Görsel İletişim ve Tasarım Tarihi - Sorularla Öğrenelim
Görsel İletişim ve Tasarım Tarihi - Sorularla Öğrenelim
Ünite 1
Soru: Doğal iletişim şekilleri nelerdir?
Cevap: Ses, postür, mimik doğal iletişim şekillerindendir.
Soru: Görsel iletişim tasarımı kavramının diğer tasarım dallarından farklı olarak odaklandığı konu nedir?
Cevap: Görsel iletişim tasarımı kavramı insanların birbirleri ile iletişimine odaklanmıştır.
Soru: İletişim hangi iki farklı eksende ele alınabilir?
Cevap: İnsanda doğal olarak bulunan uzuvların kullanılarak mesajın aktarıldığı doğal/duyusal iletişim ve teknolojiyi kullanarak yapılan iletişim.
Soru: Bugüne kadar bulunan en eski taş aletler nerede, ne zaman ve kim tarafından yapılmıştır ?
Cevap: Afrika’da Homo Habilis tarafından 2.7 milyon yıl önce yapılmıştır.
Soru: Kaya resimleri ve petrogliflerin birbirinden farkları nedir?
Cevap: Kaya resimleri petroglifleri de içeren daha genel, üst tanımlamadır. Petroglifler ise yalnızca kazınarak yapılan negatif veya pozitif resimleri ifade eder.
Soru: Kaya resimlerine dair en eski örnek nerede bulunmuştur?
Cevap: Endonezya’nın Sulawesi adasında bir mağaranın üst kısmında bulunmuştur.
Soru: Theriantropi nedir?
Cevap: İnsan ve hayvan formlarının içiçe geçmesi durumudur. Genellikle mitolojik yaratıklarda görülür.
Soru: İlk kalıcı yerleşimler nerede görülmeye başlamıştır?
Cevap: İlk kalıcı yerleşimler Mezopotamya’da görülmeye başlamıştır.
Soru: Bir yerleşimin medeniyet terimi ile anılabilmesi için topluluğun neleri bulundurması gerekir?
Cevap: Bir yerleşimin medeniyet terimi ile anılabilmesi için topluluğun planlanmış bir iş gücüne katılımı, şehir veya devlete vergi vermeleri ve toplumda hiyerarşi mekanizması bulundurması gerekir.
Soru: Resimyazı kavramının diğer adı nedir?
Cevap: Resimyazı kavramının diğer adı Piktogramdır.
Soru: Yazıyı bulan ve ilk büyük medeniyetlerden olan Sümerlerin ortaya çıkardığı diğer yenilikler nelerdir?
Cevap: Sabanın ilk kez kullanılması, ilk sulama sistemlerinin yapılması, ilk makineli üretim sayılabilecek çömlek tezgahını icat etmesi.
Soru: Hiyeroglif antik Yunan dilinde hangi manaya gelmektedir?
Cevap: Hiyeroglif antik Yunan dilinde Kutsal oyma manasına gelmektedir.
Soru: Kendi dillerindeki 22 önemli sesin var olduğunu keşfederek ilk sesçil (fonetik) yazı sistemini oluşturan uygarlık kimdir?
Cevap: Fenikeliler kendi dillerindeki 22 önemli sesin var olduğunu keşfederek ilk sesçil (fonetik) yazı sistemini oluşturan uygarlıktır.
Soru: Papirüs bitkisini yazı yüzeyi olarak kullanan uygarlık kimdir?
Cevap: Papirüs bitkisini yazı yüzeyi olarak kullanan uygarlık Mısırlılardır.
Soru: Parşömenin üretilmesinde kullanılan hayvansal materyaller nelerdir?
Cevap: Buzağı, koyun, keçi gibi hayvanların derisi.
Soru: Libelli denilen Roma pankartları ne için kullanılmıştır?
Cevap: Libelli denilen Roma pankartları emlak ilanlarını, kayıp eşyaları ve borcunu ödemeyenleri duyurmak için kullanılmıştır.
Soru: Hangi materyaller Orta Çağ döneminde bulunmuştur?
Cevap: Matbaa, barut ve pusula Orta Çağda bulunmuştur.
Soru: Matbaa öncesi Çin’de bulunan hangi alet ve yöntemlerin matbaaya giden yolu açtığı düşünülmektedir?
Cevap: Mühürler, kayıtları kopyalama yöntemleri, tahta baskı tekniği matbaaya giden yolu açtığı düşünülmektedir.
Soru: Kuran-ı Kerim el yazmaları ilk dönemlerde hangi materyal üzerine yazılmaktadır?
Cevap: İlk dönemlerde Kuran-ı Kerim el yazmaları parşömen üzerine yazılmaktadır.
Soru: Avrupa’da kullanılan el yazmaları hangi konuları içerebilmektedir?
Cevap: Avrupa’da kullanılan el yazmaları dini konular hakkında olabileceği gibi, bilim, sanat, müzik, bürokrasi, şiir gibi pek çok konuyu da içerebilmektedirler.
Ünite 2
Soru: İlk modern matbaanın temelleri hangi yılda atılmıştır?
Cevap: İlk modern matbaanın temelleri 1452’de atılmıştır.
Soru: Çin seyahati sonrası İtalya’ya döndüğünde doğunun baskı teknolojisini de beraberinde getiren ünlü kaşif kimdir?
Cevap: Çin seyahati sonrası İtalya’ya döndüğünde doğunun baskı teknolojisini de beraberinde getiren ünlü kaşif Marco Polodur.
Soru: Baskının Avrupa’ya gelişinden sonra artan talep nedeniyle uzun zaman alan, oldukça zahmetli ve pahalı kopyalama tekniği yerine popülerleşen teknik hangisidir?
Cevap: Ahşap baskı teknikleri
Soru: Avrupa’da ahşap kalıp baskı ne zaman kullanılmaya başlamıştır?
Cevap: 1390’da kağıt üretiminin sonrasında başladığı bilinmektedir.
Soru: Sekizinci yüzyıldan itibaren Japonya’da ahşap blok baskı, kağıt dışında hangi malzelemere baskı yapmak için kullanılmıştır?
Cevap: Tekstil malzemeleri
Soru: Ahşap blok baskının ilk örneklerinden biri olan eserin adı nedir?
Cevap: Dört Azizli Bakire ve Çocuk
Soru: Avrupa’da bilinen en eski basım örneği nedir?
Cevap: Sibylline şiirinin basıldığı bir kitap yaprağıdır.
Soru: Gutenberg İncili’nin diğer adı nedir?
Cevap: Gutenberg İncili’nin diğer adı Biblia Latinadır.
Soru: Matbaa’nın ortaya çıkışından sonra ortak kullanımlarda kullanılan yazıyüzleri nelerdir?
Cevap: Lettre de forme gothic yazı yüzü, lettre de somme yuvarlak hatlı gothic yazıyüzü ve lettre batarde el yazısı.
Soru: İtalik yazı tipini içeren ilk kitabın adı nedir?
Cevap: İtalik yazı tipini içeren ilk kitabın adı Virgül Operası’dır.
Soru: 15.yy’da geliştirilen gravür, ilk başta hangi sanatın bir dalı olarak görülüyordu?
Cevap: 15.yy’da geliştirilen gravür, ilk başta kuyumculuk sanatının bir dalı olarak görülüyordu.
Soru: Kolofon nedir?
Cevap: Eskiden kitabın sonuna konan ve başlığı, basımcının adını ve tarihini gösteren yazı; yayınevinin amblemidir.
Soru: Gravür sanatını en üst seviyeye taşıyan sanatçı kimdir?
Cevap: Gravür sanatını en üst seviyeye taşıyan sanatçı Albrecht Dürer’dir.
Soru: Johannes Gutenber’in bastığı ilk gerçek kitabın adı nedir?
Cevap: Johannes Gutenber’in bastığı ilk gerçek kitap İncildir.
Soru: Hareketli matbaacılık tarihinde ilk resimli İncil’i üreten matbaacı kimdir?
Cevap: Günther Zainer hareketli matbaacılık tarihinde ilk resimli İncil’i üreten matbaacıdır.
Soru: Monogram nedir?
Cevap: Monogram bir veya daha fazla harfin tek bir simge oluşturmak için tasarlanmasıdır.
Soru: Bilinen en eski yazıyüzü numune kitabını yayınlayan Alman matbaacı kimdir?
Cevap: Erhard Ratdolt
Soru: Dünyada ilk bağımsız yazı tipi dökümhanesi kuran Fransız yazı tasarımcısı kimdir?
Cevap: Claude Garamond
Soru: ABD Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa ilk olarak kimin yazıyüzü kullanılarak basılmıştır?
Cevap: ABD Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa ilk olarak, William Caslon’ın yazıyüzü ile basılmıştır.
Caslon, yazıyüzü Fransız yazıyüzleri kadar zarif olmasa da Caslon’un tasarımları İngiliz estetiğine daha uygun olan zarafeti somutlaştırmıştır. Dünyadaki birçok yazı dökümhanesi, Caslon yazıyüzünü geliştirmiştir.
Soru: Punch press tekniği ile gotik, roman ve italik birçok yazıyüzünü geliştiren matbaacı kimdir?
Cevap: Johann Michael Fleishmann
Ünite 3
Soru: 17. yüzyılda egemen olan natüralist felsefeyi takiben, Rönesans ile beraber insan doğayı sembolik görünümünden yalıtarak fethedilebilecek bir unsur olarak görmeye başlamıştır. Bunun neticesinde ortaya çıkan ve endüstriyel sanatların da başlangıç noktası olarak temel alınan tarihsel sürece ne ad verilir?
Cevap: Endüstri devrimi / sanayi devrimi
Soru: Endüstri devrimi ile değişen üretim biçimleri, ortaya çıkan ekonomik büyüme ve artan refah sonucunda, kişiler için ürün çeşitliliği içerisinden seçim yapma ve bu sebeple de üretilen ürünleri tüketiciye tanıtma ihtiyacı doğmuştur. Bu noktada reklam sektörüne dair atılan ilk adımlar nelerdir?
Cevap: Basılı medya ürünleri olan ilan ve afişler
Soru: Sanayi devrimi neticesinde üretim faaliyetleri bireysel el emeğinden uzaklaşarak organize edilmiş makine gücü kullanan topluluklar tarafından yürütülür olmuştur. Bu durum aile yapısı ve yaşayış biçimini nasıl etkilemiştir?
Cevap: Kentleşme / İnsanlar fabrikaların olduğu bölgelere evlerini ve hayatlarını inşa ederek kendi yaşamlarını da bu değişime uyarladılar.
Soru: Sanayi devrimi ile artan refah ve kentleşme tüketim biçimlerini nasıl etkilemiştir?
Cevap: Önceden belirli bir gelir düzeyine sahip insanların erişebildiği ürünlere artık her kesimden insanlar erişebilmeye başlamıştır.
Soru: Sanayi devrimi öncesinde belirli bir gelir düzeyine sahip insanların erişebildiği ürünlere, sanayi devrimi ile beraber her kesimden insan erişebilmeye başlamıştır. Çok çeşitli ürünler ve çok farklı ürünler tüketicilere sunulur hale gelmiştir. Bu durum neye yol açmıştır?
Cevap: Ürünlerin çeşitliliği ve farklılığı talebi yönlendirebilme sorununu da doğurmuştur.
Soru: İlk kurum kimliği örnekleri kimler tarafından kullanılmıştır?
Cevap: İlk kurum kimliği örneklerine krallar, soylular ve şehirlerin kullanımında rastlanması mümkündür. Bayrak ve üniforma gibi unsurlar bütünlük ve aidiyet anlamında oldukça önem arz etmiştir. Bunun haricinde ulusların yanı sıra şehirlerin de kendilerine özel kimlikleri vardı. Kurumsal kimlik anlamında en eski örnekten bahsetmek gerekirse 15. yüzyılda Floransa şehri adına yapılan şehrin çizimi üzerine sanatçı, mimar ve yazarların çağrılmasını örnek verilebilir.
Soru: Bugün günümüzde kurumsal kimlik tasarımı (Logo, Amblem, Zarf, Antetli kağıt vb.) adı altında oluşturulan tasarımların temelleri sanayi devrimi ile de ilişkilidir. Kurumsal kimlik uygulamalarının bütünlük ve aidiyet sağlayan bayrak, üniforma gibi tasarımların ötesine geçerek ticarileşmesinin kimlikler için uygulanmasının sebebi nedir?
Cevap: Ürünlerin seri imalat sonucunda farklılaşması ve bollaşması sebebi ile talebin yönetilmesi gereksinimi ortaya çıkmış ve ürünlerin ticaret anlamında ayrıştırılması adına kendilerini tanımlamaları giderek daha da önemli bir hal almıştır.
Soru: Endüstriyel devrimin erken dönemlerinde İngiltere’de zenginleşen sınıfın beğenileri temelinde mimariden tekstile mobilyadan grafik tasarımda sıkça kullanılan yazı diline kadar baskın hale gelen stile ne ad verilir?
Cevap: Viktorya Stili / Sanatı
Soru: Özellikle taş baskının (litografi) sınırlarının genişletildiği ve uygulamalarının hayli çeşitlendiği bir dönem olan Viktorya döneminde, basılı ürünlerde ne gibi imgeler sıklıkla kullanılmıştır?
