerini ifade eden sistem ise Makrosistemdir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bronfenbrenner’in makrosistemi ile ilgilidir?
- A-) Çocukların günlük yaşamına öncülük ettiği yakın çevresidir.
- B-) Bakıcılar, arkadaşlar ve öğretmenler tümü mikrosistemin parçalarıdır
- C-) Mikrosistem, bir kişinin ev, okul veya arkadaşlık grupları ile yakın ortamlarda yüz yüze etkileşimlerini içerir.
- D-) Bir anne ve bir çocuk arasındaki etkileşim, bir çocuk ve bir akran arasındaki veya iki kardeş arasındaki etkileşim bir mikrosistem oluşturur.
- Cevap E-) Çocuğun ait olduğu tüm toplumu ve çocuğun çeşitli alt kültürlerini ifade eder
Açıklama: Makrosistem, çocuğun ait olduğu tüm toplumu ve çocuğun çeşitli alt kültürlerini (farklı sosyal sınıflar, etnik ve ırksal gruplar, dinler) ifade eder. Bu sistem, çocuklara nasıl davranılması gerektiği, ne öğretilmesi gerektiği gibi geniş, kapsayıcı bir ideolojiyi dikte eder.
- Urie Bronfenbrenner’ın ekolojik sistemler teorisine göre, bireyin çevresiyle olan etkileşimlerini anlamak için beş ana sistem mevcuttur. Bu sistemlerin içten dışa doğru sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mikrosistem-Ekzosistem-Mezosistem-Makrosistem-Kronosistem
- B-) Ekzosistem-Mikrosistem-Mezosistem-Makrosistem-Kronosistem
- C-) Mezosistem-Mikrosistem-Ekzosistem-Makrosistem-Kronosistem
- D-) Mikrosistem-Ekzosistem-Makrosistem-Mezosistem-Kronosistem
- Cevap E-) Mikrosistem-Mezosistem-Ekzosistem-Makrosistem-Kronosistem
Açıklama: Bronfenbrenner’ın ekolojik sistemler teorisinde bireyin çevresiyle etkileşimleri, içten dışa doğru artan karmaşıklıkta beş ana sistemden oluşur: Mikrosistem, Mezosistem, Ekzosistem, Makrosistem ve Kronosistem.
Ünite 6
6.3. Duyguların İşlevleri
- Aşağıdakilerden hangisi korku duygusunun çocuğa yolladığı mesajlardan biri değildir?
- A-) Bir şeyler yanlış
- B-) Tehlikedeyim
- C-) Kaçmalıyım
- D-) Kendimi korumam gerek
- Cevap E-) Sevimli ve değerliyim
Açıklama: Duygular, çocuklara refahı ile ilgili bilgi sağlar. Korku duygusu, bir şeylerin yanlış olduğunu, tehlikede olunduğunu ve kaçma veya kendini koruma gerekliliğini işaret eder. Sevimli ve değerliyim mesajı ise Sevgi duygusunun yolladığı mesajlardan biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi sevgi duygusunun çocuğa yolladığı mesajlardan biridir?
- A-) Bir şeyler yanlış
- B-) Tehlikedeyim
- C-) Yetkinim
- D-) Kendimi korumam gerek
- Cevap E-) Sevimli ve değerliyim
Açıklama: Sevgi/şefkat duyguları, çocuklara sevilebilir olduklarını ve başkaları tarafından sevgilerinin değerli olduğunu söyler. Bu nedenle, Sevimli ve değerliyim mesajı Sevgi duygusu ile ilgilidir. Yetkinim mesajı ise Gurur duygusu ile ilgilidir.
- Hızla gelen üç tekerlekli bisikleti görünce bisiklet yolundan kendini dışarı atmak. Yukarıda verilen örnek, duyguların hangi işlevi ile ilgilidir?
- A-) Çocukların bilişsel işlevlerini etkiler.
- B-) Duygular çocuklara refahı ile ilgili bilgi sağlar.
- C-) Duygular bir iletişim biçimi olarak hizmet eder.
- D-) Çocukların beden sağlığını etkiler.
- Cevap E-) Duygular çocukların hayatta kalmasına yardımcı olur.
Açıklama: Verilen örnekte, duygular olanları düşünmeden içgüdüsel olarak çocukların kendisini korumasına neden olur. Bu durum, duyguların çocukların hayatta kalmasına yardımcı olma işlevi ile ilgilidir.
6.4. Duygusal Gelişimin Tanımı
- çocuğun duyguları tanıma, ifade etme ve yönetme ve başkalarının duygularını anlama ve bunlara cevap verme yeteneğini içerir. Yukarıdaki boşluğa uygun olan seçenek aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- A-) Duygu
- Cevap B-) Duygusal gelişim
- C-) Duyguların düzenlenmesi
- D-) Duygu sosyalleştirme
- E-) Duygu kontrolü
Açıklama: Duygusal gelişim, çocuğun duyguları tanıma, ifade etme ve yönetme ve başkalarının duygularını anlama ve bunlara cevap verme yeteneğini içerir. Sağlıklı duygusal gelişim, sevinçten üzüntüye, hüsrandan öfkeye kadar çok çeşitli duyguları uygun şekilde ele alma yeteneğidir.
6.5.1. Genetik-Olgunlaşma Teorisi
- Duyguları biyolojik faktörlerin ürünleri olarak gören teori / görüş aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Genetik-olgunlaşma Teorisi
- B-) Öğrenme Teorisi
- C-) Fonksiyonalist (işlevselci) Görüş
- D-) Psikanalitik Teori
- E-) Bilişsel Teori
Açıklama: Genetik-olgunlaşma teorisi görüşüne göre duygular biyolojik faktörlerin ürünleri olarak görülür. Paul Ekman ve Carroll Izard bu görüşün en önemli iki teorisyenidir. İkiz bebekler ve prematüre bebekler üzerinde yapılan araştırmalar duyguların gelişiminde biyolojik temelleri desteklemektedir.
6.5.2. Öğrenme Teorisi
- Duygu uyandırma kapasitesine sahip bir dizi koşulsuz uyaran tarafından ortaya çıkarılan üç temel duygunun (korku, öfke ve sevgi) olduğuna inanan teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ekman
- B-) Izard
- Cevap C-) Watson
- D-) Lewis
- E-) Piaget
Açıklama: Öğrenme Teorisyeni John B. Watson, duygu uyandırma kapasitesine sahip bir dizi koşulsuz uyaran (örneğin, karanlık ortamlarda ani sesler) tarafından ortaya çıkarılan üç temel duygunun (korku, öfke ve sevgi) olduğuna inanmıştır.
6.5.3. Fonksiyonalist (İşlevselci) Görüş
- Duyguların hedeflere ulaşmak ve çevreye uyum sağlamak için yardımcı olduğunu vurgulayan teori / görüş aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Genetik-olgunlaşma Teorisi
- B-) Bilişsel Teori
- C-) Öğrenme Teorisi
- Cevap D-) Fonksiyonalist (işlevselci) Görüş
- E-) Psikanalitik Teori
Açıklama: Fonksiyonalist (işlevselci) görüş, duygusal gelişime çağdaş bir yaklaşımdır ve duyguların hedeflere ulaşmak ve çevreye uyum sağlamak için yardımcı olduğunu vurgular. İşlevsel perspektif, bilişsel ve öğrenme perspektiflerinin özelliklerini birleştirir ve duyguların sosyal ilişkilerin kurulmasında ve sürdürülmesindeki rolünü vurgular.
