Sayısal Görüntüleme Teknolojileri - Sorularla Öğrenelim

Ünite 1

Soru: Yaklaşık olarak 18. yüzyılın son çeyreğinden başlayarak 19. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da meydana gelen bu değişimler, yeni bir çağın başlamasına yol açmıştır. İnsanlık tarihindeki bu büyük değişimler nasıl tanımlanır?

Cevap: Yaklaşık olarak 18. yüzyılın son çeyreğinden başlayarak 19. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da meydana gelen bu değişimler, yeni bir çağın başlamasına yol açmıştır. İnsanlık tarihindeki bu büyük değişimler, Birinci Endüstri Devrimi olarak nitelendirilir.


Soru: Birinci Endüstri Devrimi’nden sonra da yeni gelişmeler ve icatlar ortaya çıkmaya devam etmiştir. Bu gelişmelerin en önemlileri şunlardır: Ucuz çelik üretim yönteminin icat edilmesi, demiryolu ağlarının yaygınlaşması, petrolle çalışan içten yanmalı motorların kullanılmaya başlanması, Henry Ford’un otomobil üretimi için tasarladığı seri üretim bandı, fabrikalarda ve şehirlerde elektriğin kullanılmaya başlanması, Atlantik-ötesi ile iletişimi kolaylaştıran telgraf, radyo sistemleri ve daktilo. Bu gelişmeler ne olarak adlandırılır?

Cevap: Birinci Endüstri Devrimi’nden sonra da yeni gelişmeler ve icatlar ortaya çıkmaya devam etmiştir. Bu gelişmelerin en önemlileri şunlardır: Ucuz çelik üretim yönteminin icat edilmesi, demiryolu ağlarının yaygınlaşması, petrolle çalışan içten yanmalı motorların kullanılmaya başlanması, Henry Ford’un otomobil üretimi için tasarladığı seri üretim bandı, fabrikalarda ve şehirlerde elektriğin kullanılmaya başlanması, Atlantik-ötesi ile iletişimi kolaylaştıran telgraf, radyo sistemleri ve daktilo. Bu gelişmeler İkinci Endüstri Devrimi olarak adlandırılır.


Soru: Üçüncü Sanayi Devrimi’ni ortaya çıkaran bir diğer önemli gelişme de nasıl bir gelişmedir?

Cevap: Üçüncü Sanayi Devrimi’ni ortaya çıkaran bir diğer önemli gelişme de süper bilgisayarla birlikte iletişim teknolojilerinin gelişmesidir.


Soru: Hangi Endüstri devrimi insan gücüne gerek kalmaksızın kendilerini ve üretim süreçlerini yönetmeye başlamalarıyla ortaya çıkmıştır?

Cevap: Dördüncü Endüstri Devrimi ya da Endüstri 4.0, sanayide, genel olarak makinelerin insan gücüne gerek kalmaksızın kendilerini ve üretim süreçlerini yönetmeye başlamalarıyla ortaya çıkmıştır.


Soru: Yaklaşık on yıllık bir geçmişe sahip olan ve yoğun bir dijital dönüşümün yaşandığı hangi devrim aşağıdaki kavramlarla anlam kazanmaktadır?
<ul>
<li>Nesnelerin interneti (IOT)</li>
<li>Üç boyutlu (3D) yazıcılar</li>
<li>Otonom robotlar</li>
<li>Akıllı fabrikalar</li>
<li>Bulut bilişim sistemi</li>
<li>Büyük veri</li>
<li>Siber fiziksel sistemler</li>
<li>Siber güvenlik</li>
<li>Artırılmış (Augmented Reality) gerçeklik</li>
<li>Simülasyon</li>
</ul>

Cevap: Yaklaşık on yıllık bir geçmişe sahip olan ve yoğun bir dijital dönüşümün yaşandığı Endüstri 4.0 şu kavramlarla anlam kazanmaktadır:
<ul>
<li>Nesnelerin interneti (IOT)</li>
<li>Üç boyutlu (3D) yazıcılar</li>
<li>Otonom robotlar</li>
<li>Akıllı fabrikalar</li>
<li>Bulut bilişim sistemi</li>
<li>Büyük veri</li>
<li>Siber fiziksel sistemler</li>
<li>Siber güvenlik</li>
<li>Artırılmış (Augmented Reality) gerçeklik</li>
<li>Simülasyon</li>
</ul>


Soru: Dijital Çağı Başlatan İlk İcatlar Manuel Castells’e (1996) göre dijital çağın ya da bilgi çağının doğmasına olanak sağlayan ilk teknolojik gelişme, elektronik alanında bir devrim yaratan aygıtının icadıdı nedir

Cevap: Dijital Çağı Başlatan İlk İcatlar Manuel Castells’e (1996) göre dijital çağın ya da bilgi çağının doğmasına olanak sağlayan ilk teknolojik gelişme, elektronik alanında bir devrim yaratan transistör aygıtının icadıdır. İlk pratik transistör 1947 yılında Walter Houser Brattain ve John Bardeen tarafından Amerikalı Bell Laboratuvarları’nda geliştirildi. Transistör, küçük bir elektrik akımı yardımıyla çok daha büyük miktardaki bir elektrik akımını kontrol etmeye yarayan yarı iletken bir devre unsurudur. Transistörler elektronik cihazlardaki büyük miktardaki elektrik akımının kontrol edilmesini sağlayan anahtarlardır. Transistörün icadı radyo, televizyon, bilgisayar, uydu ve uzay teknolojisi gibi günlük yaşamımıza yön veren aygıtların ortaya çıkmasında önemli bir kilometre taşı niteliğindedir.


Soru: Benzer bir gelişme de Steve Jobs ve Steve Wozniak’ın 1976 yılında 1977 yılında geliştirdikleri bilgisayar markasının adı nedir?

Cevap: Benzer bir gelişme de Steve Jobs ve Steve Wozniak’ın 1976 yılında Apple I, 1977 yılında da Apple II adlı bilgisayarları geliştirerek piyasaya sürmeleridir.


Soru: Dijital çağa zemin hazırlayan bir diğer önemli gelişme, verilerin depolanmasında kullanılan yöntemlerin ve araçların değişmesidir. Örneğin, belgeler 1850’li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanan kopyalama ve saklama yönteminin adı nedir?

Cevap: Dijital çağa zemin hazırlayan bir diğer önemli gelişme, verilerin depolanmasında kullanılan yöntemlerin ve araçların değişmesidir. Örneğin, belgeler 1850’li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanan mikrofotografi yöntemi ile kopyalanarak muhafaza edilirdi.


Soru: Hangi Araştırmacı Fotoğrafcı 1878 yılında çok sayıda kamera kullanarak koşan bir atın görüntülerini kaydettikten sonra zoepraksinoskop (zoopraxiscope) adını verdiği projektörle kaydettiği bu görüntüleri belirli bir hızda art arda göstererek hareketli bir görüntü oluşturmayı başarmıştır?

Cevap: Eadweard Muybridge 1878 yılında çok sayıda kamera kullanarak koşan bir atın görüntülerini kaydettikten sonra zoepraksinoskop (zoopraxiscope) adını verdiği projektörle kaydettiği bu görüntüleri belirli bir hızda art arda göstererek hareketli bir görüntü oluşturmayı başarmıştır. Bu açıdan ilk hareketli görüntünün hem oluşturulması hem de gösterilmesi, tamamen analog bir teknoloji aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.


Soru: Aşağıdakiler hangi yayın teknolojilerinin sağladığı bazı avantajları tanımlar?
• Daha kaliteli ses ve görüntü getirmiştir.
• Uydu üzerinden ve kabloda yapılan yayınların taşıdığı kanal kapasitesini artırmıştır. Uydu aktarıcısından (transponder), sadece 1 analog TV yayını yapılırken, dijital teknoloji aynı aktarıcıdan daha kaliteli olarak, 4 ayrı TV kanalı yayını yapılmasını sağlamış ve bu da 4 kat daha fazla izleyici ve 4 kat daha düşük maliyet getirmiştir.
• Analog yayında atmosferik şartlardan (belirli zamandaki güneş patlamaları, şimşek vb…) ve iletim ağı hatlarından dolayı oluşan parazitlerin, gürültülerin giderilmesi mümkün olmamasına karşın, dijital yayın teknolojisinde her türlü parazit ve gürültü giderilerek çok daha temiz ve hatasız iletişimi sağlamak mümkündür.
• Dijital yayıncılık teknolojisi, yapısı gereği etkileşimi (interactivity) ve karşılıklı veri iletimini getirmektedir.
• Dijital yayıncılıkta kullanıcılara, izleyiciye yönelik (izleyicinin tercihine bağlı olarak) trafik, hava durumu, borsa, spor bilgileri, teletext ya da altyazı şeklinde gönderilirken, istenilirse birden fazla altyazılı olarak da bir film izlettirilebilmektedir.
• Farklı programlar farklı kullanıcılara, izleyicinin kendi isteği doğrultusunda verilebilmektedir. Böylece izleyiciler belli bir ücret karşılığında belli bir programı satın alabilmektedir.
• İzleyici herhangi bir futbol karşılaşmasını, saha içindeki herhangi bir kameradan isteği doğrultusunda izleyebilmektedir. Bir filmi başka planlardan izleyebilmesi de mümkündür. Bu şekilde izleyiciye farklı açılardan da ortam gösterilebilmektedir.

Cevap: Dijital yayın teknolojilerinin sağladığı bazı avantajlar şunlardır
• Daha kaliteli ses ve görüntü getirmiştir.
• Uydu üzerinden ve kabloda yapılan yayınların taşıdığı kanal kapasitesini artırmıştır. Uydu aktarıcısından (transponder), sadece 1 analog TV yayını yapılırken, dijital teknoloji aynı aktarıcıdan daha kaliteli olarak, 4 ayrı TV kanalı yayını yapılmasını sağlamış ve bu da 4 kat daha fazla izleyici ve 4 kat daha düşük maliyet getirmiştir.
• Analog yayında atmosferik şartlardan (belirli zamandaki güneş patlamaları, şimşek vb…) ve iletim ağı hatlarından dolayı oluşan parazitlerin, gürültülerin giderilmesi mümkün olmamasına karşın, dijital yayın teknolojisinde her türlü parazit ve gürültü giderilerek çok daha temiz ve hatasız iletişimi sağlamak mümkündür.
• Dijital yayıncılık teknolojisi, yapısı gereği etkileşimi (interactivity) ve karşılıklı veri iletimini getirmektedir.
• Dijital yayıncılıkta kullanıcılara, izleyiciye yönelik (izleyicinin tercihine bağlı olarak) trafik, hava durumu, borsa, spor bilgileri, teletext ya da altyazı şeklinde gönderilirken, istenilirse birden fazla altyazılı olarak da bir film izlettirilebilmektedir.
• Farklı programlar farklı kullanıcılara, izleyicinin kendi isteği doğrultusunda verilebilmektedir. Böylece izleyiciler belli bir ücret karşılığında belli bir programı satın alabilmektedir.
• İzleyici herhangi bir futbol karşılaşmasını, saha içindeki herhangi bir kameradan isteği doğrultusunda izleyebilmektedir. Bir filmi başka planlardan izleyebilmesi de mümkündür. Bu şekilde izleyiciye farklı açılardan da ortam gösterilebilmektedir.


Soru: Sensörün üzerindeki küçük hazneler anlamına gelen ve İngilizcedeki “picture element” kelimelerinin kısaltması olan, dijital olarak oluşturulan bir görüntüyü meydana getiren noktacıkların her birine verilen isim nedir?

Cevap: İngilizcedeki “picture element” kelimelerinin kısaltması olan piksel (ya da pixel), dijital olarak oluşturulan bir görüntüyü meydana getiren noktacıkların her birine verilen isimdir. Pikseller, sensörün üzerindeki küçük haznelerdir.


Soru: Ticari bir kullanıma sahip olan ilk mekanik dokuma tezgâhı İngiliz mucit Edmund Cartwright tarafından 1784 yılında gerçekleştirildi. Bu tarih aynı zamanda hangi Devrimin başlangıcı olarak da kabul edilir?

Cevap: Ticari bir kullanıma sahip olan ilk mekanik dokuma tezgâhı İngiliz mucit Edmund Cartwright tarafından 1784 yılında gerçekleştirildi. Bu tarih aynı zamanda Birinci Endüstri Devrimi’nin başlangıcı olarak da kabul edilir.


Soru: Piyasaya tümüyle hakim olmak ve onu kontrolü altında tutmak isteyen iktisadi üretim tarzı nedir?

Cevap: Kapitalizm, piyasaya tümüyle hakim olmak ve onu kontrolü altında tutmak isteyen iktisadi üretim tarzıdır.


Soru: Türkçeye “örneksel” olarak çevrilebilen ama “benzeşme” daha iyi bir çeviri olarak da kabul edildiği söz , Bir gitarın sesini plağa kaydettiğinizde yaptığınız şey gitardan çıkan hava titreşimlerini plağın üzerine kazıyarak taklit etme yöntemi nasıl adlandırılır?

Cevap: Analog, Türkçeye “örneksel” olarak çevrilebilir ama “benzeşme” daha iyi bir çeviridir çünkü “analog kayıt dediğimizde söz ettiğimiz şey kaydedilenle gerçeğin birbirlerine benzemesidir. Bir gitarın sesini plağa kaydettiğinizde yaptığınız şey gitardan çıkan hava titreşimlerini plağın üzerine kazıyarak taklit etmektir


Soru: Aşadaki tanım hangi tip görüntüleme teknolojilerini tanımlar
“Konsept olarak basit ama uygulama olarak karmaşık olan dijital süreçte görüntüler de dahil her türlü veri “1”ler ve “0”lardan oluşan dizinlere indirgenir.

Cevap: Dijital, modern bilgisayarların bilgiyi işleme yöntemidir. Konsept olarak basit ama uygulama olarak karmaşık olan dijital süreçte görüntüler de dahil her türlü veri “1”ler ve “0”lardan oluşan dizinlere indirgenir (McKernan, 2005: 16). Dijital görüntü, görüntülerin dijital teknolojiler kullanılarak elde edilmesini ve gösterilmesini ifade eder. Dijital fotoğrafçılıkta ve videoda, görüntüler kimyasal bir sürece gerek kalmadan dijital teknolojiler aracılığı ile oluşturulur, kaydedilir ve yeniden görüntülenebilir.


Soru: İlk taşınabilir dijital fotoğraf kamerası 1975 yılında Kim ve hangi firma tarafından bulunmuştur?

