Görsel Estetik - Alıştırma Soruları
Görsel Estetik - Alıştırma Soruları
Ünite 1
- “Bizim dışımızdaki herhangi bir şeyin, bizde bıraktığı etki yoluyla yaşadığımız duygu durumu” aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
- A-) Estetik Tavır
- B-) Estetik Obje/Özne
- Cevap C-) Estetik Beğeni
- D-) Estetik Suje
- E-) Fenomen
Açıklama: Beğeni, bizim dışımızdaki herhangi bir şeyin, bizde bıraktığı etki yoluyla yaşadığımız duygu durumudur. Bu etkinin oluşması için illaki bir sanat eseri ile karşı karşıya kalmak gerekmez.
- “İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız deneyde, tecrübede görünen şey” aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
- Cevap A-) Fenomen
- B-) Estetik
- C-) Tin
- D-) Kiç (Kitsch)
- E-) Sanat
Açıklama: Fenomen, görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen
şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgu. İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız
deneyde, tecrübede görünen şey
- “İnsanın kendi aklı ile yarattığı doğanın karşıtı olan her şey” aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
- A-) Estetik
- Cevap B-) Tin (Ruh)
- C-) Sanat
- D-) Fenomen
- E-) Kiç (Kitsch)
Açıklama: Tin, Ruh (Geist), özellikle Hegel felsefesinde geniş anlam ifade eden kavramdır.
İnsanın kendi aklı ile yarattığı doğanın karşıtı olan her şey.
- 1.Orta Çağ estetik anlayışı temel olarak inanç etkisi ile mistik-metafizik karakter kazanmıştır
2.Orta Çağ sanatçısı için, sanat eserinin, ayırıcı bir anlamı yoktur.
3.Orta Çağ sanatçısı yaptığını estetik kaygılarla değil, yarattığı etki yoluyla somut olanın, gerçeğin yansımalarında görür.
Yukarıdaki maddelerden hangileri doğrudur ?- A-) 1 ve 2
- B-) 2 ve 3
- C-) 1ve 3
- D-) 1
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Yukarıdaki maddelerden hepsi doğrudur.
- 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtıyla felsefe tarihinde estetik sözcüğünü kullanan ilk filozof aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Schiller
- B-) Croce
- Cevap C-) Baumgarten
- D-) Hegel
- E-) Plotinus
Açıklama: Alman filozofu Baumgarten 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof olmaktadır. Baumgarten’ın ilk cildi 1750’de, İkincisi 1758’de yayınlanan doktora çalışmasında Estetik’i genel felsefesi içinde ana başlık olarak ele alması bu alanda bağımsız çalışma olması açısından önem taşımaktadır. Doğru yanıt C’dir.
- 20. yüzyıl ile sanat kavramı nasıl bir değişime girmiştir?
- Cevap A-) Oluşturmacı
- B-) Taklitçi
- C-) Gerçekçi
- D-) Yansıtmacı
- E-) Din odaklı
Açıklama: İnsanın neden sanat yaptığına dair soruların cevabını sanat tarihi, sanat felsefesi ve estetik farklı açılardan sorgulamaya, geniş bir tarihsel alan içinde de tartışmaya çalışmıştır. Yaşadığı dünyayı ses, görüntü olarak düşünen yansıtmacı, mimetik sanat anlayışından, 20. yüzyılın oluşturmacı, inşacı sanat anlayışlarına kadar birçok tanım ve yaklaşım getirilmeye çalışılmıştır; sanat kavramına. Doğru cevap A’dır.
- 20. yüzyılın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen Çeşme (Pisuar) aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?
- A-) Pablo Picasso
- B-) Salvador Dali
- Cevap C-) Marcel Duchamp
- D-) René Magritte
- E-) Man Ray
Açıklama: 20. yüzyıl sanatının en önemli isimlerinden Marcel Duchamp’ın bir pisuarı ters çevirerek ‘Çeşme’ adıyla sanat eseri olarak sunmuştur. Doğru yanıt C’dir.
- 2000’lerden itibaren ortaya çıkan yeni sanat akımı hangisidir?
- A-) Video-art
- Cevap B-) Net-art
- C-) Sinema
- D-) Fotoğraf
- E-) Heykel
Açıklama: 2000’lerden itibaren ise, gelişen internet, net-art olarak adlandırılan sanatın doğmasına neden oldu.
- Aristoteles estetik üzerine düşüncelerini özellikle hangi kitabında tartışmıştır?
- A-) Retorik
- B-) Metafizik
- C-) Politika
- D-) Devlet
- Cevap E-) Poetika
Açıklama: Aristoteles’in son yazdığı kitap olarak değerlendirilen eseri Poetika’da sanat, sanatçı ve estetik üzerine düşünceleri yer alır. Şiir ve dram sanatlarını konu edinen Poetika, genel olarak sanat düşüncesi üzerinedir.
- Aşağıdaki filozoflardan hangisi modern çağ estetik anlayışı ile bağdaşmaz ?
- Cevap A-) Platon
- B-) Karl Marx
- C-) Immanuel Kant
- D-) Friedrich Schiller
- E-) G.W.F. Hegel
Açıklama: Platon modern çağ estetik anlayışı ile bağdaşmaz.
- Aşağıdaki sanat dallarından hangisi diğer alanlara göre çok daha geniş sosyoekonomik ve kültürel dağılımı içinde taşır?
- A-) Mimari
- B-) Resim
- C-) Heykel
- Cevap D-) Sinema
- E-) Fotoğraf
Açıklama: Sinema izleyicisi de, sanatın diğer alanlarına göre çok daha geniş sosyoekonomik ve kültürel dağılımı içinde taşır.
- Aşağıdaki şıklarda belirtilen hangi filozof 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan kişidir ?
- Cevap A-) Baumgarten
- B-) Descartes
- C-) Rousseau
- D-) Kant
- E-) Hume
Açıklama: Alman filozofu Baumgarten (Alexander Gottlieb, 1714-1762) 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof olmaktadır. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Platon ile ilgili doğru bir bilgi değildir ?
- A-) Felsefesi, felsefe tarihinde ilk sistemli felsefi düşüncenin kaynağı olarak kabul edilegelmiştir
- Cevap B-) Hocası Aristotales’tir
- C-) Sanatı mimesis olarak ele alır
- D-) Sanatçının ortaya koyduğu eser yolu ile ilettiği bilgi önemlidir
- E-) Sanat anlayışı, estetik olmaktan çok, etik nitelikler taşımaktadır
Açıklama: Platon’un hocası Aristotales değil Sokrates’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Plotinus felsefesine ait kavramlardan biri değildir?
- A-) Bir
- B-) Nous (akıl-zekâ)
- C-) Ruh (Evren ve Dünya Ruhu)
- Cevap D-) Mimesis (Taklit, yansıtma)
- E-) Madde
Açıklama: Plotinus felsefesi Bir, Nous (akıl-zekâ), Ruh (Evren ve Dünya Ruhu), Madde biçiminde sıralanır. Memesis bunlardan biri değildir. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi estetik tavrı tanımlar?
- Cevap A-) Görsel, işitsel anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişkidir.
- B-) Bir estetik obje’yi algılayan, onu kavrayan ve ondan estetik olarak hoşlanan, ondan estetik haz duyan bilinç varlığıdır.
- C-) Bizim dışımızdaki herhangi bir şeyin, bizde bıraktığı etki yoluyla yaşadığımız duygu durumudur.
- D-) Sanatın, sanatsal yaratmaların ve beğenilerin özü ve anlamını konu olarak ele almaktır.
- E-) Estetik duyumla yaratılan etik arınmadır.
Açıklama: Estetik tavır, görsel, işitsel, anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişkidir.
- Aşağıdakilerden hangisi katharsis’i tanımlar?
- Cevap A-) Estetik duyumla yaratılan etik arınmadır
- B-) Gerçekliklerin idealar dünyasından uzaklaştırılmasıdır.
- C-) Maddeye kazandırılmış form (ruh)dur.
- D-) İnsanın kendi aklı ile yarattığı doğanın karşıtı olan her şey
- E-) Ekonomik gereklilikler alanını oluşturan altyapıdır.
Açıklama: Sanat niteliği yüksek bir eser, yarattığı etki ile onu izleyende katharsis durumu yaratır. Katharsis, estetik duyumla yaratılan etik arınmadır.
- Aşağıdakilerden hangisi modern çağ düşünürlerinden değildir?
- A-) Immanuel Kant
- B-) Theodor W. Adorno
- C-) Benedetto Croce
- D-) Karl Marx
- Cevap E-) Plotinus
Açıklama: Plotinus antik çağ felsefi düşünürlerindendir. Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi plastik sanatların bir dalı olarak değerlendirilemez?
- A-) Mimari
- B-) Resim
- C-) Heykel
- D-) Seramik
- Cevap E-) Sinema
Açıklama: Sanat kavramı kullanıldığı zaman çoğunlukla akla gelen ilk alanlar, mimari, resim, heykel, seramik gibi plastik sanatlardır.
- Aşağıdakilerden hangisi sanat felsefesinin amaçlarından biri değildir?
- A-) Sanatın ve sanat yapıtının varlıkça yapısının ne olduğunu araştırmak
- B-) Sanatın ve sanat yapıtının insanla olan bağını ortaya koymak
- C-) Sanatın insanın dünyasındaki yerini belirlemek
- D-) Sanatın insanın dünyasındaki işlevini belirlemek
- Cevap E-) Doğada ve sanatta güzelin ne olduğunu belirlemek
Açıklama: Doğada ve sanatta güzelin ne olduğunu belirlemek sanat felsefesinin amaçlarından biri değildir.
- Bir estetik obje’yi algılayan, onu kavrayan ve ondan estetik olarak hoşlanan, ondan estetik haz duyan bilinç varlığı, ‘ben’ anlamına gelen estetik kavram hangisidir?
- A-) Estetik Obje
- Cevap B-) Estetik Süje
- C-) Estetik Tavır
- D-) Estetik Beğeni
- E-) Estetik Kaygı
Açıklama: Estetik süje, bir estetik obje’yi algılayan, onu kavrayan ve ondan estetik olarak hoşlanan, ondan estetik haz duyan bilinç varlığı, ‘ben’ anlamına gelir. Böyle bir estetik süje, bir estetik obje’yi kavrarken, ondan haz duyarken bu estetik obje karşısında tavır almış olur. Çünkü bir obje’yi algılamak, onu kavramak, ondan haz duymak, onun karşısında tavır almak anlamına gelir. Bunun için, estetik süje’yi tanımak, estetik tavır almayı belirlemek demektir. Doğru cevap B’dir.
- Bir estetik obje’yi algılayan, onu kavrayan ve ondan estetik olarak hoşlanan, ondan estetik haz duyan bilinç varlığı, ‘ben’ anlamının karşılığı aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Estetik obje
- B-) Estetik tavır
- C-) Estetik beğeni
- D-) Estetik duyu
- Cevap E-) Estetik süje
Açıklama: Estetik süje, bir estetik obje’yi algılayan, onu kavrayan ve ondan estetik olarak hoşlanan, ondan estetik haz duyan bilinç varlığı, ‘ben’ anlamına gelir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Bir sanatkâr tarafından yaratılmış bir sanat yapıtı olabileceği gibi, insanın yaratıcı etkinliğinin sonucu olmayıp, tam tersine onun verili ya da hazır bulduğu doğal bir şey, söz gelimi bir doğa manzarası ya da insan bedeni benzeri bir doğal ürün olabilir yani karşısında estetik tavır alınan, estetik yaşantının konusu ya da objesi olan şeyin karşılığı aşağıdaki hangi şık ta belirtilmiştir ?
- Cevap A-) Estetik nesne
- B-) Estetik tavır
- C-) Estetik duyu
- D-) Estetik bilinç
- E-) Estetik beğeni
Açıklama: Estetik nesne; bir sanatkâr tarafından yaratılmış bir sanat yapıtı olabileceği gibi, insanın yaratıcı etkinliğinin sonucu olmayıp, tam tersine onun verili ya da hazır bulduğu doğal bir şey, söz gelimi bir doğa manzarası ya da insan bedeni benzeri bir doğal ürün olabilir. Demek ki estetik nesne, karşısında estetik tavır alınan, estetik yaşantının konusu ya da objesi olan şeydir. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Doğayı anlamaya çalışan insan yansıttıkları ile doğayı kendi doğasına katmaya çalışmış, onu yeri geldiğinde kompozisyonlarında mitleştirmiştir. Ölüm kültüne dayanan görünüşleri itibari ile dağları anımsatmakta doğa ve yaşam formlarının tarihsel kanıtları biçiminde ayakta durmakta olan tarihi yapı hangisidir?
- A-) Efes Antik Kenti
- Cevap B-) Mısır Piramitleri
- C-) Ayasofya Camii
- D-) Çin Setti
- E-) Göbeklitepe Örenyeri
Açıklama: Doğayı anlamaya çalışan insan yansıttıkları ile doğayı kendi doğasına katmaya çalışmış, onu yeri geldiğinde kompozisyonlarında mitleştirmiştir. Ölüm kültüne dayanan Mısır piramitleri görünüşleri itibari ile dağları anımsatmakta doğanın yüceliği ölümün bilinmezliği ile birlikte Heredot’un taştan dağlar benzetmesine gidecek kadar insan, doğa ve yaşam formlarının tarihsel kanıtları biçiminde ayakta durmaktadır. Doğru B’dir.
- Duyusal bilgiyi bulanık tasavvurlarla; akılsal bilgiyi açık ve seçik tasavvurlarla elde ederiz. Bu iki tür tasavvur arasında, açık olduğu hâlde seçik olmayan, yani karışık olan tasavvurlar vardır.
Yukarıdaki düşünce aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?- Cevap A-) Baumgarten
- B-) Adorno
- C-) Croce
- D-) Marx
- E-) Hegel
Açıklama: Baumgarten’e göre iki tür bilgi vardır: Duyusal bilgi, akılsal bilgi. Duyusal bilgiyi bulanık tasavvurlarla; akılsal bilgiyi açık ve seçik tasavvurlarla elde ederiz. Bu iki tür tasavvur arasında, açık olduğu hâlde seçik olmayan, yani karışık olan tasavvurlar vardır. Doğru seçenek A’ dır.
- Estetik ile ilgili kavramlardan hangisinin tanımı yanlıştır ?
- Cevap A-) Sanatsal değeri olmayan, ucuza satın alınabilen, genel beğeni düzeyine uydurulmuş nesneleri dile getirir.
- B-) Estetik nesne, estetik öznenin duyusal/algısal alanına girerek estetik tavır almasına neden olan etkileşimlerdir.
- C-) Estetik tavır, sanat eserinin karşısında alınan bilinçli olma hâlinin duyusal alandan düşünsel alana doğru anlamlandırılması, pratik ve yarar amaçlı bakışın dışında bir anlamı olmasını gerektirir
- D-) Beğeni, bizim dışımızdaki herhangi bir şeyin, biz de bıraktığı etki yoluyla yaşadığımız duygu durumudur. Estetik beğeni, bu duygu durumunun hoşlanmanın ötesinde bir anlamla çoklu bir karaktere sahip olmasıdır
- E-) Fenomen, görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgudur
Açıklama: Estetik özne,estetik öznenin duyusal/algısal alanına girerek estetik tavır almasına neden olan etkileşimlerdir estetik özne için yanlış bir tanımdır.
- Estetik kavramı hangi yüzyıldan itibaren yaklaşık bugünkü anlamı üzerinden kullanılmış ve alana ilişkin terminoloji de bu süreçten sonra daha yoğun olarak çeşitlenmeye başlamıştır ?
- A-) 16. Yüzyıl
- B-) 17. Yüzyıl
- C-) 15. Yüzyıl
- Cevap D-) 18. Yüzyıl
- E-) 14. Yüzyıl
Açıklama: Estetik kavramı 18. yüzyıldan itibaren yaklaşık bugünkü anlamı üzerinden kullanılmış ve alana ilişkin terminoloji de bu süreçten sonra daha yoğun olarak çeşitlenmeye başlamıştır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Estetik kelimesinin günümüzdeki anlamıyla ilk kullanan kişi kimdir ?
- A-) Friedrich Schiller
- Cevap B-) A. Baumgarten
- C-) G.W.F. Hegel
- D-) Immanuel Kant
- E-) Aristotales
Açıklama: Estetik kelimesinin günümüzdeki anlamıyla ilk kullanan kişi A. Baumgarten’dir.
- Estetik sözcüğü günümüzdeki anlamıyla ilk kez hangi yılda kullanılmıştır?
- A-) 1650
- B-) 1680
- C-) 1700
- Cevap D-) 1750
- E-) 1850
Açıklama: Günümüzdeki anlamıyla ilk kez kullanılışı 1750 tarihindedir. Alman filozofu Baumgarten (Ale-xander Gottlieb, 1714-1762) 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof olmaktadır. Doğru cevap D’dir.
- Felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof kimdir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Plotinus
- Cevap D-) Baumgarten
- E-) Kant
Açıklama: Alman filozofu Baumgarten (Alexander Gottlieb, 1714-1762) 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof olmaktadır.
- Felsefe tarihinde estetik sözcüğünü ilk kullanan filozof kimdir?
- Cevap A-) A. Baumgarten
- B-) Platon
- C-) Aristoteles
- D-) Plotinus
- E-) Decartes
Açıklama: Alman filozofu Baumgarten (Alexander Gottlieb, 1714-1762) 1750’de yayımladığı Aesthetica adlı yapıtında, akıl’a göre daha aşağı düzeydeki «duyulardan gelen bilginin bilimi» üzerinde dururken felsefe tarihinde estetik sözcüğünü
ilk kullanan filozof olmaktadır.
- Felsefe tarihinde ilk sistemli felsefi düşüncenin kaynağı olarak kabul edilen felsefe aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Sokrates
- Cevap B-) Platon
- C-) Plotinus
- D-) Aristoteles
- E-) Demokritos
Açıklama: Platon felsefesi, felsefe tarihinde ilk sistemli felsefi düşüncenin kaynağı olarak kabul edilegelmiştir. Onun, hocası Sokrates ’den, Pythagorasçı filozoflar çevresinden ve Orfeus inançlarından etkilendiğini biliyoruz. Doğru seçenek B’ dir.
- Felsefesi Bir, Nous (akıl-zekâ), Ruh (Evren ve Dünya Ruhu), Madde biçiminde sıralanan düşünür hangisidir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- Cevap C-) Plotinus
- D-) Kant
- E-) Adorno
Açıklama: Plotinus felsefesi Bir, Nous (akıl-zekâ), Ruh (Evren ve Dünya Ruhu), Madde biçiminde sıralanır. Her şey Bir’den türüm eder. Madde ışıması en az olandır. Sanat, maddeye kazandırılmış form (ruh)dur. Bu yolla madde estetik bir görünüş, akıl yoluyla güzellik kazanır. Doğru cevap C’dir.
- Genel olarak sanatsal değeri olmayan, ucuza satın alınabilen, genel beğeni düzeyine uydurulmuş nesneleri dile getiren terim aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bayat
- B-) Demode
- Cevap C-) Kiç
- D-) Adi
- E-) Zanaat
Açıklama: Kitsch (kiç), İngilizce sketch (taslak) sözcüğünün bozulmuşudur kiç. Münih’te, İngiliz ve Amerikalı alıcılar için piyasaya sürülen ucuz resimleri gösterirdi. Genel olarak sanatsal değeri olmayan, ucuza satın alınabilen, genel beğeni düzeyine uydurulmuş nesneleri dile getirir. Doğru yanıt C’dir.
- Görsel ve işitsel anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişki estetiğin hangi kavramı ile açıklanabilir?
- A-) Estetik Özne
- B-) Estetik Nesne
- Cevap C-) Estetik Tavır
- D-) Estetik Beğeni
- E-) Estetik Değer
Açıklama: Estetik tavır, görsel, işitsel, anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişkidir. Doğru cevap C’dir.
- Görsel, işitsel, anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişki nedir?
- A-) Sanat Felsefesi
- B-) Estetik Obje/Nesne
- C-) Estetik Düşünce
- Cevap D-) Estetik Tavır
- E-) Estetik Beğeni
Açıklama: Estetik tavır, görsel, işitsel, anlamda sanat eseri ile kurduğumuz bireysel ilişkinin eser özelinde ama tüm kompozisyonel dilin tekil bir anlatımı ile estetik süjenin/öznenin kurduğu tümel ilişkidir.
- Görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgu. İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız deneyde, tecrübede görünen şeye ne ad verilir?
- A-) Estetik
- B-) Güzel
- C-) Suje
- D-) Sanat
- Cevap E-) Fenomen
Açıklama: Fenomen, görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgu. İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız deneyde, tecrübede görünen şeydir. Doğru yanıt E’dir.
- Hangi dal işlev merkezlidir?
- A-) Heykel
- B-) Resim
- C-) Müzik
- D-) Edebiyat
- Cevap E-) Mimari
Açıklama: Mimari, işlev merkezli kurulur. Bir yapı hangi dönemde olursa olsun, amacına ve işlevine uygun bir mimari planla inşa edilir.
- Hangisi 19.yy da plastik sanatlarda yaşanan değişimin nedenlerinden biri değildir?
- A-) Ulus devletlerin, imparatorlukların yerine geçmeye başlaması
- B-) Kentleşmenin ve merkezlerde toplanan insanların artması
- C-) Farklı sosyokültürel karşılaşmalar yaşanması
- D-) Bilimsel ilerlemeler ve teknik olanakların artması
- Cevap E-) Kendini bulan insanın coşkuyla, formları sınırlarını zorlayarak anlatma isteği
Açıklama: Kendini bulan insanın coşkuyla, formları sınırlarını zorlayarak anlatma isteği Barok döneme aittir.
- Hepimizin beğenisine hitap edecek, ortak estetik duyu (sensus communis aestheticus), yaratacak biçimde kompozisyonlar oluşturulabilir mi sorusu, modern çağların söylemleri içinde karşımıza çıkmaktadır. hangi filozof’a göre bu “ortak estetik duyu” bütün insanlarda vardır; beğeni yargılarının genel geçerliği herkesin ortak olduğu bu duyuya dayanır ?
- A-) Hegel
- Cevap B-) Kant
- C-) Rousseau
- D-) Hume
- E-) Kierkegaard
Açıklama: Hepimizin beğenisine hitap edecek, ortak estetik duyu (sensus communis aestheticus), yaratacak biçimde kompozisyonlar oluşturulabilir mi sorusu, modern çağların söylemleri içinde karşımıza çıkmaktadır. Kant’a göre bu “ortak estetik duyu” bütün insanlarda vardır; beğeni yargılarının genel geçerliği herkesin ortak olduğu bu duyuya dayanır. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- I. Dadaist bir sanatçıdır
II. Kavramsal ve Fluxus gibi 1960 sonrası akımların esin kaynağı olmuştur
III. Tabure ve bisiklet tekerleği isimli çalışmayı yapan sanatçıdır
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Marcel Duchamp’ a aittir?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) I ve II
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Marcel Duchamp dadaist sanatçı, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya koyduğu eserlerle tüm yüzyılı etkilemiş, bakma biçimini değiştirmişti. Kavramsal ve Fluxus gibi 1960 sonrası akımların esin kaynağı olmuştur. Çeşme (Pisuar), Tabure ve Bisiklet Tekerleği gibi çalışmalarla çalışmalarla kattığı anlam boyutu, kavramsal olanın derinliği içinde, görmenin geçmiş ve zamanı için bakışını oluşturur.
- Kavramsız bilgi, sezgisiz kavram olamayacağını, temel bir kavramın görünüşlerinin farklı yansımalarının sezgiler yoluyla ortaya çıkarak, anlamlandırılabileceğini söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Adorno
- B-) Schiller
- C-) Marx
- Cevap D-) Croce
- E-) Hegel
Açıklama: Croce, kavramsız bilgi, sezgisiz kavram olamayacağını, temel bir kavramın görünüşlerinin farklı yansımalarının sezgiler yoluyla ortaya çıkarak, anlamlandırılabileceğini söyler. Doğru seçenek D’ dir.
- Kullandığı araçlar yönünden mimetik sanatları figüratif sanatlar, müzik, dans olarak ayıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Aristoteles
- B-) Plotinus
- C-) Demokritos
- D-) Socrates
- E-) Platon
Açıklama: Aristoteles, mimesis kavramına bir öğrenme ve öğretme biçimi olarak olumlayarak bakar. Kullandığı araçlar yönünden mimetik sanatları figüratif sanatlar (renk-çizgi), müzik (söz-ritm-armoni), dans (ritm-eylem) olarak ayırır.
- Malzeme olarak insanın ilk temas ettiği plastik sanat aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Resim
- B-) Heykel
- C-) Mimari
- D-) Müzik
- Cevap E-) Seramik
Açıklama: Seramik, malzeme olarak insanın ilk temas ettiği plastik sanattır. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Malzeme olarak insanın ilk temas ettiği plastik sanat hangisidir ?
- Cevap A-) Seramik
- B-) Heykel
- C-) Resim
- D-) Mimari
- E-) Müzik
Açıklama: Malzeme olarak insanın ilk temas ettiği plastik sanat seramiktir.
- Mimari ile ilgili bilgilerden hangisi doğrudur ?
- A-) Üç ana başlık, dinî, sivil ve askerî mimari geçmişten günümüze mimari formların işlev ve biçim açısından temel ayırıcı alanlarını oluşturmuştur.
- Cevap B-) Hepsi
- C-) Bir yapı hangi dönemde olursa olsun, amacına ve işlevine uygun bir mimari planla inşa edilir.
- D-) Plastik sanatların diğer alanlarına göre anlamını işlev boyutuna kaydırmış gibi olsa da insanın estetik yaşamını temelden etkileyen alanların başında gelir
- E-) Mimari, işlev merkezli kurulur
Açıklama: Mimari ile ilgili bilgilerden hepsi doğrudur.
- Mimari, işlev merkezli kurulur. Bir yapı hangi dönemde olursa olsun, amacına ve işlevine uygun bir mimari planla inşa edilir. Geçmişten günümüze mimari formların işlev ve biçim açısından temel ayırıcı alanlarını oluşturan kaç ana başlık vardır ?
- A-) 5
- B-) 2
- C-) 6
- Cevap D-) 3
- E-) 4
Açıklama: Mimari, işlev merkezli kurulur. Bir yapı hangi dönemde olursa olsun, amacına ve işlevine uygun bir mimari planla inşa edilir. Üç ana başlık, dinî, sivil ve askerî mimari geçmişten günümüze mimari formların işlev ve biçim açısından temel ayırıcı alanlarını oluşturmuştur. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Olumlu anlamda bir değer ifade etmek, gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, tattığımız, duyusal algı alanımıza giren ögeleri tanımlamak için kullandığımız kavram nedir?
- A-) Övgü
- Cevap B-) Estetik
- C-) Beğeni
- D-) Sevgi
- E-) Dikkat Çekme
Açıklama: Estetik, olumlu anlamda bir değer ifade etmek, gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, tattığımız, duyusal algı alanımıza giren ögeleri tanımlamak için kullandığımız kavramdır. Bir şeyi veya şeyleri diğerlerinden ayırıcı, bizim için farklı olanı, bunu farkını fark ettiğimizi belirtmek için de estetik kavramını kullanırız.
- Olumlu anlamda bir değer ifade etmek, gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, tattığımız, duyusal algı alanımıza giren ögeleri tanımlamak için kullandığımız kavrama ne ad verilir?
- A-) Güzellik
- Cevap B-) Estetik
- C-) Plastik
- D-) Duyum
- E-) His
Açıklama: Estetik, gündelik yaşam içinde yoğun olarak kullandığımız kavramlardan biridir. Olumlu anlamda bir değer ifade etmek, gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, tattığımız, duyusal algı alanımıza giren ögeleri tanımlamak için kullandığımız kavramdır. Bir şeyi veya şeyleri diğerlerinden ayırıcı, bizim için farklı olanı, bunu farkını fark ettiğimizi belirtmek için de estetik kavramını kullanırız. Doğru yanıt B’dir.
- Orta Çağ düşünce dünyasında da Neo-Platonist felsefe ile kendisinden sonraki dönmelerde de etkisi devam etmiş düşünür kimdir?
- A-) Sokrates
- B-) Platon
- C-) Aristoteles
- Cevap D-) Plotinus
- E-) Heraklitos
Açıklama: Plotinus (MS. 205-270), Platon ve Aristoteles metafiziğini farklı şekilde yeniden değerlendiren ve
Orta Çağ düşünce dünyasında da Neo-Platonist felsefe ile kendisinden sonraki dönmelerde de etkisi devam etmiş düşünürdür.
- Plastik sanatlar, form yaratma süreci ve hikaye yaratma kültürünün hangi sanat dalıyla başladığı söylenebilir?
- A-) Heykel
- Cevap B-) Resim
- C-) Seramik
- D-) Mimari
- E-) Sinema
Açıklama: Resim, plastik sanatlar ve form yaratma süreci resimle başladı demek yanlış bir ifade olmaz. Mağara dönemi resimlerinden günümüz resmine kadar, insanın terk etmeden devam ettiği sanat alanı olarak karşımıza çıkar. Resim, imgenin yaratıldığı en önemli kompozisyon biçimini oluşturur. Hikâye yaratma kültürü, resimle başlamıştır denilebilir.
- Plastik sanatların üç boyutlu görünüşünü forma yansıtma temelinde en iyi algılanan alanı hangisidir?
- A-) Seramik
- B-) Hat sanatı
- Cevap C-) Heykel
- D-) Mimari
- E-) Resim
Açıklama: Plastik sanatların üç boyutlu görünüşünü forma yansıtma temelinde en iyi algılanan alanı heykeldir.
- Platon’un ikinci dereceden taklit olarak nitelediği, plastik sanatlar ve form yaratma sürecinin başlangıcı olan sanat dalı hangisidir?
- A-) Müzik
- B-) Seramik
- C-) Heykel
- Cevap D-) Resim
- E-) Sinema
Açıklama: Resim, plastik sanatlar ve form yaratma süreci resimle başladı demek yanlış bir ifade olmaz.Platon’un ikinci dereceden taklit olarak nitelediği resim, akli olandan uzaklaştırdığı için itibari sayılmazken, gerçek gibi olan ama gerçek olmayan temsili kastediyordu. Doğru cevap D’dir.
- Poetika’nın yazarı kimdir?
- A-) Platon
- B-) Plotinus
- Cevap C-) Aristoteles
- D-) Immanuel Kant
- E-) G.W.F. Hegel
Açıklama: Aristoteles’in son yazdığı kitap olarak değerlendirilen eseri Poetika’da sanat, sanatçı ve estetik üzerine düşünceleri yer alır.
- Resim ile ilgili hangisi doğru bir bilgi değildir ?
- A-) Plastik sanatlar ve form yaratma süreci resimle başlamıştır
- B-) Platon resmi ikinci dereceden taklit olarak niteler
- Cevap C-) Kant resmi ikinci dereceden taklit olarak niteler
- D-) Hikâye yaratma kültürü, resimle başlamıştır denilebilir
- E-) Resim, imgenin yaratıldığı en önemli kompozisyon biçimini oluşturur
Açıklama: “Platon’un ikinci dereceden taklit olarak nitelediği resim,” akli olandan uzaklaştırdığı için itibari sayılmazken, gerçek gibi olan ama gerçek olmayan temsili kastediyordu.
- Sanat eseri yoluyla insanın bilgilenmekten çok, gerçek bilgiden uzaklaşacağını söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Socrates
- B-) Pythagoras
- C-) Aristoteles
- Cevap D-) Platon
- E-) Plotinus
Açıklama: Platon’un sanat anlayışı, estetik olmaktan çok, etik nitelikler taşımaktadır. Sanatçının ortaya koyduğu eser yolu ile ilettiği bilgi önemlidir. Sanatı mimesis olarak ele alan Platon, sanat eseri yoluyla insanın bilgilenmekten çok, gerçek bilgiden uzaklaşacağını söyler. Sanatçının yaptığı, taklidin taklidini üretmektir, böylece insanı idealar dünyasından uzaklaştırırken yarattığı esrime ile kendine daha çok bağlar. Doğru yanıt D’dir.
- Sanat eserinin, ayırıcı bir anlamı yoktur. ‘Sanatçı’ yaptığını estetik kaygılarla değil, yarattığı etki yoluyla somut olanın, gerçeğin yansımalarında görmektedir. Bu gerçeklik eserle temasa geçende oluşan vecd/yükselme, kendinden geçme yoluyla gerçekleşmektedir. Derinlik bu anlamda kompozisyonun yaratıldığı alanda değil, izleyenin duygusundadır.
Yukarıda belirtilen anlayış hangi çağ sanatçısına aittir ?- A-) İk Çağ
- B-) Yeni Çağ
- Cevap C-) Orta Çağ
- D-) Yakın Çağ
- E-) Maden Çağı
Açıklama: Orta Çağ sanatçısı için, sanat eserinin, ayırıcı bir anlamı yoktur. ‘Sanatçı’ yaptığını estetik kaygılarla değil, yarattığı etki yoluyla somut olanın, gerçeğin yansımalarında görür. Bu gerçeklik ise eserle temasa geçende oluşan vecd/yükselme, kendinden geçme yoluyla gerçekleşir. Derinlik bu anlamda kompozisyonun yaratıldığı alanda değil, izleyenin duygusundadır. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Sanat kavramı kullanıldığı zaman çoğunlukla akla gelen ilk alanlar plastik sanatlardır. Plastik sanat grubuna giren sanat dalları aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir ?
I-) Mimari
II-) Resim
III-) Müzik
IV-) Heykel
V-) Seramik- A-) II, III, IV ve V
- B-) I, II, III ve V
- Cevap C-) I, II, IV ve V
- D-) I, III, IV ve V
- E-) I, II, III ve IV
Açıklama: Sanat kavramı kullanıldığı zaman çoğunlukla akla gelen ilk alanlar, mimari, resim, heykel, seramik gibi plastik sanatlardır. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Sanat, sanatçı ve estetik üzerine düşüncelerin yer aldığı Poetika kitabı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Platon
- B-) Sokrates
- Cevap C-) Aristosteles
- D-) Plotinus
- E-) Demokritos
Açıklama: Aristoteles’in son yazdığı kitap olarak değerlendirilen eseri Poetika’da sanat, sanatçı ve estetik üzerine düşünceleri yer alır. Şiir ve dram sanatlarını konu edinen Poetika, genel olarak sanat düşüncesi üzerinedir. Doğru seçenek C’ dir.
- Sanatsal değeri olmayan, ucuza satın alınabilen, genel beğeni düzeyine uydurulmuş nesneler ne olarak isimlendirilmiştir?
- Cevap A-) Kiç
- B-) Tin
- C-) Fenomen
- D-) Estetik Suje
- E-) Meta
Açıklama: İngilizce sketch (taslak) sözcüğünün bozulmuşudur kiç. Münih’te, İngiliz ve Amerikalı alıcılar için piyasaya sürülen ucuz resimleri gösterirdi. Genel olarak sanatsal değeri olmayan, ucuza satın alınabilen, genel beğeni düzeyine uydurulmuş nesneleri dile getirir. Sanatta değersizleşme, yozlaşma, çirkinleşme, meta değerini yükseltmek için sanat eseri görümünde sunulan nesne.
- Sanatı da insan aklının bir ürünü olarak görmüş ve doğadaki güzelden
üstün tutmuştur. “Sanat güzelliği tinden doğmuş ve yeniden doğmuş güzelliktir” diye ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Hegel
- B-) Schiller
- C-) Kant
- D-) Adorno
- E-) Marx
Açıklama: Hegel sanatı da insan aklının bir ürünü olarak görmüş ve doğadaki güzelden
üstün tutmuştur. “Sanat güzelliği tinden doğmuş ve yeniden doğmuş güzelliktir” diye ifade eder. Doğru seçenek A’ dır.
- Sanatı diğer alanların belirleniminden farklı, kendinde-şey olarak ele alan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) G.W.F. Hegel
- Cevap B-) Immanuel Kant
- C-) Friedrich Schiller
- D-) Karl Marx
- E-) Theodor W. Adorno
Açıklama: Kant, sanatı diğer alanların belirleniminden farklı, kendinde-şey olarak ele alırken, estetik yargıların ifade edilebileceği tümel yasaları, ortaklaşa duyumun ilkelerinin neler olabileceği üzerinde de durmaktadır. Doğru yanıt B’dir.
- Sanatı diğer alanların belirleniminden farklı, kendinde-şey olarak ele alırken, estetik yargıların ifade edilebileceği tümel yasaları, ortaklaşa duyumun ilkelerinin neler olabileceği üzerinde de duran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Hegel
- Cevap B-) Kant
- C-) Marx
- D-) Croce
- E-) Adorno
Açıklama: Kant, sanatı diğer alanların belirleniminden farklı, kendinde-şey olarak ele alırken, estetik yargıların ifade edilebileceği tümel yasaları, ortaklaşa duyumun ilkelerinin neler olabileceği üzerinde de durmaktadır. Doğru seçenek B’ dir.
- Sanatın doğuşunun asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Doğayı anlama ve anlatma kaygısı
- B-) Estetik haz yaratma isteği
- C-) İnsanoğlunun varoluş kaygısı
- D-) Ölümsüzlüğe ulaşma isteği
- E-) Para ve ün kazanma isteği
Açıklama: Doğayı anlama ve anlatma kaygısı sanatın doğuşunun asıl nedenidir.
- Sanatın insanı duyusal/duygusal etkileyerek akli olandan uzaklaştıracağını düşünerek olumlu bir anlam yüklemeyen düşünür hangisidir?
- Cevap A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Plotinus
- D-) Kant
- E-) Hegel
Açıklama: Platon, sanatın insanı duyusal/duygusal etkileyerek akli olandan uzaklaştıracağını düşünerek olumlu bir anlam yüklememiştir. Özellikle gençleri yarattığı etki yoluyla kavramlar, idealar dünyasından uzaklaşacağı inancı ile ideal devletin anlayışına uygun olmayan sanatın ve sanatçının devletin dışında olması gerektiğini ifade etmiştir. Doğru cevap A’dır.
- Sanatın insanı duyusal/duygusal etkileyerek akli olandan uzaklaştıracağını düşünerek olumlu bir anlam yüklemeyen filozof kimdir?
- Cevap A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Plotinus
- D-) Immanuel Kant
- E-) Friedrich Schiller
Açıklama: Platon, sanatın insanı duyusal/duygusal etkileyerek akli olandan uzaklaştıracağını düşünerek olumlu bir anlam yüklememiştir. Özellikle gençleri yarattığı etki yoluyla kavramlar, idealar dünyasından uzaklaşacağı inancı ile ideal devletin anlayışına uygun olmayan sanatın ve sanatçının devletin dışında olması gerektiğini ifade etmiştir.
- Seçeneklerden hangisi sanat felsefesi tanımının içinde yer almaz?
- A-) Sanat
- B-) Sanatsal yaratı
- Cevap C-) Maddi değer
- D-) Beğenilerin özü
- E-) Beğenilerin anlamı
Açıklama: Sanat felsefesi, sanatın, sanatsal yaratmaların ve beğenilerin özü ve anlamını konu olarak ele alan bir felsefe dalıdır.
- Toplumsal temsilin en güçlü alanı olan sanat dalı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Resim
- Cevap B-) Heykel
- C-) Seramik
- D-) Müzik
- E-) Fotoğraf
Açıklama: Toplumsal temsilin en güçlü alanıdır heykel. Meydan, mekân içi ve mekân dışı alanlarla birlikte, temasın yoğun olduğu yerlere yerleştirilmesi, pagan kültürlerin totemlerinden, mitolojilerin tanrı ve tanrıçalarına, iktidarların liderlerinin ütopik görünüşlerine kadar birçok figür heykel sanatının konusu olmuştur. Doğru yanıt B’dir.
- Yargı Gücünün Eleştrisi kitabı hangi düşünüre aittir?
- Cevap A-) Immanuel Kant
- B-) Friedrich Schiller
- C-) G.W.F. Hegel
- D-) Theodor W. Adorno
- E-) Benedetto Croce
Açıklama: Kant, Yargı Gücünün Eleştirisi kitabında estetik yargılarımızı, önceki dönemlerin etik ve doğa alanlarından bağımsız bir güzellik anlayışı kurulabilir mi sorusu üzerine odaklamıştır.
- Yaşadığı dünyanın insan eliyle, kurgusal dünyada gözün gerçekliği üzerinden kurulması nedir?
- Cevap A-) Perspektif
- B-) Sanat
- C-) Rönesans
- D-) Mit
- E-) Kompozisyon
Açıklama: Perspektif, yaşadığı dünyanın insan eliyle, kurgusal dünyada gözün gerçekliği üzerinden kurulmasıdır.
- Yeniden doğuş anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Realizm
- B-) Barok
- C-) Klasisizm
- D-) Empresyonizm
- Cevap E-) Rönesans
Açıklama: Rönesans insanın kendisini ve dışındaki dünyayı sanat yoluyla anlama ve anlatmanın adıdır. Yeniden uyanış (Renaissance), Orta Çağ’ın yarattığı dünya düşüncesinden sanat yoluyla kurulan ve insanın kendisini merkeze yerleştirdiği dünya görünüşüne dönüşmesidir. Doğru cevap E’dir.
- hangi sanat dalı plastik sanatlar adı altında yer almaz?
- A-) Heykel
- Cevap B-) Tiyatro
- C-) Resim
- D-) Mimari
- E-) Seramik
Açıklama: Tiyatro, müzik ve sinema, gösteri sanatları adı altında değerlendirilir.
- İlk cildi 1750’de, İkincisi 1758’de yayınlanan doktora çalışmasında Estetik’i genel felsefesi içinde ana başlık olarak ele alması bu alanda bağımsız çalışma olması açısından önem taşıyan ve “iki tür bilgi vardır: Duyusal bilgi, akılsal bilgi” şeklinde görüşü olan filozof aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Rousseau
- Cevap B-) Baumgarten
- C-) Hume
- D-) Kant
- E-) Hegel
Açıklama: Baumgarten’ın ilk cildi 1750’de, İkincisi 1758’de yayınlanan doktora çalışmasında Estetik’i genel felsefesi içinde ana başlık olarak ele alması bu alanda bağımsız çalışma olması açısından önem taşımaktadır. Baumgarten’e göre iki tür bilgi vardır: Duyusal bilgi, akılsal bilgi. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar isimli eser aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Kant
- B-) Hegel
- C-) Marx
- Cevap D-) Schiller
- E-) Croce
Açıklama: Friedrich Schiller şair, oyun yazarı, doktor olan Schiller İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar isimli eserinde sanat üzerine düşüncelerini yazmıştır. Doğru seçenek D’ dir.
- İnsanın kendi aklı ile yarattığı doğanın karşıtı olan her şey aşağıdaki kavramlardan hangisidir?
- A-) Soyut
- B-) Kiç
- Cevap C-) Tin
- D-) Fenomen
- E-) Mimesis
Açıklama: Tin, Ruh (Geist), özellikle Hegel felsefesinde geniş anlam ifade eden kavramdır.
İnsanın kendi aklı ile yarattığı doğanın karşıtı olan her şey. olarak tanımlanmaktadır. Doğru seçenek C’ dir.
- “Görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgu. İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız deneyde, tecrübede görünen şey” olarak tanımlanan kavram seçeneklerden hangisidir?
- A-) Süje
- B-) Obje
- C-) Estetik
- Cevap D-) Fenomen
- E-) Töz
Açıklama: Fenomen, görünüş, genel olarak, algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey, gözlemlenebilir olan olay ya da olgu. İnsan varlıklarına, doğrudan ve aracısız deneyde, tecrübede görünen şey.
- “Güzel, yarar gözetmez bir hazzın konusudur, o ne duyulur bir yararla ilgilidir, ne ahlaki bir yararla ilgilidir. Bir başka deyişle onun ‘hoş’la da ‘iyi’yle de bir ilgisi yoktur” Bu düşünce aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Marx
- B-) Adorno
- C-) Schiller
- D-) Hegel
- Cevap E-) Kant
Açıklama: Sanattaki güzeli diğer alanlardan ayırarak ereksiz-ereklilik diye ifade eden Kant, sanatı etiğin nedenselliğinden ve doğanın zorunluluğundan ayırmıştır. “Güzel, yarar gözetmez bir hazzın konusudur, o ne duyulur bir yararla ilgilidir, ne ahlaki bir yararla ilgilidir. Bir başka deyişle onun ‘hoş’la da ‘iyi’yle de bir ilgisi yoktur” Doğru seçenek E’ dir.