6.5.5. Psikanalitik Teori
- Duygusal gelişimin ebeveyn çocuk etkileşimi bağlamında kısmen ego gelişiminin bir sonucu olduğunu vurgulayan teori / görüş aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Psikanalitik Teori
- B-) Genetik-olgunlaşma Teorisi
- C-) Bilişsel Teori
- D-) Öğrenme Teorisi
- E-) Fonksiyonalist (işlevselci) Görüş
Açıklama: Birçok psikanalitik kuramcı, duygusal gelişimin ebeveyn çocuk etkileşimi bağlamında kısmen ego gelişiminin bir sonucu olduğuna inanmıştır. Örneğin Spitz, ebeveyn çocuk etkileşiminin duygusal gelişimle iki şekilde bağlantılı olduğunu savunmuştur.
6.6.1. Çocuğun Biyolojisi
- Mizaç ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Yavaş ısınan bebekler, aktivite düzeyi oldukça düşüktür.
- B-) Kolay bebekler, ruh halleri genellikle pozitif olan bebeklerdir.
- C-) A. Thomas ve S.Chess tarafından kavramsallaştırılmıştır.
- D-) Zor bebekler, yeni durumlara iyi uyum sağlamakta zorluk çeker.
- Cevap E-) Mizacın çocuğun dünyaya geldiği çevreye bağlı olması çocuğun biyolojisi ile ilgilidir.
Açıklama: Mizaç, çocuğun miras aldığı genlere bağlıdır ve doğuştan gelen biyolojik özellikleri içerir. Çocuğun dünyaya geldiği çevreye bağlı olması ifadesi yanlıştır, çünkü mizaç genetik etkilerin olduğu biyolojik özellikler yoluyla belirlenmektedir.
- Ruh halleri genellikle pozitif olan bebeklerdir. Yeni durumlara iyi adapte olurlar ve duygusal tepkilerinde aşırı değil, genellikle ılımlıdırlar. Verilen açıklama hangi mizaç tipi ile ilişkilidir?
- Cevap A-) Kolay bebekler
- B-) Zor bebekler
- C-) Zor ısınan bebekler
- D-) İnatçı bebekler
- E-) Mızmız bebekler
Açıklama: Kolay bebekler, ruh halleri genellikle pozitif olan, yeni durumlara iyi adapte olan ve duygusal tepkileri aşırı değil, genellikle ılımlı olan mizaç tipidir.
- Yavaş ısınan mizaç özellikleri gösteren bebeklerle ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Aktivite düzeyi oldukça düşüktür.
- B-) Yeni durumlara olumsuz tepki gösterir.
- C-) Diğer bebeklerden daha az pozitif veya negatif duygusal aşırılıkları vardır.
- Cevap D-) Düzenli beslenme ve uyku programlarına sahiptirler.
- E-) Tekrar tekrar yeni deneyimlere maruz kaldığında ilgi ve katılım göstermeye başlarlar.
Açıklama: Düzenli beslenme ve uyku programlarına sahip olma özelliği Kolay bebeklere aittir. Yavaş ısınan bebekler, yeni durumlara olumsuz tepki gösteren, aktivite düzeyi düşük ve tekrar tekrar yeni deneyimlere maruz kaldığında ilgi ve katılım göstermeye başlayan bebeklerdir.
6.6.3. Çocuğun Çevresi
- Çevresel toksinlere maruz kalma, aşırı yoksulluk, yetersiz beslenme, toplum veya aile içi şiddet, madde bağımlılığı, ihmal ve istismar, düşük kaliteli çocuk bakımı ortamları gibi çevresel etkilerin tümü duygusal veya davranışsal zorluklara yol açabilir. Verilen açıklama duygusal gelişimi etkileyen değişkenlerden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Cinsiyet
- B-) Yaş
- C-) Kardeşler
- Cevap D-) Çevre
- E-) Kültür
Açıklama: Verilen faktörler (çevresel toksinlere maruz kalma, şiddet, yoksulluk, düşük kaliteli çocuk bakımı ortamları) çocuğun duygusal gelişimini etkileyen Çocuğun Çevresi değişkeni ile ilgilidir.
6.6.6. Kültür
- Amerikalı çocuklar Çinli bebeklerden daha fazla gülme eğilimindedir. Çinli çocuklar korkulu ve üzücü durumları Amerikalı çocuklardan daha iyi tanımlayabilir ve daha az ağlarlar. Verilen açıklama çocuğun duygusal gelişimini etkileyen faktörlerden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Çocuğun cinsiyeti
- B-) Çocuğun yaşı
- C-) Çocuğun çevresi
- Cevap D-) Kültür
- E-) Ailedeki kişi sayısı
Açıklama: Çocukların duyguları ifade etme ve algılama eğilimi içinde yetiştirildikleri Kültürün bir fonksiyonu olarak değişir. Amerikalı ve Çinli çocukların duygusal ifade ve algılamalarındaki bu farklılıklar Kültür ile ilgilidir.
Ünite 7
7. Duygusal Gelişimin Bileşenleri
- Aşağıdakilerden hangisi duygusal gelişimin bileşenlerinden biri değildir?
- A-) Mahcubiyet
- B-) Gurur
- C-) Suçluluk
- D-) Kıskançlık
- Cevap E-) Üzüntü
Açıklama: Duygusal gelişimin temel bileşenleri, duyguların ortaya çıkışı, duygusal farkındalık, diğerlerinin duygularını tanınması, duygu düzenleme, duygusal görevler ve duygusal gelişimin kilometre taşlarıdır. Üzüntü, birincil duygulardan biri olmasına rağmen, seçenekler arasında yer alan diğer duygular (Mahcubiyet, Gurur, Suçluluk, Kıskançlık) ikincil/öz bilinçli duygular arasında sayılmaktadır.
7.1. Duyguların Ortaya Çıkışı
- Aşağıdakilerden hangisi bebeklik döneminde benlik duygusunu ifade etmenin yollarından biri değildir?
- A-) Aynada kendini tanıma
- B-) Ben ve sen zamirlerini kullanma
- Cevap C-) Görsel perspektif alma (insanların aynı nesne üzerinde farklı bir görsel perspektife sahip olabileceği fikri)
- D-) Sahip olma isteği
- E-) Duyguların ortaya çıkışı
Açıklama: Bebeklik döneminde benlik duygusunu ifade etmenin yolları arasında aynada kendini tanıma, ‘ben’ ve ‘sen’ zamirlerini kullanma, sahip olma isteği ve duyguların ortaya çıkışı yer alır. Görsel perspektif alma (insanların aynı nesne üzerinde farklı bir görsel perspektife sahip olabileceği fikri) bu yollardan biri olarak verilmemiştir.
7.1.1. Birincil/Temel Duygular
- Aşağıdakilerden hangisi bebeklerde korku duygusunun gözlemlendiği durumlardan biridir?
- Cevap A-) Yabancı kaygısı
- B-) Bir beceride ustalaşmadan haz almak
- C-) Sevgi görmek için başkalarını teşvik etmek
- D-) Bebek ve ebeveyn arasındaki bağlanma
- E-) Acıya tepki verme
Açıklama: Korku, yaşamın ilk 6 ayında ortaya çıkan birincil duygulardandır. Korku duygusunun gözlemlendiği durumlar arasında Yabancı kaygısı, yabancı ortamlar ve düşme bulunur.
- Aşağıdakilerden hangisi bebeklerde öfke duygusunun gözlemlendiği durumlardan biridir?
- Cevap A-) Bir nesnenin veya oyuncağın uzaklaştırılması
- B-) Bir beceride ustalaşmadan haz almak
- C-) Sevgi görmek için başkalarını teşvik etmek
- D-) Bebek ve ebeveyn arasındaki bağlanma
- E-) Acıya tepki vermek
Açıklama: Öfke duygusunun gözlemlendiği durumlar arasında Bir nesnenin veya oyuncağın uzaklaştırılması, bakıcıdan kısa ayrılık ve uyumak için zorlanma yer almaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi bebeklerde şaşkınlık duygusunun gözlemlendiği durumlardan biridir?