Cevap: İlk taşınabilir dijital fotoğraf kamerası 1975 yılında Eastman Kodak firmasından Steven Sasson tarafından geliştirildi. Sasson bu kamerada, 1973 yılında Fairchild Semiconductor tarafından geliştirilen CCD görüntü sensörü çiplerini kullandı. Bu kamera yaklaşık olarak üç buçuk kilo ağırlığındaydı ve 0,01 megapiksel çözünürlükte olan ilk fotoğrafını 23 saniyede çekebildi.


Soru: 2010 yılından itibaren dijital bas-çek ve DSLR formatları, aynasız dijital kamera formatıyla rekabet etmekte zorlanmaya başladı. Aynasız kameraların avantajları nedir?

Cevap: 2010 yılından itibaren dijital bas-çek ve DSLR formatları, aynasız dijital kamera formatıyla rekabet etmekte zorlanmaya başladı. Çünkü aynasız kameralar diğerlerine kıyasla hem daha iyi bir görüntü kalitesine sahip hem de daha küçük ve hafiftir.


Soru: Tarihsel süreçte durağan görüntülerle hareket yanılsaması yaratan birçok mekanik aygıt geliştirilmiştir. Lumiere Kardeşler’in Cinematographe’ı (sinematograf/sinema makinesini) geliştirmelerine kadar geçen zaman zarfında görüntülere hareket kazandırmak amacıyla kullanılan bazı aygıtlar nelerdir?

Cevap: Tarihsel süreçte durağan görüntülerle hareket yanılsaması yaratan birçok mekanik aygıt geliştirilmiştir. Lumiere Kardeşler’in Cinematographe’ı (sinematograf/sinema makinesini) geliştirmelerine kadar geçen zaman zarfında görüntülere hareket kazandırmak amacıyla kullanılan bazı aygıtlar şunlardır: Fantoscope, stroboscope, phenakistoscope, thaumatrope, zoepraksinoskop ve kinetoscope.


Soru: Video ifadesi, Latincedeki “görüyorum” anlamına gelen hangi kelimeden türetilmiştir?

Cevap: Fotoğrafların art arda gelişiyle hareketli görüntülerin oluşumu, film kameralarının icadını doğururken, yakalanan bu görüntüleri iletme ihtiyacı ise insanlık tarihinde “video” teknolojisinin geliştirilmesiyle sonuçlanmıştır. Video ifadesi, Latincedeki “videre” kelimesinden türetilmiştir ve “görüyorum” anlamına gelmektedir.


Soru: Apple tarafından geliştirilmiş daha yüksek çözünürlüğe sahip bir ekran türünün adı nedir?

Cevap: Retina ekran, Apple tarafından geliştirilmiş daha yüksek çözünürlüğe sahip bir ekran türüdür.


Ünite 2

Soru: 21. yüzyıl, gelişen teknolojiler nedeniyle görüntü ve hareketli görüntü alanında önemli değişimlerin yaşandığı içinde bulunduğumuz çağ nasıl adlandırılır?

Cevap: 21. yüzyıl, gelişen teknolojiler nedeniyle görüntü ve hareketli görüntü alanında önemli değişimlerin yaşandığı bir siber çağdır.


Soru: “…… fotoğraf makinelerinin kullanılması analog (filimli dönemler) makinelere göre çok daha basit olduğu söylenebilir. Tamamen bir elektronik beyin yani bilgisayar gibi yazılımlar ile çalışırlar.”
Yukarıdaki metin ne tip bir fotoğraf makinesini tanımlamaktadır?

Cevap: Sayısal fotoğraf makinelerinin kullanılması analog (filimli dönemler) makinelere göre çok daha basit olduğu söylenebilir. Tamamen bir elektronik beyin yani bilgisayar gibi yazılımlar ile çalışırlar. Yeni nesil sayısal fotoğraf makineleri, filmsiz/kimyasal banyosuz fotoğraflarla kullanıcıyla buluşmuş, adına sayısal fotoğrafçılık diyeceğiniz heyecanlı bir devrin açılmasına neden olmuştur.


Soru: Analog dönemdeki filmlerin yerini günümüzde sayısal negatifler almıştır. Sayısal fotoğrafla birlikte yerleşen bu kavram “Sayısal Negatif ”dir. Görüntüyü ham olarak çekmek sonradan istenen farklı değişiklikleri bilgisayar yardımıyla yapmaya olanak verir. Bu formatın adı nedir?

Cevap: Analog dönemdeki filmlerin yerini günümüzde sayısal negatifler almıştır. Sayısal fotoğrafla birlikte yerleşen bu kavram “Sayısal Negatif ”dir. Görüntüyü ham olarak yani “RAW” çekerek üzerinde istenilen değişiklikler bilgisayar ve yazılım desteğiyle yapılabilir. Bu geniş müdahale seçeneğinin olduğu format yani RAW’lar, negatif filme çok benzediği için bu isimle adlandırılır


Soru: Basit kompakt fotoğraf makineleri bugünkü anlamda, cep telefonu üzerine entegre edilmiş fotoğraf makineleridir. Akıllı telefon kameraları aynı zamanda nasıl adlandırılır?

Cevap: Basit kompakt fotoğraf makineleri bugünkü anlamda, cep telefonu üzerine entegre edilmiş fotoğraf makineleridir. Akıllı telefon kameraları (smart phone kamera), cep telefonu kamerası (cell phone camera) veya mobil cihaz fotoğraf makinesi olarak da adlandırılırlar. Benzer bir yapı tabletler üzerinde de denenmiştir.


Soru: Mobil telefonların hızlı gelişim süreci ile aynı zamanda internet hızlarına bakmak önem arz etmektedir. Bu yenilikçi iletişim teknolojileriyle birlikte ışık, telefon içerisinde yer alan sensörle sayısal veriye dönüştürülerek anında paylaşılabilmektedir. Hangi yeni teknolojiler ile veri aktarımı hızlandırıp, maliyeti de düşmektedir?

Cevap: Mobil telefonların hızlı gelişim süreci ile aynı zamanda internet hızlarına bakmak önem arz etmektedir. GPRS, Wi/Fi, 3G, 4,5G gibi teknolojiler ile veri aktarımı hızlanıyor ve maliyetide düşmektedir. Bu yenilikçi iletişim teknolojileriyle birlikte ışık, telefon içerisinde yer alan sensörle sayısal veriye dönüştürülerek anında paylaşılabilmektedir


Soru: Sayısal kompakt fotoğraf makinelerinin hayatımızdaki hareketli görüntüleri kaydedebilme özelliği nasıl adlandırılır?

Cevap: Video Çekim; Bu kameraların önemli bir özelliği de video formatlarına uygun çekimler yapabilmesidir. Yine yazılım destekleriyle videolar editlenerek filmler, kısa filmler ve anı videoları oluşturulabilir. Bu kameralar Android ve İOS yazılımları üzerinden birçok video formatlarını da desteklemektedir


Soru: Kompakt Fotoğraf Makinesi Kullanmanın Avantajları nelerdir?

Cevap: Kompakt fotoğraf makinelerinin en güzel yanı pratikliği ve menü kullanım rahatlığıdır.
• Hafifliği ve hacmi nedeniyle bir ceket cebine koyup onu her yere götürmek mümkündür.
• Günümüz kompaktlarının popüler olmasının nedenleri görüntü kalitesinin iyileştirilmiş olmasıdır.
• Küçük boyutlarının yanı sıra bu kameraların en çekici özelliği, kullanıcıya basitliklik sunmasıdır.
• Keskin, iyi pozlanmış bir fotoğrafeldeetmek mümkündür. İyi ışık koşullarında, makinenin titremediği ve netliğin iyi ayarlandığında mükemmel sonuçlar kaçınılmazdır.
• Fotoğrafçılık çekim teknikleri hakkında hiçbir şey bilmemiz gerekmeden en üstün sonuçları alabildiğimiz kameralardır.
• Kompakt kameralar artık daha geniş optik zoom aralıkları ve geniş bir pozlama modu seçeneği sunmaktadır.
• Kablosuz bağlantıyla fotoğraflarınızı bilgisayarlarınıza indirme özelliği mevcuttur. • Birçoğunda belirli derinlik sınırlarında su altında bile çekim yapılabilir.
• Meraklılar için yakın çekim fotoğraflar çekmeyi kolaylaştıran mükemmel makro özelliği de mevcuttur.


Soru: Kompakt fotoğraf makinesi kullanmanın dezavantajları nelerdir?

Cevap: • Pozlama seçenekleri az olmakla birlikte; flaş mesafeleri sınırlıdır ve güçleri yetersizdir. • Çok tartışılan bir özelliğide küçük sensörleri nedeniyle görüntü kalitesi kusurları, yüksek gürültü, kumlama (noise) gibi dezavantajları da mevcuttur


Soru: Kompakt Fotoğraf Makinesi Kullanıcı Menü ve Araçları kullanıcıya nasıl avantajlar sağlar?.

Cevap: Kompakt Fotoğraf Makinesi Kullanıcı Menü ve Araçları Kompakt fotoğraf makineleri geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Ancak bu yelpazeye rağmen makine üzerindeki anatomik özellikler aşağı yukarı aynıdır. Bu basit kullanıcı menüleri ve araçları öğrenmek oldukça kolaydır. Unutulmamalıdır ki kompakt makinelerin tercih edilme nedenleri kullanıcılara çok kolay bir kullanım sağlamasıdır.


Soru: “Birçok özelliğe sahip bu kameralar manuel controller, RAW veya JPEG formatında çekim seçeneği sunarak meraklılarını tatmin edici sonuçlar sağlayabilirler. Kullanımları oldukça kolaydır. Bazı modelleri normalden daha geniş yakınlaştırma özelliği sunarken (örneğin, 24 mm), bazıları da hızlı netleme şansı sunar. Maksimum diyafram açıklığı f / 2 veya daha iyi seçenekleriyle zor ışık koşullarında iyi sonuçlar ortaya koyabilirler. Maliyetleri DSLR ve aynasız fotoğraf makinelerine oranla çok daha düşüktür. Kaliteli video seçenekleriyle de kullanıcılarına modern sonuçlar sağlarlar. Zoom özellikleri de oldukça gelişmiştir.”
Yukarıda ne tip bir kompakt makineden bahsedilmektedir?

Cevap: Gelişmiş kompaktlar meraklısı için çok özel seçimler sunabilir. Birçok özelliğe sahip bu kameralar manuel controller, RAW veya JPEG formatında çekim seçeneği sunarak meraklılarını tatmin edici sonuçlar sağlayabilirler. Kullanımları oldukça kolaydır. Bazı modelleri normalden daha geniş yakınlaştırma özelliği sunarken (örneğin, 24 mm), bazıları da hızlı netleme şansı sunar. Maksimum diyafram açıklığı f / 2 veya daha iyi seçenekleriyle zor ışık koşullarında iyi sonuçlar ortaya koyabilirler. Maliyetleri DSLR ve aynasız fotoğraf makinelerine oranla çok daha düşüktür. Kaliteli video seçenekleriyle de kullanıcılarına modern sonuçlar sağlarlar. Zoom özellikleri de oldukça gelişmiştir


Soru: Köprü (bridge) kameralar neden tercih edilir?

Cevap: DSLR fotoğraf makinelerinin sahip olduğu zengin kullanıcı seçenekleriyle; kompakt fotoğraf makinelerinin hafifliğini tek bir cihazda bir araya getiren köprü kameralar, teknik fotoğrafçılar tarafından tercih ediliyorlar. Bu fotoğraf makinelerinde çok güçlü lensler kullanılır. Böylece hafif bir fotoğraf makinesinde hem geniş açılı bir lens hem de telelens kullanabilme sporluğu bu makineleri oldukça çekici kılmaktadır.


Soru: “İlk örnekleri 1990’ların sonunda tanıtıldı ve prototipi daha önceki filmli fotoğraf makinelerine dayanıyordu. SLR makinelerden farkı filmin yerini sensörün almasıdır. Bu tip makineler “Digital Single Lens Reflex” kelimelerinin kısaltılmış hâlidir ve en yaygın olarak bu hâliyle kullanılır. Profesyonel amaçlı üretilen bu makinelerde güncel bütün çekim modları mevcuttur. “
Yukarıda hangi tip digital makinelerden bahsedilmektedir?

Cevap: İlk dijital SLR’ler 1990’ların sonunda tanıtıldı ve prototipi daha önceki filmli fotoğraf makinelerine dayanıyordu. SLR makinelerden farkı filmin yerini sensörün almasıdır. DSLR “Digital Single Lens Reflex” kelimelerinin kısaltılmış hâlidir ve en yaygın olarak bu hâliyle kullanılır. Profesyonel amaçlı üretilen bu makinelerde güncel bütün çekim modları mevcuttur.


Soru: Bazı istisnalar dışında, DSLR sensörleri fiziksel olarak büyüktür. Bu boyut onlara daha geniş bir alanda ışığı yakalayabilme olanağı sağlar. Daha düşük ışık şartlarında hassasiyet gösterir ve büyük baskılar yapma veya kroplama becerisi yüksektir.
Bu kameralar hakkında başka nasıl özelliklerden bahsedebiliriz?

Cevap: • Loş ışıkta rahatlıkla fotoğraf çekebilir,
• Daha kısa pozlama süreleri kullanarak anı dondurabilir,
• Otomatik odaklama sistemleri daha gelişmiştir,
• Konunun kalitesini artırmak için daha küçük lens açıklıkları kullanılarak net bir odak noktası sağlayabilir


Soru: DSLR fotoğraf makineleri avantajları nelerdir?

Cevap: • DSLR fotoğraf makineleri, body olarak adlandırılan ve makineyi tartmamıza yarayan bir gövdeden ve tak-çıkar bir lensten oluşur. DSLR’de lenslerin değiştirme özelliği geniş bir yelpaze sağlar.
• DSLR fotoğraf makineleri, görüntüyü çerçeve olarak kameranın kaydedeceği biçimde görmenizi sağlamak için tasarlanmıştır.
• Fotoğraflar yüksek kalitededir ve büyük boyutlara baskı alındığında sorun yaşamazsınız.
• DSLR fotoğraf makineleri çok büyük hassasiyetle tasarlanmışlardır çekimle görüntünün kaydı arasında herhangi bir gecikme yoktur, böylece anı en iyi şekilde değerlendirebilirsiniz.
• DSLR fotoğraf makinelerinin üzerine yerleştireceğiniz lens seçenekleriyle yaratıcı çekim tekniklerinde sınır tanımazlar.
• DSLR fotoğraf makinelerinde tüm control ve makine hakimiyeti fotoğrafçıya aittir. Bunun yanısıra otomatik veya yarı otomatik modlar destek olarak kullanıcıya sunulur.
• Geniş yelpazeli DSLR modellerinde, yüksek çözünürlüklü filmler çekebileceğiniz video özelliği mevcuttur. Tek tuşla video özelliğini kullanabilirsiniz.
• Ağır oldukları için el çekimlerinde el titremesinin daha az olmasını sağlarlar.