- “Her sanat eseri zamanının çocuğu, çoğu zaman da duygularımızın anasıdır” sözü hangi sanatçıya aittir?
- Cevap A-) Kandinski
- B-) Boticelli
- C-) Duchamp
- D-) Leonardo da Vinci
- E-) Francis Haskell
Açıklama: Kandinski’nin dediği “her sanat eseri zamanının çocuğu, çoğu zaman da duygularımızın anasıdır” cümlesinde olduğu gibi yaşadığın zamanla ve insanlığın yaşadığı tüm zamanlarla da ilişkisi olması gerekir estetik süje’nin.
- “Her sanat eseri zamanının çocuğu, çoğu zaman da duygularımızın anasıdır” sözü kime aittir?
- A-) Sainte-Beuve
- B-) Theodor W. Adorno
- C-) Friedrich Engels
- D-) Friedrich Schiller
- Cevap E-) Kandinski
Açıklama: Kandinski’nin dediği “her sanat eseri zamanının çocuğu, çoğu zaman da duygularımızın anasıdır”
(Kandinski, 1993: 21), cümlesinde olduğu gibi yaşadığın zamanla ve insanlığın yaşadığı tüm zamanlarla da ilişkisi olması gerekir estetik süje’nin.
- “Sanatın, insanın rasyonel alanı ile duyusal alanını bütünleştirdiğini, bu ikisinin bütünlüğünün insanda özgürlük duygusunu doğuracağını ve bunun da oyun içtepisi ile gerçekleşebileceği” görüşünü savunan filozof kimdir?
- A-) G.W.F. Hegel
- B-) Immanuel Kant
- Cevap C-) Friedrich Schiller
- D-) Karl Marx
- E-) Benedetto Croce
Açıklama: Sanatın, insanın rasyonel alanı ile duyusal alanını bütünleştirdiğini, bu ikisinin bütünlüğünün insanda özgürlük duygusunu doğuracağını ve bunun da oyun içtepisi ile gerçekleşebileceğini söyler. Schiller, insan oynayabildiği zaman ancak tam anlamıyla insan olur diyerek, bu bütünlüğü ve özgürleşmeyi ifade eder. İnsan sanat yoluyla doğayı da kendini de dönüştürerek kendi sınırlarını ve özgürlüğünü bu yolla tanımış olur.
Ünite 2
- “Bence ressam, olduğu gibi değil, hissettiği gibi resmedendir” sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Leonardo da Vinci
- B-) Henri Matisse
- C-) Pablo Picasso
- Cevap D-) Van Gogh
- E-) Albrecht Dürer
Açıklama: Bazı ünlü düşünür ve sanatçıların konuya ilişkin duyarlılıklarını ifade eden cümleler aşağıda verilmiştir:
Bence ressam, olduğu gibi değil, hissettiği gibi resmedendir. (Van Gogh)
- “Cisimlerin çehreleri onu seyredenlerin kültürel düzeylerine göre değişir” sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Henri Matisse
- Cevap B-) Oscar Wilde
- C-) Paul Klee
- D-) Pablo Picasso
- E-) Sigmund Freud
Açıklama: Sanatta eskiye dönme, taklit etme yeni bir eser oluştururken sanatsal anlatımı hepten eksik kılar. Yani o ürünü sanat eseri olmaktan çıkarır ya da taklit sınıfına sokar. Sanatın tanımlanmasına ilişkin bir diğer güçlük ise izleyiciler/alıcıların ortaya koyduğu yargıdan doğar. Oscar Wilde’ın dediği gibi “Cisimlerin çehreleri onu seyredenlerin kültürel düzeylerine göre değişir”.
- “Estetik olan ve zekâyla bağlantılı olan sanatlardır. Resim, heykel, çizim ve çeşitli baskı resim türlerini kapsar” şeklinde tanımlanan kavram hangisidir?
- Cevap A-) Güzel sanatlar
- B-) Akademiler
- C-) Antik dönem
- D-) Modern sanat
- E-) Güncel sanat
Açıklama: Güzel sanatlar: Estetik olan ve zekâyla bağlantılı olan sanatlardır. Resim, heykel, çizim ve çeşitli baskı resim türlerini kapsar.
- “Eğer duyarlılığım olmasaydı, gözlerim görseydi bile kör olurdum” sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?
- Cevap A-) Goethe
- B-) Van Gogh
- C-) Henri Matisse
- D-) Pablo Picasso
- E-) Albrecht Dürer
Açıklama: Bazı ünlü düşünür ve sanatçıların konuya ilişkin duyarlılıklarını ifade eden cümleler aşağıda verilmiştir: Eğer duyarlılığım olmasaydı, gözlerim görseydi bile kör olurdum. (Goethe)
- “Görüntünün alan derinliği de göz önüne alınarak makine ve konu arasındaki mesafenin optik ayarlamalarla, görüntünün sensör ve vizörde oluşmasını sağlamaktır ve ayarları manuel ve otomatik olarak çoklu alanlar için veya noktasal olarak seçilebilir” şeklinde tanımlanan kavram hangisidir?
- A-) Pozlama
- B-) Beyaz dengesi
- C-) Objektif
- D-) Keskinlik
- Cevap E-) Netlik
Açıklama: Netlik (MF-AF): Görüntünün alan derinliği de göz önüne alınarak makine ve konu arasındaki mesafenin optik ayarlamalarla, görüntünün sensör ve vizörde oluşmasını sağlamaktır. Netlik ayarları manuel ve otomatik olarak çoklu alanlar için veya noktasal olarak seçilebilir.
- 1. Düşünsel bir yanının olması
2. İkna etme gücünün olması
3. Tarihe tanıklık etmesi
4. Anlık olması
5. Yazıyla desteklemesi
Yukarıda verilen özellikler hangi fotoğraf çekim türüne aittir?- A-) Stüdyo Fotoğrafçılığı
- B-) Reklam Fotoğrafçılığı
- C-) Sokak Fotoğrafçılığı
- Cevap D-) Haber Fotoğrafçılığı
- E-) Belgesel Fotoğrafçılık
Açıklama: Haber fotoğraflarının bazı temel özelliklerini şu şekilde belirtebiliriz: 1. Düşünsel bir yanının olması 2. İkna etme gücünün olması 3. Tarihe tanıklık etmesi 4. Anlık olması 5. Yazıyla desteklemesi
- 1800’lü yıllarda fotoğraf teknikleri ile görüntünün kaydedilmesi konusunda kimyasal çalışmalar yapılmaktaydı. Bu çalışmaların bir yarışa dönüştüğü bile söylenebilir çünkü ortaya çıkan ürünlerin yüksek bir ticari değeri olacağı tahmin edilmekteydi. 1837 yılında, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çeken kişi aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Josep Nicephore Niepce
- Cevap B-) Jacques Mande Daguerre
- C-) İbni Heysemin (Alhasen)
- D-) Edouart Monet
- E-) Edgar Degas
Açıklama: Fotoğraf teknikleri ile görüntünün kaydedilmesi konusunda kimyasal çalışmalar yapılmaktaydı. Bu çalışmaların bir yarışa dönüştüğü bile söylenebilir çünkü ortaya çıkan ürünlerin yüksek bir ticari değeri olacağı tahmin edilmekteydi.1837 yılında Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- 1826 yılında Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ansel Adams
- B-) Alfred Stieglitz
- Cevap C-) Josep Nicephore Niepce
- D-) Diane Arbus
- E-) Jacques Mande Daguerre
Açıklama: Fotoğraf teknikleri ile görüntünün kaydedilmesi konusunda kimyasal çalışmalar yapılmaktaydı. Bu çalışmaların bir yarışa dönüştüğü bile söylenebilir çünkü ortaya çıkan ürünlerin yüksek bir ticari değeri olacağı tahmin edilmekteydi. Bu konudaki ilk önemli sonuçlar 1826 yılında Josep Nicephore Niepce tarafından elde edilmiştir. Niepce Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalamıştır.
- 1900 yıllarında gelişen ve Henri Cartier Bresson’un öncüğünü yaptığı fotoğrafçılık türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Haber fotoğrafçılığı
- B-) Blegesel fotoğrafçılığı
- Cevap C-) Sokak fotoğrafçılığı
- D-) Gündelik yaşam fotoğrafçılığı
- E-) Portre fotoğrafçılığı
Açıklama: Kameraların küçülüp rahat taşınmaya başlaması ile 1900 yıllarda hızla gelişmiştir. Öncülerinden Henri Cartier Bresson’un etkili fotoğrafları oldukça önemlidir. Sokak fotoğrafçılığının belgesel fotoğrafçılıkla yakın ilgisi bulunmaktadır.
- İkna etme gücünün olması, tarihe tanıklık etmesi ve yazıyla desteklemesi aşağıda verilen fotoğrafçılık türlerinden hangisine ait temel özelliklerdir?
- A-) Sokak Fotoğrafçılığı
- B-) Belgesel Fotoğrafçılık
- Cevap C-) Haber Fotoğrafçılığı
- D-) Stüdyo Fotoğrafçılığı
- E-) Reklam Fotoğrafçılığı
Açıklama: Haber fotoğraflarının bazı temel özelliklerini şunlardır: Düşünsel bir yanının olması, ikna etme gücünün olması, tarihe tanıklık etmesi, anlık olması, yazıyla desteklemesi. Bu sebeple doğru cevap C seçeneğidir.
- Alan derinliği ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir ?
- A-) Diyafram derecesindeki sayılar küçüldükçe (1.4) alan derinliği azalır
- B-) Diyafram derecesindeki sayılar büyüdükçe (22) alan derinliği artar
- C-) Manzara fotoğrafçılığında geniş alan derinliği tercih edilmelidir
- Cevap D-) Diyafram derecesindeki sayılar büyüdükçe(22) alan derinliği azalır
- E-) Odaklama yapılan alanın önü ve arkasını kapsayan net görüntüye alan derinliği denir
Açıklama: Diyafram derecesindeki sayılar büyüdükçe (22) alan derinliği azalmaz artar.
- Amacı fotoğraflarla bir hikâye anlatmak ve ele aldığı konular sosyal sorunlar, güncel konular olan, hem günümüz sorunlarına tanıklık ederek topluma bilgi akışı sağlayıp, hem de farkındalık yaratarak, kimi zaman çözüm yollarının bulunmasına yardımcı olup iletişim kurmaya çalışan fotoğrafçılık; konu alanına göre hangisidir?
- A-) Haber fotoğrafçılığı
- Cevap B-) Belgesel Fotoğrafçılık
- C-) Reklam fotoğrafçılığı
- D-) Gündelik yaşam fotoğrafçılığı
- E-) Sokak fotoğrafçılığı
Açıklama: Belgesel Fotoğrafçılığı: amacı fotoğraflarla bir hikâye anlatmaktır. Ele aldığı konular sosyal sorunlar, güncel konular. Belgesel, günümüz sorunlarına tanıklık
ederek topluma bilgi akışı sağlar, farkındalık yaratır. Kimi zaman çözüm yollarının bulunmasına yardımcı olarak iletişim kurmaya çalışır.
- Aşağıda “Estetik” ile ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A-) Estetik kelimesi diğer bir deyişle duyarlı algılama anlamına da gelir.
- B-) Güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe dalıdır.
- C-) “Sanat Felsefesi” anlamına gelen estetik, kimi zaman bilim dalı olarak da tanıtılmıştır.
- D-) Bilim dalları arasında yer alması Alexander G. Baumgarten tarafından gerçekleştirilmiştir.
- Cevap E-) İlk bakışta sadece güzellik değeri ile ilgilenerek bu bilimi güzellik değeri ile sınırlandırır.
Açıklama: Verilen E seçeneğinin aksine, estetik ilk bakışta sadece güzellik değeri ile ilgilenmez, bu bilimin sınırları içine güzellik değeri gibi başka değerler de girer. Örneğin yüce, trajik, komik, zarif, ilginç, çocuksu hatta çirkin de dâhil edilebilir. Bütün bu değerlerin, en az güzellik kadar estetik ile ilgisi olduğu gibi, estetik birer anlamı vardır. Cevap E seçeneğidir.
- Aşağıdaki dallardan hangisi “güzellik” konusunu incelememiştir?
- A-) Sanat felsefesi
- B-) Arkeoloji
- C-) Sanat tarihi
- Cevap D-) Astronomi
- E-) Estetik disiplinleri
Açıklama: Sanatın en temel sorunlarından olan “güzellik” konusunu, sanat felsefesi veya estetik disiplinleri incelerken tarihsel süreç içerisinde insanların yaptığı eserler veya kullanım nesnelerini, arkeoloji ve sanat tarihi dalları inceliyor. Sanat psikolojisi ise sanatçı ve izleyicinin sanat eseri ile olan ilişkisini incelerken sanat sosyolojisi de toplumun sanatla olan etkileşimini araştırmaktadır.
- Aşağıdaki fotoğrafçılık türlerinden hangisinde amaç, fotoğraflarla bir hikâye anlatmaktır?
- A-) Sokak Fotoğrafçılığı
- B-) Stüdyo Fotoğrafçılığı
- C-) Haber Fotoğrafçılığı
- Cevap D-) Belgesel Fotoğrafçılık
- E-) Reklam Fotoğrafçılığı
Açıklama: Belgesel Fotoğrafçılıkta amaç, fotoğraflarla bir hikâye anlatmaktır. Ele aldığı konular sosyal sorunlar, güncel konulardır. Doğru cevap D seçeneğidir.
- Aşağıdaki fotoğrafçılık türlerinin hangisinde ışık en önemli unsurdur?
- Cevap A-) Stüdyo Fotoğrafçılığı
- B-) Sokak Fotoğrafçılığı
- C-) Portre Fotoğrafçılığı
- D-) Mimari Fotoğraf
- E-) Gündelik Yaşam Fotoğrafları
Açıklama: Stüdyo fotoğrafçılığında ışık en önemli unsurdur çünkü anlam oluşturmada ve istenilen etkilerin sağlanmasında gerekli en önemli faktör kontrol edilebilir ışıktır. Doğru cevap A seçeneğinde verilmiştir.
- Aşağıdaki çerçeveleme oranlarından hangisi görme sistemimizin doğasına uygun bir ölçüdür?
- A-) 1/2
- Cevap B-) 3/4
- C-) 4/5
- D-) 3/2
- E-) 3/1
Açıklama: Kadrajlama sınırları ‘çerçeveleme oranı’ olarak da tanımlanır ve 3/4 oranı, görme sistemimizin doğasına uygun bir ölçüdür. Doğru yanıt B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Dagerotiplere ilişkin yanlış bir ifadedir?
- A-) İlk Daguerre portre çalışmaları 1840’ta başlamıştır.
- B-) Mimari ve peyzaj çalışmalarında kullanılmıştır.
- C-) Poz süresinin uzun olması önemli bir sorundur.
- Cevap D-) Daguerre en çok Avrupa’da gelişmiştir.
- E-) En yaygın dönemi 1839-1850 arasıdır.
Açıklama: 1837 yılında Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir. İlk Daguerre portre çalışmalarına 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde açılan ticari atölyelerde başlanır. Poz süresinin on saniyeye düştüğü bu dönemde, yalnızca 1853’te New York’ta yüzden fazla Dagerotip atölyede üç milyon kadar portreden başka gezici fotoğrafçıların ürettikleri fotoğraflar da vardır. Portre çalışmanın yanı sıra Dagerotipler mimari ve peyzaj çalışmalarını da yaparlar. Dagerotip atölyeler Avrupa’nın büyük kentlerinde hızla yayılır. En önemli sorunları; poz süresinin uzun olması, tek kopya olması, renk ve ton aralığının olmaması, metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu, oksitlenmeden etkilenmesi ve metal levhanın çizilir olması biçiminde sıralanır. Bununla birlikte, en yaygın dönemi 1839-1850 arasını kapsayan Daguerre en çok Avrupa’da değil Amerika’da gelişmiştir. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Daguerre çekim tekniğinin sorunlarından sayılamaz?
- A-) Poz süresinin uzun olması
- B-) Tek kopya olması
- C-) Oksitlenmeden etkilenmesi
- Cevap D-) Dış çekim yapılamıyor olması
- E-) Metal levhadan oluştuğundan ağır olması
Açıklama: Daguerre’nin en yaygın dönemi 1839-1850 arasını kapsar ve Daguerre en çok Amerika’da gelişir. En önemli sorunları; poz süresinin uzun olması, tek kopya olması, renk ve ton aralığının olmaması, metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu, oksitlenmeden etkilenmesi ayrıca metal levhanın çizilir olması biçiminde sıralandırılır.
- Aşağıdakilerden hangisi bir fotoğrafçının fotoğrafı oluştururken sahip olması gereken niteliklerden biri değildir?
- A-) Işık kaynakları
- Cevap B-) Matematiksel bilgi
- C-) Ekipman bilgisi
- D-) Sanatsal bilgi
- E-) Objektifler
Açıklama: Fotoğrafçının kameralar, objektifler, ışık kaynakları ve buna benzer birçok ekipman bilgisinin yanında sanatsal bilgisi de fotoğrafı oluşturmasında önemli niteliklerden biri sayılır.
- Aşağıdakilerden hangisi bir işin sanat olması için gerekli olan koşullarından değildir?
- A-) İnsan üretimi olması
- B-) Kalıcı özelliğinin olması
- C-) Bir formu olması
- Cevap D-) Eğlenme, oyalanma aracı olması
- E-) İçinde tutarlı bir evrensel bildiri taşıması
Açıklama: Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks değildir. Gerçi sanatın doğuşunda,
kaynağında ve kökeninde oyunun bir yeri olduğu ileri sürülür. Ancak sanat, sonunda
denge ve tutarlılık içinde bir evrensel bildiri taşır.
- Aşağıdakilerden hangisi bir işin sanat veya bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için gerekli koşullardan biri değildir?
- A-) Konu
- B-) İçerik
- C-) Biçim
- Cevap D-) Rastlantısallık
- E-) İnsan
Açıklama: Bir işin sanat olması veya bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için gerekli olan bazı koşullar söz konusudur. Öncelikle sanat insan üretimidir. İkincisi, sanat eseri kalıcılık özelliği taşır, rastlantılar ve günlük kullanıma dönük nesnelerde çoğu zaman bu özellik yoktur. Ayrıca sanat bir biçim yaratır, yani kendini biçim (form) ile ifade eder. Buna ek olarak, belirli bir konu ve içerik taşımayan güzellik sanat sayılmaz. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için gereken koşullar hakkında doğru değildir?
- A-) Sanat, insan üretimidir, sanat eserini insan yaratır.
- B-) Sanat eseri kalıcılık özelliği taşır.
- C-) Sanat bir biçim yaratır, kendini biçim (form) ile ifade eder.
- Cevap D-) Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks işlevi görür.
- E-) Zekâ düzeyi ne olursa olsun hayvanlar sanat yapamazlar.
Açıklama: Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks değildir. Gerçi sanatın doğuşunda, kaynağında ve kökeninde oyunun bir yeri olduğu ileri sürülür. Ancak sanat, sonunda denge ve tutarlılık içinde bir evrensel bildiri taşır. Diğer bir deyişle, felsefi bir öz taşımayan sanat eseri bulmak güçtür. Yerine göre, çoğumuzun oldukça basit gördüğü bir natürmort bile, doğa’nın dinamik ve canlı çağrışımlarını dile getirir. O hâlde, belirli bir konu ve içerik taşımayan güzellik sanat sayılmaz. Yanlış bilgi içeren cevap D seçeneğinde verilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi en yaygın kullanımı 1839-1850 yılları arasında olan ve en çok Amerika’da gelişen Daguerre’nin önemli sorunlarından biri değildir?
- Cevap A-) Poz süresinin kısa olması
- B-) Tek kopya olması
- C-) Renk ve ton aralığının olmaması
- D-) Metal levhadan oluştuğundan dolayı ağır oluşu ve levhanın çizilir olması
- E-) Oksitlenmeden etkilenmesi
Açıklama: Daguerre’nin en yaygın dönemi 1839-1850 arasını kapsar ve Daguerre en çok Amerika’da gelişir. En önemli sorunları; poz süresinin uzun olması, tek kopya olması, renk ve ton aralığının olmaması, metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu, oksitlenmeden etkilenmesi ayrıca metal levhanın çizilir olması biçiminde sıralandırılır.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğraf makinesini oluşturan bölümlerden biri değildir?
- A-) Diyafram
- B-) Objektif
- C-) Vizör
- Cevap D-) Alan derinliği
- E-) Obtüratör
Açıklama: Fotoğraf makinesi; obtüratör, diyafram, vizör ve objektiften oluşur.
- Aşağıdakilerden hangisi genel olarak iki boyutlu sanat örneklerinden değildir?
- A-) Resim
- B-) Grafik
- C-) Baskı
- D-) Fotoğraf
- Cevap E-) Heykel
Açıklama: İki boyut en ve boy olarak da açıklanacağı gibi, kısaca “yüzey” olarak da nitelendirilebilir. İstisnalar hariç olmak üzere, resim, grafik, baskı ve fotoğraf iki boyutlu yüzeylere uygulanan sanat türlerindendir. Heykel ise üç boyutlu bir sanat dalıdır. Doğru yanıt E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler?
- A-) Güncel sanat
- B-) Modern sanat
- Cevap C-) Avangard sanat
- D-) Güzel sanatlar
- E-) Postmodernizm
Açıklama: Avangard sanat günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler. Doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler?
- A-) Modern sanat
- B-) Güncel sanat
- C-) Postmodern sanat
- Cevap D-) Avangard sanat
- E-) Klasik dönem sanatı
Açıklama: Avangard sanat, günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler. Modern sanat, Latince “modo” kökünden türetilmiş, “şimdi” anlamına gelir. Postmodernizm, şimdiden sonrası veya modern sonrası anlamına gelir. Modernizme karşı bir reaksiyon olarak da görülür. Güncel sanat, düşünceyi ön plana alan ve kavramsal bir yanı olduğu için, izleyicinin güncel sanatla ilişkisi, geleneksel estetik değerleri bir yana bırakmayı zorunlu kılar. Antik dönem, Klasik dönem olarak da bilinir, Antik Yunan ve Roma dönemlerini tanımlamak için kullanılır. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi haber fotoğraflarının temel özelliklerinden biri değildir?
- A-) Düşünsel bir yanının olması
- B-) İkna etme gücünün olması
- C-) Tarihe tanıklık etmesi
- Cevap D-) Bir süreç gerektirmesi
- E-) Yazıyla desteklemesi
Açıklama: Haber fotoğraflarının bazı temel özellikleri şu şekilde belirtilebilir:
1. Düşünsel bir yanının olması
2. İkna etme gücünün olması
3. Tarihe tanıklık etmesi
4. Anlık olması
5. Yazıyla desteklemesi.
- Aşağıdakilerden hangisi neyin sanat olduğunu ayırt etme konusunda kesin bir ölçüt değildir?
- A-) Sanatın insan tarafından üretilmiş olması
- Cevap B-) Sanatın bir müzede sergilenmiş olması
- C-) Sanat eserinin kalıcı özellik taşıması
- D-) Sanatın bir biçim yaratması
- E-) Sanatın belirli bir konu ve içerik taşıması
Açıklama: Sanatı tanımlamanın zor olduğu açıktır. Bir sanat müzesinin içindekiler, neyin sanat olduğunu, neyin olmadığını ayırt etmemize yardımcı olabilir ama bu kesin bir ölçüt değildir. Bir sanat müzesinde sergilenen her şeyin sanat olduğunu varsaysak bile, bundan çıkabilecek şu sonucu kabul etmek mümkün olmayabilir: Sanat bir müzede sergilenmek zorunda değildir. Bütün sanat eserlerinin bu şekilde sergilenmesi mümkün de değildir. Açık hava heykelleri, karalama defterlerindeki çizimler veya kendi evimizde astığımız bir resim, bu tanımı karşılamayan örneklerinden sadece birkaçıdır. Bu nedenle, bir müze koleksiyonuna dâhil olmak neyin sanat olduğuna dair değerlendirmelerimizde tek ölçüt olamaz. Doğru yanıt B’dir.
- Bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için bazı özellikler taşıması gerekir. Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biri değildir?
- Cevap A-) Rastlantılar ve günlük kullanıma dönük nesneler çoğu zaman sanat eseri özelliğini taşır.
- B-) Sanat, insan üretimidir, sanat eserini insan yaratır.
- C-) Sanat bir biçim yaratır, kendini biçim (form) ile ifade eder.
- D-) Sanat eseri felsefi bir öz taşır.
- E-) Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks değildir.
Açıklama: Bir işin sanat olması veya bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için hangi koşulların gerekli olduğu bu özellikler ile belirlenebilir:
1. Sanat, insan üretimidir, sanat eserini insan yaratır. Ne doğada ne de hayvanların yaptıkları işlerde (güzellik olsa bile) sanat olamaz. Zekâ düzeyi ne olursa olsun hayvanlar sanat yapamazlar.
2. Sanat eseri kalıcılık özelliği taşır. Rastlantılar ve günlük kullanıma dönük nesnelerde çoğu zaman bu özellik yoktur.
3. Sanat bir biçim yaratır, kendini biçim (form) ile ifade eder. Biçim yoksa orada sanat da yoktur. Sanat ağırlıklı biçimlere dönüştürülebilen duygu ve düşünceler, karşımıza bazen bir tablo, bazen bir beste, bazen de bir fotoğraf veya sinema filmi olarak çıkabilir.
4. Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks değildir. Gerçi sanatın doğuşunda, kaynağında ve kökeninde oyunun bir yeri olduğu ileri sürülür. Ancak sanat, sonunda denge ve tutarlılık içinde bir evrensel bildiri taşır. Diğer bir deyişle, felsefi bir öz taşımayan sanat eseri bulmak güçtür.
- Bir sanatsal üretim olarak fotoğrafçılık güzel sanatlar içerisinde resim sanatına göre daha geride kalmıştır. Bununla beraber 20. yüzyılın başında fotoğrafçılık bazı sanatçılar tarafından resim sanatına paralel ve eşit bir yaratıcı etkinlik olarak uygulanmıştır. Birçok fotoğrafçı ve eleştirmen, bu ortamı bağımsız bir sanat biçimi olarak desteklemiştir. Aşağıdaki isimlerden hangisi bu sanatçılardan biridir?
- A-) Paul Cezanne
- Cevap B-) Marcel Duchamp
- C-) Leonardo da Vinci
- D-) Rembrandt Van Rijn
- E-) Albert Dürer
Açıklama: Bir sanatsal üretim olarak fotoğrafçılık güzel sanatlar içerisinde resim sanatına göre daha geride kalmıştır. Bununla beraber 20. yüzyılın başında fotoğrafçılık, Laszlo Moholy-Nagy, Marcel Duchamp ve Man Ray tarafından resim sanatına paralel ve eşit bir yaratıcı etkinlik olarak uygulanmıştır. Birçok fotoğrafçı ve eleştirmen, bu ortamı bağımsız bir sanat biçimi olarak desteklemiştir.
- Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalayan kişi hangi seçenekte verilmiştir?
- A-) Jacques Mande Daguerre
- Cevap B-) Josep Nicephore Niepce
- C-) David Octavius Hill
- D-) İbni Heysemin
- E-) Alexander G. Baumgarten
Açıklama: Geçmişte fotoğraf teknikleri ile görüntünün kaydedilmesi konusunda kimyasal çalışmalar yapılmaktaydı. Bu çalışmaların bir yarışa dönüştüğü bile söylenebilir çünkü ortaya çıkan ürünlerin yüksek bir ticari değeri olacağı tahmin edilmekteydi. Bu konudaki ilk önemli sonuçlar 1826 yılında Josep Nicephore Niepce tarafından elde edilmiştir. Niepce Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalamıştır. Doğru cevap B seçeneğinde verilmiştir.
- Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalayan kişi kimdir ?
- A-) Jacques Mande Daguerre
- Cevap B-) Josep Nicephore Niepce
- C-) İbni Heysemin
- D-) Laszlo Moholy-Nagy
- E-) Man Ray
Açıklama: Josep Nicephore Niepce Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalamıştır.
- Camera Obscura içerisine koyduğu duyarkartı sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalayan kimdir?
- Cevap A-) Joseph Nicephore Niepce
- B-) Jagues Mande Daguerre
- C-) Edouart Monet
- D-) Edgar Degas
- E-) Man Ray
Açıklama: Niepce Camera Obscura içerisinde koyduğu duyarkatı, sekiz saat pozlandırarak ilk görüntüyü yakalamıştır.1837 yılında Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir.
- Dijital fotoğraf makinelerini filmli makinelerden ayıran özelliklerden en önemlisi hangisidir?
- A-) Kolay kullanılmaları
- B-) Manuel ve otomatik ayarlar dışında pek çok seçenek sunmaları
- C-) Çok sayıda çekim yapma şansı
- D-) Görüntüye ait teknik bilgilere ulaşım
- Cevap E-) Görüntünün sensör tarafından sayısal olarak kaydedilmesi.
Açıklama: Dijital fotoğraf makinelerinin diğer en önemli özelliği görüntünün sayısal olarak kaydedildiği sensörleridir. Doğru cevap E’dir.
- Dijital makinelere ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
- A-) Düşük ISO değerinde ışık ihtiyacı artar.
- B-) Geniş açılarda alan derinliği artar.
- C-) Beyaz ışığın renk ısısı 5500 Kelvindir.
- D-) Objektifler değişken ya da sabit odaklı olabilir.
- Cevap E-) Diyafram değeri azaldıkça alan derinliği artar.
Açıklama: Diyafram objektif üzerinde bulanan birimdir. İçinden geçen ışığın şiddetini ayarlayan, genişleyip daralabilen bir mekanizmadır ve ( f ) değeri ile gösterilir (f: 1/ 1.4/ 2/ 2.8 /4/ 5.6 /8 /11 …). Rakamlar küçüldükçe daha çok ışık alır ve alan derinliği azalır. Rakamlar büyüdükçe daha az ışık geçer ve alan derinliği artar. Doğru cevap E’dir.
- Dijital makineyi analog makineden ayıran farklar arasında aşağıdakilerden hangisi doğru değildir ?
- A-) Görüntünü sayısal olarak kaydedilmesi
- B-) Daha fazla sayıda çekim yapma şansı
- C-) Anında izlenme olanağı
- Cevap D-) Pozlama süresi
- E-) Görüntü paylaşımının kolaylığı
Açıklama: Pozlama süresi
- Duyguları ve duyarlığı incelemek için estetiği genel bir kavram olarak kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- Cevap C-) Kant
- D-) Hegel
- E-) Freud
Açıklama: Sanatın mutlak bir tanımını yapmanın mümkün olmadığını bazı sanatçıların ve felsefecilerin sanat ile ilgili farklı düşüncelerine bakarak anlamak mümkündür. Bu felsefecilerden biri olan Kant, duyguları ve duyarlılığı incelemek için estetiği genel bir kavram olarak kullanmıştır. Doğru cevap C’dir.
- Endüstrileşme çağını işaret eden sanat dönemi hangisidir?
- A-) Güncel sanat
- Cevap B-) Modern sanat
- C-) Postmodernizm
- D-) Avangard sanat
- E-) Güzel sanatlar
Açıklama: Modern sanat, Latince “modo” kökünden türetilmiş, “şimdi” anlamına gelir. 18 ve 19. yüzyıl, endüstrileşme çağını işaret eder. Doğru cevap B’dir.
- Estetiğin bilim dalları arasında yer almasını sağlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Alexander G. Baumgarten
- B-) Laszlo Moholy-Nagy
- C-) Marcel Duchamp
- D-) Man Ray
- E-) Edgar Degas
Açıklama: Genel anlamda güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe dalı olarak tanımlanan ve genellikle “sanat felsefesi” anlamına gelen estetik, kimi zaman bilim dalı olarak da tanımlanmıştır. Bilim olarak tanımlanmasının nedeni, güzellik duygusu yaratan nesnelerin deneyden geçirilerek bilimsel yöntemlerle ortaya konulması amacıyla çalışmalar yapılmış olmasıdır. Bilim dalları arasında yer alması Alman düşünür Alexander G. Baumgarten (1714-1762) tarafından gerçekleştirilmiştir. Doğru cevap A’dır.
- Film veya sensörlerin ışığa olan duyarlılıkları ile ilgili olan gösterge olup düşük değerlerinde daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan veya hassasiyeti yüksek görüntüler elde edilen makine ayarı hangisidir?
- A-) Alan derinliği
- B-) Vizör
- C-) Beyaz dengesi (WB)
- D-) Diyafram
- Cevap E-) ISO-ASA
Açıklama: Film veya sensörlerin ışığa olan duyarlılıkları ile ilgili olan bir göstergedir. Düşük ISO değerlerinde daha fazla ışığa ihtiyaç duyulur veya hassasiyeti yüksek görüntüler elde edilir. Düşük ışıklı ortamlarda çekim ihtiyacı için yüksek ISO değerleri kullanılır ancak elde edilen görüntünün hassasiyeti düşük olur veya görüntü grenli olur (nois). O sebeple yüksek ISO mecbur olmadıkça tercih edilmez. Doğru yanıt E’dir.
- Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarı aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
- A-) Kadraj
- B-) Beyaz dengesi
- C-) Netlik
- Cevap D-) Pozlama
- E-) Keskinlik
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir. Fotoğrafçılığın temelini oluşturan pozlama, diyafram ve enstantane gibi değerlerle beraber düşünülürse daha etkili sonuçlara ulaşmak mümkün olabilir. Günümüzde kullanılan makinelerde otomatik ışık ölçerlerle diyafram, enstantane ve ISO değerleri ölçülmektedir. Bu değerler isteğe bağlı olarak otomatik ve manuel olarak kullanılabilir.
- Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına ne ad verilir?
- A-) Kadraj
- Cevap B-) Pozlama
- C-) ISO-ASA
- D-) Diyafram
- E-) Objektif
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir. Fotoğrafçılığın temelini oluşturan pozlama, diyafram ve enstantane gibi değerlerle beraber düşünülürse daha etkili sonuçlara ulaşmak mümkün olabilir.
- Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına ne denir ?
- A-) Beyaz Dengesi
- B-) ISO
- C-) Objektif
- Cevap D-) Pozlama
- E-) Diyafram
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi
için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir.
- Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına ne denmektedir ?
- A-) Kadraj
- Cevap B-) Pozlama
- C-) Beyaz Dengesi
- D-) Doğru Açı
- E-) Netlik
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir.
- Fotoğraf makinesinin bulunması maddeler halinde verilen değişiklerden hangilerine sebep olmuştur?
I. Fotoğraf makinesinin bulunması insanın görüşünü değiştirdi.
II. Görünen nesneler başka bir anlama gelmeye başladı.
III. Fotoğraf makinesinin bulunuşu daha önce yapılan resimlere bakışı da değiştirdi.
IV. Buluşun etkileri, yeni anlamlandırmalar resimlerde de hissedildi.
V. Resim sanatı yerini fotoğraf sanatına bıraktı.- A-) I, V
- B-) I, II, V
- C-) I, II, III, V
- Cevap D-) I, II, III, IV
- E-) I, II, III, IV, V
Açıklama: Fotoğraf makinesinin bulunması insanın görüşünü değiştirdi. Görünen nesneler başka bir anlama gelmeye başladı. Fotoğraf makinesinin bulunuşu daha önce yapılan resimlere bakışı da değiştirdi. Görünen nesneler başka bir anlama gelmeye başladı. Bu durum resimlere de yansıtıldı.
- Fotoğraf makinesinin görüntü oluşturabilmesi için gereken ışık miktarına ne denir?
- A-) Beyaz dengesi
- Cevap B-) Pozlama
- C-) Objektif
- D-) Diyafram
- E-) ISO-ASA
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir. Doğru cevap B’dir.
- Fotoğraf makinesinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyduğu ışık miktarına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) ISO-ASA
- Cevap B-) Pozlama
- C-) Vizör
- D-) Netlik
- E-) Keskinlik
Açıklama: Fotoğraf makinelerinin görüntü oluşturabilmesi için ihtiyaç duyulan ışık miktarına pozlama denmektedir. Fotoğrafçılığın temelini oluşturan pozlama, diyafram ve enstantane gibi değerlerle beraber düşünülürse daha etkili sonuçlara ulaşmak mümkün olabilir. Doğru cevap B’dir.
- Fotoğraf makinesinin üzerinde bulunan MF-AF kavramı hangisiyle ilişkilidir ?
- Cevap A-) Netlik
- B-) Diyafram
- C-) Zoom
- D-) Örtücü
- E-) Iso değeri
Açıklama: Netlik
- Fotoğraf ve sanat ilişkisinde, teknolojik gelişmeler yeni sanat şekillerinin birer aracı olarak kendini gösterirken ne zaman teknoloji ve sanat arasındaki ayırım belirsizleşmiştir?
- A-) 19. yüzyıl
- B-) 20. yüzyıl başları
- C-) 1853
- Cevap D-) 1960’lı yıllardan sonra
- E-) Rönesans dönemi
Açıklama: Teknolojik gelişmeler, bilgisayar temelli verilerin (ses, video, fotoğraf vs.) yeni sanat şekillerinin birer aracı olarak kendini göstermiştir. Bu yeni sanat araçları 1960’lı yıllardan sonra teknoloji ve sanat arasındaki ayrımı da belirsizleştirmiştir
- Fotoğraf ve sanat ilişkisinde; hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylar ne olarak adlandırılmaktadır ?
- Cevap A-) İmge
- B-) Görme biçimi
- C-) Kadraj
- D-) Pozlama
- E-) Keskinlik
Açıklama: İmge, hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylardır. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Fotoğraf, başlangıçta sanatçıların bir görüntüyü inceleyerek daha kolay kopyalamasını sağlamıştır. 19. yüzyıl, nesnel dünyanın sabit bir imajını yeniden oluşturmanın çok kullanıldığı bir dönemdir. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi fotoğrafçılığı bu şekilde kullanmıştır?
- Cevap A-) Edgar Degas
- B-) Egon Schiele
- C-) Leonardo da Vinci
- D-) Rembrandt Van Rijn
- E-) Albert Dürer
Açıklama: Fotoğraf, başlangıçta sanatçıların bir görüntüyü inceleyerek daha kolay kopyalamasını sağlamıştır. 19. yüzyıl, nesnel dünyanın sabit bir imajını yeniden oluşturmanın çok kullanıldığı bir dönemdir. Edouart Monet ve Edgar Degas, fotoğrafçılığı bu şekilde olan sanatçılardan sadece ikisidir.
- Fotoğrafta odaklama yapılan noktanın önü ve arkasını da kapsayan, net görülen bölgedir.
- A-) Pozlama (Exposure)
- B-) Keskinlik
- C-) Kadraj
- Cevap D-) Alan derinliği
- E-) Objektif
Açıklama: Alan derinliği, odaklama yapılan noktanın önü ve arkasını da kapsayan, net görülen bölgedir. Doğru cevap D’dir.
- Fotoğrafta üçüncü boyutu hissettiren durum hangisidir?
- A-) Görmek
- B-) Dokunmak
- C-) En ve boy
- D-) Vizör
- Cevap E-) Derinlik
Açıklama: Fotoğrafta üçüncü boyutu hissettiren durum, derinlik duygusudur. Bu durum özellikle çizginin yönlerinden kaynaklanmaktadır. Doğru cevap E’dir.
- Fotoğrafta, üçüncü boyutu hissettiren durum aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Işık
- B-) Gölge
- Cevap C-) Derinlik
- D-) Yüzey
- E-) Hacim
Açıklama: Fotoğrafın düz bir yüzeyde sanki gerçekmiş gibi görünmesi veya üç boyutlu etkisi, ışık ve renk ile ilgili fiziksel bir olaydır. Fotoğrafta, üçüncü boyutu hissettiren durum derinlik duygusudur. Bu durum özellikle çizginin yönlerinden kaynaklanmaktadır.
- Fotoğrafçılık, 20. yüzyılın başında aşağıdaki sanatçılardan hangisi tarafından resim sanatına paralel ve eşit bir yaratıcı etkinlik olarak uygulanmıştır?
- A-) Francesco Melzi
- Cevap B-) Man Ray
- C-) Gentile Bellini
- D-) Caravaggio
- E-) Guido Reni
Açıklama: Bir sanatsal üretim olarak fotoğrafçılık güzel sanatlar içerisinde resim sanatına göre daha geride kalmıştır. Bununla beraber 20. yüzyılın başında fotoğrafçılık, Laszlo Moholy-Nagy, Marcel Duchamp ve Man Ray tarafından resim sanatına paralel ve eşit bir yaratıcı etkinlik olarak uygulanmıştır. Birçok fotoğrafçı ve eleştirmen, bu ortamı bağımsız bir sanat biçimi olarak desteklemiştir.
- Fotoğrafçılıktaki beyaz ışığın renk ısısı kaç kelvin değerindedir?
- A-) 2700 K
- B-) 3000
- C-) 4700
- Cevap D-) 5500
- E-) 6000
Açıklama: Fotoğrafçılıktaki beyaz ışığın renk ısısı 5.500 kelvindir(K). Görüntüleme ortamlarında ışığın renk ısısı 5500 K’nin üstündeyse yeşil, mavi ve mor’ a geçerken altındaki ısı değerinde ise sarı, kırmızı ve turuncu’ ya kaymaktadır.
- Fotoğrafçılığın sanatla ilgili en temel konusu aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ekipman
- Cevap B-) Kompozisyon
- C-) Piksel
- D-) Duyarkat
- E-) Objektif
Açıklama: Işık ve kompozisyon konusu, fotoğrafçılığın sanatla ilgili en temel konusu olarak devam etmektedir. Birçok sanat dalında olduğu gibi fotoğrafçının da en büyük kaygılarından biri vizör dediğimiz dikdörtgen içerisinde estetik kaygılarla bir görüntü yakalamasıdır. Sanatçının, görüntünün sınırlarını belirlemesi resim ve fotoğraf alanında vazgeçilmez bir unsurdur. Yüzeyin fiziksel olarak sınırlandırılması sanatsal endişelerle gerçekleşen bir çabadır, bir görme biçimidir. Doğru yanıt B’dir.
- Fotoğrafçının kameralar, objektifler, ışık kaynakları ve buna benzer birçok ekipman bilgisinin yanında aşağıda şıklarda belirtilen hangi özellik de fotoğrafı oluşturmasında önemli niteliklerden biri sayılmaktadır ?
- A-) Fizik bilgisi
- B-) Kimya bilgisi
- C-) Malzeme bilgisi
- D-) Tarih bilgisi
- Cevap E-) Sanat bilgisi
Açıklama: Fotoğrafçının kameralar, objektifler, ışık kaynakları ve buna benzer birçok ekipman bilgisinin yanında sanat bilgisi de fotoğrafı oluşturmasında
önemli niteliklerden biri sayılır. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Geleneksel bilgiyle üretilen ve belirli fonksiyonları olan, belirli modellere göre üretilen, özgün denilemeyecek ve sanattan niteliksel olarak farklı olan ürünler aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Güncel sanat
- B-) Modern sanat
- Cevap C-) Zanaat
- D-) Postmodernizm
- E-) Avangard sanat
Açıklama: Zanaat, geleneksel bilgiyle üretilen ve belirli fonksiyonları olan, belirli modellere göre üretilen, özgün denilemeyecek ve sanattan niteliksel olarak farklı olan ürünlerdir. Doğru cevap C’dir.
- Geleneksel bilgiyle üretilen ve belirli fonksiyonları olan, belirli modellere göre üretilen, özgün denilemeyecek ve sanattan niteliksel olarak farklı olan ürünlere ne ad verilir?
- A-) Sanat
- B-) Estetik
- Cevap C-) Zanaat
- D-) Fotoğraf Sanatı
- E-) Güzel Sanatlar
Açıklama: Zanaat, geleneksel bilgiyle üretilen ve belirli fonksiyonları olan, belirli modellere göre üretilen, özgün denilemeyecek ve sanattan niteliksel olarak farklı olan ürünlerdir.