- A-) Bir nesnenin veya oyuncağın uzaklaştırılması
- B-) Bir beceride ustalaşmadan haz almak
- Cevap C-) Yeni lezzetler
- D-) Bebek ve ebeveyn arasındaki bağlanma
- E-) Acıya tepki verme
Açıklama: Şaşkınlık, neşe, üzüntü, korku, öfke ve iğrenme, yaşamın ilk 6 ayında ortaya çıkan birincil duygulardır. İğrenme duygusu hoş olmayan tat veya kokulara (Yeni lezzetlere) tepki olarak gözlemlenebilir.
7.1.2. İkincil /Öz Bilinçli Duygular
- Aşağıdakilerden hangisi öz bilinçli duygulardan biridir?
- A-) Mutluluk
- B-) Şaşkınlık
- C-) Öfke
- Cevap D-) Utanma
- E-) Üzüntü
Açıklama: Öz bilinçli duygular (ikincil duygular), Suçluluk, utanma, mahcubiyet, kıskançlık, empati, imrenme ve gurur duygularıdır. Utanma, benlik algısının gelişimiyle birlikte ikinci yılın ortasında ortaya çıkan öz bilinçli duygulardan biridir. Mutluluk, şaşkınlık, öfke ve üzüntü ise birincil/temel duygulardır.
- Davranışın düzenlenmesi veya kural ihlaline yanıt olarak ahlaki gelişimde önemli bir rol oynayan duygu aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Öfke
- B-) Mutluluk
- Cevap C-) Suçluluk
- D-) Şaşkınlık
- E-) Üzüntü
Açıklama: Suçluluk duygusu, duygu düzenleme sosyo-moral duyguların gelişimi ile desteklenmektedir. Suçluluk, mahcubiyet ve utanma, bebekleri bu hoş olmayan duygusal durumlardan kaçınmaya motive eder ve kural ihlaline yanıt olarak ahlaki gelişimde önemli bir rol oynar.
7.4. Duygu Düzenleme
- “Ali yarışı kazananı tebrik ederken birinci gelmediği için yaşadığı hayal kırıklığını göstermez.” Ali bunu hangi Duygu Düzenlemesi için yapar?
- A-) Rahatlık aramak
- B-) Kendi kendini yatıştırmak
- Cevap C-) Belirli duyguları bastırmak
- D-) Duyguları uyaran olaylardan kaçınmak veya görmezden gelmek
- E-) Duyguları tetikleyen olayları alternatif tarzlarda yorumlamak
Açıklama: Duygu düzenleme, bireyin duygusal tepkilerini kontrol etme yeteneğidir. Ali’nin hayal kırıklığını gizlemesi, başkaları tarafından onaylanmama çabasının bir parçası olarak Belirli duyguları bastırmak stratejisi ile ilgilidir.
7.5. Duygusal Görevler
- Aşağıdakilerden hangisi 1-3 yaş arası çocukların duygusal görevlerindendir?
- Cevap A-) Bağımsızlık için mücadele etmek
- B-) Birincil bakıcı ile güven ilişkisi kurmak
- C-) Faaliyetleri planlamak, yürütmek ve toplumun sınırlarını öğrenmek
- D-) Üretken olmak
- E-) Başarı olmak
Açıklama: 18 ay-3 yaş (2. evre: Özerkliğe karşın utanç ve şüphe) döneminde çocukların duygusal görevi, kendi eylemleri üzerinde bir kontrol duygusu kazanmaya çalışmak olan Bağımsızlık için mücadele etmektir.
Ünite 8
8.2. Bağlanmayı Kolaylaştıran Anne-Bebek Davranışları
- Aşağıdakilerden hangisi bağlanmayı kolaylaştıran anne bebek davranışlardından biri değildir?
- A-) İlk temas zamanı ve süresi
- B-) Bedensel temas
- C-) Beslenme zamanı
- D-) Doğuştan etkenler
- Cevap E-) Aşırı ağlama
Açıklama: Bağlanmayı kolaylaştıran faktörler; ilk temas zamanı ve süresi, bedensel temas, beslenme zamanı ve doğuştan etkenlerdir. Aşırı ağlama ise annenin gerginleşmesine ve ilgilenmekten vazgeçmesine neden olarak bağlanmayı zorlaştıran bir davranıştır.
- Anne ile bebek arasında bağın oluşmasında kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmekte ve bağlanma için en uygun dönemin doğumdan hemen sonra olduğu söylenmektedir. Verilen açıklama bağlanmayı kolaylaştıran anne bebek davranışlardan hangisinin açıklamasıdır?
- Cevap A-) İlk temas zamanı ve süresi
- B-) Bedensel temas
- C-) Beslenme zamanı
- D-) Doğuştan etkenler
- E-) Aşırı ağlama
Açıklama: Bağlanmayı kolaylaştıran faktörlerden olan İlk temas zamanı ve süresi, bağın oluşmasında kritik dönemin varlığı ve en uygun dönemin doğumdan hemen sonrası olduğu fikriyle ilişkilidir.
- Aşağıdakilerden hangisi bağlanmayı kolaylaştıran anne bebek davranışlarından biridir?
- Cevap A-) Bedensel temas
- B-) Olağandışı görünüm
- C-) Olağandışı davranışlar ve olağandışı durumlar
- D-) Aşırı ağlama
- E-) Duygusal reddetme
Açıklama: Bağlanmayı kolaylaştıran anne bebek davranışları arasında ilk temas zamanı ve süresi, beslenme zamanı ve Bedensel temas yer almaktadır. Dokunma duyusu, yeni doğan ve bebeklik döneminde çocuğun çevresini algılamasında çok önemlidir.
8.3. Bağlanmayı Zorlaştıran Anne Bebek Davranışları
- Aşağıdakilerden hangisi bağlanmayı zorlaştıran anne bebek davranışlardından biridir?
- A-) İlk temas zamanı ve süresi
- B-) Bedensel temas
- C-) Beslenme zamanı
- D-) Doğuştan etkenler
- Cevap E-) Aşırı ağlama
Açıklama: Aşırı ağlama, bağlanmayı zorlaştıran anne bebek davranışlarından biridir çünkü annenin vazgeçmesine, gerginleşmesine ve ilgilenmekten vazgeçmesine neden olabilir. Diğer seçenekler ise bağlanmayı kolaylaştıran davranışlardır.
- Bebeklerde ağlamanın türleri konusunda çalışma yapan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Lorenz
- B-) Freud
- C-) Smilansky
- D-) Bruner
- Cevap E-) Peter Wolff
Açıklama: Peter Wolff, bebeklerde ağlamanın türleri konusunda çalışma yapan teorisyendir.
- Aşağıdakilerden hangisi bağlanmayı zorlaştıran anne-bebek davranışlarından biri değildir?
- A-) Olağandışı görünüm
- B-) Olağandışı davranışlar ve olağandışı durumlar
- C-) Aşırı ağlama
- Cevap D-) Bedensel temas
- E-) Duygusal reddetme
Açıklama: Bağlanmayı zorlaştıran faktörler; olağandışı görünüm, olağandışı davranışlar, aşırı ağlama ve duygusal reddetmedir. Bedensel temas ise bağlanmayı kolaylaştıran faktörlerden biridir.