Cevap: kadın figürleri, çiçekler, çocuklar ve köpekler gibi nostaljik ve duygusal imgeler
Soru: Viktorya döneminde düzenlenen ve endüstri ile teknolojinin sanata yansımasını dünya çapında ortaya koyan önemli sergi nerede düzenlenmiştir?
Cevap: “Büyük Sergi (Great Exhibition)” ya da “Crystal Palace Exhibition”, 1851, İngiltere : Kraliçenin Viktorya’nın eşi Prens Albert ev sahipliğinde, endüstriyel ülkelerden 13.000 katılımcı, 6 milyon ziyaretçi
Soru: İlk örnekleri 1798 yılına dayanan ve endüstri devrimi ile beraber Almanlar tarafından ilerletilen litografi (taş baskı) tekniği, 1837’de Fransa’da birden çok rengin basılmasına imkan veren biçimi ile chromalithografi ismi ile patentlenmiştir. Bu şekilde, renklerin farklı tabakalar hâlinde seri bir biçimde basılabilmesini mümkün olmuştur. Bu tekniğin yaygın olarak kullanılmaya başlamasının sonucu nedir?
Cevap: Sanatçıların sulu boya ile ya da diğer teknikler ile işledikleri tüm el emeği eserlerin orjinaline yakın bir biçimde çoğaltılması ile, orijinalini yapan sanatçının adının zamanla tarihten silinmesi ile sonuçlanan bir süreç başlamıştır.
Soru: Viktorya stilindeki karmaşık döşeme, harf ve ahşap baskı tasarımlarının ilham kaynağı olarak gösterilen kitap hangisidir?
Cevap: İngiliz tasarımcı, yazar ve sanat otoritesi Owen Jones (1809-1874) tarafından 1842-1845 yılları
arasında yazılan “Batı Sanatı” isimli kitap. Bu kitapta İspanya’nın İslam sanatı örnekleri bulunan bölgelerinde karşılaştığı Fas’a ait dekorasyon stilleri ve desenlere yer vermiştir.
Soru: Viktorya dönemindeki basılı ürünlerin özellikleri nelerdir?
Cevap: <ul> <li>Grid sistemi kullanımı</li> <li>Taş baskı ile her tür çizimin sanatçının yaptığı kalitede basılabilmesi</li> <li>Haritalar, illüstrasyonlar ve el çizimlerinin çokça kullanılması ile, kullanılan harflerin de artık tasarımın uyum anlamında bir parçası olmaya başlaması</li> </ul>
Soru: Viktorya döneminde litografinin gelişmesi ile basım tekniklerinde ortaya çıkan ilerlemeler neye yol açmıştır?
Cevap: Dergilerin basım maliyetlerinin düşmesine ve tirajlarının artmasına. Örneğin 1841 ve 1860 tarihleri arasında İngiltere’de aylık yayınlanan Punch and Harpers dergisi, başlangıçta ahşap ve metale oyulan levhalarla basıldığı için 800 kopya kadar çoğaltılırken, gelişen baskı yöntemleri sayesinde 1860’lardaki basım adedi 5000’e kadar çıkmıştır.
Soru: Sanayi devriminin Viktorya dönemindeki etkileri ile paralel olarak gelişen basım teknikleri, afiş ve ilanların artmasının yanında, dergi basımının da çoğalmasına sebep olmuştur. Bu duruma ek olarak ürünlerin çeşitliliği ve farklılığından doğan talebi yönlendirebilme sorununun da etkisi ile ortaya çıkan gelişme nedir?
Cevap: Reklam ajanslarının ortaya çıkışı da tetiklenmiştir. Bu anlamda ilk gerçek ajans 1841 yılında Amerika’nın Philadelphia eyaletinde açılmıştır.
Soru: Viktorya döneminde ortaya çıkan reklam ajanslarının oluşturduğu tasarımların özelliği nedir?
Cevap: ilk aşamada sadece ürünlerin resmi ve ne olduğunu işaret eden net ve sade tanıtım düzenlemeleri kullanılmıştır.
Soru: Dönemin afiş ve basılı işlerinde kendi özel karakterini yansıtan Viktorya dönemine ait yazı stillerinin (Victorian Font Ailesi) belirgin ve ortak özelliği nedir?
Cevap: Tüm yazı stilleri o dönemde et kalınlığı yüksek, fark edilebilir ve vurgulu bir biçimde düzenlenmiştir. Ahşaba oyulmuş hissiyatı verirler.
Soru: Litografi tekniğinin tarihsel gelişim aşamaları nelerdir?
Cevap: <ul> <li>1798 - Alman Bavyeralı bir oyun yazarı olan Alois Senefelder, kendi oyunlarını yazmak ve çoğaltmak amacıyla tekniği ilk defa kullanan olmuştur.</li> <li>Boya kalemleri ile kireç taşı üzerine yazılan yazıların çoğaltılabileceğinin tesadüfen keşfedilmesinin ardından yöntem geliştirilerek afiş sanatçılarına baskı anlamında yeni bir yol açmıştır.</li> <li>Kireçtaşı yerine kağıt da ıslatılarak ve kurutularak kullanılabilir.</li> <li>Bugün modern litografide ise fotokimyasal metotlar ile hazırlanmış çinko ve alüminyum levhalar baskı için kullanılmaktadır.</li> <li>Yazıların ve resimlere ait çizgilerin geldiği yerlerde oyulmuş ve kabarık görünen alanlar mevcutsa bu türden baskıya gravürleme adı verilir.</li> <li>Üç boyutlu manzara ve figüratif tekniklerin de basımlarının gerçekleşmesi 1830’larda dört renk baskının geliştirilmesine kadar göz doldurmuştur.</li> <li>Teknik 25 yıla yakın bir sürede tüm dünyaya yayılmıştır.</li> <li>Dört renk baskının gelişimini takiben, doku ve renk çeşitliliği litografinin sanatsal bağlamda uygulanan bir teknik olarak devam etmesini mümkün kılmıştır.</li> </ul>
Soru: İlk örnekleri 1798’de ortaya çıkan taş baskı tekniği ülkemizde ne zaman görülmüş ve nasıl bir gelişim çizgisi izlemiştir?
Cevap: 1831’de Harbiye Nezareti olarak kullanılan İstanbul Üniversitesi bünyesinde askeri içerikli kitapları, broşürleri ve şemaları basmak üzere litografi atölyeleri kurulmuştur.
İstanbul’a gelen Henry Cayol adlı bir çizer, Fransa’da öğrendiği litografi tekniğini ülkemize yerleşerek yayılmasına öncülük etmiştir.
Cayol, Sultan Mahmut tarafından Türk el yazması eserlerin basımı için de görevlendirilmiştir.
Cayol, 50 kadar askeri öğrenciye de bu tekniği öğretmişir.
Sonrasında açılan birkaç matbaa tarafından, özellikle halk hikâyelerinin ve masalların olduğu 100’ü aşkın resimli kitap, 1863-1866 tarihleri arasında basılmıştır.
İstanbul’da 1900’lü yılların başında sanatsal amaçlı olarak evrilmiştir. Hoca Ali Rıza gibi sanatçılar, Harbiye’nin baş ressamlığını yaparken pek çok öğrenciye tekniği aktarmıştır. Az sayıda sanatsal amaçlı eser günümüze ulaşmıştır.
Zamanla Anadolu’ya yayılan yöntem, günümüzde yerini ofset baskıya bırakmıştır.
Soru: Litografinin icadı neye olanak sağlamıştır?
Cevap: Litografinin icadı ile birlikte resmin ve yazının aynı kalıpta basımı mümkün hâle gelmiştir. Sanatçıya tonlama konusunda geniş bir perspektif sunar.
Soru: 19 yy. ortalarından itibaren ülkemiz coğrafyasında da yaygınlaşan litografi sanatının örnekleri nelerdir?
Cevap: <ol> <li>II. Abdülhamid döneminde özellikle kahvehanelerde asılı litografi tekniği ile basılmış bazı halk resimleri göze çarpmıştır. Bunlar; “Dünya Güzeli”, “Ferhat ile Şirin” ve “Köroğlu” gibi halk masalları ve destanları konu alan, matbaalarda üretilmiş eserlerdir. Hüseyin Uzman, Tarık Uzmen, Ziya Arif ve Mehmet Hulusi tarafından üretilmiş eserlere çokça rastlanır.</li> </ol> Çanakkale Savaşı, Balkan Savaşı ve Meşrutiyet senelerinde önemli tarihi olaylara ilişkin baskılara da sıklıkla rastlanmaktadır.
Soru: Joseph Niepce ve Louis Daguerre kamera ile yapılmış bir çekimi kağıda basma tekniğini rafine etmişlerdir. 1800’lerden süre gelen fotoğraf alanındaki deneysel çalışmaların, 19. yüzyılın sonunda basılabilir bir görsel mecra hâlini alarak fotoğrafı ortaya çıkarışı ile neticelenen bu yönteme ne ad verilir?
Cevap: Daguerreotype
Soru: Fotoğrafın bir gazetede ilk kullanımı ne zamandır?
Cevap: 1880 yılında, New York Daily adlı gazete, full tonlu olarak ilk fotoğraf reprodüksiyonunu basmıştır.
Soru: Stephan Horgan tarafından bulunan yarım ton görüntü basımı tekniği nasıl çalışır?
Cevap: Bu teknik fotoğraf yolu ile elde edilen görüntüyü irili ufaklı noktalamalar ile farklı tonlara ayırır. Çıkan sonuç siyah mürekkep ile saf beyaz bir kâğıt üzerinde net bir sonuç yaratır. Bu sayede gazetelerde fotoğraf kullanımı iyileşmiştir.
Soru: Abraham Lincoln’ün desteği ile Amerikan İç Savaşı esnasında savaşın geçtiği her noktayı çok sayıda fotoğraf ile kayıt altına alan Mathew Brady ve asistanları Alexander Gardner ve Timothy Sullivan’ın bu çabasının tarihsel önemi nedir?
Cevap: Kolektif hafızanın yaşatılmasına dair fotoğrafın kullanıldığı önemli durumlardan biridir. Çekilen fotoğraflar sanatçılar tarafından eskiz haline getirilerek zamanın ahşap baskı yapan gazete ve dergilerinde basılmıştır.
Soru: Thomas Edison tarafından keşfedilen ve sinemanın öncülü olan Kineteskop cihazına olanak sağlayan gelişmeler nelerdir?
Cevap: <ul> <li>1826 Joseph Niepce tarafından kamera ile yapılan ilk çekim</li> <li>1839 Ticari olarak başarı sağlayan ilk fotoğraf tekniği olan Daguerreotype</li> <li>1880 yılında Hannibal Goodwin tarafından icat edilen ilk nitrat tabanlı filmi</li> <li>George Eastman tarafından nitrat tabanlı filmin bobin film haline getirlmesi</li> </ul>
Soru: Thomas Edison’un icat ettiği Kinetoskop ile Aguste ve Louise Lumier kardeşlerin fim gösterimi yaptığı Cinematograf cihazının farkı nedir?
Cevap: Kinetoskop ile aynı anda sadece tek bir kişinin film izlemesi mümkündür. Cinematograf ile toplu gösterimler yapmak mümkün olmuş, ilk başlarda gündelik olayların belgelenmesi amacını taşıyan bu filmler zamanla sinema sanatının ortaya çıkmasına zemin hazırlamışlardır.
Soru: Hareketli resimleri arka arkaya gösteren oyuncaklar olan “Thaumatrope”, “Zoetrope” ve “Praxinascope” gibi icatlar neyin temelini oluşturmuştur?
Cevap: Canlandırma (animasyon) sinemasının
Soru: Canlandırma film bir eğlence aracı haline gelene kadar ne gibi gelişmeler yaşanmıştır?
Cevap: <ul> <li>Hareketli resim gösteren oyuncaklar olan Thaumatrope”, “Zoetrope” ve “Praxinascope”</li> <li>1800’lerin sonunda ilk defa ortaya konan Stop Motion (Duraklı Çekim Yöntemi): Kamera durdurularak ve nesnelerin pozisyonları değiştirilerek yapılır.</li> <li>1907’de J. Stuart Blackstone tarafından “Humorous Phases of Funny Faces” (Komik Suratın Güldüren Fazları) adlı ik stop motion animasyon filmi</li> <li>1914 yılında ilk defa cel (selüloz) animasyon tekniği kullanılmıştır. Bu yöntemde karelerde yer alan objeler ayrı ayrı çizilerek üst üste konulur. Hareket etmeyen alanlar için tek bir çizim kullanılırken hareket eden alanlar ayrı çizimler olarak oluşturulur.</li> <li>1938 itibarı ile, animasyon tekniği sinemaya taşınarak sesli bir hale getirilmiştir. Walt Disney tarafından yapılan filmler animasyonun yaygın bir eğlence aracı olarak kabul görmesine önayak olmuştur.</li> </ul>
Soru: Arts & Crafts Akımı nedir?
Cevap: Düşünsel altyapısını mimar Augustus Pugin, yazar John Ruskin ve tasarımcı William Morris hazırladığı bir sanat akımıdır.
