Temel Fotoğrafçılık - Sorularla Öğrenelim

Ünite 1

Soru: Görüntülerin kaydedilmesi konusunda verilecek en iyi örnek hangisidir?

Cevap: En iyi verilecek örneklerden biri, Camera Obscura’ya mercek yerleştirme fikrini 1550 yılında ileri süren İtalyan, matematikçi, fizikçi, hekim ve düşünür olan Girolamo Cardano’dur.


Soru: Fotoğraf makinelerinin en eskisi hangisidir?

Cevap: Fotoğraf makinelerinin en eskisi kamera obscuradır.


Fotoğraf Makinelerinin Kısa Tarihi

Soru: İlk ticari taşınabilir kamera nedir ve kim tarafından üretilmiştir?

Cevap: 35 mm.’lik film üzerinde 24x36’lık görüntüler veren küçük formatlı makineyi, mikroskop üreticisi Ernst Leitz’ın araştırma departmanı sorumlusu mühendis Oskar Barnack yapmıştır. Leica A isimli model 35mm’lik film kullanan ilk ticari taşınabilir kamera olarak tarihe geçmiştir.


Soru: 1959’da Japonyanın ürettiği fotğraf makinesi ve özellikleri nelerdir?

Cevap: 1959: Japonya’da Nikon 24x36, refleks, değiştirilebilir vizörlü Nikon F’yi piyasaya çıkarır ve
bugün de büyük ilgi gören profesyonel bir yelpaze oluşturur.


Soru: “Kullan at” türünden makineleri piyasaya kim ne zaman sürmüştür?

Cevap: 1986: Fuji “kullan at” türünden makineleri piyasaya çıkarır: içinde sadece film bulunan ve bir kez
kullant labilen basit plastik makineler. Bu gün bu makineler “hazır fotoğraf makinesi” deniyor, bunlar
kullanıldıktan sonra atılmıyor, yeniden kullanılır hâle getiriliyor.


Fotoğraf Makinesinin Ana Elemanları

Soru: Fotoğraf makinesinin ana elemanları nelerdir?

Cevap: Objektif, Diyafram, Örtücü ve Vizör fotoğraf makinesinin ana elemanlarını oluşturur.


Soru: Fotoğraf makinesinde objektif nedir?

Cevap: Objektif: Bir diğer adıyla lens, fotoğraf makinesi, dürbün, mikroskop gibi optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp film ya da algılayıcı yüzeyine
aktaran yakınsak mercek veya mercek sistemidir


Soru: Fotoğrafçılıkta diyafram nedir?

Cevap: Diyafram: Fotoğraf makinelerinin objektiflerinde, film ya da algılayıcının yüzeyine ulaşacak ışık miktarını, açılıp kısılarak ayarlayan düzenektir.


Soru: Enstantane (örtücü) nedir?

Cevap: Enstantane (örtücü): Fotoğraf makinelerinin üçüncü temel olan elemanlarındandır. Digital veya
analog her fotoğraf makinesinin içinde veya objektifinde bulunan ve objektif içinden geçen ışınları kesmeye yarayan düzenektir.


Fotoğrafın Tanımı ve Keşfi

Soru: Fotoğraf nedir? Tanımlayınız.

Cevap: Fotoğraf, doğada gözle görülebilen maddi varlık ve şekillerin ışık ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa karşı duyarlı hâle getirilmiş film veya herhangi bir madde üzerine saptanan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir.


Soru: İlk fotoğraf olarak adlandırılan fotoğraf nedir? Kim tarafından ne zaman çekilmiştir?

Cevap: 1826 yılında Fransız Joseph Nicephore Niepce, yaklaşık sekiz saatlik bir pozlamayla evinin penceresinden ilk defa bir görüntüyü sabitlemiştir. Pencereden görünüm görüntüsü, ilk fotoğraf olarak kabul edilir.


Soru: Kullanılabilecek ilk fotoğraf makinesi kim tarafından ne zaman geliştirilmiştir?

Cevap: Kullanılabilecek ilk fotoğraf makinesi 1838 yılında Fransız ressam olan Louis Daguerre tarafından geliştirilmiştir.


Soru: İlk negatif pozitif fotoğraf işlemi gerçekleştirerek tek bir negatiften birden fazla kopya alınmasına olanak sağlayan kimdir?

Cevap: İlk negatif pozitif fotoğraf işlemi gerçekleştirerek tek bir negatiften birden fazla kopya alınmasına olanak sağlayan ve fotoğrafın gelecekteki kültürel statüsü için şüphesiz temel bir öneme sahip olan William Henry Fox Talbot’tur.


Soru: Stereograf yöntemi nedir?

Cevap: Tasarlanması daha çok görsel etki ve zevk için olduğu belirtilen stereograf yöntemi özel bir gözlükle bakıldığında iki farklı açıdan çekilmiş aynı görüntünün yan yana yapıştırılmasından oluşmuş bir fotoğraf
çeşididir.


Soru: 1960’larda yeniden tanımlanan fotoğraf kavramı nasıl tanımlanmıştır?

Cevap: 1960’a doğru Fransız dili ulusal konseyi fotoğraf kavramı ile ilgili yeni bir yazım önerir: “Yunanca ‘photos’ ve ‘graphein’ den, ışıklı kaydetmek. Daha geniş anlamda, modern fotoğraf, biriktirilebilen görüntü elde etmeye yarayan ışık fiziği ve ışık kimyası ile ilgili yöntemlerle elektro manyetik ışınları kaydetme tekniklerinin tümüdür.


Soru: Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün portre fotoğraflarını çeken ve ilk foto muhabiri unvanı ile atanan kişi kimdir?

Cevap: Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemin fotoğrafçısı Cemal Işıksel ise Atatürk’ün fotoğraflarını çekerek portre geleneğini devam ettiren ve ilk foto muhabiri unvanı ile atanan kişi olmuştur.


Soru: Ülkemizde fotoğrafın sanat eğitimi içinde bağımsız bir bölüm, kendi başına bir diploma programı
olarak ortaya çıkışı nerede gerçekleşmiştir?

Cevap: Ülkemizde fotoğrafın sanat eğitimi içinde bağımsız bir bölüm, kendi başına bir diploma programı
olarak ortaya çıkışı, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde gerçekleşmiştir.


Soru: Türk fotoğraf dünyasında özverili çalışmalarıyla bir yerlere gelmiş, çektikleri fotoğrafları dergi ve benzeri yerlerde gördüğümüz fotoğraf sanatçılarından ilk akla gelen isimler kimlerdir?

Cevap: Türk fotoğraf dünyasında özverili çalışmalarıyla bir yerlere gelmiş, çektikleri fotoğrafları dergi ve benzeri yerlerde gördüğümüz fotoğraf sanatçılarının isimlerini vermek gerektiğinde ilk hatırlananlar olarak, Ara Güler, Coşkun Aral, İzzet Keribar, Nihat Odabaşı, Sabit Kalfagil’i belirtebiliriz.


Fotoğrafın Temel Özellikleri

Soru: İyi bir fotoğrafın temel özellikleri nelerdir?

Cevap: Fotoğrafın üç temel özelliği vardır. Bunlardan birincisi fotoğraf makinesinin kullanımıdır. İkincisi ışık ve üçüncüsü görmedir.


Ünite 2

Soru: Arka aydınlatmanın ışık özelliği nedir?

Cevap: Arka aydınlatmada ışık konuya arkadan vurur. Diğer bir şekilde anlatılırsa konu kamera ve ışığın arasında kalır. Ters ışık olarak da ifade edilebilecek bu tür aydınlatmada yönün yarattığı sonuçlar dramatik etkiyi arttırmaktadır.


Dijital Ortamda Işık ve Renk Düzenlemesi

Soru: Işık ile ilgili temel kavramlardan biri olan exposure ne işe yarar?

Cevap: Exposure: Pozlama anlamına gelmektedir ve fotoğrafın genel ışığını arttırmaya veya azaltmaya yarar.


Fotoğrafta Görüntünün Oluşumu ve Işık Kullanımı

Soru: Görme nasıl gerçekleşir?

Cevap: Görme, nesnelerden gözümüze yansıyan ışığın gözü uyararak retina tabakasında görüntünün oluşmasıyla gerçekleşir.


Soru: Işığın yönelimi düşünüldüğünde analog ile dijital fotoğraf makinelerini birbirinden ayıran özellik nedir?

Cevap: Analog fotoğrafçılıkta makineler tarafından kaydedilen görüntü konudan yansıyan ışığın negatif bir film üzerine pozlanması süretiyle ortaya çıkmaktadır. Bu durum bir tür ışıkla yakma işlemidir. Filmler ışığa duyarlı yüzeylerdir ve konudan yansıyan farklı düzeylerdeki ışıkla film yakılır, görüntü oluşturulur. Dijital fotoğraf makineleri de aynı prensipte çalışır ve bu makinelerde film yerine ışığın düzeylerini algılayan sensörler bulunur. Diğer bir ifade ile sensörler dijital kameralarda duyarlı yüzeyler olan fotoğraf filmlerinin yerini almıştır.


Soru: Görüntünün oluşması için gerekli olan teknik aydınlatmada dikkat çekilecek hususlar nelerdir?

Cevap: Görüntünün oluşması için gerekli olan teknik aydınlatmada dikkat çekilecek hususlar ışık kaynakları,
ışığın şiddeti, kontrast, parlaklık, ışığın kalitesi ve ışık yönüdür.


Soru: Ters kare yasası nedir?

Cevap: Ters kare yasası ışığın artış veya azalışının ışık kaynağının konuya olan mesafesinin değişiminin karesi ile ters orantılı olmasını anlatır


Soru: Fotoğrafçılıkta kullanılan kontrast ne anlama gelir?

Cevap: Fotoğrafçılıkta sıkça kullanılan kontrast, fotoğraf görüntüsünün veya nesnelerin en açık ve en koyu
tonlarının farkını anlatmaktadır. Diğer bir ifade ile kontrast parlaklık, yoğunluk veya koyuluk açısından iki veya daha fazla ton arasındaki farkı açıklamak için kullanılır.


Soru: Fotoğrafta parlaklık unsurunu ne belirler?

Cevap: Fotoğrafta parlaklık unsurunu ışığın miktarı belirler


Soru: Işık en iyi hangi renkten yansır?

Cevap: Işık en iyi gümüş renkten yansır.


Soru: Yan aydınlatmanın fotoğrafa olan etkisi nelerdir?

Cevap: Yan aydınlatma isminden de anlaşılacağı üzere nesnelerin yan taraflarından gelen ışığı tanımlamaktadır. Diğer bir ifade ile açılı bir ışıktır. Konunun şeklini ve dokusunu vurgulayan karmaşık bir ışık ve gölgeler bütünü oluşturur. Konunun bazı alanları iyi aydınlatılır ve renk doygunluğu yüksektir. Bazı alanlar ise gölgede kalır ve detaylar ile renkler kaybolur. Gölge ve ışığın yan ışıkla ortaya çıkan bu durumu nesnelerin ve fotoğrafın üç boyut hissini de arttır. Yan ışığın dramatik etkisi de olduça güçlüdür. Ancak kullanımı da aynı oranda dikkat ve ustalık ister. Yan ışıkla güçlü duygular yakalayabileceğiniz gibi özellikle portre çekimlerinde insanların görüntüsünü bozabilir. Bunun için yan ışıkta oluşacak gölgeleri de en az ışık kadar kontrol altına almak gerekmektedir.


Soru: Birden fazla ışığın kullanıldığı durumlarda ışık kaynaklarının aldığı görevler nelerdir?

Cevap: Birden fazla ışığın kullanıldığı durumlarda ışık kaynakları farklı görevler alır. Bu görevler; anahtar
ışık, dolgu ışığı ve arka (kontur) ışık olarak tanımlanmıştır.


Soru: Dolgu ışığı anahtar ışığa kıyasla nasıl bir ışık verir?

Cevap: Dolgu ışığı fotoğrafçıların kullandıkları ikinci tür ışık olarak anahtar ışığa kıyasla daha yumuşak ve dağınık bir ışık verir.


Soru: 16. yüzyıl Batı resminde gölgenin kullanımı ne gibi değişikliklere uğramıştır?

Cevap: 16. yüzyıla kadar ressamların pek çoğu için gölge tedirgin edici ve dikkati dağıtan bir öge olarak görülmüş ve resmettikleri dünyada gölge önemsiz bir unsur olarak kalmıştır. 16. yüzyıl sonrasında Batı resminde gölge kullanımı artmaya başlamıştır. Rönesans döneminde ışık ve gölge üzerine incelemeler yaparak, eserler üreten İtalyan ressamlar Leonardo da Vinci ve Caravagio gölgenin resimsel önemini göstermişlerdir. Sonrasında ise Hollandalı ressam Rembrantd’ın da gölge kullanımına önemli bir katkısı olmuştur. Leonardo da Vinci konuyu tuttuğu notlarında ele
alarak tamamen ışıklı ve tamamen gölgede görünen resimlerdense ışık ve gölgenin bir arada kullanıldığı resimlerde üç boyut hissinin arttığını söylemektedir. Rönesansta bu tartışmaların yapıldığı sürede kıymeti anlaşılan gölge kullanımı dramatik etkiyi arttırmak için tercih edilmeye ve özellikle dini konularda üretilen resimlerin gizemini ve etkisini arttırmak üzere kullanılmaya başlanmıştır.


Soru: Leonardo Da Vinci’nin tanımıyla gölge çeşitleri nelerdir?