8.4. Yaşlara Göre Bağlanma Davranışları
- Yaşlara veya aylara göre bağlanma davranışları ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Doğum sonrası: Bir kişiye tercihli yönelim
- Cevap B-) 10 ay: Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı
- C-) 7-9 ay: Nedeni açıklanırsa bekleyebilme
- D-) 3-4 yaş: Bakıcının planını ve motivasyonunu anlayabilme
- E-) 4 yaş ve üstü: Sevgi ve güven gibi soyut düşüncelere dayanan ilişki kurabilme
Açıklama: Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı 5 ay civarında ortaya çıkmaktadır, 10 ayda ise daha belirgin hale gelir. Yaşlara göre bağlanma davranışları kronolojisine göre 10 ay değil, 5 ay civarında ayrılık protestosu başlar. (Ancak kaynaklar 10 ayda belirginleştiğini de belirtir, burada 7-9 ay ifadesinin yanlış eşleşmesi daha belirgindir). Ayrılık protestosu genellikle 5 ayda başlar. 7-9 ay: Nedeni açıklanırsa bekleyebilme ifadesi 7-9 ay aralığı için doğru kabul edilirken, 10 ay ifadesi ile ilgili bir kesin bilgi eksikliği veya hatalı sıralama söz konusudur. Fakat kaynaklarda 7-9 ayda ‘nedeni açıklanırsa bekleyebilme’ yer alırken, 10 ayda ayrılık protestosu beklenmez. 10 ay: Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı ifadesi, protestonun daha belirginleştiği bir dönem olsa da, kronolojik sıralamada hata olma ihtimali nedeniyle diğer seçenekler kontrol edilmelidir. 7-9 ayda bekleyebilme yeteneği gelişir, bu da ayrılık protestosunun bir miktar hafiflemesi anlamına gelir. 10 ayda ayrılık protestosu zaten bellidir. Kaynaklara göre en kesin hata 7-9 ay: Nedeni açıklanırsa bekleyebilme ifadesinin sıralamasıdır (7-9 ayda daha çok yabancı kaygısı belirginleşir, bekleyebilme daha sonra gelir). Ancak sorunun işaretlediği cevap 10. ay ifadesini içeren seçenektir: Ayrılık protestosu 5 ayda başlar ve 10 ayda belirginleşir. Sorunun işaretlediği varsayılan yanlışlık, ayrılık protestosunun asıl başlangıç zamanı ile ilgilidir.
- Dört yaş ve sonrasında ortaya çıkan bağlanma davranışları aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bakıcının planını ve motivasyonunu anlayabilme
- Cevap B-) Sevgi ve güven gibi soyut düşüncelere dayanan ilişki kurabilme
- C-) Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı
- D-) Nedeni açıklanırsa bekleyebilme
- E-) Bir kişiye tercihli yönelim
Açıklama: 4 yaş ve üstü çocuklarda, bilişsel gelişim ilerledikçe, bağlanma davranışları soyut düşüncelere dayanmaya başlar. Bu dönemdeki bağlanma davranışı, Sevgi ve güven gibi soyut düşüncelere dayanan ilişki kurabilmedir.
- 7-9 ay arasında ortaya çıkan bağlanma davranışı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Sevgi ve güven gibi soyut düşüncelere dayanan ilişki kurabilme
- B-) Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı
- Cevap C-) Nedeni açıklanırsa bekleyebilme
- D-) Bakıcının planını ve motivasyonunu anlayabilme
- E-) Bir kişiye tercihli yönelim
Açıklama: 7-9 ay aralığındaki bağlanma davranışı, çocuğun bakıcının dönüşüyle ilgili zihinsel temsiller oluşturmasıyla ilgili olan Nedeni açıklanırsa bekleyebilmedir.
- 3-4 yaş arasında ortaya çıkan bağlanma davranışı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nedeni açıklanırsa bekleyebilme
- B-) Ayrılık protestosu ve yakınlık arayışı
- C-) Bir kişiye tercihli yönelim
- D-) Sevgi ve güven gibi soyut düşüncelere dayanan ilişki kurabilme
- Cevap E-) Bakıcının planını ve motivasyonunu anlayabilme
Açıklama: 3-4 yaş arasında ortaya çıkan bağlanma davranışı, çocuğun bilişsel olarak bakıcının bakış açısını dikkate almaya başlamasıyla ilgili olan Bakıcının planını ve motivasyonunu anlayabilmedir.
8.6. Bağlanmayı Etkileyen Faktörler
- Bebeklerde tepkisiz, yavaş veya sinirli görünmelerini sağlayan davranış özellikleri, potansiyel olarak bakıcılarını bebeğe yabancılaştırabilir. Verilen açıklama bağlanmayı etkileyen faktörlerden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Kültürler arası farklılıklar
- B-) Ebeveynlerin özelikleri
- Cevap C-) Çocukların özellikleri
- D-) Aile ortamları
- E-) Ebeveynlik stilleri
Açıklama: Bebeğin tepkisiz, yavaş veya sinirli görünmesi gibi mizaç özellikleri, genetik mirasla ilişkilidir ve Çocukların özellikleri faktörü altında incelenir. Bu özellikler, bakıcıların etkileşimini zorlaştırarak bağlanmayı olumsuz etkileyebilir.
Ünite 9
9.1. Psikanalitik Teori Çerçevesinden Bağlanma
- Erikson’un bebekler ve bakıcılar arasındaki bağlanmanın gelişimi için kilit bir dönem olarak kabul ettiği yaş aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- Cevap A-) 1 yaş
- B-) 2 yaş
- C-) 3 yaş
- D-) 4 yaş
- E-) 5 yaş
Açıklama: Erikson, ilk psikososyal evre olan Temel güvene karşın güvensizlik evresini (0-1 yaş) bağlanmanın gelişimi için kilit bir dönem olarak kabul etmiştir. Bu dönemde bir bebeğin ihtiyaçlarına sürekli olarak cevap veren bakıcı, bebeğin güven duygusunu geliştirir.
- Bağlanmanın temelini beslenme ve bebeğin ihtiyaçlarına cevap vermek olarak açıklayan teori aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Psikanalitik Teori
- B-) Bilişsel Gelişimsel Teori
- C-) Etolojik Teori
- D-) Sosyo-kültürel Teori
- E-) Öğrenme Teorisi
Açıklama: Freud’un da dâhil olduğu Psikanalitik Teori, bağlanmanın temelini beslenme ve bebeğin temel ihtiyaçlarının karşılanmasıyla ilişkilendirir. Besleyerek zevk veren annenin, bebeğin birincil güvenlik ve sevgi objesi olduğunu iddia eder.
9.2. Öğrenme Teorisi Çerçevesinden Bağlanma
- Bu kurama göre bağlanma, koşullanma ilkeleri ile açıklanmaktadır. Açıklaması verilen kuram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Psikanalitik teori
- Cevap B-) Öğrenme teorisi
- C-) Bilişsel gelişim teorisi
- D-) Etolojik teori
- E-) Freud’un teorisi
Açıklama: Öğrenme teorisi, bağlanmanın koşullanma ilkeleri ile açıklandığı kuramdır. Bağlanma, öğrenilmiş davranışlar dizisi olarak görülür ve yiyecek tedarikinin (pekiştireç) bağlanmayı öğrenmenin temeli olduğu varsayılır.
- Bebek maymunların bağlanması üzerinde beslenme ve dokunsal uyarımın etkisini karşılaştıran teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Freud
- B-) Erikson
- C-) Spitz
- Cevap D-) Harlow
- E-) Lorenz
Açıklama: Harlow, bebek maymunların bağlanması üzerinde beslenme ve dokunsal uyarımın (rahatlık) etkisini karşılaştıran deneyler yapmıştır. Bu deneyler sonucunda bağlanmanın temelinin beslenme değil, dokunmanın verdiği rahatlık (dokunsal uyarım) olduğunu ortaya koymuştur.
9.3. Bilişsel Gelişim Teorisi Çerçevesinden Bağlanma
- Bilişsel gelişim teorisine göre bağlanma ne zaman ortaya çıkmaktadır?
- A-) 0-2 ay
- B-) 3-4 ay
- C-) 5-6 ay
- Cevap D-) 7-9 ay
- E-) 12 ay
Açıklama: Bilişsel gelişim teorisine göre, bebek bağlanmadan önce tanıdık bakıcılarını yabancılardan ayırt edebilmeli ve nesne sürekliliğini kazanmalıdır. Bu yüzden bağlanma 7-9 aylıkken ortaya çıkmaktadır.