- Gerçek dünya ve fotoğraflar arasında benzerlikler olmasına rağmen aradaki ilişkiyi ne belirlemektedir?
- A-) Vizör
- B-) Çerçeve
- Cevap C-) Fotoğrafçı
- D-) Deklanşör
- E-) Grafiker
Açıklama: Gerçek dünya ve fotoğraflar arasında benzerlikler olmasına rağmen aradaki ilişkiyi fotoğrafçı belirlemektedir.
- Görüntüleme ortamlarında ışığın renk ısısı 5500 K’nin üzerindeyse görüntü aşağıdaki renklerden hangisine kayabilir?
- A-) Sarı
- B-) Kırmızı
- C-) Turuncu
- Cevap D-) Yeşil
- E-) Pembe
Açıklama: Görüntüleme ortamlarında ışığın renk ısısı 5500 K’nin üstündeyse yeşil, mavi ve mor’ a geçerken altındaki ısı değerinde ise sarı, kırmızı ve turuncu’ ya kaymaktadır. Doğru yanıt D’dir.
- Görüntünün film veya sensör üzerine istenilen kalitede ulaşmasını sağlayan mercekler sistemine ne ad verilir?
- A-) Diyafram
- Cevap B-) Objektif
- C-) Kadraj
- D-) Vizör
- E-) Obtüratör
Açıklama: Görüntünün film veya sensör üzerine istenilen kalitede ulaşmasını sağlayan mercekler sistemidir. Farklı çekim teknikleri için farklı objektifler kullanılması gereklidir.
- Görüntünün film veya sensör üzerine istenilen kalitede ulaşmasını sağlayan mercekler sistemine ne ad verilir?
- Cevap A-) Objektif
- B-) Pozlama
- C-) Kadraj
- D-) Diyafram
- E-) Beyaz Dengesi
Açıklama: Objektif, görüntünün film veya sensör üzerine istenilen kalitede ulaşmasını sağlayan mercekler sistemidir. Farklı çekim teknikleri için farklı objektifler kullanılması gereklidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
- Görüntünün hassas bir yüzey (duyarkat) üzerine kaydedilerek oluşturulması veya bir elektronik görüntü sensöründe her bir piksele elektrik yüklenmesi ve elektronik olarak bu bilgilerin işlenmesi sonucu gerçekleşen sanat dalı hangisidir?
- A-) Gravür
- Cevap B-) Fotoğraf
- C-) Video Sanatı
- D-) Rölyef
- E-) Grafiti
Açıklama: Fotoğraf, fotoğraf makinesi kullanılarak, görüntünün hassas bir yüzey (duyarkat) üzerine kaydedilerek oluşturulması veya dijital fotoğrafçılık anlamında; bir elektronik görüntü sensöründe her bir piksele elektrik yüklenmesi ve elektronik olarak bu bilgilerin işlenmesi sonucu gerçekleşir.
- Görüntünün yakalanmasındaki en önemli aşama aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Kadraj
- B-) Pozlama
- C-) Beyaz Dengesi
- D-) Netlik
- E-) Objektif
Açıklama: Kadraj, görüntünün yakalanmasında en önemli aşamadır. Dikdörtgen içerisine görüntüyü estetik endişeler ile yerleştirmektir. Görüntünün sınırlarını sanatçı duyarlılığı ile belirlemektir. Bu aynı zamanda bir tür anlatım ve yorumlama şeklidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
- Günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteleyen sanat türü aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Fonetik sanat
- Cevap B-) Avangard sanat
- C-) Postmodernizm
- D-) Güncel sanat
- E-) Modern sanat
Açıklama: Avangard sanat günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteleyen sanat dalı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir ?
- A-) Modern Sanat
- Cevap B-) Avangard Sanat
- C-) Postmodernizm
- D-) Güncel Sanat
- E-) Felsefi Sanat
Açıklama: Avangard sanat günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler.
- Günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteleyen sanat hangisidir?
- A-) Modern sanat
- B-) Postmodernizm
- C-) Güncel sanat
- Cevap D-) Avangard sanat
- E-) Sokak sanatı
Açıklama: Avangard sanat: günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteler.
- Günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve yapıtlarını niteleyen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Avangard
- B-) Modo
- C-) Postmodern
- D-) Ars
- E-) Tekhne
Açıklama: Günün onaylanmış ve geçerli sanat anlayışlarını yadsıyan deneyci sanatçıları ve onların yapıtlarını niteleyen kavram avangard sanattır.Doğru cevap A’dır.
- Güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe dalı nedir?
- Cevap A-) Estetik
- B-) Güzel Sanatlar
- C-) Değer
- D-) Sanat Psikolojisi
- E-) Sanat Sosyolojisi
Açıklama: Genel anlamda estetik; güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe dalıdır şeklinde tanımlanır. Genellikle “Sanat Felsefesi” anlamına gelen estetik, kimi zaman bilim dalı olarak da tanıtılmıştır. Bilim olarak tanıtılmasının nedeni, güzellik duygusu yaratan nesnelerin deneyden geçirilerek (Sanat yapıtının hazırlık aşaması; araştırma, inceleme, deneme, etüd, eskiz vb.) bilimsel yöntemlerle ortaya konulması amacıyla çalışmalar yapılmış olmasıdır. Bu kavram eski Yunan’dan beri kullanılan bir kavramdır. “Aistheticos” duygularla, duyarlılıkla algılama ve “güzellik bilimi” anlamında da kullanılmıştır. Bilim dalları arasında yer alması Alman düşünür Alexander G. Baumgarten (1714-1762) tarafından gerçekleştirilmiştir. Estetik ilk bakışta sadece güzellik değeri ile ilgilenmez, bu bilimin sınırları içine güzellik değeri gibi başka değerler de girer. Örneğin yüce, trajik, komik, zarif, ilginç, çocuksu hatta çirkin de dâhil edilebilir. Bütün bu değerlerin, en az güzellik kadar estetik ile ilgisi olduğu gibi, estetik birer anlamı vardır.
- Güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe
dalıdır şeklinde tanımlanan kavram hangisidir?- A-) Sanat
- Cevap B-) Estetik
- C-) Form
- D-) Zanaat
- E-) İlkel sanat
Açıklama: Estetik: güzelin ne olduğunu, sanatın özünü ve kaynağını, değerini araştıran felsefe dalıdır şeklinde tanımlanır.
- Haber fotoğraflarının bazı temel özellikleri aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir ?
I-) Düşünsel bir yanının olması
II-) İkna etme gücünün olması
III-) Tarihe tanıklık etmesi
IV-) Anlık olması
V-) Yazıyla desteklemesi- A-) I, II ve III
- B-) II, III, IV ve V
- C-) III, IV ve V
- D-) I, III, IV ve V
- Cevap E-) I, II, III, IV ve V
Açıklama: Haber fotoğraflarının bazı temel özelliklerini şu
şekilde belirtebiliriz:
1. Düşünsel bir yanının olması
2. İkna etme gücünün olması
3. Tarihe tanıklık etmesi
4. Anlık olması
5. Yazıyla desteklemesi
Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Hangi dönemden sonra sanatçının bağımsızlaşması ve buna bağlı olarak sanat eserlerinin değişmesi, özgünleşmesi ve sanat eserlerinin belirli kesimlerin tekelinden kurtulması söz konusudur?
- A-) Postmodernizm
- Cevap B-) Rönesans
- C-) Antik Yunan Dönemi
- D-) Roma Dönemi
- E-) Modernizm
Açıklama: Sanat ve zanaat, Rönesans’a kadar eş değer tutulmuştur. Bu dönemden sonra sanatçının bağımsızlaşması ve buna bağlı olarak sanat eserlerinin değişmesi, özgünleşmesi ve sanat eserlerinin belirli kesimlerin tekelinden kurtulmasıyla, akademiler aracılığı ile 19. yüzyıla kadar belirli standartlar devam etmiştir. Yine kuramsal temelleri Rönesans’a dayanan güzel sanatlar ile ilgili sınıflamalar da yapılarak sanat-zanaat ayrımı tartışılmıştır. Rönesans ile başlayan sanat, yeni şekli “modernizm” ve günümüzde tanımı hâlâ tam olarak yapılmamış “postmodern” eğilim veya uygulamalar ile devam etmektedir. 19. yüzyıldan günümüze, geleneksel sanatları ve el sanatlarını bir kenara alırsak güncel sanat alanlarının sınırlarının belirsiz hâle gelmeye başladığını görebiliriz.
- Hangisi Daguerre fotoğrafın en önemli sorunları arasında değildir?
- A-) Poz süresinin uzun olması.
- B-) Tek kopya olması.
- Cevap C-) Renk ve ton aralığının dar olması.
- D-) Oksitlenmeden etkilenmesi.
- E-) Metal levhanın çizilir olması.
Açıklama: Daguerre’in en önemli sorunları poz süresinin uzun olması, tek kopya olması, renk ve ton aralığının olmaması, metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu, oksitlenmeden etkilenmesi ayrıca metal levhanın çizilir olması şeklinde sıralandırılır. Doğru cevap C’dir.
- Hangisi haber fotoğrafının özelliklerinden biri değildir?
- A-) İkna etme gücünün olması
- B-) Tarihe tanıklık etmesi
- C-) Düşünsel bir yanının olması
- Cevap D-) Planlı bir şekilde yapılması
- E-) Yazıyla desteklenmesi
Açıklama: Fotoğraflarla bir hikaye anlatmak, haber fotoğrafçılığının değil belgesel fotoğrafçılığın özellikleri arasındadır. Doğru cevap D’dir.
- Hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylar aşağıdakilerden hangisinin tanımını oluşturur?
- A-) Görme biçimi
- Cevap B-) İmge
- C-) Estetik
- D-) Güzellik
- E-) Sanat
Açıklama: İmge, hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylardır.
- Hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylara ne ad verilir?
- A-) Boyut
- B-) Vizör
- C-) Kadraj
- D-) Deklanşör
- Cevap E-) İmge
Açıklama: İmge, hayal dünyamızda tasarlanan, nasıl olduğunu bildiğimiz, bilincimizde beliren nesne ve olaylardır.
- Henri Cartier Bresson hangi fotoğrafçılık türünün öncülerindendir ?
- A-) Haber fotoğrafçılığı
- B-) Mimari fotoğrafçılık
- Cevap C-) Sokak fotoğrafçılığı
- D-) Reklam fotoğrafçılık
- E-) Portre fotoğrafçılığı
Açıklama: Sokak fotoğrafçılığı
- Henri Cartier Bresson
aşağıdaki alanlardan hangisinde öncüdür?
- A-) Gündelik yaşam fotoğrafçılığı
- Cevap B-) Sokak fotoğrafçılığı
- C-) Mimari fotoğraf
- D-) Portre fotoğrafçılığı
- E-) Reklam fotoğrafçılığı
Açıklama: Henri Cartier Bresson sokak fotoğrafçılığının öncülerinden biridir. Kameraların küçülüp rahat taşınmaya başlaması ile 1900’lü yıllarda hızla gelişen bu alanın belgesel fotoğrafçılıkla yakın ilgisi bulunmaktadır. Sokak fotoğrafçılığı yaşamı belgeleyen fotoğraf sanatının en ilginç türlerinden biridir. Bu konuda uluslararası tanınırlığı olan Ara Güler’in çalışmaları da fotoğraf sanatımız açısından oldukça önemli sayılmaktadır. Doğru cevap B’dir.
- I. Resim
II. Heykel
III. Grafik
IV. Fotoğraf
Yukarıdakilerden hangi ya da hangileri 3 boyuta sahiptir?- A-) II ve III
- B-) I, III ve IV
- Cevap C-) Sadece II
- D-) Sadece III
- E-) I, II ve III
Açıklama: Gerçek dünya resim, grafik ve fotoğrafların yer aldığı iki boyutlu dünyadan farklıdır. Bir kısmı hareketli olan cisimler belirli bir hacmi işgal eder ve çevreleriyle ilişkili olabilir. İki boyutlu olan resim, grafik ve fotoğrafta ise durağandırlar, kadraj ile çevrelerinden soyutlanmışlardır.
- Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir. Buna göre ilk Daguerre portre çalışmaları ne zaman başlamıştır?
- A-) 1826
- B-) 1828
- C-) 1830
- Cevap D-) 1840
- E-) 1848
Açıklama: 1837 yılında Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir. İlk Daguerre portre çalışmalarına 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde açılan ticari atölyelerde başlanır.
- Karanlık bir odanın, bir duvarının ortasına küçük bir delik açılması ile dışarıdaki görüntünün delik yardımıyla karşı duvara ters olarak yansıtılması ile oluşan görüntüye ne ad verilir?
- A-) Kara Delik
- B-) Enstantane
- Cevap C-) Camera Obscura
- D-) Diyafram
- E-) Fotoğraf Makinası
Açıklama: Camera Obscura: Karanlık bir odanın, bir duvarının ortasına küçük bir delik açılması ile dışarıdaki görüntünün delik yardımıyla karşı duvara ters olarak yansıtılması ile oluşan görüntüdür. 19. yüzyılda yaygın olarak kullanılmıştır. Zamanla karanlık odaların ışık geçen deliklerine mercekler takılarak, oluşan görüntü düz olarak ayna yardımıyla buzlu camlara aktarılmakta ve kopya işlemi daha kolay gerçekleşmekteydi.
- Klasik dönem hangi zaman dilimini kapsar?
- Cevap A-) MÖ 6. yüzyıl-MS 4. yüzyıl
- B-) MÖ 7. yüzyıl- MS 5. yüzyıl
- C-) MÖ 4. yüzyıl- MS 3. yüzyıl
- D-) MÖ 2. yüzyıl- MS 2. yüzyıl
- E-) MÖ 1. yüzyıl- MS. 1 yüzyıl
Açıklama: Antik dönem, Klasik dönem olarak da bilinir. Antik Yunan ve Roma dönemlerini tanımlamak için kullanılır. MÖ 6. yüzyıl ile MS 4. yüzyılları kapsar. Doğru cevap A’dır.
- Latince “modo” kökünden türetilmiş, “şimdi” anlamına gelen ve 18. ve 19. yüzyıl, endüstrileşme çağını işaret eden sanat türü aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- Cevap A-) Modern sanat
- B-) Postmodernizm
- C-) Güncel sanat
- D-) Avangard sanat
- E-) Fonetik sanat
Açıklama: Modern sanat, Latince “modo” kökünden türetilmiş, “şimdi” anlamına gelir. 18 ve 19. yüzyıl, endüstrileşme çağını işaret eder. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Maddelerden hangileri bir işin sanat olması veya bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için gerekli koşullardandır?
I. Sanat, insan üretimidir, sanat eserini insan yaratır. Ne doğada ne de hayvanların yaptıkları işlerde (güzellik olsa bile) sanat olamaz.
II. Sanat eseri kalıcılık özelliği taşır.
III. Sanat bir biçim yaratır, kendini biçim (form) ile ifade eder. Biçim yoksa orada sanat da yoktur. Sanat ağırlıklı biçimlere dönüştürülebilen duygu ve düşünceler, karşımıza bazen bir tablo, bazen bir beste, bazen de bir fotoğraf veya sinema filmi olarak çıkabilir.
IV. Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı ve bir lükstür.
V. Sanatın doğuşunda, kaynağında ve kökeninde oyunun bir yeri olduğu ileri sürülür. Ancak sanat, sonunda denge ve tutarlılık içinde bir evrensel bildiri taşır.- A-) I, IV
- B-) III, IV, V
- Cevap C-) I, II, III, V
- D-) I, II, III, IV
- E-) I, II, III, IV, V
Açıklama: Bir işin sanat olması veya bir nesnenin sanat eseri olabilmesi için hangi koşulların gerekli olduğunu belirlemeye çalışalım:
1. Sanat, insan üretimidir, sanat eserini insan yaratır. Ne doğada ne de hayvanların yaptıkları işlerde (güzellik olsa bile) sanat olamaz. Zekâ düzeyi ne olursa olsun hayvanlar sanat yapamazlar.
2. Sanat eseri kalıcılık özelliği taşır. Rastlantılar ve günlük kullanıma dönük nesnelerde çoğu zaman bu özellik yoktur.
3. Sanat bir biçim yaratır, kendini biçim (form) ile ifade eder. Biçim yoksa orada sanat da yoktur. Sanat ağırlıklı biçimlere dönüştürülebilen duygu ve düşünceler, karşımıza bazen bir tablo, bazen bir beste, bazen de bir fotoğraf veya sinema filmi olarak çıkabilir.
4. Sanat bir eğlenme, oyalanma aracı veya bir lüks değildir. Gerçi sanatın doğuşunda, kaynağında ve kökeninde oyunun bir yeri olduğu ileri sürülür. Ancak sanat, sonunda denge ve tutarlılık içinde bir evrensel bildiri taşır. Diğer bir deyişle, felsefi bir öz taşımayan sanat eseri bulmak güçtür. Yerine göre, çoğumuzun oldukça basit gördüğü bir natürmort bile, doğa’nın dinamik ve canlı çağrışımlarını dile getirir. O hâlde, belirli bir konu ve içerik taşımayan güzellik sanat sayılmaz. En genel çizgileriyle, bir sanat tanımı vermek gerekirse: “Sanat, belirli bir düşünme şekliyle duyguları harekete geçirmek ve ilgili sanat disiplininin araçlarıyla özgün ve yeni anlatımlarda bulunmak, yaşama ilişkin yeni şeyler önermek, sanatçı ve izleyici açısından ise estetik haz oluşturmaktır”.
- Maddelerden hangileri bir uygulama alanı olarak fotoğrafçılığın ön koşul saydığı en temel konulardandır?
I. Teknik Bilgi
II. Malzeme Deneyimi
III. Ekipman Bilgisi
IV. Sanatsal Bilgi
V. Işık
VI. Kompozisyon
VII. Görsel Okuryazarlık- A-) V, VI, VII
- B-) IV, V, VI, VII
- C-) III, IV, V, VI, VII
- D-) II, III, IV, V, VI, VII
- Cevap E-) I, II, III, IV, V, VI, VII
Açıklama: Bir uygulama alanı olarak fotoğrafçılık bazı deneyim ve bilgileri ön koşul sayar. En temel konulardan olan ışığın, fotoğrafçı tarafından iyi bilinmesi gerekir ve buna bağlı olarak fotoğrafın oluşmasında teknik bilgi ve malzeme deneyimi de gerekli sayılır. Fotoğrafçının kameralar, objektifler, ışık kaynakları ve buna benzer birçok ekipman bilgisinin yanında sanatsal bilgisi de fotoğrafı oluşturmasında önemli niteliklerden biri sayılır. Fotoğrafçılık teknikleri zaman içerisinde değişmektedir. Filmli fotoğrafçılıktan, dijital uygulamalara geçişte olduğu gibi ışık ve kompozisyon konusu, fotoğrafçılığın sanatla ilgili en temel konusu olarak devam etmektedir. Bu konu, sanatçının görsel okuryazarlığına bağlı olarak değişip gelişmektedir.
- Maddelerden hangileri haber fotoğraflarının bazı temel özelliklerindendir?
I. Düşünsel bir yanının olması
II. İkna etme gücünün olması
III. Tarihe tanıklık etmesi
IV. Gerekli en önemli faktörün kontrol edilebilir ışık olması
V. Anlık olması
VI. Yazıyla desteklemesi- A-) II, III, IV
- B-) III, IV, V, VI
- C-) I, II, III, IV, V, VI
- D-) I, II, III, IV
- Cevap E-) I, II, III, V, VI
Açıklama: Haber fotoğraflarının bazı temel özelliklerini şu şekilde belirtebiliriz:
1. Düşünsel bir yanının olması
2. İkna etme gücünün olması
3. Tarihe tanıklık etmesi
4. Anlık olması
5. Yazıyla desteklemesi
- Mimari fotoğraf çekimlerinde iç mekanlarda hangi iki objektifin kullanılması daha doğru olur?
- A-) Balık Gözü Objektif- Dar açılı Objektif
- Cevap B-) Geniş açılı Objektif-Balık Gözü Objektif
- C-) Normal açılı Objektif - Dar Açılı Objektif
- D-) Geniş Açılı Objektif - Dar Açılı Objektif
- E-) Zoom Objektif - Normal Açılı Objektif
Açıklama: İç mekân çekimlerinde balık gözü ve geniş açı lensler tercih edilmektedir.
- Moda fotoğrafçılığı hangi fotoğrafçılık türünün çalışma alanına girer?
- A-) Haber fotoğrafçılığı
- Cevap B-) Reklam fotoğrafçılığı
- C-) Belgesel fotoğrafçılık
- D-) Gündelik yaşam fotoğrafçılığı
- E-) Sokak fotoğrafçılığı
Açıklama: Reklam fotoğrafçılığı, ticari üretim alanlarını kapsadığı için birçok sektörü ilgilendirmektedir. Moda fotoğrafçılığı da reklam fotoğrafçılığının çalışma alanlarından biridir.
- Nişan, doğum, düğün gibi özel an fotoğrafçılığı hangi konu alanına girmektedir?
- A-) Belgesel fotoğrafçılığı
- B-) Portre fotoğrafçılığı
- Cevap C-) Gündelik yaşam fotoğrafçılığı
- D-) Sokak fotoğrafçılığı
- E-) Reklam fotoğrafçılığı
Açıklama: Fotoğraf günlük yaşamın vazgeçilmez unsuru hâline gelmiştir. Bununla beraber özel günlerimizi de fotoğraflamak söz konusu olduğunda beklentilerimizde artmaktadır. İnsanların yaşamlarında bazı özel günlerin fotoğraflanması oldukça önemlidir, mesela nişan, düğün, doğum, mezuniyet gibi zamanlar ‘‘özel an’’ olarak tanımlanır. Daha sanatsal sonuçlar elde etmek isteyen kişiler bu fotoğrafları profesyonel bir fotoğrafçı ile çalışarak elde edebilirler. ‘‘Özel an’’ fotoğrafçılığı ağırlıklı olarak Düğün ve Doğum alanlarında iki alanı bünyesinde barındırır. Doğru yanıt C’dir.
- Oturduğumuz kentlerden uzaklaşıp köylere giderek veya uygarlaşmış ülkelerimizden ayrılıp hâlâ eski yaşam şekillerini sürdüren topluluklar arasına girsek sanatın anlamının en yalın hâlini görebiliriz. Bu tür sanat ne olarak tanımlanmaktadır ?
- A-) Modern sanat
- B-) Postmodernizm
- C-) Güncel sanat
- Cevap D-) İlkel sanat
- E-) Avangard sanat
Açıklama: Oturduğumuz kentlerden uzaklaşıp köylere giderek veya uygarlaşmış ülkelerimizden ayrılıp hâlâ eski yaşam şekillerini sürdüren topluluklar arasına girsek sanatın anlamının en yalın hâlini görebiliriz, buna “İlkel sanat” diyoruz. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Platon “Sanat ve güzelliğin asıl kaynağını arayıp öncesiz, sonrasız ve tanrısal olan öz yapısını saptamaktır”
-Aristoteles, “Güzeli açıklayan sanata vurgu yaparak gerçekliğin taklit edilmesidir”
- Hegel, “ Sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür”
Yukarıda ünlü düşünürlerin sanat hakkında yaptığı yorumlar göz önüne alındığında sanat kavramı için hangisini söylemek daha genel bir ifade olur ?- Cevap A-) Sanat kavramı özneldir tek bir tanımla sınırlandırılamaz.
- B-) Sanat kavramı güzelliği açıklayan bir unsurdur.
- C-) Sanat kavramı filozoflar için bir uğraş alanı olmuştur
- D-) Sanat kavramı gerçeği taklit eden bir alandır
- E-) Sanat kavramı doğadaki güzelliğin bir dışavurumudur.
Açıklama: Sanatın, mutlak bir tanımını yapmak bu kavramın anlaşılması açısından olabilecek en güzel durum olabilir ancak bazı sanatçıların ve felsefecilerin, sanat ile ilgili düşüncelerine bakarsak sonsuza dek sanatın tek bir tanımının olmayacağını anlarız.
- Pozlama süresini önce 1-2 saate, daha sonra 10 saniyeye indirdikten sonra 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde ticari atölyeler açılarak daha çok portre çekilen, 1853’te New York’ta yüzden fazla atölyesi bulunan ve daha sonra Avrupa’ya yayılan fotoğraf buluşu aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Dagerotip
- B-) Camera Obscura
- C-) Kodak
- D-) Polaroid
- E-) Dijital kamera
Açıklama: 1837 yılında Jacques Mande Daguerre, pozlama süresini ortalama 1-2 saate indirerek ilk fotoğrafını çekmiş ve buluşunu kendi adıyla ‘‘Daguerreotype’’ olarak tescil ettirmiştir. İlk Daguerre portre çalışmalarına 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde açılan ticari atölyelerde başlanır. Poz süresinin on saniyeye düştüğü bu dönemde, yalnızca 1853’te New York’ta yüzden fazla Dagerotip atölyede üç milyon kadar portreden başka gezici fotoğrafçıların ürettikleri fotoğraflar da vardır. Portre çalışmanın yanı sıra Dagerotipler mimari ve peyzaj çalışmalarınıda yaparlar. Dagerotip atölyeler Avrupa’nın büyük kentlerinde hızla yayılır. Doğru yanıt A’dır.
- Sanat ve zanaat arasındaki ayrım hangi dönemde yapılmaya başlanmıştır?
- A-) Antik dönem
- B-) Roma dönemi
- Cevap C-) Rönesans
- D-) Reform
- E-) Postmodern dönem
Açıklama: Sanat ve zanaat, Rönesans’a kadar eşdeğer tutulurken, Rönesans’la birlikte sanat, ayrı bir bilgi sistemi olarak örgütlenmeye ve kurumsallaşmaya başlamış; zanaattan farklı bir “güzel sanatlar” tanımlanarak, akademiler kurulmuştur. Doğru cevap C’dir.
- Sanattaki güzelliğin doğadaki güzellikten üstün olduğunu iddia ederek, sanatın bir taklit olmadığını, gerçek sanatın bir yaratma sürecinden geçtiğini savunan düşünür kimdir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Kant
- Cevap D-) Hegel
- E-) Baumgarten
Açıklama: * Platon, sanat ve güzelliğin asıl kaynağını arayıp öncesiz, sonrasız ve tanrısal olan öz yapısını saptamak istiyor.
* Aristoteles, güzeli açıklayan sanata vurgu yaparak gerçekliğin taklit edilmesidir, diyor.
* Kant, duyguları ve duyarlılığı incelemek için, estetiği genel bir kavram olarak kullanıyor.
* Hegel, sanattaki güzelliğin doğadaki güzellikten üstün olduğunu iddia ediyor. Sanatın bir taklit olmadığını, gerçek sanatın bir yaratma sürecinden geçtiğini savunuyor.
* Estetiğin kurucusu Alexander G.Baumgarten sayılır. (1714-1762). Ona göre mantık, düşünce ve zihne bağlı yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu inceleyen bir bilimdi. Estetik de duyu ve duygulara bağlı bilgilerin doğruluğunu inceleyecekti. Yani estetik mantığın ikiz kardeşi veya duyulara dayalı bilgilerin mantığı olarak ortaya konmuştu.
- Sanatın evrensel nitelikleri genel bir tanıma gitmeyi engellese de, sanatın tanımı gerçekte hangi nedenle her dönem tartışma konusu olmuştur?
- A-) Sanatın geniş anlamlarının olması nedeni ile
- B-) Sanatın sadece yenilik niteliği nedeni ile
- C-) Sanatın sadece tek olma niteliği nedeni ile
- D-) Sanatın, toplumsal yaşamın bir sonucu olması nedeni ile
- Cevap E-) Sanatın bilim gibi kesin doğrularla tanımlanamaması nedeni ile
Açıklama: Sanatın tanımına ilişkin tartışmalar Antik dönem felsefecilerinden Platon’dan günümüze tartışılmaktadır. Dolayısıyla sanat, bilim gibi kesin doğrularla tanımlanamaması nedeni ile, her dönem tartışma konusu olmuştur.
- Sanatın, mutlak bir tanımını yapmak bu kavramın anlaşılması açısından olabilecek en güzel durum olabilir ancak bazı sanatçıların ve felsefecilerin, sanat ile ilgili düşüncelerine bakarsak sonsuza dek sanatın tek bir tanımının olmayacağını anlaşılmaktadır. Sanatın tanımı olarak, güzeli açıklayan sanata vurgu yaparak gerçekliğin taklit edilmesidir diyen felsefeci aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?r
- A-) Kant
- B-) Platon
- Cevap C-) Aristoteles
- D-) Hegel
- E-) Goethe
Açıklama: Aristoteles sanatın tanımı olarak; güzeli açıklayan sanata vurgu yaparak gerçekliğin taklit edilmesidir, demiştir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Sektörel fotoğrafçılık aşağıdakilerden hangisinin diğer adıdır?
- A-) Mimari fotoğraf
- B-) Sokak fotoğrafçılığı
- Cevap C-) Reklam fotoğrafçılığı
- D-) Stüdyo fotoğrafçılığı
- E-) Portre fotoğrafçılığı
Açıklama: Reklam fotoğrafçılığı ticari üretim alanlarını kapsadığı için, birçok sektörü ilgilendirmektedir. “Sektörel fotoğrafçılık’’ da denilen reklam fotoğrafçılığında, ihtiyaçlara göre görüntüler yeniden şekillendirilir ve yoğun bir yaratıcı süreç gerekir. Çalışma alanı stüdyo ve dış mekânlar olabilir. Büyük bütçeli kampanyalar söz konusu olduğunda ise uzman kadrolarla ve özel mekânlarda, özel ekipmanlarla çalışma zorunluluğu ortaya çıkabilir. Doğru cevap C’dir.
- İlk Daguerre portre çalışmalarına 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde açılan ticari atölyelerde başlanır. Poz süresinin on saniyeye düştüğü bu dönemde, yalnızca 1853’te New York’ta yüzden fazla Dagerotip atölyede üç milyon kadar portreden başka gezici fotoğrafçıların ürettikleri fotoğraflar da vardır. Portre çalışmanın yanı sıra Dagerotipler mimari ve peyzaj çalışmalarınıda yaparlar. Dagerotip atölyeler Avrupa’nın büyük kentlerinde hızla yayılır. Daguerre’nin en yaygın dönemi 1839-1850 arasını kapsar ve Daguerre en çok Amerika’da gelişir. Daguerre’nin en önemli sorunları aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir ?
I. Poz süresinin uzun olması,
II. Tek kopya olması,
III. Renk ve ton aralığının geniş olması,
IV. Metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu,
V. Oksitlenmeden etkilenmesi ayrıca metal levhanın çizilir olması.- A-) II, III, IV ve V
- B-) I, III, IV ve V
- Cevap C-) I, II, IV ve V
- D-) I, II, III ve V
- E-) I, II, III ve IV
Açıklama: İlk Daguerre portre çalışmalarına 1840’ta ABD’nin doğu sahillerinde açılan ticari atölyelerde başlanır. Poz süresinin on saniyeye düştüğü bu dönemde, yalnızca 1853’te New York’ta yüzden fazla Dagerotip atölyede üç milyon kadar portreden başka gezici fotoğrafçıların ürettikleri fotoğraflar da vardır. Portre çalışmanın yanı sıra Dagerotipler mimari ve peyzaj çalışmalarınıda yaparlar. Dagerotip atölyeler Avrupa’nın büyük kentlerinde hızla yayılır. Daguerre’nin en yaygın dönemi 1839-1850 arasını kapsar ve Daguerre en çok Amerika’da gelişir.
En önemli sorunları; poz süresinin uzun olması, tek kopya olması, renk ve ton aralığının olmaması, metal levhadan oluştuğundan ağır oluşu, oksitlenmeden etkilenmesi ayrıca metal levhanın çizilir olması biçiminde sıralandırılır.
- İlk defa 1970 sonrası gündeme gelen, düşünceyi ön plana alan ve kavramsal bir yanı olan sanat dönemi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
- Cevap A-) Güncel sanat
- B-) Şimdiki sanat
- C-) Modern sanat
- D-) Avangard sanat
- E-) Dışavurumcu sanat
Açıklama: Güncel sanat; ilk defa 1970 sonrası gündeme gelen “güncel sanat” uygulamaları, 1980 den sonra ve 1990’lı yıllarda sanat ortamlarının gündemini oluşturur. Düşünceyi ön plana alan ve kavramsal bir yanı olduğu için, izleyicinin güncel sanatla ilişkisi, geleneksel estetik değerleri bir yana bırakmayı zorunlu kılar.
- İnsanlık tarihi boyunca sağlanan gelişme ve ilerlemelere bağlı olarak toplumlarda ulaşılan maddi ve manevi varlıklarla, bilim, sanat ve kültürel anlamda ulaşılan aşama ve değerlerin tümüne ne ad verilir?
- A-) Teknoloji
- Cevap B-) Uygarlık
- C-) Zanaat
- D-) Sosyoloji
- E-) Sanat tarihi
Açıklama: Uygarlık, insanlık tarihi boyunca sağlanan gelişme ve ilerlemelere bağlı olarak toplumlarda ulaşılan maddi ve manevi varlıklarla, bilim, sanat ve kültürel anlamda ulaşılan aşama ve değerlerin tümüdür.
- İnsanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı fotoğraf türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Gündelik yaşam fotoğrafları
- B-) Sokak fotoğrafçılığı
- C-) Stüdyo fotoğrafçılığı
- D-) Belgesel fotoğrafçılığı
- Cevap E-) Portre fotoğrafçılığı
Açıklama: Portre Fotoğrafçılığı; insanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı bir fotoğraf türüdür.
- İnsanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı fotoğraf türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Sokak Fotoğrafçılığı
- Cevap B-) Portre Fotoğrafçılığı
- C-) Mimari Fotoğraf
- D-) Gündelik Yaşam Fotoğrafları
- E-) Reklam Fotoğrafçılığı
Açıklama: Portre Fotoğrafçılığı, insanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı bir fotoğraf türüdür. Portre fotoğrafları, sanat amaçlı veya ticari olsun, çok tercih edilen bir türdür. Doğru cevap B seçeneğinde verilmiştir.
- İnsanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı fotoğraf türü hangisidir?
- A-) Mimari fotoğraf (mekan Fotoğrafı)
- B-) Müzeler ve koleksiyonculuk
- Cevap C-) Portre Fotoğrafçılığı
- D-) Doğum fotoğrafçılığı
- E-) Reklam Fotoğrafçılığı
Açıklama: Portre Fotoğrafçılığı; İnsanın kişiliğini, duygusal durumunu ve diğer bilgilerini aktaran, ifadesinin kişiye özgü aktarıldığı bir fotoğraf türüdür
- İğne deliği olarak da bilinen,fotoğraf makinelerinin atası olan ve görüntüyü kopyalamaya yardımcı olan teknik hangisidir ?
- A-) Dslr
- B-) Sinematograf
- Cevap C-) Camera Obscura
- D-) Kinetoskop
- E-) Mimograf
Açıklama: Camera Obscura
- “Her çocuk bir sanatçıdır. Asıl sorun çocuğun büyüyüp gelişmesi sürecinde bir sanatçı olarak nasıl korunacağıdır.” diyen ünlü ressam hangisidir?
- Cevap A-) Pablo Picasso
- B-) Vincent Van Gogh
- C-) Henri Matisse
- D-) Leonardo da Vinci
- E-) Albrecht Dürer
Açıklama: “Her çocuk bir sanatçıdır. Asıl sorun çocuğun büyüyüp gelişmesi sürecinde bir sanatçı olarak nasıl korunacağıdır.” sözleri Pablo Picasso’ya aittir. Doğru yanıt A’dır.
Ünite 3
- “Bu tekniği uygulamak için ışıktan arındırılmış bir stüdyo, ev odası veya kapalı herhangi birmekân olabileceği gibi yine ışık almayan bir gece ortamında dış mekân da olabilir.”
Yukarıda bahsedilen teknik aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Işıkla boyama
- B-) Zoom in/out
- C-) Ters ışık
- D-) Tül etkisi
- E-) Pan tekniği
Açıklama: Işıkla boyama tekniği sayesinde fotoğrafa yeni başlayanların ilgisi canlı tutulur ve fotoğraf bir tutku hâline dönüşebilir. Bu tekniği uygulamak için ışıktan arındırılmış bir stüdyo, ev odası veya kapalı herhangi bir mekân olabileceği gibi yine ışık almayan bir gece ortamında dış mekân da olabilir.
- “Bu ölçümde sayısal fotoğraf makineniz çerçevenin tamamının üzerindeki ortalama ışık seviyesini ölçerek pozlama değeri oluşturur. Kısacası alanın tamamı üzerinden ölçüm yapmanız mümkün olur.”
Makinemizin üzerinde poz ölçüm modu bulunur. Bu mod dört çeşit ölçüm sunar. Yukarıda verilen tanım bu ölçümlerden hangisinin tanımıdır?- Cevap A-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- B-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- C-) Kısmi Ölçüm
- D-) Spot Ölçüm
- E-) Hiçbiri
Açıklama: Verilen tanım Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm’ ün tanımıdır.
- “Bulb” modu aşağıdakilerden hangisi için kullanılır?
- Cevap A-) 30 sn ve üstü pozlama yapmak için
- B-) Titreşimi azaltmak için
- C-) Parlaklığı azaltmak için
- D-) Hızlı bir an yakalamak için
- E-) Otomatik beyaz ayarı yapmak için
Açıklama: Pozlama sürenizi şartlara göre belirleyebilirsiniz. 15, 25 veya 40 saniye gibi değerleri deneysel olarak kullanabilirsiniz. Unutmayın bu teknik tecrübe kazandıkça mükemmel sonuçlar verecektir. 30 saniye ve üstü uzun pozlamalar için “Bulb” modu kullanın. “B” Bulb mod sayesinde istediğiniz süre kadar pozlama yapabilirsiniz.
- “Işığın fotoğraf makinesi içerisine fazla girmesi fotoğrafta parlaklığı artıracağı gibi, az girmesi fotoğrafın pozlama değerinin azalmasına neden olacak ve fotoğraf koyu olarak karşımıza çıkacaktır.” Bu dengeyi oluşturan ve pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram (Diyafram-Enstantane Hızı-ISO Hızı) hangi isimle anılmaktadır?
- A-) Pozlama Problemi
- B-) Fotoğraf Kriterleri
- C-) Üçlü Pozlama
- D-) Işık Üçgeni
- Cevap E-) Pozlama Üçgeni
Açıklama: Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. Fotoğrafa yeni başlayanların en korktuğu veya çözümleyene kadar çok zaman harcadığı önemli bir üçgendir. Doğru cevap E seçeneğidir.
- “İmleç pedini kullanarak bir odak alanından diğerine geçebilirsiniz. Otomatik odaklama sistemleri genellikle otomatik pozlama sistemi tarafından uygulanan genel bölgeleri kullanır ve bunları göstermek için tek ekran göstergeleri kullanır. Kullanımdaki netleme alanı genellikle parlak kırmızı bir ışık ile gösterilir. Bu modda, otomatik odaklama sistemi, çerçeveye nerede konumlandırılmış olursa olsun, kameraya en yakın konuyu arar ve buna odaklanır.”
Yukarıda verilen tanım Otomatik Netleme Parametrelerinden hangisine aittir ?- A-) Tek nokta otomatik odaklama
- B-) Dinamik odak alanı
- C-) Sürekli otomatik odaklama
- Cevap D-) Kullanıcı seçili netleme alanı
- E-) Odak kilidi
Açıklama: Yukarıda verilen tanım Otomatik Netleme Parametrelerinden “Kullanıcı seçili netleme alanı” nın tanımıdır.
- ->Bir fotoğrafın çekim tekniği olarak doğru pozlandığının ölçümünün yapıldığı grafiktir.
->Matematik dilinde olduğu gibi bir çeşit fotoğrafın sağlamasıdır.
->Bir görüntüdeki parlaklık değerlerinin aralığını gösteren grafiktir.
Yukarıda verilen özellikler aşağıdakilerden hangisine aittir?- A-) Spot ölçümü
- B-) Odak kilidi
- C-) Floresan
- Cevap D-) Histogram
- E-) Pozlama üçgeni
Açıklama: Histogram, profesyonel fotoğrafçıların çok önem verdiği bir araçtır. Verilen özellikler histograma ait olduğundan cevap D seçeneğidir.
- ………………….. yöntemi ile makine değerine ilave olarak seçtiğiniz fazla ve az pozlama ile birlikte 3 kare birden çekilir. Böylece fotoğraflar içinde işinize hangisi geliyorsa o tercih edilebilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?- A-) Hizalama
- Cevap B-) Basamaklama
- C-) HD
- D-) Çaprazlama
- E-) AEB
Açıklama: Basamaklama yöntemi ile makine değerine ilave olarak seçtiğiniz fazla ve az pozlama ile birlikte 3 kare birden çekilir. Böylece fotoğraflar içinde işinize hangisi geliyorsa o tercih edilebilir. Bu kareler (+,-) 1-2 Durak olduğu gibi tıpkı poz telafisindeki gibi (+,-) 1/3, 1/2. 2/3 gibi ara değerler de olabilir. İşlem otomatik ve oldukça basittir. Makine aynı kadrajdan arka arkaya çekim yaptığından herhangi bir kayıp oluşmaz. Bu üç fotoğrafın çekilmesi sadece doğru pozlamanın oluşmasını sağlamaz. Ayrıca özel bir teknik ile birleştirilerek daha geniş dinamik aralık elde edilmesini sağlar. Bu tekniğe kısaca HDR denir. Doğru cevap B şıkkıdır.
- 1826-27 yılında çekilmiş La Gras isimli ilk fotoğraf kim tarafından çekilmiştir?
- Cevap A-) Joseph Nicéphore Niépce
- B-) Leonardo Da Vinci
- C-) Louis Jacques Mande Daguerre
- D-) Paolo Toscanelli
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fotoğrafın tarihsel gelişimi Fransız mucit Nicéphore Niépce (1765-1833) tarafından 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras en eski fotoğraftır. Fotoğrafın dünyaya ilanı 1839’u bulur.
- 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras fotoğrafının hangi mucit çekmiştir?
- Cevap A-) Niépce
- B-) Schulze
- C-) Wedgwood
- D-) Daguerre
- E-) Ibn Al-Haytam
Açıklama: Fotoğrafın tarihsel bulunuş ve gelişim süreci içinde öne çıkan isim Fransız Joseph Nicéphore Niépce’dir. Niépce ışık yardımı ile görüntü elde eden ilk kişidir. Fotoğrafın tarihsel geli- şimi Fransız mucit Nicéphore Niépce (1765-1833) tarafından 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras en eski fotoğraftır.
- 1840 yılında fotoğraf tarihinin ilk portre fotoğrafını çeken kişi aşağıdakilerden hangisidir ?
- Cevap A-) John William Draper
- B-) Dorothy Catherine Draper
- C-) Robert Cornelius
- D-) Alphose Giroux
- E-) Hippolyte Bayard
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir.
- 1844’te yayınlanan “The Pencil Of Nature” isimli kitap kime aittir?
- A-) John William Draper
- B-) Roger Fenton
- C-) Alphose Giroux
- Cevap D-) William Henry Fox Talbot
- E-) Hippolyte Bayard
Açıklama: William Henry Fox Talbot, 1844’te Gümüş Klorür kağıdındaki fotoğraflarla resmedilen The Pencil Of Nature, Doğanın Kalemi adlı kitabını yayımladı16. Bu ticari olarak yayımlanan ilk fotoğraflı resimli kitap idi.
- 1855’te ilk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçenin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilen fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Roger Fenton
- B-) Hippolyte Bayard
- C-) Stephen Henry Horgan
- D-) Oskar Barnack
- E-) James Clark Maxwell
Açıklama: 1855’te İngiliz Roger Fenton (1819-1869) ilk
savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım
Savaşı’nı görüntülemek için gönderilmişti.
- 1930 yılında değiştirilebilir objektife sahip ilk 35 mm kamerayı üreten fotoğraf makinasının adı nedir?