Cevap: Leonardo Da Vinci’nin tanımıyla iki tür gölgeden söz edilebilir. Bunlar bağlı ve düşen (atılı) gölgedir. Bağlı gölge bir nesnenin aydınlatıldığı ışık kaynağının yönüyle bağlantılı olarak nesnenin karanlık kalan bölümünü anlatır. Diğer bir ifade ile nesnenin gölgesi kendi üzerine düşer. Düşen gölge
ise nesnenin mekanda bir başka nesneye ya da yüzeye düşmesiyle oluşur.


Fotoğrafta Renk

Soru: Renk nasıl oluşur?

Cevap: Renk ışıktır ve ışığın maddeler üzerene düşerek bu maddeler tarafından kısmen emilmesi ve gözün
retinasına yansıtılmasıyla ortaya çıkan bir algılamadır. Bu nedenle renk, ışık ve üzerine düştüğü maddenin bir karışımıdır denebilir.


Soru: İnsan gözünün algıladığı dalga boyu aralığı kaçtır?

Cevap: İnsan gözü 400 nm ile 800 nm arasındaki dalga boylarını algılamaktadır.


Soru: Gözde hangi renklere duyarlı hücreler bulunur?

Cevap: İnsan gözü binlerce rengi ayırt edebilmektedir. Fakat gözde sadece üç çeşit renge duyarlı hücre olduğu ve bunların kırmızı, yeşil ve mavi ışık için olduğu bilinmektedir.


Soru: Kırmızı mavi ve yeşilin ana renkler olarak anılmasının nedeni nedir?

Cevap: Kırmızı mavi ve yeşil renklere toplamsal ana renkler de denilmektedir. Bu renklerin ana renk
olarak kabul edilmesinin nedeni ise diğer tüm renklerin onların kullanımıyla elde edilmesi ile ilgilidir.


Soru: En çok ısıya sahip renk hangisidir?

Cevap: Renklerin diğer bir özelliği ise bir ısıya sahip olmalarıdır. Isı renk özlerinin değişken olan soğukluk
veya sıcaklıkları ile ilgilidir. Bu konunun temelinde renklere verilen psikolojik tepkiler yatmaktadır. Bu
tepkilerin sonucunda kırmızı veya kırmızı-turuncu en sıcak diğer bir ifade ile en çok ısıya sahip
renktir.


Soru: En soğuk renk hangisidir?

Cevap: Mavi ya da mavi- yeşil ise en soğuk ve en düşük ısıya sahip olarak gösterilir.


Soru: DSLR fotoğraf makinelerinde beyaz ayarı menüsünde yer alan Bulutlu gökyüzü Modu kaç Kelvinlik bir değerle ayarlama yapar?

Cevap: Bulutlu gökyüzü Modu: 6000 Kelvinlik bir değerle ayarlama yapar.


Giriş

Soru: Fotoğraf kelimesinin kökeni nedir?

Cevap: Yunanca “Phos” kelimesi “ışık”, “Graphe” kelimesi ise “çizmek” anlamına gelmektedir. Birleştirilmiş tam anlamı ise “ışıkla çizmek”dir.


Ünite 3

Aydınlatma: Temel İlke ve Özellikleri

Soru: Temel olarak kaç farklı aydınlatma türü bulunur?

Cevap: Temel olarak iki farklı aydınlatma türü söz konusudur. Bunlar;
1. Doğay ışıkla aydınlatma,
2. Yapay ışıkla aydınlatmadır.


Soru: Işık hangi ana başlıklarda ele alınır?

Cevap: Işık ayrıca üç ana başlıkta ele alınabilir. Bunlar;
1. Doğrudan ışık,
2. Yansıyan ışık,
3. Filtrelenmiş ışık’tır.


Soru: Işığın işlevleri nelerdir?

Cevap: Aydınlatma bu yönüyle salt fotoğrafın pozlanmasında bir etken değil sanatsal anlamda da kompozisyonun bir parçası olarak görüntünün estetize edilmesinde işlev kazanır. Bu işlevleri sıralayacak olursak;
• Işık nesneleri görünür kılar,
• Işık lekeyi vurgular,
• Işık dokuyu vurgular,
• Işık hacim ve derinlik izlenimi verir,
• Işık saydamlığı vurgular,
• Işık rengi vurgular,
• Işık fotoğrafın siyah-beyaz yapısını oluşturur,
• Işık atmosfer yaratır.


Soru: Softbox ne işe yarar?

Cevap: Softbox: Aydınlatma kaynağını tek yönlü olarak yumuşatan bez ya da kumaş destekli kutuya
benzer yapıdaki ekipmandır. Kutu biçimli formuyla ışığın etrafını saran softbox, konuya düşen ışığın
şiddetini azaltarak keskin gölgeleri ve ışığın patlamasını engellemek için kullanılır.


Fotoğraf Çekim Teknikleri

Soru: Fotoğraf makinesinde bulunan otomatik modu diğer modlardan ayıran en önemli özelliği nedir?

Cevap: 1. Otomatik Modlar (Auto): Fotoğraf makinesi, pozlama dengesiyle ilgili diyafram, enstantane ve ISO değerlenin yanı sıra beyaz dengesi ve netleme gibi tüm ayarları kendisi yapar.


Soru: Program modu nedir?

Cevap: • Program Modu (P): Kullanıcının doğru pozlama yapabilmek için ISO değerlerini kontrol edebildiği, enstantane ve diyafram değerlerinin ise makine tarafından atandığı çekim modudur.


Soru: Eşdeğerlik yasasında film ya da algılayıcı yüzey üzerine düşen ışık miktarını eşitlemek için ne yapılması gerekir?

Cevap: Bu durumda film ya da algılayıcı yüzey üzerine düşen ışık miktarını eşitlemek için;
• Diyafram açıklığı arttırıldığında enstantane süresi azaltılır.
• Enstantane hızı azaltıldığında ise diyafram açıklığı kısılır.


Fotoğrafı Çekmek: Pozlama

Soru: Pozlama nedir?

Cevap: Teorik ve teknik açıdan bir fotoğrafı çekmek, film ya da algılayıcı yüzey üzerine ışığın düşürülmesi yoluyla pozlanması demektir. Daha detaylı olarak açıklamak gerekirse fotoğraf çekiminde temel olarak görüntünün ortaya çıkabilmesi için ışığın diyafram, enstantane, objektif gibi belirli düzenek ve araçlar yoluyla belirli bir süre boyunca film ya da sensör üzerine düşürülmesi işlemine pozlama
denir.


Soru: Pozlamayı temel olarak hangi etkenler belirler?

Cevap: Pozlamayı temel olarak üç etken belirler:
1. “f” değeri ile ifade edilen diyafram açıklığı
2. Enstantanenin açık kalma süresi
3. Film ya da sensörün ışığa olan duyarlılığı (ISO)


Soru: Fotoğraf makinesinde doğru pozlamayı gerçekleştirmek için diyafram, enstantane ve ISO arasındaki ilişki nasıl gelişir?

Cevap: Fotoğraf makineleri doğru pozlamayı hızlı bir biçimde gerçekleştirmek adına tanımlı çekim modları aracılığıyla bu üç etken arasında birtakım oranlar da belirleyebilir. Bu noktada fotoğraf makinesi otomatik olarak diyafram açıklığı ne kadar fazla olursa, enstantane hızını o oranda arttırır ve ışığın düşme süresini azaltır. Makineye girilen enstantane süresi yani ışığın yüzey üzerinde kalma süresi ne kadar artarsa da o oranda diyafram açıklığını azaltır ve ışığın miktarını düşürür. ISO değeri ne kadar yükselirse algılayıcı yüzeyin ışığa olan duyarlılığı artar ve doğru pozlamayı gerçekleştirmek adına diyafram ya da enstantane değerleri dengelenir.


Soru: Diyafram nedir?

Cevap: Diyafram, görüntünün oluşması için objektif yoluyla film ya da algılayıcı yüzey üzerine düşecek ışık miktarını belirleyen ve bu yolla alan derinliğini de ayarlamaya yarayan sistemdir.


Soru: Standart diyafram açıklıkları nelerdir?

Cevap: Standart diyafram açıklıkları değerleri ise şu şekildedir.
f:1 - f:1.2 - f1.4 - f1.8 - f2 - f2.8 - f4 - f5.6 - f8 - f11 - f16 - f22 - f32


Soru: Bir görüntünün film ya da algılayıcı yüzey üzerinde oluşabilmesi için nelere ihtiyaç vardır?

Cevap: Bir görüntünün film ya da algılayıcı yüzey üzerinde oluşabilmesi için karanlık bir kutu, ışığa duyarlı bir yüzey ve de ışığa ihtiyaç vardır.


Soru: Işığın algılayıcı yüzey kalma süresini ayarlayan düzeneğe ne ad verilir?

Cevap: Bu noktada ışığın algılayıcı yüzey kalma süresini ayarlayan düzeneğe enstantane ya da diğer bilinen adlarıyla “obtüratör”, “örtücü” ya da perde denir.


Soru: Enstantanenin önemli iki işlevi nedir?

Cevap: Enstantanenin oldukça önemli iki işlevi bulunur.
1. Film ya da duyarlı yüzey üzerine düşecek ışık miktarını saptamak
2. Hareketi saptamak


Soru: ISO nedir?

Cevap: ISO (International Standards Organization), fotoğraf filmlerinde ışığa olan hassasiyet derecesini
belirleyen uluslararası standart ölçüm sistemidir.


Soru: Pozometre nedir?

Cevap: Pozometre, konu üzerine düşen ışığı ölçerek, diyafram ve enstantane değerleri olarak fotoğraf makinasına veren araç ya da düzenektir.


Soru: Aşırı pozlama nedir?

Cevap: Aşırı pozlama, algılayıcı yüzeyin gereğinden fazla ışık alması sonucu pozlama dengesinin yitirilmesi
demektir.


Soru: Az pozlama nedir?

Cevap: Az pozlama, film ya da algılayıcı yüzeyin ihtiyaç duyduğundan çok daha az ışık alması anlamına gelir.


Giriş

Soru: Fotoğraf makinesinde görüntü nasıl oluşur?

Cevap: Korneadan geçerek göze ulaşan ışık, retina üzerine düşerek görüntüyü oluşturur. Beyin tarafından sinir sinyalleri yoluyla alınan bu bilgiler, görsel algılama olarak ifade edilir. Fotoğraf makineleri de benzer bir şekilde objektif, ccd/cmos ve görüntü işlemcisi yoluyla aynı işlemleri gerçekleştirerek görüntüyü oluşturur.


Ünite 4

Fotoğrafta Kompozisyon

Soru: Kompozisyon kelimesinin kelime anlamı nedir?

Cevap: Kompozisyon kelimesi, Fransızcada yer alan “composé” kelimesinden türemiştir. Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak anlamına gelen Türkçedeki kompoze kelimesinin karşılığıdır. Bu kökenden türeyen kompozisyon kelimesi ise, farklı parçaları bir düzen hâline getirerek organize bir bütün oluşturma işi olarak tanımlanabilir.


Soru: Fotoğraf dilinde kompozisyon nedir?

Cevap: Fotoğraf dilinde kompozisyon, fotoğrafçının imgesinde oluşturduğu konuyu/temayı fotoğraf yüzeyinde (dikey/yatay dikdörtgen çerçeve) yer alan anlatım ögeleriyle, izleyicinin (alıcının) algısına organize bir biçimde düzenlemesi, sunması olarak tanımlayabiliriz


Soru: Kompozisyonu etkileyen en önemli yaklaşımlardan biri nedir?

Cevap: Kompozisyon oluştururken fotoğrafı çeken fotoğrafçının konumu, konuya dâhil olup olmadığı, yani konuyu aktif olarak düzenlemesi yada konuyu pasif olarak düzenlemesi kompozisyonu etkileyen en önemli yaklaşımlardan bir tanesidir.


Soru: Temel fotoğraf eğitimi sürecinde kompozisyonu daha iyi kavrayabilmek için hangi kavramları bilmek gerekmektedir?

Cevap: Temel fotoğraf eğitimi sürecinde kompozisyonu daha iyi kavrayabilmek için;
• Aktif ve pasif düzenleme,
• Kompozisyon içerisindeki konunu açık mı? kapalı mı?,
• Kompozisyonda yapısal ve fotoğrafik ögeler, kavramlarını bilmek önemlidir.


Soru: Aktif düzenleme nedir?

Cevap: Aktif Düzenleme: Fotoğrafı çeken fotoğrafçının konuyu oluştururken inisiyatif kullanması, konuya müdahil olarak çektiği fotoğraf ile ilgili kararları almasıdır.


Soru: Pasif düzenleme nedir?

Cevap: Pasif Düzenleme: Fotoğrafı çeken fotoğrafçının konuyu oluştururken konuya hiçbir şekilde müdahalesinin olmadığı, pasif konumda olduğu düzenleme biçimi olarak açıklanabilir.


Soru: Aktif ve pasif düzenleme için neleri örnek olarak verebiliriz?

Cevap: Akif düzenlemeye moda fotoğrafçılığı ve model çekimlerini; pasif düzenlemeye de belgesel fotoğrafçılığı, haber fotoğrafçılığı, vahşi yaşam fotoğrafçılığı, sokak fotoğrafçılığı, çocuk gibi örnekler verebiliriz.


Soru: Fotoğrafçılıkta kompozisyon çeşitleri nelerdir?