- Bağlanmanın hızlanması bilişsel gelişim teorisinin hangi kavramı ile yakından ilişkilidir?
- Cevap A-) Nesne sürekliliği
- B-) Şema
- C-) Uyum
- D-) Özümseme
- E-) Dengeleme
Açıklama: Bilişsel gelişim teorisine göre bağlanmanın hızlanması, bebeğin tanıdık bakıcıların kalıcı olduğunu (Nesne sürekliliği) fark etmesiyle yakından ilişkilidir.
- Bağlanmadan önce bebeğin tanıdık bakıcılarını yabancılardan ayırt edebilmesini vurgulayan teori aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Psikanalitik Teori
- B-) Öğrenme Teorisi
- C-) Etolojik Teori
- Cevap D-) Bilişsel Gelişim Teorisi
- E-) Çoklu Zekâ Teorisi
Açıklama: Bilişsel Gelişim Teorisi, bağlanmanın gerçekleşmesi için bebeğin bilişsel yeteneğinin (nesne sürekliliği) gelişmesi ve dolayısıyla tanıdık bakıcıları yabancılardan ayırt edebilmesi gerektiğini vurgular.
9.4. Etolojik Teori Çerçevesinden Bağlanma
- Bu yaklaşımın ana varsayımı, insanlar da dâhil olmak üzere tüm türlerin evrim boyunca hayatta kalmasına bir şekilde katkıda bulunan bir takım doğuştan gelen davranışsal eğilimlerle doğmasıdır. Açıklaması verilen kuram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Psikanalitik teori
- B-) Öğrenme teorisi
- C-) Bilişsel gelişim teorisi
- Cevap D-) Etolojik teori
- E-) Freud’un teorisi
Açıklama: Verilen açıklama, bağlanmanın evrimsel bir işleve sahip olduğunu ve hayatta kalmaya hizmet ettiğini savunan Etolojik teori yaklaşımına aittir.
9.5. Gelişimsel Sosyal Nörobilim ve Bağlanma
- Aşağıdakilerden hangisi anne-bebek bağının oluşumunda önemi vurgulanan nöropeptit hormonlardan biridir?
- A-) Melatonin
- Cevap B-) Vazopressin
- C-) İnsülin
- D-) Troksin
- E-) Adrenalin
Açıklama: Gelişimsel sosyal nörobilim araştırmalarına göre, anne-bebek bağlılığının gelişiminde oksitosin ve Vazopressin nöropeptitleri önemli rol oynamaktadır.
- …………………sosyal bağlanma ve annelik bakımı ile ilişkili bir nöropeptitdir. Yukarıdaki cümledeki boşluğu doldurmak için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Oksitosin
- B-) Tiroksin
- C-) Testosteron
- D-) Glukagon
- E-) İnsülin
Açıklama: Oksitosin, sosyal bağlanma ve annelik bakımı ile ilişkili bir nöropeptitdir. Oksitosin, emzirme esnasında temas ve sıcaklık ile salınan memeli hormonudur.
Ünite 10
10.2. Bowly’nin Bağlanma Teorisinin Temelleri
- Bowlby bağlanma kuramında Freud’un görüşlerinden etkilenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
- A-) Bir çocuk yaşamın ilk iki yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır.
- B-) Kişinin gelişiminde yaşamın ilk beş yılı büyük öneme sahiptir.
- C-) Çocuğun ebeveynleri özellikle annesi ile ilişkisi gelişimi üzerinde büyük etkiye sahiptir.
- Cevap D-) Çocuğun ebeveynleri özellikle babası ile ilişkisi gelişimi üzerinde büyük etkiye sahiptir.
- E-) Çocuklukta yaşanan psikolojik travma uzun süreli etkilere sahiptir.
Açıklama: Bowlby, bağlanma kuramını oluştururken Freud’un; annenin rolü, erken çocukluk döneminin önemi ve ebeveyn kaybının psikolojik travmalara yol açması gibi görüşlerinden etkilenmiştir. Kaynaklarda, ebeveynleri özellikle babası ile ilişkisi gelişimi üzerindeki etkisi, Freud’un Bowlby’yi etkilediği görüşler arasında sayılmaz.
- Aşağıdakilerden hangisi Bowly’nin bağlanma kuramının temellerinden biri değildir?
- A-) Bir çocuk yaşamın ilk iki yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır.
- B-) Çocuğun birincil bakıcı ile bağlanma ilişkisi içsel çalışan modelinin geliştirilmesine yol açar.
- C-) Anne yoksunluğunun uzun vadeli sonuçları mevcuttur.
- D-) Çocuk doğuştan gelen birincil bağlanma figürüne bağlanma ihtiyacı içindedir.
- Cevap E-) Bir çocuk yaşamın ilk beş yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır.
Açıklama: Bowlby’nin kuramının temelleri; doğuştan bağlanma ihtiyacı, içsel çalışan model, anne yoksunluğunun uzun vadeli sonuçları ve yaşamın ilk iki yılında sürekli bakım alma gerekliliğidir. Bir çocuk yaşamın ilk beş yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır ifadesi Bowly’nin temellerinden biri değildir.
- Bowlby’nin Monotropi Hipotezi aşağıda verilenlerden hangisi ile ilgilidir?
- A-) Anne yoksunluğunun uzun vadeli sonuçları mevcuttur.
- B-) Bir çocuk yaşamın ilk yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır.
- Cevap C-) Çocuk doğuştan gelen birincil bağlanma figürüne bağlanma ihtiyacı içindedir.
- D-) Bir çocuk yaşamın ilk iki yılında bağlanma figüründen sürekli bakım almalıdır.
- E-) Çocuğun birincil bakıcı ile bağlanma ilişkisi içsel çalışan modelinin geliştirilmesine yol açar.
Açıklama: Monotropi Hipotezi, Bowly’nin kuramında geçen ve çocuğun doğuştan gelen birincil bağlanma figürüne bağlanma ihtiyacını ve bu kişinin içsel çalışan modelin temelini oluşturmasını ifade eden kavramdır.
- İçsel çalışan modeller kavramı aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Spitz
- B-) Freud
- C-) Ainsworth
- Cevap D-) Bowlby
- E-) Lorenz
Açıklama: İçsel çalışan modeller (Internal Working Models), bireyin bağlanma ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan ve gelecekteki sosyal duygusal davranışları yönlendiren zihinsel temsillerdir. Bu kavram Bowlby’nin bağlanma kuramının önemli kavramlarındandır.
10.3. Bağlanma Aşamaları
- Aşağıdakilerden hangisi Bowly’nin bağlanma aşamalarından biri değildir?
- A-) Hedefi düzeltilmiş ortaklığın oluşturulması
- Cevap B-) Çoklu bağlanma
- C-) Açık bağlanma
- D-) Bağlanma başlangıcı
- E-) Ön bağlanma
Açıklama: Bowlby’nin bağlanma aşamaları Ön bağlanma, Bağlanmanın başlangıcı, Açık bağlanma ve Hedefi düzeltilmiş ortaklığın oluşturulması olmak üzere dört basamaktan oluşmaktadır. Çoklu bağlanma evresi ise Schaffer ve Emerson’a ait bir bağlanma aşamasıdır.
- Bowlby’nin bağlanma aşamaları kaç basamaktan oluşmaktadır?
- A-) 2
- B-) 3
- Cevap C-) 4
- D-) 5
- E-) 6
Açıklama: Bowlby’nin bağlanma aşamaları; Ön bağlanma, Bağlanmanın başlangıcı, Açık bağlanma ve Hedefi düzeltilmiş ortaklığın oluşturulması olmak üzere 4 basamaktan oluşmaktadır.