Soru: DSLR fotoğraf makineleri eksileri nelerdir?

Cevap: • Tüm dijital fotoğraf makineleri arasında DSLR’ler en büyüğü ve en ağırıdır. • Özellikle lenslerde eklendiğinde yurt dışı ve arazi gezilerinizde ekstra bir çanta daha taşımanızı gerektirebilir.
• Kadın kullanıcılar için hantal ve hacimli olduklarından, mutlaka deneyerek alınması önerilmektedir.
• Giriş seviyesi DSLR’ler genellikle üzerinde “kit” olarak adlandırılan spor bir lensle birlikte satılır ve maliyeti kompaktlara nazaran birkaç kat daha yüksektir.
• Krop ve Full Frame (tam çerçeve) seçenekleri arasındaki yüksek maliyet farkı kullanıcıyı ikilemde bırakmaktadır.


Soru: Aynasız “MIRROR-LESS (MILC)” Fotoğraf makinelerinin özellikleri nelerdir?

Cevap: DSLR fotoğraf makineleri, 2000’li yıllarda MILC (mirrorless interchangeable-lens camera) olarak adlandırılan yeni bir fotoğraf makinesi türünün öncülü oldular. 2010’larda tam olarak piyasaya sürülen aynasız fotoğraf makinesi olarak adlandırılan bu yeni tür, beraberinde birçok soruyuda kullanıcıların kafasında oluşturmuştur. SLR’lerin amatör ve profesyonel kullanıcıya getirmiş olduğu ayna sisteminin fotoğraf makinesinden kaldırılması, vizörsüz, pentaprizmasız ve kompakt görünümlü olan bu yeni türün beklentileri karşılayıp karşılamayacağı ve sektörde ne derece etken olacağı bilinmiyordu. Kısacası makine boyutu küçülmüş, hafiflemiş ve neredeyse kompaktlar kadar bir boyuta ulaşmıştır. İlk başlarda kompaktlara yeni bir rakip geldiği düşünülürken; kullanıcılar bu yeni teknolojinin dijital fotoğraf tarihinde önemli bir dönüm noktası olacağı gerçeğiyle yüzyüze kaldılar. SLR kameralar tarafından kullanılan aynanın gövdeden atılması bu yeni tasarım için daha ince, zarif ve daha kompakt bir görünüm sağlamıştır. Bu sayede optik vizör makineden çıkarılmış ve LCD üzerinden görüntü çerçeveleme yöntemi kullanılmıştır. Zamanla ihtiyaç görülmesi nedeniyle gövde üzerine harici (tak/çıkar) veya sabit bir elektronik bakaç entegre edilmiştir. Her büyüklükteki sensöre uygun, ve ona çok yakın olan lens yuvası sayesinde ışık daha bir az yolculukda bulunmaktadır. Sektörde ve sanatsal üretimlerde aynasız fotoğraf makineleri (MILC) hızla kullanıcılar tarafından kabul gördüler. Aynasız kameralar bir dizi sensörden yararlanır. Bu sensörler krop(çarpanlı) sensörler olabileceği gibi tam çerçeve (full frame) sensörler de olabilir (Ang, 2018). Hızla bu sayısal çağ dönümünde birçok marka aynasız makine üretimine hız vermişlerdir.


Soru: Aynasız “MIRROR-LESS (MILC)” Fotoğraf makinelerinin öncüleri hangi markalardır?

Cevap: Aynasız fotoğraf makinelerinin ilk öncülleri ise, Epson, Leica, Panasonic ve Olympus gibi markalar oldular. Daha sonraları ise diğer markalar yaptıkları büyük argelerle bu markaların peşine sıralandılar.


Soru: Fotoğrafçılık dünyasında fotoğraf makineleri sınıflandırılırken “Orta Format-Medium Format” kavramı genellikle hangi kullanımları ifade eder?

Cevap: Fotoğrafçılık dünyasında fotoğraf makineleri sınıflandırılırken “Orta Format-Medium Format” kavramı genellikle profesyonel ve sektörel kullanımlarını ifade eder. Kısacası ticari kullanımı tanımlar. Reklam sektörüne yönelik ticari çekimlerde moda çekimleri, özel stüdyo çekimleri, mimari (otel, iş merkezleri, avm vs.) çekimler, özel gün çekimleri, otomotiv çekimleri gibi daha birçok alanda profesyonel fotoğrafçılar kullanılır. Kısacası makine için ödenen büyük maliyetler karşılığı olan bir işlev için kullanılır.


Soru: Renk derinliği nedir, bu kavram hakkında neler söyleyebiliriz?

Cevap: Dijital olarak ifade edilen görüntüdeki nokta sayısı ne kadar fazla olursa o kadar gerçeğe yakın netlikte bir görüntü oluşmaktadır. Ayrıca her bir noktanın ifade edeceği renk de ne kadar gerçeğe yakın olursa o kadar gerçeğe yakın netlikte bir görüntü elde edilmiş olur. Görüntüyü oluşturan her bir noktacığın (piksel) alabileceği renk aralığı ne kadar fazla ise o noktacık da renk havuzunda gerçeğe daha yakın bir renk alacaktır. Buna renk derinliği denir. Genelde “ bit ” olarak ifade edilir.


Soru: Orta Format Fotoğraf Makinelerini Niçin Tercih Etmeliyiz?

Cevap: 1.Görüntü sensörü büyüklüğü nedeniyle tercih edilirler: Orta format fotoğraf makinelerindeki büyük görüntü sensörleri, yüksek kaliteli DSLR ve aynasız fotoğraf makinelerinde bulunan 35 mm full frame sensörden çok daha büyüktür. Dijital kameralarda, orta format sensör boyutları tipik olarak yaklaşık 43,8 × 32,9 mm ile 53,7 × 40,2 mm arasında değişir.
2. Büyük ve ağır bir gövdeye(body) sahiptir: Orta format kameralar, büyük sensörleri nedeniyle çoğu kameradan daha büyük bir hacme ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle daha ağırlardır. Görsel 2.22 Hasselblad X1DII Orta Format Bir Fotoğraf Makinesi Ölçeğini Elde Görülebilir. Kaynak: https://camerajabber.com/hasselblad-x1d-ii-50c-review/
3. İhtiyacınız ve amacınız ölçüsünde geniş bir yelpaze sunar: Bulunduğunuz sektöre, alana ve boyutlandırma pratiklerinize göre orta format makineler içerisinden sensör büyüklüğüne göre seçim yapabilirsiniz.
4. Geleneksel modellerde modüler ve değiştirilebilir arkalıklar: Geleneksel dönemlerde orta format film kullanan fotoğraf makinelerinde modüler parçalar bulunmaktadır. Bu sayede makine üzerindeki vizör, film arkalığı, dijital arkalık, odak sistemi vs. parçaları rahatlıkla değiştirmenize olanak sağlar. Bu özellik geçmişte orta format makinelere büyük yatırım yapanlara günümüz teknolojisini de kullanma şansı vermiştir.
5. Yüksek çözünürlüklü renk derinliği olan görüntüler: Orta format fotoğraf makineleri DSLR’lere göre büyük sensörler kullanmasından ötürü büyük megapikselli görüntüler sunar. Bu görüntülerdeki renk derinliği ise etkileyicidir. Orta format fotoğraf makineleri daha geniş görüntü alanı seçimi sayesinde, “tam çerçeve” makinelerden %70 daha büyük ve daha yüksek kaliteli fotoğraflar üretebilir.
6. Sığ alan derinliği kalitesi: Orta format fotoğraf makineleri elde edilecek sığ alan derinliği uygulamalarında çok daha iyi bir derinlik espası (tasarlanmış derinlik boşluğu) sunarlar. Bu nedenle geleneksel ve dijital dönemlerde portre fotoğrafçılığının değişmezi hâline gelmişlerdir. Özellikle açık alan ve stüdyo düğün fotoğrafçılığında çokça kullanılırlar. Orta format fotoğraf makinelerinde geniş açılı bir lens ve telefoto bir lensin özelliklerini bir araya getirme konusunda benzersiz bir özelliğe sahiptir. Daha geniş bir görüş alanı elde etmenize izin verirken, aynı zamanda telefoto bir mercekle elde edeceğiniz arka plan yığılmasını ve sığ alan derinliğini de kontrol etmenize olanak tanır. 7. Farklı görünüm ve his: Sektörde büyüklükleri sayesinde göz doldurucu bir görünüme sahiptir. İş aldığınız firma yetkililerini ve reklam sorumlularını nicel de olsa etkilemek için birebirdir. Büyüklüğü ve eldeki kullanımı güven verici bir hisle el terazisi sağlar. Şaşırtıcı renkleri, sığ alan derinlikleri ve genellikle alt formatlardaki makine serilerinde gördüğümüz algı bozulmasının olmaması nedeniyle; naturel ve doğadaki gerçeğine çok yakın görüntü sunar (adorama. com, 2020).


Ünite 3

Soru: İnsanın fiziksel dünyadan edildiği bilgiler insan tarafından hangi formatta algılanır?

Cevap: Temel bir bilgi olarak insan için fiziksel dünyadan gelen tüm bilgiler analogdur. Diğer bir ifade ile insan algısı dijital teknolojiler gibi çalışmamaktadır. Fiziki dünyada karşılaştığımız sıradan nesneler de dijital olarak üretilen ve karşımıza ekranlarla çıkarılan görüntüler de insan tarafından duyumsandığında analoğa dönüşür.


Soru: Tüketim kültürü açısından dijital kameralar nasıl değerlendirilebilir?

Cevap: Günümüz tüketim kültüründe kameraların bu gelişimi hem görüntü üreticilerini hem de görüntü tüketicisi olarak tanımlayacağımız sıradan insanları büyük ölçüde etkilemiştir. Dijital kameralar artık herkesin yayıncı olabileceği bir sosyal medya çağında özel tüketim unsuru olmaktan da çıkmıştır. Diğer taraftan bu kameraların yakaladıkları yüksek çözünürlüklü görseller ise bir arzu nesnesine dönüşerek herkes tarafından tüketilmeye başlanmıştır.


Soru: Video kameralardaki dijital dönüşüm ile ilgili olarak ne söylenebilir?

Cevap: Genel anlamda video ve fotoğraf makineleri arasındaki büyük benzerliklere rağmen farklı amaçlar için kullanılan bu iki tür görüntüleme üretim aracının tarihsel süreçte birbirlerinden bazı farklı teknolojileri kullandığı ve çalışma prensiplerinde de bazı farklılıklar olduğu bilinmektedir. Elbette bu süreç analogdan dijitale geçişle birlikte gelişir. Video kameralardaki gelişme ise mutlak suretle televizyon, monitör ve diğer görüntü aktarıcılarındaki gelişimi de paralelinde getirmiştir.


Soru: Piksel bazında düşünüldüğünde dijital görüntüleme sistemlerinin çözünürlük karşılıkları nasıl listelenebilir?

Cevap: • VGA 640 x 480 (4:3)
• SVGA 800 x 600 (4:3)
• XGA 1024 x 768 (4:3)
• SXGA 1280 x 1024 (5:4)
• UXGA 1600 x 1200 (4:3)
• HDTV 1920 x 1080 (16:9)
• QXGA 2048 x 1536 (4:3)
• UHDTV 3840×2160 (16:9)
• UHDTV2 7680 × 4320 (16:9)


Soru: Dijital kameraların yayıncılığa etkisi nasıl olmuştur?

Cevap: Kamera teknolojilerinde dijitalleşme süreci yayıncılık kavramını da farklı boyutlara taşımıştır. Video üretim ihtiyacı analog dönemde daha çok profesyonel bir meslek grubu ve az sayıda amatör video üreticisiyle ilgiliyken dijitalleşmenin dünya genelinde yarattığı dalga profesyonellik tanımının genişlemesine ve yayıncılığın da dönüşümüne sebep olur


Soru: Dijital veya analog fark etmeksizin bütün dijital kameraların temel çalışma ilkesi nasıldır?

Cevap: Bütün görüntü kayıt cihazları merceğin gördüğü optik görüntüyü bir video resmine dönüştürürler. Daha spesifik olarak, kamera, bir optik görüntüyü, ekran görüntüleri şeklinde sunulan elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu işlevi yerine getirmek için her video kameranın; lens, görüntüleme cihazı ve vizör ismi verilen üç temel ögeye ihtiyacı vardır.


Soru: Dijital video kameraların elde ettiği görüntü kalitesini belirleyen en temel unsur nedir?

Cevap: Dijital video kameralarda, ışık lense girer, odaklanır ve kamera sensöründe bir görüntü oluşturmak için onun tarafından şekillendirilir. Sensörün o görüntü hakkındaki ışık ve renk bilgilerini verilere nasıl dönüştürdüğü, dijital kameraların ne derece kaliteli görüntü üreteceğinin temelidir.


Soru: Dijital video kayıt cihazları için kullanılan FPS ifadesi nedir?

Cevap: FPS, ‘Frame Per Second’ video kameraların görüntülediği ve kayıt altına aldığı saniyedeki kare sayısını tanımlamaktadır.


Soru: Dijital görüntülerin oluşturulması için en önemli öğelerden biri olan sensörler nasıl çalışırlar?

Cevap: Video görüntüsü, merceğin sahneden ışığı toplaması ve bunu kameranın video sensörünün görüntü düzlemine, yani bir CMOS veya CCD sensörünün yüzeyine odaklamasıyla başlar. Video görüntüleyiciler, dar sıralar hâlinde hizalanmış, piksel adı verilen ışığa duyarlı ışık hücrelerinden oluşan katı hâl sensörlerdir. Aslında küçük kapasitörler olan bu piksellere gelen ışık çarptığında, o noktaya çarpan ışık yoğunluğuna karşılık gelen bir elektronik yük oluştururlar.


Soru: Dijital kameralarda progressive tarama nasıl çalışır?

Cevap: Tarama yükü (elektron ışını) ekranın sol üst köşesinden başlar ve ilk satırı tarar, sonra tekrar sola atlar ve ikinci satırı, ardından üçüncü ve diğerlerini tarar. Son çizgi tarandıktan sonra, ışın sol üstteki başlangıç noktasına geri döner ve süreci yeniden başlatır. Çizgiler gerçekten düzenli bir şekilde taranır. Bu tarama döngüsü, çerçeve adı verilen tek bir tam resim üretir.


Soru: Dijital kameralarda kullanılan interlaced tarama sistemi nasıl çalışır?