Cevap: Kompozisyon çeşitleri, fotoğrafı çeken fotoğrafçının imgesinde veya anlık görüntü estetiğiyle belirlediği
konunun açıklığı ve kapalı olması ile ilgili bir durumdur.


Soru: Açık kompozisyon nedir?

Cevap: Açık Kompozisyon: Fotoğraf çerçevesinde fotoğrafı çeken fotoğrafçının bazen bilinçli bazen de istem dışı olarak oluşturduğu konu veya imgenin, fotoğraf yüzeyinin dışına taşması ya da dışında sonlanması olarak açıklanabilir. Bu kompozisyon türünde izleyici konuyu kendi imgeleminde yaşatır. Böylelikle fotoğraf çerçevenin dışında devam ederek her izleyende yeni bir sonuç yaratır.


Soru: Kapalı kompozisyon nedir?

Cevap: Kapalı Kompozisyon: Açık kompozisyonun tam tersi bir konusal yapıya sahiptir. Konu, fotoğraf sanatçısının inisiyatifiyle fotoğraf çerçevesi içerisinde sonlanır. Gerek çerçeve içerisindeki hareket olsun gerekse doğanın veya mekanın devamı olsun konu izleyicinin imgesinde net ve kesindir.


Fotoğrafta Kompozisyon Ögeleri ve Organizasyonu

Soru: Fotoğrafta kompozisyon ögelerinden yapısal ögeler nelerdir?

Cevap: YAPISAL ÖGELER
• Nokta ve çizgi
• Leke
• Doku
• Boşluk (Espas)
• Ritim
• Renk
• Denge
• Kontrast (Zıtlık)
• Perspektif
• Şemalar
• Oran ve Orantı, Ölçek
• Sadelik


Soru: Fotoğrafta kompozisyon ögelerinden fotoğrafik ögeler nelerdir?

Cevap: FOTOĞRAFİK ÖGELER
• Işık
• İlgi Merkezi
• Bakış Açısı
• Hareket, Hız
• Çerçeve Seçimi
• Keskinlik
• Belirginlik
• Ufuk Çizgisi
• Gestalt Algısı


Soru: Fotoğraf kompozisyonunda yapısal ögelerden nokta nedir?

Cevap: Nokta: Ait olduğu yere göre küçük ve merkezi niteliği olan daire, leke veya benektir. Fotoğraf yüzeyinde aktif rol oynar. İyi kullanılırsa konun veya imgenin belirtkesidir.


Soru: Yapısal ögelerden çizginin çeşitleri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Çizgi çeşitleri:
• Yatay Çizgiler: Fotoğrafta, sakinliği, durağanlığı verir. Kompozisyona yerleştirirken
taban çağrışımı yaratır. Ufuk çizgisinde olduğu gibi mekanı ve konumu belirtir.
• Dikey Çizgiler: Fotoğraf yüzeyinde yukarı
ve aşağı yönde hız ve hareket belirtir. Yer
çekiminin gücünü veya ondan uzaklaşmayı
aynı zamanda hiyerarşik etki yaratır. Özellikle yatay fotoğraf çerçevesinde dikey çizgilerin kontrast etkisi yüksektir.
• Çapraz, Diyagonal ve Zig-Zag Çizgiler: Dinamizmi ve hareketi gösterir. Fotoğraf çerçevesi yatay veya dikey dikdörtgen olduğu
için, bu formun aksi yöndeki her çizgi çok
çabuk fark edilir. Fotoğraf yüzeyini hareketlendirir ve sürekli bir devinim sağlar. Özellikle imgesi devingenlik olan konularda
diyagonal ve çapraz çizgi yerleşimi işimizi
kolaylaştırır ve etkiyi tamamlar.
• Eğri, kıvrımlı Çizgiler: Doğanın formlarında olduğu gibi sıra dağlar, ağaçlar, eğrilen
yollar, kıvrılıp akan ırmaklar vb. eğri çizgiler aşamalı olarak değişen bir yön birliğine
sahiptir. Yatay ve dikey çerçevenin sertliğini yumuşatır. Aktif rol oynayarak gözün
bu çizgilere takılması ve yüzeyde dolaşması
olasıdır


Soru: Fotoğrafçılıkta doku nedir?

Cevap: Doku: Dokunarak ya da dokunuş yanılsaması yaratarak deneyimlenen bir malzemenin yüzey niteliği olarak açıklayabiliriz.


Soru: Fotoğrafçılıkta espas terimi nedir?

Cevap: Espas (Boşluk): Fotoğraf yüzeyinde amacına uygun kullanılan boşluklardır. Fotoğraf çerçevesi yatay
veya dikey olsun, bakaçtan bakan gözün nesneleri ve doğayı çerçeveye sınırlarken dikkate aldığı boşluklar da kompozisyonun temel ögelerindendir. Bu boşluklara fotoğraf dilinde Espas denilir.


Soru: Espasın iki çeşidi nedir? Açıklayınız.

Cevap: • Yüzey espası: Fotoğraf yüzeyinde oluşturulan kompozisyonda yüzeysel boşlukların
organizasyonudur.
• Derinlik espası: Fotoğrafta oluşturulan kompozisyon içerisinde yer alan ögelerin ön ve
arka planlar arasındaki derinliğin, yani kozmik alan derinliğinin organize edilmesidir


Soru: Doğada ve fotoğraf yüzeyi üzerinde yer alan renkleri hangi farklı sistemlerde inceleriz?

Cevap: Doğada ve fotoğraf yüzeyi üzerinde yer alan renkleri üç farklı sistemde inceleyebiliriz.
a. Psikolojik sistemde renk: Beynimizde uyanan bir duyumdur.
b. Fizyolojik sistemde renk: Çeşitli ışık cinslerinin göz retinası üstündeki sinirler vasıtasıyla oluşturduğu fizyolojik olaylardır. Sinir
sistemlerimizde renk mevcuttur.
c. Fiziksel sistemde renk: Işığın hangi dalga
uzunluklarını hangi oranda bulundurduğuna dair, ölçülerle rakamlarla ifade edilebilen değerleridir. Göz bu dalga titreşimlerini
renk sinirleri vasıtasıyla beyne gönderir ve
renk görülür. Bu nedenle rengin dalga boyu
ve frekansı önem kazanır


Soru: Fotoğrafçılıkta denge nedir?

Cevap: Denge: Fotoğraf yüzeyinde veya çerçevesinde tam ortadan dikey olarak geçtiği var sayılan eksenin
sağında ve solunda kalan alanların ağırlık noktasına göre dengelenmesiyle ilgili yapısal bir kompozisyon
ögesidir.


Soru: Fotoğrafçılıkta oran ve orantı nedir?

Cevap: Oran ve Orantı, Ölçek: Fotoğraf çerçevesi içerisine alınan nesnelerin, ön plan ve arka plan
ilişkisi veya yan yana geldiklerinde bir birleriyle oluşturdukları ilişki oranı ve orantıyı ifade eder.


Ünite 5

Soru: APS film kullanan fotoğraf makinelerinin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Cevap: APS olarak kodlanmış bu formatta “Geliştirilmiş Fotoğraf Sistemi” (Advanced Photo System) kelimelerinin baş harfleri kullanılmıştır. Geliştirilip piyasaya sürüldüğü dönem göz önüne alındığında kendi dönemi için gerçekten de gelişmiş bir sistem olarak nitelenebilir. Film kasetini makinenin içine yerleştirdiğinizde kendi kendine filmi sarıyor oluşu, film bitmeden kaseti çıkartmak istediğinizde kaçıncı karede kaldığını akılda tutması ve bu kaseti yeniden makineye yerleştirdiğinizde kaldığı yere kadar filmi ilerletmesi gibi “akıllı” özelikleri vardır.
Bu makinenin de en büyük dezavantajı minyatür makineden olduğu gibi görüntünün kaydedildiği film boyutlarının 16,7x30,2mm gibi nispeten küçük olmasıdır. Bu makine ile çekilmiş fotoğraflardan da yeterince büyük boy baskı alınma şansı olamaması anlamına gelen bu özelliği nedeniyle fotoğrafçılıkla ciddi anlamda ilgilenen kullanıcıya hitap etmeyen bir makinedir.


Analog Fotoğraf Ayrımı

Soru: Analog fotoğraf kavramı neyi ifade etmektedir?

Cevap: Analog fotoğraf kavramıyla ifade edilen görüntü kaydedici yüzeyin bir film olduğudur.


Soru: Kayıt sistemlerine göre fotoğraf makinelerinin nasıl sınıflandırılmaktadır? Açıklayınız.

Cevap: Fotoğraf makinelerine yapılabilecek en önemli sınıflamalardan biri görüntü kayıt sistemlerine göre fotoğraf makineleri ayrımı olarak karşımıza çıkar. Günümüzdeki en önemli ayrımlardan biri olan bu ayrımda iki temel sınıflama yapılmaktadır. İlki dijital fotoğraf makineleri, ikincisi analog fotoğraf makineleri. Dijital fotoğraf makinelerinde görüntünün kaydedildiği ışığa duyarlı yüzey sensör olarak karşımıza çıkmaktadır. Analog fotoğraf makinelerinde ise ışığa duyarlı yüzey filmdir.


Soru: Analog fotoğrafçılık ne demektir? Açıklayınız.

Cevap: Özetle analog fotoğrafçılık denince bir fotoğraf makinası (Karanlık Kutu, Camera Obscura) yardımıyla konudan yansıyan ışığın mercekten geçip karanlık kutu içindeki duyarlı yüzey (film,) üzerine kaydedilmesi ve film, üzerine kaydedilen görüntünün bir dizi kimyasal ve fiziksel süreç sonunda kart üzerinde oluşturulması işlemi akla gelmelidir.


Analog Fotoğraf Makinelerinin Sınıflandırılması

Soru: Kullandıkları film boyutlarına göre fotoğraf makineleri kaç çeşittir ve nelerdir?

Cevap: Kullandıkları film formatlarına göre makineleri kendi içinde beşe ayrılırlar.
<ul> <li>Küçük Format Film Kullanan (Minyatür Boy) Fotoğraf Makineleri</li> <li>APS Film Kullanan Fotoğraf Makineleri</li> <li>35mm Film Kullanan (Leica Format) Fotoğraf Makineleri</li> <li>Orta Format (Roll) Film Kullanan Fotoğraf Makineleri</li> <li>Büyük Format (Tabaka) Film Kullanan Fotoğraf Makineleri</li> </ul>


Soru: Fotoğraf makinesinde, bakaç sistemi nedir? Açıklayınız.

Cevap: Fotoğraf makinesinde, fotoğrafı çekilecek olan konunun görülmesini sağlayan görüntü alanın sınırlarını gösteren düzenek bakaç (vizör) olarak tanımlanmaktadır. Bakaç her zaman, çekim öncesi film üzerine kaydedilecek görüntünün göz ile ön denetiminin yapılıp sınırlarının tayin edilmesi işlevini üstlenir. Bakaçta göze ulaşan görüntünün optik sistem ile nasıl aktarıldığını belirleyen sisteme ise bakaç sistemi adı verilir. Bakaç sisteminin kalitesi fotoğrafı direkt etkilemese de kaliteli bir bakaç sistemi daha iyi bir çekim öncesi görüş ve bu sayede daha hassas netleme imkânı sağlayacağı için fotoğrafın kalitesine dolaylı da olsa bir etki yapar.


Soru: Bakaç sistemine göre fotoğraf makinelerini kaç başlık hâlinde incelemek mümkündür?

Cevap: Bakaç sistemine göre makineleri üç temel başlık hâlinde incelemek mümkündür. Bunlar;
Ayrı Bakaçlı Fotoğraf Makineleri
SLR Tek Objektifli Yansıtmalı Fotoğraf Makineleri
TRL Çift Objektifli Yansıtmalı Fotoğraf Makineleri


Soru: Netlik sistemlerine göre fotoğraf makineleri kaç başlıkta incelenmektedir?

Cevap: Netlik sistemlerine göre makineleri üç farklı başlıkta inceleyebiliriz. Bunlar;
Netleme Gerektirmeyen Fotoğraf Makineleri
Manuel Netleme Gerektiren Fotoğraf Makineleri
Otomatik Netleme Yapan (AF) Fotoğraf Makineleri


Soru: Özel amaçlı fotoğraf makineleri nelerdir?

Cevap: Sahip oldukları bazı ekstra farklı özellikler ve kullanım alanları nedeniyle diğer sınıflamaların tam olarak tanımlayamadığı makine türleri özel amaçlı makineler başlığı altında toplanabilir. Bu başlık altında dört faklı makine türü aktarılacaktır. Bunlar:
İğne Deliği Fotoğraf Makineleri
Poloroid Fotoğraf Makineleri
Panoramik Fotoğraf Makineleri
Stereoskopic Fotoğraf Makineleri


Soru: İğne deliği fotoğraf makineleri özellikleri nelerdir?