<ol start="19"> <li>yüzyıl sonlarına doğru endüstriyel devrimin getirdiği sanatsal karmaşaya karşı bir duruş olarak ortaya çıkmıştır.</li> </ol> Makineleri ruhsuz, sürekli tekrar eden ve organik olmayan şeyler olarak görür. Maddeye ancak insan eli ve el emeğinin can verebileceğini savunur, el emeğine dayalı üretimi üstün tutar.
Zanaat tekniklerini yeniden canlandırmak ve ileri süsleme teknikleri ile onu sanat ile buluşturmak amacındadır.
William Morris sosyalizmi destekleyen bir sanatçıdır. İşçi kesiminin yeniden yaşama sevincine kavuşmasının öncülüğünü yapmak istemişler, ancak el emeğine dayalı yüksek maliyetler nedeni ile zengin koleksiyonerlerin rağbet ettiği ürünler ortaya koymuşlardır.
Morris, 1862 yılında Londra’da ustalık ve çıraklık ilişkileri ile yetiştirilen el sanatlarına dayalı bir üretim şirketi kurmuştur.
Ruskin ve Morris’in fikirlerinden etkilenen pek çok sanat ve zanaatçı birlikteliğini içeren topluluk ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan en önemlileri 1884 yılında kurulan “Art Workers Guild” ve 1887 yılında kurulan “Arts and Crafts Exhibition Society” (ilk kez Arts & Crafts teriminin kullanımı) topluluklarıdır.
Morris’in kurduğu şirkette üretilen ürünlerin etkisi ile, 1890’lara doğru Atlantik’ten Amerika’ya kadar yayılım göstermiş ve o dönemde pek çok sanatçının tasarım tekniğini değiştirmesine sebep olmuştur. Ürünler üst ve orta sınıf dışında bir kitleye hitap edemediği için Avrupa kıtasında hareketin destek bulması zorlaşmıştır.
Sanatçılar, mümkün olduğu kadar geleneksel tekniklerden ayrılmadan, koltuk kaplamaları, duvar kâğıtları, perdeler ve fayanslar için inanılmaz detaylı el işi bezemeler üretmişlerdir.
“Pre-Raphaelite Artists” adı ile bir grupta yer alan ünlü ressamlar Dante Gabriel Rosetti ve Edward Burne Jones resimlerini vitraya aktararak mimaride zanaatı yeniden canlandırdılar.
Morris, “Kelmscott Press” adında bir yayınevi kurarak geçmişin tahta basım kitaplarını koleksiyonerler için yeniden bastı. Buna ek olarak yayın evinde basılan kitaplarda kullandığı “Golden”, “Troy” ve “Ghaucer” adlarındaharf tasarımları yapmıştır. Bu tasarımlar Gotik harf tasarımlarına olan ilgiyi canlandırmıştır.
1914’ten sonra her ne kadar dünya savaşı sebebiyle ekonomik olarak yara alınmış olsa da 1920’lere kadar etkisi devam etmiştir.
Soru: Art Nouveau Akımı’nın temelinde hangi akım yer alır?
Cevap: Arts and Crafts sanat hareketi, 1920’lerden sonra geliştirilerek Art Nouveau adını almıştır. Modern stilin kökleri olarak anılan Art Nouveau hareketi, 1930’lardan sonra yerini Modernizm çatısı altında gelişen yeni sanat dillerine bırakmıştır.
Soru: Art Nouveau akımı nedir, nasıl ortaya çıkmıştır?
Cevap: <ul> <li>1890 ve 1910 tarihleri arasında Avrupa ve Amerika’da yayılım göstermiş, dekoratif öğelerin ağır bastığı kendine has bir tasarım dilidir.</li> <li>1880 yılında Viktorya döneminin dekoratif ögelerine karşı yeni bir dil meydana getirmek isteği ile,</li> <li>Akademik sanat, eklektizm ve tarihselliğe tepki olarak,</li> <li>Avrupa’da 1880 ve 1890’larda Japon ahşap baskılarına duyulan hayranlıktan esinlenmelere bağlı olarak ortaya çıkmıştır.</li> </ul> Gustav Klimt, Emile Galle ve James Abbot McNeill Whistler gibi sanatçılar yaptıkları ahşap baskı eserlerinde çiçek ve organik formlar, dairesel motifler varsa da bunları ürünlere tam anlamıyla Art Nouveau olarak değerlendirmek zordur.
Soru: Art Nouveau akımını özellikle teori anlamında en çok etkileyenler kimlerdir?
Cevap: Fransız mimar Eugene Emmanuel Viollet le Duc (1814-1879) ve İngiliz Sanat eleştirmeni John Ruskin (1819-1900). İngiltere’de özellikle William Morris ve Arts and Crafts hareketi
Soru: Art Nouveau tasarım dilinin baskın özellikleri nelerdir?
Cevap: En baskın özellikleri; uzun, kıvrımlı organik çizgiler olarak özetlenebilir. Art Nouveau’nun bitkisel karakteristiğini tanımlamak istersek dalgalı asimetrik çizgilerin uzanarak meydana getirdiği çiçek formları, tomurcuklar, böcek kanatları ve doğayı çağrıştıran benzer figürler ile yüzey üzerinde güçlü, çarpıcı ve elegan bir ritim yaratılmasıdır. Grafik sanatlarda bu çizgiler, diğer resimsel ögeler ile birleştirilir. Bunlar; form, doku, alan ve renktir. Buradaki amaç, tamamen geleneksel netlik ve nedensel ilişkiye zıt bir yaklaşım ortaya çıkarmaktır.
Kadın figürleri, özellikle Art Nouveau tarzındaki afişlerde çok sık rastlanılan bir öğedir.
Soru: Art Nouveau tasarım dili hangi alanlarda görülür?
Cevap: Mimari, iç mekân tasarımı, mücevher, cam, afiş ve illüstrasyon çalışmalarında bu dile dair öne çıkan çalışmalar gözlemlenmektedir.
Soru: Art Nouevau akımın, özellikle grafik tasasrım alanında farklı ülkelerdeki temsilcileri olan sanatçılar kimlerdir?
Cevap: Belçika’da periyodik olarak yayımlanan “L’Art Moderne” adlı bir dergide, “Les Vingt” adlı bir sanatçı grubunun tasarımları tanımlanmaya çalışılırken kullanılmıştır. Belçika Art Nouveau tarzını çok hızlı benimsemiştir. 1893 yılı sonrasında yaratılan tüm eserlerde dönemin etkileri açıkça görülmektedir. Sembolist harekete dahil olan Henri Privat Livemont, Brüksel’de bir grup sanatçı (Circle of Artists Schaerbeek) ile yaptığı çalışmaların ardından ünlenmiştir. Diğer bir Belçikalı grafik tasarımcı ve ressam Henri Meunier ise, dönemin dairesel motiflerini farklı alanlar ile birleştirmesiyle ünlenmiştir.
Fransa, Paris’te L’Art Nouveau adlı bir galerinin sahibi S. Bing adlı kişiden stile dair bu isim yayılmış ve Fransız sanat hareketinin ana ismi olarak kalmıştır.
Avrupa’daki Art Nouveau tasarım çizgilerini oluşturan Paul Gauguin ve Henri de Taulouse Lautrec gibi ressam ve baskı sanatçılarının deneysel çizgileridir. Lautrec’in “Moulin Rouge: La Goulue” afişi dönemi temsil eden önemli bir eserdir.
Art Nouveau anlayışına sahip en önemli afiş sanatçılarından biri de Jules Cheret’dir. Ağırlıklı olarak dikey kompozisyonu seçtiği afişlerinde, ünlü ressamlar Rubens, Tiepolo, Fragonard ve Watteau’nun eserlerinden etkilendiğini belirtmiştir.
Cheret’nin yaptığı çalışmaları kendine örnek kabul eden diğer bir önemli sanatçı Çek Grafik Sanatçısı Alphonse Mucha’dır. Mucha, eserlerinde özellikle ressam Pre-Raphaelite (Arts & Crafts) sanatçı grubundan Dante Gabriel Rossetti’den etkilendiğini de açıkça belirtmiştir.
Théophile-Alexandre Steinlen, Art Nouveau Fransız stilinde önemli tasarımlar yapmış bir sanatçı olarak kaynaklarda yerini almıştır.
Yine dönemin diğer bir önemli sanatçısı Paul Berthon,, Eugene Crasset ile çalıştıktan sonra, chromolitografi baskı tekniğinde ilerletici çalışmalarda bulunmuştur.
İngiltere’deki öncüleri arasında estetik olarak akımı bir adım öteye taşıyan illüstratör Aubrey Beardsley, akıma dair organik ve dışavurumcu çizgilerini Arts and Crafts hareketine dahil olan William Morris’in çizgilerinden ilham alarak meydana getirmiştir.
Almanya Münih’te 1892 yılından sonra bu akımın kuralcı yapısını kırmaya yönelik sanatçı girişimleri öne çıkmıştır. “Munich Secession” olarak anılan bu hareket daha sonraki yıllarda Viyana etkisi ile “Vienna Secession” adı ile anılmaya başlamıştır. Hareketin merkezinde “Jugend” adlı dergi yer almaktadır. Çok daha genç bir stil benimseyen tasarımcılardan biri Otto Eckmann’dır. Sanatçı bu dergi için oldukça farklı varyasyonlarda dergi kapağı illüstrasyonları çalışmıştır.
Alman grafik tasarımcılar Art Nouveau’nun yoğun organik bezemelerinin ve tasarım anlayışının 1900’lü yıllar ile birlikte özellikle I. Dünya Savaşı’ndan sonra sadeleştirilmeye başlar. Lucian Bernard gibi Alman grafik tasarımcılar, gereksiz ayrıntıları ve süslemeleri kaldırarak “Plakatstil” adı verilen yeni bir tasarım dilinin öncülüğünü yapmışlardır. Lucian Bernard’ın 1905 yılında Priester kibritleri için yaptığı bu sade afiş çalışması 1940’lardan sonra tasarlanan pek çok sade afiş tasarımına örnek teşkil etmiştir. Josep Sattler diğer önemli Alman dergilerinden “Pan” için tasarımlar yapmıştır. Dergi Sattler tarafından tasarlanan harf tasarımlarını dergi isimliğinde kullanmıştır. Almanları etkileyen Vienne Secession hareketindeki Gustav Klimt ve Koloman Moser oldukça önemli isimlerdir.
Amerikan Art Nouveau stilinin en önemli temsilcisi Louis Comfort Tiffany’dir. New York’ta bulunan National Academy of Design’da cam üzerine kendini yetiştirmiş bir sanatçıdır. Cam ile yapabildikleri Thomas Edison gibi bir bilim adamının da dikkatini çekmiş ve kendisine farklı renklerde bronz ve demir yapılar üzerine ampuller tasarlatarak tasarımı üretim ile buluşturan işler meydana getirmişlerdir. İllüstratör ve yazar Louis John Rhead bir diğer önemli temsilci olup Paris’te sanat eğitimi almıştır. 1890’lar sonrasında oldukça bilinen bir afiş sanatçısına dönüşmüştür. O yıllarda yaptığı illüstrasyon çizimleri ve tasarımlar pek çok ünlü dergide yayımlanmıştır. 1895 yılında Les Maitres de l’Affiche afiş yarışmasında en iyi Amerikalı afiş tasarımcısı ödülünü Boston’da almıştır.
Rusya’da Art Nouveau, Moskova ve St. Petersburg şehirlerini etkisi altına alan oldukça renkli bir versiyonudur. 1898 yılında yayınlanan yeni bir sanat dergisi olan “Mir Iskusstva” (Sanat Dünyası) Rus sanatçılar Alexandre Benois, Leon Bakst ve şef editör Sergei Diaghilev tarafından çıkartılmaktaydı. Dergi akıma dâhil işler ortaya koyan sanatçılara sergi imkânları da tanımıştır. Fransız yoğun süsleme ve dekoratif stilinin azaltılmış oranda Endüstri Devrimi Sonrası Ortaya Çıkan Sanat Hareketleri; Viktorya Dönemi, Arts And Crafts ve Art Nouveau kullanıldığı bu yayınlar, Rus folklorik hikayelerine dayalı ögeleri konu alan çizimler ile birleştirilmiştir. Ivan Bilibin’in Rus ve Slovak halk hikâyelerine dair çizmiş olduğu illüstrasyonlar dönemin sanat dili adına önemli bir kaynak teşkil etmektedir.
Soru: Arts and Crafts ve onun etkisi ile gelişen Art Nouveau stillerinin geçerliliğini yitirmesinde ne etkili olmuştur?
Cevap: 1910 tarihinden sonra Art Nouveau artık eski moda, sınırlandırılmış ve dekoratif asıl stilinden uzaklaşmaya başlamış olarak görünüyordu. 1914 yılında I. Dünya Savaşı ile birlikte insanların sanata olan yaklaşımları büyük bir değişime uğradı.
Modernizm öncesi tüm sanat akımlarında özellikle tasarım alanının tamamından faydalanma ve mümkün olan en dekoratif ve süslemeli görüntüyü yaratma hakimken 20. yüzyıl sonrası artık dünya fazlalıklarından arınma, savaşın getirdiği parçalanmışlık duygusu ile mücadele edebilecek yeni bir tasarım dilinin arayışına girmiştir. Zamanla tüm artistik gelenekleri reddetmeye yönelik yeni bir yaklaşım geliştiren, her şeyin gelecekte saklı olduğunun vurgusu yapan Futuristler ve sanatı yeniden tanımlayan Dada ve Art Deco gibi yeni modernist sanat hareketleri, görsel sanatların eksik parçalarını bulmak üzere yeni stillerin meydana gelmesine öncülük etmişlerdir.