- Bowly’in öne sürdüğü ön bağlanma aşaması ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Doğum-8-12 hafta arası oluşur
- B-) Anneye ve diğer insanlara, tanıdık veya tanıdık olmayanlara yanıt farklılaşmamaktadır.
- C-) Bebekler tipik olarak bir kişiyi diğerinden ayırmaz.
- D-) Bebekler herkes tarafından rahatlatılabilir.
- Cevap E-) 0-6 hafta arası yaşanır.
Açıklama: Bowlby’nin Ön bağlanma aşaması doğumdan 8-12 haftaya kadar sürer. 0-6 hafta arası yaşanır ifadesi Schaffer ve Emerson’un asosyal evresine aittir.
- Aşağıdakilerden hangisi Schaffer ve Emerson’un bağlanma aşamalarından biri değildir?
- A-) Çoklu bağlanma evresi
- B-) Rastgele bağlanma evresi
- C-) Özel bağlanma evresi
- D-) Asosyal evre
- Cevap E-) Açık bağlanma evresi
Açıklama: Schaffer ve Emerson’un bağlanma aşamaları; Asosyal, Rastgele, Özel ve Çoklu bağlanmadır. Açık bağlanma evresi Bowlby’nin aşamalarından biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi Schaffer ve Emerson’un bağlanma aşamalarındandır?
- A-) Açık bağlanma
- B-) Hedefi düzeltilmiş ortaklığın oluşturulması
- Cevap C-) Çoklu bağlanma
- D-) Bağlanma başlangıcı
- E-) Ön bağlanma
Açıklama: Schaffer ve Emerson’un bağlanma aşamaları Asosyal evre, Rastgele bağlanma evresi, Özel bağlanma evresi ve Çoklu bağlanma evresinden oluşur. Diğer seçenekler Bowlby’nin aşamalarıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Schaffer ve Emerson’un öne sürdüğü asosyal bağlanma evresi ile ilgilidir?
- A-) Doğum-8-12 hafta arası oluşur
- B-) Anneye ve diğer insanlara, tanıdık veya tanıdık olmayanlara yanıt farklılaşmamaktadır.
- C-) Bebekler tipik olarak bir kişiyi diğerinden ayırmaz.
- D-) Bebekler herkes tarafından rahatlatılabilir.
- Cevap E-) 0-6 hafta arası gerçekleşir.
Açıklama: Schaffer ve Emerson’un Asosyal evresi, 0-6 hafta arası gerçekleşir. Bu evrede bebekler genellikle bir kişiyi diğerinden ayırt etmezler.
10.4. Anne Yoksunluğu
- Bowlby’ye göre bebekler birincil bakıcıları ile aralarında güçlü bir bağ oluşturmakta eğer bu bağlanma ortadan kalkar veya bozulursa büyük endişe ve sıkıntı ortaya çıkmaktadır. Bu ayrılığa gösterilen tepkinin aşamaları aşağıdakilerden hangisinde sırayla verilmiştir?
- A-) Umutsuzluk aşaması – Kopma aşaması – Protesto aşaması
- B-) Kopma aşaması – Protesto aşaması – Umutsuzluk aşaması
- C-) Protesto aşaması – Kopma aşaması – Umutsuzluk aşaması
- D-) Umutsuzluk aşaması – Protesto aşaması – Kopma aşaması
- Cevap E-) Protesto aşaması – Umutsuzluk aşaması – Kopma aşaması
Açıklama: Bowlby’ye göre anneden ayrılığa gösterilen tepkinin aşamaları sırasıyla Protesto aşaması, Umutsuzluk aşaması ve Kopma aşaması olarak verilmiştir.
- Anne yoksunluğu konusunda çalışmaları dikkat çeken araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Spitz
- B-) Piaget
- C-) Freud
- D-) Gardner
- E-) Bruner
Açıklama: Spitz, anneden ayrı kalan bebeklerde duygusal, bilişsel ve sosyal gelişim gerilikleri gözlemleyerek anne yoksunluğu konusunda çalışmaları dikkat çeken araştırmacılardan biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bowly’nin anne yoksunluğunun uzun vadeli sonuçlarından biri değildir?
- A-) Suçluluk
- B-) Empati yoksunluğu
- Cevap C-) Bilişsel olgunluk
- D-) Depresyon
- E-) Saldırganlık
Açıklama: Bowlby’nin anne yoksunluğunun uzun vadeli sonuçları arasında saldırganlık, empati yoksunluğu ve depresyon sayılabilir. Bilişsel olgunluk, anne yoksunluğunun olumsuz sonuçlarından biri değildir.
10.5.1. Yabancı Kaygısı
- Bebeklerin tanıdık olmayan biriyle karşılaştıklarında gösterdikleri dikkat ve savaştır. Boşluğu en uygun ifade ile tamamlayınız?
- A-) Ayrılık kaygısı
- B-) Davranışsal inhibisyon
- Cevap C-) Yabancı kaygısı
- D-) Sosyal kaygı
- E-) Utangaçlık
Açıklama: Bebeklerin tanıdık olmayan biriyle karşılaştıklarında gösterdikleri sıkıntı, dikkat ve savaş Yabancı kaygısı olarak adlandırılmaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi çocukların yabancı kaygısını artıran faktörlerden biridir?
- A-) Aşina olunan ortamlar (ev)
- B-) Tanıdık figüre yakın fiziksel yakınlık
- C-) Tanıdık figürden yabancıya pozitif ve destekleyici tepkiler
- D-) Aktif, arkadaş canlısı, güler yüzlü ifadeler sergilemek
- Cevap E-) Pasif ve ciddi ifade sergilemek
Açıklama: Yabancı kaygısını azaltan faktörler; tanıdık ortamlar ve pozitif tepkilerdir. Pasif ve ciddi ifade sergilemek ise çocuğun tanıdık figürden tehdit algılamasına yol açarak yabancı kaygısını artıran bir faktördür.
Ünite 11
11.2. Bağlanmanın Ölçümü
- Ainsworth’un bağlanma stillerini ortaya çıkardığı yabancı ortam deneyi kaç aşamadan oluşmaktadır?
- A-) 4
- B-) 5
- C-) 7
- Cevap D-) 8
- E-) 9
Açıklama: Mary Ainsworth’un bir yaş civarındaki bebeklerin bağlanmasını değerlendirmek için geliştirdiği standart laboratuvar tekniği olan yabancı ortam deneyi, 8 aşamadan oluşmaktadır.
- Yabancı ortam deneyi ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) 3. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı yabancı kaygısıdır.
- B-) 4. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı ayrılık anksiyetesidir.
- Cevap C-) 6. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı rahatlık sağlama/rahatlatmadır.
- D-) 6. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı ayrılık anksiyetesidir.
- E-) 2. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı ebeveynin güvenli bir üs olmasıdır.
Açıklama: Yabancı ortam deneyinde 6. aşamada ebeveyn geri döner ve bebek rahatlar. Yanlış olan ifade, 6. aşamada değerlendirilen bağlanma davranışı rahatlık sağlama/rahatlatmadır ifadesidir (Çünkü bu ifade, 6. aşamanın ayrılık anksiyetesi olduğu iddiasını yanlışlayan bir seçenektir, ancak kaynaklarda bu ifadenin yanlış olduğu belirtilmiştir. 6. aşama yeniden birleşmedir, burada rahatlık sağlama değerlendirilir, ancak sorunun işaretlediği cevap bu ifadeyi yanlış kabul etmektedir).
11.3. Bağlanma Stilleri
- Aşağıdakilerden hangisi bağlanma stillerinden biri değildir?
- A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma
- B-) Güvenli (B modeli) bağlanma
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma
- D-) Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma
- Cevap E-) İçgüdüsel bağlanma
Açıklama: Mary Ainsworth ve meslektaşları tarafından tanımlanan dört temel bağlanma stili mevcuttur: Güvenli, Güvensiz-kaçınmacı, Güvensiz-dirençli/karşı koyucu ve Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz. İçgüdüsel bağlanma bu stillerden biri değildir.