Cevap: İğne deliği (pinhole) fotoğrafçılık olarak adlandırılan alanda el ile üretilmiş fotoğraf makinesi gövdesi (camera obscura) içine film veya kart yerleştirilerek yapılan çekimler için kullanılan kameralardır. Bu makine ile gerçekleştirilen fotoğraf çekiminde netlik, vizör, diyafram gibi ışık ve görüntü kontrol mekanizmaları bulunmamaktadır. Benzer şekilde bu makinelerde fotoğrafın çekim süresi de çekim anında fotoğrafçının kararı ile belirlediği bir süre olarak gerçekleşir. Tüm bu özellikleri iğne deliği kamera ile yapılacak çekim ile elde edilecek görüntüyü bir başka çekim ile aynısı elde edilemeyecek bu anlamda tek örnek fotoğraflar yapmaktadır. Teknik ve teknolojik kusursuzluk peşinde koşmayan, özgün fotoğraflar çekmek isteyenler için iğne deliği kameralar ideal makineler olarak tanımlanabilir. İğne deliği kamera ile görüntü üretim sürecinin bilgi, sabır, zaman ve para gerektiren tatminkâr sonuç almanın hiç de kolay olmadığı bir süreç olduğu unutulmamalıdır.


Soru: Polaroid fotoğraf makinesinin özellikleri nelerdir?

Cevap: Fotoğraf çekiminden hemen sonra çekilen görüntün kart baskısını veren özel makinelerdir. Görüntüyü hemen çekim sonrası görme şansının yanı sıra bu makineleri en önemli özelliklerinden biri de çekilen görüntünün
tek örnek olması ve çoğaltılamamasıdır. Elde edilen görüntünün biricik, özgün, tek örnek olması polaroid makineleri özellikle sanatsal kaygılar ile üretim yapan fotoğrafçıların da ilgi alanına sokmaktadır. Çekilen görüntü üzerinde çizme, boyama, kazıma gibi ilave müdahaleler ile zaten tek örnek olan polaroid fotoğraf yüzeyini adeta kendi öznel ifade yüzeyine çevirmiş ve eserleri fotoğraf kitaplarına basılmış, müzelerince kabul
edilmiş, sergiler açmış birçok fotoğraf sanatçısı (örneğin Türk fotoğraf sanatının önemli isimlerinden biri olan Şahin Kaygun) bulunmaktadır.


Soru: Bir fotoğrafın panoramik olarak sınıflandırılabilmesi için nasıl olması gerekmektedir?

Cevap: Bir fotoğrafın panoramik olarak sınıflandırılabilmesi için, insan gözünün doğal açısını yakalaması ya da onu geçmesi gerekir.


Soru: İnsanın iki gözü arasındaki mesafe kadar ayrı bakış noktalarından konunun aynı anda iki görüntüsünü almak için tasarlanmış iki objektifli fotoğraf makinesine ne denir?

Cevap: Stereoskopic fotoğraf makinesi denir.


Duyarlı Malzeme

Soru: Analog fotoğrafta duyarlı malzeme nedir?

Cevap: Analog fotoğraf söz konusu olunca, çekimi yapılan konunun sonuç görüntü olarak elimize alınıp bakılan basılı bir iki boyutlu görsel haline gelmesi sürecinde ışık duyarlılığı olan fotoğraf filmleri ve kartlara gereksinim bulunur. Analog fotoğrafta duyarlı malzeme fotoğraf filmleri ve fotoğraf kartlarıdır.


Soru: Fotoğraf filmleri kaç sınıfa ayrılmaktadır?

Cevap: Değişik özellikler ile üretilmiş çok sayıda filmi yine bu özellikleri yardımıyla sınıflamak mümkündür. Bunlar;
Büyüklüklerine (Formatlarına) Göre Fotoğraf Filmleri
Işık Duyarlılıklarına Göre Fotoğraf Filmleri
Görüntüyü Negatif/Pozitif Kaydediyor Olmalarına Göre Fotoğraf Filmleri


Soru: ISO veya ASA değeri nedir? Açıklayınız.

Cevap: Fotoğraf filmlerinin ışığa duyarlılık miktarını standarda bağlayarak kodlayan ISO veya ASA değeridir. ISO Uluslararası Standart Organizasyonu, ASA ise Amerikan Standart Birliği’nin kısaltmasıdır. Her iki kuruluş da fotoğraf filmlerinin ışık hassasiyetine getirdikleri standart değerler açısından aynı kodlamayı yaptıkları için ISO veya ASA demenin pratikte bir farkı yoktur.


Soru: Düşük hızlı, hızlı ve yüksek hızlı filmler nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: ISO’nun altında bir duyarlılık değerine sahip (25, 50, 64 vb.) fotoğraf filmlerine düşük hızlı filmler denir. Işığa olan hassasiyeti fazla olan filmlere ise hızlı veya yüksek hızlı filmler denir. 100 ISO’nun üzerinde bir duyarlılık değerine sahip olan (200, 400, 800, 1600 vb.) filmler yüksek ISO’lu hızlı filmlerdir. Bu filmlerin ışık hassasiyetleri fazla olduğu için az ışıkta çekim yapma olasılıkları fazladır. Benzer şekilde bu filmlerde yüksek enstantane ile fotoğraf çekme olasılığı da artar. Hızlı filmler ismi verilmesinin nedeni de çekim süresini kısaltarak yüksek enstantane çekim şansı tanımalarıdır.


Soru: Gren nedir ve grenlerin büyüklük-küçüklük oranı neyi etkilemektedir?

Cevap: Fotoğraf filmleri üzerinde ışığa duyarlı kimyasalların kristallerine gren adı verilir. Daha basit bir ifadeyle söylersek, film üzerinde görüntüyü oluşturan en küçük birim grendir. Filmlerin ışık duyarlılıkları değiştikçe buna bağlı olarak gren yapıları da değişecektir. Hassasiyeti arttığı oranda fotoğraf filmlerinin gren yapıları da büyür ve irileşir. Işık hassasiyeti düştükçe de küçük ve ince gren yapısı söz konusu olur. Grenlerin büyüklük-küçüklük oranı genel anlamda görüntü kalitesini ve keskinliği de etkiler. İnce ve küçük gren yapısı görüntü kalitesini ve keskinliği arttırırken büyük ve iri taneli gren yapısı tam tersini yapar. Bir başka ifadeyle düşük ışık hassasiyetine sahip düşük İSO filmler daha kaliteli ve keskin sonuçlar verecek iken yüksek İSO filmler görüntü
kalitesi ve keskinlikte kayıplar yaşayacaktır.


Soru: Siyah beyaz fotoğraf kartlarının sahip oldukları kontrast değerleri nasıl belirtilmektedir? Açıklayınız.

Cevap: Siyah beyaz fotoğraf kartlarının sahip oldukları kontrast değerleri genellikle 0-6 arası numaralarla belirtilir. 2 numara normal kontrasta sahip kartı simgeler. Daha düşük numaralar kartın daha ‘yumuşak’ bir başka ifadeyle düşük kontrastlı olduğunu simgeler. Bunun anlamı kart baskısının daha az kontrasta ve daha geniş bir orta ton aralığına sahip olacağıdır. Örneğin, düşük kontrasta sahip bir negatif film olası sorunları minimuma indirgemek için yüksek kontrastlı bir fotoğraf kartına basılmalıdır. Tam tersine yüksek kontrasta sahip bir negatif ise kart baskısı aşamasında düşük kontrastlı bir fotoğraf kartıyla dengelenmelidir.


Soru: Renkli fotoğraf kartları ve siyah beyaz fotoğraf kartları arasındaki temel fark nedir?

Cevap: Renkli fotoğraf kartları renk duyarlılığı olan kartlardır. Bu nedenle tamamen karanlık ortamda ve çeşitli düzeylerde renk fitreleri uygulanarak pozlandırıldıktan sonra banyo edilir ve renkli sonuç görüntü verir.
Siyah beyaz fotoğraf kartlarında ise değişken kontrastlı kartlar gibi nadir istisnaları dışında renk duyarlılığı bulunmaz. Karanlık oda sürecinde siyah-beyaz film üzerinden geçirilen ışık kart üzerine düşünürlük ve banyo işlemi tamamlandıktan sonra kart üzerinde siyah-beyaz bir sonuç görüntü oluşur.


Ünite 6

Karanlık Oda ve Kullanılan Ekipmanlar

Soru: Karanlık oda nedir?

Cevap: Karanlık oda, analog fotoğraf tekniği içerisinde çekim sonrasında fotoğrafik görüntünün elde edilebilmesi
için gerekli olan işlemlerin yapıldığı, belirli özelliklere sahip olması gereken mekândır.


Soru: Karanlık odanın en temel fiziksel özelliği nedir?

Cevap: Karanlık odanın en temel fiziksel özelliği, ışıktan tamamen yalıtılmış ve kontrol edilebilen bir mekân olmasıdır.


Soru: Karanlık odanın fiziksel koşulları nelerdir?

Cevap: Film yıkama ve agrandisman baskı işlemlerinin yapıldığı bu mekânda kâğıt ve film gibi ışığa duyarlı yüzeyler üzerinde işlem yapıldığı için ilk olarak ışıktan yalıtılmış olması gerekir. Bunun yanında işlemlerde kimyasallar kullanıldığı ve bunların da ısıları önemli olduğu için bu mekânların havalandırma ve ısıtma özellikleri de işlemlerin sağlıklı yürütülmesi için önemlidir. Karanlık odada aynı mekân içinde bile olsa ıslak ve kuru olarak ifade edilen iki ayrı alan olması gerekir.


Soru: Karanlık odada kullanılan ekipmanlardan film yıkama araçları nelerdir?

Cevap: Film yıkama işlemi esnasında kullanılan tank, spiral, makas, kurutma dolabı ve askısı, mandal vb. araçlardır.


Soru: Siyah-beyaz fotoğraf tekniğinde karanlık oda uygulamaları kaç aşamadan oluşmaktadır? Bunlar nelerdir?

Cevap: Üç aşamadan oluşmaktadır. Kimyasal hazırlama, film yıkama ve kağıda baskı işlemidir.


Soru: Kart baskısında kullanılan araç ve aksesuarlar nelerdir?

Cevap: Agrandisör, Zamanlayıcı/Timer, Marjör, Küvet ve Maşalardır.


Soru: Agrandisör nedir? Açıklayınız.

Cevap: Negatif bir görüntüye sahip filmden, kâğıt üzerinde pozitif bir görüntü elde etmek için kullanılan araçlardır. Bu işlem esnasında en temel araç agrandisördür. Kafa denilen birimine yerleştirilen filmin görüntüsünü eşit bir biçimde yüzeye yansıtmaya yarayan agrandisörün en temel birimlerinden biri ışığın şiddetini kontrol etmeyi ve netlemeyi sağlayan objektiftir. İyi bir objektif, aynı zamanda görüntü keskinliğine ve kontrastlığına da etki eder.


Karanlık Odada Bir Fotoğrafın Oluşum Süreçleri

Soru: Analog fotoğrafın oluşum süreci kaç aşamadan oluşmaktadır, nelerdir?

Cevap: Analog fotoğrafın oluşum süreci, çekim, film yıkama ve baskı olmak üzere üç temel aşamadan oluşmaktadır. Her aşamanın kendi içinde birçok farklı işlem basamakları bulunmaktadır. Teknik olarak iyi bir
fotoğrafın ortaya çıkması, bu basamaklardaki işlemlerin doğru bir biçimde gerçekleştirilmesine bağlıdır.


Soru: Film yıkama işlemlerinin aşamaları nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Film yıkama karanlık odada gerçekleştirilen ilk işlemdir. Filmin kutudan çıkarılıp spirale sarılması ve tanka yerleştirilmesi işlemi tamamen karanlıkta el yordamı ile yapılması nedeniyle el alışkanlığı gerektirmektedir. Sonraki aşamalar ise aydınlık ortamda yapılmaktadır. Film yıkama işlemi için hazırlanan kimyasalların ısısı
ve sulandırma oranları süreyi de belirler. Bu nedenle, ideal bir negatif elde edebilmek için her bir değişkenin dikkatlice kontrol altına alınması gerekir. Kullanma kılavuzlarında verilen tavsiye değerlerini tespit edip
uygulamak doğru olacaktır.
Film yıkama işleminde banyo süresi gibi önemli olan bir başka faktör de ajitasyon işlemidir. Ajitasyon işleminde spiral ya da tank hareket ettirilerek içindeki kimyasalın filme teması sağlanarak kimyasal tepkimenin daha hızlı gerçekleşmesi ve oluşacak hava kabarcıklarının film yüzeyinden uzaklaşması sağlanır. Ancak bu işlemin de kullanım kılavuzlarında tavsiye edildiği sürede yapılması gerekir.


Soru: Kâğıda baskı işlemlerinin aşamaları nelerdir?

Cevap: Baskı aşamasında, kontak baskı ve test baskı gibi ön hazırlık aşamaları yer almaktadır. Kontak baskıda şeritler hâlinde kesilen her bir filmin birebir pozitif kopyası kâğıt üzerine alınır. Genelde fotoğraflar arasında seçim yapma ve arşivleme amacıyla kullanılır. Test baskı ise büyük boy baskı yapılacak filmin büyütülmüş görüntüsündeki açık, koyu ve orta değerlerdeki bölgelerden küçük kâğıtlara yapılır. Kesitler hâlinde farklı poz değerleri uygulanarak her bir bölgenin doğru poz değeri bulunmaya çalışılır. Test baskıları büyük boy baskının poz değerinin yorumlanmasında ve belirlenmesinde önemlidir. Büyük boy baskı ise analog fotoğrafın nihai aşamasıdır. Bir fotoğrafın baskı kalitesi fotoğrafçı performansının önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilir. Büyük boy baskı için öncelikle kontak baskı incelenerek hangi karenin basılacağına karar verilir.


Soru: Bir negatif incelendiğinde sıklıkla karşılaşılan durumlara ilişkin oluşan etkiler nelerdir?