- A-) Kodak
- Cevap B-) Leica
- C-) Canon
- D-) Agfa
- E-) Minolta
Açıklama: Oskar Barnack(1879-1936), 1913’te Ernst Leitz Optische Werke adlı ilk 35 mm kamerayı yapan bir mucit ve Alman fotoğrafçıydı. Yurt dışında fotoğraf çekebilmek için kameraların boyutunu ve ağırlığını azaltmayı önerdi. Kameraya verilen isim Leica, Lei tz Camera’dan elde edilen bir anagramdı. Leica I, 1927 yılında satışa başladı. 1930 yılında
Leica değiştirilebilir objektife sahip ilk 35 mm kamerayı üretti.
- 50 ISO değerinin ışığa göre kullanımı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı.
- B-) Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava. İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
- C-) Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma.
- D-) Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğukoşullar.
- E-) Akşam ve çok az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
Açıklama: Iso 50 veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı
- Bu yöntem ile makine değerine ilave olarak seçtiğiniz fazla ve az pozlama ile birlikte 3 kare birden çekilir. Böylece fotoğraflar içinde işinize hangisi geliyorsa o tercih edilebilir. Yukarıda verilen açıklama aşağıdaki seçeneklerden hangisine aittir?
- A-) Yıldız pozlama
- B-) Enstantane
- Cevap C-) Basamaklama
- D-) Odaklama
- E-) Işık ölçümü
Açıklama: Verilen açıklama Basamaklama (Bracketing) yöntemine aittir. Doğru cevap C seçeneğidir.
- “Genellikle küçük bir ampulle sembolize edilir. Bu ayarı fotoğraf makinenizde seçtiğinizde, akkor ampul aydınlatmasının fotoğrafınıza vereceği sarartmayı dengeleyerek fotoğraftaki renklerinizi soğutacaktır.” Yukarıda verilen açıklama hangi temel beyaz dengesi ayarına aittir?
- A-) Otomatik (Auto WB)
- Cevap B-) Tungsten
- C-) Floresan
- D-) Bulutlu
- E-) Gölge
Açıklama: Verilen açıklama tungsten ayarına aittir. Bu ayar ile gerçeğe yakın bir renk dengesi yakalanır. Doğru cevap B seçeneğidir.
- 1. Çok parlak veya çok karanlık sahneler
2. Yüksek anahtar (high key) portre pozlamaları
3. Karlı sahneler
4. Plaj, deniz yansıması olan sahneler
5. Büyük miktarda parlak gökyüzü içeren sahneler
Yukardakilerden hangileri pozlama telafisi fotoğraf çekim teknikleri içerisinde pozlama üçgenine destek olur?- Cevap A-) I, II, III, IV ve V
- B-) I, II ve III
- C-) II, III, IV ve V
- D-) I ve II
- E-) IV ve V
Açıklama: Pozlama telafisi fotoğraf çekim teknikleri içerisinde hangi şartlarda pozlama üçgenine destek olur:
1. Çok parlak veya çok karanlık sahneler
2. Yüksek anahtar (high key) portre pozlamaları
3. Karlı sahneler
4. Plaj, deniz yansıması olan sahneler
5. Büyük miktarda parlak gökyüzü içeren sahneler
6. Arkadan aydınlatmalı konular
7. Gece sahneleri
8. Manzara doku pozlamaları
- 1. 50mm f/1.4 veya f/1.8
2. 16x35mm f2.8, veya 16x50mm
3. 24x70 mm f2.8
4. 85 mm f1.2
5. Dar mekânlar 35mm altında geniş açı lensler
Yukardakilerden hangileri Mimari fotoğrafçılıkta kullanılması gereken temel lenslerdendir?- Cevap A-) I, II, III, IV ve V
- B-) I, II, III ve IV
- C-) III, IV ve V
- D-) I, II ve III
- E-) I ve II
Açıklama: Fotoğrafçılıkta çok genel bir söylem vardır: iyi bir fotoğraf makinesi mi, iyi bir lens mi profesyoneller bu soruya hep iyi bir lens cevabı verirler. Mimari fotoğrafçılıkta kullanılması gereken temel lensleri örneklenecek olursa:
• 50mm f/1.4 veya f/1.8
• 16x35mm f2.8, veya 16x50mm
• 24x70 mm f2.8
• 85 mm f1.2
• Dar mekânlar 35mm altında geniş açı lensler
• Uzak çekimler için kısmen telefoto lensler
Geniş açı veya balık gözüne yakın lensler dar mekânlarda etkili sonuçlar almanızı sağlar.
- 1. Işık koşullarına göre 1/15 ve 1/60 enstantane hızları deneyebilirsiniz.
2. Çekecek olduğunuz hareketli nesnenin yoluna paralel olacak şekilde yerleşiniz. Bu sayede odaklamanız daha kolay olacaktır.
3. Deklanşörü serbest bıraktığınızda, çekim tamamlandıktan sonra konuyla birlikte herekete kaydırma yapmaya devam edin.
4. Konu yaklaştıkça makinenizle izlemeye başlayın. Kameranızın ekstra desteği için, döner başlıklı bir monopod veya tripod kullanmak doğru olacaktır.
5. Otomatik odak izlemeli bir kameranız varsa, deklanşör düğmesine yarım basarak kameranın odaklanmasını sağlayabilirsiniz. Kameranız yeterince hızlı otomatik odaklanmaya sahip değilse, fotoğraf makinesini deklanşörü bıraktığınız noktaya önceden odaklamanız gerekir.
Yukardakilerden hangileri iyi bir pan tekniği için ip uçları içermektedir?- A-) I, II ve III
- B-) III, IV ve V
- C-) II, III ve IV
- D-) I, II, III ve IV
- Cevap E-) I, II, III, IV ve V
Açıklama: İyi bir pan tekniği için ip uçları,
* İlk kez denemeye karar verdiğinizde biraz daha yavaş bir deklanşör hızı seçin 1/30 gibi. Daha son- raları ışık koşullarına göre 1/15 ve 1/60 enstantane hızları deneyebilirsiniz.
* Konuyla aranıza başka bir nesnenin (insan, direk, ağaç vs.) girmeyeceği bir konum seçmeniz yara- rınıza olacaktır.
* Sonuçların iyi olması için, konumunuzu, çekecek olduğunuz hareketli nesnenin yoluna paralel olacak şekilde yerleşiniz. Bu sayede odaklamanız daha kolay olacaktır.
* Konu yaklaştıkça makinenizle izlemeye başlayın. Kameranızın ekstra desteği için, döner başlıklı bir monopod veya tripod kullanmak doğru olacaktır.
* Otomatik odak izlemeli bir kameranız varsa, deklanşör düğmesine yarım basarak kameranın odaklanma- sını sağlayabilirsiniz. Kameranız yeterince hızlı otomatik odaklanmaya sahip değilse, fotoğraf makinesini deklanşörü bıraktığınız noktaya önceden odaklamanız gerekir.
* Deklanşörü serbest bıraktığınızda, çekim tamamlandıktan sonra konuyla birlikte herekete kaydır- ma yapmaya devam edin.
- 1. SLR
2. Diyafram
3. DSLR
4. Enstantane Hızı
5. ISO Hızı”
Yukarıdakilerden hangileri pozlama üçgeninin üç temel kavramıdır?- A-) I, II ve IV
- Cevap B-) II, IV ve V
- C-) II, III ve IV
- D-) III, IV ve V
- E-) I, IV ve V
Açıklama: Pozlama açık tanımıyla “ışığı dengelemek” anlamına gelir. Bu dengeyi oluşturan ve pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı” dır. Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. Fotoğrafa yeni başlayanların en korktuğu veya çözümleyene kadar çok zaman harcadığı önemli bir üçgendir. İçerisinde fizik, geometri, matematik ve elektirik/elektronik vs. bilim alanlarını da ilgilendiren problemler yer alır. Ancak unutulmamalıdır ki bu üçgeni kavramak öyle korkulduğu gibi zor değildir. Kavrandığı takdirde de gerek estetik gerekse de yaratıcı fotoğraf çekmenin altın anahtarı olarak görülür. Doğru cevap B şıkkıdır.
- At yarışlarını birden çok kamerayla, birden çok açıdan fotoğrafladı ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştiren fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) William Henry Fox Talbot
- B-) Nicéphore Niépce
- C-) Thomas Wedgwood
- D-) Louis Jacques Mande Daguerre
- Cevap E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Eadweard Muybridge (1830-1907) birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan İngiliz doğumlu bir fotoğrafçı. Muybridge, at yarışlarını birden çok kamerayla birden çok açıdan fotoğrafladı ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştirdi.
- Aşağıda Pozlama Üçgeni bileşenleriyle ilgili verilen ifadelerden hangisi yada hangileri doğrudur?
I-) Diyafram ışığın sensöre ne kadar düşeceğini belirler
II-) Enstantane hızı ışığın sensöre düşme süresini belirler
III-) ISO, algılayıcının ışığa duyarlılık durumunu belirler
IV-) Diyafram açıklığı “S” ile ifade edilir
V-) Enstantane hızı “f” ile ifade edilir- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- C-) III ve IV
- D-) IV ve V
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Diyafram açıklığı “f” ile, Enstantane hızı “S” ile ifade edilir. Diğer ifadeler doğrudur. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Aşağıda verilen seçeneklerden hangisi pozlama üçgeni kavramlarından biri olan diyafram ile ilgili doğru değildir?
- A-) Diyafram hem alan derinliğini hem de pozlamayı kontrol eder.
- B-) Fotoğraflar üzerinde yaratıcı çekim teknikleri uygulamak için harika bir araçtır.
- C-) Fotoğraf makinesi içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder.
- Cevap D-) Perde, obtüratör, shutter, örtücü ve pozlama süresi gibi isimlerle de adlandırılır.
- E-) Fotoğrafın ne kadar flu olması gerektiği üzerine yaratıcı kontrol sağlar.
Açıklama: Verilen A,B,C ve E seçeneklerindeki ifadeler diyaframa ait olurken, D seçeneği enstantane hızına aittir. Bu sebeple cevap D seçeneğidir.
- Aşağıda verilen teknikler ve yöntemler eşleştirmesinde hangisi yada hangileri doğrudur?
I. Hareketi dondurma – Yüksek enstantane hızı
II. Hareketi pozlama - Düşük enstantane hızı
III. Sis fotoğrafı – Otomatik fokus ayarı kullanmak
IV. Manzara fotoğrafında netlik – Kısık diyafram- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- Cevap C-) I, II ve IV
- D-) II, III ve IV
- E-) III ve IV
Açıklama: Hareketi dondurmanın teknik olarak yolu yüksek enstantane hızından geçer. Hareketi pozlamada, hareketi dondurmada kullandığımız yüksek enstantane hızının tersine düşük enstantane hızları deneyerek hareket flulaştırılır. Sis fotoğrafı çekerken yapmamız gereken ilk şey makinemizin fokus ayarlarını kontrol etmemiz olacaktır. Makineniz eğer otomatik fokus ayarında ise netleme yapmakta büyük zorluklar yaşarsınız. Pozlama ve netlik, manzara fotoğraflarında en çok aranan özelliklerden bir tanesi netliktir. Bu netlik için geniş bir alan derinliği elde ederek her şeyi net görmek istiyorsanız, diyafram “f” değerinizin f/12, f/16 ile f/18 gibi bir aralıkta olması sonuç almanızı sağlayacaktır.
- Aşağıdaki seçeneklerden hangisi uzun pozlama tekniklerinden biri değildir?
- A-) Yıldız Pozlama
- B-) Mavi Zaman
- C-) Işık İzleri Pozlaması
- D-) Tül Etkisi
- Cevap E-) Kar Fotoğrafı
Açıklama: Verilen A,B,C ve D seçenekleri uzun pozlama tekniklerindendir. Kar fotoğrafı ise bu gruba dahil değildir. Bu sebeple cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi “Diyafram”ın özelliklerinden biridir?
- A-) Diyafram, lens açıklığının geniş ve dar olduğunun belirleyicisidir.
- B-) Fotoğraf makinesi içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder.
- C-) Fotoğrafın konuya ne kadarının odaklandığı ve ne kadar flu olması gerektiği üzerine yaratıcı kontrol sağlar.
- D-) Sayısal makinelerde sensöre düşecek olan ışık miktarını düzenleyen mekanizma diyaframdır. İlişkilendirecek olursak makinenizin göz bebeği konumundadır.
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: A, B, C, D şıklarının hepsi Diyaframın özelliklerinden biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi 10. yüzyılda ışık ışınlarının doğrusal yayılımı ilkesini bulmuştur?
- Cevap A-) Ibn Al-Haytam
- B-) Aristo
- C-) Leonardo da Vinci
- D-) Paolo Toscanelli
- E-) Gemma Frisius
Açıklama: MÖ 4. yüzyılda Aristo;
10. yüzyılda ise ışık ışınlarının doğrusal yayılımı
ilkesini bulan Ibn Al-Haytam; 15. yüzyılda Leonardo
da Vinci ve Paolo Toscanellı; 16. yüzyılda
Gemma Frisius ve 19. yüzyılda Sir David Brewster
karanlık bir ortama açılan iğne deliğinden sızan
ışığın giziyle ilgilendiler.
- Aşağıdakilerden hangisi 16.yüzyılda karanlık bir ortama açılan iğne deliğinden sızan ışığın giziyle ilgilenmiştir?
- A-) Aristo
- B-) Ibn Al-Haytam
- Cevap C-) Gemma Frisius
- D-) Leonardo da Vinci
- E-) Sir David Brewster
Açıklama: MÖ 4. yüzyılda Aristo, 10. yüzyılda ise ışık ışınlarının doğrusal yayılımı ilkesini bulan Ibn Al-Haytam, 15. yüzyılda Leonardo da Vinci ve Paolo Toscanellı, 16. yüzyılda Gemma Frisius ve 19. yüzyılda Sir David Brewster karanlık bir ortama açılan iğne deliğinden sızan ışığın giziyle ilgilenmiştir. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Camera Obscura’nın kelime anlamıdır?
- A-) Karanlık ev
- B-) Ters ışık
- Cevap C-) Karanlık kutu
- D-) Çizmek
- E-) Atmosfer
Açıklama: Fotoğraf
ve kameranın bulunmasına neden olan fotoğraf
literatüründe karanlık oda ya da karanlık kutu
anlamına gelen kamera obscura (pinhole) iğne
deliği muhtemelen doğanın gerçek görüntüsünü
yansıtabilen ilk cihazdır.
- Aşağıdakilerden hangisi HDR fotoğrafların sıklıkla kullanıldığı sektörler arasında yer almaktadır?
- A-) Eğitim
- B-) Giyim
- C-) Bankacılık
- D-) Havacılık
- Cevap E-) Turizm
Açıklama: Yüksek dinamik aralık anlamına gelen HDR’nin temel prensibi aynı çerçeveden oluşturulan fotoğraflarda aydınlık ve karanlık yüzey arasındaki temel ışık farklarının şiddetini ortaya koymaktır. HDR fotoğraflar turizm, tanıtım ve reklam sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ISO hızı değerlerinin ışığa göre kullanım koşullarından birisi değildir?
- A-) ISO 50-veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı.
- Cevap B-) ISO 5000- Gece ve hiç ışığın olmadığı yerler .
- C-) ISO 100- Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava veya stüdyo ışığı.
- D-) ISO 200- Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
- E-) ISO 3200- Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
Açıklama: ISO hızı değerlerinin ışığa göre kullanım koşulları;
ISO 50- veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı.
ISO 100- Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava veya stüdyo ışığı.
ISO 200- Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
ISO 400- Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava. İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
ISO 800- Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma.
ISO 1600- Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
ISO 3200- Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
Doğru cevap B şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Kameranın daha yüksek hızlarda çekim yapmasını sağlar?
- Cevap A-) Elektronik perde
- B-) Diyafram
- C-) Enstantane
- D-) Mekanik perde
- E-) Hepsi
Açıklama: Elektronik perdeler genellikle kameraların daha yüksek hızlarda çekim yapmalarını sağlar,
- Aşağıdakilerden hangisi Mimari fotoğraf çekimlerinde kullanılması gereken lens örneklerinden birisi değildir?
- A-) 50mm f/1.4 veya f/1.8
- B-) 24x70 mm f2.8
- C-) Uzak çekimler için kısmen telefoto lensler
- Cevap D-) Dar mekânlar 35mm üstünde dar açı lensler
- E-) 85 mm f1.2
Açıklama: Lens Seçimi, Mimari fotoğrafçılık için en önemli teknik birikimlerden birisi kullanılacak teknik ekipmana hakim olmaktır. Bunlar içerisinde en önemlisi lenslerdir. Fotoğrafçılıkta çok genel bir söylem vardır: iyi bir fotoğraf makinesi mi, iyi bir lens mi profesyoneller bu soruya hep iyi bir lens cevabı verirler. Mimari fotoğrafçılıkta kullanılması gereken temel lensleri örneklenecek olursa:
• 50mm f/1.4 veya f/1.8
• 16x35mm f2.8, veya 16x50mm
• 24x70 mm f2.8
• 85 mm f1.2
• Dar mekânlar 35mm altında geniş açı lensler
• Uzak çekimler için kısmen telefoto lensler
Geniş açı veya balık gözüne yakın lensler dar mekânlarda etkili sonuçlar almanızı sağlar. Aynı zamanda mimari yapıların bütünü üzerinde bir hiyerarşik abartı ve görkem sağlamanız mümkündür. Özellikle iç mekânlar sıkışık alanlarda 160 derece gibi bir alanı tarama şansı size verir. Yine ticari otel çekimlerinde dar odalarda, banyolarda mekânı tarama şansınız çok fazladır. Geniş açı lensler fotoğrafçılık anlamında bir de handikaba sahiptir. Bu tür lenslerin oluşturacağı bombeleşme etkisi, distorsiyon ve perspektif sapmaları gözü rahatsız eder. Bu tür sonuçları düşünerek çekim yapmalı ve gerektiği takdirde yazılımlardan perspektif düzeltme desteği alınmalıdır. Doğru cevap D şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Otomatik Netleme Parametrelerinden biri değildir?
- A-) Makro kilitleme
- B-) Odak kilidi
- C-) Kullanıcı seçili netleme alanı
- D-) Sürekli otomatik odaklama
- Cevap E-) Tek nokta manuel odaklama
Açıklama: Otomatik Netleme Parametreleri:Tek nokta otomatik odaklama,Dinamik odak alanı,Sürekli otomatik odaklama,Kullanıcı seçili netleme alanı,Odak kilidi,Makro kilitleme
- Aşağıdakilerden hangisi Portre Fotoğrafçılığında kullanılan İp Uçlarından biridir?
- A-) Işık Ölçümü
- B-) Netlik
- C-) Alan Derinliği
- D-) Lens seçimi
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: A, B, C, D şıklarının hepsi Portre Fotoğrafçılığında kullanılan İp Uçlarından biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi Poz Ölçüm Modlarından biri değildir?
- A-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- Cevap B-) Beyaz ayarı
- C-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- D-) Kısmi Ölçüm
- E-) Spot Ölçüm
Açıklama: Doğru cevap B’dir. Beyaz ayarı bu ölçümlerden değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi Uzun Pozlama Tekniğinde Kullanılacak İp Uçlarından biridir?
- A-) Çekim güvenliği ve hazırlığı için, çekim yapacağınız bölgeye çekimden birkaç saat önce gidin. Çekim öncesi kurgunuzu yapın. Mutlaka çekim sonrası için planlamalarınızı yapın.
- B-) Öncelikle makinemizi tripod üzerine takıp, seçilen bölgeye sağlamca yerleştirerek en doğru çekim açısını seçin. Bu açı seçimi esnasında ufuk çizgisi de çerçeve içerisindeyse düz olduğundan ve kompozisyon kurallarınıza göre yerleştiğinden emin olun.
- C-) Makinenizde noise azaltma seçeneği mevcutsa, uzun pozlama gürültü azaltma özelliğini etkinleştirin (Sensör uzun pozlama esnasında ısındığında nois oluşturur, fotoğrafta görülen çirkin bir gürültüdür ve ortadan kaldırılması kolay değildir).
- D-) Çekim esnasında titreşim yaratmaması ve çektiğimiz karelerde netlik kaybına yol açmaması için VR (vibration reduction) titreşim azaltma özelliğini mutlaka kapatmalıyız.
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: A, B, C, D şıklarının hepsi Uzun Pozlama Tekniğinde Kullanılacak İp Uçlarından biridir,
- Aşağıdakilerden hangisi bazı kameraların bir fotoğrafik görüntünün kırmızı, yeşil ve mavi renk kanallarının tek tek histogramlarının görüntülenmesi ve birleşik histogramla birbiriyle ilişkili olarak üçünü göstermesi olanak tanımlanır?
- A-) Hareketi dondurma
- Cevap B-) RGB histogramı
- C-) Luminance Histogramı
- D-) Yıldız pozlama
- E-) Mavi zaman
Açıklama: RGB histogramı, bazı kameralar bir fotoğrafik görüntünün kırmızı, yeşil ve mavi renk kanallarının tek tek histogramlarının görüntülenmesine ve birleşik histogramla birbiriyle ilişkili olarak üçünü göstermesine olanak tanımaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi beyaz ayarı türlerinden değildir?
- A-) Tungsten
- Cevap B-) Histogram
- C-) Floresan
- D-) Flaş
- E-) Bulutlu
Açıklama: Beyaz ayarı türleri şunlardır: otomatik (Auto WB), tungsten, floresan, doğrudan güneşli, gün ışığı, flaş, bulutlu, gölge, manuel (belirlenmiş) beyaz dengesi ayarları. Histogram ise bir fotoğrafın çekim tekniği olarak doğru pozlandığının ölçümünün yapıldığı grafiktir.
- Aşağıdakilerden hangisi el boyaması olmayan ilk renkli fotoğrafı üretmeyi başarmıştır?
- A-) Oskar Barnack
- B-) Stephen Henry Horgen
- C-) Roger Fenton
- Cevap D-) James Clark Maxwell
- E-) Hippolyte Bayard
Açıklama: 1861’de James Clark Maxwell, el boyaması olmayan ilk renkli fotoğrafı üretmeyi başarmıştı.
- Aşağıdakilerden hangisi elektronik perdelerin mekanik perdelerden farklarından biri değildir?
- A-) Genellikle kameraların daha yüksek hızlarda çekim yapmalarını sağlarlar.
- B-) Fotoğrafın içerisinde daha fazla gürültü(kumlanma, noise) oluşur.
- C-) Kameranın pilini çabuk boşaltırlar.
- Cevap D-) Kameranın içinde yukarı ve aşağı hareket eden fiziksel bir parçadır.
- E-) Bir elektrik dalgası sensöre ne zaman kayıt yapılacağını iletir.
Açıklama: D şıkkındaki ifade, mekanik perdelerin bir özelliğidir, bu nedenle doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi enstantane hızı için kullanılan diğer isimlerden biridir ?
- A-) Perde
- B-) Obtüratör
- C-) Shutter
- D-) Pozlama süresi
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Hepsi enstantane hızı için kullanılan diğer isimlerden biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğraf kelimesinin anlamıdır?
- A-) Anı kaydetmek
- B-) Hatıralar biriktirmek
- Cevap C-) Işık yardımı ile iz bırakmak
- D-) Tarihe not düşmek
- E-) Cisimleri hafızaya almak
Açıklama: Fotoğrafın kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğraf makinalarındaki beyaz ayarlarından biri değildir?
- Cevap A-) Histogram
- B-) Tungsten
- C-) Floresan
- D-) Gün Işığı
- E-) Flaş
Açıklama: Histogram: profesyonel fotoğrafçıların çok önem verdiği bir araçtır. Bir fotoğrafın
çekim tekniği olarak doğru pozlandığının ölçümünün yapıldığı grafiktir.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğraf makinesinin içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder?
- A-) Enstantene
- B-) Pozlama
- Cevap C-) Diyafram
- D-) Deklanşör
- E-) ISO
Açıklama: Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder. Doğru yanıt C seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğraf tarihinin ilk portre fotoğrafını çekmiştir?
- A-) Hippolyte Bayard
- Cevap B-) John William Draper
- C-) Louis Daguerre
- D-) Alphose Giroux
- E-) William Henry Fox Talbot
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf
tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi fotoğrafın negatiften üretilmiş tekniğine verilen addır?
- Cevap A-) Kalotip
- B-) Reaksiyon
- C-) Obscura
- D-) Heliogram
- E-) Dagerotip
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır. Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş ve bu teknik Calotype ya da Kalotip diye adlandırılmıştır. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi günümüz fotoğraf makinelerinin atasıdır ?
- A-) Kalotip
- B-) Kamera
- C-) Ayna
- D-) Mercek
- Cevap E-) Obscura
Açıklama: Obscura günümüz fotoğraf makinelerinin atasıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi ilk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilmiş olan kişidir?
- Cevap A-) Roger Fenton
- B-) William Henry Fox Talbot
- C-) Stephen Henry Horgan
- D-) Oskar Barnack
- E-) James Clark Maxwell
Açıklama: 1855’te İngiliz Roger Fenton (1819-1869) ilk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilmişti.
- Aşağıdakilerden hangisi iyi bir pan tekniği için yapılması gerekenlerden değildir?
- A-) 1/15, 1/60 enstantene hızları ayarlamak.
- B-) Hareketli nesnenin yoluna paralel olacak şekilde yerleşmek.
- C-) Döner başlıklı tripod kullanmak.
- Cevap D-) Çekim tamamlandıktan sonra kamerayı sabit tutmak.
- E-) İzlemeyi makineden yapmak.
Açıklama: İyi bir pan tekniği için deklanşörü serbest bıraktığınızda, çekim tamamlandıktan sonra konuyla birlikte harekete kaydırma yapmaya devam edin.
- Aşağıdakilerden hangisi karanlık kutunun deliğine bir mercek yerleştirerek daha net bir görüntü elde edilebileceğini kanıtlayan kaşiftir?
- A-) David Brewster
- B-) Gemma Frisius
- C-) Paolo Toscanelli
- Cevap D-) Danielo Barbaro
- E-) Leonardo da Vinci
Açıklama: 1490 yıllarında Da Vinci, doğrusal perspektifi çoğaltmak için tasarlanmış bir aygıt olarak kamera obscurayı tanımlamış, Danielo Barbaro adlı bir Venedikli ise karanlık kutunun deliğine bir mercek yerleştirerek daha net bir görüntü elde edilebileceğini kanıtlamıştır. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi lens açıklığının geniş ve dar olması konusunu belirleyen kavrama verilen addır?
- Cevap A-) Diyafram
- B-) Enstantane hızı
- C-) ISO hızı
- D-) Lens
- E-) Objektif
Açıklama: Fotoğraf makinesi üzerindeki lensler ışığı toparlar ve odaklarlar ve bu odaklama için ışık gereklidir. Diyafram bu sırada devreye girer. Kısacası lens açıklığının geniş ve dar olduğunun belirleyicisidir. Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi mimari fotoğrafçılıkta kullanılması gereken temel lens örneklerinden biri değildir ?
- Cevap A-) 40mm f/1.4 veya f/1.8
- B-) 50mm f/1.4 veya f/1.8
- C-) 24x70 mm f2.8
- D-) 85 mm f1.2
- E-) 16x35mm f2.8, veya 16x50mm
Açıklama: 40mm f/1.4 veya f/1.8 mimari fotoğrafçılıkta kullanılması gereken temel lens örneklerinden biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi mimari yapıların dar mekanlarını fotoğraflarken kullanılması önerilen lenstir?
- A-) 50mm f/1.4 lensler
- B-) 24x70 mm f2.8 lensler
- Cevap C-) 35mm altında geniş açı lensler
- D-) 85 mm f1.2 lensler
- E-) Telefoto lensler
Açıklama: Geniş açı veya balık gözüne yakın lensler darmekânlarda etkili sonuçlar almanızı sağlar. Aynı zamanda mimari yapıların bütünü üzerinde bir hiyerarşik abartı ve görkem sağlamanızı mümkün kılar. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi otomatik netleme parametrelerinde yer alan ayarlamalar arasında bulunmaz?
- A-) Tek noktaotomatikodaklama
- B-) Dinamik odak alanı
- C-) Sürekli otomatik odaklama
- D-) Kullanıcı seçili netleme alanı
- Cevap E-) Ortalama odak noktası
Açıklama: Soru kökünde ifade edilen ayarlamalar arasında “ortalama odak noktası” bulunmamaktadır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi otomatik netleme parametrelerinden biri değildir?
- Cevap A-) Merkez ağırlıklı ölçüm
- B-) Dinamik odak alanı
- C-) Sürekli otomatik odaklama
- D-) Kullanıcı seçili netleme alanı
- E-) Makro kilitleme
Açıklama: Merkez ağırlıklı ölçüm, poz ölçüm modlarından birisidir. Diğer seçenekler ise otomatik netleme parametrelerinden olduğu için cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi otomatik netleme parametrelerinden birisi değildir?
- A-) Dinamik odak alanı
- B-) Sürekli otomatik odaklama
- C-) Odak kilidi
- D-) Makro kilitleme
- Cevap E-) Spot ölçüm
Açıklama: Doğru cevap E şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi portre fotoğraflarında kaçınılması gereken unsurlardan biridir?
- A-) Çekim dosya modu olarak RAW+JPG kullanılması
- B-) Netlik
- C-) Arka plânın flu veya koyu olması
- D-) Gün ışığı
- Cevap E-) Ters ışık
Açıklama: Portre çekimlerinde ters ışıktan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Ters ışık yüzde aydınlanma olmayacağı için kararma yaratacaktır. Model veya modellerin ifadesi kaybolacaktır. Ters ışıkta portre çekme zorunluluğunda kalmışsanız, mutlaka dolgu, flaş veya bir reflektör gibi yardımcı ekipmanlarla yüzde aydınlanma sağlayabilirsiniz.
- Aşağıdakilerden hangisi portre fotoğrafçılığı ile ilgili doğrudur?
- A-) Kamera ve konu arasındaki uzaklık arttıkça fon fluluğu arttırılabilir.
- B-) Portre çekimlerinde ters ışık olmasına dikkat edilmelidir.
- C-) Portre çekimlerinde en ideal ışık gece ışığıdır.
- D-) Arka plan uygulamasında ikinci bir portreden destek alınamaz.
- Cevap E-) Portrede çene bölgesinden kesilerek kesinlikle çerçeveleme yapılmamalıdır.
Açıklama: Verilen A seçeneğinin aksine, kamera ve konu arasındaki uzaklık yaklaştıkça fon fluluğunu arttırmak mümkündür; B seçeneğindeki ifadenin aksine, portre çekimlerinde ters ışıktan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. C’nin tam tersi olarak portre çekimlerinde en ideal ışık gün ışığıdır ve son olarak D’deki ifadenin aksine, arka plan uygulamalarında çok kullanılan bir yöntemde ikinci bir portreden destek alınmasıdır. Doğru bilgi verilen ifade ise E seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi poz ölçüm modlarından birisi değildir?
- A-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- B-) Merkez Ağırlıklı ölçüm
- C-) Kısmi ölçüm
- D-) Spot ölçüm
- Cevap E-) Otomatik odaklama hızı
Açıklama: Doğru cevap E şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi poz ölçüm modu değildir?
- A-) Matrix Ölçüm
- B-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- C-) Kısmi Ölçüm
- Cevap D-) Tam ölçüm
- E-) Spot Ölçüm
Açıklama: Poz Ölçüm Modları: Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm, Merkez Ağırlıklı Ölçüm, Kısmi Ölçüm, Spot Ölçüm.
- Aşağıdakilerden hangisi poz ölçüm modunun sunduğu ölçüm şekillerinden birisi değildir?
- A-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- B-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- C-) Kısmi Ölçüm
- D-) Spot Ölçüm
- Cevap E-) Tam Ölçüm
Açıklama: Tam ölçüm adında bir ölçüm çeşidi poz ölçüm modları arasında yer almamaktadır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi pozlama telafisi için doğrudur?
- Cevap A-) Çekim yaparken kameranızın dahili ölçer tarafından seçilen pozlama değerlerini ayarlamanızı sağlayan bir özelliktir.
- B-) Birbirine eş değer olan kombinasyonları belirler.
- C-) Kameranın mod kadranında S veya Tv (Canon ve Pentax kullanıcıları için) sembolü ile belirtilir.
- D-) Fotoğraf makinenizin ışığa ne kadar duyarlı olduğunu kontrol eder.
- E-) Hareketsiz fotoğrafçılık için, bu ayar genellikle en iyi seçim olarak görülür.
Açıklama: Pozlama üçgenine yardımcı olarak diyafram ayarlarınıza destek olacak olan bir önemli konu da poz telafisidir. Pozlama değer telafisi olarak adlandırılan “Pozlama Telafisi (EC)”, kameranızda çekim yaparken kameranızın dahili ölçer tarafından seçilen pozlama değerlerini ayarlamanızı sağlayan bir özelliktir. EC, fotoğraf makinesinin pozometresi ne zaman olursa olsun fotoğrafların daha parlak veya daha karanlık olmasını sağlamak için poz ayarlarını değiştirmenize izin verir.
- Aşağıdakilerden hangisi pozlamanın omurgası sayılan pozlama üçgeninin temel kavramlarından birisidir?
- A-) Otomatik Netleme
- Cevap B-) Enstantane Hızı
- C-) SLR Kamera
- D-) Calotype
- E-) Poz Telafisi
Açıklama: Pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram “Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı” dır.
Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. A, C, D ve E seçenekleri bu üçlüye ait değildir. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi temel ilkesi bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten oluşan, buradan geçen ışığın yansıyarak düşmesini sağlar?
- Cevap A-) Kamera obscura
- B-) Fotoğraf
- C-) Kalotip
- D-) Refleks
- E-) Lens
Açıklama: Kamera obscura temel ilkesi bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten oluşur. Dışarıdan gelen ışık, delikten geçerek içerisindeki yüzeye düşer ve yansıdığı kaynağın perspektifini ve renklerini koruyarak ters dönmüş görüntüsünü oluşturur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi uzun pozlama tekniklerinden biri değildir?
- A-) Yıldız pozlama
- B-) Şelale pozlama
- Cevap C-) Ters Işık pozlama
- D-) Işık izi pozlama
- E-) Mavi zaman pozlama
Açıklama: Doğru cevap C’dir. Ters Işık pozlama adı verilir.
- Aşağıdakilerden hangisi uzun pozlama tekniği ile fotoğraf çekerken yanımızda olması gerekenler arasında yer almamaktadır?
- A-) Tripod
- B-) Batarya
- C-) Telelens
- Cevap D-) Beyaz dengesi filtresi
- E-) Hafıza kartı
Açıklama: Uzun pozlama tekniğinde yanımızda tripod (üç ayak), kablolu veya kablosuz kumanda,
batarya, geniş açı veya telelensler, hafıza kartları eğer gece ışıkla boyama yapacaksanız bir led lamba, ışık ve pozlama yapacağınız saate göre ND filtre seçenekleri (ND:2-4-8), saati dış ve gece çekimlerinde her ihtimale karşı sizin ve makine için bir yağmur koruyucu olması gerekmektedir. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi uzun pozlama tekniğindeki ipuçlarından biri değildir ?
- A-) ISO’yu cihazınızda izin verilen minimum değere indirin
- Cevap B-) Objektifiniz tarafından izin verilen maximum diyaframı seçin
- C-) Kablolu/kablosuz uzaktan kumandayı bağlayın veya 10 saniye boyunca otomatik zamanlama moduna geçin
- D-) Makinenizin dosya formatını daha sonraki ufak tefek müdahalelere açık olması için JPEG+RAW formatına ayarlayınız
- E-) 30 saniye ve üstü uzun pozlamalar için “Bulb” modu kullanın.
Açıklama: Objektifiniz tarafından izin verilen maximum diyaframı seçmek uzun pozlama tekniğindeki ipuçlarından biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi yada hangileri Kalotip tekniğinin özelliklerindendir?
I-) Negatif görüntüdür
II-) Pozitif görüntüdür
III-) Tek baskıya izin verir
IV-) Çok sayıda baskıya izin verir
V-) Birden çok kamera ile birden çok görüntü çekmeye izin verir- Cevap A-) I ve IV
- B-) I ve III
- C-) II, III ve V
- D-) II ve IV
- E-) Yalnız V
Açıklama: Kalotip tekniği negatif görüntün birden fazla baskısına imkan sağlamaktadır. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi yada hangileri Kolodinium tekniğinin özelliklerindendir?
I-) Negatif görüntüdür
II-) Pozitif görüntüdür
III-) Tek baskıya izin verir
IV-) Çok sayıda baskıya izin verir
V-) Birden çok kamera ile birden çok görüntü çekmeye izin verir- A-) I ve III
- Cevap B-) Yalnız V
- C-) Yalnız IV
- D-) II, III
- E-) II ve IV
Açıklama: Kolodinium tekniği, birden çok kamera ile birden çok görüntü çekmeye izin veren tekniktir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi ışıkla boyama tekniği için gerekli olan ihtiyaçlardan biri değildir?
- A-) Tripod
- B-) Uzaktan kumanda
- C-) Manuel fonksiyonlu bir kamera
- D-) 18 mm ile 35 mm arası bir lens
- Cevap E-) 200 mm ve üzeri lensler
Açıklama: 200mm ve üzeri lensler, uzaktaki konuları çekmek için kullanılırlar, doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ışıkla boyama tekniğini uygulamayı engelleyebilir?
- A-) Manuel fonksiyonlu bir kamera
- B-) Tripod
- Cevap C-) Gün ışığı
- D-) LED el fenerleri
- E-) Kablosuz uzaktan kumanda
Açıklama: Teknik olarak oldukça yaratıcı ve
eğlenceli bir tekniktir. Bu teknik sayesinde fotoğrafa
yeni başlayanların ilgisi canlı tutulur ve fotoğraf bir tutku
hâline dönüşebilir. Bu tekniği uygulamak için ışıktan
arındırılmış bir stüdyo, ev odası veya kapalı herhangi bir
mekân olabileceği gibi yine ışık almayan bir gece ortamında
dış mekân da olabilir.
- Aşağıdakilerden hangisinde diyafram en çok alan derinliğine sahiptir?
- A-) f/1.4
- B-) f/1.8
- C-) f/4
- D-) f/8
- Cevap E-) f/16
Açıklama: Konu f stoplarının rakamsal değeri üzerinden örneklenecek olursa; manzara fotoğrafı pozlayacaksınız ve geniş bir alan derinliği elde ederek her şeyi net görmek istiyorsunuz,
diyafram “f ” değerinizin f/16 ile f/22 gibi bir aralıkta olması sonuç almanızı sağlayacaktır.
- Aşağıdakilerden hangisinde uzun pozlama tekniği için yapılması gerekenlerden değildir?
- A-) Makinenizde noise azaltma seçeneği mevcutsa, uzun pozlama gürültü azaltma özelliğini etkinleştirin
- B-) Kablolu/kablosuz uzaktan kumandayı bağlayın veya 10 saniye boyunca otomatik zamanlama moduna geçin.
- C-) ISO’yu cihazınızda izin verilen minimum değere indirin (genellikle ISO 100, bazen yüksek kaliteli cihazlarda bazen biraz daha fazla 50).
- D-) Öncelikle makinemizi tripod üzerine takıp, seçilen bölgeye sağlamca yerleştirerek en doğru çekim açısını seçin.
- Cevap E-) Objektifiniz tarafından izin verilen maksimum diyaframı seçin
Açıklama: Uzun Pozlama Tekniğinde İp Uçları: 1. Çekim güvenliği ve hazırlığı için, çekim yapacağınız bölgeye çekimden birkaç saat önce gidin. Çekim öncesi kurgunuzu yapın. Mutlaka çekim sonrası için planlamalarınızı yapın. Gece çekimleri için gündüz gelmiş olduğunuz yol, geceleyin tehlikeli bir yola dönüşebilir. Bu nedenle kaybolma riskinize karşı önlemlerinizi alın. Mutlaka bir el lambası çantanızda bulundurun. 2. Öncelikle makinemizi tripod üzerine takıp, seçilen bölgeye sağlamca yerleştirerek en doğru çekim açısını seçin. Bu açı seçimi esnasında ufuk çizgisi de çerçeve içerisindeyse düz olduğundan ve kompozisyon kurallarınıza göre yerleştiğinden emin olun. 3. Makinenizde noise azaltma seçeneği mevcutsa, uzun pozlama gürültü azaltma özelliğini etkinleştirin (Sensör uzun pozlama esnasında ısındığında nois oluşturur, fotoğrafta görülen çirkin bir gürültüdür ve ortadan kaldırılması kolay değildir). 4. Çekim esnasında titreşim yaratmaması ve çektiğimiz karelerde netlik kaybına yol açmaması için VR (vibration reduction) titreşim azaltma özelliğini mutlaka kapatmalıyız. 5. Kablolu/kablosuz uzaktan kumandayı bağlayın veya 10 saniye boyunca otomatik zamanlama moduna geçin. 6. Objektifiniz tarafından izin verilen minimum diyaframı seçin (genellikle f/16, f / 22). 7. ISO’yu cihazınızda izin verilen minimum değere indirin (genellikle ISO 100, bazen yüksek kaliteli cihazlarda bazen biraz daha fazla 50). 8. Pozlama sürenizi şartlara göre belirleyebilirsiniz. 15, 25 veya 40 saniye gibi değerleri deneysel olarak kullanabilirsiniz. Unutmayın bu teknik tecrübe kazandıkça mükemmel sonuçlar verecektir. 30 saniye ve üstü uzun pozlamalar için “Bulb” modu kullanın. “B” Bulb mod sayesinde istediğiniz süre kadar pozlama yapabilirsiniz. Özellikle gün batımı, deniz yansımalı şehir ışıkları fotoğrafları bu teknik için idealdir. 9. Makinenizin dosya formatını daha sonraki ufak tefek müdahalelere açık olması için JPEG+RAW formatına ayarlayınız.
- Aşağıdakilerin hangisinde pozlama süresi dediğimiz enstantane ayar pozisyonları ve rakam şekli yanlış verilmiştir?
- A-) 1/125
- B-) 1/250
- C-) 1/500
- D-) 1/1000
- Cevap E-) 1/22000
Açıklama: Pozlama süresi dediğimiz enstantane ayar pozisyonları ve rakam şeklinde dizilimi aşağıdaki gibidir:
30, 15, 8, 4, 2, 1, ½, ¼, 1/8, 1/15, 1/30, 1/60, 1/125, 1/250, 1/500, 1/1000, 1/1500, 1/2000.
- Bir fotoğraf makinasında enstantane hızı ne işe yarar?
- A-) Görüntü oluşumunu engellemeye
- B-) Görüntü netlik ayarını yapmaya
- Cevap C-) Gerek gördüğümüz kadar ışığı içeri almaya
- D-) Görüntünün büyüklük küçüklük oranını ayarlamaya
- E-) Görüntü oluşumunu geciktirmeğe
Açıklama: Fotoğraf çektiğiniz zaman makinemizin perdesi açılarak gerek gördüğümüz kadar ışığı içeri alır ve kapanır. Bu gerek gördüğünüz kadar açılma-kapanma süresine enstantane hızı denilir.
- Bir fotoğrafın çekim tekniği olarak doğru pozlandığının ölçümünün yapıldığı grafik olarak tanımı yapılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Histogram
- B-) Beyaz Ayarı
- C-) Enstantane
- D-) ASA
- E-) Bulb
Açıklama: Histogram profesyonel fotoğrafçıların çok önem verdiği bir araçtır. Bir fotoğrafın çekim tekniği olarak doğru pozlandığının ölçümünün yapıldığı grafiktir.
- Bir manzara fotoğrafı çekmek için hangi objektif türü ve hangi kamera ayarı öncelikli olarak kullanılmalıdır ?
- A-) Normal Açılı Objektif - Enstantane öncelikli mod
- B-) Dar Açılı Objektif - Diyafram öncelikli mod
- Cevap C-) Geniş Açılı Objektif- Diyafram öncelikli mod
- D-) Zoom Objektif- Enstantane öncelikli mod
- E-) Normal Açılı Objektif- Enstantane öncelikli mod
Açıklama: Geniş Açılı Objektif- Diyafram öncelikli mod
- Birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan fotoğraf sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Cindy Sherman
- B-) Man Ray
- C-) John William Draper
- D-) Annie Leibowitz
- Cevap E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Eadweard Muybridge (1830-1907) birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan
İngiliz doğumlu bir fotoğrafçı. Muybridge, at yarışlarını birden çok kamerayla birden çok açıdan fotoğrafladı
ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştirdi. 1878’de yapılan bu deneyde, Kolodinium
tekniği ile dörtnala giden atın tüm hareketini çekti.
- Birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan, at yarışlarını birden çok kamerayla birden çok açıdan fotoğrafladı ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştiren fotoğrafçı kimdir?
- Cevap A-) Eadweard Muybridge
- B-) John William Draper
- C-) Robert Cornelius
- D-) Louis Jacques Mande Daguerre
- E-) William Henry Fox Talbot
Açıklama: Eadweard Muybridge birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan İngiliz doğumlu bir fotoğrafçı. Muybridge, at yarışlarını birden çok kamerayla birden çok açıdan fotoğrafladı ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştirdi. 1878’de yapılan bu deneyde, Kolodinium tekniği ile dörtnala giden atın tüm hareketini çekti.
- Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başaran ve günümüze ulaşan en eski negatifi üreten ve bu tekniği Calotype ya da Kalotip diye adlandırılan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) William Henry Fox Talbot
- B-) Joseph Nicephore Niepce
- C-) John William Draper
- D-) Louis Daguerre
- E-) Alphose Giroux
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır. Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş ve bu teknik Calotype ya da Kalotip diye adlandırılmıştır. Doğru seçenek A’dır.
- Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntüsünü elde etmeyi başaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- B-) Johann Heinrich Schulze
- C-) Nicéphore Niépce
- Cevap D-) William Henry Fox Talbot
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinden negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır.
- Deklanşöre kısmen basıldığında, kamera odağını ayarladığı ve net alanı belirlediği ancak kamera hareketi veya nesnelerin hareketlerine duyarlı olduğu için konuyu izlemeye devam ettiği odaklamaya ne ad verilir?
- A-) Tek nokta otomatik odaklama
- B-) Dinamik odak alanı
- Cevap C-) Sürekli otomatik odaklama
- D-) Kullanıcı seçili netleme alanı
- E-) Makro kilitleme
Açıklama: Doğru cevap C’dir. Sürekli otomatik odaklama adı verilir.
- Diyafram aşağıdaki sembollerden hangisi ile gösterilir?
- A-) d
- Cevap B-) f
- C-) y
- D-) x
- E-) z
Açıklama: Diyafram objektifimizin içerisinde yer alır ve sembol olarak küçük “f ” harfiyle gösterilir, “f durakları” ile ölçülür. Kullandığınız lens çeşitlerine göre de f değeri(duraklar) aralıkları farklılık gösterebilir. Doğru seçenek B’dir.
- Diyafram ile ilgili hangisi yanlıştır ?
- A-) f / 1,8 gibi küçük bir sayı geniş bir diyafram açıklığı anlamına gelir
- Cevap B-) f / 16 gibi büyük bir sayı geniş bir açıklığa işaret eder
- C-) Diyafram objektifimizin içerisinde yer alır ve sembol olarak küçük “f ” harfiyle gösterilir
- D-) İlişkilendirecek olursak makinenizin göz bebeği konumundadır
- E-) Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder
Açıklama: f / 16 gibi büyük bir sayı geniş bir açıklığa işaret etmez.Dar bir aralığın göstergesidir.
- Doğrudan güneş ışığının renk ısısı kaç Kelvin değerindedir?
- A-) 2700 K
- B-) 3200 K
- C-) 4200 k
- Cevap D-) 5200 K
- E-) 6000 K
Açıklama: Doğrudan güneş ışığının renk ısısı 5200 K’dir
- Dünyanın ilk ticari olarak satılan fotoğraf makinasını kim tasarlamıştır ?
- Cevap A-) Alphose Giroux
- B-) Hippolyte Bayard
- C-) Louis-Jacques Mandé Daguerre
- D-) William Henry Fox Talbot
- E-) François Arago
Açıklama: Alphose Giroux, Daguerre tarafından geliştirilen daguerreotype kameraları dünyanın ilk ticari olarak satılan fotoğraf makinesini tasarlamıştır.
- Dünyanın ilk ticari olarak satılan fotoğraf makinesini tasarlayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Thomas Wedgwood
- Cevap B-) Alphose Giroux
- C-) Louis Jacques Mande Daguerre
- D-) John William Draper
- E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Alphose Giroux, Daguerre tarafından geliştirilen daguerreotype kameraları dünyanın ilk ticari olarak satılan fotoğraf makinesini tasarlamıştır.
- Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava.
İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
Yukarıdaki şartlardaki ışığa göre hangi ISO değeri kullanılmalıdır?- A-) ISO 50
- B-) ISO 100
- C-) ISO 200
- Cevap D-) ISO 400
- E-) ISO 800
Açıklama: ISO 50 Veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya
stüdyo ışığı.
ISO 100 Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava
veya stüdyo ışığı.
ISO 200 Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
ISO 400 Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava.
İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
ISO 800
Dış mekân için, çok kapalı hava veya
hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
İç Mekân, hafif aydınlatma.
ISO 1600
Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya
çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu
koşullar.
ISO 3200
Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya
çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu
koşullar.
Bu tabloya göre doğru cevap D’dir.
- El boyaması olmayan ilk renkli fotoğrafı kim üretmiştir?
- Cevap A-) James Clark Maxwell
- B-) Oskar Barnack
- C-) George Eastman
- D-) Stephen Henry Horgan
- E-) Hippolyte Bayard
Açıklama: 1861’de James Clark Maxwell, el boyaması olmayan
ilk renkli fotoğrafı üretmeyi başarmıştı.
- Enstantene ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Enstantane fotoğrafçılık dilinde “S” harfiyle gösterilir.
- B-) Fotoğraf makinemizin perdesinin gerek gördüğünüz kadar açılma-kapanma süresine enstantane hızı denilir.
- C-) Fotoğraf makineleri için enstantane hızı rakamsal olarak kesirli sayı ve kesir kullanmadan iki şekilde ifade edilir.
- Cevap D-) Örtücü hızı çok hızlıysa, diğer yandan fotoğraf çok aydınlık olur.
- E-) Geleneksel olarak perde kameranın içinde yukarı ve aşağı hareket eden fiziksel bir parçadır.
Açıklama: Perde uzun süre açık bırakıldığında, lens çok fazla ışık içeriye iletecektir ve çok karanlık bir sahne çekilmiyorsa, görüntü çok parlak veya fazla pozlanmış olacaktır. Örtücü hızı çok hızlıysa, diğer yandan fotoğraf çok karanlık olur. Doğru yanıt D seçeneğidir.
- Ernst Leitz Optische Werke adlı ilk 35 mm kamerayı yapan mucit olan Alman fotoğrafçı hangi seçenekte verilmiştir?
- Cevap A-) Oskar Barnack
- B-) James Clark Maxwell
- C-) Stephen Henry Horgan
- D-) Thomas Wedgwood
- E-) Robert Cornelius
Açıklama: Oskar Barnack, 1913’te Ernst Leitz Optische Werke adlı ilk 35 mm kamerayı yapan bir mucit ve Alman fotoğrafçıydı. Doğru cevap bu sebeple A’dır.
- Fotoğraf kelimesi, aşağıdaki hangi kelimelerin birleştirilerek türetilmesinden oluşmamıştır?
- A-) Fos
- B-) Fotos
- C-) Grafein
- D-) Işık
- Cevap E-) Görüntü
Açıklama: Fotoğraf (Eski Yunanca φῶς (fos), φωτός (fotos), “ışık (gök cisimlerinin)”, “aydınlık” ve γράφειν (grafein), “çizmek”, “kazımak”, “resim yapmak”, “yazmak” kelimeleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Doğru cevap E’dir.
- Fotoğraf makinasında ışığı toplayan eleman aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Diyafram
- B-) Diyafram yaprağı
- Cevap C-) Lens
- D-) Perde
- E-) Tripod
Açıklama: Işığı toplayan eleman lensdir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Fotoğraf makinasında, fotoğrafın konuya ne kadarının odaklandığı ve ne kadar flu olması gerektiği üzerine yaratıcı kontrol de sağlayan bölüm aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Deklanşör
- B-) Lens
- C-) Perde
- Cevap D-) Diyafram
- E-) Tripod
Açıklama: Fotoğraf makinasında, fotoğrafın konuya ne kadarının odaklandığı ve ne kadar flu olması gerektiği üzerine yaratıcı kontrol de sağlayan bölüm diyaframdır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eden parçaya ne ad verilir?
- A-) Pozlama üçgeni
- B-) Enstantene
- C-) Sutter
- Cevap D-) Diyafram
- E-) Deklanşör
Açıklama: Bilindiği üzere fotoğraf makinesi üzerindeki lensler ışığı toparlar ve odaklarlar ancak bu odaklama için ne kadar ışık gereklidir? Bu sorunun cevabı olarak diyafram devreye girer. Kısacası lens açıklığının geniş ve dar olduğunun belirleyicisidir. Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder. Ancak diyafram, yalnızca bir görüntünün ne kadar aydınlık veya karanlık olduğunu kontrol etmekten fazlasını yapar. Aynı zamanda, fotoğrafın konuya ne kadarının odaklandığı ve ne kadar flu olması gerektiği üzerine yaratıcı kontrol sağlar. Fotoğraf makinesinin içinde, fotoğrafı çeken diyaframı ayarladıkça bir dizi dairesel bıçağa benzeyen yaprak genişler ve daralır. Doğru cevap D şıkkıdır.
- Fotoğraf makinenizde diyafram öncelikli mod hangi harf ile gösterilir ?
- A-) f
- Cevap B-) A/Av
- C-) P
- D-) M
- E-) S
Açıklama: Fotoğraf makinenizde diyafram öncelikli mod A/Av ile gösterilir.
- Fotoğraf makinesi içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eden ve fotoğrafın konuya ne kadarının odaklandığı ve ne kadar flu olması gerektiği belirlediği sisteme ne ad verilir?
- A-) ISO Hızı
- B-) Beyaz ayarı
- C-) Mercek
- D-) Enstantane Hızı
- Cevap E-) Diyafram
Açıklama: Doğru cevap E’dir. Işığın miktarını ayarlayan düzeneğe diyafram adı verilir.
- Fotoğraf makinesinde A veya Av harf simgeleriyle gösterilen mod aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Otomatik
- B-) Enstantane
- C-) Deklanşör
- D-) Manuel
- Cevap E-) Diyafram Öncelikli
Açıklama: “Diyafram Öncelikli” mod, A veya Av harf simgeleriyle gösterilir.
- Fotoğraf makinesinin pozometresi ne olursa olsun fotoğrafların daha parlak veya daha karanlık olmasını sağlamak için poz ayarlarının değişmesine olanak sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Pozometre Ölçer
- Cevap B-) Pozlama Telafisi
- C-) Diyafram
- D-) Vizör
- E-) Poz Ölçüm Cihazı
Açıklama: Pozlama değer telafisi olarak adlandırılan “Pozlama Telafisi (EC)”, kameranızda çekim yaparken kameranızın dahili ölçer tarafından seçilen pozlama değerlerini ayarlamanızı sağlayan bir özelliktir. EC, fotoğraf makinesinin pozometresi ne zaman olursa olsun fotoğrafların daha parlak veya daha karanlık olmasını sağlamak için poz ayarlarını değiştirmenize izin verir. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Fotoğraf tarihinin ilk portre fotoğrafını ilk kim çekmiştir?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- B-) William Henry Fox Talbot
- C-) EadweardMuybridge
- D-) Robert Cornelius
- Cevap E-) John William Draper
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir. Kimya profesörü John W. Draper kendi kamerasını yaptı ve ilk insan portresini kaydetti. Ablası Dorothy Catherine Draper gözleri açık olan ilk kadın portresiydi.
- Fotoğraf terimi ilk defa, John Frederick William Herschel tarafından kaç yılında kullanılmıştır?
- A-) 1771
- B-) 1820
- C-) 1826
- Cevap D-) 1839
- E-) 1907
Açıklama: John Frederick William Herschel, 1839’da Tablot’un buluşu için ilk defa Fotoğraf terimini kullandı. Doğru cevap D’dir.
- Fotoğraf çekim teknikleri içerisinde bir fotoğrafı iyileştirmenin en önemli yolu olan pozlamanın tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Poz vermek
- B-) Işığı fotoğraf makinesinin arkasına almak
- Cevap C-) Işığı dengelemek
- D-) Doğru pozuyakalamak
- E-) Fotoğrafı net çekmek
Açıklama: Pozlama açık tanımıyla “ışığı dengelemek” anlamına gelir. Doğru cevap C seçeneğidir.
- Fotoğraf çekim tekniklerinde estetik yaratıcılık kapsamında hareketi dondurmanın yolu aşağıdakilerden hangisinden geçmektedir?
- A-) Çekim aralığı
- Cevap B-) Yüksek enstantane hızı
- C-) Diyafram
- D-) Parlaklık histogramı
- E-) Nesneye düşen sert ışık
Açıklama: Hareketi dondurmanın teknik olarak yolu yüksek enstantane hızından geçer. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Fotoğraf çekiminde hareket halinde olan bir nesneyi net bir şekilde yakalamak için hangisine öncelik verilmelidir ?
- A-) Diyafram Açıklığı
- Cevap B-) Enstantane Hızı
- C-) Odak Uzunluğu
- D-) Objektif Çeşidi
- E-) ISO
Açıklama: Enstantane Hızı
- Fotoğraf çekiminde makine değerine ilave olarak fazla ve az pozlama ile birlikte 3 kare birden çekilen yönteme ne ad verilir ?
- A-) Merkezi Ölçüm
- B-) Spot
- C-) ISO
- D-) Pozlama
- Cevap E-) Bracketing (Basaklama)
Açıklama: Basamaklama (Bracketing) yöntemi ile makine değerine ilave olarak seçtiğiniz fazla ve az pozlama ile birlikte 3 kare birden çekilir.
- Fotoğraf çekiminde ortam ışığında kullanılan aydınlatmalardan dolayı fotoğraf üzerinde mavileşme ,sararma ve turunculaşmayı önlemek için hangi fotoğraf ayarını yapmak gerekir?
- A-) ISO
- Cevap B-) Beyaz Ayarı
- C-) Örtücü Açısı
- D-) Pozlama Değeri
- E-) Diyafram
Açıklama: Beyaz Ayarı
- Fotoğraf çekiminde ışık yoğunluğunu azaltmak veya dengelemek için hangi filtre kullanılmalıdır ?
- A-) UV filtre
- B-) Skylight Filtre
- Cevap C-) ND filtre
- D-) Polarize filtre
- E-) Efekt filtre
Açıklama: ND filtre
- Fotoğraf çektiğiniz zaman makinemizin perdesi açılarak gerek gördüğümüz kadar ışığı içeri alır ve kapanır. Bu gerek gördüğünüz kadar açılma-kapanma süresi, aşağıdakilerden hangisi olarak adlandırılmaz?
- A-) Enstantane
- B-) Obtüratör
- C-) Shutter
- D-) Örtücü
- Cevap E-) Pozometre
Açıklama: Bu öğe fotoğraf çekim tekniklerinin en temel ögelerinden birisidir ve enstantane, perde, obtüratör, shutter, örtücü ve pozlama süresi gibi isimlerle de adlandırılır. Pozometre ise ışık ölçerdir. Doğru cevap E’dir
- Fotoğraf çektiğiniz zaman makinemizin perdesi açılarak gerek gördüğümüz kadar ışığı içeri alır ve kapanır. Bu gerek gördüğünüz kadar açılma-kapanma
süresi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?- A-) ISO Hızı
- Cevap B-) Enstantane Hızı
- C-) Deklanşör Hızı
- D-) Diyafram Hızı
- E-) Otomatik Odaklanma Hızı
Açıklama: Fotoğraf çektiğiniz zaman makinemizin perdesi açılarak gerek gördüğümüz kadar ışığı içeri alır ve kapanır. Bu gerek gördüğünüz kadar açılma-kapanma süresine enstantane hızı denilir. Doğru seçenek B’dir.
- Fotoğrafların ışık kaynağının rengine göre işlenerek görüntünün düzenlenmesi için yapılan ayara ne ad verilir?
- Cevap A-) Beyaz ayarı
- B-) Diyafram
- C-) Enstantane
- D-) Poz ayarı
- E-) Yıldız pozlama
Açıklama: Doğru cevap A’dır. Beyaz ayarı adı verilir.
- Fotoğrafın Dünyaya ilanı kaç yılında olmuştur?
- Cevap A-) 1839
- B-) 1837
- C-) 1841
- D-) 1842
- E-) 1844
Açıklama: Fransız mucit Nicéphore Niépce (1765-1833) tarafından 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras en eski fotoğraftır. Fotoğrafın dünyaya ilanı 1839’u bulur.
- Fotoğrafın tarihsel bulunuş ve gelişim süreci içinde, ışık yardımı ile
görüntü elde eden ilk kişi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- B-) Johann Heinrich Schulze
- C-) William Henry Fox Talbot
- Cevap D-) Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fotoğrafın tarihsel bulunuş ve gelişim süreci içinde öne çıkan isim Fransız Joseph Nicéphore Niépce’dir. Niépce ışık yardımı ile görüntü elde eden ilk kişidir.
- Fotoğrafın önünü açan buluş gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesi aşağıdaki hangi bilim adamı tarafından olmuştur?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- Cevap B-) Johann Heinrich Schulze
- C-) William Henry Fox Talbot
- D-) Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluş hiç kuşkusuz ki bilim adamı Johann Heinrich Schulze tarafından gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesidir.
- Fotoğrafın önünü açan buluş olarak kabul edilen, gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfi kime aittir?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- B-) William Henry Fox Talbot
- Cevap C-) Johann Heinrich Schulze
- D-) Thomas Wedgwood
- E-) Nicéphore Niépce
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluş, Johann Heinrich Schulze tarafından gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesidir.
- Fotoğrafın önünü açan buluşun sahibi aşağıdaki bilim insanlarının hangisidir ?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- B-) William Henry Fox Talbot
- Cevap C-) Johann Heinrich Schulze
- D-) Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluşun sahibi Johann Heinrich Schulze ‘dir.
- Fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çeken kişi hangi seçenekte verilmiştir?
- A-) Eadweard Muybridge
- B-) Robert Cornelius
- Cevap C-) John William Draper
- D-) William Henry Fox Talbot
- E-) Roger Fenton
Açıklama: John William Draper, 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir. Kimya profesörü John W. Draper kendi kamerasını yapmış ve ilk insan portresini kaydetmiştir. Doğru cevap C’dir.
- Fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çeken kişi kimdir?
- A-) Nicéphore Niépce
- B-) Thomas Wedgwood
- C-) Louis Jacques Mande Daguerre
- Cevap D-) John William Draper
- E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir.
- Fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çeken kişi kimdir?
- A-) Eadweard Muybridge
- B-) William Henry Fox Talbot
- Cevap C-) John William Draper
- D-) Robert Cornelius
- E-) Louis Jacques Mande Daguerre
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir. Kimya profesörü John W. Draper kendi kamerasını yaptı ve ilk insan portresini kaydetti. Ablası Dorothy Catherin. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Fransız mucit Nicéphore Niépce (1765-1833) tarafından 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras ‘ın özelliği nedir ?
- A-) En güzel fotoğraftır
- B-) İlk fotoğraf makinesinin adıdır
- C-) En eski fotoğraf tekniğidir
- Cevap D-) En eski fotoğraftır
- E-) En pahalı fotoğraftır
Açıklama: Fransız mucit Nicéphore Niépce (1765-1833) tarafından 1826-27’de çekilmiş olan Pencereden Görünüm, Le Gras en eski fotoğraftır.
- Gümüş tuzların ışığa duyarlılığının keşfedilmesi ile fotoğrafın önünü açan buluş aşağıdaki bilim insanlarında hangisi tarafından keşfedilmiştir?
- A-) Louis Jacques
- Cevap B-) Johann Heinrich Schulze
- C-) Mande Daguerre
- D-) Eadweard Muybridge
- E-) John William Draper
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluş hiç kuşkusuz ki bilim adamı Johann Heinrich Schulze tarafından gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesidir. Doğru seçenek B’dir.
- Gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığı olduğu kim tarafından keşfedilmiştir?
- Cevap A-) Johann Heinrich Schulze
- B-) Leonardo da Vinci
- C-) Tesla
- D-) Michelangelo
- E-) Niepce
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluş hiç kuşkusuz ki
bilim adamı Johann Heinrich Schulze tarafından
gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesidir.
- Gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığını keşfeden bilim insanı kimdir?
- Cevap A-) Johann Heinrich Schulze
- B-) Leonardo da Vinci
- C-) Gemma Frisius
- D-) Ibn Al-Haytam
- E-) Nicéphore Niépce
Açıklama: Fotoğrafın önünü açan buluş hiç kuşkusuz ki bilim insanı Johann Heinrich Schulze tarafındangümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfedilmesidir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Günümüz fotoğraf makinelerinin atası olan camera obscura ilk kim tanımlamıştır?
- A-) Aristo
- Cevap B-) Leonardo Da Vinci
- C-) Danielo Barbaro
- D-) Gemma Frisius
- E-) Paolo Toscanelli
Açıklama: Fotoğraf ve kameranın bulunmasına neden olan fotoğraf literatüründe karanlık oda ya da karanlık kutu anlamına gelen kamera obscura (pinhole) iğne deliği muhtemelen doğanın gerçek görüntüsünü yansıtabilen ilk cihazdır. Resim 3.1 ve 3.2’de görüldüğü gibi küçük bir delikten ışığın duvara yansıması ile görüntü elde edilmektedir. Doğu’da ışığın gözlenmesi ve özeliklerinin araştırılması Mo Ti ile sınırlı kalmadı. MÖ 4. yüzyılda Aristo; 10. yüzyılda ise ışık ışınlarının doğrusal yayılımı ilkesini bulan Ibn Al-Haytam; 15. yüzyılda Leonardo da Vinci ve Paolo Toscanellı; 16. yüzyılda Gemma Frisius ve 19. yüzyılda Sir David Brewster karanlık bir ortama açılan iğne deliğinden sızan ışığın giziyle ilgilendiler. 1490 yıllarında Da Vinci, doğrusal perspektifi çoğaltmak için tasarlanmış bir aygıt olarak kamera obscurayı tanımlar.
- Günümüze ulaşan en eski negatif görüntüyü elde eden ve kalotip adı verilen bu tekniğin patentini alan bilim insanı hangisidir ?
- A-) Louis Jacques Mande Daguerre
- Cevap B-) William Henry Fox Talbot
- C-) Thomas Wedgwood
- D-) Johann Heinrich Schulze
- E-) Nicéphore Niépce
Açıklama: Günümüze ulaşan en eski negatif görüntüyü elde eden ve kalotip adı verilen bu tekniğin patentini alan bilim insanı William Henry Fox Talbot’tur.
- Günümüze ulaşan en eski negatifi elde etmeyi başaran William Henry Fox Talbot sayesinde oluşturulan bu tekniğin adı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Kalotip
- B-) Dagerotip
- C-) Pozlama
- D-) Diapozitif
- E-) Analog
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır. Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş ve bu teknik Calotype ya da Kalotip diye adlandırılmıştır. Talbot pozlama süresini bir saatten bir dakikaya indirmiş tekrarlanamayan metal üzerinde tek bir pozitif görüntü veren Dagerotip’den farklı olarak çok sayıda baskıya izin vermiştir. Doğru cevap A’dır.
- HDR terimi aşağıdakilerden hangisini tanımlamak için kullanılmamıştır?
- A-) Tone Mapping
- B-) Digital Blending
- C-) DRI (dinamik aralık artışı)
- D-) Luminance Masking
- Cevap E-) TTL
Açıklama: Son birkaç yılda, HDR terimi ayrıca “Tone Mapping”, “Digital Blending”, “DRI (dinamik aralık artışı)” ve “Luminance Masking” gibi birçok farklı tekniği tanımlamak için kullanılmıştır.
TTL bir ışık ölçer sistemidir.
- Hangi lensler perspektif sapmaları ve distortlar oluşturacağı için portre çekimlerde tercih edilmezler?
- A-) Dar açılı
- Cevap B-) Geniş açılı
- C-) Normal
- D-) Zoom
- E-) Makro
Açıklama: Lens Seçimi, lens seçimi portre fotoğrafçılığı için önemlidir. Genellikle geniş açılı lensler pek tercih edilmez. Bu lensler pers- pektif sapmaları ve distortlar oluşturacağı için yüzde de deformasyonlar oluştur. En çok önerilenler odak uzaklığı 85 mm ile 135 mm arası portre lens olarak bilinirler, 100 mm bir odak uzaklığı standart portreler için iyi bir seçimdir.
- Hangisi Calotype/Kalotip olarak adlandırılan teknikle günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiştir?
- A-) Sir David Brewster
- B-) Ibn Al-Haytam
- C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Johann Heinrich Schulze
- Cevap E-) William Henry Fox Talbot
Açıklama: William Henry Fox Talbot
- Hangisi fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder?
- A-) İSO
- Cevap B-) Diyafram
- C-) Perde hızı
- D-) Alan derinliği
- E-) Sutter
Açıklama: Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder. Ancak diyafram, yalnızca bir görüntünün ne kadar aydınlık veya karanlık olduğunu kontrol etmekten fazlasını yapar.
- Hangisi fotoğraflanacak nesneye pozlamada verilen süre kadar sabit odaklı olmayan bir lensinizle yaklaşma veya uzaklaşma prensibine dayanır?
- Cevap A-) Zoom
- B-) Kaydırma
- C-) Pan
- D-) Alan derinliği
- E-) Enstantene
Açıklama: Fotoğrafta Zoom in/out: Fotoğraflanacak nesneye pozlamada verilen süre kadar sabit odaklı olmayan bir lensinizle yaklaşma veya uzaklaşma prensibine dayanır. Zoom objektifler bu uygulama için oldukça uygundur.
- Hangisi piksellerin saf siyah ve saf beyaz arasında nereye düştüğünü göstermektedir?
- Cevap A-) Histogram
- B-) Dinamik odak alanı
- C-) Alan derinliği
- D-) İSO
- E-) Diyafram
Açıklama: Histogram, bir görüntüdeki parlaklık değerlerinin aralığını gösteren grafiktir. Yakalanan fotoğrafik görüntünün poz değerlerini analiz etmek için kullanılan histogramlar, piksellerin saf siyah ve saf beyaz arasında nereye düştüğünü göstermektedir. Histogram grafik görüntüsünde yatay olarak bir dizi ton boyunca piksellerin dağılımını inceler.
- Hangisi sayısal fotoğraf makineniz çerçevenin tamamının üzerindeki ortalama ışık seviyesini ölçerek pozlama değeri oluşturur?
- A-) Pozometreli Ölçüm
- B-) Spot Ölçüm
- C-) Kısmi Ölçüm
- Cevap D-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- E-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
Açıklama: Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm: Bu ölçümde sayısal fotoğraf makineniz çerçevenin tamamının üzerindeki ortalama ışık seviyesini ölçerek pozlama değeri oluşturur. Kısacası alanın tamamı üzerinden ölçüm yapmanız mümkün olur.
- Hangisi yüksek dinamik aralık anlamına gelen, temel prensibi aynı çerçeveden oluşturulan fotoğraflarda aydınlık ve karanlık yüzey arasındaki temel ışık farklarının şiddetini ortaya koyar?
- A-) ISO
- B-) AF-S
- C-) HSM
- Cevap D-) HDR
- E-) PSAM
Açıklama: HDR (HIGH DYNAMIC RANGE) Çekim Tekniği
Sayısal fotoğrafçılığın ve yazılımların devreye girmesiyle fotoğraf teknikleri de farklı yönlere evrilmiştir. Bunların en başında deneysel teknikler gelir. HDR de bu tekniklerden birisidir. Yüksek dinamik aralık anlamına gelen HDR’nin temel prensibi aynı çerçeveden oluşturulan fotoğraflarda aydınlık ve karanlık yüzey arasındaki temel ışık farklarının şiddetini ortaya koyar. Bu sayede fotoğrafta gözü okşayan yapay bir derinlik oluşur.
- Hangisi ışık yoluyla görüntü elde eden ilk kişidir?
- A-) David Brewster
- Cevap B-) Joseph Nicéphore Niépce
- C-) Henry Fox Talbot
- D-) Roger Fenton
- E-) George Eastman
Açıklama: Joseph Nicéphore Niépce
- Henry Fox Talbot’un Kalotip baskı tekniğinin Dagerotip baskı tekniğinden üstünlüğü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Işığa daha duyarlı olması
- Cevap B-) Sayısız çoğaltılabilmesi
- C-) Düz olması
- D-) Daha net görüntü vermesi
- E-) Görüntünün daha kısa sürede kaydedilmesi
Açıklama: Doğru cevap B’dir. Sayısız çoğaltılabilmesidir.
- I- Diyafram
II- Matrix ölçüm
III- Enstantane hızı
IV- ISO hızı
V- Camera obscura
Hangi seçenekte pozlama üçgeni temel kavramları doğru olarak verilmiştir?- A-) I-II ve III
- B-) II-III ve IV
- Cevap C-) I-III ve IV
- D-) III-IV ve V
- E-) I-III ve V
Açıklama: Pozlama açık tanımıyla “ışığı dengelemek” anlamına gelir. Bu dengeyi oluşturan ve pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram “Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı” dır. Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. Doğru cevap C’dir.
- I. Mavi zaman pozlama
II. Işık izleri pozlama
III. Yıldız pozlama
yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri uzun pozlama teknikleri arasında yer alır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) I ve II
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Mavi zaman pozlama, ışık izleri pozlama ve yıldız pozlama uzun pozlama teknikleri arasındadır. Doğru seçenek E’dir.
- I.Diyafram
II.Histogram
III. Estantane
IV.Beyaz Ayarı
V.ISO hızı
Yukarıdakilerden hangileri üçlü pozlama üçgeninin köşeleri içerisinde yer alır?- A-) III, IV ve V
- B-) II, IV ve V
- C-) I, II ve III
- Cevap D-) I, III ve V
- E-) I, II ve IV
Açıklama: Doğru cevap D’dir. Diyafram, enstantane ve ıso hızıdır.
- ISO hızı değerlerinin ışığa göre kullanım koşulları hangi şıkta yanlıştır?
- Cevap A-) ISO 3200 Gündüz ve ışığın yoğunolduğu yerler veya çok yavaş çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
- B-) ISO 50 Veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı.
- C-) ISO 1600 Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
- D-) ISO 800 Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma.
- E-) ISO 200 Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
Açıklama: ISO hızı değerlerinin ışığa göre kullanım koşulları;
ISO 50 Veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı. ISO 100 Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava veya stüdyo ışığı. ISO 200 Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı. ISO 400 Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava. İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma. ISO 800 Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma. ISO 1600 Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. ISO 3200 Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
- ISO hızı değerlerinin ışığa göre kullanım koşullarından hangisi yanlış verilmiştir?
- Cevap A-) ISO 50: Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
- B-) ISO 100:Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava veya stüdyo ışığı.
- C-) ISO 200:Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
- D-) ISO 400:Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava. İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
- E-) ISO 800:Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma.
Açıklama: ISO 50: Veya aşağısı, parlak güneş ışığı veya stüdyo ışığı.
ISO 100:Parlak güneş ışığı, gündüz kapalı hava veya stüdyo ışığı.
ISO 200:Gün ışığı, kapalı hava veya stüdyo ışığı.
ISO 400:Dış mekân için, gün ışığı veya kapalı hava. İç mekân için, gün ışığı ve aydınlatma.
ISO 800:Dış mekân için, çok kapalı hava veya hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar. İç Mekân, hafif aydınlatma.
ISO 1600:Akşam ve az ışığın olduğu yerler veya çok hızlı çekimlerin geçerli olduğu koşullar.
- Işık yardımı ile görüntü elde eden ilk kişi kimdir?
- Cevap A-) Joseph Nicéphore Niépce
- B-) Thomas Wedgwood
- C-) Johann Heinrich Schulze
- D-) Louis Jacques Mande Daguerre
- E-) William Henry Fox Talbot
Açıklama: Doğru cevap A’dır. Işık yardımıyla görüntü elde eden ilk kişi Joseph Nicéphore Niépce’dır.
- Işık yardımı ile görüntü elde eden ilk kişi kimdir?
- A-) Johann Heinrich Schulze
- B-) Thomas Wedgwood
- Cevap C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Louis Jacques Mande Daguerre
- E-) William Henry Fox
Açıklama: Fotoğrafın tarihsel bulunuş ve gelişim süreci içinde öne çıkan isim Fransız Joseph Nicéphore Niépce’dir. Niépce ışık yardımı ile görüntü elde eden ilk kişidir.
- John William Draper (1811-1882) aşağıdakilerden hangisini ilk yapan kişidir?
- A-) İlk negatif görüntü
- B-) İlk özçekim
- C-) İlk ışık resmi
- Cevap D-) İlk portre fotoğraf
- E-) İlk manzara resmi
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
- John William Draper (1811-1882) fotoğraf tarihinin ilk portre fotoğrafını hangi yıl çekmiştir?
- A-) 1835
- B-) 1837
- Cevap C-) 1840
- D-) 1842
- E-) 1843
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihinin ilk portre fotoğrafını çekmiştir.
- Kamera Obscura aşağıdakilerden hangi anlama gelmektedir?
- Cevap A-) Karanlık Kutu
- B-) Yeni Kamera
- C-) Işık Odası
- D-) Hatıra Kutusu
- E-) Büyük Kutu
Açıklama: Fotoğraf ve kameranın bulunmasına neden olan fotoğraf literatüründe karanlık oda ya da karanlık kutu anlamına gelen kamera obscura (pinhole) iğne deliği muhtemelen doğanın gerçek görüntüsünü yansıtabilen ilk cihazdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
- Kamera obscura kaçıncı yüzyılda taşınabilir hale getirilmiştir?
- A-) 15.yy.
- B-) 16.yy.
- Cevap C-) 17.yy.
- D-) 18.yy.
- E-) 19.yy
Açıklama: Danielo Barbaro adlı bir Venedikli karanlık kutunun deliğine bir mercek yerleştirerek daha net bir görüntü elde edilebileceğini kanıtladı. 17. yüzyılda taşınabilir hâle getirilen kamera obscura temel ilkesi bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten oluşur. Dışarıdan gelen ışık, delikten geçerek içerisindeki yüzeye düşer ve yansıdığı kaynağın perspektifini ve renklerini koruyarak ters dönmüş (180 derece, baş aşağı) görüntüsünü oluşturur. Resim bir kâğıt üzerine düşürülerek yüksek kesinlikli çizimler elde edilmesini sağlar.
- Kameranızda çekim yaparken kameranızın dahili ölçer tarafından seçilen pozlama değerlerini ayarlamanızı sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Diyafram
- B-) Diyafram öncelikli mod
- C-) ISO (duyarlılık) hızı
- D-) Enstantane hızı
- Cevap E-) Poz telafisi
Açıklama: Kameranızda çekim yaparken kameranızın dahili ölçer tarafından seçilen pozlama değerlerini ayarlamanızı sağlayan özellik poz telafisidir.
- Kameranızı hareketli konuyla birlikte zaman içinde kaydırmanız ve göreceli olarak net, keskin bir konuya sahip olurken, arka planın hız etkisi veren flu bir duruma gelmesi …………………….olarak açıklanabilir. Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A-) Tül etkisi
- Cevap B-) Pan tekniği
- C-) Işık izi pozlama
- D-) Hareketli pozlama
- E-) Zoom tekniği
Açıklama: Bir teknik olarak Pan’ın ardındaki temel fikir, kameranızı hareketli konuyla birlikte zaman içinde kaydırmanız ve göreceli olarak net, keskin bir konuya sahip olurken, arka planın hız etkisi veren flu bir duruma gelmesi olarak açıklanabilir. İngilizce panning olarak da adlandırılır. Hareket eden nesnelerin fotoğraflanırken arka veya ön planda hız, hareket hissini verecek etkilerin oluşturulmasına dayanır. Doğru cevap B’dir.
- Kar fotoğraflarında makinanın ışık ölçeri Ansel Adams Zone sistemine göre hangi tonda ölçüm yapar?
- A-) Siyaha yakın koyu gri
- Cevap B-) Orta gri
- C-) Çok koyu gri
- D-) Orta koyu gri
- E-) Orta açık gri
Açıklama: Işık ölçer (TTL) Ansel Adams’dan miras kalan zone systemin tam ortasındaki %18’lik gri
tona göre ölçüm yapar. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Kolodinium tekniği ile dörtnala giden atın tüm hareketini çeken kimdir?
- A-) Nicéphore Niépce
- B-) William Henry Fox Talbot
- Cevap C-) EadweardMuybridge
- D-) John William Draper
- E-) Robert Cornelius
Açıklama: Eadweard Muybridge (1830-1907) birçok fotoğraf ekipmanıyla yaptığı hareket çalışmalarıyla tanınan İngiliz doğumlu bir fotoğrafçı. Muybridge, at yarışlarını birden çok kamerayla birden çok açıdan fotoğrafladı ve atı hareket ettirmek için bu görüntüleri birleştirdi. 1878’de yapılan bu deneyde, Kolodinium tekniği ile dörtnala giden atın tüm hareketini çekti.
- Kullanıcı f değerini değiştirdiğinde ilgili enstantane hızının doğru pozlama yapabilmek için otomatik olarak değişmesini sağlayan fotoğraf makinesi çekim modu aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Otomatik
- B-) Manuel
- C-) Enstantane öncelikli mod
- Cevap D-) Diyafram öncelikli mod
- E-) Panaroma modu
Açıklama: Diyafram öncelikli mod seçildiğinde kullanıcı f değerini değiştirdikçe ilgili enstantane hızı da doğru pozlama yapabilmek için otomatik olarak değişecektir. Kısacası diyafram öncelikli mod enstantane hızını seçilen diyafram değerine göre makine kendisi atamaktadır. Buna göre doğru cevap D’dir.
- Lens açıklığının geniş ve dar olduğunun belirleyicisi olan ve fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eden fotoğraf makinesi parçasına ne ad verilir?
- Cevap A-) Diyafram
- B-) Enstantane
- C-) Deklanşör
- D-) Pozometre
- E-) ISO
Açıklama: Diyafram, fotoğraf makineniz içerisine alınacak ışığın ne miktarda olacağını kontrol eder. Doğru cevap A’dır.
- Makina üzerindeki döner dişlide yer alan diyafram öncelikli mod nedir?
- A-) P
- B-) AUTO
- Cevap C-) A
- D-) S
- E-) M
Açıklama: Fotoğraf makinenizde otomatik ve manuel modun dışında bir de “Diyafram Öncelikli” mod vardır. Bu mod A veya Av harf simgeleriyle gösterilir. Diyafram öncelikli mod seçildiğinde kullanıcı f değerini değiştirdikçe ilgili enstantane hızı da doğru pozlama yapabilmek için otomatik olarak değişecektir. Kısacası diyafram öncelikli mod enstantane hızını seçilen diyafram değerine göre makine kendisi atamaktadır. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Makine değerine ilave olarak seçilen fazla ve az pozlama ile birlikte 3 karenin birden çekildiği yönteme ne ad verilir?
- A-) Diyafram
- B-) Işık izi pozlama
- C-) Mavi zaman pozlama
- D-) Enstantane
- Cevap E-) Basamaklama (Bracketing)
Açıklama: Doğru cevap E’dir. Basmaklama adı verilir.
- Makinemize giren ışık yoğunluğunu azaltarak uzun pozlama yapmamızı sağlayan aracın ismi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Diyafram
- B-) Tripod
- C-) Tungsten
- D-) Mercek
- Cevap E-) Nötr yoğunluk filtresi
Açıklama: Nötr yoğunluk filtreleri, makinemize giren ışık yoğunluğunu azaltarak uzun pozlama yapmamızı sağlarlar.
- Manzara fotoğrafı pozlayacaksınız ve geniş bir alan derinliği elde ederek her şeyi net görmek istiyorsanız, iyi bir sonuç alabilmek için diyafram “f” değerinizin hangi değerler arasında olması gerekir?
- A-) f /1.8 ile f /5.6
- B-) f /5.6 ile f /8
- C-) f /8 ile f /11
- D-) f /11 ile f /16
- Cevap E-) f /16 ile f /22
Açıklama: Açık diyaframla (hatırlayınız, açık küçük sayılara eşittir), flu bir arka plan oluşturursunuz, dar bir diyafram (büyük f değeri demektir) ise fotoğrafa daha fazla bir geniş alana odaklanmanızı sağlar. Bu yapmış olduğumuz uygulamaya fotoğrafçılık terminolojisinde alan derinliği(depth of field) denilir. Konu f stoplarının rakamsal değeri üzerinden örneklenecek olursa; manzara fotoğrafı pozlayacaksınız ve geniş bir alan derinliği elde ederek her şeyi net görmek istiyorsunuz, diyafram “f” değerinizin f/16 ile f/22 gibi bir aralıkta olması sonuç almanızı sağlayacaktır. Doğru cevap E şıkkıdır.
- Mimari fotoğraf çekimlerinde iç mekan veya zor ışık şartlarında bile daha keskin ve net fotoğraflar çekebilmede yardımcı olan öncelikli kamera ayarı hangisidir ?
- Cevap A-) Diyafram açıklığı
- B-) Enstantane hızı
- C-) Objektif türü
- D-) ISO
- E-) Kameranın konuya olan mesafesi
Açıklama: Diyafram açıklığı
- Mimari fotoğraflarda hangi dosya modunun kullanılması tavsiye edilmektedir ?
- A-) DOC
- B-) HTML
- C-) HDR
- D-) TIFF
- Cevap E-) RAW+JPG
Açıklama: Mimari fotoğraflarda çekim sonrası fotoğraf üzerinde oynama ve perspektif düzeltmeleri için mutlaka RAW+JPG dosya türü seçilmesi önerilir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Mimari fotoğraflarda çekim sonrası fotoğraf üzerinde oynama ve perspektif düzeltmeleri için çekimleri hangi dosya türünde kaydetmek önerilir?
- Cevap A-) RAW+JPG
- B-) RAW+PNG
- C-) RAW+TGA
- D-) RAW+OBJ
- E-) RAW+PSD
Açıklama: Çekim dosya türü, mimari fotoğraflarda çekim sonrası fotoğraf üzerinde oynama ve perspektif düzeltmeleri için mutlaka RAW+JPG dosya türü seçilmesi önerilir. Yine iç mekân ve dış mekân ışıklarını değerlendirmek, yorumlamak ancak bu modlarda daha sağlıklı olacaktır. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Porte fotoğrafçılığı için aşağıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?
I-) Işık ölçümü için ağırlıklı olarak spot ölçüm modu kullanılır
II-) Yakın plan portrelerde netleme gözden alınarak yapılmalıdır
III-) Sığ alan derinliği kullanılarak arka planı flulaştırılabilir
IV-) Genellikle geniş açılı lensler tercih edilir
V-) Portre çekimlerinde en ideal ışık ters ışıktır- A-) II, III ve IV
- B-) IV ve V
- C-) II, III ve V
- Cevap D-) I, II ve III
- E-) II ve III
Açıklama: I, II ve III. seçenekler doğrudur. Portre fotoğrafçılığında genellikle geniş açılı lensler tercih edilmez ve en ideal ışık gün ışığıdır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Portre fotoğraf çekiminde ters ışık tercih edilmemesinin sebebi nedir ?
- A-) Yüzde deformasyonlar oluşturması
- B-) Arka plan fluluğu sağlaması
- Cevap C-) Yüzde kararma yaratması
- D-) Sığ alan derinliği oluşturması
- E-) Bakış boşluğunu değiştirmesi
Açıklama: Ters ışık yüzde aydınlanma olmayacağı için kararma yaratacaktır.
- Portre fotoğraflarında yazılım desteğiyle yaratıcı denemeler yapmak ve fotoğrafları işleyebilmek için aşağıdaki çekim dosya modlarından hangisi önerilir?