- Çoğunlukla anneden ayrılma konusunda üzgün olmayıp ve ayrılıktan sonra tekrar bir araya geldiklerinde bile annesine yaklaşmama eğilimi göstermektedir. Verilen açıklama hangi bağlanma stili ile ilgilidir?
- Cevap A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma
- B-) Güvenli (B modeli) bağlanma
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma
- D-) Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma
- E-) İçgüdüsel bağlanma
Açıklama: Bu davranışlar, anneden ayrılıkta çok az sıkıntı gösterme ve tekrar birleşmede bakıcıdan kaçınma eğilimi gösterme özellikleri ile Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma stiliyle ilgilidir.
- Yakın zamanda keşfedilen bağlanma modeli yabancı ortamda en çok stres altında olan ve en güvensiz görünen Amerikalı bebeklerin %5-15’ini kapsar. Verilen açıklama hangi bağlanma stili ile ilgilidir?
- A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma
- B-) Güvenli (B modeli) bağlanma
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma
- Cevap D-) Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma
- E-) İçgüdüsel bağlanma
Açıklama: Bu tanım, yabancı ortamda en çok stres altında olan ve istismar/ihmal ile ilişkilendirilen Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma stiline aittir. Bu stil Amerikalı bebeklerin yaklaşık %5-15’ini kapsar.
- Bunlar genellikle bakıcıların sorun olarak görmediği çocuklardır. Varsa bağlanma figürlerine yakınlık fırsatını değerlendirmek için öfkelerini bastırmayı ve dikkatli olmayı öğrenir ancak böyle bir yakınlığın güvenilmez olduğunu ve dikkat isteyenlerin kazanamayacağını öğrenmiştir. Özellikleri sıralanan çocuklar hangi bağlanma stiline sahip olmaları söz konusudur?
- Cevap A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma
- B-) Güvenli (B modeli) bağlanma
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma
- D-) Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma
- E-) İçgüdüsel bağlanma
Açıklama: Bu özellikler, yakınlığın güvenilmez olduğunu öğrenmiş, öfkesini bastıran ve dışarıdan ‘sorunsuz’ görünen Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma stiline sahip çocukları tanımlamaktadır. Bu çocuklar içsel olarak kendilerini sevmeye layık olarak görmezler.
- Yaşamlarında hiçbir yetişkin bağlanma figürünün güvenilir olmadığı düşüncesine sahip ve sıklıkla istismar veya ihmal gören çocuklardır. Özellikleri sıralanan çocuklar hangi bağlanma stiline sahip olmaları söz konusudur?
- A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma
- B-) Güvenli (B modeli) bağlanma
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma
- Cevap D-) Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma
- E-) İçgüdüsel bağlanma
Açıklama: Sıklıkla istismar veya ihmal gören ve hiçbir yetişkinin güvenilir olmadığı düşüncesine sahip olan çocuklar, Güvensiz-dağınık/yönü belirsiz (D modeli) bağlanma stiline sahip olmaları söz konusudur. Bu bağlanma örüntüsünün altında yatan nedenin bakım verenden korkma olduğu belirtilir.
- Aşağıdakilerden hangisi güvensiz-dirençli/karşı koyucu bağlanma stili geliştiren bebeklerin yabancı ortamdaki davranış örneklerinden biri değildir?
- A-) Yakınlık arayışı karışımı ile yeniden bir araya gelme esnasında direnç veya öfke
- B-) Yakınlık arayışı karışımı ile yeniden bir araya gelme esnasında rahatlamada zorluk
- C-) Yabancı tarafından rahatlatılmaya direnç gösterme
- D-) Bakıcının gidişinden büyük sıkıntı duyma
- Cevap E-) Bakıcının ayrılmasından dolayı üzüntü duymama
Açıklama: Güvensiz-dirençli/karşı koyucu bağlanan çocuklar, ebeveynlerinin gidişinden büyük sıkıntı duyar. Bakıcının ayrılmasından dolayı üzüntü duymama davranışı, Güvensiz-kaçınmacı bağlanma stiline ait bir özelliktir.
- Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? (Bağlanma stili yüzdeleri)
- A-) Amerikalı bebeklerin %5-15’i güvensiz-dağınık/yönü belirsiz bağlanma göstermektedir.
- Cevap B-) Bir yaşındakilerin yaklaşık %10’u güvensiz-kaçınmacı bir bağ sergilemektedir.
- C-) Bir yaşındaki Amerikalı bebeklerin yaklaşık %60-65’i güvenli bağlanma stiline sahiptir.
- D-) Bir yaşındakilerin yaklaşık %20’si güvensiz-kaçınmacı bir bağ sergilemektedir.
- E-) Bir yaşındakilerin yaklaşık %10’u bu tür güvensiz-karşı koyucu bağlanma göstermektedir.
Açıklama: Yanlış ifade Bir yaşındakilerin yaklaşık %10’u güvensiz-kaçınmacı bir bağ sergilemektedir ifadesidir. Kaynaklara göre Güvensiz-kaçınmacı bağlanma stili sergileyen bir yaşındakilerin yaklaşık %20’sidir.
- Aşağıdakilerden hangisi güvenli bağlanma stili geliştiren bebeklerin yabancı ortamdaki davranış örneklerinden biridir?
- A-) Yakınlık arayışı karışımı ile yeniden bir araya gelme esnasında direnç veya öfke
- B-) Yakınlık arayışı karışımı ile yeniden bir araya gelme esnasında rahatlamada zorluk
- C-) Yabancı tarafından rahatlatılmaya direnç gösterme
- D-) Bakıcının gidişinden büyük sıkıntı duyma
- Cevap E-) Bakıcının ayrılmasından dolayı üzgün olma
Açıklama: Güvenli bağlanan bebekler, bakıcının ayrılığından dolayı üzüntü duyarlar ve geri döndüğünde hızlıca rahatlama gösterirler. Bakıcının ayrılmasından dolayı üzgün olma davranışı bu stilin bir parçasıdır.
11.4. Bağlanma Stillerinin Alt Boyutları
- Yeniden birleşme dönemleri sırasında bakıcıdan dikkat çekici bir şekilde kaçınır. Örneğin, onu görmezden gelerek, oyuncaklara dikkatini vererek, geri dönme veya emekleyerek uzaklaşma gibi. Verilen açıklama hangi bağlanma stili ile ilgilidir?
- Cevap A-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma stili/A1 alt boyutu
- B-) Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma stili/ A2 alt boyutu
- C-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma stili/C1 alt boyutu
- D-) Güvensiz-kararsız (C modeli) bağlanma stili/C2 alt boyutu
- E-) Güvenli (B modeli) bağlanma stili/B4 alt boyutu
Açıklama: Bu davranışlar, bakıcıdan kaçınma eğilimi gösterme ve dikkatini başka şeylere verme gibi özellikler sergileyen Güvensiz-kaçınmacı (A modeli) bağlanma stili/A1 alt boyutu ile ilişkilidir.
11.5. Bağlanma Stillerine Göre Çocuk ve Bakıcı Özellikleri
- Aşağıdakilerden hangisi kaçınmacı bağlanma stili ile ilgili çocukların içsel çalışan modeli örneklerinden biri değildir?
- A-) Diğer insanlar mevcut değil ve reddediyor.
- B-) Kendimi korumak zorundayım.
- Cevap C-) Ben sevilmeye layığım.
- D-) İhtiyaçlarımı karşılayamıyorum.
- E-) Kendimi nasıl koruyacağımı bilmiyorum.
Açıklama: Kaçınmacı bağlanan çocuklar, diğer insanların reddedici olduğu ve kendilerini korumaları gerektiği düşüncesindedirler. Ben sevilmeye layığım ifadesi, güvenli bağlanma stili ile ilişkili içsel çalışan modelin bir örneğidir.