Cevap: Interlaced taramada elektron ışını bir sayfanın üstünden altına sırayla tüm satırları taramaz ve yalnızca tek sayılı satırları okuyarak yarım çerçeve oluşturur. Sonraki tarama, ikinci alanı üreterek tüm çift sayılı satırları okur. İki alan bir çerçeve veya tam bir resim oluşturur.


Soru: Dijital video formatlama algoritmalarının temel amacı nedir?

Cevap: Tüm video formatlarının en kritik amacı mümkün olduğunca kaliteyi korurken görsel verilerin boyutunun nasıl azaltılacağı ile ilgilidir. Aslında kameraların gerçekleştirdiği sıkıştırma işlemi insan gözü tarafından gereksiz veya algılanamayan görsel ayrıntıları atarak veri miktarını azaltma yöntemidir.


Soru: Dijitalleşme öncesinde kullanılan video kasetlerin kayıt yapısı nasıldır?

Cevap: Televizyonun ortaya çıktığı ilk zamanlarda görüntüler o zamanın teknolojisi ile analog olarak yakalanmış, kaydedilmiş ve analog sinyal olarak yeniden üretilmiştir. O zamanlarda görüntüyü depolamak için birincil ortam, manyetik bir depolama unsuru olan video kasetlerdi. Mekanik konseptlere dayalı olarak geliştirilen video kasetler doğrusal bir ortamdır. Bu, bilginin yalnızca oluşturulduğu sırayla kaydedilebileceği veya çoğaltılabileceği anlamına gelmektedir.


Soru: Omuz kameralarının diğer kamera türlerine göre ne gibi özellikleri vardır?

Cevap: Büyük dijital kameralar, ebat olarak daha küçük kameralara kıyasla daha kaliteli video üretme özelliğine sahiptir. Başlıca avantajları, omuza monte edilmeleri ve böylece özellikle aktüel çekimlerde en sağlam görüntüyü üretebilmeleridir. Omuza monte kameralara alışkın profesyonel kameramanlar bu modellerden biriyle daha rahat edeceklerdir.


Soru: El kameralarının başlıca dezavantajları nelerdir?

Cevap: Bu türdeki dijital kameraların en önemli dezavantajları manuel kontrollerin sınırlı olmasıdır. Ayrıca elde çekim pek çok kameraman tarafından desteklenmeyen bir çekim türüdür. Bunun nedeni omuz desteği ile daha rahat ve uzun süreli çekimlerin yapılabileceği düşüncesidir.


Soru: DSLR kameraların video kaydı yapma anlamındaki dezavantajları nelerdir?

Cevap: DSLR fotoğraf makineleri, her şeyden önce video değil fotoğraf çekimi düşünülerek tasarlanmıştır. Bu tip kameraların video çekimleri için birtakım avantaj ve dezavantajları söz konusudur. DSLR’lerin video çekimlerindeki en büyük sorunlarından biri; ses girişlerinin hiç bulunmaması ya da tek ses girişinin sunulmasıdır. Bu kameraların küçük ebatlı oluşu elde veya omuzda video çekimi yapmayı zorlaştırır ve mutlak suretle video kayıt için üç ayak vb. araçlar kullanmak gerekmektedir. DSLR kameralar video çekimi için kullanıcıya 12 ila 30 dakika arasında bir süre tanımaktadır ve süre bitiminde video otomatik olarak durur bu da bazı çekimler için bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Diğer bir problem ise hareketli görüntü kayıtlarında hareketlerin çok yavaş yapılmasına olanak sağlayacak sensör yapılarının olmasıdır. Bu sebeple sabit görüntüler oldukça başarılı iken hareketli görüntülerde kullanıcılar sorun yaşayabilirler.


Soru: Dijital sinema kameralarının getirdiği yararlar nelerdir?

Cevap: Dijital kameralarla, filmi laboratuvardan geri almayı beklemeden çekimlerinizi anında izleyebilirsiniz. Dijital sinema kameraları bu açıdan iş akışını hızlandıran ve maliyetleri düşüren üst düzey görüntü üretimi olanağı tanımaktadır. Dijital sinema kameralarının belki de en büyük avantajı, dijital post-prodüksiyon ile ilgilidir. Kameranın çıkışı anında dijital düzenleme sistemine aktarılabilir. Renk derecelendirmeli seçimler hemen dijital görsel efektler bölümüne gönderilebilir.


Soru: 3D dijital kameralar, derinlik algısını nasıl oluştururlar?

Cevap: 3D görüntü projeksiyonunun temel prensibi, iki gözümüzün bir sahneyi biraz farklı açılardan görmesi gerçeğine dayanır. Beynimiz tarafından üst üste bindirildiğinde, iki ofset görüntü, görüntüye tek gözle baktığımızda bile elde ettiğimiz diğer tüm üç boyut ipuçlarını güçlendiren bir stereo görüntü ile sonuçlanır. 3D video üretmek için iki gözümüzün yerine iki kameraya ihtiyaç duyulmaktadır. 3D video kamerada her biri için CMOS sensörlü iki kamera bulunur. Hem kameralar hem de ikiz lensler tek bir muhafaza içine yerleştirilmiştir. Hem sol göz kamerası hem de sağ göz kamerası HDTV sinyallerini kendi yüksek kapasiteli dahili bellek cihazlarına veya ikiz SD kartlarına kaydeder.


Soru: Video ve sinema yapımları açısından sesin önemini yorumlayınız.

Cevap: Video ve sinema yapımları için ses en az görüntü kadar önemli bir materyaldir. Anlam üretimi açısından düşünüldüğünde özellikle bazı yapımlarda görüntünün bile önüne geçtiği görülmektedir.


Soru: Dijital ses kaydı için kullanılan mikrofonların çalışma prensibini açıklayınız.

Cevap: Nesnenin mercek görüntüsünün video sinyaline dönüştürüldüğü videodaki çeviri işlemi gibi, mikrofonun duyduğu sesler de kayıt cihazları tarafından elektrik enerjisine diğer ifadeyle ses sinyaline dönüştürülür. Temel ses alma aracı mikrofondur.


Ünite 4

Soru: Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araçlara ne ad verilir?

Cevap: Bilgisayar


Soru: Programlama yazılımı nedir? Açıklayınız. Programlama yazılımına iki örnek veriniz.

Cevap: İşletim sistemi yazılımları, cihazların çalışabilmesi için gerekli olan sistem yazılımlarıdır. İşletim sistemleri içerisinde çalışan ve çeşitli işlevleri olan yazılımlara ise uygulama yazılımları (program) denir. Tüm bu yazılımların hazırlandığı ve kullanılabilir hâle getirildiği yani programların oluşturulduğu yazılımlara da programlama yazılımları denir. C++, Pascal, Basic, bu tip yazılımlara örnek verilebilir.


Soru: 19 inç standart oranda LCD monitör boyutu için önerilen çözünürlük birimi nedir?

Cevap: 1280 piksel × 1024 piksel


Soru: Eğer oyun oynamak için bir monitör tercih edilecekse dikkat edilmesi gereken en önemli faktörler nelerdir? Nasıl olmalıdır?

Cevap: Eğer oyun oynamak için bir monitör tercih edilecekse monitörün tepki süresi ve yenileme hızı en önemli iki faktör olacaktır. Oyunlarda görüntüler çok hızlı aktığı için, daha akışkan ve gerçekçi bir deneyim sağlamak adına tepki süresi düşük, ekran yenileme hızı yüksek olmalıdır. Bu yüzden TN panele sahip bir monitör tercih edilebilir.


Soru: Tarayıcılar bilgisayar teknolojilerinin kullanımında ortaya çıkan hangi ihtiyaçla çok önemli hale gelmiştir?

Cevap: Bilgisayarda fotoğraf işleme sürecinin başlaması ile birlikte, negatif filmlerin ve basılı fotoğrafların bir şekilde dijital ortama aktarılması ve orada işlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu noktada da tarayıcılar çok önemli hâle gelmiştir


Soru: Mürekkep püskürtmeli yazıcıların çalışma sistemi nasıldır? Görüntüyü nasıl oluşturur?

Cevap: Mürekkep püskürtmeli yazıcılar, içleri sıvı boya dolu kartuşlar ile çalışırlar ve kartuşlardaki boyayı belli oranlarda kâğıt üzerine püskürtmek sureti ile görüntüyü oluştururlar. Evlerde kullanılan ve amatör kullanıcılara hitap eden yazıcılarda 2 adet kartuş bulunur. Bunlardan birinde sadece siyah (K), diğerinde ise Cyan (mavi) Magenta (kırmızı)ve yellow (sarı) renkleri bulunur. Daha gelişmiş ve profesyonel amaçla kullanılan modellerde ise her renk için ayrı kartuş bulunmaktadır.


Soru: Fotoğraf kağıdı nedir? Kaç gruba ayrılır?

Cevap: Yazıcıdan kaliteli fotoğraf baskıları almak için kullanılan kâğıtlar, fotoğraf kâğıdı olarak adlandırılır. Fotoğraf kâğıdı; parlak (glossy), mat (matte), yarı mat (semi-matte), yarı parlak (semi-gloss), saten (satin) veya ipek (silk) olarak gruplandırılır


Soru: 3D Baskı nedir? Baskıda hangi malzeme kullanılır?

Cevap: Bilgisayar programları ile hazırlanmış olan 3 boyutlu sanal bir nesnenin polimer, kompozit, reçine gibi malzemelerden ısıl veya kimyasal işlemden geçirilerek 3 boyutlu olarak üretilmesi işlemine 3 boyutlu baskı denir. Bu işlemi gerçekleştirmek için 3 boyutlu yazıcılar ve baskı yapmak için filament denen sert plastik malzeme kullanılır.


Soru: Histogram nedir? Ne için kullanılır?

Cevap: Bir görüntü üzerinde çalışırken, kullanılan tüm ekranlar rengi farklı göstereceği için, güvenilebilecek bir referansa ihtiyaç duyulmaktadır. Bu referans “histogram” olarak adlandırılır. Histogram, görüntüdeki renkler ve oranlarını gösteren bir grafiktir. Histogramın sol tarafı koyu kısımları, sağ tarafı ise açık kısımları temsil eder. İdeale yakın bir görüntü için histogramdaki görüntünün bir dağ gibi ortada toplanmış olması gerekir. Histogram görüntünün olması gerektiğinden ne kadar koyu ya da açık olduğunu açıklar, olması gereken ideal renk yönetimi hakkında bilgi verir.


Soru: Doygunluk nedir? Rengin tam tonunda görünmesi için doygunluk seviyesi ne olmalıdır?

Cevap: Doygunluk, bir renkteki Ton (hue) değerinin ne kadar fazla ya da az olduğunun göstergesidir. Renkteki doygunluk seviyesi %100 iken renk tam tonunda görünür. Doygunluk seviyesi azaldıkça, rengin ton (hue) değeri düşer ve renk grileşmeye başlar. Doygunluk seviyesi %0’a geldiğinde ise artık orada sadece gri görünür


Soru: Tasarım programlarında 2 farklı siyah renk bulunur. Bunlar nelerdir? Farkları nelerdir?

Cevap: Tasarım programlarında 2 farklı siyah bulunmaktadır. Bunlardan ilki, CMYK renk modelindeki 100K olarak adlandırılan siyahtır (K). Bu siyah tam koyu bir sonuç vermez. İkinci siyah ise zengin siyah diye adlandırılır ve CMYK renklerinin dördünün birden %100 oranında karıştırılması ile elde edilir ve baskıda tam siyah sonucunu almamızı sağlar. Tasarım yaparken, küçük puntolu uzun metinler yazılacaksa bu metinler 100K ile yazılmalıdır. Zengin siyahla yazıldığı takdirde, 4 renk karıştırılarak üst üste basılacağı için, yazılarda kusma, kayma gibi sorunlar ortaya çıkacaktır. Büyük siyah zeminlerin basılacağı durumlarda ise bu alanların tam siyah çıkması için zengin siyah tercih edilmelidir.


Soru: Video ve fotoğraf arasında ışık kullanımı açısından nasıl bir fark bulunur?

Cevap: Fotoğraf ve video arasındaki en büyük fark, birinin sabit diğerinin hareketli görüntülerden oluşmasıdır. Fotoğraf çekerken anlık görüntü yakalandığı için, aniden patlayıp yüksek ışık veren flaşlar kullanılırken videoda görüntü hareketli olduğu için, video çekerken sabit şiddette ışık veren sürekli ışıklar kullanmak gerekir.


Soru: CRI (renk geriverim endeksi) nedir? Ne amaçla kullanılır?

Cevap: CRI (renk geriverim endeksi) bir ışık kaynağının, doğal güneş ışığı ile karşılaştırıldığında, nesnenin tam ve doğal renklerini gösterebilme yeteneğini ölçen bir değerdir. CRI’ın maksimum değeri 100 kabul edilir (günışığı). Yani gün ışığında renkleri %100 algıladığımızı düşünürsek, Alacağımız ışığın CRI değeri 100’e ne kadar yakın olursa, renkleri o kadar doğal görürüz.
LED ışıklar, kalitesine göre bazı dalga boylarını üretirken bazı dalga boylarını üretemezler. Dolayısıyla LED’lerin yansıtabildiği renkler ve yansıtamadığı renkler vardır. LED ışığın CRI değeri renkleri ne kadar doğru yansıtabildiğini gösterir.


Soru: Polarize filtre nedir? Ne işe yarar?

Cevap: Polarize filtreler, su, cam gibi yüzeylerden yansıyarak objektife giren ışığı polarize ederek uv (ultra viole) ışınlarını keser, yansıma ve parlamaları azaltır. İki kat optikten oluşurlar. Öndeki optik sağa sola hareket edebilen yapıdadır. Bu optik çevrilerek görüntü üzerindeki değişken etkisi görülebilir.
Polarize filtre sadece belli bir yönde yansıyan ışığın fotoğraf makinesine ulaşmasını neden olarak yansımaların ortadan kaldırılmasını sağlar.


Soru: SSD Sabit diskler hangi ihtiyaç doğrultusunda geliştirilmiştir?