- A-) GIF
- B-) TIFF
- C-) RAW+BMP
- Cevap D-) RAW+JPG
- E-) PNG
Açıklama: Portre fotoğraflarınızda çekim dosya modu olarak RAW+JPG önerilir. Bu sayede fotoğraflarınız üzerinde yazılım desteğiyle oldukça yaratıcı denemeler yapabilir, fotoğraflarınızı işleyebilirsiniz. Doğru seçenek D’dir.
- Portre fotoğrafçılığı ilk zamanlarda hangi amaçla yayılmıştır?
- A-) Basın haberlerinde portre fotoğrafı kullanımı
- Cevap B-) Tarihin korunması ve belgelenmesi
- C-) Suçluların belgelenmesi
- D-) Ölülerin belgelenmesi
- E-) Kimliklere kullanılması
Açıklama: İlk zamanlarda portre fotoğrafları farklı amaçlarda çekilirdi. Bunlardan ilki tarihin korunması ve belgelenmesi amacı güdüyordu. Ünlü insanlar, ünlü aileler ve aile bireyleri fotoğraflanırken portre fotoğrafları herkesin edinmek istediği bir aile hatırası hâline gelmeye başladı.
- Portre fotoğrafçılığında yüzde deformasyonlar oluşturduğu için tercih edilmeyen objektif türü hangisidir ?
- A-) Normal Açılı Objektif
- B-) Dar Açılı Objektif
- Cevap C-) Geniş Açılı Objektif
- D-) Portre Objektifi
- E-) Tele Objektif
Açıklama: Genellikle geniş açılı lensler pek tercih edilmez. Bu lensler perspektif sapmaları ve distortlar oluşturacağı için yüzde de deformasyonlar oluştur
- Pozitif görüntülerden negatif görüntü elde etmeyi başaran William Henry Fox Talbot bu tekniği nasıl adlandırmıştır?
- A-) Pan yapma
- B-) Refleks
- Cevap C-) Kalotip
- D-) Persektif
- E-) Obscura
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır. Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş ve bu teknik Calotype ya da Kalotip diye adlandırılmıştır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
- Pozlama üçgenini oluşturan kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A-) ISO Hızı, Parlaklık, Histogram
- B-) ISO Hızı, Deklanşör Hızı, Parlaklık
- Cevap C-) Diyafram, Enstantane Hızı, ISO Hızı
- D-) Diyafram, Enstantane Hızı, Alan Derinliği
- E-) Diyafram, Alan Derinliği, Parlaklık
Açıklama: Pozlama açık tanımıyla “ışığı dengelemek” anlamına gelir. Bu dengeyi oluşturan ve pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram “Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı” dır. Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. Doğru seçenek C’dir.
- Pozlandırılmış, levhada sabitlenmiş ilk fotoğraf ne zaman çekilmiştir?
- A-) 1820
- B-) 1829
- C-) 1833
- Cevap D-) 1839
- E-) 1826
Açıklama: 1833’te Niépce’in ölümünden sonra Louis Jacques Mande Daguerre çalışmalarına devam eder ve kendi adını verdiği pozlandırılmış, levhada sabitlenmiş fotoğrafı dagerotipi Sanatçının Atölyesini çeker. 13 Ocak 1839’da, Bilim Akademisi toplantısında Daguerreotype süreci tanıtılarak kabul edilir. Resim 3.5’te Daguerre’nin atölyesini, Resim 3.6’da ise sanatçının ilk insanlı fotoğrafı görülmektedir.
- SLR kameralar ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Tek lens refleks fotoğraf makinesi tek olan kamera merceğinden görüntüleyebilir.
- B-) Tek lensli refleks fotoğraf makinesi (SLR) bir refleks ayna kullanımı ile başlar.
- C-) Dijital tek objektifli refleks kamera, dijital görüntüleme sensörü ile optik ve tek lensli bir refleksi birleştiren bir dijital fotoğraf makinesidir.
- Cevap D-) SLR’ler, 2000’li yıllarda film tabanlı DSLR’lerin yerini almıştır.
- E-) Tek lens refleks fotoğraf makinesi bir ayna ve prizma sistemi kullanır.
Açıklama: SLR’ler, 2000’li yıllarda film tabanlı DSLR’lerin yerini almıştır bilgisinin aksine DSLR’ler SLR’lerin yerini alır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
- Sensör ya da film üzerine farklı enstantane hızı ve diyafram açıklıklarında eşit miktarda ışık düşmesi, eş değerlik yasasına göre sağlanır. Bu yasaya göre aşağıdaki Diyafram - enstantane ikililerinden hangisinde diğerlerinden farklı miktarda ışık film ya da sensör üzerine düşer?
- A-) f2 - 1/1000
- B-) f2,8 - 1/500
- C-) f8 - 1/60
- D-) f22 - 1/8
- Cevap E-) f2 - 1/15
Açıklama: E şıkkındaki ayarlarla yapılacak pozlamada, giren ışık miktarı diğerlerinden daha azdır. Doğru yanıt E’dir.
- Seçeneklerden hangisi ‘Işıkla Boyama’ tekniğinde fotoğrafçının ihtiyaçları arasında yer almaz?
- Cevap A-) Açık renk kıyafet
- B-) Manuel fonksiyonlu bir kamera
- C-) 18mm ila 35mm arası bir lens
- D-) Kablosuz uzaktan kumanda
- E-) Tripod
Açıklama: Açık renk kıyafet
- Seçeneklerden hangisi Kamera Obscura üzerine çalışma yapmamıştır?
- A-) Mo Ti
- B-) İbn Al-Haytam
- C-) Leonardo da Vinci
- Cevap D-) Jackson Pollock
- E-) Paolo Toscanelli
Açıklama: Jackson Pollock
- Seçeneklerden hangisi mimari fotoğrafçılık için kullanılan temel lenslerden biri değildir?
- A-) 85 mm f1.2
- B-) 24x70 mm f2.8
- C-) 16x35mm f2.8, veya 16x50mm
- D-) 50mm f/1.4 veya f/1.8
- Cevap E-) TS-E 135mm f/4L Macro
Açıklama: TS-E 135mm f/4L Macro
- Seçeneklerden hangisi portre fotoğrafçılığında dikkat edilecek ip uçlarından değildir?
- A-) Lens seçimi
- B-) Alan derinliği
- C-) Netlik
- D-) Işık Ölçümü
- Cevap E-) Matrix
Açıklama: Matrix
- Seçeneklerden hangisi sayısal fotoğraf makinesinin ışık duyarlılığını kontrol eden teknik terimdir?
- A-) SLR
- B-) LCD
- Cevap C-) ISO
- D-) PROS
- E-) DSLR
Açıklama: ISO
- Seçeneklerden hangisi sayısal fotoğrafçılıkta fotoğraf makinesinin sunduğu dört poz ölçüm modundan biri değildir?
- Cevap A-) Yerel Ölçüm
- B-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- C-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- D-) Spot Ölçüm
- E-) Kısmi Ölçüm
Açıklama: Yerel Ölçüm
- Seçeneklerden hangisi uzun pozlama tekniği değildir?
- A-) Yıldız Pozlama
- Cevap B-) Otomatik Pozlama
- C-) Şelale Pozlama
- D-) Işık izi Pozlama
- E-) Mavi zaman Pozlama
Açıklama: Otomatik Pozlama
- Sis ve duman fotoğrafı çekerken ilk yapılmasu gereken şey aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Sis ya da dumanın az olduğu bir alana geçmek
- B-) Makinenin lensini temizlemek
- Cevap C-) Makinenin fokus ayarlarını kontrol etmek
- D-) Objektifi kontroletmek
- E-) Pozlama süresini düzenlemek
Açıklama: Sis ve duman fotoğrafı, kar fotoğrafı çekim tekniklerinde olduğu gibi ciddi bir ön bilgi gereksinimi ister. Sis fotoğrafı çekerken yapmamız gereken ilk şey makinemizin fokus ayarlarını kontrol etmemiz olacaktır. Doğru cevap C seçeneğidir.
- Tarihin ilk portre fotoğrafı kaç yılında çekilmiştir?
- A-) 1839
- Cevap B-) 1840
- C-) 1844
- D-) 1855
- E-) 1861
Açıklama: John William Draper (1811-1882) 1840’da fotoğraf tarihin ilk portre fotoğrafını çekmiştir. Kimya profesörü olan Draper kendi kamerasını yapmış ve ilk insan portresini kaydetmiştir. Ablası Dorothy Catherine Draper gözleri açık olan ilk kadın portresidir. Doğru cevap B’dir.
- Tek lensli refleks kameranın mucidi kimdir?
- A-) Roger Fenton
- B-) Stephen Henry Horgan
- Cevap C-) Thomas Sutton
- D-) Alphose Giroux
- E-) Robert Cornelius
Açıklama: Tek lensli refleks kameranın mucidi Thomas Sutton’ dır.
- Temel prensibi aynı çerçeveden oluşturulan fotoğraflarda aydınlık ve karanlık yüzey arasındaki temel ışık farklarının şiddetini ortaya koyan çekim tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) HDR
- B-) Mavi Zaman
- C-) Tül etkisi
- D-) Silüet Etkisi
- E-) Zoom yapma
Açıklama: Yüksek dinamik aralık anlamına gelen HDR’nin temel prensibi aynı çerçeveden oluşturulan fotoğraflarda aydınlık ve karanlık yüzey arasındaki temel ışık farklarının şiddetini ortaya koyar. Bu sayede fotoğrafta gözü okşayan yapay bir derinlik oluşur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Thomas Sutton, aşağıdakilerden hangisinin mucididir?
- A-) Kolodinium tekniği
- B-) Calotype tekniği
- C-) Daguerreotype
- Cevap D-) Tek lensli refleks kamera
- E-) Yarım ton gravür süreci
Açıklama: Tek lensli refleks kameranın mucidi Thomas Sutton’dur.
- Tone Mapping hangi çekim tekniği içinde kullanılır?
- A-) AF-S
- B-) ISO
- Cevap C-) HDR
- D-) HSM
- E-) PSAM
Açıklama: HDR
- Tül etkisi, özellikle hangi fotoğraflarda tercih edilir?
- Cevap A-) Şelale ve akarsu fotoğrafları
- B-) Hareket hâlindeki araçların fotoğrafları
- C-) Gün batımı ve gün doğumundan hemen önce çekilen fotoğraflar
- D-) Kapalı mekânlarda çekilen fotoğraflar
- E-) Bulutların kapalı olduğu zamanlarda çekilen fotoğraflar
Açıklama: Tül Etkisi(şelale veya akarsu pozlamaları): Şelale fotoğraflarında yapılan uzun pozlamalarda şelaleden akan suyun tül etkisinde olması ortaya estetik fotoğraflar çıkarır. Bu teknik için öncelikle geniş açı lensler kullanmakta yarar vardır. Geniş açılar hem dar mekânlarda çerçeve sıkıntısı yaratmayacak hem de mekâna biraz abartılı bir atmosfer kazandıracaktır.
- William Henry Fox Talbot aşağıdakilerden hangisini başarmıştır?
- Cevap A-) Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiştir.
- B-) Gümüş tuzlarının ışığa duyarlılığının keşfetmiştir.
- C-) Işık yardımı ile görüntü elde etmiştir.
- D-) Dünyanın ilk ticari olarak satılan fotoğraf makinesini tasarlamıştır.
- E-) Yarım ton gravür sürecinin mucididir.
Açıklama: William Henry Fox Talbot, Daguerre’in pozitif görüntülerinin negatif görüntü elde etmeyi başarmıştır. Günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş ve bu teknik Calotype ya da Kalotip diye adlandırılmıştır. Talbot pozlama süresini bir saatten bir dakikaya indirmiş tekrarlanamayan metal üzerinde tek bir pozitif görüntü veren Dagerotip’den farklı olarak çok sayıda baskıya izin vermiştir. Talbot 1841’de bu tekniğin patentini almıştır.
- William Henry Fox Talbot tarafından geliştirilen ve günümüze ulaşan en eski negatifi üretmiş olduğu tekniğin adı nedir?
- A-) Diyafram
- Cevap B-) Calotype
- C-) Enstantane
- D-) Kolodinium
- E-) Daguerreotype
Açıklama: Doğru cevap B’dir. En eski negatifi üretmiş olduğu tekniğin adı calotype’dir.
- Yaprak üzerindeki böceğe odaklanmak ve yaprağı flu çekmek için aşağıdaki hangi seçenek tamamıyla doğrudur?
- Cevap A-) Geniş diyafram, f/1.8
- B-) Dar diyafram, f/1.8
- C-) Dar diyafram, f/16
- D-) Dar diyafram, f/22
- E-) Geniş diyafram, f/16
Açıklama: Minik bir nesne pozlanacaksa ve arka planı flu yapıp, sığ bir alan derinliği isteniyorsa ayarlarda f/1.8 ve f/5.6 arasında bir f değeri seçmek doğru olacaktır. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Çerçevenin tamamının üzerindeki ortalama ışık seviyesini ölçerek pozlama değeri oluşturan poz ölçüm modu hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir ?
- Cevap A-) Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm
- B-) Merkez Ağırlıklı Ölçüm
- C-) Otomatik Ölçüm
- D-) Kısmi Ölçüm
- E-) Spot Ölçüm
Açıklama: Ağırlıklı Ortalama (Matrix) Ölçüm: Bu ölçümde sayısal fotoğraf makineniz çerçevenin tamamının üzerindeki ortalama ışık seviyesini ölçerek pozlama değeri oluşturur.
- İlk savaş fotoğrafçısı kimdir?
- A-) John William Draper
- B-) William Henry Fox Talbot
- C-) Hippolyte Bayard
- D-) Louis Daguerre
- Cevap E-) Roger Fenton
Açıklama: 1855’te İngiliz Roger Fenton (1819-1869) ilk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilmişti. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- İlk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilen fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Roger Fenton
- B-) Thomas Sutton
- C-) Hippolyte Bayard
- D-) Louis Daguerre
- E-) Stephen Henry Horgan
Açıklama: 1855’te İngiliz Roger Fenton ilk savaş fotoğrafçısı olarak Kraliçe’nin emri ile Kırım Savaşı’nı görüntülemek için gönderilmişti. Doğru seçenek A’dır.
- “Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı”na fotoğrata ne ad verilir?
- Cevap A-) Pozlama üçgeni
- B-) Poz dengesi
- C-) Negatif
- D-) Pan Yapma
- E-) Alan derinliği
Açıklama: Pozlama açık tanımıyla “ışığı dengelemek” anlamına gelir. Bu dengeyi oluşturan ve pozlamanın omurgası sayılan üç temel kavram “Diyafram”, “Enstantane Hızı” ve “ISO Hızı” dır. Bu üçlüye fotoğrafta Pozlama Üçgeni denir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- “Genellikle küçük bir ampulle sembolize edilir. Bu ayarı fotoğraf makinenizde seçtiğinizde, akkor ampul aydınlatmasının fotoğrafınıza vereceği sarartmayı dengeleyerek fotoğraftaki renklerinizi soğutacaktır. Böylelikle gerçeğe yakın bir renk dengesi yakalarsınız. 2700-3200 K renk ısısına etki eder.”
Yukarıdaki verilen bilgide aşağıdakilerden hangisinden bahsetmektedir?- A-) Auto WB
- Cevap B-) Tungsten
- C-) Floresan
- D-) Histogram
- E-) Flaş
Açıklama: Genellikle küçük bir ampulle sembolize edilir. Bu ayarı fotoğraf makinenizde seçtiğinizde, akkor ampul aydınlatmasının fotoğrafınıza vereceği sarartmayı dengeleyerek fotoğraftaki renklerinizi soğutacaktır. Böylelikle gerçeğe yakın bir renk dengesi yakalarsınız. 2700-3200 K renk ısısına etki eder.
Ünite 4
- “Yukarıdan bakılınca çember, yandan bakılınca dikdörtgen olarak görülen bir su bardağı, nereden bakılırsa bakılsın aslında bir su bardağıdır.” Bizi bu yargıya ulaştıran şey aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Duygu
- B-) Duyum
- Cevap C-) Algı
- D-) Anlam
- E-) Görme
Açıklama: Bütünleştirmeyi insanın ruhsal yapısı ve durumu da etkiler. Böylece, aynı nesnenin ya da olayın değişik kişiler tarafından çözülüp anlaşılması farklı olur. Nesnelerin durumu, konumu, uzaklığı ve insanların bunlara bakış açısı değişse bile, bütünleştirme çevrenin değişmez biçimde algılanmasını sağlar. Böylece yukarıdan bakılınca çember, yandan bakılınca da dikdörtgen olarak görülen bir su bardağı, nereden bakılırsa bakılsın daima bardak olarak algılanır. Doğru cevap C şıkkıdır.
- “Öğrendiklerimizin gördüklerimizle ilişkili olduğunu daha iyi görebilmenin bizi bilgilendirdiğini ve tatmin ettiğini, bizi daha iyi yerlere taşıyarak hayatımızı zenginleştirdiğini ifade eder.” diyen aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Berger
- B-) Uçar
- C-) Blake
- Cevap D-) Meager
- E-) Lepperd
Açıklama: Meager (1993) öğrendiklerimizin gördüklerimizle ilişkili olduğunu daha iyi görebilmenin bizi bilgilendirdiğini ve tatmin ettiğini, bizi daha iyi yerlere taşıyarak hayatımızı zenginleştirdiğini ifade eder.
- 1960’larda ortaya çıkan optik (gözsel), kısa adıyla ‘op’ sanatın ilk uygulayıcısı kimdir?
- A-) Lerski
- B-) Penrose
- C-) Müller
- D-) Lyer
- Cevap E-) Vasarely
Açıklama: 1960’larda ortaya çıkan optik (gözsel), kısa adıyla ‘op’ sanatın ilk uygulayıcısı kabul edilen Macar sanatçı Victor Vasarely (1908-1997) ve ondan etkilenen bazı sanatçılar, gözün kusurlarından yararlanarak sanatlarını geliştirmişlerdir.
- 1960’larda ortaya çıkan optik (gözsel), kısa adıyla ‘op’ sanatın ilk uygulayıcısı kabul edilen Macar sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bridget Riley
- B-) Alexander Calder
- C-) Joan Miró
- D-) Jean Pierre Yvaral
- Cevap E-) Victor Vasarely
Açıklama: Açıklama: 1960’larda ortaya çıkan optik (gözsel), kısa adıyla ‘op’ sanatın ilk uygulayıcısı kabul edilen Macar sanatçı Victor Vasarely (1908-1997) ve ondan etkilenen bazı sanatçılar, gözün kusurlarından yararlanarak sanatlarını geliştirmişlerdir
- Gestalt ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Almanca bir kelimedir.
- B-) Biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir.
- Cevap C-) Algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir nöroloji teorisidir.
- D-) Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur.
- E-) Olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
Açıklama: Gestalt Almanca bir kelime olup; biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir. Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur. Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
- 1. Sezgisellik
2. Rasyonellik
3. Subjektiflik
4. Bilim
5. Resim
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri beynin sağ lobunu ilgilendirmektedir?- A-) I ve V
- B-) II ve III
- Cevap C-) I, III ve V
- D-) I ve III
- E-) II ve V
Açıklama: Sanatsal Bölüm (sağ lob) Sezgisellik ,Subjektiflik, Resim, Müzik ,Fotoğrafçılık, Şiir gibi konularla ilintilidir
- Algıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Cevap A-) Algı, duyu organlarımızın dışardan gelen uyarıları alması ve bunları sinirler aracılığıyla beyindeki ilgili merkeze iletmesidir.
- B-) Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır.
- C-) Algı, gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; görme, işitme, tat, koku, dokunma ve diğer vücut duygularıyla ilişkilidir.
- D-) Algı, göz önündeki nesnelerin, varlıkların tüm duyular yoluyla alınan izlenimlerin yorumlanma eylemidir.
- E-) Algı, nesneleri görmek, duymak, tatmak, koklamak veya hissetmek için duyusal bilgilerin edinilmesi ve işlenmesidir.
Açıklama: Algı ve Algılama
Duyu organlarımızın dışardan gelen uyarıları alması ve bunları sinirler aracılığıyla beyindeki ilgili merkeze iletmesi algı değil duyumdur.
- Aşağıdaki kavramlardan hangisi gözün anatomik yapısında yer almaz?
- A-) Retina
- B-) Lens
- Cevap C-) Glokom
- D-) Kornea
- E-) Jel
Açıklama: Göz ve Görme Duyusu – Gözün Anatomisi
Gözün anatomisinde glokom yer almaz. Glokom, göz tansiyonu da adı verilen bir hastalıktır.
- Aşağıdaki örneklerden hangisi göstergebilimin inceleme alanına girmez?
- A-) Çevre sorunlarına dikkat çekmek için düzenlenen gösteriler
- B-) Uzakta bulunan birisine yanlış yerde durduğunu söyleme ve işaret etme
- C-) Bir malın tanıtımında etken olacak olan reklam afişleri
- D-) Üzerinde uyarıcı şekiller bulunan trafik levhaları
- Cevap E-) Balık tutmakta olan bir adamın tuttuğu balığı tekrar suya atması
Açıklama: Görsel İletişim ve Görsel Öğeler – Görsellikte Semboller ve Sembollerin Gücü
Göstergebilim ( semiyoloji ) imaj olgusunun anlaşılmasında, reklamların anlamlarının çözülmesinde ve tüketim tartışmalarına yön verilmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Göstergebilim, göstergeleri inceleyen bilim dalıdır. Doğal diller, trafik ışıkları, jest ve mimikler, sağır-dilsiz alfabesi, moda, tiyatro gösterileri, edebiyat yapıtları, tablolar vb. göstergelerdir.
- Aşağıdakilerden hangisi insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin beyin tarafından organize edilip yorumlanma ya da anlamlandırma sürecinin adıdır?
- A-) Duyum
- B-) İmge
- C-) İçgüdü
- Cevap D-) Algı
- E-) Sezgi
Açıklama: Algı ve Algılama
İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin beyin tarafından organize edilip yorumlanma ya da anlamlandırma sürecine algı denir.
- Beynin sağ yarım küresi, insanda aşağıda belirtilen hangi becerilerin gelişmesinde etkendir?
- A-) Eleştirel düşünme
- Cevap B-) Sanatsal düşünme
- C-) Analitik düşünme
- D-) Sayısal düşünme
- E-) Global düşünme
Açıklama: Görsel İletişim ve Görsel Öğeler
Sol beyin, matematiksel-mantıksal düşüncenin merkeziyken; sağ beyin daha çok artistik duyular, resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir.
- Bir nesne ya da olayı algılamanın en kolay yolu aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Parçaları bütün haline getirmek
- B-) Görsel zekaya sahip olmak
- Cevap C-) Zihinde canlandırmak
- D-) Görsel uyarıcıları etkin hale getirmek
- E-) Estetik haz alabilmek
Açıklama: Algı ve Algılama – Görsel Algı ve Gestalt Kuramı
Yıldırım’a göre bir nesne veya olayı algılamanın en kolay yolu onu zihinde canlandırmaktır.
- Medya okuryazarlığının yararlı olduğunu belirten, öneren kaynak ve konular aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- A-) Semboller ve piktogramlar
- Cevap B-) Kitle iletişim araçları
- C-) Sosyal ve iletişim becerileri
- D-) Dil becerileri ve öyküleştirme
- E-) Görsel düşünme süreci
Açıklama: Görsel İletişim ve Görsel Öğeler – Görsel Kültür
Medya okuryazarlığı, kitle iletişim araçlarını referans alır. Günümüzde insanların görsel iletişim aygıtlarının hâkim olduğu medyatik aygıtların bir parçası haline dönüştüğünü görebiliriz. İnsanlar artık kitap okuma ya da bir konu hakkında bilgi edinme zahmetine katlanmaktansa bu ihtiyacını çeşitli görsellerle giderebilmektedir. Söz konusu olan görsel aygıtlar düşünceyi daha belirgin, aktif kılabilmekte, etkileşim ve iletişimi güçlendirmektedir. Çünkü medya, insanların birbirleriyle sınırsız iletişim ve etkileşim olanaklarını sağlayan, dünyayı nasıl algılayacağımızı, davranış biçimlerimizi ve yaşam örüntülerimizi etkileyip yönlendiren, sanal imgeler yaratıp mesajlar veren, sanatın olanaklarını ve sınırlarını zorlayan, kullanan önemli teknolojik bir harekettir.
- Sanatsal düşünce becerisinin gelişimi için aşağıdakilerden hangisine ihtiyaç vardır?
- Cevap A-) İmge
- B-) Sezgi
- C-) Refleks
- D-) Uyarım
- E-) Duyum
Açıklama: Görsel İletişim ve Görsel Öğeler – Görsel Düşünme
Sanatta görsel düşünme süreci sanatı anlaşılır kılma etkinliğidir. Sanatsal düşünce becerisinin gelişimi için imgelere ihtiyaç vardır. İmge; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayaldir.
- Çocukların konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrendiğini, görmenin konuşmadan önce geldiğini ileri süren sanat eleştirmeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Meager
- Cevap B-) Berger
- C-) Lepperd
- D-) Taylor
- E-) Sekuler
Açıklama: Göz ve Görme Duyusu – Gözün Anatomisi
Görme ve görülenlerin anlamlandırılması bir bütünmüş gibi gözükmekle birlikte belli bir süreci oluşturmaktadır. Bu süreç, temel görsel elemanlar, duyu teorileri ve görsel kültür gibi birçok konunun basamak oluşturduğu bir süreçtir. John Bergere’e göre görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Bir diğer anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir denilebilir.
- ‘’Gestalt Kuramı’’ aşağıdaki alanlardan hangisine bir yenilik getirmemiştir?
- A-) Bellek
- B-) Öğrenme
- C-) Problem çözme
- D-) Algılama
- Cevap E-) Düşünme
Açıklama: Algı ve Algılama – Görsel Algı ve Gestalt Kuramı
Gestalt Almanca bir sözcük olup; biçim, form gibi anlamlara gelmektedir. Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur. Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır. Gestalt kuramı bellek, öğrenme, hatırlama, problem çözme, algılama konularında yenilikler getirmiştir. Düşünme konusunda bir yenilikten söz edilemez.
- Ahmet bey geçen yıl bir başkasına satmış olduğu arabasını yolda görür ve bu araba ile olan hatıraları canlanır. Mehmet bey ise aynı arabayı ilk kez görür ve bu arabanın ne kadar hızlı ve güçlü olduğunu düşünür. Ahmet ve Mehmet bey için aynı arabanın farklı şeyler ifade etmesinin sebebi hangi durumla açıklanabilir?
- A-) Bilinç
- B-) Gestalt Kuramı
- C-) İm
- Cevap D-) Algılama
- E-) Gözlem
Açıklama: Algılama, algılanan nesneden, durumdan daha fazla şey ifade eder. Çünkü algılamada duruma bir anlam yükleriz. Örneğin okuduğumuz okul sadece bir bina değildir. Orada arkadaşlarımız, hocalarımız vardır. Dahası biz orada birçok yaşantı geçirmişizdir, o nedenle okuduğumuz okulu bu okulda okumayan bir başkasından farklı algılarız hatta aynı yerde beraber okuduğumuz arkadaşımızdan da farklı algılarız. Dolayısıyla kişiler varlıkları olayları farklı algılarlar. Buna göre doğru cevap D seçeneğidir.
- Algıda değişmezliği, “sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır” diye tanımlayan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Arnheim
- B-) Keene
- C-) Cibran
- Cevap D-) Cüceloğlu
- E-) Türk Dil Kurumu
Açıklama: Algıda değişmezlik, sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır (Cüceloğlu, 1997).
- Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara ne ad verilir?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) Kör nokta
- Cevap C-) Algı yanılması
- D-) Görsel imge
- E-) Görme sorunu
Açıklama: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır
- Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere ne ad verilir?
- A-) Görsel algı
- B-) Görsel imge
- C-) Görsel yanılsama
- Cevap D-) Algı yanılmaları
- E-) Algıda seçicilik
Açıklama: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır. Doğru cevap D’dir.
- Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere ne denir ?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) İmge
- Cevap C-) Algı yanılsaması
- D-) İç algılar
- E-) Algılama
Açıklama: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denilir.
Doğru cevap: C seçeneğidir.
- Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere ne denir?
- A-) İm
- B-) Algı
- C-) Algıda seçicilik
- Cevap D-) Algı yanılsaması
- E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: İm (işaret), algılanmış bir olayı dile getirir. Örneğin uzakta bir yerde duman görürsek orada bir ateş yanmakta olduğunu anlarız. Bu gibi doğal bağlantıları biz doğal bir işaret (im) olarak algılarız. (Sayfa 117). Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Algı, bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar. (Sayfa 112). Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. (Sayfa 116). Algı yanılsaması: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır. (Sayfa 118). Algıda değişmezlik, sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır (Cüceloğlu, 1997). (Sayfa 117).
- Algının kendisini oluşturan duyusal girdilerin toplamından daha fazlasını ifade ettiğini savunan düşünce ekolü hangisidir?
- A-) Fenomenoloji
- B-) Yapısalcılık
- Cevap C-) Gestalt
- D-) Yansıtmacılık
- E-) Varoluşçuluk
Açıklama: Algı kendisini oluşturan duyusal girdilerin toplamından daha fazla bir anlam ifade eder. Bu gerçeği, algısal psikoloji üzerinde çalışan ilk Alman psikologları gestalt kelimesi ile ifade ettiler
- Alttaki resimde, üstteki yatay üç çizgiye baktığımızda üç çizginin de farklı uzunluklarda olduğu algısının güçlü olduğunu, ortadaki çizginin ise daha da uzun olduğunu görebiliriz. Oysa alttaki kırmızı ile belirginleştirilmiş aynı şekli ölçtüğümüzde her üç yatay çizginin de aynı boyda olduğunu görebiliriz. Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki bu farklılıklara ne ad verilir?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) Algıda değişmezlik
- C-) Duyusal rahatsızlık
- Cevap D-) Algı yanılsaması
- E-) Görsel algı
Açıklama: Verilen resimde, Müller-Lyer’in en bilinen yanılsama örneğini görebiliriz. Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır. Bazı algı yanılsamaları bulundukları fiziksel koşullara ya da psikolojik durumlara göre değişkenlik gösterir. İnsan organizmasına bağlı nedenler dışında eşyanın fiziki ya da geometrik özellikleri de algı yanılmaların neden olur. Doğru yanıt D’dir.
- Asıl dünyayı değil de bunların temsillerinin gösterilmesi aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
- A-) İmgelem
- B-) Algı
- C-) İşaret
- Cevap D-) İmge
- E-) İm
Açıklama: İmgeler bize asıl dünyayı değil, dünyalardan bir dünya gösterir. İmgeler gösterilen şeyler değil, bunların temsilleridir. Doğru yanıt D’dir.
- Ayşe hanım Akdeniz sahilinde otomobiliyle ilerlerken uzaktan bir otel görür. Otel yeşillikler içerisinde, denizle iç içedir ve güzel bir mimarisi vardır. Ayşe hanım ilk bakışta bu otele hayran olur ve burada kalmaya karar verir. Fakat daha sonra otelde kaldığı süre içerisinde Ayşe hanım odaların bakımsız olması, sahilin kirli olması, personelin yetersiz olması gibi bazı aksaklıklar farkeder. Ayşe hanımın ilk bakışta aldanmasına sebep olan durum seçeneklerden hangisi ile açıklanabilir?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) İmgelem
- Cevap C-) Gestalt kuramı
- D-) Görsel estetik
- E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır. İnsanlar gördükleri varlıkları, nesneleri bir bütün olarak algılarlar. Ayşe hanım da uzaktan baktığında oteli çevresindeki güzel şeylerle birlikte bir bütün olarak algılamış ve olası aksaklıkları bu bütünün içinde ilk bakışta görememiştir.
- Ağ tabada ışık duyargalarının bulunmadığı noktaya ne ad verilir?
- Cevap A-) Kör nokta
- B-) Algı
- C-) İmge
- D-) Silüet
- E-) Retina
Açıklama: Görme sinirleri bir araya toplanarak göz küresini terk eder. Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur. Bu nedenle, iki gözümüzde de bir kör nokta (blind spot) vardır. Günlük koşullar altında, göz sürekli ufak hareketler yaptığından, kör noktanın farkına varamayız. Fakat bazı koşullarda kör noktayı algılama olanağı vardır. Özetle ifade edilecek olunursa kör nokta, ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır. Doğru cevap A’dır.
- Ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı bölgeye ne ad verilir?
- A-) Fotoreseptör hücreleri
- B-) Kornea
- Cevap C-) Kör nokta
- D-) Ağsı tabaka
- E-) Renkli tabaka
Açıklama: Görme sinirleri bir araya toplanarak göz küresini terk eder. Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur. Bu nedenle, iki gözümüzde de bir kör nokta (blind spot) vardır. Günlük koşullar altında, göz sürekli ufak hareketler yaptığından, kör noktanın farkına varamayız. Fakat bazı koşullarda kör noktayı algılama olanağı vardır. Özetle ifade edilecek olunursa kör nokta, ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır. Buna göre doğru cevap C seçeneğidir.
- Ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktaya ne ad verilir?
- A-) İris
- B-) Retina
- Cevap C-) Kör nokta
- D-) Koroid tabakası
- E-) Mercek
Açıklama: Kör nokta
- Aşağıda Gestalt kuramıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- Cevap A-) Algısal psikoloji üzerinde çalışan ilk Amerikan psikologları gestalt kelimesi ile ifade ettiler.
- B-) Almanca bir kelime olup; biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir.
- C-) Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir.
- D-) Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur.
- E-) Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
Açıklama: Gestalt Kuramı;
Algısal psikoloji üzerinde çalışan ilk Alman psikologları gestalt kelimesi ile ifade ettiler.
Gestalt Almanca bir kelime olup; biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir. Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur. Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
- Aşağıda görme eyleminin gerçekleşmesi için sırasıyla verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer.
- B-) İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar.
- Cevap C-) Gözbebeğini geçen ışık optik sinire gelir.
- D-) Oradan da görmemizde önemli rolü olan, ışığa ve renge duyarlı retinaya gelerek orada toplanır.
- E-) Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir.
Açıklama: Gözlerimizi ve bir fotoğraf makinasının kamerası gibidir. Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer. İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Gözbebeğini geçen ışık göz merceğine (lens) gelir. Oradan da görmemizde önemli rolü olan, ışığa ve renge duyarlı retinaya gelerek orada toplanır. Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir.
- Aşağıda göstergebilim hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Gösterge içeriği aracılığıyla bilgi verir, sistem göstergenin iş gördüğü düzendir.
- Cevap B-) Gösterge zayıf bir iletişim aracıdır.
- C-) Göstergebilim “göstergeleri inceleyen bilim dalı” olarak tanımlanabilir.
- D-) Göstergebilim, insanların sözcüklerden, seslerden ve resimlerden nasıl anlam çıkardığına dair bir tarif ortaya koyar.
- E-) Göstergebilim üç ‘sınıflandırıcı’ olduğunu önerir. Bunlar; gösterge, sistem ve bağlamdır.
Açıklama: Göstergebilim (semiyoloji) imaj olgusunun anlaşılmasında, reklamların anlamlarının çözülmesinde ve tüketim tartışmalarına yön verilmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Göstergebilim “göstergeleri inceleyen bilim dalı” olarak tanımlanabilir.
Göstergebilim, insanların sözcüklerden, seslerden ve resimlerden nasıl anlam çıkardığına dair bir tarif ortaya koyar. Göstergebilim üç ‘sınıflandırıcı’ olduğunu önerir. Bunlar; gösterge, sistem ve bağlamdır. Gösterge içeriği aracılığıyla bilgi verir, sistem göstergenin iş gördüğü düzendir (yol işaretlendirme sistemleri gibi) ve bağlam da göstergenin konumlandığı düzendir (hareketli makinelerin yanı gibi). Pek çok tasarım sembolik göndermeler veya çoklu bilgi katmanlarıyla iletişim kuran göstergeler barındırır. Gösterge güçlü bir iletişim aracıdır.
- Aşağıda kör nokta ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yada hangileri doğrudur ?
I-) İki gözümüzde de bir kör nokta bulunur
II-) Kör noktamızı göremeyiz
III-) Görsel alıcı hücrelerin olmadığı noktadır
IV-) Sinirlerin göz küresinden çıkışında bulunur- A-) II ve III
- B-) I ve II
- Cevap C-) I, III ve IV
- D-) I, II ve III
- E-) III ve IV
Açıklama: Kör noktamızı bir kitaba odaklanıp, yavaş yavaş kendimize yaklaştırarak görebiliriz. Kitabı önünüzde tutun. Sol gözünüzü kapayın ve noktaya gözünüzü dikin. Çevresel görüşünüz içinde X işaretini görmeye devam edersiniz. Şimdi kitabı yavaş yavaş kendinize doğru getirin. Belirli bir noktada X işareti kaybolur. Bu anda X’in görünümü kör noktanız üzerine düşmektedir. Sağ gözünüzü kapayıp aynı işlemleri yaparak sağ gözünüzün kör noktasını da keşfedebilirsiniz I, III ve IV’deki seçenekler doğrudur. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Aşağıdaki algısal organizasyon süreçlerinin hangileri Gestalt kuramının süreçleridir?
- A-) Simetri-çifte anlam
- B-) Zaman-mekan
- C-) Paradoks-yanılsama
- D-) Perspektif-simetri
- Cevap E-) Süreklilik-yakınlık
Açıklama: Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur.
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi algıda seçicilik tanımıyla örtüşmez?
- A-) Seçicilik insanların o anki tutum, ilgi ve gereksinimlerine göre değişebilir.
- B-) Duyu organlarına gelen uyarıcılardan sadece bazılarına tepki verme olayıdır.
- C-) Çevremizdeki bütün uyarıları aynı anda ve aynı yoğunlukta algılamamız mümkün değildir.
- D-) Çevremizdeki uyarıcı etkenlerin artması dikkatimizi daha çok çeker.
- Cevap E-) Tüm uyarıcılara aynı derecede sabit tepki gösterme olayıdır.
Açıklama: Tüm uyarıcılara aynı derecede sabit tepki gösterme olayıdır.
- Aşağıdaki iki diyalog arasındaki farklılık neyin göstergesidir?
I. A: Ben ressamım.
B: Aaa, ne güzel. Benim de resmimi yapabilir misiniz?
II: A: Ben ressamım.
B: Harika. Figüratif mi, yoksa soyut mu çalışıyorsunuz?- A-) Göstergebilim
- B-) Görsel düşünme
- Cevap C-) Görsel kültür
- D-) Görsel sembol
- E-) Medya okuryazarlığı
Açıklama: Hiç resimle uğraşmayan ya da anlamayan birine “Ben ressamım” diye kendinizi tanıtırsanız, o da size, “Benim resmimi yapabilir misiniz?” der. Veya biraz sanata karşı ilgi duyan birine aynı şekilde yaklaşırsanız “Manzara mı, yoksa natürmort mu çalışıyorsunuz?” ya da “Picasso gibi mi resim yapıyorsunuz?” diyebilir. Biraz daha sanatla ilgilenen biri ile karşılaşıldığında, “Figüratif mi, yoksa soyut mu çalışıyorsunuz?” diyebilir. Bu basit örnekler bize bir ölçüde bireylerin görsel kültüre ilişkin düzeyleri ve artistik kimlikleri hakkında bir fikir verebilmektedir. Doğru yanıt C’dir.
- Aşağıdaki kavramlardan hangisi imgesel bilginin sembol ve şekillerinin içeriğini oluşturan unsurlardandır?
- Cevap A-) Hümanisma-mecaz
- B-) Medya okuryazarlığı-görsel okuryazarlık
- C-) Popüler olan - popüler olmayan
- D-) Değerli olan-değersiz olan
- E-) Form-biçim
Açıklama: Sanatta karşılaştırma, mecaz, espri, abartma, değer (insanileşme-hümanisma) ve artistik metaforlar sanatın varlık nedenlerindendir. İmgesel bilginin en önemli enstrümanlarıdır.
- Aşağıdaki kavramlardan hangisi tasarım ilkelerini, tasarım öğelerinden ayıran kavramlardan birisidir?
- A-) Nokta
- Cevap B-) Denge
- C-) Çizgi
- D-) Boşluk
- E-) Form
Açıklama: Nokta, çizgi, şekil form, boşluk, öz yapı, ışık, renk ve hareket gibi faktörler tasarımın temel ögeleri arasında yer alır. Tasarım ilkeleri içinde sadelik, açıklık, ışık, denge, düzenlilik, organize etme, etkileme düzeni, okunabilirlik, parçaların yerleştirilmesi, ilişkilere bakış, görüş noktası ve görsel çerçeve oluşturma gibi unsurları ele alabiliriz. Doğru yanıt B’dir.
- Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde beynin daha çok sol yarım küresi ile ilişkili fonksiyonları verilmiştir?
* I. Bilim
* II. Sezgisellik
* III. Objektiflik
* IV. Matematik
* V. Resim
* VI. Mantıksal düşünme
* VII. Müzik
* VIII. Analitik düşünme
* IX. Sanat
* X. Fotoğrafçılık
* XI. Yaratıcı düşünme- A-) II – III – V – VII – VIII
- B-) III – VI – IX – X – XI
- C-) I – IV – V – VIII – XI
- D-) II – IV – VI – VIII – X
- Cevap E-) I – III – IV – VI – VIII
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin kürelerinin farklı işlevleri vardır. Örneğin, sağ beyin daha çok artistik duyular (sanatsal ve yaratıcı düşünme, sezgisellik, sübjektiflik, resim, müzik, fotoğrafçılık, şiir, hayal gücü) ile ilgili işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin (analitik düşünce, bilim, rasyonellik, objektiflik, kimya, fizik gibi) merkezidir. Her ikisi de birbirini tamamlamakla birlikte zıt özellikler içerir. E seçeneğinde sol yarım kürenin işlevleri doğru olarak verilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi Gestalt kuramı için söylenemez?
- A-) Biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir
- B-) Algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir
- C-) Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları, algısal örgütleme yasalarından oluşur
- D-) Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
- Cevap E-) Bütüne değil parçanın kendine önem veren kuramdır.
Açıklama: Almanca bir kelime olup; biçim, şekil,
form gibi anlamlara gelmektedir. Gestalt kuramı
algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji
teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik,
süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları,
algısal örgütleme yasalarından oluşur. Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi algı tanımında yer almayacak görüşe sahiptir?
- A-) Görme, işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir
- B-) Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir
- C-) Bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar
- D-) Nesnelere ve olaylara ilişkin bilinçli farkındalığı içerir.
- Cevap E-) Algı bilinçli bir yaklaşım içermeyip duygusal yaklaşımdır.
Açıklama: Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; algı, görme,
işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir. Algı, bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar. Daha yalın
bir deyimle ifade edecek olursak algı; duyu organlarımıza gelen dışsal uyarıcıların anlamlı hâle getirilmesidir.
- Aşağıdakilerden hangisi algıda değişmezliği tanımlar?
- Cevap A-) Sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır.
- B-) İnsanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır.
- C-) Olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyondur.
- D-) Zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır.
- E-) Duyu organlarımıza gelen dışsal uyarıcıların anlamlı hâle getirilmesidir.
Açıklama: Algıda değişmezlik, sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır.
- Aşağıdakilerden hangisi algıda seçicilik kavramı ile ilgili değildir?
- A-) Duyu organlarımıza gelen uyarıcılardan sadece bazılarına tepki vermektir.
- B-) Bir nesneyi ararken sadece o nesneye odaklanırız.
- C-) Seçicilik o anlık psikolojik duruma göre değişkenlik gösterebilir.
- D-) İnsan uyarıcılar arasından seçim yaparak algısını oluşturur.
- Cevap E-) Gelen tüm uyarıcılara eşit mesafede tepki verilir.
Açıklama: Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. Örneğin bir nesneyi ararken veya bir noktaya ulaşmaya çalışırken çevremizdeki nesneleri varlıklar veya diğer görsel uyarıcılar dikkatimizi çekmez.Seçicilik insanın o anki psikolojik tutum ve gereksinimlerine, ilgi ve yetkinliğine göre değişir. Doğru cevap E şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi algılanmış bir olayı ifade etmektedir?