1920’lerden sonra Art Deco ve Modernizm tüm görsel sanatları etkisi altına almıştır.
Art Nouveau, 1960’larda New York Museum of Modern Art (1959) ve Musee National d’Art Moderne (1960), Londra Victoria and Albert Museum (1966) büyük ölçekli retros pektif sergiler ile yeniden uyandırılmaya çalışıldı. Bu sergiler o ruhu yeniden canlandırmak için düzenlenmiş olsa da eleştirmenler bu trendin artık geçmiş olduğunu öne sürdüler. O zaman diliminde artık Modern sanat akımlarının zamanı başlamıştı. Pop Sanat ve Op Sanatı gibi yeni akımlar takip edilmekteydi. 1960 ve 70’lerde Art Nouveau’dan esinlenen çiçek motifleri, parlak renkler ve dekoratif öğeler, Psychedelic stildeki tasarımlar için ilham olmuşsa da, reklam ürünleri ve dönemin ünlü pop ve rock gruplarının albüm kapaklarındaki kullanımları geniş kitleleri etkisi altına almaya yetmemiştir.
Soru: Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde Art Nouveau akımı ne şekilde görülmüştür?
Cevap: Art Nouveau Osmanlı’da daha çok mimari anlamda ortaya çıkmıştır. Sultan II. Abdülhamit, saray mimarı olarak İtalyan Raimondo D’Aronco (1856-1943) ile anlaşmıştır. Sarayda baş mimar olarak görev yapan bu önemli isim, Osmanlı kültürünü Art Nouveau kimliği ile harmanlayan önemli eserler ortaya koymuştur. Mimar Kemaleddin bu akımdan beslenen en önemli yerel mimardır. Ahmet Ratıp Paşa Köşkü, Tayyare Evleri, Edirne Garı, Ankara IV. Vakıfhanı Art Nouveau mimarisini Osmanlı’da en iyi yansıtan ayakta kalmış eserlerdir. 1900 yılına ait Taksim’de sarayın terzisi için inşaa edilmiş olan, Art Nouveau bezemelerin öne çıktığı Botter Apartmanı da bu önemli mimari örnekler arasındadır. Az sayıdaki mimari Art Nouveau örneklerinden bir tanesi 1870 tarihinde yapılan İstanbul Galata kulesine çıkan “Kamondo” Merdivenleridir.
Ünite 4
Soru: Monarşilerin yerini demokrasi, sosyalizm ve komünizm gibi yönetim sistemlerine bıraktığı 20 yy. başlarında geleneksel nesnel dünya görüşündeki değişim sanat alanını nasıl etkilemiştir?
Cevap: <ul> <li>Modern sanatta her şey toplumu ilgilendirir.</li> <li>Sanat ve endüstriyi birleştirmek ana amaç olmuştur. </li> <li>Sanat için sanat değil, toplum için sanat üretme anlayışı yaygınlaşmaya başlamıştır.</li> <li>Sanat endüstri için bir promosyon malzemesi olmuş, makineleşme geleceğin sembolü olarak görülmüştür.</li> <li>Sanatçılar yapıtlarında daha çok kendi bireysel yaklaşımlarını ve stillerini vermeye çalışmışlardır.</li> </ul>
Soru: Görsel iletişimin grafik dilini doğrudan etkileyen veya belirli bir biçim üzerine yoğunlaşarak özgün bir dil yakalayan modern sanat akımları nelerdir?
Cevap: Kübizm, Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm, De Stijl ve Art Deco
Soru: Modern sanat akımlarının sanat ve tasarım tarihine en önemli katkıları nelerdir?
Cevap: <ul> <li>soyutlamanın icadı (nesnelerin görünümünü taklit etmeyen sanat)</li> <li>çok çeşitli yeni sanatsal teknikler ve materyallerin tanıtılması</li> <li>hatta sanatın sınırlarının yeniden tanımlanması</li> </ul>
Soru: Kübizm ile gerçekçilik akımının (realizm) ilişkisi nedir?
Cevap: Kübizm, soyutlamaya dayalı bir üsluptur. Resimde yüzyıllardır mevcut olan nesneyi sadece bir bakış açısından ele alan tekniğe bağlı kalmamıştır. Aynı anda birçok bakış açısına sahipmişçesine nesnenin çeşitli açılarını yansıtarak doğayı silindir, küre, koni gibi geometrik elemanlara doğru evrilerek gören ve çözümler. Ancak realizmden daha fazla gerçekle ilgilenmiştir çünkü somut bir kavramı soyut hâle getirmek için öncelikle onun çok iyi bir biçimde analiz edilmesi gerekmektedir.
Soru: Kübist eserlerin özellikleri ve resimde getirdikleri yenilikler nelerdir?
Cevap: Yapısalcı (Strüktürel) bir sanat eseri oluşturmak için somut biçimler yerine, biçimin görsel açıdan incelenmesini ele alınır.
Konuda işlenen elemanların planları değişik açılardan ele alıp analiz ettikten sonra bir araya getirdikleri parçaları ritmik bir kompozisyon oluşturmak için kullanılır.
Konunun düzlemlerini genellikle birkaç bakış açısından analiz edilir ve bu algılar ritmik geometrik düzlemlerden oluşan bir resim oluşturmak için kullanılır.
Uzamsal ilişkilerde kullanılan şekiller, renkler, dokular ve değerler önem kazanır.
Çalışmalarda malzeme kullanımı da devreye girmiştir. Ahşap ve mermer gibi malzemeleri temsil eden afiş ya da yazı parçalarından oluşan kağıt kolaj elemanlar kullanılmaya başlanmıştır.
Soru: Kübizmin görsel iletişim üzerindeki etkisi nedir?
Cevap: Yeni bir görsel dil yaratma yolunda Kübizmin ortaya koyduğu yenilikler ve özellikle kolaj tekniğini kullanması, 20. yüzyılda çağdaş görsel iletişim tasarımın gelişim sürecine katkıda bulunan başlıca kaynaklardan biri olmuştur.
Soru: Fütürizm sanat akımının kökeni nedir?
Cevap: İtalyan şair Filippo Tommaso Marinetti tarafından 1909 yılında, bir Paris gazetesinin baş sayfasında gösterişli bir manifestonun yayınlanmasıyla ortaya çıktı. Her türlü tarihsel kavramı reddeden yazınsal bir reform hareketi olarak başlayan Fütürizm, kısa sürede diğer disiplinlere de yayıldı.Ttoplumun katılaşmış değerlerine karşı çıkarak, eskiye bağlı ne varsa göz ardı edilmesini talep etmekteydi. Marinetti ve yandaşları coşku dolu bir şiir geliştirerek, yazılı ifadenin sözdizimi, dil bilgisi kuralına göre kullanılmasına meydan okumuşlardır.
Soru: Fütürizmin görsel iletişim tasarımına etki eden yönü ne olmuştur?
Cevap: <ul> <li>Marinetti, Lacerba dergisinde çıkan bir yazısında tipografik devrim yapma çağrısında bulunmaktadır.</li> <li>Tipografik uyum reddedilir çünkü yeni geliştirilen stilin sayfa üzerindeki oradan oraya savrulan, bomba gibi patlayan, atlamalar yapan anarşik tavrına ters düşmektedir. </li> <li>Tipografinin görselliğine vurgu yapması özendirilmiştir. Tipografik olarak sesi ifade etmenin yolları olarak, İtalik (eğik) olan yazılar hız izlenimi yaratmak için, kalın siyah (bold) yazılar şiddetli ses ve gürültüler için kullanılmıştır.</li> <li>Ayrıca tekrar eden harfler ile de ses kavramı vurgulanmaya çalışılmış ve böylece sözcüğün ifade gücü iki katına çıkarabilmiştir.</li> </ul> İtalyan ressam, yazar, heykeltıraş ve grafik tasarımcı Fornunato Depero, fütürist felsefeyi grafik ve reklam tasarımına uygulamıştır. Çalışmaları, tipografi ve reklam tasarımında dinamik yapıtlar üretmiştir.
Soru: Dadaizm sanat akımının kökeni nedir?
Cevap: Dadaizm, teknolojik ilerlemeye körü körüne bağlanmanın yüzeyselliğini, toplumunun yozlaşmasını, savaş, toplum, gelenek, din ve sanat gibi tüm yerleşik değerleri alaycı bir dil kullanarak ve izleyicide şok etkisi yaratan etkilerle protesto etmeyi amaçlar. Macar şair Tristan Tzara, 1917 yılında DADA adlı dergiyi çıkarmaya baş lamış ve Dadaizmin öncülerinden biri olmuştur. Dadaist sanatçılar fütürizmin görsel dilinden yararlanmışlardır.
Soru: Dadaizmin görsel iletişim tasarımına etki eden yönü ne olmuştur?
Cevap: Dada sanat akımında her şeyin inkar edilmesi ile birlikte görsel iletişimde yeni ve farklı teknikler denenmiş ve kolaj, fotomontaj gibi yöntemler geliştirilmiştir. Resimli dergilerden, eski mektuplardan basın ilanları ve hazır etiketlerden kesilen görseller veya fotoğraflar yeni bir düzenleme tasarlamak için kullanılmış ve üst üste yapıştırılmış ve birbiriyle ilgisi olmayan bu görsel parçalarından, yeni anlamlar yaratan bağlantıların kurulduğu, genellikle kışkırtıcı nitelikte düzenlemeler oluşturulmuştur.
Dadaist sanatçılar fütürizmin görsel dilinden yararlanmışlardır.
Soru: Dadaizm akımında yer alan ve görsel iletişim dilini etkileyen önemli sanatçılar kimlerdir, ne gibi eserler vermişlerdir?
Cevap: Kurt Schwitters → Kolaj, dergi tasarımları
John Hartfield →Fotomontaj, politik illüstrasyonlar
Her şeyi potansiyel sanat olarak gören Kurt Schwitters yaratıcı sanatın, bir bütünün içerisinde görüp seçilerek, karşılaştırarak ve kontrastlık ilişkileri kurularak oluşturulacağını göstermek için 1919’da başladığı Merz dergisi tasarımlarında gazete, dergi parçaları, çeşitli atık malzemeler ve hazır malzemelerden kolajlar yaratmıştır. Dada’nın anlamsız ve şans eseri yaratılan elemanlarını güçlü tasarım yeteneğiyle birleştirirken tipografik olarak da yaratıcı sayfa tasarımlarına imza atmıştır.
Bir başka Dada akımı sanatçısı olan John Hartfield fotomontajın çarpıcı nitelikteki aykırı unsurları biraraya getirme özelliğini kullanarak, tasarladığı afişlerde güçlü bir propaganda aracı olarak sosyal konuları hedef alan politik illüstrasyon tarzında çalışmalar yapmıştır.
Soru: Art Deco sanat akımının kökeni nedir?
Cevap: Art Deco akımı adını, 1925 yılında Paris’te düzenlenen ‘Modern Dekoratif ve Endüstriyel Sanatlar Sergisi’nden almıştır. Kendinden önceki Art Nouveau akımına karşı bir duruş sergileyen akım, modern tasarım ile el işçiliği ve zerafeti bir araya getirmeyi amaçlamıştır. Savaş sonrası dönemden sonra rahatlamaya başlayan toplumsal düzendeki sosyal değişimlerin de etkisiyle birlikte mimari, tasarım, dekorasyon, görsel sanatlar ve moda gibi alanlardaki değişim Art Deco’nun şekillenmesinde de etkili olmuştur. Akımın en önemli örnekleri ilk olarak ürün tasarımlarında hayat bulsa da sonrasında iç mekan tasarımı ve nihayetinde mimarlığa uzanan bir yol izlenmiş oldu. Art Deco’nun bu anlamda sanat harici her bir noktaya dokunduğunu söyleyebiliriz. Sanat konusuna gelince… Elbette burada da bir etkiden söz edilebilir, ancak temelde Art Deco’nun bir manifesto ya da bir ihtiyaç ile ortaya çıkmamış olması, onu ‘ciddiyetsiz’ bir akım olarak tanıtmış oldu.
Soru: Art Deco sanat akımının özellikleri nelerdir?
Cevap: Art Deco tasarımlarında düz ve keskin hatlar, geometrik şekiller, hızı temsilen aerodinamik formlar ve aydınlık renkler öne çıkmaktadır. Art Deco’nun yalın formları ve güçlü renkleri özellikle grafik sanatlarla uyum içindedir.
Bu akımın önde gelen isimlerinden biri olan A.M. Cassandra’nın tasarımlarında bu etkileri görmek mümkündür. Cassandre’nin çeşitli ulaşım şirketleri için yaptığı hoş posterler dönemin hız, seyahat ve lüks romantizmini zekice gözler önüne sermektedir.