Cevap: Bilgisayarlarda kullanılan veri depolama birimleri olan hard disklerde veri okuma ve yazma işlemi, üst üste yerleştirilmiş manyetik diskler dakikada 5400 ya da 7200 defa dönerken, okuyucu kafanın bu diskler üzerinde hareket etmesi ile gerçekleştirilir. Kafa diskler üzerinde gezerek verinin kayıtlı olduğu yeri bulmakta ve oradan okuma gerçekleştirmektedir. Veriler çoğu zaman dağınık olarak kaydedildiği için kafa, tek bir dosyayı okuyabilmek için birçok kez konum değiştirmek zorunda kalır. Bu da zaman kaybına neden olur. Her ne kadar 1000 rpm hard diskler olsa da günümüz bilgisayarlarının yüksek kapasitede işlem yapma gücüne yetişmekte yetersiz kalmaktadırlar. Bu ihtiyaçtan dolayı geliştirilen SSD (Solid State Disk) katı hâl diskleri ise veriyi saklamak için elektriksel hücreler kullanır. Bu hücreler “sayfa” denilen bölümlere ayrılır ve veriler burada saklanır. Sayfalar bir araya gelerek “blokları” oluşturur. SSD diskler hareketli parçalardan oluşmazlar. Yapı olarak yan yana dizilmiş flash disklere benzetilebilirler. Böylece klasik hard disklere göre çok daha hızlı çalışırlar.


Soru: Veri güvenliğini sağlamak için mutlaka kullanılması gereken depolama çözümü ve teknolojisi nedir?

Cevap: Verilerin güvenliğini sağlamak için mutlaka NAS ve RAID teknolojilerinden yararlanılmalıdır. Bu sistemlerden yararlanılamıyorsa verilerin en az 3 farklı konumda ve 3 farklı cihazda yedeklenmesi, yangın, hırsızlık, elektrik kesintisi kaynaklı arızalanmalar gibi risklere karşı verileri koruyacaktır.


Soru: Fotoğraf stüdyosunda kullanılan ışıklar ve yardımcı ekipmanlardan beş tanesini yazınız.

Cevap: Paraflaş, Softbox, Şemsiye, Tas Reflektör ve Petek, Tepe Flaş ve Ring Flaş, Reflektör


Soru: Yakın zamana kadar kullanılan CD, DVD gibi ortamların veri depolamada artık tercih edilmemesinin nedenleri nelerdir?

Cevap: Yakın zamana kadar CD, DVD gibi ortamlar, veri depolama için sıklıkla kullanılırken kapasiteleri sınırlı olduğu için, fazla dayanıklı olmadıkları için ve de kısa ömürlü oldukları için artık tercih edilmemektedirler. Bunun yerine artık sıklıkla SSD diskler ve bulut tabanlı depolama çözümleri kullanılmaktadır.


Soru: Lazer yazıcı nedir? Mürekkep püskürtmeli yazıcılardan farkı nedir?

Cevap: Lazer yazıcılar ise görüntüyü oluşturmak için, içi katı mürekkeple dolu tonerler kullanırlar. Lazer yazıcılar ile mürekkep püskürtmeli yazıcılara göre çok daha kaliteli çıktılar almak mümkündür. Mürekkep püskürtmeli yazıcılarda olduğu gibi 4 farklı rengin olduğu 4 farklı toner kullanırlar. Çok yakından bakıldığında, mürekkep püskürtmeli yazıcılar ile lazer yazıcılar arasındaki farklar daha net görülmektedir. Mürekkep püskürtmeli yazıcılarda sıvı mürekkep, kâğıt üzerine püskürtüldüğü için, kâğıt sıvı mürekkebi emmekte ve etrafa doğru yayılmalar ve taşmalar oluşmaktadır. Lazer yazıcılarda ise katı mürekkep, statik elektrik kullanılarak kâğıt üzerine aktarılır ve ısıtılarak kâğıt yüzeyine yapışması sağlanır. Kâğıt, mürekkebi ememediği için herhangi bir dağılma veya taşma gerçekleşmez.


Soru: RGB ve CMYK nedir? Arasındaki farklar nelerdir?

Cevap: Tasarım ve baskı dünyasında kullanılan 2 farklı renk oluşturma metodu vardır. Bunlar RGB ve CMYK renk uzaylarıdır. Güneşten gelen beyaz ışık, nesnelerin üzerine çarparak göze yansır ve nesnelerin renkleri bu şekilde görülür. Bu renkler, beyaz ışığın kırılması ile oluşur ve bu renklere ışık renkleri adı verilir. Kullanılan tüm ekranlarda ışık ile görüntü ve renk ürettikleri için, ışık renklerini kullanırlar. Işık renkleri R (Red) G (Green) B (Blue) yani Kırmızı, Yeşil ve Mavi’den oluşmaktadır. Ekranlarda görüntülenen tüm renkler bu üç ana rengin belli oranlarda karıştırılması ile oluşturulur. Baskı makineleri ise boya renkleri ile çalışırlar. Boya renkleri C (Cyan) M (Magenta) Y (Yellow) K (Key) olarak 3 renk + siyahtan oluşur. Baskı makinelerinden alınan baskılardaki tüm renkler de bu dört rengin karışımından oluşturulur. Dolayısıyla RGB ışık renkleri, CMYK boya renkleridir.
Ekrandaki renk modeli (RGB) ile baskı makinesindeki renk modeli (CMYK) farklıdır. Bu renklerin doğru basılabilmesi için dönüştürülmesi gerekir.


Ünite 5

Soru: Fotoğrafın mantığı sayısal ve siber dönüşümle hangi boyuta taşınmıştır?

Cevap: Yıllar öncesinde fotoğraf adına büyük emeklerle üretilen teknolojiler,
bugün sayısal ve siber dönüşümle fotoğrafın mantığını da başka boyutlara taşımıştır. O dönemlerde fotoğraf kişileri özellikli kılan ve özel bir statüsü
olan bir mecra, hatta meslek iken bugün çocuktan, gence ve yaşlıya kadar herkes fotoğraf çekebiliyor, üretebiliyor. Kırsaldan kente, kentten uzaya, uzaydan makro dünyaya her yerde artık fotoğraf varlığını hissettiriyor. Multidisipliner alanlarla, sanatla ve bilimle neredeyse iç içe bir diyalog hâlindedir.


Soru: Fotoğraf ortamında köklü değişikliklere sebep olan önemli etmen hangi sebeple ortaya çıkmıştır?

Cevap: Bu değişim/dönüşüm sürecinde üretilen fotoğraf makineleri de kullanıcıların ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir. Maliyetler de kullanıcılar için belirleyici
olmuştur. Yine siber teknolojiler fotoğraf makinesi içerisine entegre edilmesiyle birlikte fotoğraf ortamında da köklü değişiklikler yaşanmıştır.


Soru: Fotoğraf makinesinin temel işlevselliğini sağlayan önemli unsur nedir?

Cevap: Temel kavramlardan en önemlisi fotoğraf makinesinin temel işlevselliğini sağlayan pozlama kontrolünü ele geçirmek çok önemlidir.


Soru: P-S-A-M açılımı nedir?

Cevap: Bu kapsamda P-S-A-M kadranı olarak adlandırdığımız kontrol menüleri fotoğraf çekim tekniklerini uygulamak için de çok önemlidir. (P) program, (S) enstantane öncelikli mod, (A) diyafram öncelikli mod ve (M) Manuel mod olarak adlandırılır.


Soru: Makinenin tüm ışık ayarlarının otomatik olarak yapılmasını sağlayan mod hangi çekimler için idealdir?

Cevap: Otomatik mod, çocuklar veya evcil hayvanlar gibi hızlı hareket eden konuların fotoğrafını çekerken idealdir.


Soru: Program modu (P) nin işlevi nedir?

Cevap: Programlanmış otomatik pozlama olarak da adlandırılan bu mod, kamera üzerinde kontrol sağlamayan temel otomatik modlar ile ayarları
değiştirmeyi sağlayan gelişmiş modlar arasındaki boşluğu doldurur.


Soru: “Program” modu, alan derinliğini artırmak için daha küçük bir diyafram açıklığı seçerek, görüntünün daha fazla keskin görünmesini ne zaman sağlar?

Cevap: Yalnızca ışık seviyeleri yeterince parlak olduğunda “Program” modu, alan
derinliğini artırmak için daha küçük bir diyafram açıklığı seçerek, görüntünün daha fazla keskin görünmesini sağlayacaktır


Soru: Enstantane önceliği modu (S veya Tv) kullanıcıya ne sağlar?

Cevap: Bu modda kullanıcıya enstantane hızını belirleme noktasında makine tarafından müdahale olanağı verilir. Diğer ifade ile kullanıcı enstantane hızını seçer ve kamera doğru pozlamayı verecek diyafram değerini kendisi belirler.


Soru: Bir portre çekiminde alan derinliğinin az olmasını isteniyorsa ne yapılmalıdır?

Cevap: Açıklık veya Diyafram Önceliği Modu
(A veya AV)
Bu mod isminden de anlaşılacağı üzere diyafram açıklığı ile ilgili kontrol sağlamaktadır. Bu modda diyafram değerini seçmeye makine olanak
tanır ve ardından kameranız, doğru pozlamayı verecek enstantane hızını otomatik olarak belirler. Diyafram ayrıca alan derinliğini de etkiler; küçük
bir açıklık daha fazla geniş alan derinliği sunarken diyaframın geniş bir açıklık ile içeri ışık alması daha sığ bir alan derinliği yaratacaktır. Bu mod özellikle
alan derinliği ve anlam arasındaki ilişki bağlamında daha seri fotoğraf çekmek için tercih edilebilir. Örneğin, bir portre çekiminde alan derinliğinin az olmasını isteniyorsa bu modda diyaframı en fazla ışık girecek değere çekmek yetecektir.


Soru: Geniş alan derinliği nedir?

Cevap: Geniş alan derinliği, yakındaki nesnelerden uzak mesafelere kadar her şeyin keskin bir görüntüye sahip olması anlamına gelir. Geniş alan derinliği özellikle manzara fotoğrafları veya derinlik içinde daha fazla nesnenin net görünmesi istendiğinde yaratılır.


Soru: Sığ alan derinliği nedir?

Cevap: Sığ alan derinliği, daha az bir mesafede yaratılan alan derinliğidir ve örneğin yalnızca kameraya yakın nesnelerin keskin olduğu, daha uzaktaki nesnelerin ise odak dışı olduğu anlamına gelir.


Soru: Makineyi ve çekilen fotoğrafı kişiselleştirme adına tüm kontrolün elde olduğu mod hangisidir?

Cevap: Manuel modda fotoğrafçı bir araç kullanır gibi tüm kontrolün elinde olduğunu
hisseder. Fotoğrafın özellikle sanatsal ve deneysel süreçleri için en çok önerilen moddur. Makineyi ve çekilen fotoğrafı kişiselleştirme adına oldukça önemlidir.
Profesyonel ve ileri fotoğrafçılık için önemli bir adımdır.


Soru: Bulb modunun özelliği nedir?

Cevap: Özetle Bulb modu, deklanşör düğmesini basılı tuttuğunuz sürece enstantaneyi açık tutmanızı sağlayan manuel bir moddur.


Soru: Doğru pozlama için gerekli olan unsurlar hangileridir?

Cevap: Kısacası doğru pozlama, diyafram açıklığı, enstantane hızı ve ISO’dan oluşan üç önemli faktörün basit bir kombinasyonudur.


Soru: Deklanşör hızını bir durak düşürmek neye etki eder?

Cevap: Diyafram açıklığında olduğu gibi, deklanşör hızı “durak” adı verilen birimlerle ölçülür. Deklanşör hızının bir durak artırılması, ışığın sensöre çarpmasına izin verilen süreyi yarı yarıya azaltır. Tersine, deklanşör hızını bir durak düşürmek, deklanşörün iki kat daha fazla açık kalmasına izin vererek ışığın dijital sensöre girip çarpmasına izin verir.


Soru: Fotoğraf kalitesinde parazitlerin ortaya çıkmasına, pikselleşmeye ve renklerin daha az parlak olmasına sebep olan nedir?

Cevap: ISO ne kadar yüksek ayarlanırsa, sensör ışığa o kadar duyarlıdır ve pozlama süresi o kadar kısadır. Her iki durumda da bu, diyafram açıklığı ve pozlama süresi ile kontrol edilebilir. Bu durumda yüksek ISO değerleri sanki bir avantaj gibi algılanmaktadır fakat bu yanlış bir algıdır. Çünkü ISO değerlerini yükseltmenin önemli bir dezavantajı vardır. Bu dezavantaj gürültü (noise) olarak da tanımlanan görüntü parazitidir. Fotoğrafınızın kalitesi, belirli bir ISO değerinden sonra keskin bir şekilde azalır ve görüntü parazitleri ortaya çıkar. Fotoğraf pikselleşir ve renkler daha az parlak olur


Soru: Pozlama telafisinde gösterge sola doğru hareket ettirilirse (-1, -2) sonuç ne olur?

Cevap: Pozlamanızı kontrol etmenize yardımcı olacak başka bir seçenek de poz telafisidir. Kameranın önünde ve hatta iyi bakıldığında vizörde poz telafisi göstergesi vardır. Gösterge ortada (0’da) bırakılırsa, kamera fotoğrafın ortalama orta parlaklıkta olması için yeterli ışığı alacaktır. Sola hareket ettirilirse (-1, -2), daha az ışık toplayacak ve fotoğraf daha koyu çıkacaktır. Sağa (+1, +2) hareket ettirilirse, fotoğraf orta parlaklıktan daha parlak hâle gelecektir


Soru: Geniş bir alan derinliği sağlamak için yüksek bir f-noktası seçmeye çalışışan mod hangisidir?

Cevap: Manzara Modu: Pek çok kişinin fotoğraf çekmeye başlama nedeni manzara
fotoğraflarıdır. Bu mod geniş bir alan derinliği sağlamak için yüksek bir f-noktası
seçmeye çalışır. Diğer ifade ile diyaframdan az ışık alması için diyaframın değerini
yükseltir. Kompakt kameralar ayrıca odak mesafelerini uzaktaki nesnelere veya sonsuzluğa ayarlar


Soru: Kısa bir alan derinliği tercihi nasıl sonuç verir?

Cevap: Kısa bir alan derinliği kullanarak dikkat dağıtıcı arka plan ve ön plandaki nesnelerin etkisini azaltmak mümkündür.


Soru: Renk doygunluk histogramının (RGB) çalışma mantığı nedir?

Cevap: Renklerin merkezî bir çan üzerinde buluşması kontrastlığında dengelendiğinin göstergesidir.


Soru: Fotoğraf yarışmalarında gerekli olan EXIF, “Exchangeable Image File” değiştirilebilir görüntü dosyasının işlevi nedir?

Cevap: EXIF, “Exchangeable Image File” değiştirilebilir görüntü dosyası açılımı olan ve içerisinde fotoğrafın çekildiği tarih, yer, boyut, ekipman bilgilerine kadar ve hatta çekim ayarlarına kadar birçok bilgiyi barındıran bölümdür. Fotoğraf yarışmalarında bu bilgiler olmazsa olmazdır.