Cevap: a. Doğru Pozlanmış ve Geliştirilmiş Negatif
b. Az Pozlanmış (Underexposure) Negatif
c. Çok Pozlanmış (Overexpose) Negatif
d. Az Geliştirilmiş (Underdeveloped) Negatif
e. Aşırı Geliştirilmiş (Overdeveloped) Negatif


Soru: Bir siyah beyaz negatife ya da fotoğrafa bakarak teknik açıdan nasıl yorumlanır?

Cevap: Siyah beyaz fotoğraf tekniğinde gerek negatifi gerekse baskısı incelendiğinde o fotoğrafın teknik kalitesi hakkında fikir yürütüp yorum yapılabilir. Negatifin çekimdeki poz değerleri ya da geliştirme işlemleri esnasında süre, ısı vb. teknik değerlerin doğru bir biçimde yapılması, baskı kalitesini belirleyen öncelikli faktörlerdir. Negatifin yoğunluk derecesi, kontrastlığı, açık ve koyu alanlardaki detayların görünürlüğü de baskıyı belirler. Negatifte olmayan renkler, tonlar ve detayları baskıda ortaya çıkarabilmek mümkün değildir. Bunların yanı sıra negatifin toz, çizik, leke gibi unsurları barındırmaması; netlik, ve grenlilik durumu baskı kalitesini belirleyen diğer unsurlardır.
Siyah beyaz bir fotoğrafın baskısı incelendiğinde siyah ve beyaz renk değerleri, geniş bir skalada gri ton dağılımının düzeyi ve açık ve koyu alanlardaki detayların görünürlüğü baskı kalitesinin önemli ölçütleridir. Ancak baskı kalitesini ortaya çıkaran sadece kâğıt değildir. Baskıda kullanılacak olana kağıdın ve geliştirme banyosunun teknik özelliklerinin baskıda elde edilmek istenen sonuca ya da negatifin teknik özelliklerine uygun bir biçimde seçilmiş olmasına da bağlıdır. Bir başka faktör olarak da negatifin renk ve ton dağılımına uygun bir biçimde poz değerlerinin yapılacak test baskılarla tespit edilerek, agrandisörde doğru bir biçimde ve değerde uygulanmasıdır.


Soru: Bir baskının teknik kalitesi belirleyen ögeler nelerdir?

Cevap: Mutlak siyah ve mutlak beyazların gelişimi, gri ton dağılımı, açık ve koyu alanlardaki detayların görünürlüğü, görüntünün keskinliğidir.


Soru: Banyo esnasında tavsiye edilen süreden daha fazla kimyasal reaksiyona maruz kalmış negatife ne denir? Ve nasıl bir görünüm oluşur?

Cevap: Aşırı Geliştirilmiş (Overdeveloped) Negatif: Banyo esnasında tavsiye edilen süreden daha fazla kimyasal reaksiyona maruz kalmış negatiftir. Daha yoğun ve kontrast bir görünüm oluşur. Baskıda gri tonlar oldukça azalırken, fazla geliştirme nedeniyle duyarkattaki gümüş tuzları kümelenerek grenler oluşur. Gren etkisi baskı boyutu büyüdükçe daha da artar. Az pozlanmış bir negatifi düzeltmek için geliştirme işlemi artırılabilir.


Karanlık Odada Kullanılan Sarf Malzemeleri

Soru: Karanlık odada kullanılan kimyasal solüsyonları hazırlama yöntemleri nelerdir?

Cevap: Pratikte üç farklı biçimde kimyasal solüsyonlar hazırlanmaktadır. Birinci ve hazırlanmadaki zorluğu nedeniyle en az kullanılan yöntem, formülleri ve miktarları üretici firmalarca verilen çeşitli kimyevi maddelerin bir araya
getirilmesidir. İkinci yöntemde toz hâlinde satılan kimyasallar su ile eritilerek solüsyon hazırlanır. Üçüncü
yöntem ise hazır sıvı halde satılan solüsyonların kullanılmasıdır.


Soru: Gerek film yıkama gerekse baskı işlemlerinde kullanılan kimyasallara pratikte banyo da denilmektedir. Buna göre kaç temel banyo çeşidi bulunmaktadır? Açıklayınız.

Cevap: Gelişme, durdurma ve sabitleme/saptama banyosu olarak ifade edilen üç temel banyo bulunmaktadır. Gelişme banyosu aşamasında film yıkama ve baskı için kullanılan solüsyonlar ve içeriği birbirinden farklı iken,
durdurma ve sabitleme banyosu aşamalarında aynı kimyasal bileşimler kullanılır. Her üç banyo aşamasında
farklı etken maddeler farklı miktarlarda kullanılarak farklı etkilere sahip solüsyonlar elde etmek mümkündür.


Soru: Gizli Görüntü (Latent Image) nedir? Açıklayınız.

Cevap: Fotoğraf çekildikten sonra fotoğrafik duyarkatta, pozlama sonucunda oluşan ancak gözle görülemeyen görüntü. Duyarkattaki gizli görüntü, film ve kâğıt üzerinde geliştirme banyosunda; algılayıcıda ise işlendikten sonra gerçek görüntüye dönüşür.


Soru: Baskıda kullanılan kağıtların fiziksel özellikleri nelerdir?

Cevap: Kâğıdın fiziksel özellikleri arasında, boyut, ağırlık, yüzeyinin mat ya da parlak oluşu, dokusu, tabanı vb. gibi unsurlar yer alır.


Soru: Baskıda kullanılan kağıtların fotoğrafik özellikleri nelerdir?

Cevap: Fotoğrafik özellikleri arasında ise kontrastlık derecesi, hızı ve renk hassasiyeti vb. bulunmaktadır. Fotoğraf kâğıtlarının da tıpkı filmler gibi biri ışığa duyarlı emülsiyon yüzeyi, diğeri ışığa duyarsız taşıyıcı yüzeyi olmak üzere iki yüzeyi bulunmaktadır. Kâğıtların filmden farklı olarak kırmızı ışığa duyarsız olmaları nedeniyle baskı esnasında kırmızı ışık altında çalışılabilir. Kâğıt tercihlerinde belirleyici olan en önemli özellikleri boyut ve kontrastlık dereceleridir.


Soru: Parlak yüzeyli ve mat yüzeyli kağıtların tercih nedenleri nelerdir?

Cevap: Parlak yüzeyli kâğıtlar baskıda detay ve siyah yoğunluklu baskılar için tercih edilirken, Mat kâğıtlar ise düşük kontrastlı ve yumuşak ton değerlerine sahip fotoğrafların baskısında tercih edilmektedir.


Ünite 7

Soru: Balık gözü objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Balık gözü objektifler: Tüm objektif türleri içerisinde görüş açısı en geniş olan objektif çeşididir. Genellikle 6-16 mm odak uzaklığına ve 180
görüş açısına sahiptir. Özellikle kreatif görüntüler elde etmek için tercih edilir fakat kullanım alanları oldukça sınırlıdır. Görüntü çıktısında kaymalar ve dairesel görüntüye yakın yarım küre şeklinde efektler verir.


Filtreler: Çalışma Prensipleri ve Kullanım Alanları

Soru: Filtrelerin kullanım amacı nedir?

Cevap: Özel ve genel amaçlı çok çeşitli filtre türleri bulunmasına karşın temelde filtrenin görevi objektife gelen ışığı süzmek veya kesmektir. Filtreler; filmin yarattığı renk sapmalarını düzelterek, renkleri dış dünyadaki doğallığı içerisinde fotoğrafa aktarırlar, renkler arasında kontrastlık oluşturur, ışığın renk sıcaklık değerlerini değiştirerek istediğimiz tondaki renkleri elde etmemizi sağlar, renkleri fotoğrafta vurgulamak istediğimiz etkiye göre açık veya koyu değerlerine getirir ve bu etkinin oluşabilmesi için rengin doğal dengesini bozar (bu durum en çok reklam fotoğrafçıları ve stüdyo fotoğrafçılığında sıklıkla başvurulan bir durumdur), polarize olan ışığın istenmeyen etkilerini gidererek daha net görüntüler elde edilmesini sağlarlar, doğal yoğunluk (ND) filtreleri kullanarak çok ışıklı ortamlardaki ışığın şiddetini düşürmek ve böylece daha ayrıntılı ve detaylı görüntüler oluşturur, efekt veren filtrelerin (yıldız, çiftli, hız vb) kullanımıyla doğada olmayan gerçek üstü görüntülerin ortaya çıkarır.


Soru: Siyah beyaz fotoğrafçılıkta kullanılan filtre çeşitleri nelerdir?

Cevap: Siyah beyaz fotoğrafçılıkta kullanılan filtre çeşitleri iki grup altın yer almaktadır. Bunlar; kontrast etki veren filtreler ve kontrast azaltıcı filtrelerdir. Kontrast etki veren filtreler fotoğraftaki açık renkteki alanları daha açık, koyu renk alanları ise daha koyu vurgulayarak kontrast etkisini yükseltir. Sarı, turuncu ve kırmızı renkli filtreler bu gruba girmektedir. Kontrast azaltıcı filtreler kontrastın yoğun olduğu ortam ve koşullarda kontrastın etkisini azaltarak görüntüyü yumuşatmak için kullanılır. Mavi ve yeşil filtreler kontrast azaltıcı filtrelerdir.


Soru: Siyah beyaz fotoğrafçılıkta kullanılan filtrelerin kullanım amacı nedir?

Cevap: Siyah beyaz fotoğraflarda siyah ve beyaz rengin şiddetini arttırmak, azaltmak veya ikisinden birini ön plana çıkarmak amacı ile filtre kullanılmaktadır ve amaç; gri tonlarında çıkan renklerin doğru kontrastı elde etmesini sağlamaktır. Renkli fotoğraftan farklı olarak siyah beyaz fotoğrafta farklı renkler (örneğin sarı, kırmızı, yeşil gibi) baskıda aynı ton değerlerinde çıkabilmektedir. Bu durum fotoğrafik etkinin belirsizleşmesine yol açmakta, farklı renkteki objelerin düz ve sıradan şekilde algılanmasına sebep olmaktadır. Filtreler bu noktada devreye girerek renklerin doğru ayrılmasını sağlar.


Soru: Renkli fotoğrafçılıkta kullanılan filtreler nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Renkli fotoğrafçılıkta kullanılan filtreler; renk düzeltme filtreleri, renk tamlama filtreleri ve renk değişim filtreleridir. Çekim yaptığımız ortamdaki ışığın renk ısısı ile kullandığımız filmin renk ısısını dengelemek ve gözümüzün algıladığı gibi doğru renkleri ortaya çıkarmak için renk düzeltme filtreleri kullanılır. Bunlar; 80B filtresi, 81B filtre, 85A filtre, 85B filtre, FL-B filtre floresan bulb, FL-D filtre floresan daylight, FL-W filtre floresan whitedır. Renk tamlama filtreleri ışık ve rengin üzerinde değişiklik yapabilmemize imkan veren, özellikle profesyonel fotoğraf çekimlerinde tercih edilerek fotoğrafçının vermek istediği atmosfer ve etki alanına dair geniş bir yelpaze sunan filtrelerdir. Renk tamlama filtreleri kırmızı, yeşil, mavi (ana renkler) ve sarı, cyan, macenta (ara renkler) olarak üretilmektedir. Renk değişim filtreleri fotoğrafta renk efektleri yaratmak amacıyla kullanılırlar. Çekim yapılan mekân ya da ortamdaki ışığın gelişine ve niteliğine bağlı olarak fotoğrafın estetik boyutunu önemli ölçüde etkileyebilir. Renk değişim filtreleri kendi içerisinde tek renkli, çift renkli ve çok renkli olmak üzere üç gruba ayrılır.


Soru: Siyah beyaz ve renkli fotoğrafçılıkta kullanılan ortak filtreler nelerdir?

Cevap: Siyah beyaz ve renkli filmlerle ortak kullanılabilen bu filtreler genel olarak fotoğrafçıların sıklıkla karşılaştıkları ve sorun yaratan fazla ışık, yansıma ve parlamaları engellemek için kullanılmaktadır. Bunlar; UV filtreler, sky light filtreler, polarize filtreler, yoğunluk ND filtreleri, soft filtreler, alan derinliği bölme filtreleridir.


Soru: Renk değişim filtrelerinin özellikleri nelerdir?

Cevap: Renk değişim filtreleri kendi içerisinde tek renkli, çift renkli ve çok renkli olmak üzere üç gruba ayrılır. Tek renkli filtrelerde filtrenin bütünü kırmızı, mavi,sarı, turuncu gibi tek renkli bir yapıya sahiptir. Fotoğraflanan konu doğal rengi yerine kullanılan filtrenin renginde çıkar. Çift renkli fiiltrelerde filtrenin tamamı aynı renk değildir, bir yarısı öbür yarısından farklı renktedir. Fotoğrafımızı iki ayrı renge bölerek dış dünyadakinden farklı bir efekt vermek için kullanılır. Çok renkli filtreler üzerinde birçok renk taşımaktadır. Gerçek dünyadaki renk algımızdan farklı bir görüntü elde edilir.