Art deco akımının bir diğer önemli ismi de Edward Mcknight Kauffer’dır. Çeyrek asır boyunca sürekli birçok afiş ve diğer grafik tasarım ürünleri tasarlayarak modern sanatın, özellikle kübizmin canlandırıcı ilkelerinin görsel problemlere uygulanmasını sağlamıştır. Londra Metrosu için 141 afiş tasarlayan tasarımcı, bu afişler sayesinde ulaşıma katkıda bulunmuş ve hafta sonu zevk için seyahatlerini kırsal alanlara yapmaya teşvik edici afişler hazırlayarak bu akıma destek olmuştur. Kauffer manzara ile görsel etki elde etmiş, indirgeyicitasarımla posterlerdeki konuları, karmaşık ortamları düzenleyerek birbirine geçen şekiller ile yaratmıştır. Daha sonra posterleri art deco özelliklerinisergileme eğiliminde olmaya başlamıştır.
Geometrik formların yaygın kullanıldığı Konstrüktivizm ve Bauhaus etkilerinden farklı olarak Art Deco akımında daha yumuşatılmış formlar öne çıkmaktadır. Sanat, üretici ve el işçiliğini bir araya getirmenin çabası, modern yaşam, makine çağı kültürüne ait motifler, tüketim kültürüne gönderme bu akımın özellikleri arasında sayılabilir.
Soru: De Stijl sanat akımının kökeni nelerdir?
Cevap: <ol start="20"> <li>yüzyıl başlarında Hollanda’da “De Stijl” olarak adlandırılan modernist bir tasarım akımı görsel sanatların bütün alanlarında etkisini hissettirmeye başlamıştır. De Stijl akımı, tasarımdaki Sübjektivizme (öznelcilik) karşı bir duruş sergilemektedir. Eğrisel çizgiler, yuvarlatılmış formlara sahip her öge dışlanmakta, dünya çapında bir birlik yakalamak üzere duygusallıktan yoksun, öznellik barındırmayan görsel elemanlar aranmıştır. 1917 yılında Theo van Doesburg (1883-1931), Piet Mondrian, (1872-1944), Vilmos Huszar ve J.J. Oud Hollanda’da “De Stijl”grubunu kurmuşlar; aynı yılın sonbaharında ise “De Stijl” dergisini çıkarmaya başlamışlardır. “De Stijl’in iki ana özelliği –resim, mimari, plastik, iç mekân tasarımı veya kitap tasarımı dâhil– biçimlerin daima dik açılı, renklerin ise temel renkler–kırmızı, mavi ve sarıdan oluşmasıdır.</li> </ol>
Soru: De Stijl akımının önemli temsilcilerinden biri olan ressam Piet Mondrian’ın eserlerindeki görsel elemanlar nelerdir?
Cevap: Mondrian, kübist resimleri gördükten sonra onlardan etkilenerek geleneksel manzara resminden vazgeçmiş, sembolik bir tasarım anlayışına yönelmiştir. Resimlerinde kullandığı temel elemanlar olan dikey ve yataylar çizgiler, düşünsel karşıtlıkların görsel ifadesidir.
Dikeyler evrensel, nesnel, tinsel, aktif ve erkeksi,yataylar ise bireysel, öznel, maddesel, pasif ve dişisel kavramların sembolleri olarak tanımlanmıştır. Mondrian, kırmızı, sarı ve maviden oluşan temel renkler dışındaki renklerin öznel duygular uyandırdığını düşünerek başka renkler kullanmaktan kaçınmıştır.
Soru: De Stijl akımının görsel iletişim tasarımı ve tipografi üzerindeki etkisi ne olmuştur?
Cevap: Tipografide yuvarlak ve kavisli çizgilerden kaçınarak serifsiz harf karakterleri kullanılmaya başlanmış, harfler genellikle dar dikdörtgen biçimlerin bir araya getirilmesinden türetilmiştir. Sayfa tasarımları ise hayali bir grid (ızgara) üzerinde, asimetrik olarak tasarlanmıştır. De Stijl hareketi, Rusya ve Hollanda’da başlayan yalın karakterli görsel bir sanata ulaşma serüvenini Almanya’ya devretmiş ve Bauhaus okulunun kuruluşuna katkıda bulunmuştur.
Soru: Dadaizm akımının önemli temsilcilerinden Marcel Duchamp’ın (1887-1968) sanata getirdiği yenilikler ve önem atfedilen çalışmaları nelerdir?
Cevap: Duchamp hazır nesneleri kullanarak sanat yapıtına dönüştürmüş ve sanatta yeni bir dönem başlatmıştır.
En önemli eserlerinden biri olan “The fountain (çeşme)” adlı çalışmasında hazır bir pisuvarı kullanmış ve onu ters çevirerek heykele dönüştürmüştür. Bu durumu açıklarken de bir nesneyi ait olduğu yerden ayırıp başka bir ortamda olduğundan farklı sergilemenin onun asıl özelliklerinin farkına varıldığından bahsetmiştir.
Duchamp’ın Mona Lisa’nın reprodüksiyonuna bıyık yapması, kamuoyunda şok etkisi yaratmıştır. Duchamp bu davranışıyla Mona Lisa’yı yermeyi düşünmemiştir, asıl hedef geleneğin zorbalığına ve Rönesans’ın hümanist ruhunu kaybetmiş bir halka yapılmış zekice bir saldırıyı gözler önüne sermek istemiştir. Dadaizm akımında kullanılan sözcüklerde de kelime oyunlarına gidilmiştir. Mona Lisa tablosunun altında yazan L.H.O.O.Q ibaresi Look (Bak) anlamına gelen İngilizce sözcüğünü anımsatmak için kullanılmıştır.
Soru: Mimarlık ve tasarımda Art Deco etkileri nelerdir?
Cevap: Mimari yapı ve planlama ile herhangi bir iletişim kurmayan Art Deco, yalnızca estetik kaygılarla var olabildi. Belki de bu nedenle mimari anlamda farklı Art Deco anlayışları ortaya çıktı.
Kral mezarlarını süsleyen çapraz motifler, oteller, benzin istasyonları, sinema salonları ve gökdelenleri süsleyen bitki ve hayvan tasvirleri ya da şelale izlenimi veren dikey ve güçlü bloklar, Art Deco’yu farklılaştıran ve zenginleştiren bu anlayışların net birer örneği olarak da okunabilir.
Üretiminde sanayi anlayışını benimseyen Art Deco, mimaride bu çeşitlilikleri kucaklayarak yapılar aracılığıyla farklı anlatımlara gitmeyi başardı. Art Deco’yu mimari açıdan incelemek istersek takip etmemiz gereken rota ABD olacaktır.
Özensiz yapı anlayışını yerle bir etmek ve şehre unutulmayacak bir silüet kazandırmak isteyen New York Belediyesi’nin 1916 yılında kabul ettiği yasa ile bina yüksekliklerinin parsel büyüklüğü ve sokak genişliğine göre ayarlanması zorunluluğu getirildi. Bu durum da mevcut arazinin bir alan olarak değil, kübik bir mekan olarak ele alınmasını zorunlu kıldı. Böylece Art Deco ile tanışan ABD’nin önemli silüetleri, erken 20. yüzyılın en güçlü mimari imgelerine dönüşmüş oldu. Amerikan kapitalizmini resmeden bu yapıların, daha mekanik ve güçlü birer gösterge haline gelmesi amaçlanıyordu. Chrysler Binası, Empire State ve Rockefeller Center da yine bu dönemde ve Art Deco mantığında tasarlandı.
Günümüzde bu ve bunun gibi birçok mimari örneğin mevcut olmasıyla birlikte, Art Deco kendini dekorasyon ve ürün tasarımı alanında da gösteriyor. Tıpkı 60’lı yıllarda olduğu gibi, Art Deco sevgisi günümüzde de yine aynı alanlarda popülerliğini artırmaya devam ediyor.
Soru: Pablo Picasso’nun “ Still life with chair” isimli eserinde hangi teknik ve malzemeler kullanılmıştır? Bunun görsel iletişim açısından önemi nedir?
Cevap: Pablo Picasso bu eserinde tuvale sandalye hasırı deseni basılmış bir muşamba parçası yapıştırarak sandalyeyi anlatmış ve eserin kenarını gerçek bir halat ipi ile çerçevelemiştir. Geleneksel olarak resimde kullanılmayan bu tür yöntemler ve malzemelere, günümüzde görsel iletişim alanında rastlanmaktadır.
Soru: Sanatçı grupları tarafından yapılan kışkırtıcı bildiriler olan manifestoların ortak özelliği nedir?
Cevap: Manifestolar, renkli bildirilerin ciddiyetsiz olarak yorumlanabileceği varsayımından dolayı sert siyah-beyaz tipografiyi tercih eder. Pek çoğu sıradan kitapçıklar gibi görünür, sanki yazarları duyurularının biçiminin, yıkıcı mesajlarının içeriğinden daha aşağıda kalmasına engel olmak için zahmete girmişler gibidir. İlk sanat manifestolarından biri, 1909’da Fransızca olarak Le Figaro’da basılmış, sıradan bir gazete yazısı gibi görünen Filippo Marinetti tarafından yazılmış sert bir bildiri olan fütürist manifestodur. Fütürizm, kısa bir süre içinde hız, şiddet, savaş ve makine sanatının kutsanması olarak tanınır, gelecek on yıllarda Avrupa genelinde sanat alanına yayılacak asi tavırların belirleyicisi olur. Takip eden manifestolar da farklı amaç ve retoriklerle de olsa resmi duyuru görünümünü benimserler.
1918 tarihli Flaman De Stijl manifestosu dokuz madde imi, 1930 tarihli Fransız Art Concret altı madde imi sıralamıştır. Sonraki manifestolar, kalın başlıklar ve açıkça belirtilmiş paragraflarla gazetelerin tipografik kelime dağarcığını kullanarak felsefelerini ifade ettiler. Önemli detaylardan biri, her zaman imza atanların listesi olmuştur. Manifestoların sayfa düzenlerinin daha ayırıcı olmama nedenlerinden biri, bu metinlerin bir sanatçı grubu tarafından desteklenmesiydi. Bu manifestoları tasarlayan ve kaleme alan kim olursa olsun, büyük egoları olan destekçiler arasında bir fikir birliğine varmak için mümkün olduğunca nötr bir üslup benimsemek gerekti.
Hiç biri renk kullanmasa da, nötr üslup konusunda bazı istisnalar da vardı. Daha grafik görünümleriyle dikkat çeken dokümanlar arasında; çoğunlukla küçük harfli, kolajlar içeren elle basılmış bir döküman olan 1963 Fluxus manifestosu, eski bir daktiloda kabaca yazılmış 1978 Crude Art manifestosu, original olarak 1964’te yazılmış ve yayınlanmış ama 2000 yılında güncellenmiş olan grafik tasarımcıların sosyal sorumluluklarını dile getiren Her Şey Sırayla (First Things First) da bulunur.
Ünite 5
Soru: Konstrüktivizm ne zaman ortaya çıkmıştır?
Cevap: “Konstrüktivizm (inşacılık-yapısalcılık) 1915 yılında Rusya’da ortaya çıkan sanatsal ve mimari felsefedir.”
Soru: Konstrüktivizmin kurucuları kimlerdir?
Cevap: “Konstrüktivizm’in kurucuları Vladimir Tatlin (1885-1953) ve Alexander Rodchenko’dur (1891-1956).”
Soru: Vladimir Tatlin’in bir vidadan yola çıkarak tasarladığı, Eiffel kulesinden uzun olmasını planladığı, inşa edilmemiş olan anıtın adı nedir?
Cevap: “Vladimir Tatlin Üçüncü Enternasyonal Anıtı’nı tasarlamıştır. Ali Artun bu anıtı bir makine olarak tanımlamıştır (2019, 90). Tatlin’in en bilindik eserlerinden biridir. Tatlin’nin Kulesi olarak da anılan eser Neva Nehri üzerine yapılması planlanmıştır. Eiffel (Eyfel) kulesinden uzun olması planlanan tasarım gerçeğe dönüştürülmemiştir… Plan dâhilinde “son derece gelişmiş bir radyo, telefon ve telgraf istasyonu” bulunmaktaydı. Bir vidadan yola çıkarak tasarladığı kule çağın bir simgesi olarak düşünülmüştür.”
Soru: Konstrüktivizm akımının kurucularından Alexander Rodchenko tasarımlarında hangi teknikleri kullanmıştır?
Cevap: “Konstrüktivizm akımının kurucularından bir diğeri Rus ressam ve grafik tasarımcı Alexander Rodchenko (Aleksandr Mihayloviç Rodçenko) fotoğraf ve fotomontaj tekniklerini kullanarak tasarımlar yapmıştır.”
Soru: Farklı fotoğraflardaki farklı görsellerin yeni bir düzen ve anlam oluşturacak şekilde bir arada kullanılması tekniğine verilen isim nedir?
Cevap: “Fotomontaj: Farklı fotoğraflardaki farklı görsellerin yeni bir düzen ve anlam oluşturacak şekilde bir arada kullanılmasıdır.”
Soru: Fotomontaj tekniği 1915 yılında ilk olarak kimler tarafından kullanılmıştır?
Cevap: “Fotomontaj 1915 yılında Dadaistler tarafından ilk defa kullanılmıştır.”
Soru: Kireç taşı üzerine yağlı kalem ya da fırça kullanarak hazırlanan kompozisyonun çoklu bir şekilde basılmasına olanak sağlayan baskı sanatına verilen isim nedir?