Soru: Kullanıcının pozlanacak olan fotoğrafın dosya türü, boyutu ve kalitesini belirlediği uluslararası kalite seçenekleri hangileridir?

Cevap: Görüntü Boyutu ve Kalitesi (Image Size and Quality): Pozlanacak olan fotoğrafın uluslararası kalite seçeneğini kullanıcının belirlemesini sağlar. Bu seçeneklerle dosya türü, boyutu ve kalitesi belirlenir. Dosya kayıt türleri ise; JPEG (joint photographic experts group-birleşik fotoğraf uzmanları grubu), TIFF (tagged image file format/etiketli görüntü dosya biçimi), RAW (fotoğrafları saklamaya ve daha detaylı işlemeye izin veren ham görüntü formatı) ya da RAW+JPEG olarak seçilebilir


Ünite 6

Soru: Üç boyutlu nesneleri iki boyuta indirgeyen fotoğrafın, izleyicinin zihninde üç boyutlu olarak yeniden oluşabilmesi için gereken temel bileşenler nedir?

Cevap: Fotoğraf, üç boyutlu nesneleri iki boyuta indirgeyen görsel bir anlatım aracıdır. İki boyutlu bir görselin, izleyicinin zihninde üç boyutlu olarak yeniden oluşabilmesi için iki temel bileşen bulunmaktadır. Bunlardan ilki ışık ve gölge, ikincisi ise
nesnenin uzayda kapladığı alan (yer ve büyüklük) bilgisidir.


Soru: Dekupe nedir?

Cevap: Dekupe: Fotoğrafı çekilen öznenin, görüntü işleme yazılımları aracılığıyla biçimini oluşturan kontur çizgilerinden seçilip çıkarılarak başka bir zemin, fon ya da görüntü üzerine yerleştirilmek amacıyla ayrıştırılması.


Soru: Işıktan yalıtılıp, fon, dekor ve yapay ışık kaynakları ile donatılarak özel olarak oluşturulmuş ya da dönüştürülmüş kapalı mekânlarda yapılan fotoğraf uygulamalarına ne ad verilmektedir?

Cevap: Fotoğraf çekimi için ışıktan yalıtılıp, fon, dekor ve yapay ışık kaynakları ile donatılarak özel olarak oluşturulmuş ya da dönüştürülmüş kapalı
mekânlara “fotoğraf stüdyosu”, bu mekânlarda çekilen fotoğraflara “stüdyo fotoğrafı”, fotoğraf uygulamalarına da “stüdyo fotoğrafçılığı” denilmektedir.


Soru: Fotoğraf stüdyolarında ışık kaynaklarının yönlendirilmesine ve tepeden aydınlatma yapılabilmesine olanak veren gerekli tavan yüksekliği ne olmalıdır?

Cevap: Tavan yüksekliği, ışık kaynaklarının yönlendirilmesine ve tepeden aydınlatma yapılabilmesine olanak sağlamalıdır. Bu nedenle stüdyo olarak kullanılacak mekânların, en az 3 metre ve üzeri yükseklikte olması önerilmektedir.


Soru: Stüdyoların elektrik tesisatında dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?

Cevap: <ul> <li>çekilen akıma uygun sigorta ve kaçak akım koruma sistemi bulunması,
• tesisatta kullanılan kablo kalınlıklarının uygunluğu,
• enerji ve akımın dağıtılması için üç fazlı (trifaze) elektrik kullanılması,</li> <li>elektrik panosunda normal aydınlatma ve diğer kullanımlar için ayrılan hatlarla, çekimlerde kullanılacak aydınlatma kaynaklarının hatları ve sigortaları birbirinden ayrılmış olması,
• kaçak akımlara karşı güvenlik için mutlaka topraklama hattı bulunması,
• elektrik panolarının ilgisiz kişilerce kullanımı engelleyecek şekilde tedbirler alınmalıdır</li> </ul>


Soru: Çeşitli aksesuarlarla desteklenen ya da belirli amaçlara göre dekorlarla düzenlenmiş alanlarıyla aynı anda birden fazla bölünmüş ortamlarda gerçek ortamlardaki atmosferi yaratacak şekilde özel aydınlatmalar yapılarak farklı çekimlerin yapılmasına olanak veren mekanlara ne ad verilir?

Cevap: Bunun yerine, dekor ya da set olarak ifade edilen ve çeşitli aksesuarlarla desteklenen ortamlarda, gerçek ortamlardaki atmosferi yaratacak şekilde özel aydınlatmalar yapılarak, çekim gerçekleştirilir. Büyükçe bir alana sahip bu stüdyolar, birden fazla bölünmüş ve belirli amaçlara göre dekorlarla düzenlenmiş alanlarıyla aynı anda farklı çekimlerin yapılmasına imkân tanımaktadır. Plato adı verilen bu stüdyolarda gerçeğe benzer şekilde düzenlenmiş sokak, ev, ofis vb. mimari alanlar, gerçekçi bir atmosfer etkisi yaratılarak çekim yapılmasını sağlar.


Soru: Stüdyo fotoğrafçılığında kullanılan sonsuz fonun işlevi nedir?

Cevap: “Sonsuz fon”un tanımı ise “çekim yapılan ortamın arkasında yer alan, zemin ve fonun bir eğim ile birleştirildiği; izleyicide boşluk, sonsuzluk ve yalıtılmışlık duygusu uyandıran arka plan”dır.


Soru: Üçüncü boyut yaratmak amacıyla öznenin büyüklüğünün bir göstergesi olarak yüksekliğine ilişkin bir betimleme yapmak üzere fonla birlikte zeminin de kompozisyonun bir parçası hâline gelmesine yardımcı olan fon türü hangisidir?

Cevap: Üçüncü boyut yaratmak amacıyla öznenin büyüklüğünün bir göstergesi olarak yüksekliğine ilişkin bir betimleme yapılması isteniyorsa, fonla birlikte zeminin de kompozisyonun bir parçası hâline getirilmesi gerekir. Böyle bir tercihte ise sonsuz fon kullanılması uygun olacaktır.


Soru: Still life fotoğraf çekimlerinde kullanılan ürün çekim masasının esnek ve yarı geçirgen bir malzemeden olmasının işlevi nedir?

Cevap: “Ürün Çekim Masası”, still life olarak ifade edilen fotoğraf tekniğiyle küçük öznelerin fotoğraflarını çekmek için kullanılan bir araçtır. Stüdyolarda kullanılabileceği gibi stüdyo olmayan ortamları da küçük bir stüdyoya dönüştüren bir çekim malzemesidir. Farklı boyutlarda hazır satılan ürün çekim masalarının
yanı sıra, var olan bir masa da kıskaçlar ve pleksiglas vb. esnek, yarı geçirgen bir malzemeyle çekim masasına dönüştürülebilir. Malzemenin esnek olması, masa yüzeyinden yukarı doğru kıvrılarak sonsuz fon etkisi elde edilmesini sağlar. Yarı geçirgen yapısı, difuzör etkisi yaratarak arkadan ya da alttan yapılacak aydınlatmalarda da kullanılmasını sağlar. Hazır malzeme yerine var olan bir masanın yüzeyinin cam olması da bu açıdan önemlidir. Zira, bazı ürün ve malzemelerin çekiminde alttan ya da arkadan aydınlatma gerekebilir.


Soru: Daha çok stüdyodaki aktüel çekimlerde Full Frame SLR ve aynasız kameraların tercih edilme sebebi nedir?

Cevap: Öte yandan Full Frame SLR ve aynasız kameraların da yüksek çözünürlükleri ve pratik kullanımları sayesinde stüdyo fotoğrafçılığında sıklıkla tercih edildikleri gözlenmektedir. Daha fazla netlik noktası sağlamaları, yüksek ISO performansları ve hafiflikleri bu kameraların kullanımlarını giderek yaygınlaştırmaktadır. Bu nedenle bu tür kameralar daha çok stüdyodaki aktüel çekimlerde tercih edilmektedir.


Soru: Ham fotoğrafın tasarım çalışmalarında kullanılmak üzere işlenmesinde kullanılan görüntü işleme yazılımları “Post Prodüksiyon” ve “Retouching”’ ile ne yapılır?

Cevap: Dijital kameralarla RAW dosya formatında çekilen fotoğraflar (ham) işlenmemiş olarak değerlendirilmektedir. Ham fotoğrafların işlenerek tasarım çalışmalarında kullanılacak hâle getirilmesi için görüntü işleme yazılımları ile rötüş işlemleri yapılır. Bu işlemler, çekim aşaması kadar önemlidir. “Post Prodüksiyon” ve “Retouching” denilen bu aşamalarda ışık ve renk düzeltmeleri, varsa toz/leke/çizik gibi görüntüyü bozan unsurların temizlenmesi, fonun ayrıştırılması, silme, ekleme, boyutlandırma, birleştirme sıklıkla yapılan görüntü düzenleme işlemleridir. Bunlar elde edilmek istenen görselin teknik zorluğuna göre fotoğrafçı ve ekibi tarafından yapılabileceği gibi, bu alanda uzmanlaşmış kişiler ya da ajanslar tarafından da
yapılabilmektedir.


Soru: Helicon focus nedir?

Cevap: Helicon Focus: “Focus Stacking” olarak bilinen farklı noktalara netlik kaydırması yaparak ayrı ayrı elde edilen fotoğrafları birleştirmek suretiyle, daha geniş alan derinliği elde etmek için kullanılan bir yazılımdır.


Soru: Set A Light 3D yazılımının özelliği nedir?

Cevap: Set A Light 3D: Stüdyo fotoğrafçılığında, farklı ürün ve malzemelere göre kurulacak çekim setlerinde aydınlatma tasarımı yapmak için kullanılan bir aydınlatma simülasyonu yazılımıdır. Fotoğrafı çekilecek özneye ve aksesuarlara bağlı olarak kullanılacak ışık adedi, şiddeti, diyafram değerleri gibi birçok değişkene göre sonucun belirlenmesini sağlayan oldukça kullanışlı bir yazılımdır.


Soru: Doğru pozlama ve doğru renk değerlerini elde edebilmek için aydınlatma tasarımında nelere dikkate edilmelidir?

Cevap: Aydınlatma tasarımı, doğru pozlama ve doğru renk değerlerini elde edebilecek şekilde belirlenirken aşağıdaki değişkenlere göre değerlendirmeler yapılır:
Öznenin biçimsel formu, yüzey maddesi, yüzeyinin düz ya da girintili olması parlaklığı/matlığı, açık ya da koyu renkli olması, ışığı geçirgenlik düzeyi vb. değişkenlere bağlı olarak oluşacak yansımalar ve gölgeler,
• Kullanılacak ışık kaynakları ve bunlarla birlikte kullanılacak yansıtıcı, yönlendirici, yumuşatıcı vb. aksesuarlar,
• Işık kaynaklarının sayısı, yönü, şiddeti, rengi


Soru: Aydınlatma nedir?

Cevap: Aydınlatma: Mekân ya da nesnelerin çıplak gözle görülmesini ya da kamera ile görüntülenmesini sağlayan ve yapay ışık kaynaklarıyla gerçekleştirilen ışıklandırma.


Soru: Paraflaş nedir?

Cevap: Stüdyo fotoğrafçılığında aydınlatma kaynağı olarak genellikle anlık ışık yayan Paraflaşlar kullanılır.


Soru: Paraflaj kullanmanın avantajları nelerdir?

Cevap: Stüdyoda aydınlatma kaynağı olarak paraflaşların yanı sıra sabit ışıklar da kullanılmaktadır. Her iki aydınlatma kaynağı karşılaştırıldığında paraflaşların
bazı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bunlar:
Avantajları:
• Parlak ve güçlü ışık yayarlar.
• Gün ışığına yakın bir değerde 5500 K beyaz
ışık verir.
• Ayarlanabilir güçleriyle daha geniş bir aralıkta
pozlama ve aydınlatma etkisi elde edilmesini
sağlar.
• Çok sayıda aksesuarla birlikte farklı ışık etkileri yaratılmasına imkân tanır.
• Flaş senkron hızlarına bağlı olarak yüksek hızlı hareketlerin net elde edilmesini sağlarlar.
• Kısık diyafram değerleri ile daha geniş alan derinliği elde edilmesini sağlar.
• Sabit ışıklar gibi ortamı ısıtmaz. Kendisi de çabuk ısınmaz.
• Işık kaynakları daha uzun ömürlüdür. Kullanımı daha ekonomiktir


Soru: Tungsten nedir?

Cevap: Tungsten: Genellikle halojen ampullerin kullanıldığı bu ışık kaynakları, 3200 K değerindeki sarı ışıklardır.


Soru: HMI Daylight nedir?

Cevap: HMI Daylight: “HMI, Hydrargyrum orta arklı iyodür anlamına gelir ve ışık üretmek için akkor ampul yerine ark lambası kullanan bir aydınlatma türünü belirtir. HMI ışıkları, her yerde, her zaman güvenli, güvenilir ve sürekli gün ışığı aydınlatması için süper parlak ışık verir, hafiftir ve ısınmadığı için etrafına ısı
yaymaz.”


Soru: Renk Anahtarlama (Chroma Key/Greenbox) nedir?

Cevap: Greenbox/Chroma Key/Renk Anahtarlama: Görüntünün fonundaki yeşil ya da mavi gibi tek bir rengin resim ve ses masası ya da görüntü işleme programında silinerek yerine başka bir görüntünün bindirilmesi.


Soru: Difüzörlerin işlevi nedir?

Cevap: Butterfly olarak adlandırılan difüzörlerin iki farklı işlevi bulunmaktadır:
• Işık kaynaklarının önüne yerleştirilerek dağınık ışık olarak ya da yüksek tavanlı stüdyolarda sektirmeli ışık olarak kullanma,
• Tavan, duvar ya da çevreden nesne üzerinde
oluşan görsel yansımaları ortadan kaldırma.


Soru: Işık kaynaklarının önüne takılarak tıpkı huni gibi ışığın açısını daraltan ve noktasal aydınlatma sağlayan aparatın adı nedir?

Cevap: Işık kaynaklarının önüne takılan Snoot ile tıpkı huni gibi ışığın açısını daraltarak noktasal aydınlatma nsağlamak mümkündür.


Soru: Fotoğraf stüdyosu çalışma ekibinde yer alan birinci asistanın görevleri nelerdir?