- A-) İmge
- B-) Düşünce
- C-) Hayal
- Cevap D-) İm
- E-) Görü
Açıklama: İm (işaret), algılanmış bir olayı dile getirir. Örneğin uzakta bir yerde duman görürsek orada bir ateş yanmakta olduğunu anlarız. Bu gibi doğal bağlantıları biz doğal bir işaret (im) olarak algılarız.
- Aşağıdakilerden hangisi beynin sağ küresinin baskın özelliklerinden değildir?
- A-) Resim
- B-) Müzik
- Cevap C-) Rasyonellik
- D-) Fotografçılık
- E-) Şiir
Açıklama: Beynin sağ küresinin baskın özellikleri; daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir.
- Aşağıdakilerden hangisi fiziksel algı yanılsamasına örnek olarak gösterilebilir?
- Cevap A-) Suyun içindeki bir kaşığın kırık olarak algılanması
- B-) Karanlıkta ormanın içindeki kayaları vahşi hayvan olarak algılamak
- C-) Yerdeki bir dal, ip, hortum parçasının yılan olarak algılanması
- D-) Duvarda asılı olan bir paltonun canavar olarak algılanması
- E-) Misafir bekleyen birinin, telefon çaldığında kapıyı açmaya yönelmesi
Açıklama: Bazı algı yanılsamaları bulundukları fiziksel koşullara ya da psikolojik durumlara göre değişkenlik gösterir. Örneğin çay bardağı içindeki çay kaşığının kırık görülmesi fiziksel bir yanılsama, karanlıkta yerdeki ipin yılan olarak görülmesi psikolojik bir yanılsamadır.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel düşünme sürecinin gereksinimi olan “Güzelliğin yaratılmasının” getirisidir?
- A-) Sistem ve bağlam
- B-) Olgular/nesneler
- Cevap C-) Seçme ve düzenleme
- D-) Duygusal/tinsel bağlantı
- E-) Görsel okuryazarlık
Açıklama: Sanatın işlevlerin tümünü ya da yalnızca birini bile yerine getirebilmesi için, büyük ölçüde bir görsel düşünme sürecine gereksinim vardır. Bu süreçte güzelliğin yaratılması seçme ve düzenleme sorunlarını ortaya koyar. Doğru yanıt C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel düşünme süreçlerini harekete geçirici unsurlardan biri değildir?
- Cevap A-) Betimlemeci sanat çalışmaları yapmak
- B-) Tasarımlar üzerinde konuşmak
- C-) Araştırmak, incelemek
- D-) Olgular/nesneler arasında bağlantı kurma
- E-) İşbirliği yapmak
Açıklama: Görsel düşünme süreçlerini harekete geçirmek için farklı görüşleri tartışmak, farklı görsel ögeler, tasarımlar üzerinde konuşmak, sorun çözmek, araştırmak, incelemek ve iş birliği yapmak, olgular/nesneler arasında bağlantı kurma onların çabaları görsel düşünme becerilerini kolaylaştıran ve onların gelişimine olanak sağlayan argümanlar olarak düşünülebilir. Doğru yanıt A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel okuryazarlık kavramı içinde yer alan öğelerden değildir?
- A-) Tablolar
- Cevap B-) Kitaplar
- C-) Semboller
- D-) Çizelgeler
- E-) Grafikler
Açıklama: Günümüzde görsel okuryazarlık kavramı içinde yer alan öğeler genel olarak tablolar, grafikler, fotoğraflar, ikonik resimler, semboller, digital görseller, çizelgeler, video ve diğer medya tasarımları gibi bir çok imajları içinde barındıran önemli temsillerdir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi gözümüzün algılayabileceği düzeyde yayılan ışık enerjisidir?
- A-) Radyo dalgaları
- B-) Radar dalgaları
- Cevap C-) Yıldızlar
- D-) Röntgen dalgaları
- E-) Televizyon dalgaları
Açıklama: Gözümüz son derece karmaşık fakat bir o kadar da mükemmel işleyen bir mekanizmaya sahiptir. Gözümüz birkaç santimetre yakınlıktaki nesneleri görebildiğimiz gibi bizden milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldızları da görebiliriz. Ancak gözümüzün algılayabileceği ışık enerjisi, geniş bir alana yayılan elektromanyetik dalga dağılımının küçük bir bölümünü kapsar. Bu bakımdan radyo, televizyon, radar ve röntgen dalgaları gözümüzün algılayabileceği düzeyde değildir. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi gözün fark edemediği, göremediği detayları örüntülerle kurgulayabilecek düzeydedir?
- A-) İşitme
- Cevap B-) Zihin
- C-) Hayal gücü
- D-) Duyumsama
- E-) Ruh
Açıklama: Zihin, gözün fark edemediği, göremediği detayları örüntülerle kurgulayabilecek düzeydedir. Biyolojik problemlerin dışında, bazen herhangi bir şeye baktığımız zaman onu göremeyebiliriz çünkü zihin bunu algılamayabilir. Çünkü o anda belki de zihnimiz başka şeylerle meşguldür. Bazen bu durum halk arasında ‘bakar kör’ şeklinde de ifade edilir. Çünkü imge, algıladığımız şeylerin zihnimizde bıraktığı etkilerdir, izlerdir
- Aşağıdakilerden hangisi gözün tabakalarındandır?
I. Göz akı
II. İris
III. Retina
IV. Koroit- A-) I ve II
- B-) II ve III
- C-) I ve III
- Cevap D-) I, III ve IV
- E-) Hepsi
Açıklama: Yapısal ve işlevsel yönüyle karmaşık bir yapı gösteren insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç
ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışardan içeriye doğru; göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’ tabakaları olarak adlandırılır. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi insan beyninin sağ bölümünün fonksiyonlarından biri değildir?
- A-) Sezgisellik
- B-) Resim
- C-) Şiir
- D-) Subjektiflik
- Cevap E-) Rasyonellik
Açıklama: Beynin sol yarı küresi yani analitik bölümü bilim, rasyonellik, objektiflik, matematik, kimya, fizik gibi fonksiyonları yerine getirir, buna göre doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi sağ beyinin yerine getirdiği işlevlerdendir?
- Cevap A-) Yaratıcılık
- B-) Bilim
- C-) Matematik
- D-) Rasyonellik
- E-) Objektiflik
Açıklama: Sağ beyin daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. (Sezgisellik, subjektiflik, resim, müzik, fotoğrafçılık şiir)
- Aşağıdakilerden hangisi tasarım ilkeleri içinde yer almaz?
- A-) Denge
- B-) İlişkilere bakış
- C-) Açıklık
- Cevap D-) Farkındalık
- E-) Işık
Açıklama: Tasarım ilkeleri içinde sadelik, açıklık, ışık, denge, düzenlilik, organize etme, etkileme düzeni, okunabilirlik, parçaların yerleştirilmesi, ilişkilere bakış, görüş noktası ve görsel çerçeve oluşturma gibi unsurları ele alabiliriz. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi tasarımın temel öğelerinden değildir?
- A-) Nokta
- B-) Çizgi
- C-) Şekil
- Cevap D-) Sezgi
- E-) Işık
Açıklama: Nokta, çizgi, şekil form, boşluk, öz yapı, ışık, renk ve hareket gibi faktörler tasarımın temel ögeleri arasında yer alır
- Aşağıdakilerden hangisi temel tasarımın ilişkili olduğu alanlardan biri değildir?
- A-) Görsel Algı
- B-) Görsel İletişim
- C-) Görsel Düşünme
- D-) Görsel Kültür
- Cevap E-) Görsel Etkileşim
Açıklama: Temel tasarım görsel algı, görsel iletişim, görsel düşünme ve görsel kültür üzerinde yükselen önemli grafiksel, artistik faaliyetlerdir. Doğru yanıt E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisini daha çok beynimizin sol küresi yerine getirir?
- Cevap A-) Matematiksel çözümleme
- B-) Resim yapma
- C-) Subjektif olma
- D-) Bir müzik aleti çalma
- E-) Sezgisel olma
Açıklama: Sağ beyin daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir. Sol analitik bölümdür. Örneğin bilim, rasyonellik, objektiflik matematik ve fizik bu alandadır. Sağ küre ise sanatsal bölümdür. Sezgisellik, subjektiflik, resim müzik gibi alanlar ise bu bölümdedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Aşağıdakilerin hangisi “Algı kavramının” en önemli temelini oluşturur?
- A-) İç algılar
- B-) Dış algılar
- C-) Sanatsal algılar
- Cevap D-) Duyum
- E-) İmge
Açıklama: …algının olabilmesi için duyumun; duyumun olması için uyarımın; uyarımın olması için de uyarıcının olması gerekmektedir. Dolayısıyla algılarımız duyumlar üzerine kuruludur. Algı, duyudan farklıdır. Duyum algıya temel oluşturur. Doğru yanıt D’dir.
- Bazı kavramları basit sembollerle temsil eden işaretler, yönlendiriciler, bildirimler ve uyarılara ne ad verilir?
- A-) Grafik
- Cevap B-) Piktogram
- C-) Görsel
- D-) İmge
- E-) Levha
Açıklama: Yaşantımızda bazı kavramları basit sembollerle temsil eden işaretler, yönlendiriciler, bildirimler ve uyarılar (piktogramlar) son derece önemlidir. Bunların birçoğu evrensel karakterler taşır. Akılda kalıcı olması, kolay öğrenilip algılanması ve anlamlandırılabilmesi açısından yaşantımızı pratikleştirip kolaylaştırır.
- Başka bir şeye benzerliği vurgulamak amacıyla özellikle gerçek anlamından farklı kullanılan şeye ne ad verilir?
- A-) Espri
- Cevap B-) Mecaz
- C-) Abartma
- D-) Mizah
- E-) Değer
Açıklama: Mecaz, başka bir şeye benzerliği vurgulamak amacıyla özellikle gerçek anlamından farklı kullanılan şeye denir. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.
- Beyin loblarının kesitsel görünümünde hangisini göremeyiz ?
- A-) Alın lobu
- B-) Omirilik
- C-) Omirilik soğanı
- Cevap D-) Retina
- E-) Yan lob
Açıklama: Alın lobu,yan lob,omirilik ve omirilik soğanı beynin bölümlerinden biridir ama retina yanlış cevaptır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
- Beynimizin sağ yarım küresi daha çok hangi duyu ve becerilerimizin gerçekleştirilmesinde etkilidir?
- A-) Mantıksal, sayısal düşünce
- B-) Analitik Düşünce
- C-) Zihinsel faaliyetler ve hayalgücü
- Cevap D-) Artistik duyular, sanat, yaratıcılık ve hayalgücü
- E-) Hikaye roman yazma, dil becerileri
Açıklama: Artistik duyular, sanat, yaratıcılık ve hayalgücü
- Beynin sağ ve sol beyin kürelerinin farklı işlevleri vardır. Sağ beyin daha çok artistik duyular merkezidir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir. Buna göre aşağıdaki alanlardan hangisi artistik duyular merkezinde yer alır?
- A-) Bilim
- B-) Objektiflik
- C-) Matematik
- D-) Rasyonellik
- Cevap E-) Subjektiflik
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin küreleri’nin farklı işlevleri vardır. Örneğin sağ beyin (turuncu kısım) daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise (mavi kısım) daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir.

- Beynin sağ ve sol beyin kürelerinin farklı işlevleri vardır. Sağ beyin daha çok artistik duyular merkezidir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir. Buna göre aşağıdaki alanlardan hangisi matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezinde yer alır?
- A-) Müzik
- B-) Sezgisellik
- C-) Subjektiflik
- Cevap D-) Rasyonellik
- E-) Fotoğrafçılık
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin küreleri’nin farklı işlevleri vardır. Örneğin sağ beyin (turuncu kısım) daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise (mavi kısım) daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir.

- Beynin sağ ve sol beyin yarım küresi ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
I-) Sol beyin sanatsal faaliyetleri yönetir
II-) Sağ beyin matematiksel faaliyetleri yönetir
III-) İki yarım küre birbirine zıt çalışır
IV-) İnsanlarda bir yarım kürenin yönettiği faaliyetler daha baskındır.- Cevap A-) III ve IV
- B-) I ve II
- C-) II, III ve IV
- D-) I, II ve III
- E-) II ve IV
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin küreleri’nin farklı işlevleri vardır. Sağ beyin daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir. Her ikisi de birbirini tamamlamakla birlikte zıt özellikler içerir. Çoğu insanda bu yarım kürelerden herhangi birisi daha baskındır. Dolayısıyla cevap III ve IV’tür.
- Beynin sağ ve sol bölümlerinin işlevleri düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden ayrılır?
- Cevap A-) Objektiflik
- B-) Sübjektiflik
- C-) Şiir
- D-) Müzik
- E-) Resim
Açıklama: Objektiflik dışındaki maddeler beynin sağ lobu ile ilgilidir. Objektiflik beynin sol lobu ile ilişkilidir.
- Beyninin sol küresi baskın olan bir kişinin seçeneklerdeki alanlardan hangisinde daha başarılı olması beklenir?
- A-) Müzik
- B-) Yaratıcılık
- C-) Hayal gücü
- Cevap D-) Matematiksel - mantıksal düşünce
- E-) Resim
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin küreleri’nin farklı iş levleri vardır. Örneğin sağ beyin daha çok artistik duyular, yani resim,müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerinegetirir. Sol beyin ise daha çok matematiksel- mantıksal düşüncenin merkezidir. Buna göre doğru cevap D seçeneğidir.
- Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine ne ad verilir?
- Cevap A-) mutlak eşik
- B-) ağrı eşiği
- C-) algı eşiği
- D-) aralık eşiği
- E-) yoğunluk eşiği
Açıklama: Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine mutlak eşik (abssolute threshold) adı verilir.
- Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine mutlak eşik (abssolute threshold) adı verilir. Buna göre bir santimetre yükseklikten yüze düşen bir sineğin kanadına hangi duyu organımız tepki verir?
- A-) İşitme
- B-) Görme
- C-) Tat alma
- Cevap D-) Dokunma
- E-) Koku alma
Açıklama:

- Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine ne denir ?
- A-) Kör nokta
- B-) Algı
- C-) Gestalt
- Cevap D-) Mutlak eşik
- E-) İm
Açıklama: Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine mutlak eşik (abssolute threshold) adı verilir. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine ne denir?
- A-) Algı eşiği
- B-) Ağrı eşiği
- C-) Kör nokta
- Cevap D-) Mutlak eşik
- E-) Bakma
Açıklama: Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine mutlak eşik (abssolute threshold) adı verilir.
- Bir insanın gözünün kesitinde hangisini göremeyiz ?
- A-) Bağ dokusu
- B-) Koroid tabakası
- Cevap C-) Omirilik
- D-) Jel
- E-) İris
Açıklama: Bağ dokusu,iris,kolorid tabakası ve jel göz kesitinde mevcuttur ama omirilik yanlış cevaptır.
Doğru yanıt C seçeneğidir.
- Bir meyvenin lezzetini, tadını alma olayı (uyaranların beynimize ulaşması) _________ , o meyvenin bir çilek olduğunun anlaşılması yani anlamlandırılması _________ durumudur.
- A-) algı - farkındalık
- Cevap B-) duyum – algılama
- C-) dikkat - eşik
- D-) imge - bilinç
- E-) imgeleme - dikkat
Açıklama: Algı; duyu organlarımıza gelen dışsal uyarıcıların anlamlı hâle getirilmesidir. Algı eylemi; nesneleri görmek, duymak, tatmak, koklamak veya hissetmek için duyusal bilgilerin edinilmesi ve işlenmesidir. Örneğin bir meyvenin lezzetini, tadını alma olayı (uyaranların beynimize ulaşması) duyum, o meyvenin bir çilek olduğunun anlaşılması yani anlamlandırılması bir algılama durumudur. Algı aynı zamanda nesnelere ve olaylara ilişkin bilinçli farkındalığı içerir. Doğru yanıt B’dir.
- Bir nesneyi ararken çevremizdeki diğer görsel uyarıcıların dikkatimizi çekmemesi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A-) Görsel algı
- B-) Algılama
- Cevap C-) Algıda seçicilik
- D-) Görsel düşünme
- E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. Örneğin bir nesneyi ararken veya bir noktaya ulaşmaya çalışırken çevremizdeki nesneleri varlıklar veya diğer görsel uyarıcılar dikkatimizi çekmez, onlara yoğunlaşmayı ihmal ederiz. Doğru yanıt C’dir.
- Bir ürünü, hizmeti veya kurumu rakiplerinden ayrıştıran ve tanımlayan sembol, işarete ne ad verilir?
- A-) Amblem
- B-) Logo
- Cevap C-) Marka
- D-) Kimlik
- E-) Sembol
Açıklama: Amblem bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik bir semboldür. Logo, bir kurumu yazınsal olarak tanımlar, yazı karakterlerini onun güçlü yönlerinin ve kültürünün göstergesi olacak şekilde stilize eder. Marka ise bir ürünü, hizmeti veya kurumu rakiplerinden ayrıştıran ve
tanımlayan bir sembol, işarettir. Buna göre doğru cevap C’dir.
- Bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik sembole ne ad verilir?
- A-) İm
- B-) İmge
- C-) Logo
- D-) Marka
- Cevap E-) Amblem
Açıklama: Amblem bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik bir semboldür. Logo, bir kurumu yazınsal olarak tanımlar, yazı karakterlerini onun güçlü yönlerinin ve kültürünün göstergesi olacak şekilde stilize eder. Marka ise bir ürünü, hizmeti veya kurumu rakiplerinden ayrıştıran ve tanımlayan bir sembol, işarettir. İmge, Türk Dil Kurumuna göre; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır. İkinci bir anlam olarak imge; genel görünüş, izlenim ve imaj olarak da tanımlanabilmektedir. İm (işaret), algılanmış bir olayı dile getirir. Örneğin uzakta bir yerde duman görürsek orada bir ateş yanmakta olduğunu anlarız. Bu gibi doğal bağlantıları biz doğal bir işaret (im) olarak algılarız.
- Bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik sembole ne denir ?
- A-) Logo
- Cevap B-) Amblem
- C-) Marka
- D-) İmaj
- E-) Reklam
Açıklama: Bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik sembole amblem denir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
- Bizim dışımızda olan fakat etkileşimde bulunulan dünyadaki nesnelere dönük algılara ne ad verilir?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) İç algılar
- Cevap C-) Dış algılar
- D-) Görsel algı
- E-) Gestalt
Açıklama: Dış Algılar; Bizim dışımızda olan fakat etkileşimde bulunulan dünyadaki nesnelere dönük algılardır. Doğru cevap C’dir.
- Çoklu Zekâ Kuramını savunan en önemli bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Frederic Vester
- Cevap B-) Howard Gardner
- C-) M.C. Escher
- D-) Helmar Lerski
- E-) Victor Vasarely
Açıklama: Howard Gardner, Çoklu Zekâ Kuramını savunan en önemli bilim adamıdır.
- Daha çok kamusal alanlarda kullanılan ve genellikle evrensel karakterler taşıyıp yaşantımızda bazı kavramları basit sembollerle temsil eden aşağıdaki gibi işaretler, yönlendiriciler, bildirimler ve uyarılara ne ad verilir?
- A-) Amblem
- B-) Logo
- C-) Marka
- D-) İmge
- Cevap E-) Piktogram
Açıklama: Piktogramlar, yaşantımızda bazı kavramları basit sembollerle temsil eden işaretler, yönlendiriciler, bildirimler ve uyarılar olup son derece önemlidirler. Bunların birçoğu evrensel karakterler taşır. Akılda kalıcı olması, kolay öğrenilip algılanması ve anlamlandırılabilmesi açısından yaşantımızı pratikleştirip kolaylaştırır. Daha çok kamusal alanlarda kullanılır. Örneğin trafikte, hava alanlarında, tehlikeli alanlarda, büyük marketlerde (AVM), ulaşım araçlarında ve eğitim kurumlarında sıkça görebiliriz. Doğru yanıt E’dir.
- Düz bir yüzeye çektiğimiz uzunca bir yatay çizginin üzerine onu kesecek bir şekilde çizdiğimiz ikinci bir çizgiden sonra yüzeyde derinlik oluşması aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
- A-) Gestalt
- Cevap B-) Yanılsama
- C-) Algıda değişmezlik
- D-) İm
- E-) Şekil-zemin ilişkisi
Açıklama: Resim sanatına özgü bir terim olan yanılsama, resimsel yapıtta yer alan betilerin gerçek dünyadaki nesne ve gerçeklikler olarak tanınabilmesi anlamına gelir. Bu amaçla perspektif, ışık-gölge ve modle gibi yanılsama teknikleri kullanılır. Doğru yanıt B’dir.
- Escher’in çalışmalarında Gestalt yasaları ile ilgili çeşitli örnekler bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu örneklerden değildir?
- A-) Çizimlerinde belirlediği kadraj sonsuzluk hissi uyandırır.
- B-) Figür-zemin ilişkisini iki boyuttan çıkarıp üç boyuta taşımıştır.
- C-) Çizimlerinde genellikle paradoksal bir kurgu yaratır.
- D-) Simetri ve çifte anlam bir arada veya ayrı ayrı kullanılan unsurlardandır.
- Cevap E-) Çizimlerinde tekrarlanan şekiller yerine durağanlık vardır
Açıklama: M.C. Escher’in çalışmalarında Gestalt yasaları ile örtüşen çeşitli örnekler görebiliriz. Örneğin Escher’in çizimlerinde zaman, mekân, paradoks, yanılsama, simetri, çifte anlam, perspektif gibi birçok unsur ve kavramın bir arada ya da belli birkaç unsurla kullanıldığı görülmektedir. Escher’in çizimlerinde belirlediği kadraj bile sonsuzluk ve devam hissi vererek merak uyandırmaktadır. Gestalt algı prensiplerine dayandırarak ortaya koyduğu tasarımlarında figür-zemin ilişkisini iki boyuttan üç boyuta taşımak suretiyle adeta yüzeyden çıkıp taşan figür ve mekânlar yaratmıştır. Öte yandan paradoksal bir kurguyla yarattığı eserlerindeki tekrarlanan şekiller, bir türlü sona ermeyen bir devamlılık algısı yaratma peşindedir. Bu yolla her bir çiziminde cezbedici ve hayranlık uyandırıcı birçok unsur göze çarpmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
- Gestalt algı prensiplerine dayandırarak ortaya koyduğu tasarımlarında figür-zemin ilişkisini iki boyuttan üç boyuta taşımak suretiyle adeta yüzeyden çıkıp taşan figür ve mekânlar yaratmıştır. Öte yandan paradoksal bir kurguyla yarattığı eserlerindeki tekrarlanan şekiller, bir türlü sona ermeyen bir devamlılık algısı yaratan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Jan Cybis
- B-) Bernardo Daddi
- Cevap C-) Maurits Cornelis Escher
- D-) Christian De Calvairac
- E-) Thomas Dewing
Açıklama: M.C. Escher’in çalışmalarında Gestalt yasaları ile örtüşen çeşitli örnekler görebiliriz. Örneğin Escher’in çizimlerinde zaman, mekân, paradoks, yanılsama, simetri, çifte anlam, perspektif gibi birçok unsur ve kavramın bir arada ya da belli birkaç unsurla kullanıldığı görülmektedir. Escher’in çizimlerinde belirlediği kadraj bile sonsuzluk ve devam hissi vererek merak uyandırmaktadır. Gestalt algı prensiplerine dayandırarak ortaya koyduğu tasarımlarında figür-zemin ilişkisini iki boyuttan üç boyuta taşımak suretiyle adeta yüzeyden çıkıp taşan figür ve mekânlar yaratmıştır. Öte yandan paradoksal bir kurguyla yarattığı eserlerindeki tekrarlanan şekiller, bir türlü sona ermeyen bir devamlılık algısı yaratma peşindedir. Bu yolla her bir çiziminde cezbedici ve hayranlık uyandırıcı birçok unsur göze çarpmaktadır. Doğru cevap C’dir.
- Gestalt kuramı aşağıdaki hangi yasalardan oluşmaz?
- A-) Yakınlık
- B-) Benzerlik
- C-) Şekil-zemin ilişkisi
- D-) Süreklilik
- Cevap E-) Sonsuzluk
Açıklama: Gestalt Almanca bir kelime olup; biçim, şekil, form gibi anlamlara gelmektedir. Gestalt kuramı algısal örgütleme yasaları ile ilgilenen bir psikoloji teorisidir. Şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, süreklilik, tamamlama, devamlılık, basitlik yasaları,
algısal örgütleme yasalarından oluşur. Doğru cevap E’dir.
- Günlük yaşamımızda hemen hemen her zaman duyduğumuz uygulamalı tasarım dalları doğru olarak verilmiştir?
- Cevap A-) Endüstriyel Tasarım, Çevre Tasarımı, Grafik Tasarım.
- B-) Makine Tasarım, Ses Tasarımı, Grafik Tasarım.
- C-) Endüstriyel Tasarım, Makine Tasarım, Çevre Tasarımı.
- D-) Ses Tasarımı, Çevre Tasarımı, Makine Tasarım.
- E-) Çevre Tasarımı, Endüstriyel Tasarım, Ses Tasarımı.
Açıklama: Can ve arkadaşlarına (2006) göre günlük yaşamımızda hemen hemen her zaman duyduğumuz uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar: Endüstriyel Tasarım, Çevre Tasarımı, Grafik Tasarım’dır.
- Gönderici ve alıcı arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce ya da davranış biçiminde gerçekleşen mekanik, elektronik ve duygusal/tinsel bağlantı olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Yöndeşim
- Cevap B-) İletişim
- C-) Dil
- D-) Kitle
- E-) Organizma
Açıklama: İletişim (communication), gönderici ve alıcı arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce ya da davranış biçiminde gerçekleşen mekanik, elektronik ve duygusal/tinsel bağlantı olarak tanımlanabilir. Daha geniş bir tanımla iletişim bir düşüncenin bir başka düşünceyi etkilemesine yönelik tüm işlemleri kapsar. Doğru cevap B’dir.
- Gönderici ve alıcı arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce ya da davranış biçiminde gerçekleşen mekanik, elektronik ve duygusal/tinsel bağlantıya ne ad verilir?
- A-) Duygulanım
- B-) Hayal kurma
- C-) Aklileştirme
- Cevap D-) İletişim
- E-) Görsellik
Açıklama: İletişim (communication), gönderici ve alıcı arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce ya da davranış biçiminde gerçekleşen mekanik, elektronik ve duygusal/tinsel bağlantı olarak tanımlanabilir. Daha geniş bir tanımla iletişim bir düşüncenin bir başka düşünceyi etkilemesine yönelik tüm işlemleri kapsar.
- Görme eyleminin gerçekleşmesi için ışığın bir yol katetmesi gerekmektedir. Aşağıda verilen sıralamalardan hangisi doğrudur?
- A-) Beyin-İris- Lens-Kornea- Retina
- Cevap B-) Kornea-İris- Lens- Retina- Beyin
- C-) İris- Kornea-Lens-Retina- Beyin
- D-) Retina- Lens-Kornea-Beyin-İris
- E-) Lens- Kornea- İris- Beyin- Retina
Açıklama: Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer. İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Gözbebeğini geçen ışık göz merceğine (lens) gelir. Oradan da görmemizde önemli rolü olan, ışığa ve renge duyarlı retinaya gelerek orada toplanır. Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir. Doğru sıralama B şıkkıdır.
- Görme sinirlerinden çıkan ipliklerin bir ağ gibi sardığı tabaka aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kornea
- Cevap B-) Retina
- C-) Koroid tabaka
- D-) Bağ dokusu
- E-) İris
Açıklama: Üçüncü tabaka olan gözün iç tabakası ise ağsı ya da retina tabakası olarak adlandırılır. Retina tabakasında görme sinirlerinden çıkan iplikler retinayı bir ağ gibi sarar.
- Görme sinirlerinin bir araya toplanarak göz küresini terk etmesi aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
- Cevap A-) Kör nokta
- B-) Mutlak eşik
- C-) Düşük uyarıcı
- D-) Işık şiddeti
- E-) Algı noktası
Açıklama: Görme sinirleri bir araya toplanarak göz küresini terk eder. Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur. Bu nedenle, iki gözümüzde de bir kör nokta (blind spot) vardır.
- Görmenin konuşmadan önce geldiğini hangi yazar söylemiştir?
- Cevap A-) John Berger
- B-) Marcel Proust
- C-) Merleau Ponty
- D-) Edmund Husserl
- E-) Rene Descartes
Açıklama: John Berger’e göre (1986) görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.
- Görsel algı ve Gestalt Kuramı’na göre aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Kişilerde estetik görme becerisi sonradan kazanılan bir durumdur.
- B-) Algılamada bütünün algılanması parçaların algılanmasından önce gelir.
- Cevap C-) Nesnelerin durumu, konumu, uzaklığı ve insanların bunlara bakış açısının değişmesi, çevrenin de kişisel olarak farklı olarak algılanmasına neden olur.
- D-) Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır.
- E-) Gestalt kuramına göre, problemin bir bütün olarak derinliğine kavranıp buna bütün hâlinde çözüm aranması, kişiyi hızlı ve özgün buluşlara götürür.
Açıklama: Bütünleştirmeyi insanın ruhsal yapısı ve durumu da etkiler. Böylece, aynı nesnenin ya da olayın değişik kişiler tarafından çözülüp anlaşılması farklı olur. Nesnelerin durumu, konumu, uzaklığı ve insanların bunlara bakış açısı değişse bile, bütünleştirme çevrenin değişmez biçimde algılanmasını sağlar. Böylece yukarıdan bakılınca çember, yandan bakılınca da dikdörtgen olarak görülen bir su bardağı, nereden bakılırsa bakılsın daima bardak olarak algılanır. Bütünleştirme ilkelerinden uzaklaştıkça algı bozulur. Doğru cevap C’dir.
- Görsel iletişim bağlamında semboller/piktogramların hayatı en çok kolaylaştırdığı alan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bilim ve endüstriyel tasarım alanlarında
- B-) Okullarda, eğitim sistemi içinde
- C-) Ev yaşantımızda
- D-) Sadece teknoloji kullanımında
- Cevap E-) Havaalanı, sinema, trafik gibi kamusal alanlarda
Açıklama: Havaalanı, sinema, trafik gibi kamusal alanlarda
- Görsel okuryazarlıkla ilgili olarak aşağıdakilerden hangileri doğrudur?
I. Görsel okuryazarlık sayesinde etik, yasal, sosyal ve ekonomik konuları betimleyen sözel, görsel farkındalıklar gelişir.
II. Görsel okuryazarlık becerisi birçok insanın görerek ve aynı zamanda diğer duyusal deneyimleri yaşayıp bu deneyimleri bütünleştirerek gelişebileceği bir yeterliliğine işaret eder.
III. Sanatsal, disiplinler arası bir nitelik taşır.
IV. Bireyin başkaları ile kasıtlı olarak iletişim kurması için görselleri anlama ve kullanma olanağı sağlayan bir beceri grubudur.- A-) I
- B-) I ve II
- C-) III ve IV
- D-) I, III ve IV
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Görsel medyayı kullanma, analiz etme, yorumlama, değerlendirme, kullanma ve yeniden yapılandırmaya yönelik bir dizi organize edilmiş, entelektüel yeteneğin gelişimine katkı sağlar. Etik, yasal, sosyal ve ekonomik konuları betimleyen sözel, görsel farkındalıklar gelişir. Görsellere karşı duygusal ve estetik reaksiyonlar gelişebilir.
Görsel okuryazarlık, becerisi birçok insanın görerek ve aynı zamanda diğer duyusal deneyimleri yaşayıp bu deneyimleri bütünleştirerek gelişebileceği bir yeterliliğine işaret eder. Bu görsel ve bilişsel yetkinliklerin gelişimi normal insan öğreniminin temelidir. Bu özellikler geliştirildiğinde bireylerin çevrelerinde karşılaştıkları nesneleri, sembolleri/ imajları, eylemleri daha hızlı yorumlamalarına, kavramalarına ve algılamalarına olanak sağlar.
Görsel okuryazarlık sanatsal, disiplinler arası bir nitelik taşır. Görsel okuryazarlık görüntüleri, imleri (medya ögeleri, resimler, mesajlar, grafikler ve çeşitli uyarıcılar) algılama, ayrımsama, yorumlama, tasarlama ve bunları sunabilme becerilerini kapsar.
Görsel okuryazarlık, bireyin başkaları ile kasıtlı olarak iletişim kurması için görselleri anlama ve kullanma olanağı sağlayan bir beceri grubdur. tüm öncller doğru olduğundan doğru cevap E’dir.
- Görsel tasarım aşağıdakilerden hangisi yada hangileri ile ilgilidir?
I-) Görsel algı
II-) Görsel iletişim
III-) Görsel düşünme
IV-) Görsel kültür- A-) I ve III
- B-) I, II ve III
- Cevap C-) Hepsi
- D-) II, III ve IV
- E-) II ve III
Açıklama: Temel tasarım görsel algı, görsel iletişim, görsel düşünme ve görsel kültür üzerinde yükselen önemli grafiksel, artistik faaliyetlerdir. Dolayısıyla görsel tasarım seçeneklerin hepsi ile ilgilidir. Cevap C şıkkıdır.
- Görüntüleri, imleri algılama, ayrımsama, yorumlama, tasarlama ve bunları sunabilme becerilerini kapsayan alan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Görsel İletişim
- B-) Görsel Kültür
- C-) Medya Okuryazarlığı
- Cevap D-) Görsel Okuryazarlık
- E-) Görsel Algı
Açıklama: Görsel okuryazarlık görüntüleri, imleri (medya ögeleri, resimler, mesajlar, grafikler ve çeşitli uyarıcılar) algılama, ayrımsama, yorumlama, tasarlama ve bunları sunabilme becerilerini kapsar. Doğru yanıt D’dir.
- Göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçiklerinin bulunduğu tabaka aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kornea
- B-) Lens
- C-) Koroit
- D-) Retina
- Cevap E-) İris
Açıklama: İris’te göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçikleri bulunur. Doğru yanıt E’dir.
- Göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan tabakaya ne ad verilir?
- A-) Kornea
- B-) Koroit
- C-) Retina
- Cevap D-) İris
- E-) Optik sınır
Açıklama: İris; göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan tabakadır. Doğru cevap D’dir.
- Göz içerisinde görüntünün odaklandığı tabaka aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kornea
- B-) İris
- C-) Pupil
- Cevap D-) Retina
- E-) Jel
Açıklama: …Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir. Buna göre doğru cevap D’dir.
- Göze gelen ışık hangi göz bileşeninde toplanarak beyne iletilir ?
- A-) Göz bebeği
- Cevap B-) Retina
- C-) Kornea
- D-) Göz merceği
- E-) Korit
Açıklama: Gözbebeğini geçen ışık göz merceğine (lens) gelir. Oradan da görmemizde önemli rolü olan, ışığa ve renge duyarlı retinaya gelerek orada toplanır. Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Gözlerimize ışık ilk olarak aşağıda isimleri verilen tabakalardan hangisinden girer?
- Cevap A-) Kornea
- B-) Lens
- C-) İris
- D-) Retina
- E-) Fotoreseptör
Açıklama: Gözlerimizi ve bir fotoğraf makinasının kamerası gibidir. Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer. İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Doğru cevap A’dır.
- Gözün anatomik yapısında aşağıdakilerin hangisi fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar?
- Cevap A-) Pupil
- B-) Cornea
- C-) Koroid tabaka
- D-) Lens
- E-) Retina
Açıklama: İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Doğru yanıt A’dır.
- Gözün en dıştaki göz akı tabakasının ön kısmında olan, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi küçülüp büyüyerek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçiklerinin bulunduğu kısma ne ad verilir?
- A-) Koroit tabakası
- B-) Kornea
- Cevap C-) İris
- D-) Retina
- E-) Fotoreseptör hücreleri
Açıklama: Yapısal ve işlevsel yönüyle karmaşık bir yapı gösteren insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışarıdan içeriye doğru; göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’ tabakaları olarak adlandırılır. En dıştaki göz akı tabakası, beyaz ve sert bir tabakadır. Bu tabaka gözün ön kısmında iris’i oluşturur. İris’te göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçikleri bulunur. Doğru yanıt C’dir.
- Gözün hangi bileşeni fotoğraf makinasındaki diyafram gibi çalışır ?
- Cevap A-) Göz bebeği
- B-) Retina
- C-) Kornea
- D-) Göz merceği
- E-) Korit
Açıklama: İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Gözün hangi kısmında göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçikleri bulunur?
- A-) Jel
- Cevap B-) İris
- C-) Lens
- D-) Retina
- E-) Kornea
Açıklama: İris’te göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçikleri bulunur.
- Gözün hangi kısmında odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir?
- A-) Jel
- B-) İris
- C-) Lens
- Cevap D-) Retina
- E-) Kornea
Açıklama: Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer. İrisin ortasında yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Gözbebeğini geçen ışık göz merceğine (lens) gelir. Oradan da görmemizde önemli rolü olan, ışığa ve renge duyarlı retinaya gelerek orada toplanır. Retinada odaklanan görüntü elektrik sinyallerine dönüştürülüp optik sinirler aracılığıyla beyne ulaştırılarak algı sağlanır ve görme eylemi gerçekleşir.
- Günlük yaşamımızda hemen hemen her zaman duyduğumuz uygulamalı tasarım dallarını kaç ana başlık altında toplamak mümkündür ?
- A-) 5
- B-) 2
- C-) 4
- Cevap D-) 3
- E-) 6
Açıklama: Günlük yaşamımızda hemen hemen her zaman duyduğumuz uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Dolayısıyla Cevap D şıkkıdır.
- Günümüzde görsel okuryazarlık kavramı içerisinde bazı temsiller yer almaktadır. Aşağıda verilenlerden hangisi bu ögelerden değildir?
- Cevap A-) Dergiler
- B-) İkonik resimler
- C-) Tablolar
- D-) Grafikler
- E-) Videolar
Açıklama: Görsel okuryazarlık sanatsal, disiplinler arası bir nitelik taşır. Görsel okuryazarlık görüntüleri, imleri (medya ögeleri, resimler, mesajlar, grafikler ve çeşitli uyarıcılar) algılama, ayrımsama, yorumlama, tasarlama ve bunları sunabilme becerilerini kapsar. Günümüzde görsel okuryazarlık kavramı içinde yer alan ögeler genel olarak tablolar, grafikler, fotoğraflar, ikonik resimler, semboller, digital görseller, çizelgeler, video ve diğer medya tasarımları gibi bir çok imajları içinde barındıran önemli temsillerdir. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Hangi şık gözün anatomisine ait değildir?
- A-) Kornea
- Cevap B-) Amigdala
- C-) Retina
- D-) Koroid tabakası
- E-) İris
Açıklama: Amigdala beynin bölümlerindendir, göz anatomisine ait değildir.
- Hiyeroglif ve benzeri yazı sistemlerinde bir kavramın karşılığı olarak kullanılan resimsel öge olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Piktogram
- B-) Uyarı
- C-) İkaz
- D-) Tabela
- E-) Resim
Açıklama: Temel iletişim ögelerinden piktogram, hiyeroglif ve benzeri yazı sistemlerinde bir kavramın karşılığı olarak kullanılan resimsel öge olarak tanımlanır. Günümüzde en iyi örnek trafik işaretleridir. Doğru cevap A’dır.
- Hiyeroglif ve benzeri yazı sistemlerinde bir kavramın karşılığı olarak kullanılan resimsel ögeye…………………..denir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelir?- A-) Amblem
- Cevap B-) Piktogram
- C-) Logo
- D-) Marka
- E-) Semiyoloji
Açıklama: Temel iletişim ögelerinden piktogram, hiyeroglif ve benzeri yazı sistemlerinde bir kavramın karşılığı olarak kullanılan resimsel öge olarak tanımlanır. Günümüzde en iyi örnek trafik işaretleridir. Doğru cevap B’dir.
- I. Algı gerçekliği, bilinç ve muhakeme içerir.
II. Algı, diğer beş duyumuzla ilişki içerisindedir.
III. Bireyin tutumu ve güdüleri algıyı etkileyen iç faktörlerdendir.
IV. Bellekte biriken imgelerin genel fiziksel yansımasıdır.
V. Etrafımızda olan en küçük hareketi farketmemizi sağlar.
VI. Gözle fark edilmeyen durumların bilinç yansımasıdır.
Yukarıda algı ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?- Cevap A-) I-II ve III
- B-) II-V ve VI
- C-) I-III veIV
- D-) III-IV ve V
- E-) IV-V ve VI
Açıklama: Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; algı, görme, işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir. Algı, bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar. Algı, göz önündeki nesnelerin, varlıkların tüm duyular yoluyla alınan izlenimlerin yorumlanma eylemidir. Dolayısıyla bireyin tutumu, güdüleri, ön yargıları, meslek, ilgi ve ihtiyaçları algıyı etkileyen iç faktörler arasında yer alır. Doğru eşleşme A seçeneğinde verilmiştir.
- I. Bilim
II. Rasyonellik
III. Matematik
IV. Sezgisellik
Yukarıda verilmiş olan seçeneklerden hangi/hangileri sol beyin fonksiyonlarındandır ?- A-) Yalnız I
- Cevap B-) I,II ve III
- C-) I,II ve IV
- D-) II ve IV
- E-) I,II,III ve IV
Açıklama: Bilim,rasyonellik ve matematik sol beynin fonksiyonlarındandır.
Doğru cevap: B
- I. Trafik işaretleri II. Amblem III. Kavram Yukarıdakilerden hangisi/hangileri görsel iletişim biçimlerindendir?
- A-) II ve III
- Cevap B-) I ve II
- C-) I, II ve III
- D-) I ve III
- E-) I
Açıklama: Görsel iletişim, sembol ve işaretler aracılığıyla insanlar arasında söze gerek duymaksızın gerçekleştirilen iletişim türüdür. Trafik işaretleri ve amblem resimsel, grafiksel öğelerdir. Doğru yanıt B’dir.
- I. İç ve dış algılar
II. Zihinsel algılar
III. Görme ve algılama becerisi
IV. Görme ve işitme duyuları
Yukarıdakilerden hangisi algı türlerinden biridir ?- Cevap A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) Yalnız IV
- E-) Hiçbiri
Açıklama: İç ve dış algılar,algılama türlerindendir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
- Işığın azlık veya çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlayan bölüm gözün hangi tabakasıdır?
- A-) Retina
- B-) Kroit
- C-) Göz akı
- Cevap D-) İris
- E-) Göz merceği
Açıklama: Göz üç ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışardan içeriye doğru; göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’ tabakaları olarak adlandırılır. En dıştaki göz akı tabakası, beyaz ve sert bir tabakadır. Bu tabaka gözün ön kısmında iris’i oluşturur. İris’te göz bebeğini küçültüp büyüterek ışığın azlık ve çokluğuna göre görme için gerekli ışık miktarını ayarlamaya yarayan kas iplikçikleri bulunur. Doğru cevap D şıkkıdır.
- Kedileri çok seven bir sürücünün yoldan geçen bir kediye bakarken kırmızı ışığı fark etmeyip önündeki araca çarpması seçeneklerden hangisi ile açıklanabilir?
- A-) Gestalt kuramı
- B-) Görsel yanılsama
- C-) Algı yanılması
- D-) Algıda değişmezlik
- Cevap E-) Algıda seçicilik
Açıklama: Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. Örneğin bir nesneyi ararken veya bir noktaya ulaşmaya çalışırken çevremizdeki nesneleri varlıklar veya diğer görsel uyarıcılar dikkatimizi çekmez, onlara yoğunlaşmayı ihmal ederiz. Bizi hedefimize ulaştırarak sorunun çözülmesine yarayan bu reel/gerçek durum bazen aleyhimizede olabilmektedir. Çünkü o anda önemsiz görünen ancak sonrasında son derece önemli olabilen bazı görsel uyarıcıları, nesneleri algılamamız istem dışı bir şekilde engellenebilmektedir. Soruda verilen sürücü de kediye odaklanmış ve çevresindeki varlıklara ve uyarıcılara yoğunlaşmayı ihmal etmiştir. Buna göre doğru cevap E seçeneğidir.