Cevap: “Litografi (Taş baskı), kireç taşı üzerine yağlı kalem ya da fırça kullanarak hazırlanan kompozisyonun çoklu bir şekilde basılmasına olanak sağlayan baskı sanatıdır.”
Soru: Bauhaus Okulu 1919 yılında kim tarafından kurulmuştur?
Cevap: “Bauhaus Okulu 1919 yılında Almanya Weimar’da Walter Gropious tarafından kurulmuştr.”
Soru: “Tasarımda kullanılacak birimlerin estetik kaygılardan öte işlevselliğinin ön plana alınması” anlamına gelen Bauhaus Okulu ilkesi nedir?
Cevap: “Yine önemli ilkelerden biri de “biçim işlevi izler” şeklindedir. Bu tasarımda kullanılacak birimlerin estetik kaygılardan öte işlevselliğinin ön plana alınması demektir.”
Soru: Bauhaus akımında kullanılan ve “bütünsel sanat eseri” anlamına gelen Almanca terim nedir?
Cevap: “Gesamtkunstwerk: Bütünsel sanat eseri anlamında kullanılan Almanca bir terimdir. auhaus “Gesamtkunstwerk” kavramını kullanır yani bütüncül sanat olarak tanımlanabilecek olan bu kavram birçok sanat disiplinin mimarlık ile harmanlanması şeklinde düşünülebilir.”
Soru: Bauhaus Tasarım Okulu hangi şehirlerde eğitim vermiştir?
Cevap: “Bauhaus Tasarım Okulu Kuruluş yeri Weimar, ardından taşındığı Dessau ve en son Berlin’de olmak üzere üç farklı yerde eğitim vermeye devam etmiştir.”
Soru: Bauhaus Okulu’nun Weimar Dönemi eğitimi hangi yıllar arasında verilmiştir?
Cevap: “Weimar şehri Bauhaus okulunun ilk kurulduğu yerdir. Okul binasının mimarı Henry van de Velde’dir. 1919-24 tarihleri arasında eğitim Weimar’da verilmiştir.”
Soru: Bauhaus’ta fotoğraf ve tipografi eğitimi hangi sanatçı tarafından başlatılmıştır?
Cevap: “Bauhaus’ta fotoğraf ve tipografi eğitimi Laszlo Moholy-Nagy tarafından başlatılmıştır.”
Soru: Bauhaus Okulu’nda 1925-32 yılları arasındaki döneme verilen isim nedir?
Cevap: “Desseu Dönemi, Bauhaus Okulu’nda 1925-32 yılları arasındaki döneme verilen addır.”
Soru: Bauhaus Okulu’nun 1930’lu son yıllarındaki yöneticisi kimdir?
Cevap: “Bauhaus Okulu 1930 yılında Mies’in önderliğinde eğitime devam eder.”
Soru: Ekim Devriminden sonra Rusya’da kurulan bir dizi sanat okuluna verilen genel isim nedir?
Cevap: “Svomas Ekim Devriminden sonra Rusya’da kurulan bir dizi sanat okuluna verilen genel isimdir.”
Soru: İlk Bağımsız Devlet Sanat Stüdyoları Moskova’da hangi yılda açıldı?
Cevap: “İlk Bağımsız Devlet Sanat Stüdyoları 1918’de Moskova’da açıldı.”
Soru: Vkhutemas Okulu ne zaman kapanmıştır?
Cevap: “Vkhutemas Okulu,1930 yılında on yıllık eğitimin sonunda siyasi baskılara dayanamayan okul kapatılmıştır.”
Soru: Vkhutemas’ın eğitiminde etkili olan temel akımlar hangileridir?
Cevap: “Vkhutemas’ın eğitiminde etkili olan akımlar konstrüktivizm ve süprematizm olmuştur.”
Soru: Vkhutemas Okulu “sanat ve zanaat arasındaki çizginin kalkması” konusunda hangi okulla benzer bir eğitim anlayışına sahiptir?
Cevap: “Bauhaus ve Vkhutemas okullarının sanat ve zanaat konusundaki düşünceleri de benzer olmuştur. Her iki okulda sanat ve zanaat arasındaki çizginin kalkması konusunda hem fikir bir eğitim anlayışına sahip olmuştur.”
Ünite 6
Soru: Uluslararası Tipografik Stil veya İsviçre Stili hangi tarihte ortaya çıkmıştır?
Cevap: “Uluslararası Tipografik Stil veya İsviçre Stili, 1940’larda ve 50’lerde İsviçre’de ortaya çıkan bir tasarım stilidir”
Soru: İsviçre Okulu felsefesinin yayıldığı iki büyük okul hangi şehirlerde yer alır?
Cevap: “İsviçre tasarımın felsefesi aslında biri Zürih’te, diğeri Basel’de olmak üzere iki büyük okul aracılığıyla yayılmıştır.”
Soru: İsviçre Okulu’nun ilk yaklaşımı kim tarafından oluşturulmuştur?
Cevap: “Joseph Müller-Brockman, İsviçre Okulu felsefesinin ilk yaklaşımını oluşturmuştur.”
Soru: İsviçre Okulu’nun son yaklaşımı kim tarafından oluşturulmuştur?
Cevap: “Armin Hofmann, İsviçre Okulu felsefesinin sonuncu yaklaşımını oluşturmuştur.”
Soru: İsviçre tarzının öncüsü olan Max Bill’in metodolojisini üzerine kurduğu hareketin adı nedir?
Cevap: “Eski bir Bauhaus öğrencisi ve İsviçre tarzının öncüsü olan Max Bill, metodolojisini Konstrüktivizm üzerine kurmuştur.”
Soru: İsviçre Stili’nin ve Uluslararası Tasarım hareketinin mimari tasarımdaki örnekleri kimlerdir?
Cevap: “İsviçre stili sadece grafik tasarımla da sınırlı olmamıştır. Le Corbusier ve Phillip Johnson gibi mimarlar, Uluslararası Tasarım hareketinin ve genel sanat dünyasına yayılan stilin bir parçası olarak da kabul edilenler arasında yer almıştır.”
Soru: Uluslararası Tipografik Stil’inde uygulanan tasarım prensipleri nelerdir?
Cevap: “Uluslararası Tipografik Stil’inde uygulanan tasarım prensipleri kısaca aşağıdaki gibi sıralanabilir:
<ul> <li>Sadelik, minimalizm</li> <li>Düzen, netlik, ızgaralar</li> <li>Geometrik, soyutlama</li> <li>Tipografi, okunabilirlik</li> <li>Rasyonel, objektif</li> <li>Evrensel, bütünlük.”</li> </ul>
Soru: İsviçre Stili tasarımda hangi yaklaşımlara karşı çıkmıştır?
Cevap: “İsviçre Stilini tasarımda bu denli özel kılan en ayrıcalıklı özelliği Arts and Crafts’in sanat ve zanaat anlayışına, Almanyada ise ‘Jugendstil’ tarzında kullanılan süslemelerine karşı çıkmış olmasıdır.”
Soru: Belirli içerik ihtiyaçlarını karşılayan herhangi düzensiz bir ızgaraya verilen isim nedir?
Cevap: “Hiyerarşik Izgara. Belirli içerik ihtiyaçlarını karşılayan herhangi düzensiz bir ızgarayı ifade eder.”
Soru: Genellikle tanıtım ve duyuru amaçlı yapılan resimli ve yazılı duvar ilanına verilen isim nedir?
Cevap: “Afiş: Genellikle tanıtım ve duyuru amaçlı yapılan resimli ve yazılı duvar ilanıdır.”
Soru: Yazı tipini seçme ve düzenleme sanatına ne ad verilir?
Cevap: “Tipografi: Temel olarak yazı tipini seçme ve düzenleme sanatıdır.”
Soru: Uluslararası Tipografik Stili’nin en çok kullanılan yazı karakterleri nelerdir?
Cevap: “Univers ve Helvetica fontları Uluslararası Tipografik Stili’nin en çok kullanılan yazı karakterleridir.”
Soru: Akzidenz Grotesk yazı karakteri hangi yılda tasarlanmıştır?
Cevap: “Akzidenz Grotesk Berlin’de 1896 yılında tasarlanmış bir yazı karakteridir.”
Soru: New York Okulu hangi yıllarda ortaya çıkmıştır?
Cevap: “New York Okulu, 1950’lerde ve 1960’larda New York’ta faaliyet gösteren gayri resmi bir Amerikan şairleri, ressamları, dansçıları ve müzisyenleri grubu olarak ortaya çıkmıştır.”
Soru: New York Okulu hangi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: “New York Okulu genellikle Sürrealizm’den (gerçeküstücülükten) ve yine çağdaş avangard sanat hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiş ve ilham almıştır.”
Soru: New York Okulu ve Kurumsal Stil grafik tasarımda ne zaman büyük bir güç haline gelmiştir?
Cevap: “New York Okulu ve Kurumsal Stil 1940’lardan 1970’lere ve sonrasına kadar grafik tasarımda baskın bir güç haline gelmiştir.”
Soru: Rand’ın 1956’da tasarladığı en popüler logo hangi firmanın logosudur?
Cevap: “Rand’ın yarattığı en popüler logosu 1956’da yaptığı ilk IBM logosu olmuştur.”
Soru: Polonya afişinin “Altın Çağı” hangi yıllardır?
Cevap: “50’ler ve 60’ların başı, Polonya afişinin “Altın Çağı” olarak bilinir.”
Soru: Polonya afişleri hangi akımlardan ilham almıştır?
Cevap: “Polonya afişleri Ekspresyonizm, Sürrealizm ve Dada akımlarından ilham almıştır.”
Soru: Polonya’nın ilk ve en saygın afiş müzesi nerededir?
Cevap: “Polonya’nın ilk ve en saygın afiş müzesi Wilanów’dadır.”
Ünite 7
Soru: Görsel Sanatlar alanında İkinci Dünya Savaşı sonrasında özellikle 1960’lardan başlayarak yaşanan dönüşüm ile Kapitalizm arasındaki ilişki nedir?
Cevap: İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen dönemde yeni dünya düzeni kurulurken yaşanan teknolojik gelişmeler, iyimserlik havası ve tüketime yönelik teşvikler, 1960’larda savaş bittikten sonra yaşanan nüfus patlaması, özellikle üniversite çağında bulunan genç nüfusun yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Gençlik hareketlerindeki yükseliş tüm görsel düzeni de onlara göre kurmayı gerektirmiştir. Sanat ve yaşam arasındaki mesafe giderek azalmış ve 60’lara kadar sanat konusu olmamış pek çok günlük yaşama ait
nesne kitle kültürünün yayılmasını sağlamaya başlamıştır. Görsel Sanatlar da bu gelişmelerden etkilenir. Kitleler tarafından beğenilen, popüler olanın tasarlandığı ve sistemi yönettiği görsel akımlar dünyayı etkisi altına alır. Her anlamda hızlı bir tüketimin yaşandığı bu dönemde yeniliğe açık bu genç kitlenin talepleri kapitalist düzenin kuralları içerisinde kendini anlamlandırmaya çalışan görsel sanatçıları renk ve nesneye dair yeni anlam arayışlarına sürüklemiştir.
Soru: Psychedelic Sanat akımı adını nereden almaktadır?
Cevap: Sanatçıların iç dünyasının dışa vurumunu ifade etmesi açısından psyche sözcüğü psychedelic olarak dönüşüm geçirerek akımı tanımlar hale gelmiştir. “Zihinsel gösteri” anlamına da gelen Psychedelic (Psikedelik) kelimesi, sanat tarzının tanımlayıcısı olmuştur.
Soru: Psychedelic Sanat görsel sanatların yanı sıra hangi sanatlardan etkilenmiş, hangi sanatları etkilemiştir?
Cevap: Psychedelic Sanat; Seneca, Poe, Shakespeare, Aldoux Huxley gibi edebiyatçıların eserleri başta olmak üzere edebiyat eserlerinden etkilenmiş; bu eserler de dönemin ünlü Rock gruplarına ilham vermiştir. Özellikle dönemin pek çok ünlü Rock grubuna dair müziklerde dönemin özelliklerini yansıtan ruhsal motifler, doğaçlamalar, düş hissi bırakan atmosferik çalışmalar fark edilir.
Soru: Psychedelic Sanat hangi sanat akımlarından etkilenmiştir?
Cevap: Psychedelic Sanat, Art Nouveau eserlere ait bitki ve grafik üslupları yeniden yorumlamaya girişmiş; bunun yanı sıra sanat akımlarından Sürrealizm ve Sembolizm’den etkilenen Psychedelic sanatçılar, neden-sonuç ilişkisinin bozulmasını, rüya ve hipnoz gibi uygulamaların yarattığı sonuçları deneysel çalışmalar ile araştırmışlardır. Oldukça bozulmuş şekiller, Sürreal görseller ve aşırı parlak neon renkler dönemin afiş ve hareketli görsel ürünlerinde göze çarpar. Sürrealistlerin rüya çıkarımlarının karşılığı, Psychedelic harekette halüsinasyonların yarattığı
görsel etkileri bulmaktır.
Soru: Psychedelic sanatçılar dönemin reklam için en önemli medyası olan hangi ürünü bir ticari sektöre döndürerek ün ve popülarite kazanmışlardır?