Cevap: Birinci Asistan: Belli bir düzeyde fotoğraf bilgisi ve deneyimi olan, fotoğrafçıyı ve tarzını iyi tanıyan çekimlerde onun en büyük yardımcısıdır. Birinci asistan deneyimine bağlı olarak çekim setini hazır hâle getirir. Çekimlerde kameranın bilgisayar ve yazılımlar aracılığıyla kontrolünü sağlamak, çıkabilecek problemleri önceden çözmek, çekilen fotoğrafları klasörlemek/yedeklemek ve görüntü
işlemeye hazır hâle getirmek gibi görevleri yerine getirerek fotoğrafçının iş yükünü azaltmaya çalışır. Fotoğrafçının direktifleri doğrultusunda uygun kamera açısının belirlenmesi, ışık kaynaklarının hazırlanması ve yerleştirilmesi, çekimde görev alan diğer yardımcı personelin koordinasyonu sağlamak ve bunlar için gerektiğinde inisiyatif kullanmak görevleri arasındadır.


Soru: Sanat yönetmeninin görevleri nelerdir?

Cevap: Sanat Yönetmeni: Fotoğrafı çekilen ürüne yönelik verilmek istenen ileti ve yaratılmak istenen imaja uygun olarak tasarlanan setin oluşturulmasını hazır hâle getirmek, kullanılacak dekor ve aksesuarları hazırhâle getirmek, gerekli kurulum ve montajların yapılmasını sağlamak temel görevleridir.


Soru: Reklam fotoğrafı için verilen taslak çizimine bağlı olarak fotoğrafta verilmek istenen havaya uygun kompozisyon düzenlemelerinde fotoğrafçıya yardımcı olan çalışana ne ad verilir?

Cevap: Styling: Reklam fotoğrafı için verilen taslak çizimine bağlı olarak fotoğrafta verilmek istenen havaya uygun kompozisyon düzenlemelerinde fotoğrafçıya yardımcı olur. Kompozisyon düzenlemesi içerisinde çerçevede görüneceklerin yeri ve konumu, kullanılacak malzemelerin seçimi, birbirleriyle olan ilişkileri,
uyumu ve en estetik görünümü elde etmede görüş ve önerileriyle çekimin başarılı geçmesine katkıda bulunurlar.


Ünite 7

Soru: Dijital fotoğraf makineleri ve video kameraları tarafından oluşturulan sayısal görüntünün kalitesini belirleyen değişkenler nelerdir?

Cevap: Dijital fotoğraf makineleri ve video kameraları tarafından oluşturulan sayısal görüntünün kalitesini belirleyen değişkenler; algılayıcının (cmos, ccd) türü, sıkıştırma oranı, lens kalitesi, çözünürlük olarak sayılabilir.


Soru: Sayısal görüntü formatlarını ayrımlandığı 3 grup nelerdir?

Cevap: Sayısal görüntü formatlarını en temel anlamda raster (bitmap), vektörel ve 3 boyutlu olmak üzere ayrımlayabiliriz.


Soru: Vektör grafiklerinin en yaygın dosya türleri nelerdir?

Cevap: Vektör grafiklerinin en yaygın dosya türleri AI, EPS, SVG, CDR ve PDF’dir.


Soru: En yaygın dosya türleri OBJ, DWF, MAX, STL ve MGF olan görüntü formatı nedir?

Cevap: En yaygın dosya türleri OBJ, DWF, MAX, STL ve MGF olan görüntü formatı 3 boyutlu görüntü formatıdır.


Soru: Görüntülerin sayısal olarak oluşturulmasında renk ve parlaklık gibi bilgileri taşıyan ve sayısal değeri, renk derinliği ve geçişlerindeki homojenliğini etkileyerek görüntü kalitesini çözünürlüğü oluşturması açısından doğrudan etkileyen sayısal veri noktalarına ne ad verilir?

Cevap: Görüntülerin sayısal olarak oluşturulmasında renk ve parlaklık gibi bilgileri taşıyan ve sayısal değeri, renk derinliği ve geçişlerindeki homojenliğini etkileyerek görüntü kalitesini çözünürlüğü oluşturması açısından doğrudan etkileyen sayısal veri noktalarına “piksel” adı verilir.


Soru: En çok kullanılan kayıplı sıkıştırma formatı nedir?

Cevap: En çok kullanılan kayıplı sıkıştırma formatı “JPEG”dir.


Soru: En çok kullanılan sıkıştırmasız görüntü formatı nedir?

Cevap: En çok kullanılan sıkıştırmasız görüntü formatı “RAW”dır.


Soru: GIF formatı kaç renk derinliğine sahiptir ve en fazla kaç bit görüntüyü destekler?

Cevap: 256 renk derinliğine sahip olan GIF formatı en fazla 8 bit görüntüyü destekler.


Soru: Açılımı “Taşınabilir Ağ Grafikleri” olan görüntü dosyası formatı nedir?

Cevap: Açılımı “Taşınabilir Ağ Grafikleri” olan görüntü dosyası formatı “PNG”(Portable Network Graphics)dir.


Soru: TIFF formatının Türkçe açılımı nedir?

Cevap: TIFF formatının Türkçe açılımı “Etiketli İmaj Dosya Formatı”dır.


Soru: RAW dosya türünün dezavantajları nelerdir?

Cevap: Bellekte kapladığı yer ve işlenmesi açısından gerekli yazılımlara sahip olunması RAW dosya türünün dezavantajlarını oluşturur.


Soru: Hareketli görüntü üretimine artan ticari ilgiyle birlikte, uluslararası görüntü ve video sıkıştırma standartlarına duyulan ihtiyacı karşılamak üzere kurulan grubun adı nedir?

Cevap: Hareketli görüntü üretimine artan ticari ilgiyle birlikte, uluslararası görüntü ve video sıkıştırma standartlarına duyulan ihtiyacı karşılamak üzere kurulan grubun adı Hareketli Resim Uzmanları Grubu (ing. Moving Picture Experts Group) dur.


Soru: AVI formatının iki ana türü nelerdir?

Cevap: AVI formatının iki ana türünden ilki her bir görüntü karesinin sıkıştırma olmaksızın kaydedildiği ve bu nedenle oldukça fazla veriye sahip olduğundan yüksek dosya ebatlarıyla kaydedilen profesyonel kullanım amaçlı AVI, ikincisi ise MP4 ve H.264 kodlayıcıları aracılığıyla sıkıştırılarak dosya boyutunun azaltıldığı dolaşıma yönelik AVI formatıdır.


Soru: Sıkıştırılmış dosya boyutuyla daha iyi video kalitesi sağlamak için H.263, H.264 ve H.265 gibi farklı sıkıştırma kodlayıcıları ile çalışan hareketli görüntü dosya formatı nedir?

Cevap: Sıkıştırılmış dosya boyutuyla daha iyi video kalitesi sağlamak için H.263, H.264 ve H.265 gibi farklı sıkıştırma kodlayıcıları ile çalışan hareketli görüntü dosya formatı MP4’tür.


Soru: Dünya çapında yazılımcılar tarafından geliştirilebilen açık kodlu kaynak yazılımına sahip olarak ilk defa 1991 yılında ortaya çıkan işletim sistemi nedir?

Cevap: Dünya çapında yazılımcılar tarafından geliştirilebilen açık kodlu kaynak yazılımına sahip olarak ilk defa 1991 yılında ortaya çıkan işletim sistemi “Linux”tur.


Soru: Photoshop programında filtre ve işlemlerin isimlerine dikkat ettiğimizde (boyama, çizim ve eskiz, fotoğrafçılık, cam) fark edilen ilk şey nedir?

Cevap: Photoshop programında hâlihazırda bulunan görüntü işleme ve oluşturma tekniklerini ve önceden hazırlanmış pek çok filtreyi görüntülerimize uygulayabiliriz. Bu filtre ve işlemlerin isimlerine dikkat ettiğimizde (boyama, çizim ve eskiz, fotoğrafçılık, cam) fark edilen ilk şey 1990’larda bu yazılımının geliştirilmesinden önce mevcut olan materyallere atıfta bulunmasıdır.


Soru: Yazılımcılar arasındaki toplu iş birliğini temel alan ve ilk defa Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından 1983 yılında duyurulan GNU isimli tasarının bir ortak iş birliği ürünü olan görüntü işleme programı nedir?

Cevap: Yazılımcılar arasındaki toplu iş birliğini temel alan ve ilk defa Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından 1983 yılında duyurulan GNU isimli tasarının bir ortak iş birliği ürünü olan görüntü işleme programı “GIMP”tir.


Soru: Adobe firmasının çıkardığı Photoshop programına rakip olarak ilk defa Jasc yazılım şirketi tarafından piyasaya sürülen sayısal görüntü düzenleme yazılımı nedir?

Cevap: Adobe firmasının çıkardığı Photoshop programına rakip olarak ilk defa Jasc yazılım şirketi tarafından piyasaya sürülen sayısal görüntü düzenleme yazılımı “PaintShop pro”dur.


Soru: Adobe Photoshop Lightroom ilk defa hangi yazılım firması tarafından kaç yılında piyasaya sürülmüştür?

Cevap: Adobe Photoshop Lightroom ilk defa Adobe yazılım sistemleri tarafından 2007 yılında piyasaya sürülmüştür.


Soru: Profesyonel bir fotoğrafçı gibi sayısal görüntü dosyalarını işleyebilmek ve onlara rötuş yapabilmek için öğrenmemiz gereken en önemli şeylerden biri nedir?

Cevap: Profesyonel bir fotoğrafçı gibi sayısal görüntü dosyalarını işleyebilmek ve onlara rötuş yapabilmek için öğrenmemiz gereken en önemli şeylerden biri onları RAW formatında kaydetmektir.


Soru: Adobe firması tarafından geliştirilen Camera Raw ve Lightroom gibi lisans ücreti yüksek RAW işleme yazılımların yanında ücretsiz olarak kullanıma sunulan bir diğer önemli ham görüntü işleme yazılımı nedir?

Cevap: Adobe firması tarafından geliştirilen Camera Raw ve Lightroom gibi lisans ücreti yüksek RAW işleme yazılımların yanında ücretsiz olarak kullanıma sunulan bir diğer önemli ham görüntü işleme yazılımı “Darktable”dır.


Soru: Adobe firmasının Photoshop, Illustrator, Acrobat gibi ürünlerini içeren yaratıcı yazılım takımının (Adobe Creative Suit) bir parçası olan hareketli sayısal görüntü işleme yazılımı nedir?

Cevap: Adobe firmasının Photoshop, Illustrator, Acrobat gibi ürünlerini içeren yaratıcı yazılım takımının (Adobe Creative Suit) bir parçası olan hareketli sayısal görüntü işleme yazılımı “Adobe Premiere Pro”dur.


Soru: Film yapımcılığı ve televizyon alanlarında ağırlıklı olarak profesyonel kurgu editörleri tarafından kullanılan görüntü işleme programı nedir?

Cevap: Film yapımcılığı ve televizyon alanlarında ağırlıklı olarak profesyonel kurgu editörleri tarafından kullanılan görüntü işleme programı Avid Media Composer”dir.


Soru: Final Cut Pro programı hangi işletim sisteminde çalışmaktadır?

Cevap: Final Cut, Mac işletim sistemleri için geliştirilmiş bir sayısal hareketli görüntü işleme ve düzenleme yazılımıdır. Yalnızca Mac tabanlı işletim sistemleri üzerinde çalışabilen programa günümüzde pek çok amatör ve profesyonel kullanıcı tarafından kullanılmaktadır.


Soru: Vegas Pro’yu diğer video işleme yazılımlarından ayıran yönü nedir?

Cevap: Vegas Pro’yu diğer video işleme yazılımlarından ayıran yönü, ses düzenleme ve mastering işlemlerine yönelik olarak Sound Forge Pro’yu temel yazılımının bir parçası olarak kullanıcılara sunmasıdır.


Soru: İlk olarak Linux sistemler için açık kaynak kodlu bir hareketli görüntü düzenleme yazılımı olarak 2008 yılında çıkan video işleme ve düzenleme programı nedir?

Cevap: İlk olarak Linux sistemler için açık kaynak kodlu bir hareketli görüntü düzenleme yazılımı olarak 2008 yılında çıkan video işleme ve düzenleme programı “OpenShot”tır.


Soru: VSDC Free Video Editör hangi işletim sistemi üzerinde çalışmaktadır?

Cevap: Yarı profesyonel ve kişisel kullanıcılar tarafından tercih edilen VSDC Free Video Editör yalnızca Windows işletim sistemleri üzerinde çalışabilmektedir.


Soru: Sayısal tabanlı doğrusal olmayan görüntü işlemeye ettiği öncülükten dolayı 2017 yılında EMMY ödülüne layık görülen video işleme yazılımı nedir?

Cevap: Sayısal tabanlı doğrusal olmayan görüntü işlemeye ettiği öncülükten dolayı 2017 yılında EMMY ödülüne layık görülen video işleme yazılımı “Lightworks”tür.


Soru: Fotoğrafı eğer bir internet sitesi üzerinde ya da sosyal ağlar üzerindeki herhangi bir uygulama için işleme tabi tutuyorsak burada yapacağımız işlem görüntü uzayını sayısal alana yönelik olarak hangi renklere dönüştürmektir?

Cevap: Fotoğrafı eğer bir internet sitesi üzerinde ya da sosyal ağlar üzerindeki herhangi bir uygulama için işleme tabi tutuyorsak burada yapacağımız işlem görüntü uzayını sayısal alana yönelik olarak sRGB renklere dönüştürmektir.


Soru: Matbaacılık sektöründe üretim yapan yazılım, sistem ve cihaz üreticileri 1993’te bir araya gelerek hangi kurumu kurmuşlardır?

Cevap: Matbaacılık sektöründe üretim yapan yazılım, sistem ve cihaz üreticileri 1993’te bir araya gelerek “Uluslararası Renk Konsorsiyumu”nu, kurmuşlardır.


Soru: Ondokuzuncu yüzyılın ortalarındaki trikromatik renk teorileri hangi görüşü kabul etmektedir?

Cevap: Ondokuzuncu yüzyılın ortalarındaki trikromatik renk teorileri renk görüşünün özel olarak belirli dalga boylarına göre ayarlanmış benzersiz fotoreseptör hücrelere dayandığını kabul etmektedir.


Soru: Çıkarımsal bir renk uzayı olan CMYK hangi renklerden oluşur?

Cevap: CMYK, cam göbeği, eflatun, sarı ve siyah renklerinden oluşur.


Soru: Fotoğraflarımızı kendi kişisel blog sitemizde tam ekran yüksek çözünürlüklü paylaşmak istersek piksel bazında hangi boyuta getirmek gerekir?

Cevap: Fotoğraflarımızı kendi kişisel blog sitemizde tam ekran yüksek çözünürlüklü paylaşmak istersek 1920x1080 piksellik bir boyuta getirmeliyiz.