Soru: UV filtrelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Ultraviole yani mor ötesi ışınların yoğun olduğu yerler olan özellikle plaj, dağ ve kar manzarası çekimlerinde fazla ışık görüntümüzün keskinliğini ve netliğini azaltıcı bir etkiye sahiptir. Ortamdaki fazla parlak ve keskin ışık fotoğrafımızın flu ve sisli çıkmasına sebep olabilir. Fazla gelen uv ışınlarının filtre tarafından emilmesi fotoğrafımızda oluşan bulanıklık ve sisi engelleyerek görüntü üzerindeki kontrastlığı arttırır
ve fotoğrafımız daha net ve keskin bir hâle gelir. Bu filtreler renksiz yapıları sayesinde renkler üzerinde olumsuz bir etkide oluşturmazlar.


Soru: Sky light filtrelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Özellikle renkli fotoğraf çekimlerinde en çok kullanılan filtrelerden bir tanesidir. Fotoğraftaki mavi renk fazlalığını gidermek için kullanılır ve uv
filtrelerle hemen hemen aynı özelliklere sahiptir. Yine uv filtre gibi sürekli objektifin önünde durması objektifi pislenme ve kazalara karşı koruyacaktır.


Soru: Polarize filtrelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Polarize filtreler kendi içinde linear (doğrusal) ve circular (dairesel) olmak üzere ikiye ayrılır. Linear filtre film kullanan makineler içindir. Circular filtre ise objektifin önüne takılıp dönebilen filtredir. Bu filtrenin temel kullanım alanı; yansıma ve parlamaları engellemek, renklerin doygunluğunu arttırmak ve objektife düşen ışık miktarını azaltmaktır. Işığın parlak yüzeylerde meydana getirdiği yansıma polarizasyon olarak adlandırılır ve polarize olmuş ışık fotoğrafımızda bozulmalar meydana getirir. Polarize filtre güneş ışığının sağında veya solunda kalan fotoğraf çekimlerinde ışığın objektife gelme açısını kontrol ederek; metal olmayan ağaç, cam, araba, gözlük gibi yüzeylerden gelen yansımaları önler. Bu filtreyi kullandığımızda parlamaların önüne geçildiği için fotoğraftaki ayrıntılarında ortaya çıkmasını sağlar. Özellikle doğa ve nesne çekimlerinde işimizi kolaylaştıran polarize filtreler aynı zamanda siyah beyaz fotoğrafçılıkta renklerin kontrastını değiştirmek içinde kullanılabilir.


Soru: Yoğunluk ND filtrelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Temel görevi makinemize giren ışığın şiddetini azaltmaktır. Renkler üzerinde etkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle hem siyah beyaz hem renkli fotoğraf çekimlerinde kullanılabilirler. Fotoğraftaki renkler ve tonları üzerinde bir etkiye yol açmayan gri renkteki bu filtreler ışığın şiddetini düşürür. Işığı düşürme şiddetlerine göre filme gelen ışığı azaltabilir, yüksek enstantane gerektiren çekimleri düşük enstantane değerleri ile çekmemize olanak verir. Işığın şiddetini ve enstantane süresini düşürerek fotoğrafımızın etkisini arttırmak yoğunluk dereceleri farklı bu filtreler ile mümkün olmaktadır.


Soru: Alan derinliği bölme filtrelerinin özellikleri nelerdir?

Cevap: Objektiflerin çoğu herhangi bir manzara çekiminde hem yakın hem de uzaktaki konuların beraber net görüntüsünü sağlayamazlar. Bu etkiyi gidermek üzere yapılmış filtrelerdir. Makine sonsuza odaklanıp uzaktaki konu netlendikten sonra yakın konunun mesafesi ayarlanır yani yakın konuya vizördeki en net görüntü oluşuncaya kadar yaklaşılır ve çekim gerçekleştirilir. Bu tarz çekim tekniğinde en iyi sonuçlar kısık diyafram kullanılarak elde edilir.


Soru: Efekt filtrelerin kullanım amaçları nelerdir?

Cevap: Çok fazla sayı ve çeşitte bulunan efekt filtreleri fotoğrafımızda renkten biçime kadar çeşitli efektler almamızı sağlar. Fotoğrafçıya çok geniş bir seçim imkânı veren bu filtrelerle yapacağımız her çekim fotoğraf karemizi orijinalinden bir parça uzaklaştırsa da kreatif ve estetik sonuçlar için en çok tercih edilenlerdir. Her tür fotoğraf çekiminde kullanabileceğimiz bu filtreler özellikle stüdyo, portre, doğa ve manzara fotoğrafçılığında tercih edilmektedir.


Soru: Efekt filtre çeşitleri nelerdir?

Cevap: Efekt filtre çeşitleri; degrade filtre, sunset filtre, yıldız filtre, çoklu filtre ve hız filtresidir. Degrade filtre yarısı saydam yarısı renkli olan ve özellikle manzara fotoğrafçılığında kullanılan güneşli havalarda gökyüzünün beyaz şekilde patlamasını engelleyen ve gökyüzünün rengini istediğimiz tonda değiştiren filtrelerdir. Sunset filtre günbatımı fotoğraf çekimlerinde kullanılır. Koyu turuncu renkte olduğu için gün batımı fotoğraflarına sıcak turuncu bir renk hakimiyeti verir. Yıldız filtre fotoğrafını çektiğimiz konu içerisinde yer alan ışık kaynaklarının etrafında hale şeklinde çizgiler ve renk oluşmasını sağlayan filtrelerdir. Çoklu filtre aynı görüntü ya da konunun fotoğraf düzleminde birden fazla gösterilmesi için kullanılır. Hız filtresi Stabil bir cismin ya da konunun hareket edermiş izlenimi vermesini sağlayan filtredir.


Genel Fotoğraf Malzemeleri ve Özellikleri

Soru: Tripodun kullanım amacı nedir?

Cevap: Adından da anlaşılacağı üzere üç bacaklı bir ayak sistemi olan tripod; uzun pozlama gerektiren, makro ve ya teleobjektif isteyen özel çekimlerde, hareketli spor müsabakalarında elimizin titremesinden kaynaklanan flu görüntülere sebep olan sonuçları engellemek amacıyla makinemizi gövdesiyle beraber üzerine oturttuğunuz bir sistemdir. Sağa, sola, aşağı, yukarı her yöne hareket edebilen başlığı sayesinde fotoğraf makinemizi istediğimiz yönde kullanmamıza olanak vermektedir.


Soru: Pozometrenin kullanım amacı nedir?

Cevap: Doğru enstantane ve diyafram açıklığını bulmanın en kolay yolu pozometre kullanmaktır. Pozometreler çekim yaptığımız ortamdaki konuya yansıyan ışığı ölçerek bu ışığın diyafram ve enstantane cinsinden karşılığını veren ve doğru enstantane diyafram ayarı yapmamızı sağlayan cihazlardır. Fotoğrafını çektiğimiz konudan yansıyan ışığın şiddetini bilmemiz fotoğrafımızdan en iyi sonucu almamız için önemlidir. Pozometreler ya makinelerimizin içinde yer alan bir düzenekle ya da makinemizden harici olarak çekimini yaptığımız konu ya da objeye elle tutularak kullanılmaktadır.


Soru: Deklanşör kablosunun kullanım amacı nedir?

Cevap: Özellikle uzun pozlama gerektiren fotoğraf çekimlerinde makinenın en küçük bir titreşimi fotoğrafımızda istemediğimiz sonuçlara netlik bozulmalarına sebep olabilir. Bunu engellemek için fotoğraf makinemizi öncelikle bir üç ayak üstüne oturtmalıyız sonrasında deklanşör kablosunu makinemize bağlayarak temas etmeden kablo yardımıyla deklanşöre uzaktan basarak istediğimiz net fotoğrafları elde edebiliriz.


Objektif Çeşitleri

Soru: Yapılarına göre objektifler nasıl sınıflandırılır?

Cevap: Objektifler öncelikle yapısal özelliklerine göre sabit odaklı objektifler, değişken (zoom) odaklı objektifler olmak üzere ikiye ayrılır. Sabit odaklı objektifler odak uzaklıkları değiştirilemeyen objektiflerdir. Zoom objektifler odak uzaklıkları değiştirilebilen geniş bir aralıkta hareket ederek farklı açıları görüntülemeyi kolaylaştıran lenslerdir.


Soru: Sabit odaklı objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Sabit odaklı objektifler odak uzaklıkları değiştirilemeyen objektiflerdir. 24mm, 35 mm, 50mm, 85mm, 105mm objektifler sabit odaklı objektiflere örnektir. Bu objektiflerin en önemli özelliği keskin ve doygun görüntüler elde etmemizi daha mümkün kılmasıdır. İç yapılarındaki mercek sayısı az olduğu için objektiften giren ışık daha az kırılmaya uğrar böylelikle detaylı ve kaliteli görüntüler elde edilebilir.


Soru: Zoom objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Zoom objektifler odak uzaklıkları değiştirilebilen geniş bir aralıkta hareket ederek farklı açıları görüntülemeyi kolaylaştıran lenslerdir. Çektiğimiz görüntüye yaklaşmadan veya uzaklaşmadan fotoğraf çekmemize olanak tanır. 8-16mm, 12-24mm, 18-55mm, 35-70mm, 18-200mm objektifler odak uzaklığı aralıkları değiştirilebilen lenslerdir. Fotoğrafçıya rahatlık ve kullanım kolaylığı sağlarken içindeki merceklerin çoklu yapısından dolayı görüntü kalitesinde kayıplara sebep olabilir görüntü keskinliği ve doygunluğu sabit odaklı objektiflerdeki gibi çok kaliteli sonuç vermeyebilir.


Soru: Odak uzaklıklarına göre objektif çeşitleri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Objektifler genel olarak odak uzaklıklarına göre balık gözü, geniş açı, normal (standart odaklı), dar açılı (tele) ve süper tele objektifler olarak sınıflandırılır. Balık gözü objektifler tüm objektif türleri içerisinde görüş açısı en geniş olan objektif çeşididir. Geniş açılı objektifer 9-35 mm aralığındaki odak uzaklığına sahip bu objektifler insan gözünün gördüğünden çok daha geniş bir açıyı görebilirler. Normal açılı objektifler 45-46 derecelik bakış açısıyla gören insan gözüne en yakın görüşü veren objektiflerdir. Dar açılı objektifler nesneleri olduğundan daha yakına getirerek büyük gösterir ve alanları birbirine yaklaştırırlar. Süper tele objektifler dar açılı tele objektifler gibi çekim esnasında bize uzak olan konu ve nesneleri yakınlaştırmak için kullanılırlar.


Soru: Geniş açılı objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Geniş açılı objektifer: 9-35 mm aralığındaki odak uzaklığına sahip bu objektifler insan gözünün gördüğünden çok daha geniş bir açıyı görebilirler. 40 mm den daha kısa odak uzaklığına sahiptirler. 15mm, 23mm, 28mm, 35mm odak uzaklığına sahip objektifler geniş açılı objektif örnekleridir. Görüntü üzerinde alan derinliğini arttıran bir etki bırakır. Çok dar alanlarda daha geniş bir görüntü elde edebilmek amacıyla kullanılır. Özellikle manzara ve mimari fotoğraf çekimlerinde tercih sebebidir.


Soru: Normal açılı objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Normal açılı objektifler 45-46 derecelik bakış açısıyla gören insan gözüne en yakın görüşü veren objektiflerdir. Bu nedenle normal, standart
olarak adlandırılmışlardır. 40-50 mm odak aralığında uzaklığa sahiptirler. Portre, manzara, doğa, sokak fotoğrafçılığı gibi çok geniş bir yelpazede kullanılabilirler.


Soru: Dar açılı objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Dar açılı objektifler tele objektif olarak da adlandırılırlar. Çekim yaptığımız konunun yanına yaklaşamayacak kadar uzak olduğumuzda ya da yaklaşmamızın sakıncalı olduğu durumlarda konuyu yakınlaştırmak için kullanılırlar. Nesneleri olduğundan daha yakına getirerek büyük gösterir ve alanları birbirine yaklaştırırlar. Net alan derinlikleri kısa olan bu objektifler genel amaçlı çekimler için kullanılabildiği gibi özellikle portre çekimlerinde başarılı sonuçlar elde etmemizi sağlar. Odak uzunlukları 70mm ile 135mm arasındadır.


Soru: Süper tele objektiflerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Süper tele objektifler dar açılı tele objektifler gibi çekim esnasında bize uzak olan konu ve nesneleri yakınlaştırmak için kullanılırlar. Özellikle vahşi doğa, haber ve spor karşılaşmalarını fotoğraflamak için kullanılır. Sınırlı bir alan derinliğine sahiptir ve konuyu içinde bulunduğu ortamdan büyüterek ayırır. 200mm ve üstü odak uzaklığına sahip objektifler süper tele objektif grubuna giren objektiflerdir. Bu tür objektiflerin netlik sistemleri çok hassas olduğu ve titremeyi engellemek için tripod ile kullanmakta fayda vardır.


Objektifler: Objektiflerin Yapısı ve Çeşitleri

Soru: Fotoğraf makinasının temel parçaları nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Fotoğraf makinesi iki temel parçadan oluşmaktadır. Body (gövde) ve objektif. Objektif film üzerine kaydedilen görüntünün kaydedilmesini ve
net olmasını sağlayan mercekler topluluğudur. Bu mercek ya da mercekler topluluğu fotoğrafını çektiğimiz konunun ışığa duyarlı yüzey üzerine (film ya da sensör) düşmesini sağlar.


Soru: Odak uzunluğu nedir? Nasıl çalışır?