Cevap: O dönemin reklam için en önemli medyası olan afişi bir ticari sektöre döndüren Psychedelic sanatçılar, 1968 yılında Herbert Gold tarafından yayımlanan “Pop Goes Poster” (Pop Postere dönüşürse) adlı makale ile birlikte popüler hâle gelmişlerdir.
Soru: Psychedelic sanatın görsel anlamda tanımlanmasında öne çıkan sanatçılar kimlerdir?
Cevap: Psychedelic sanatın görsel anlamda tanımlanmasında öne çıkan sanatçılar arasında; Rick Griffin, Victor Moscoso, Stanley Mouse, Alton Kelley ve Wes Wilson sayılabilir. Bu gruba dâhil sanatçılar “Big Five” (Büyük Beşli) olarak anılırlar.
Soru: Dönemin eserlerinde hakim olan görsel unsurlar nelerdir?
Cevap: Dönemin eserleri incelendiğinde, kendi içinde dönen sarmallar, büyüyen ve küçülen serpilmiş biçimler, ağaçların ve bitkilerin kullanıldığı tasarımlar göze çarpar. Çarpıcı kontrast renkler, birbiri içerisine geçmiş, karmaşık tipografik yerleşimler, ilgiyi tek bir noktaya toplayan simetrik kompozisyonlar ve ikonografi kullanımları tasarımlarda dikkat çekici unsurlardır.
Soru: Psychedelic Sanat hareketinin konuları nelerdir?
Cevap: Psychedelic Sanat hareketinde fantastik, metafizik ötesi, sürrealist konu seçimleri görülür.
Soru: Psychedelic Sanat hareketinin desen anlayışında neler görülür?
Cevap: Psychedelic Sanat hareketinin desen anlayışında fraktal desen kullanımları, phosphenes, spiraller, eş merkezli daireler, ışığı kırarak dağıtan desenler ve tekrar eden motifler görülür.
Soru: Psychedelic Sanat hareketinde renk kullanımı nasıldır?
Cevap: Psychedelic Sanat hareketinde parlak ya da aşırı yüksek kontrastlıkta renk kullanımı görülür.
Soru: Psychedelic sanatçılar genel olarak hangi alanlarda üretim yapmışlardır?
Cevap: Psychedelic sanatçılar yaygın olarak posterler, konser ve film afişleri, albüm kapakları ve çizgi roman çizimleri alanlarında üretim yapmışlardır.
Soru: 10 yıla yakın dünyayı etkisine alan Hippie kültürü ve Psychedelic Sanat, Türkiye’de hangi grupların müziklerinde ve albüm kapaklarında yansımasını bulmuştur?
Cevap: 10 yıla yakın dünyayı etkisine alan Hippie kültürü ve Psychedelic Sanat, Türkiye’de Psychedelic Rock anlamında Barış Manço, TPAO Batman Orkestrası, Grup Bunalım, Mavi Işıklar ve Moğollar gruplarının yaptıkları müzikte ve o yılların albüm kapaklarında yansımasını bulmuştur.
Soru: Postmodernizm nedir?
Cevap: 20. yüzyıl sonrasında ortaya çıkan kültürü tanımlama da Modernizm yetersiz kalmaya başlamıştır. Dolayısıyla “Modernizm Sonrası ve Ötesi” anlamındaki Postmodernizm tanımlaması ilk defa 1979 yılında Jean Francis Lyotard tarafından yazılan “Postmodern Durum” adlı kitapta tartışmaya açılmıştır. Felsefe, mimarlık, edebiyat ve güzel sanatlar gibi pek çok alanı etkileyen bu yeni düşünce sistemi, zamanla tüm diğer alanlara
yayılmıştır. Modernitenin sorgulanmasına ve daha ileriye taşınması için eleştirilmesi gerektiğine inanan teorisyenler, postmodernizmi yeni bir dönem olarak ele almaktan kaçınmıştır ve tanımlamayı modernizmin kendi içerisindeki bir aşama olduğu fikri üzerine kurgulamışlardır. “Posmodernizm tam olarak nedir?” sorusu bu teoriler sebebiyle hâlen tartışma konusudur.
Soru: Postmodernizme yönelik itirazlar hangi gerekçeyle hangi düşünürler tarafından yapılmıştır?
Cevap: 1960’lı yıllardan itibaren, Fransa tabanlı teorik alt yapı çalışmaları ve felsefik tartışmalar sonucunda oluşturulan “Postyapısalcı Felsefe” bilim, teknoloji ve özgürlükler anlamında insanın temel amacının ilerleme olduğunu öne sürmüştür. Lyotard, tüm bu süreci “Büyük Anlatıların Sonu” olarak nitelemiştir. Aydınlanma, İdealizm ve Tarihsellik düşünceleri artık sorgulanmalı ve Moderniteye ait projeler olan Rasyonellik,
Özgürlük ve Evrensellik yeni bir anlam kazanmalıdır. Belirli bir ideolojiyi temsil etmeyen Postmodernizm düşüncesine itiraz eden Jurgen Habermas ve Anthony Giddens gibi isimler, modernizmin sona erdiğini kabul etmemişlerdir. Habermas ve Giddens’a göre, “modernlik tamamlanmamış bir proje, postmodernlik denilen durum ise bunun radikallaşmesinin bir sonucudur”. Bu eleştiriyi yapan yazarlar ve düşünürler postmodernizmi modernizm içerisindeki bir aydınlanma evresi olarak görürler.
Soru: Grafik Tasarım ve Postmodernizm arasındaki ilişki nasıl açıklanabilir?
Cevap: Manifesto anlamında tüm modernist sanat alanlarından kopuşu öne süren postmodern düşünce, tek olan doğruyu reddeder, gerçekliği öznel söylemler ile inceler ve irdeler. Özellikle öznel üslupların ağırlığının yaşandığı bu dönem değerlendirilirken çoklu yapısı ve farklı örnekleri nedeniyle tek bir stilin ya da tasarım dilinin sürekliliğine rastlamak mümkün değildir. Öznenin ilerlemesi ve özgürleşmesi adına “Her şey uyar” düşüncesine doğru bir adımın atıldığı gözlenir. İçerisinde yaşadığımız dünyanın ve kapitalist düzenin getirdiği tüketim kültürü artık kendi sanatını yaratmış ve teknolojinin izinde optik illüzyonlara dayalı görüş ve algıya dair insanlığın sınırları olabildiğince zorlanmaya başlamıştır. Grafik tasarım adına profesyonelleşme süreci 1950’ler sonrasında başlamıştır. Postmodernizm içerisinde ise artık bir meslek grubu haline dönüşmüştür. 1960’lar sonrasında tasarımcılar artık öznel üslupları üzerinde çalışmaya ve grafik tasarım adına görsel ve estetik kuramlar geliştirme üzerine çalışmalar yapmaya başlamışlardır.
Soru: Postmodernizm fikri grafik tasarımcıları nasıl etkilemiş ve hangi yaklaşımları meydana getirmiştir?
Cevap: Postmodernizm fikri grafik tasarımcıları deneysel çalışmalar yapmaya itmiştir. Modernizmin klasikleşmiş tavrına karşı görüş geliştiren “Yeni Dalga” (New Wave),
“Pluralizm”, “West Coast” gibi farklı isimler alan ama aynı çatı altında birleşen yaklaşımlar, 1970’lerden sonra Amerika ve Avrupa’da pek çok tasarımcıyı etkilemiştir.
Soru: Postmodernist afişler ne tür tasarım özellikleri gösterir?
Cevap: Postmodernizm ile afişlerde yer alan tipografik düzenlemeler irili ufaklı rastgele kullanılmış şekilde, kolaj gibi teknikler ile karmaşık ama kendi içerisinde bir uyum yakalar halde düzenlenmeye başlamıştır. Tasarımlarda yapılan deformasyonlar hedef kitlenin dikkatini tek bir noktaya çekmek amacıyla kullanılmıştır. Çözüm odaklı düşünülen ve mutlaka bir konsept içerisinde şekillenen tasarımlar, tıpkı Modernizm dönemindeki gibi geçmişten referans almayı da sürdürmüştür.
Soru: Pop Sanat’ın başlangıcı kabul edilen sanatçı kimdir?
Cevap: Londra’da 1959 yılında açılan “İşte Yarın” adlı sergi ve bu sergide bulunan bir eser Pop sanatın başlangıcı kabul edilmiştir. Richard Hamilton, “Just what it makes today’s home so different, so appealing?” (Bugünün evlerini bu kadar farklı ve çekici kılan nedir?) başlıklı kolajını 1956 yılında sergilediğinde ve kataloğa soktuğunda, Londra’daki White Chapel Galeri, eserin altına “This is Tomorrow” (Bu yarındır) başlığını atmıştır. 20 farklı eser ve sanatçıdan oluşan bu sergi, çağdaş sanat eseri parçalarından oluşmaktadır. Bazı bağımsız grupların itirazı olmasın rağmen, İngiltere’de 1950’lerde Hamilton’un işleri Pop Sanatının oluşturulmasında başlangıç noktasını temsil etmiştir. Bu kolaj eserin sahibi olan Richard Hamilton, erozyona uğrayan toplumsal değerleri yermeye çalışmıştır. Pop Sanat terimi ise bu sergiden bir sene önce İngiliz sanat eleştirmeni Lawrence Alloway’in
“Sanat ve Kitle İletişimi” adlı makalesinde kullanılmıştır.
Soru: Kitsch nedir?
Cevap: Kitsch, tüketildiğinde estetik bir etki yaratan ama herhangi bir sanat akımı kapsamında değerlendirilemeyen sanat ürünlerini kapsayan bir terimdir. Endüstrileşen Batı’da Almanlar Kitsch kavramına pek çok sanat ürününü dahil ederek tanımlarlar. Popüler olan, reklam amacıyla üretilmiş eserler, dergi kapakları, illüstrasyonlar, broşürler, ucuz romanlar (pulp fiction), çizgi romanlar, Hollywood filmleri, müzikaller, … vb. pek çok ürün bu kavramın içerisinde ele alınmıştır.
Soru: Op Sanat nedir? Karakteristik özellikleri nelerdir?
Cevap: Op Sanatı, optik yanılsamalardan faydalanan bir sanat türüdür. Bu sanat alanının karakterize eden özelliklerin başında, soyut, zıt renklerden oluşan desenler
ve bunların göz yanılgısı yaratabilecek şekilde konumlanmasıdır. İzleyici sanatçının bu elemanları kullanarak yaptığı kurgusu ile, görüntünün hareketliliği, gizlenmiş nesnelerin varlığı gibi konuları kendi deneyimleri ile elde eder. Titreşim kalıpları, şişme ve deforme olma gibi göz yanılsamaları bu sanat eserleri incelenirken sıklıkla tecrübe edilir. Bu türden sanat eserlerinde izleyici optik efektin bir numaralı deneyimleyenidir. Eserle etkileşime girer ve aktif bir kullanıcı haline gelir.
Soru: Türk Sanatı adına tasarımları postmodernizm kapsamında değerlendirilen Grafik Tasarımcı Bülent Erkmen’in seri tasarımları hangi örnekler üzerinden incelenebilir?
Cevap: Tasarımcının yaptığı işler arasında seri bir şekilde düzenlenmiş birbirini görsel anlamda destekleyen tasarım grupları önemli bir yer tutar. Erkmen’in tasarımlarında İstanbul Devlet Tiyatrosu için yaptığı afişler bu seri tasarımlarına en iyi örnektir. Türk tiyatro afişlerinde her sezon oynanacak oyunlar için yaptığı afişlerde birbirini devam ettiren görsel bir dili kullanmaya özen göstermiştir. Bu da afişlerin fark edilebilirliğini ve izleyiciler tarafından görüldüğü noktalarda tanınabilir hale gelmesini arttırmıştır. Kimi zaman oyunu tek bir imge ile kimi zaman geçmiş bir gazete haberinden yaptığı bir alıntı ile çağrıştırmayı seçen tasarımcı, kullandığı tasarım elemanlarının her birinin gerekliliğini düşünerek konumlandırmıştır.
Soru: 1970’lerde Türkiye’de Pop Sanatı takip eden ve Pop Sanatın görsel özelliklerini taşıyan eserler veren sanatçılar kimlerdir?
Cevap: 1970’lerde Türkiye’de Pop Sanatı takip eden ve Pop Sanatın görsel özelliklerini taşıyan eserler veren sanatçılar olmuştur. Paris’te sanat eğitimini tamamlamış Altan Gürman Pop Sanatın farklı tekniklerini Türkiye’de uygulamaya çalışmıştır. Farklı formları Pop Sanat teknikleri (Kolaj… vb) harmanlayarak tamamen kendi stiline özgü çalışmalar ortaya koymuştur. Türkiye’de 70’li yıllarda Pop Sanat eserleri veren bir diğer isim Nur Koçak’tır. Sanatçının resim çalışmalarında Batı medyasında, dergilerde kullanılan kadın reklam objelerine dair kolajlar bulunmaktadır. Nesnelerin temel kullanım amacı “Fetiş nesneler” yaratmak üzerinedir. Yalın ve Pop sanatın temel amacına uygun sade bir anlatım yoluna giren sanatçı, fotoğrafların birer haz nesnesi olarak pazarlanmasını ve kadın adına toplum üzerinde yaratılan temel algıyı sorgular. Yine aynı dönemdeki bir diğer sanatçı, Özdemir Altan’dır. Makine ve insan konusuna eğilen sanatçı, eserlerinde tüketim kültürünün değiştirdiği insanı ele almıştır. İnsanın yaşama yabancılaşması kolaj hâlinde kompozisyon yapılmış makine parçaları ile sembolize edilmiştir.