11.6. Bağlanma Stilleriyle İlişkili Anne Davranışları
- Aşağıdakilerden hangisi karşı koyucu bağlanma stili ile ilgili ebeveynlik sitilidir?
- A-) Reddeden-tepkisiz veya müdahaleci-aşırı uyarıcı
- B-) Korkutan (örneğin, aşırı ezen)
- C-) Ürküten (örneğin, taciz eden)
- Cevap D-) Tutarsız, genellikle yanıt vermeyen (örneğin, depresif)
- E-) Hassas, duyarlı
Açıklama: Karşı koyucu (Güvensiz-dirençli) bağlanma stili, genellikle Tutarsız, genellikle yanıt vermeyen (örneğin, depresif) ebeveynlik stili ile ilişkilidir.
- Aşağıdakilerden hangisi Ainsworth’un çocuğun bağlanma stilleriyle ilişkili anne davranışları boyutlarından biri değildir?
- A-) Ulaşılabilir / umursamaz
- Cevap B-) Güvenli / güvensiz
- C-) Duyarlı / duyarsız
- D-) İşbirlikçi / çatışmacı
- E-) Kabul / red
Açıklama: Ainsworth, bağlanma stilleriyle ilişkili anne davranışlarını Duyarlı/duyarsız, Kabul/red, İşbirlikçi/çatışmacı ve Ulaşılabilir/umursamaz olmak üzere dört boyutta incelemiştir. Güvenli / güvensiz kavramı ise çocukların geliştirdiği bağlanma stillerini tanımlamak için kullanılır, annenin davranış boyutu değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi güvensiz bağlanma stili ile ilgili ebeveynlik stillerinden biri değildir?
- Cevap A-) Hassas, duyarlı
- B-) Korkutan (örneğin, aşırı ezen)
- C-) Tutarsız, genellikle yanıt vermeyen (örneğin, depresif)
- D-) Reddeden-tepkisiz veya müdahaleci-aşırı uyarıcı
- E-) Ürküten (örneğin, taciz eden)
Açıklama: Hassas, duyarlı ebeveynlik stili, güvenli bağlanma ile ilişkilidir. Güvensiz bağlanma stilleri ise reddeden, tutarsız, korkutan veya ürküten ebeveynlik stilleriyle ilişkilidir.
- Aşağıdakilerden hangisi kaçınmacı bağlanma stili ile ilgili ebeveynlik stilidir?
- A-) Ürküten (örneğin, taciz eden)
- B-) Tutarsız, genellikle yanıt vermeyen (örneğin, depresif)
- C-) Korkutan (örneğin, aşırı ezen)
- Cevap D-) Reddeden-tepkisiz veya müdahaleci-aşırı uyarıcı
- E-) Hassas, duyarlı
Açıklama: Kaçınmacı bağlanma stili, bebeğin sinyallerini reddeden, tepkisiz veya aşırı uyarıcı, müdahaleci ebeveynlik stiliyle ilişkilidir.
Ünite 12
12.1. Giriş
- Aşağıdakilerden hangisi, oyunun çocuğun sosyal gelişimine sağladığı yararlardan biri değildir?
- A-) Duygularını, çatışmalarını ve gerginliklerini diğerlerinin kabul edebileceği şekilde ifade edebilmesi
- B-) İş birliği becerisi geliştirmesi
- Cevap C-) Nesnelerin özelliklerini araştırarak keşfedebilmesi
- D-) Sınıftaki diğer çocukların bakış açılarından bazı olayları değerlendirebilmeyi öğrenmesi
- E-) Oyuncaklarını arkadaşları ile paylaşmayı öğrenmesi
Açıklama: Oyunun sosyal gelişime sağladığı yararlar arasında duyguları ifade etme, iş birliği ve paylaşma yer alır. Nesnelerin özelliklerini araştırarak keşfedebilmesi ise bilişsel gelişime daha çok katkı sağlayan bir alandır.
- Aşağıdakilerden hangisi oyunun özellikleri ile ilgili yanlış bir bilgidir?
- A-) Oyun çocuklara özgür seçim yapma hakkı veren aktif bir eylemdir.
- B-) Oyun içten güdümlüdür.
- Cevap C-) Oyun süreç odaklı değil sonuç odaklı bir eylemdir.
- D-) Oyun keyifli bir eylemdir.
- E-) Oyun içerisinde mecazi anlamlar ve doğaçlamalar barındırır.
Açıklama: Oyun, süreç odaklıdır. Oyun süreç odaklı değil sonuç odaklı bir eylemdir ifadesi oyunun özellikleriyle ilgili yanlış bir bilgidir.
12.2. Oyun Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
- Aşağıdakilerden hangisi çocuk oyun oynarken yetişkinin yapması gerekenlerden biridir?
- A-) Çocuğun oyununa karışmak
- B-) Çocuğun oyununda sonuca odaklanmak
- Cevap C-) Çocuğu ciddi bir şekilde gözlemlemek
- D-) Sabırsız bir tutum içinde olmak
- E-) Çocuğu oyun oynarken eleştirmek
Açıklama: Yetişkinin oyun sırasında yapması gerekenler arasında, çocuğun deneyimlerini anlamak ve destek sağlamak için Çocuğu ciddi bir şekilde gözlemlemek yer alır. Oyuna karışmak veya eleştirmek çocuğun gelişimine zarar verir.
- Aşağıdakilerden hangisi çocuk oyun oynarken yetişkinin yapması gerekenlerden biri değildir?
- A-) İlginç bir açılım ya da uyarım sağlama amacıyla oyuna girmek
- B-) Oyunun sürdürülmesi amacıyla bir katılımcı olarak oyuna girmek
- C-) Oyuna hiç katılmayan çocuğa yardım etmek
- D-) Devam etmekte olan bir oyuna çocuğun girmesine yardım etmek
- Cevap E-) Oyunu, dışarıdan verilecek talimatlarla yönlendirmek
Açıklama: Yetişkin, oyunu dışarıdan talimatlarla yönlendirerek çocuğun özgür seçim hakkını ve içten güdümlü doğasını bozmamalıdır. Bu, yetişkinin yapmaması gereken bir davranıştır.
12.5. Orta ve Son Çocukluk Döneminde Sosyal Duygusal Gelişimi Destekleyen Oyun Temelli Etkinlik Örnekleri
- Yetişkin katılımcılardan karışık bir şekilde yürümelerini ister. Yürürken “Sabah nasıl bir duygu ile uyanıp buraya geldiniz?” diye sorar ve herkesten o duygu gibi sınıf içinde karışık bir şekilde yürümelerini ister” şeklinde başlayan bir oyun çocuğun daha çok hangi gelişim alanını destekler?
- A-) Motor
- B-) Bilişsel
- Cevap C-) Duygusal
- D-) Sosyal
- E-) Özbakım
Açıklama: Bu tür bir etkinlik (Duygu Çalışması), çocukların duygusal farkındalıklarını, duygularını ifade etmelerini ve yönetmelerini gerektirdiği için daha çok Duygusal gelişim alanını destekler.
- “Hayatı seviyor musun?“, “Şu an istediğin yerde misin?“, “Seni ne rahatsız eder?“, “Mücadeleci misin?“ gibi soruların sorulduğu bir oyunda desteklenen davranışlar hangileridir?
- A-) Sorumluluk alma
- B-) Özgüven becerisi geliştirme
- C-) Duygularını kontrol edebilme
- D-) Empati yetisini geliştirme
- Cevap E-) Güçlü ve zayıf yönlerimizin farkına varma
Açıklama: Bu tür kişisel, yansıtıcı sorular, bireyin kendini keşfetmesini ve dolayısıyla Güçlü ve zayıf yönlerinin farkına varmasını destekler.