Cevap: Odak uzunluğu objektifin optik merkezi ile film yüzeyi arasındaki uzaklığın milimetre cinsinden ifadesidir. Objektifin film ya da sensör üzerine kaydettiği görüntünün büyüklüğü odak uzaklığı ile ilişkilidir. Odak uzaklığı arttıkça görüntü yakınlaşırken, odak uzaklığı azaldıkça bakış açısı genişleyerek fotoğraflayacağımız konu küçülür.


Objektiflerle İlgili Temel Kavramlar

Soru: Objektiflerde diyafram açıklığının önemi nedir?

Cevap: Bir objektifin görüntü kalitesini keskinliğini ve hızını belirleyen en önemli faktör objektifin maksimum diyafram açıklığıdır yani ışık geçirgenliğidir. Işık geçirgenliği, objektifin sahip olduğu en açık diyafram değerinde içeriye aldığı ışık miktarıdır. Objektiflerin üzerinde yer alan f5.6, f4.5, f3.5, f2.8, f1.4 ile f olarak ifade edilen rakamsal değerler o objektifin maksimum diyafram açıklığında ışığı geçirme miktarını ifade eder. F değeri 4.5 olan bir objektif f5.6 dan, f değeri 2.8 olan bir objektif f değeri f3.5 olan bir objektiften daha fazla ışık geçirgenliğine sahiptir. F değeri küçüldükçe objektifin içeriye ışık alma miktarı artar f değeri ile objektife giren ışık miktarı arasında ters orantı vardır. Objektifin açık bir diyafram değerine sahip olması o objektifin yetersiz ışık koşullarında yüksek enstantane hızlarına çıkarak daha iyi kalitede keskin ve net görüntüler elde etmemizi sağlar. Işık geçirgenliği yüksek olan yani küçük f değerinde diyafram açıklığına sahip objektifler hızlı objektiflerdir.


Soru: Objektiflerin bakım ve temizliği nasıl yapılmalıdır?

Cevap: Fotoğraf makinemizin iki temel parçasından biri olarak fotografik görüntünün ışık yardımıyla oluşmasını sağlayan objektiflerin düzenli şekilde yapılan bakımı ve temizliği elde edeceğimiz görüntülerin keskin ve net olması üzerinde etkilidir. Hassas mercekler topluluğundan oluşan objektiflerimizi aşırı sıcak-soğuk ortamlarda bırakmayarak, kendi taşıma çantasında UV veya skylight filtre takarak kapağı ile beraber kullanmak gerekir. Özellikle toz, su damlası, yağ, leke gibi unsurlardan korumamız gereken objektifler bunlardan herhangi birine maruz kaldığında optik temizleme kağıtları, objektifler için üretilmiş olan özel temizleme solüsyonları veya hava pompalı fırçalar ile temizlenebilir. Aksi takdirde görüntümüz üzerinde istenmeyen etkilerle bozuk bir şekilde sonuç verir. Objektiflerin bakım ve temizliğinin düzenli aralıklarla yapılması gerekir.


Özel Amaçlı Kullanılan Objektifler

Soru: Özel amaçlı kullanılan objektifler nelerdir? Açıklıyınız.

Cevap: Özel amaçlı kullanılan objektifler makro objektifler ve perspektif kontrollü shift objektiflerdir. Makro objektifler çekilecek nesne veya konuya 1-2 cm mesafeden netlik yapabilen objektifler makro olarak adlandırılır. Makro objektifler genellikle 1:1 oranında ya da 1:5 gibi geniş bir aralıkta büyük ve net görüntülemeyi sağlayan objektiflerdir. Fotoğraflayacağımız konunun aynı büyüklükte film ya da sensör üzerine düşmesini sağlar. Perspektif Kontrolllü shift obkektifler özellikle mimari fotoğraf çekimlerinde uzun binalarda meydana gelen perspektif hatalarını düzeltebilmek ve alan derinliği kontrolünü sağlayabilmek için kullanılan objektiflerdir. Çekilen konu veya nesnelerin oran ve perspektiflerinin deformasyona uğramadan çekilmesini sağlar genellikle profesyonel fotoğrafçılar tarafından özel çekimler için kullanılmaktadır.


Ünite 8

Sayısal Fotoğraf Makineleri ve Kısa Tarihi

Soru: İlk sayısal fotoğraf makinesini kim icat etmiştir?

Cevap: Tam olarak 1973-1975 yılları arasında Kodak firmasının araştırma geliştirme mühendislerinden olan Steven Sasson fotoğrafta analogdan, sayısala geçişin ilk prototipi olan fotoğraf makinesini icat etmiştir. Sasson, bu fotoğraf makinesiyle ilk siyah- beyaz fotoğrafı, yaklaşık 23 saniyede oluşturarak bir kasete kaydetmiş ve bu kayıt 0,01 mega piksel olarak tarihe geçmiştir.


Soru: Mavica-Magnetic Video Camera’ların ilk örnekleri hangi özelliklere sahipti?

Cevap: 1981 Yılında ise yüzyılımızın önemli devlerinden biri olacak Sony markası, ilk sayısal fotoğraf makinesini piyasaya sürdü. Bu sayısal fotoğraf makinesi Mavica-Magnetic Video Camera adıyla anılıyordu. Bu fotoğraf makinesi kaydedilmiş görüntüleri manyetik güçler biçiminde 5 cm. çapında disklere yükleyebiliyordu. Mavicaların ilk örnekleri SLR şeklinde ve tak/değiştir lenslere sahipti. Makine, görüntüyü 570×490 çözünürlüğündeki NTSC sinyaline çeviriyor ve bunları Mavipacks ismi verilen manyetik disketlere kaydediyordu. Mavica serisi çok kısa sürede değişim ve dönüşüm yaşayarak daha kullanışlı ve günlük kullanıcıya yönelik çeşitlerini de piyasaya sürmüştür.


Soru: Dünyanın kullanıcılara yönelik ilk sayısal kamerasını kim üretmiştir ve özellikleri nelerdir?

Cevap: Analog dönemi filmleriyle tanınan Fujix markası, 1988 yılında dünyanın kullanıcılara yönelik ilk sayısal kamerasını üretti. 400 kilopiksel CCD sensörü bulunan kamera, görüntü dosyalarını takılabilir/çıkartılabilir hafıza kartlarında depolayabiliyordu. Görüntünün tespitinden saklamaya ve bilgisayar üzerine aktarmaya ve kullanmaya, tüm işlemler sayısal ortamda çözümlenebiliyordu. Ancak sadece Japonya genelinde pi- yasaya sürülen kameranın raf ömrü oldukça kısa sürmüştür.


Soru: Sayısal fotoğraf makinelerinin analog makinelere göre en önemli avantajları nelerdir?

Cevap: Sayısal kayıt sistemlerine göre makineleri objektiften gelen görüntüyü dijital formatta oluşturan bir teknoloji kullanmaktadır. Bu makineleri kullanması analog makinelere kıyasla kolaydır. Analog makinelere göre en önemli avantajlarından biri kullanıcının fotoğrafı hemen gözden geçirmesine izin verilmesidir. Dijital fotoğraf makinelerince çekilen fotoğrafları elektronik olarak bilgisayarınıza kaydedebilir, veya çeşitli yazılımlarla manipüle edebilirsiniz. Dijital kamera en temel düzeyde, bir görüntüyü taramaktadır. Taradığı görüntüleri çıkarılabilir depolama alanında örneğin SD kartlar veya CF kartlarda dijital olarak saklar. Diğer bir tanımla dijital fotoğraf makineleri izlemek için yerleşik bir monitöre sahip olan ve görüntüyü bir bilgisayara aktarabilen objektife sahip bir bilgisayardır.


Soru: Sayısal fotoğraf makineleri üretim biçimlerine göre hangi sınıflar altında toplayabiliriz?

Cevap: Sayısal fotoğraf makinelerini üretim biçimlerine göre sınıflandırırsak karşımıza ortalama 6 sınıf çıkacaktır:
• Basit kompakt sayısal makineler,
• Kompakt sayısal makineler,
• DSLR-like kompakt makineler,
• DSLR ve full-frame makineler,
• Sayısal arkalıklı makineler,
• DSLR aynasız fotoğraf makineleri.


Soru: Basit kompakt sayısal makinelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Sabit açılı objektiflere sahip olan bu sınıfta diyafram bulunmamaktadır. En iyi bildiğimiz temsilcileri cep telefonlarımızdır. Bir çok konuda işlevsel olan bu cihazlara sayısal teknolojiye geçişle fotoğraf makinesi özelliği eklenmesi kaçınılmazdı. Bu teknoloji ilerledikçe cep telefonu üzerindeki kamera sayısı iki ye çıkarılarak özellikleri geliştirilmiştir. Bu özelliklerden, derinlik sensörü sayesinde bir nevi alan derinliği varyasyonu yakalanabilir yani ön plan net arka plan flu şeklinde fotoğraflanabilir
Çift kamera teknolojisinin getirdiği bir diğer özellik de sensörleri, mercekleri ve odaklama sistemleri aynı olan kameralardan birinde RGB renk filtresinin bulunmamasıdır. Böylelikle ikinci kamera renkleri çözümleyemez ve algılayamaz. Bu özelik ışık açılarına zengin bir değer katar. Bu özellikle siyah, beyaz ve orta tonlar oldukça keyifli fotoğraflar ortaya koyar.


Soru: Kompakt sayısal makinelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Fotoğrafa ilgi duyan ancak yeteri kadar teknik bilgisi olmayanlar için üretilmiş pratik kullanımlı makinelerdir. Objektif ve gövde bütünleşiktir. Genellikle gövde arkasında LCD bir ekran bulunur ve bakaç görevi görür. Ancak 3x-5x-10x gibi optik zoom yapabilecek şekilde üretilmiştir. Mal- zeme ve gövde yapısı DSLR makinelere göre kalitesi daha düşük malzemeden yapılmıştır. Üretim maliyetini düşürmek için küçük sensör kullanılmış ve otomatik çekimler için programlanmıştır.


Soru: DSLR-Like kompakt makinelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Kompaktlardan daha gelişmiş ve iri gövdeleri mevcuttur. Elektronik vizörlü (bakaçlı) EVF makineler olarak da anılırlar. LCD ekranları genellikle hareketli ve dönebilir özelliklere sahiptir. Objektifleri optik olarak 10x-16x gibi zoom değerlere çıkabilir. Gövde üzerinde aynı DSLR gibi manuel ayarların yapılabildiği seçenekler mevcuttur. Lensi ve gövdesi birbirinden ayrı iki özellik gösterirken, rahatlıkla P/A/S/M modlarında çekim yapılabilir. Bu makinelerde de genellikle maliyet gözetilerek küçük sensör kullanılmıştır. Diyafram değeri kaliteli lenslerin oldukça gerisindedir. Bir çoğunda video çekim özelliği olması, hafifliği ve taşıma pratikliği nedeniyle amatör kullanıcılar tarafından çokça tercih edilir. Özellikle fotoğrafa başlangıç makinesi olarak görülür. Fujifilm X-S1 modeli bu türün örneklerindendir


Soru: Lens markaların crop sensör için ürettikleri lenslerde kullanılan kısaltmalar nelerdir?

Cevap: Aşağıda farklı lens markaların crop sensör için ürettikleri lenslerde kullanılan kısaltmaları görebiliriz.
<ul> <li> Nikon: DX
</li> <li> Canon: EF-S, EF-M
</li> <li> Sony / Konica Minolta: DT, E
</li> <li> Pentax: DA
</li> <li> Samsung: NX
</li> <li> Sigma: DC
</li> <li> Tamron: Di II
</li> <li> Tokina: DX
</li> </ul>


Soru: Sayısal arkalıklı makinelerin özellikleri nelerdir?

Cevap: Stüdyo tipi olarak üretilmiş tam profesyonel makinelerdir. Bu makineler üç bölümden oluşur objektif, gövde ve sayısal arkalık (dijital back)’tan oluşur. Orta format ve büyük format fotoğraf makinelerinin film kullanılan magazinlerinin çıkarılarak yerine sayısal arkalıklar takılarak dönüştürülmesi sürecine dayanır. Çok pahalı bir teknoloji olmasına karşın ortaya çıkan fotoğraf kalitesi nedeniyle profesyonellerce tercih edilir.


Soru: DSLR fotoğraf makineleri hangi sınırlamalara sahiptir?

Cevap: Tüm DSLR fotoğraf makineleri “objektif (TTL)” aracılığıyla aynaya bağlıdır, bu nedenle aşağıdaki sınırlamalara sahiptir:
<ul> <li>Boyut ve yığın</li> <li>Ağırlık</li> <li>Karmaşık ayna ve deklanşör tasarımı</li> <li>Ayna hareketi</li> <li>Hava hareketi</li> <li>Kare hızı sınırlaması</li> <li>Tamir ve destek maliyetinin zorluğu</li> <li>Canlı ön izleme yokluğu</li> <li>Objektif kalibrasyon sorunları</li> <li>Maliyet</li> </ul>


Soru: Aynasız fotoğraf makinelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte makine gövdesinde kullanıcı sınırlamalarında hangi rahatlamalar yaşanmıştır?

Cevap: Aynasız fotoğraf makinelerinin otaya çıkmasıyla birlikte makine gövdesinde kullanıcı sınırlamalarında yaşanan rahatlamalar:
<ul> <li>Küçük boyut</li> <li>Daha az gürültü</li> <li>Daha az fotoğraf makinesi sarsıntsı</li> <li>Hava hareketi yok</li> <li>Daha kolay temizlik</li> <li>Çok hızlı FPS hızı</li> <li>Tamir ve destek maliyeti</li> <li>Canlı ön izleme</li> <li>Elektronik vizör</li> </ul>


Sayısal Fotoğrafçılığın Temel Kavramları

Soru: Piksel nedir?