Ünite 8
Soru: Fotoğraflar ve resimler için sık sık kullanılan bir ifadedir. Bilgisayar ekranında bir fotoğrafı veya resmi görüntülemek için gereken tüm renk bilgilerinin ekranı oluşturan piksel renk bilgilerinin verildiği resim formatlarına verilen genel ifade nedir?
Cevap: Bitmap: Bitmap fotoğraflar ve resimler için sık sık kullanılan bir ifadedir. Bilgisayar ek-ranında bir fotoğrafı veya resmi görüntülemek için gereken tüm renk bilgilerinin ekranı oluşturan piksel renk bilgilerinin verildiği resim formatlarına verilen genel ifadedir.
Soru: 1984 yılında, Émigré adlı dergiyi tasarlamaya, düzenlemeye ve yayımlamaya başlayan kimdir?
Cevap: 1984 yılında, Rudy Vanderlans, Émigré adlı dergiyi tasarlamaya, düzenlemeye ve yayımlamaya başlamıştır.
Soru: Sayfa tasarımında, tasarıma yardımcı olması amacıyla kullanılan hayali çizgilere verilen isim nedir?
Cevap: Grid (Izgara): Sayfa tasarımında, tasarı-ma yardımcı olması amacıyla kullanılan hayali çizgilere verilen isim
Soru: 1987 yılında ayda iki kez yayınlanan rock and roll dergisi “Rolling Stone”a sanat yönetmeni olmuştur. Yazı biçimlerini ve görüntülerini uyumlandırmak için çalışmıştır. Güçlü bir görsel ifade yaratmak için büyük ölçekli yazı ve tam sayfa fotoğraf kullanarak düzenlediği şarkıcı Sinead O’Connor hakkındaki sayfa tasarımı bir buluş niteliğindedir. Bu layout Rolling Stone dergisinin görünümünü ve hissini değiştirmiş olan tasarımcı kimdir?
Cevap: Sayfa tasarımında dönemin yenilikçi tasarımcılarından bir diğeri de Fred Woodward (1953)’dur. Fred Wo-odward, 1987 yılında ayda iki kez yayınlanan rock and roll dergisi “Rolling Stone”a sanat yönetmeni olmuştur. Woodward yazı biçimlerini ve görüntülerini uyumlandırmak için çalışmıştır. Güçlü bir görsel ifade yaratmak için büyük ölçekli yazı ve tam sayfa fotoğraf kullanarak düzenlediği şarkıcı Sinead O’Connor hakkındaki sayfa tasarımı bir buluş niteliğindedir. Bu layout Rolling Stone dergisinin görünümünü ve hissini değiştirmiştir.
Soru: Çağdaş yazı tasarımcıları düşük ve yüksek çözünürlüklü ekranlar, inkjet ve yüksek çözünürlüklü yazıcılar dâhil olmak üzere birçok cihazların kullanımına uyarlanabilir yazıları yaratanlardan biridir. Onun yazı karakterleri tarihsel yazımdan esinlenilmiş ögeleri içerir. Adını Roma Döneminin sütunlarına işlenen yazıdan esinlenerek tasarladığı ve miniskül harfleri olmayan Trajanyazı karakteri buna örnek olarak verilebilen yazı tasarımcısı kimdir?
Cevap: Çağdaş yazı tasarımcıları düşük ve yüksek çözünürlüklü ekranlar, inkjet ve yüksek çözünürlüklü yazıcılar dâhil olmak üzere birçok cihazların kullanımına uyar-lanabilir yazıları yaratmışlardır. Bu isimlerden en önemlisi olan Carol Twombly’nin yazı karakterleri tarihsel yazımdan esinlenilmiş ögeleri içerir. Adını Roma Döneminin sütunları-na işlenen yazıdan esinlenerek tasarladığı ve miniskülharfleri olmayan Trajanyazı karakteri buna örnek olarak verilebilir.
Soru: 1996’da Microsoft, Adobe ile birlikte yeni bir font dosyası formatı yayınlamıştır. Bu yeni format, TTF’nin bir üst versiyonu gibidir ve tüm dillerin özel karakterlerine ve gliflerine destek vermektedir ve tek bir font dosyası 65 bin karakter içerebilen bu format nedir?
Cevap: 1996’da Microsoft, Adobe ile birlikte yeni bir font dosyası formatı yayınlamıştır. OTF (Open Type Font) adındaki bu yeni format, TTF’nin bir üst versiyonu gibidir. OTF, tüm dillerin özel karakterlerine ve gliflerine destek vermektedir ve tek bir font dosyası 65 bin karakter içerebilmektedir
Soru: Görsel, işitsel ve sinematik bilgilerin, tutarlı bir bilgi ağı oluşturmak için kullanılan bir iletişim biçimine verilen isim nedir?
Cevap: İnteraktif medya, görsel, işitsel ve sinematik bilgilerin, tutarlı bir bilgi ağı oluşturmak için kullanılan bir iletişim biçimidir. İnteraktif medya doğrusal dizilerle bilgisini sunan kitapların ya da filmlerin aksine, her izleyicinin bizzat seçtikleri yol boyunca bilgiyi sürdürmelerine olanak tanıyan, doğrusal olmayan yapılara sahiptir.
Soru: “Web”in üç ana yapı taşı: Köprü Metni Aktarım Protokolü (HTTP), Köprü Metni Biçimlendirme Dili (HTML) ve her dosyanın “adres” için bir belir-timi sağlayan Uniform Resource Locator (URL)’yi geliştiren fizikçi kimdir?
Cevap: Web ilk Cenevre, İsviçre Nükleer Araştırmalar için Avrupa Teşkilatı fizikçi Tim Berners Lee tarafından 1990 yılında geliştirilmiştir. Berners-Lee “Web”in üç ana yapı taşını geliştirdi: Köprü Metni Aktarım Protokolü (HTTP), Köprü Metni Biçimlendirme Dili (HTML) ve her dosyanın “adres” için bir belir-timi sağlayan Uniform Resource Locator (URL).
Soru: Kendi kendini eğitmiş tasarımcı, 2000 yılında Imaginary Forces (Hayali Kuvvet-ler) için freelans (dışardan) tasarımcı olarak çalışmıştır. Onun Kiss Kiss Bang Bang için tasarladığı açılış sahnesi Hollywood Reporter tarafından “Geç Saul Bass” olarak adlandırılmış tasarımcı kimdir?
Cevap: Kendi kendini eğitmiş tasarımcı Danny Yount (1965), 2000 yılında Imaginary Forces (Hayali Kuvvet-ler) için freelans (dışardan) tasarımcı olarak çalışmıştır. Onun Kiss Kiss Bang Bang için tasarladığı açılış sahnesi Hollywood Reporter tarafından “Geç Saul Bass” olarak adlandırılmıştır.
Soru: Dijital devrimin ötesinde yaşadığımız çağda, çevremizin giderek büyümesi ve farklılaşması, onun algılan-ması konusunda yeni problemleri de beraberinde getirmektedir. Bunu “algının kendisinin geçicilikle eş anlamlı olduğu bir çağda” diye kim tanımlamıştır?
Cevap: Dijital devrimin ötesinde yaşadığımız çağda, çevremizin giderek büyümesi ve farklılaşması, onun algılan-ması konusunda yeni problemleri de beraberinde getirmektedir. Jessica Helford bunu “algının kendisinin ge-çicilikle eş anlamlı olduğu bir çağda” diye tanımlamıştır
Soru: 1980’lerin sonunda, çevresel uygulamalara ne tarzda yaklaşımlara eğilim giderek artmıştır?
Cevap: 1980’lerin sonunda, çevresel uygulamalara enstalasyon tarzında yaklaşımlara eğilim giderek artmıştır.
Soru: Bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan elektronik iletişim ağı nedir?
Cevap: İnternet: Bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan elektronik iletişim ağıdır.
Soru: Adobe Systems tarafından icat edilen hangi programlama dili sayfa mizanpajı yazılımının temelini oluşturur?
Cevap: Adobe Systems tarafından icat edilen PostScript programlama dili sayfa mizanpajıyazılımının temelini oluştur.
Soru: Aldus tarafından yaratılan hangi program, PostScript yazılım dilini kullanarak sayfa ta-sarımı yapmayı bilgisayar ekranında olanaklı hâle getiren erken yazılımlardan biri olmuştur?
Cevap: Aldus tarafından yaratılan PageMaker prog-ramı, PostScript yazılım dilini kullanarak sayfa ta-sarımı yapmayı bilgisayar ekranında olanaklı hâle getiren erken yazılımlardan biri olmuştur.
Soru: Adobe System’in daha çok masaüstü yayıncılığında kullanılan hangi sayfa tanımlama ve programlama dili, yazıcıların çıktı almasını sağlayan metin, resim ve grafik ögelerini ve sayfadaki yerleşimlerini belirlemek üzere yaratılmıştır?
Cevap: Adobe System’in PostScriptsayfa açıklama dili, yazıcıların çıktı almasını sağlayan metin, resim ve grafik ögelerini ve sayfadaki yerleşimlerini belirlemek üzere yaratılmıştır.
Soru: Hangi tasarımcı sanatçı Macintosh bilgisayar kullanılarak üretilen tasarımlarında, bitmapleştirilmiş yazı ve bilgisayar tarafından oluşturulan dokuları büyük bir boyuta fotokopi ile çoğaltmış ve geleneksel dizgi ile birleştiren, videodan yakalanmış görüntüleri ve onları görselleştirmeyi, boşluktaki görüntüleri katmanlaştırmayı, kelimeleri ve resimleri tek bir bilgisayar dosyası içinde bütünleştirmeyi başarmıştır?
Cevap: April Greiman, bitmapleştirilmiş yazı, katman ve üstüste binmiş görüntüler, video ve baskı sentezi, do-kunsal desen ve yeni teknoloji ile yapılması mümkün olan görsellerin özelliklerini araştırmış ve çalışmalarında sıklıkla bunlara yer vermiştir. Macintosh bilgisayar kullanılarak üretilen tasarımlarında, bitmapleştirilmiş yazı ve bilgisayar tarafından oluşturulan dokuları büyük bir boyuta fotokopi ile çoğaltmış ve geleneksel dizgi ile birleştirilmiştir. Greiman, videodan yakalanmış görüntüleri ve onları görselleştirmeyi, boşluktaki görüntüleri katmanlaştırmayı, kelimeleri ve resimleri tek bir bilgisayar dosyası içinde bütünleştirmeyi başarmıştır.
Soru: 1984 yılında, Rudy Vanderlans, hangi dergiyi tasarlamaya, düzenlemeye ve yayımlamaya başlamıştır?
Cevap: 1984 yılında, Rudy Vanderlans, Émigré adlı dergiyi tasarlamaya, düzenlemeye ve yayımlamaya başlamıştır.
Soru: Vand erlans hangi derginin ilk sayısında daktilo ya-zısını ve fotokopi görüntülerini, sonraki sayılarda ise düşük çözünürlüklü Macintosh yazılarını kullanmıştır?
Cevap: Rudy Vanderlans, Émigré adlı dergiyi tasarlamaya, düzenlemeye ve yayımlamaya başlamıştır. Vand erlans ilk sayısında daktilo yazısını ve fotokopi görüntülerini, sonraki sayılarda ise düşük çözünürlüklü Macintosh yazılarını kullanmıştır.
Soru: Macintosh bilgisayarları kullanan ilk yayınlardan biri olan hangi dergi 1984 ve 2005 yılları arasında genellikle düzensiz olmak üzere toplam 69 kez yayımlanmıştır?
Cevap: 1984 ve 2005 yılları arasında genellikle düzensiz olmak üzere toplam 69 kez yayımlanmıştır. Macintosh bilgisayarları kullanan ilk yayınlardan biri olan Émigré, grafik tasarım topluluğu içinde masaüstü yayıncılığa geçişi önemli oranda etkilemiştir.
Soru: 1980’lerde sayfa tasarımın öncü isimlerinden biri olan hangi tasarımcı, sıradan grid (ızgara) biçimlerinden, bilgi hiyerarşisinden ve tutarlı bir layoutya da tipografik desenden kaçınmış; bunun yerine, tipografik sözdizimi ve görüntülerin geleneksel kavramlarını reddeden, grid biçimlerinin sınırlarını zorlayan, her konuda ve her sayfa veya formanın ifade olanaklarını keşfetmeyi seçmiştir?
Cevap: Eski bir profesyonel sörfçü ve öğretmen olan David Carson (1956), 1980’lerde sayfa tasarımın öncü isimlerinden biri olmuştur. David Carson, sıradan grid (ızgara) biçimlerinden, bilgi hiyerarşisinden ve tutarlı bir layoutya da tipografik desenden kaçınmış; bunun yerine, tipografik sözdizimi ve görüntülerin geleneksel kavramlarını reddeden, grid bi-çimlerinin sınırlarını zorlayan, her konuda ve her sayfa veya formanın ifade olanaklarını keşfetmeyi seçmiştir.