Soru: İnternet ortamına yüklenecek görüntülere ilişkin olarak son zamanlarda JPEG ve PNG’nin karşısına çıkan bir diğer önemli alternatif format nedir?

Cevap: İnternet ortamına yüklenecek görüntülere ilişkin olarak son zamanlarda JPEG ve PNG’nin karşısına çıkan bir diğer önemli alternatif WebP dosya formatıdır.


Ünite 8

Soru: Yaygın olarak kullanılan ilk dijital tek objektifli refleks (DSLR) fotoğraf makinesinin marka ve modeli nedir?

Cevap: Yaygın olarak kullanılan ilk dijital tek objektifli refleks (DSLR) fotoğraf makinesinin marka ve modeli Canon D-10’dur.


Soru: Ticari olarak halka satılan ve yerleşik kamerası olan, Mayıs 1999’da Japonya’da piyasaya sürülen ilk cep telefonunun marka ve modeli nedir?

Cevap: Ticari olarak halka satılan ve yerleşik kamerası olan, Mayıs 1999’da Japonya’da piyasaya sürülen ilk cep telefonunun marka ve modeli Kyocera VP-210’dur.


Soru: Ticari olarak halka satılan ve yerleşik kamerası olan ilk iki cep telefonu hafızasında kaç adet fotoğraf saklayabiliyordu?

Cevap: Ticari olarak halka satılan ve yerleşik kamerası olan ilk iki cep telefonu hafızasında 20 fotoğraf saklayabiliyordu.


Soru: IDC’ye (International Data Corporation) göre Android işletim sistemine sahip telefonların Pazar payı yaklaşık olarak yüzde kaçtır?

Cevap: IDC’ye (International Data Corporation) göre, Android işletim sistemli telefonların pazar payı yaklaşık yüzde 81,1’dir.


Soru: En basit tanımıyla telefon, radyo, televizyon ve bilgisayar dünyalarının entegrasyonu, tüm dijital medyanın tek bir ortamda içe içe geçmesine ne ad verilir?

Cevap: Telefon, radyo, televizyon ve bilgisayar dünyalarının entegrasyonu, tüm dijital medyanın tek bir ortamda içe içe geçmesine “Yöndeşme” adı verilir.


Soru: Özellikle manzara fotoğrafçılığında çok önemli olan, vurgular ve gölgeler üzerinde görüntü işleme tekniklerine imkân veren çok fazla bilgiyi taşıyan fotoğraf formatı nedir?

Cevap: Özellikle manzara fotoğrafçılığında çok önemli olan, vurgular ve gölgeler üzerinde görüntü işleme tekniklerine imkân veren çok fazla bilgiyi taşıyan fotoğraf formatı RAW’dır.


Soru: İki türden oluşan görüntü işleme teknikleri nelerdir?

Cevap: İki tür görüntü işleme yöntemi vardır: Analog görüntü işleme teknikleri ve dijital görüntü işleme teknikleri.


Soru: Dijital görüntü işlemenin analog görüntü işlemeye göre avantajları nelerdir?

Cevap: Dijital görüntü işlemenin analog görüntü işlemeye göre avantajları: Giriş verilerine çok daha geniş bir algoritma yelpazesinin uygulanmasına izin verir ve işlem sırasında gürültü oluşumu ve bozulma gibi sorunları önleyebilir. Görüntüler iki boyutta (belki daha fazla) tanımlandığından, dijital görüntü işleme çok boyutlu sistemler şeklinde modellenebilir. Ayrıca sadece çok yönlü değil, aynı zamanda en ucuz yöntem olduğu için de yaygın olarak kullanılmaktadır.


Soru: Kendinizi daha yaşlı, daha genç ve daha çok göstermek için selfielerinizi (özçekimlerinizi) düzenlemenizi sağlayan fotoğraf işleme uygulaması nedir?

Cevap: Kendinizi daha yaşlı, daha genç ve daha çok göstermek için selfielerinizi (özçekimlerinizi) düzenlemenizi sağlayan fotoğraf işleme uygulaması “Faceapp”tır.


Soru: Switcher uygulaması ne işe yarar?

Cevap: Switcher uygulaması, videoları düzenlemenizi ve birden fazla cihazda yayın yapmanızı sağlar.


Soru: Videolarınızı YouTube ve Instagram’a yüklemek için düzenlemenize yardımcı olan uygulama nedir?

Cevap: Videolarınızı YouTube ve Instagram’a yüklemek için düzenlemenize yardımcı olan uygulama “FilmoraGo”dur.


Soru: 12- Popüler sosyal medya ağlarından bazılarına yüklenen fotoğraf sayılarını yayınlayan raporun adı nedir?

Cevap: Popüler sosyal medya ağlarından bazılarına yüklenen fotoğraf sayılarını yayınlayan raporun adı “Domo’s Data Never Sleeps 5.0”tir.


Soru: 2004 yılında Amerika’da Ludicorp tarafından oluşturulan fotoğraf ve video barındırma hizmeti ve aynı zamanda çevrim içi bir topluluk olan sitenin adı nedir?

Cevap: 2004 yılında Amerika’da Ludicorp tarafından oluşturulan fotoğraf ve video barındırma hizmeti ve aynı zamanda çevrim içi bir topluluk olan sitenin adı “Filckr”dır.


Soru: 2021 Şubat verilerine göre Türkiye’de kaç Instagram kullanıcısı vardır.

Cevap: 2021 Şubat verilerine göre Türkiye’de 45,380,000 Instagram kullanıcısı vardır.


Soru: Mark Zuckerberg tarafından kurulan, Amerika merkezli, iki milyardan fazla aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük sosyal medya platformu hangisidir?

Cevap: Mark Zuckerberg tarafından kurulan, Amerika merkezli, iki milyardan fazla aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük sosyal medya platformu “Facebook”tur.


Soru: Pinterest ne amaçla kurulmuş bir sosyal medya hizmetidir?

Cevap: Pinterest, kullanıcıların kendilerine ait panoda (pinboard) bilgileri ve özellikle fikirleri, görüntüler aracılığıyla paylaştığı Amerika’da kurulmuş görsel paylaşım ve sosyal medya hizmetidir.


Soru: İlk otoportre fotoğraf hangi tarihte kim tarafından çekilmiştir?

Cevap: İlk otoportre fotoğraf 1839 yılında Amerikalı fotoğraf öncülerinden biri olarak anılan Robert Cornelius tarafından çekilmiştir.


Soru: Otoportrenin her yerde rastlanan yaygın biçimini ifade eden selfie ifadesi ilk defa hangi tarihte nerede kullanılmıştır?

Cevap: Otoportrenin her yerde rastlanan yaygın biçimini ifade eden selfie ifadesi ilk defa 2002 yılında Avustralya’daki bir İnternet forumunda kullanılmıştır.


Soru: Google tarafından 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre günde ortalama kaç selfie fotoğraf çekilmektedir?

Cevap: Google tarafından 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre günde ortalama 93 milyon selfie fotoğraf çekilmektedir.


Soru: 2003 yılında satışa sunulan ve kolay şekilde selfie çekmeye yarayan ilk ön kameralı telefon hangisidir?

Cevap: 2003 yılında satışa sunulan ve kolay şekilde selfie çekmeye yarayan ilk ön kameralı telefon Sony Ericsson Z1010’dur.


Soru: Selfie stick kaç yılında icat edilmiştir?

Cevap: Selfie stick 2015 yılında icat edilmiştir.


Soru: 2014 mart ayında, selfie ile ilgili bilinen ilk ölüm, nasıl meydana gelmiştir?

Cevap: 2014 mart ayında, selfie ile ilgili bilinen ilk ölüm, bir adamın bir trenin tepesine elektrik çarpmasıyla meydana gelmiştir.


Soru: Rusya’nın selfie çekmeye çalışırken artan ölüm veya ciddi yaralanma endişesi nedeniyle, 2015 yılında yayınladığı doküman nedir?

Cevap: Rusya’nın selfie çekmeye çalışırken artan ölüm veya ciddi yaralanma endişesi nedeniyle, 2015 yılında yayınladığı doküman “Selfie Güvenlik Rehberi”dir.


Soru: Siyahi insanların temsiliyetindeki genel eğilime karşı çıkmak ve tepki vermek için selfie’yi kullanan kadınların oluşturduğu bir topluluktan meydana gelen akım nedir?

Cevap: Siyahi insanların temsiliyetindeki genel eğilime karşı çıkmak ve tepki vermek için selfie’yi kullanan kadınların oluşturduğu bir topluluktan meydana gelen akım “Art Hoe”dir.


Soru: Fotoğrafı çekilecek olan nesnenin çok yakından fotoğraflanmasına ne ad verilir?

Cevap: Fotoğrafı çekilecek olan nesnenin çok yakından fotoğraflanmasına “Yakın plan (Makro) fotoğrafçılık adı verilir.


Soru: Bir fotoğrafın makro fotoğraf olarak sayılması için olan gereklilik nedir?

Cevap: Bir fotoğrafın makro fotoğraf olarak sayılması için nesnenin boyutunun sensöre yansıması en az kendi boyutu kadar olmalıdır. Nesne elbette ki 1:1 oranından büyük olarak da kaydedilebilir. Ancak makro fotoğraf olarak kabul edilebilmesi için daha küçük olmamalıdır.


Soru: Günümüzde fotoğrafçılıkta da kullanılan ve “still life” adı verilen; manzara ve portre resimleri dışında bir araya getirilmiş nesnelerin bir kompozisyon oluşturularak resmedilmesi şeklinde tanımlanabilecek resim yapma tarzının Fransızca’dan dilimize yerleşmiş adı nedir?

Cevap: Günümüzde fotoğrafçılıkta da kullanılan ve “still life” adı verilen; manzara ve portre resimleri dışında bir araya getirilmiş nesnelerin bir kompozisyon oluşturularak resmedilmesi şeklinde tanımlanabilecek resim yapma tarzının adı “natürmort”tur.


Soru: Reprodüksiyon işleminden hangi alanlarda yararlanılır?

Cevap: Reprodüksiyon işlemi, günümüzde sayısal fotoğrafçılıkta, sanat eserlerinin çoğaltılarak tanıtım kataloglarına konmasında, onların web sitesi, sosyal medya gibi alanlarda yayınlanabilmesinde, farklı maddeler ve malzemeler üzerine baskısı yapılarak ticari ürün olarak kullanılmasında, eserlerin sayısal baskıları yapılarak dekorasyon malzemesi olarak kullanılmasında faydalanılan bir tekniktir.


Soru: Kamusal alanda kameranın varlığını çok hissettirmeden belgesel veya sanatsal amaçlı olarak yapılan, tesadüfi karşılaşmaların olduğu, kent ve kentli olmak ile ilgili durumların betimlendiği fotoğrafçılık janrı nedir?

Cevap: Kamusal alanda kameranın varlığını çok hissettirmeden belgesel veya sanatsal amaçlı olarak yapılan, tesadüfi karşılaşmaların olduğu, kent ve kentli olmak ile ilgili durumların betimlendiği fotoğrafçılık janrı “Sokak fotoğrafçılığı”dır.


Soru: Modern basın fotoğrafçılığının kurucusu kimdir?

Cevap: Modern basın fotoğrafçılığının kurucusu Berlinli Erich Salomon’dur.


Soru: Güncel olayları fotoğraf yoluyla anlatan basın fotoğrafçıları, başka bir deyişle foto muhabirlerinin ülkemizdeki en iyi temsilcisi kimdir?

Cevap: Foto muhabirlerinin ülkemizdeki en iyi temsilcisi Ara Güler’dir.


Soru: “Mutlaka tekniğe ve kullanılan kameraya iyi bir hakimiyet kurulmalıdır. Ayrıca çalışılacak konu ile ilgili bilgi sahibi olunmalı, çekim aşamasına geçmeden önce konu etraflıca araştırılmalı ve incelenmelidir. Teorik bilgiyi güçlendirdikten sonraki aşama çekim yapılacak bölgede fotoğraf çekmeden keşif yapmaktır. Keşif sürecinde ortamın ışığı gözlenir, hangi saatlerde çekim yapılacağına karar verilir, çekim açıları kabaca belirlenir.”
Yukarıdaki tanımlar hangi fotoğrafçılık türü için geçerlidir?

Cevap: Söz konusu tanımlar belgesel fotoğrafçılığı için geçerlidir.


Soru: Reklam ve tanıtım fotoğrafının temel amacı nedir?

Cevap: Reklam ve tanıtım fotoğrafının temel amacı izleyicide yani tüketicide bir istek uyandırmaktır.


Soru: Bir yerin manzarasını, insanlarını, onların kültürlerini, gelenek ve göreneklerini, yaşam biçimlerini, yaşadıkları çevrenin mimarisini, doğal dokusunu, tarihî eserlerini belgeleyen fotoğrafçılık türü nedir?

Cevap: Bir yerin manzarasını, insanlarını, onların kültürlerini, gelenek ve göreneklerini, yaşam biçimlerini, yaşadıkları çevrenin mimarisini, doğal dokusunu, tarihî eserlerini belgeleyen fotoğrafçılık türü “Gezi fotoğrafçılığı”dır.


Soru: Aylak bir şekilde kentin tüm ücra köşelerini arşınlayan bu esnada gözlem yapıp yorumlayan gezgin olarak tanımlanan kişiye verilen ad nedir?

Cevap: Aylak bir şekilde kentin tüm ücra köşelerini arşınlayan bu esnada gözlem yapıp yorumlayan gezgin olarak tanımlanan kişiye verilen ad “Flaneur”dür.


Soru: Birçok usta fotoğrafçıya göre manzara fotoğrafçılığının altın kuralı olan ve günün iki periyodundan bahsedilen çekim zamanları hangileridir?

Cevap: Bu periyodlardan bir tanesi gün doğmadan hemen önceki andan itibaren gün doğduktan sonraki, ışığın ne kadar keskinleştiğine bağlı olarak bir saat civarına gelen zaman aralığıdır. İkinci periyot ise gün batımının başlaması ile bittikten sonra geçen yaklaşık otuz dakikalık zamandır.


Soru: Sisteminde fotoğrafçı, internet üzerinden fotoğrafların yüklendiği, pazarlayıcı olan bir aracı kurum ve bu fotoğrafları o kurumun sayfasından belli bir ücret karşılığı indirerek satın alacak bir alıcının bulunduğu fotoğrafçılık türü nedir?

Cevap: Sisteminde fotoğrafçı, internet üzerinden fotoğrafların yüklendiği, pazarlayıcı olan bir aracı kurum ve bu fotoğrafları o kurumun sayfasından belli bir ücret karşılığı indirerek satın alacak bir alıcının bulunduğu fotoğrafçılık türü “Stok fotoğrafçılığı”dır.