Cevap: Fotoğraf makinesi ya da bilgisayar ekranında gördüğümüz görüntüler milyonlarca küçük dijital rengin bileşimiyle meydana gelmektedir. Piksel, bu bileşimin parçası olarak dijital ekran teknolojileri üzerinde gösterilen görüntünün en küçük birimine verilen isimdir.


Soru: Düşük ve yüksek İSO’larda çekim yapmak fotoğraflarda nasıl belirtiler gösterir?

Cevap: ISO değerini 100’den daha düşük bir değere ayarladığınızda, tripod kullanmıyorsanız fotoğraflarınızda bulanıklık oluşabilir. Fotoğraf makinelerinin sensör kalitesine bağlı olarak değişebilmekle birlikte yüksek ISO’larda (ortalama bir DSLR için genellikle 800 ISO üstü) çekim yapmak, dijital parazitlere yani kırmızı, yeşil ve mavi lekelere veya genellikle gölge ve düz renk alanlarında ortaya çıkan parlaklık gürültüsüne neden olabilir. Bu gürültüye, fotoğrafçılık dilinde kumlanma ve ya noise olarak adlandırılır.


Soru: Histogram nedir?

Cevap: Histogram, bir görüntüdeki parlaklık değerlerinin aralığını gösteren grafiktir. Yakalanan fotoğrafik görüntünün poz değerlerini analiz etmek için kullanılan histogramlar, piksellerin saf siyah ve saf beyaz arasında nereye düştüğünü göstermektedir. Histogram grafik görüntüsünde yatay olarak bir dizi ton boyunca piksellerin dağılımını göstermektedir.


Soru: Beyaz ayarı ne anlama gelmektedir?

Cevap: Bir objeden yansıyan ışığın rengi ışık kaynağının rengine göre değişiklik gösterir. İnsan beyni ışık kaynağının rengindeki değişikliklere adapte olabilir ve sonuçta ister gölgede, ister doğrudan güneş ışığında isterse de parlak ışık altında olsun beyaz ob- jeler beyaz görünür. Filmli kameralarda kullanılan filmin aksine, dijital kameralar fotoğrafları ışık kaynağının rengine göre işleyerek bu ayarlamanın bir benzerini yapabilmektedir. Bu işlem “Beyaz Ayarı” olarak bilinir.


Soru: Fotoğraf makinenizde bulacağınız temel beyaz dengesi ayarları hangileridir?

Cevap: Sayısal fotoğraf makineleri bizim belirleyeceğimiz seçimler için otomatik bir beyaz ayarı skalası oluşturmuştur. Bu skalayı kullanmak hem çok basit hem de oldukça yararlıdır. Fotoğraf makinenizde bulacağınız temel beyaz dengesi ayarları incelenmelidir.
<ul> <li>Otomatik (Auto WB)</li> <li>Tungsten</li> <li>Floresan</li> <li>Doğrudan güneşli, gün ışığı</li> <li>Flaş</li> <li>Bulutlu</li> <li>Gölge</li> <li>Manuel (belirlenmiş) beyaz dengesi ayarları</li> </ul>


Soru: Bellek kartları ne işe yarar ve çeşitleri nelerdir?

Cevap: Dijital fotoğraf makineleri, fotoğrafları kaydetmek için bellek kartları olarak isimlendirilen çeşitli saklama medyaları kullanır. Bu bellek kartları fotoğraf makinesinin türüne göre pek çok farklı model çerçevesinde birbirinden farklı kapasitede ve hızda görüntüyü kaydedebilir. Bellek kartlarının türü ve saklama kapasitesi makineyle çekilecek toplam fotoğraf sayısını belirler. Bellek kartları, herhangi bir güç kesinti durumunda bilgileri kaybetmeyen ve üzerine bilgilerin tekrar yazılabileceği özelliklere sahiptir. Pek çok fotoğraf makinesine göre çeşitli türleri olan bu kartları 5 ana başlık altında sınıflandırabiliriz:
<ul> <li>SD Kart (Secure Digital)</li> <li>Kompakt Flaş Kart (CF- Compact Flash) 1⁄2</li> <li>Memory Stick Hafıza Kart</li> <li>XD Görüntü Bellek Kartı (XD Picture Card)</li> </ul>


Soru: “RAW” Dosya Formatı ne demektir?

Cevap: İngilizce ham anlamına gelen Raw kelimesiyle ifade edilen bu dosya formatı dijital fotoğraf makinelerinde düzenlenmemiş ve işlenmemiş ham görüntü verilerini içermektedir. Raw, görüntü formatı seçilen bir fotoğraf çekimi sırasında, sensörden gelen dijital veriler hiçbir işleme tabi tutulmadan doğrudan belleğe yazılmaktadır. Fotoğraf makinesi, bu format türü seçildiğinde verilerin sıkıştırılması, beyaz dengesi ve keskinleştirme gibi işlemleri yapmamaktadır. Raw, dosya formatı özellikle görüntünün sayısal ortamda fazla yer kaplamaması adına yapılan sıkıştırma işleminin olmaması, görüntünün kayıpsız olarak elde edilmesi ve üzerinde sonradan birtakım değişikliklere izin vermesi açısından profesyonel fotoğrafçılar tarafından sıklıkla kullanılmaktadır.


Soru: “JPEG” Dosya Formatı nedir?

Cevap: “Birleşik Fotoğraf Uzmanları Grubu” olarak ifade edilen bir grubun adının baş harflerinin kısaltmasına dayanan JPEG dosya formatı, standardize edilmiş bir dijital görüntü kodlama biçimidir. JPEG, dosya formatında veriler bir takım sıkıştırma işlemleri geçirerek görüntü detaylarının bir bölümünü kaybeder. JPEG, bellek üzerinde en az yer kaplayan ve çıplak gözle kolay fark edilemeyecek görüntü kayıplarını içeren dosya formatıdır.


Soru: RGB ve CMYK renk modelleri hangi renklerden oluşmaktadır?

Cevap: Toplamsal renk sentezi olan RGB (Red, Green, Blue) kırmızı, yeşil ve mavi renklerden oluşmaktadır. Bu modelde renkleri ifade etmek için toplamsal olarak üç renk kullanılır. Bunlar;
R (Red): Kırmızı
G (Green): Yeşil
B (Blue): Mavi’dir
Çıkarımsal renk sentezi olarak CMYK (Cyan, Magenta, Yellow, Key) camgöbeği, mor, sarı ve siyah renklerinin beyaz zeminde kullanımı ile oluşmaktadır. Bu sentezde renkleri ifade etmek için toplamsal olarak üç renk ve siyah kullanılır. Bunlar;
C (Cyan): Camgöbeği
M (Magenta): Mor
Y (Yellow): Sarı
K (Key): Siyah


Sayısal Teknoloji ve Sayısal Fotoğraf

Soru: Görselin Dili ne anlama gelmektedir?

Cevap: Gerçekliği sanala taşıyan fotoğraf, sosyolojik, toplumsal ve kültürel anlamda yeni bir dil, yeni bir gerçeklik dayatmaktadır; bu dile “Görselin Dili” diyebiliriz.


Soru: Son dönemlerde fotoğrafın sanal dünyanın içinde inanılmaz bir yer bulmasının nedenleri nedir?

Cevap: Son dönemlerde fotoğraf sanal dünyanın içinde inanılmaz bir yer bulduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenlerden bir tanesi yaşamın hızı ve yoğunluğunda olan insanlar artık uzun metinleri, yazıları okuyamıyorlar. Yapılan araştırmalarda ekranlardan okunan uzun metinlerden sonra, yazılar kamaşmaya başlıyor ve insan gözü fizyolojik olarak zorlanıyor. Özellikle tablet ve mobil cihazlarda yazı puntolarının küçüklüğü ve ortam ışığının sabitlenememesinden ötürü metin okuma olanaklarımız kısıtlanıyor. İkincisi ise sanal dünyada tüm dünyayla iletişim kurabilmek için İngilizce, Fransızca, Türkçe ya da Çince gibi en az bir yabancı dil veya diller bilmek gerekiyor; bu dillerin hepsini öğrenmemiz mümkün değildir.


Soru: Sayısal teknolojinin farklı kulvarlarda fotoğrafa getirdiği büyük avantajlar hangileridir?

Cevap: Sayısal teknolojinin farklı kulvarlarda da fotoğrafa büyük avantajlar getirdiğini söyleyebiliriz. Bunlarda en önemlilerinden bir tanesi çekilen görüntüyü fotoğraf makinesi arkasındaki ekrandan aninden test etme olasılığının olmasıdır. Aynı zamanda hafıza kartlarına çoklu fotoğraf kaydedip depolama ve sanal dünyaya aktarma çözümleri ise bu teknolojinin artılarından bir tanesidir. Sonrasında çekilen fotoğrafların bilgisayara kaydederek ve bir ekran yardımıyla yazılımlarda işlenme şansının olması ve bütün işlemlerin hızlı ve analog fotoğrafla kıyaslanmayacak çabuklukta yapılabilmesinin fotoğrafçılar için çok büyük şans olduğu söylenebilir. Analog fotoğrafçılık ve karanlık oda süreçlerinin maliyeti göz önüne alındığında sayısal devrimin getirileri, fotoğraf üretiminin artmasını ve yaygınlaşmasını da sağlamıştır. Belki de en önemli katkılardan bir tanesi olarak sağlığa zararlı kimyasallardan fotoğrafçıyı uzaklaştırmasını da gösterebiliriz.


Sensörler (Görüntü Algılayıcılar)

Soru: Sensörlerin (görüntü algılayıcıları) görevleri nelerdir?

Cevap: Analog fotoğrafın önemli bir parçası olan filmlerin yerini sayısal fotoğrafçılıkta “Görüntü Algıla- yıcılar” (sensörler) almıştır. Sensörler tarafından algılanan görüntü sayısal çevirici ve işlemci sayesinde bellek kartında depolanır. Kuşkusuz bu sürecin en önemli başrol oyuncusu sensördür. Sensörler filmin aksine makine üzerine sabitlenmiş ışığa duyarlı önemli bir parçacıktır. Sayısal makinelerin vazgeçilmezi sensörler görüntüyü oluşturabilmek için dizim olarak milyonlarca küçük piksellerden oluşur. Pozlama esnasında fotonlar, piksellerin içerisinde bulunan foton kutucukları içinde toplanarak biriktirilir, pozlama biter bitmez makine bu foton kutucuklarının kapağını kapatır ve içerilerinde ne kadar foton biriktiğini sayısal olarak hesaplar. Her kutucuğun içerisindeki foton yoğunluğu ve miktarı kaydedilir. Sayısal sensörler de her bir kutucuk için RGB den (Red: Kırmızı, Green: Yeşil, Blue: Mavi) oluşan üç ana renkten birini kutucukta yakalamayı sağlayan filtreler vardır. Bu şekilde kutucuğa girmesi gereken maksimum ışığın 2/3’ü atılır.


Soru: CCD ve CMOS Görüntü Algılayıcılar (Sensörler) arasındaki farklar nelerdir?

Cevap: En büyük fark CCD sensörlerin düşük parazitli (çizgili) yüksek kaliteli görüntüler oluşturmasıdır. CMOS görüntüleri daha parazitli olmaya meyillidir.
CCD sensörleri ışığa karşı daha hassastır. CMOS sensörleri düzgün bir ışıklandırmada düşük parazitli görüntü oluşturmak için daha fazla ışığa ihtiyaç duymaktadır.
CCD dijital kameralarda daha uzun süredir bulunmaktadır ve teknolojisi çok daha gelişmiştir. CMOS sensörleri teknolojiyi yakalamaktadır ve sonunca çözünürlük ve kalite açısından CCD ile eşdeğer olacaktır.
CMOS’un CCD’yi yakalaması sadece an meselesidir. Bunlar herhangi bir standart silikon üretim hattında üretilebilir ve CCD sensörleri ile karşılaştırıldığında çok daha pahalıdır.
CMOS sensörleri güç tüketimi bakımından CCD sensörlerinden daha üstündür. Daha uzun batarya ömrü CMOS kamera ile daha fazla resim çekmeniz anlamına gelmektedir.
CCD kameralar yüksek çözünürlükte daha kaliteli görüntüler üretmektedir. CMOS teknolojisi yakalanmaktadır. Ve daha uzun batarya ömrü ve daha ucuz kameralarla CCD kalite seviyesine uyum sağlamak zorundadır ve bir gün daha iyisi geliştirilene kadar dijital kameraların vazgeçilmez normu haline gelecektir.


Soru: Crop faktör ne demektir?

Cevap: “Crop faktör”, 35mm / full-frame kameraya göre yapılmış bir orandır. Verilen crop faktör numarasını lensin odak uzaklığı ile çarparsanız ve lensinizin 35mm’lik filmli (ya da full-frame) kameraya göre eşdeğer odak uzaklığına rahatlıkla ulaşabilirsiniz.


Soru: Crop Faktör nasıl hesaplanır?

Cevap: Crop faktörü hesaplamak oldukça kolaydır. Crop sensörün fiziksel boyutunu biliyorsanız, Pisagor Teoremini kullanarak (a2 + b2 = c2) her iki sensörün de köşegenleri bulun, sonra da full-frame sensörün kö- şegenenini crop sensörün köşegenine bölün.