- Kör nokta ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Kör nokta, günlük yaşantımızda kolaylıkla fark edilemez.
- B-) Bazı durumlarda kör noktayı algılayabiliriz.
- C-) Ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır.
- D-) Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur.
- Cevap E-) Genellikle kalıtımsal ve biyolojik bir problemdir.
Açıklama: Görme sinirleri bir araya toplanarak göz küresini terk eder. Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur. Bu nedenle, iki gözümüzde de bir kör nokta (blind spot) vardır. Günlük koşullar altında, göz sürekli ufak hareketler yaptığından, kör noktanın farkına varamayız. Fakat bazı koşullarda kör noktayı algılama olanağı vardır. Özetle ifade edilecek olunursa kör nokta, ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır. Biyolojik bir problem değildir. Doğru cevap E şıkkıdır.
- Medya okuryazarlığının referans aldığı konular aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) İmge ve sembolleri
- B-) Duyuşsal ve bilişsel becerileri
- Cevap C-) Kitle iletişim araçları
- D-) Fotoğraf ve piktogramları
- E-) Sosyal ve iletişim becerilerini
Açıklama: Kitle iletişim araçları
- Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarına ne denir?
- A-) Algı değişmezliği
- B-) Algıda seçicilik
- Cevap C-) Algı yanılsaması
- D-) Çoklu algı
- E-) Nesnel algısallık
Açıklama: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır. Doğru cevap C’dir.
- Nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve genişlik gibi bağıntıları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Oran
- B-) Form
- C-) Biçim
- D-) Şekil
- E-) Nokta
Açıklama: Form, biçim ve şekil birbiriyle çokça karıştırılan kavramlardır. Form ve biçim sanatsal anlamda kullanıldığında hemen hemen aynı anlama gelmektedir. Form, (en-boy-yükseklik) üç boyutlu bir nesnenin doğal yapısını, varlığını tanımlar. Bir sanat eserinin yapı bakımından kuruluşudur. Bir diğer anlamda sanat yapıtının biçim, çizgi, renk, leke ve dokudan oluşan son hâli olup tüm bu ve bunun dışındaki nitelikleri organize eden son durumdur. Ya da bir objenin nesnenin görsel veya dokunsal olarak algılanan bir gerçekliği olarak da tanımlanabilir. Oran ise nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve genişlik gibi bağıntıları ifade eder. Doğru cevap A’dır.
- Nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve genişlik gibi bağıntıları ifade eden tanım aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Form
- B-) Biçim
- C-) Şekil
- D-) Grafik
- Cevap E-) Oran
Açıklama: Oran, nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve genişlik gibi bağıntıları ifade eder. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve
genişlik gibi bağıntıları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Form
- B-) Biçim
- C-) Şekil
- Cevap D-) Oran
- E-) Espas
Açıklama: …Oran ise nesneler arasındaki nicelik farklarını veya derece ile büyüklük, küçüklük, yükseklik ve genişlik gibi bağıntıları ifade eder. Buna göre doğru cevap D’dir.
- Nörobiyologlar görselliğin büyük oranda kaç ay içinde geliştiğini belirtmektedirler?
- Cevap A-) 4-6
- B-) 8-12
- C-) 12-16
- D-) 16-20
- E-) 20-24
Açıklama: Nörobiyologlar görselliğin büyük oranda ilk yılda, özellikle ilk 2-4 ayda daha fazla gelişmekle birlikte, 4-6. aylarda geliştiğini belirtmektedirler.
- Nörobiyologlara göre insan görselliği çocukluğun hangi evresinde gelişmektedir?
- Cevap A-) İlk yılda
- B-) İkinci yılda
- C-) Üç yaşında
- D-) 5 yaşında
- E-) 6 yaşında
Açıklama: Nörobiyologlar görselliğin büyük oranda ilk yılda, özellikle ilk 2-4 ayda daha fazla gelişmekle birlikte, 4-6. aylarda geliştiğini belirtmektedirler.
- Objeden yansıyan ışık ışınlarının göz merceğinden geçerek retinada bir görüntü oluşturduğu ve bu görüntünün elektro-manyetik sinir uçlarıyla beyne ulaştığı eyleme ne ad verilir?
- A-) İşitme
- B-) Dokunma
- C-) Tat alma
- D-) Koku alma
- Cevap E-) Görme
Açıklama: Görme eylemini sadece gözün işleyişiyle açıklamak yeterli değildir. Bu nedenle görmeyi gerektiren, görmeyi tetikleyen ya da etkileyen birçok biyolojik, fizyolojik ve psikolojik faktör vardır. Fizikçilerin görmeyi tanımlamaları aşağı yukarı herkesçe bilinir. Objeden yansıyan ışık ışınları göz merceğinden geçerek retinada bir görüntü oluşturur ve bu görüntü, elektro-manyetik sinir uçlarıyla beyne ulaşır. Doğru cevap E’dir.
- Olay, olgu ve nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Psikanalizm
- B-) Semiyoloji
- Cevap C-) Gestalt
- D-) İmgeleme
- E-) Gerçeklik
Açıklama: Gestalt kuramı olay, olgu, nesnelere bütüncül yaklaşımla bakmayı öğreten algısal organizasyon kuramıdır. Doğru yanıt C’dir.
- Resim, hayal gücü ve yaratıcılık gibi artistik duyular beynin hangi kısmında meydana gelmektedir?
- A-) Alın lobu
- B-) Omurilik
- C-) Beyincik
- D-) Sol beyin
- Cevap E-) Sağ beyin
Açıklama: Beynin sağ ve sol beyin kürelerinin farklı işlevleri vardır. Sağ beyin daha çok artistik duyular, yani resim, müzik, hayal gücü ve yaratıcılık gibi işlevleri yerine getirir. Sol beyin ise daha çok matematiksel-mantıksal düşüncenin merkezidir. Her ikisi de birbirini tamamlamakla birlikte zıt özellikler içerir. Çoğu insanda bu yarım kürelerden herhangi birisi daha baskındır. Doğru cevap E’dir.
- Sanatta bir objenin nesnenin görsel veya dokunsal olarak algılanan bir gerçekliği olarak tanımlanan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Form
- B-) Biçim
- C-) Şekil
- D-) Oran
- E-) Espas
Açıklama: Form, biçim ve şekil birbiriyle çokça karıştırılan kavramlardır. Form ve biçim sanatsal anlamda kullanıldığında hemen hemen aynı anlama gelmektedir. Form, (en-boy-yükseklik) üç boyutlu bir nesnenin doğal yapısını, varlığını tanımlar. Bir sanat eserinin yapı bakımından kuruluşudur. Bir diğer anlamda sanat yapıtının biçim, çizgi, renk, leke ve dokudan oluşan son hâli olup tüm bu ve bunun dışındaki nitelikleri organize eden son durumdur. Ya da bir objenin nesnenin görsel veya dokunsal olarak algılanan bir gerçekliği olarak da tanımlanabilir. Doğru cevap A’dır.
- Sanatta görsel algı ve görsel imgeye ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Gerçekliğin yansıtılışı, gerçekliğin sanatsal bir imgede dönüşüme uğrayışıyla ortaya çıkar.
- B-) Sanatsal nitelik taşıyan ya da sanat iddiasıyla gerçekleştirilen bir yapıt gerçeklikle ne kadar benzerlik taşırsa taşısın hiçbir zaman doğanın birebir kopyası değildir.
- C-) İmgelem (hayal gücü) ise zihnin geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran sınırsız bir faaliyetidir.
- D-) Yaratıcı süreçte imgelem biçimle birlikte çalışır.
- Cevap E-) İmgelem, algılama eylemiyle bütünleşik çalışır.
Açıklama: Bazı ruhbilimcilere (psikolog) göre algının kendisi görsel imgenin en mükemmel biçimidir ancak daha yaygın olan görüş, imgenin algılama eyleminden ayrı bir şey olduğudur. Örneğin; dala konmuş bir kuşu gördüğüm zaman, ona baktığım sürece beynim bu algıyı kaydetmeye devam eder. Gözlerimi kaparsam ve eğer istersem zihnimde hâlâ kuşu görebilirim. Bu gördüğüm ve bir çeşit zihnimde koruduğum, kuşun imgesidir. doğru cevap E’dir.
- Seçeneklerde verilen duyu organlarımızın mutlak eşikleri ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
- Cevap A-) Dokunma: Bir santimetre yükseklikten yüzüne düşen bir sineğin kanadı.
- B-) Görme: Karanlık bir gecede 60 km’den bir mum ışığı
- C-) İşitme: Sessiz bir ortamda 7 metreden bir kol saatinin işleyişi
- D-) Tat alma: Dokuz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker
- E-) Koku alma: Sekiz odalı büyük bir evde bir damla esans
Açıklama: Bir alıcı organın uyarılabildiği en ufak uyarıcı şiddetine mutlak eşik (abssolute threshold) adı verilir.
Buna göre belirli duyu organlarımızın mutlak eşikleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Görme: Karanlık bir gecede 50 km’den bir mum ışığı
İşitme: Sessiz bir ortamda 5 metreden bir kol saatinin işleyişi
Tat alma: Sekiz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker
Koku alma: Altı odalı büyük bir evde bir damla esans
Dokunma: Bir santimetre yükseklikten yüzüne düşen bir sineğin kanadı
Tat alma: Sekiz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker
Buna göre doğru cevap A seçeneğidir.
- Seçeneklerden hangisi piktogram‘a örnek verilebilir?
- Cevap A-) Yaya geçidini gösteren bir trafik işareti
- B-) Bir bilgisayar şirketinin logosu
- C-) Ünlü bir ressamın tablosu
- D-) Üzerinde “sigara içilmez” yazan bir uyarı
- E-) Bir fiyat etiketi
Açıklama: Temel iletişim ögelerinden piktogram, hiyeroglif ve benzeri yazı sistemlerinde bir kavramın karşılığı olarak kullanılan resimsel öge olarak tanımlanır. Günümüzde en iyi örnek trafik işaretleridir. B, D, ve E seçenekleri yazıdan oluşur fakat resimsel öge içermez. Ünlü bir ressamın tablosu ise görsel içermesine rağmen bir kavramın karşılığı değildir. Buna göre doğru cevap E seçeneğidir.
- Seçeneklerden hangisi göze gelen ışığın şiddetini ayarlar?
- A-) Cornea
- Cevap B-) Pupil ve irisin çapı
- C-) Retina
- D-) Göz sıvısı ve lens
- E-) Optik sinirler
Açıklama: Gözlerimizi ve bir fotoğraf makinasının kamerası gibidir. Öncelikli olarak ışık öndeki saydam tabakadan (cornea) girer. İrisin ortasında
yer alan gözbebeği (pupil) ve irisin çapı, aynı fotoğraf makinesinin diyaframı gibi büyüyüp küçülerek ışığın şiddetini ayarlar. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.
- Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücrelerin yokluğu aşağıdakilerden hangisi neden olmaktadır?
- A-) İç algı
- B-) Algı bozukluğu
- C-) ufuk çizgisi
- D-) Göz merceği
- Cevap E-) Kör nokta
Açıklama: Görme sinirleri bir araya toplanarak göz küresini terk eder. Sinirlerin göz küresinden çıkış noktasında görsel alıcı hücreler yoktur. Bu nedenle, iki gözümüzde de bir kör nokta (blind spot) vardır. Günlük koşullar altında, göz sürekli ufak hareketler yaptığından, kör noktanın farkına varamayız.
- Sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza ne denir ?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) İmge
- C-) Gestalt
- D-) İç algılar
- Cevap E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: Sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza algıda değişmezlik denir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
- Sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza ne denir?
- A-) İm
- B-) Algı
- C-) İmge
- D-) Algıda seçicilik
- Cevap E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: Algıda değişmezlik, sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen addır (Cüceloğlu, 1997). (Sayfa 117)
Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. (Sayfa 116)
Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Algı, bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar. (Sayfa 112)
İmge, Türk Dil Kurumuna göre; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır. İkinci bir anlam olarak imge; genel görünüş, izlenim ve imaj olarak da tanımlanabilmektedir. (Sayfa 117)
İm (işaret), algılanmış bir olayı dile getirir. Örneğin uzakta bir yerde duman görürsek orada bir ateş yanmakta olduğunu anlarız. Bu gibi doğal bağlantıları biz doğal bir işaret (im) olarak algılarız. (Sayfa 117)
Algı yanılsaması: Algıladığımız an ya da durum ile gerçek durum arasındaki farklılıklara, değişkenliklere algı yanılsaması denir. Bu durum bir çeşit optik illüzyon olarak da bilinir. Mevcut nesnel gerçekliğin fiziksel değerlerle ya da ölçümlerle örtüşmeyen, farklı algılanan durumlarıdır. (Sayfa 118)
- Sürekli değişen duyusal girdilere rağmen nesnelerin biçimlerini, büyüklüklerini, yerlerini ve renklerini değişmeden algılamamıza verilen ad şıklardan hangisidir?
- A-) Algıda seçicilik
- B-) İmge
- C-) Duyum
- D-) Algı
- Cevap E-) Algıda değişmezlik
Açıklama: Algıda değişmezlik
- Yapısal ve işlevsel yönüyle karmaşık bir yapı gösteren insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç ana tabakadan oluşur. Aşağıdakilerden hangisinde bu tabakalar dışardan içeriye doğru sıralamayla verilmiştir?
- A-) Lens, kornea, optik sinir
- B-) Lens, retina, koroit
- Cevap C-) Göz akı, koroit, retina
- D-) Iris, göz sıvısı, fotoreseptör hücreleri
- E-) Jel, göz sıvsı, optik sinir
Açıklama: Yapısal ve işlevsel yönüyle karmaşık bir yapı gösteren insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışardan içeriye doğru; göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’ tabakaları olarak adlandırılır.
- Yukarıdan bakıldığında yuvarlak, yandan bakıldığında ince uzun bir çizgi şeklinde görülen yassı bir cismin, nereden bakılırsa bakılsın daima bir tabak olarak algılanması aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?
- Cevap A-) Bütünleştirme ilkesi
- B-) İç algı
- C-) Dış algı
- D-) Yanılsama
- E-) İmgesellik
Açıklama: Algılamada bütünün algılanması parçaların algılanmasından önce gelir. Algılama, ‘bütüncül ruhbilim öğretisi’ açısından bir bütünleşme, düzenleme, tamamlama işlevidir. Nesnelerin durumu, konumu, uzaklığı ve insanların bunlara bakış açısı değişse bile, bütünleştirme çevrenin değişmez biçimde algılanmasını sağlar. Böylece yukarıdan bakılınca çember, yandan bakılınca da dikdörtgen olarak görülen bir su bardağı, nereden bakılırsa bakılsın daima bardak olarak algılanır. Bütünleştirme ilkelerinden uzaklaştıkça algı bozulur. Doğru yanıt A’dır.
- Zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya, aşağıdaki kavramlardan hangisinin tanımıdır?
- A-) Gözlem
- Cevap B-) İmge
- C-) Algı
- D-) Algılama
- E-) Gestalt
Açıklama: İmge, Türk Dil Kurumuna göre; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır. İkinci bir anlam olarak imge; genel görünüş, izlenim ve imaj olarak da tanımlanabilmektedir. Doğru cevap B’dir.
- _______ bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik bir semboldür. _______, bir kurumu yazınsal olarak tanımlar, yazı karakterlerini onun güçlü yönlerinin ve kültürünün göstergesi olacak şekilde stilize eder. _______ ise bir ürünü, hizmeti veya kurumu rakiplerinden ayrıştıran ve tanımlayan bir sembol, işarettir.
Yukarıda görsellikte kullanılan bazı ögelerin tanımları verilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi boşluklara sırasıyla gelmelidir?- A-) İmge- Algı- İmgelem
- B-) Mecaz -Espri-Abartma
- C-) Form-Biçim-Şekil
- Cevap D-) Amblem-Logo- Marka
- E-) Endüstriyel tasarım-Çevre tasarımı-Grafik tasarım
Açıklama: Amblem, Logo ve Markanın birbirine karıştırılmaması gerekir. Amblem bir şirketin, ürünün, hizmetin veya oluşumun karakterini yansıtmak üzere tasarlanan grafik bir semboldür. Logo, bir kurumu yazınsal olarak tanımlar, yazı karakterlerini onun güçlü yönlerinin ve kültürünün göstergesi olacak şekilde stilize eder. Marka ise bir ürünü, hizmeti veya kurumu rakiplerinden ayrıştıran ve tanımlayan bir sembol, işarettir. Doğru cevap D şıkkıdır.
- insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışarıdan içeriye doğru aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru sıra ile verilmiştir?
- Cevap A-) Göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’
- B-) Renkli ‘koroit, göz akı, retina
- C-) Retina, göz akı, renkli koroit
- D-) Göz akı , retina, renkli koroit
- E-) Renkli koroit, retina, göz akı
Açıklama: Göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’
- Çoklu Zekâ Kuramını savunan en önemli bilim adamı şıklardan hangisidir?
- A-) Victor Vasarely
- Cevap B-) Howard Gardner
- C-) Müller-Lyer
- D-) Arnheim
- E-) Raymond Keene
Açıklama: Howard Gardner, Çoklu Zekâ Kuramını savunan en önemli bilim adamıdır. Standart psikometrik araçlarla ölçülebilen tek bir zekâ olduğunu söyleyen geleneksel kuramı eleştiren Gardner, ilk kez 1983 yılında, her bireyin birbirinden farklı pek çok zekâsının olduğu ve bunların her birinin kendilerine özgü bir biçimde geliştiği ve çalıştığı tezini ortaya atmıştır.
- Örneğin okuduğumuz okul sadece bir bina değildir. Orada arkadaşlarımız, hocalarımız vardır. Bizim okulda birçok yaşantı geçirmemiz aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
- A-) İmge
- B-) İm
- Cevap C-) Algılama
- D-) Algı
- E-) Gestalt
Açıklama: Algılama, algılanan nesneden, durumdan daha fazla şey ifade eder. Çünkü algılamada duruma bir anlam yükleriz. Örneğin okuduğumuz okul sadece bir bina değildir. Orada arkadaşlarımız, hocalarımız vardır. Dahası biz orada birçok yaşantı geçirmişizdir. Doğru yanıt C’dir.
- Ünlü Hollandalı ressam Van Gogh’un akıl hastanesine kapatıldıktan sonra sanatında daha başarılı olduğunu ifade eden “Resimlerle Düşünmek” adlı kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Taylor
- B-) Yıldırım
- C-) Escher
- D-) Erinç
- Cevap E-) Grandin
Açıklama: “Resimlerle Düşünmek” adlı kitabın yazarı Temple Grandin (2010), ünlü Hollandalı ressam Van Gogh’un akıl hastanesine kapatıldıktan sonra sanatında daha başarılı olduğunu ifade eder.
- İnsan gözünü oluşturan tabakaların içeriden dışarıya doğru sıralanması seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A-) göz akı - koroit - retina
- B-) koroit- retina - göz akı
- C-) retina - göz akı - koroit
- D-) göz akı - retina - koroit
- Cevap E-) retina - koroit - göz akı
Açıklama: Yapısal ve işlevsel yönüyle karmaşık bir yapı gösteren insan gözü, yapısal olarak incelendiğinde üç ana tabakadan oluşur. Bu tabakalar dışardan içeriye doğru; göz akı, renkli ‘koroit’ ve ağsı ‘retina’ tabakaları olarak adlandırılır. Bu sıralamanın içeriden dışarıya doğru sıralaması E şıkkında doğru olarak verilmiştir.
- İnsan yaşadığı sürece bulunduğu ortamlarda iletişim ve etkileşim sürecinde biyolojik tepkiler veren bir organizmadır. Görsel iletişimin gerçekleşmesinde etken olan görme ve bakmaya ilişkin aşağıdakilerden hangileri doğrudur?
I. Bakmak irademiz dışında istemsizce gerçekleşen bir durumdur.
II. Görme eylemi sadece gözün işleyişiyle alakalıdır.
III. Görmekte bilinç vardır.
IV. Bakmak, seçme eylemi/becerisi neticesinde ortaya çıkan bir görme olayıdır.- A-) I ve II
- B-) I ve III
- C-) I, II ve III
- Cevap D-) I, III ve IV
- E-) Hepsi
Açıklama: Görme eylemini sadece gözün işleyişiyle açıklamak yeterli değildir. Bu nedenle görmeyi gerektiren, görmeyi tetikleyen ya da etkileyen birçok biyolojik, fizyolojik ve psikolojik faktör vardır.
- İnsan, duyu organları ile çevresinden etkilenerek farklı uyarılar alır. Bu uyarıcıların algılanması ve aktif hâle gelmesi karmaşık bir sürecin sorucunda gerçekleşir. Bu duyu organlarından hangisi yaşamımızın en önemli, en etkin duyularından biridir?
- A-) İşitme
- Cevap B-) Görme
- C-) Tat alma
- D-) Dokunma
- E-) Koku alma
Açıklama: Bu duyu organlarından görme duyusu yaşamımızın en önemli, en etkin duyularından biridir. Yaşamın gerçeklerini görerek yaşamayla ve görerek kurulan iletişimle hem etrafımızda yaşananları daha kolay anlayabiliriz hem de bu olaylara tepkimizi kolayca şekillendirerek kendimizi anlatabiliriz. Çevremizde yaşananları, olayları öncelikle görerek tanımlar ve anlamaya çalışır, sonra tepki veririz. Bu bakımdan görme duyusu insanın yaşamını biçimleyen en önemli duyusal araçlardan birisidir.
- İnsanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayına ne ad verilir?
- A-) Algılama
- B-) Algı
- Cevap C-) Algıda seçicilik
- D-) İmaj
- E-) İmge
Açıklama: Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına
gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır
- İnsanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayına ne denir ?
- Cevap A-) Algıda seçicilik
- B-) Görsel algı
- C-) İşitsel algı
- D-) Gestalt
- E-) İmge
Açıklama: İnsanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayına algıda seçicilik denilmektedir.
Doğru cevap: A
- İnsanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayına ne denir?
- A-) Algı yanılsaması
- B-) Dikkat
- Cevap C-) Algıda seçicilik
- D-) İmge
- E-) Seçici tepki
Açıklama: Algıda seçicilik, insanların duyu organlarına gelen uyarıcılardan yalnızca bazılarına tepki vermesi olayıdır. Bir anlamda uyarıcılar arasında seçim yapma durumudur. Örneğin bir nesneyi ararken veya bir noktaya ulaşmaya çalışırken çevremizdeki nesneleri varlıklar veya diğer görsel uyarıcılar dikkatimizi çekmez, onlara yoğunlaşmayı ihmal ederiz. Bizi hedefimize ulaştırarak sorunun çözülmesine yarayan bu reel/gerçek durum bazen aleyhimize de olabilmektedir. Çünkü o anda önemsiz görünen ancak sonrasında son derece önemli olabilen bazı görsel uyarıcıları, nesneleri algılamamız istem dışı bir şekilde engellenebilmektedir. Doğru cevap C’dir.
- İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecine ne ad verilir?
- A-) Düşünme
- Cevap B-) Algı
- C-) Kavrama
- D-) Görme
- E-) İmgeleme
Açıklama: Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; algı, görme, işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir. A
- İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan
olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecine ne ad verilir?- Cevap A-) Algı
- B-) Zihin
- C-) Görme
- D-) Dokunma
- E-) Özümseme
Açıklama: Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; algı, görme,
işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir. Doğru cevap A’dır.
- İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan
olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecinin karşılığı olan terim aşağıdaki hangi şıkta verilmiştir ?- A-) İm
- B-) Kör nokta
- C-) Mutlak eşik
- D-) Zihin
- Cevap E-) Algı
Açıklama: Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecine ne ad verilir?
- A-) Zihin
- Cevap B-) Algı
- C-) Gözlem
- D-) İmge
- E-) İm
Açıklama: Algı (perception) insanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin (çevrede var olan olay ve etkilerin) beyin tarafından organize edilip yorumlanma veya anlamlandırma sürecidir. Algı gerçekliği bilinç ve muhakeme içerir; algı, görme, işitme, koku, tat, dokunma ve diğer vücut duyularıyla ilişkilidir. Algı, bir şeyler öğrenmenin yanı sıra bireyin çevre ile bağlantısını da kurar. Daha yalın bir deyimle ifade edecek olursak algı; duyu organlarımıza gelen dışsal uyarıcıların anlamlı hâle getirilmesidir. Doğru cevap B’dir.
- İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin,beyin tarafından organize edilip anlamlandırma sürecine ne denir ?
- Cevap A-) Algı
- B-) Zihin
- C-) Algıda seçicilik
- D-) Algı yanılsaması
- E-) İmge
Açıklama: İnsanın anlık yaşantısı sırasında kazanılan duyusal bilgilerin beyin tarafından organize edilip anlamlandırma sürecine algı denilir.
Doğru cevap: A
- ‘İmge’ ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Çevreden algılananlar duyularımızla bilincimiz tarafından belleğe aktarılır.
- Cevap B-) Belleğe aktarılanlar, belleğimizde gerçeğinin aynısı olan izler şeklindeki imgeleri oluşturur.
- C-) Simge üreten kaynak beyindir ve düşler de simgeler ile belirlenir.
- D-) Bellekteki imgeler içten veya dıştan gelen uyarılarla harekete geçer ve bellekteki iz getirilir.
- E-) Sanat ürünleri imgelere dayanır; sanat olanla olmayan ayrımı imgelem kuramına bağlıdır.
Açıklama: Algılananlar duyularımızla bilincimiz tarafından belleğe aktarılır. Böylece belleğimizde izler oluşur. Bu izler algılanan şeyin tümüyle aynısı değil, az çok ona en yakın olanı, aslının yerini alan imgelerdir. Daha sonra bellekteki imgeler içten veya dıştan gelen uyarılarla harekete geçer ve bellekte iz oluşturan asıl şeyi çağrışımlarla geri getirilir. Bilince geri gelen bu asıllar tam olarak gerçeğin kendi olmayıp ona en yakın olanlardır. İmgeler bize asıl dünyayı değil, dünyalardan bir dünya gösterir. Gösterilen şeyler değil, bunların temsilleridir imgeler: Temsil, yani yeniden sunum. Hakikaten imgelerin temsil ettiği şeyler “gerçeklik” te olmayabilir; sadece muhayyile, kuruntu, arzu, rüya ya da fantezi dünyasında var olabilir. Yanlış olan ifade B’dir.
- “…. …… ’e göre (1986) görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Bir diğer anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir.”
Yukarıda boşluk bırakılan yerde kimden bahsetmektedir?- Cevap A-) John Berger
- B-) Jean Mohr
- C-) Walter Benjamin
- D-) Susan Sontag
- E-) Roland Barthes
Açıklama: John Berger’e göre (1986) görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Bir diğer anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir.
- “Sen nadide bir çiçeksin. Sen güneşsin.” ifadelerinde kişinin başka bir şeylere benzerliğini vurgulamak amacıyla ‘çiçek’ ve ‘güneş’ sözcüklerinin gerçek anlamından farklı kullanılması kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Mecaz
- B-) Espri
- C-) Abartma
- D-) Değer
- E-) Hümanizma
Açıklama: Bir sanat biçimi olan mecaz, başka bir şeye benzerliği vurgulamak amacıyla özellikle gerçek anlamından farklı kullanılan şeye denir. Görsel mecaz, tasarımın bütününde öznel ipuçları veya göndermeler ortaya koymasına olanak verir ve bu, mecazın temelini oluşturabilir. Mecazın bir toplumda anlaşılması, ortak kültür ve bilgi birikiminin bulunmasını gerektirir. Örneğin bir yazar kitabında; bir kişiyi toplumsal açıdan benimsenmeyecek karakterde “O bir yılandır. O bir şeytandır” şeklinde tanımlayabilir. Oysa bu ifade biçimleri bizi şaşırtmaz çünkü biz biliriz ki itham edilen kişi ne bir yılandır ne de bir şeytandır. Mecazi anlamda bir tanımlama yapılmıştır. Yazar bu tanımlamada imgesel düşüncenin mantığından yola çıkmıştır. Doğru yanıt A’dır.
- “Gestalt Kuramı” aşağıdaki hangi alanda yenilikler getirmiştir?
- A-) Hatırlama, Görme, Konuşma ve Düşünme
- Cevap B-) Bellek, Öğrenme, Hatırlama, Problem Çözme ve Algılama
- C-) Fiziksel Pratikler ve Görme Becerileri
- D-) Başarı, Algılama ve Görsel Düşünme
- E-) Beş Duyunun Gelişimi
Açıklama: Bellek, Öğrenme, Hatırlama, Problem Çözme ve Algılama
- “Görsel Düşünme” kitabında; deneyimli bir hekimin bir yaraya, deneyimli bir makine ustasının bir makinaya, bir fizyoloğun bir mikroskop preparatına baktığında aceminin görmediği şeyleri görebildiğini ifade eder.
Yukarıda bahsedilen anlatımda kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Tony Attwood
- Cevap B-) Rudolf Arnheim
- C-) Hans Asperger
- D-) Donna Williams
- E-) Temple Grandin
Açıklama: Açıklama: Rudolf Arnheim “Görsel Düşünme” adlı kitabında; deneyimli bir hekimin bir yaraya, deneyimli bir makine ustasının bir makinaya, bir fizyoloğun bir mikroskop preparatına baktığında aceminin görmediği şeyleri görebildiğini ifade eder.
- “Inquiries into Human Faculty and Development adlı kitabında, bazı bireylerin canlı zihinsel resimler gördüğünü yazar ve diğerleri için “Fikirler zihinsel resimler olarak değil, olguların sembolleri olarak hissedilir. Düşük düzeyde resimsel imgeleme sahip bireyler, kahvaltı masalarını hatırlar ancak onu göremezler” diye ekler.”
Yukarıda bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Tony Attwood
- B-) Rudolf Arnheim
- C-) Hans Asperger
- Cevap D-) Francis Galton
- E-) Temple Grandin
Açıklama: Francis Galton, Inquiries into Human Faculty and Development adlı kitabında, bazı bireylerin canlı zihinsel resimler gördüğünü yazar ve diğerleri için “Fikirler zihinsel resimler olarak değil, olguların sembolleri olarak hissedilir. Düşük düzeyde resimsel imgeleme sahip bireyler, kahvaltı masalarını hatırlar ancak onu göremezler” diye ekler.
- “Kör Nokta” ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A-) Görme sinirlerinden çıkan ipliklerin retinayı sarmasıdır.
- B-) Retina hareketlerinin kısıtlandığı bir durumdur.
- C-) Elektro manyetik sinir uçlarının hasar görmesidir.
- D-) Tamamen biyolojik bir problemdir.
- Cevap E-) Ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır.
Açıklama: Ağ tabakada ışık duyargalarının bulunmadığı noktadır.
- “Resimlerle Düşünmek adlı kitabın yazarı (2010), ünlü Hollandalı ressam Van Gogh’un akıl hastanesine kapatıldıktan sonra sanatında daha başarılı olduğunu ifade eder.”
Yukarıda bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Tony Attwood
- B-) Hans Asperger
- C-) Donna Williams
- Cevap D-) Temple Grandin
- E-) Leo Kanner
Açıklama: “Resimlerle Düşünmek” adlı kitabın yazarı Temple Grandin (2010), ünlü Hollandalı ressam Van Gogh’un akıl hastanesine kapatıldıktan sonra sanatında daha başarılı olduğunu ifade eder.
- “Türk Dil Kurumuna göre; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır. İkinci bir anlam olarak; genel görünüş, izlenim ve imaj olarak da tanımlanabilmektedir.”
Yukarıda verilen açıklamada aşağıdakilerin hangisinden bahsedilmektedir?- A-) Resim
- B-) Görsel
- Cevap C-) İmge
- D-) Zihin
- E-) Hayal gücü
Açıklama: İmge, Türk Dil Kurumuna göre; zihinde tasarlanan ve gerçekleştirilmesi özlenen şey, hayal, hülya’dır. İkinci bir anlam olarak imge; genel görünüş, izlenim ve imaj olarak da tanımlanabilmektedir.
- ”Algı” için söylenen aşağıdakilerin cümlelerden hangisi doğrudur?
- Cevap A-) Algılamada bütünün algılanması parçaların algılanmasından önce gelir.
- B-) Algılamada ilk önce parçaların algılanması bütünü çok daha iyi algılamamızı sağlar.
- C-) Algı, sadece kendisini oluşturan duyusal girdilerin toplamını ifade eder.
- D-) Bütünleştirme ilkelerinden uzaklaştıkça algı tamamlanmış olur.
- E-) Duyum ile algı aynı temelde yer alır.
Açıklama: Algılamada bütünün algılanması parçaların algılanmasından önce gelir. Algılama, ‘bütüncül ruhbilim öğretisi’ açısından bir bütünleşme, düzenleme, tamamlama işlevidir.
Ünite 5
- “Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan aydınlatma biçimidir.” şeklindeki tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A-) Silüet Aydınlatma
- B-) Cameo Aydınlatması
- C-) Rembrandt Aydınlatması
- Cevap D-) Notan Aydınlatma
- E-) Chiaroscuro Aydınlatma
Açıklama: Notan Aydınlatma: Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan aydınlatma biçimidir.
- “Dikkatin belirli bir nokta üzerine çekilmesi amacı
ile yapılır.” şeklindeki tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?- A-) Chiaroscuro Aydınlatma
- Cevap B-) Cameo Aydınlatması
- C-) Notan Aydınlatma
- D-) Rembrandt Aydınlatması
- E-) Silüet Aydınlatma
Açıklama: Cameo Aydınlatması: Dikkatin belirli bir nokta üzerine çekilmesi amacı ile yapılır.
- '’Işık, ortam değiştirdiğinde kırılır’‘
Yukarıda verilen yargı ışığın hangi özelliği ile ilgilidir?- A-) Action(Hareket)
- Cevap B-) Geçme (Transition)
- C-) Reflection(Yansıma)
- D-) Anahtar Işık(Key Light)
- E-) Kontrast
Açıklama: Transition (Geçme); ışık, ortam değiştirdiğinde kırılır.
- …………………… aynanın kullanımında olduğu gibi ışığa yön vermek için kullanılır. ………………… ile bu ışıkların etkisi softlaştırılabilir ve bölünebilir.
Yukarıdaki boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?- A-) Haparlör
- B-) Beyaz örtü
- Cevap C-) Reflektör
- D-) Konjektör
- E-) Projektör
Açıklama: Reflektör (yansıtıcı) aynanın kullanımında olduğu gibi ışığa yön vermek için kullanılır. Reflektör ile bu ışıkların etkisi softlaştırılabilir ve bölünebilir. Reflektörün yüzey özelliği bunun için önemlidir. Doğru cevap C şıkkıdır.
- 1. Güneş ışığı
2. Sokak ışıkları
3. Ay ışığı
4. Şimşekler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğal ışık kaynakları arasında yer alır?- A-) Yalnızca I
- B-) Yalnızca II
- C-) I ve III
- Cevap D-) I, III ve IV
- E-) II, III ve IV
Açıklama: Güneş Işığı; Güneş, içerisinde meydana gelen nükleer tepkimeler sonucunda etrafına ısı ve ışık yayar. Dünyamıza doğrudan veya atmosferden/aydan yansıyarak gelen bu ışık, doğal ışık kaynağımızdır.
Ay; Ay gerçekte bir ışık kaynağı değildir. Güneşten gelen ışınları yansıtır (Fotoğraf 5.4.). Fakat ayın insan üzerindeki psikolojik yansımaları sinema ya da fotoğraf sanatında kullanılır. Ay aynı zamanda, izleyiciye zaman bilgisini sunar. Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı yüksektir. Mavi renk yoğunluğu fazladır. Ay ışığı altında oluşan konuya ait gölge tektir. Gece yapılacak olan çekimlerde, ay ışığının karakteristik bu özellikleri dikkate alınmalı ve bu özelliklere göre aydınlatma planlaması yapılmalıdır. Bu gibi durumlarda, ısı derecesi ve ışık şiddeti yüksek olan gün ışığı projektörleri kullanılabilir.
Şimşek; Şimşek, elektronların yeryüzünden gökyüzüne doğru hareket etmesiyle gerçekleşen güçlü ve beyaz ışık saçan bir elektrik olayıdır. Bulutlu bir günde, bulutlar pozitif yük ile yüklenir. Elektrik akımı, oluşan potansiyel fark nedeniyle negatif yüklü elektronların pozitif yüke doğru hareket etmesiyle oluşur. Bulutların pozitif yük ile yüklenmesi ve yer kürenin negatif yük ile yüklü olması sebebiyle yer küreden bulutlara doğru bir elektron hareketi başlar. Bu olay şimşek çakması olarak tanımlanır. Şimşek çakması sırasında ışık ve ses oluşumu gözlemlenir. Işık hızı ses hızından daha büyük olduğu için, şimşek çakması sırasında önce şimşeğin yaydığı beyaz ışığı görür sonra da şimşeğin sesini duyarız. Şimşek çakması bir doğa olayıdır ve insan psikolojisi üzerinde de etkileri vardır. Sinema ve fotoğraf sanatı da insan psikolojisi üzerinde bu denli güçlü etkiye sahip olan bu tür bir doğa olayını konusu olarak seçerek seyircisine o anı yaşatmak ister. Doğru cevap D şıkkıdır.
- 1. Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
2. Işık, atmosferi şekillendirir.
3. Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri ışığın temel işlevlerindendir?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) II ve III
- D-) I ve III
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
* Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
* Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
* Işık, atmosferi şekillendirir.
* Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Doğru cevap E’dir.
- Aağıdakilerden hangisi ışık efektlerinden biri değildir?
- A-) Şimşek efekti
- Cevap B-) Ay efekti
- C-) Kesintili ışık
- D-) Işık animasyonu
- E-) Su dalgası efekti
Açıklama: Işık Efektleri
Ayna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu, çoklu gölge efekti, şeffaf objeler, şimşek efekti.
- Anahtar ışık, yumuşak ışık, arka ışık ve diğer ışıkların gerekli ve yeterli biçimde düzenlenmesi sonucu cismin biçiminin, hacminin, cismin çeşitli kesimleri arasındaki ton farklarının en iyi ortaya çıktığı, izleyicinin sahneyi açık seçik kavramasını sağlayan aydınlatma biçimi hangisidir?
- A-) Rembrandt aydınlatması
- B-) Cameo aydınlatması
- Cevap C-) Chiaroscuro aydınlatma
- D-) Silüet aydınlatma
- E-) Notan aydınlatma
Açıklama: Chiaroscuro Aydınlatma: Anahtar ışık, yumu- şak ışık, arka ışık ve diğer ışıkların gerekli ve yeterli biçimde düzenlenmesi sonucu cismin biçiminin, hacminin, cismin çeşitli kesimleri arasındaki ton farklarının en iyi ortaya çıktığı, izleyicinin sahneyi açık seçik kavramasını sağlayan aydınlatma biçimidir. Doğru cevap C’dir.
- Anahtar ışık ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
- Cevap A-) Anahtar ışığın temel hedefi konuyu görünebilir yapmaktır.
- B-) Anahtar ışık, kamerayla 90° açı yapacak şekilde sağ veya sol tarafa yerleştirilen bir ışıktır.
- C-) Bu ışığın özelliği yumuşak ışık kaynağı olmasıdır.
- D-) Bu nesne üzerinde gölge oluşturmaz.
- E-) Anahtar ışığın temel hedefi konuyu gizlemektir.
Açıklama: Anahtar ışığın temel hedefi konuyu görünebilir yapmaktır.
- Anahtar ışık kameraya kaç derece açı yapacak şekilde yerleştirilir?
- A-) 10°
- B-) 20°
- C-) 35°
- Cevap D-) 45°
- E-) 90°
Açıklama: Anahtar ışık, kamerayla 45° açı yapacak şekilde sağ veya sol tarafa yerleştirilen bir ışıktır. Doğru yanıt D’dir.
- Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan aydınlatma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Chiaroscuro Aydınlatma
- B-) Rembrandt Aydınlatması
- C-) Cameo Aydınlatması
- Cevap D-) Notan Aydınlatma
- E-) Silüet Aydınlatma
Açıklama: Notan Aydınlatma: Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan aydınlatma biçimidir. Cisimlerin yüzeyleri tüm ayrıntılarıyla görünür. Ancak hacimleri kaybolur. İki boyutlu, derinliği olmayan görüntüler elde edilir. Cisimler arka fona yapışmış gibi görünür. Bu aydınlatmada estetik kaygıdan çok, nesnelerin teknik olarak aydınlatılması gözetilir. Televizyon programlarında çok kullanılır.
- Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan, estetik kaygıdan çok nesnelerin teknik olarak aydınlatılması gözetilen, televizyon programlarında çok kullanılan aydınlatma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Notan Aydınlatma
- B-) Chiaroscura Aydınlatma
- C-) Rembrdant Aydınlatması
- D-) Cemao Aydınlatması
- E-) Silüet Aydınlatma
Açıklama: Notan Aydınlatma: Arka ışığın az olması ya da hiç olmaması sonucu ortaya çıkan aydınlatma biçimidir. Cisimlerin yüzeyleri tüm ayrıntılarıyla görünür. Ancak hacimleri kaybolur. İki boyutlu, derinliği olmayan görüntüler elde edilir. Cisimler arka fona yapışmış gibi görünür. Bu aydınlatmada estetik kaygıdan çok, nesnelerin teknik olarak aydınlatılması gözetilir. Televizyon programlarında çok kullanılır.
- Atmosferde kaybolmayan elektromanyetik ışınımlar aşağıdakilerden hangisidir?
I- X ışınları
II- Mor ötesi ışık
III-Görünür ışık
IV-Mikro Dalgalar- A-) II-I
- B-) I-III
- C-) II-III-IV
- D-) I-III-IV
- Cevap E-) I-II-III-IV
Açıklama: Atmosferde kaybolmayan diğer elektromanyetik ışınımları:X ışınları,
Mor ötesi ışık, Görünür ışık, Kızıl ötesi ışık, Mikro dalgalar ve Radyo dalgalarıdır.
- Ay ışığı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A-) Ay ışığı altında oluşan konuya ait gölge tektir.
- B-) İzleyiciye zaman bilgisini sunar.
- Cevap C-) Aydan yansıyan ışığın, renk ısısı düşüktür.
- D-) Güneşten gelen ışınları yansıtır.
- E-) Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı yüksektir.
Açıklama: Ay, gerçekte bir ışık kaynağı değildir. Güneşten gelen ışınları yansıtır. İzleyiciye zaman bilgisini sunar. Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı yüksektir. Mavi renk yoğunluğu fazladır. Ay ışığı altında oluşan konuya ait gölge tektir.
- Ay ışığında yoğunluğun fazla olduğu renk aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Sarı
- B-) Kırmızı
- C-) Beyaz
- Cevap D-) Mavi
- E-) Turuncu
Açıklama: Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı yüksektir. Ay ışığının mavi renk yoğunluğu fazladır. Doğru yanıt D’dir.
- Aydınlatma için kullanılan ışık kaynaklarından gelen ışık, konunun üzerine ulaştığında konunun aydınlık kısmının tersinde oluşan karanlık kısma ne ad verilir?
- A-) Renk
- B-) Işık
- Cevap C-) Gölge
- D-) Yansıma
- E-) Kırılma
Açıklama: Konu üzerinde oluşturulan denetimli gölgeler aydınlatmanın temelini oluşturur. Çekimler sırasında, aydınlatma için kullanılan ışık kaynaklarından gelen ışık konunun üzerine ulaştığında konunun aydınlık kısmının tersinde oluşan karanlık kısma gölge denir. Doğru cevap C’dir.
- Aydınlatma sırasında kullanılan ışık kaynakları kaça ayrılır?
- Cevap A-) 2
- B-) 3
- C-) 4
- D-) 5
- E-) 6
Açıklama: Aydınlatma sırasında kullanılan ışık kaynakları ikiye ayrılır. Bunlar doğal
ışık kaynakları ve yapay ışık kaynaklarıdır.
- Aydınlatmanın ana hedefi aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Derinlik algısı oluşturmak
- B-) Oluşturulan görüntünün etkisini arttırmak
- Cevap C-) Olabilen en yüksek kalitede (çözünürlükte) kareler üretilmesini sağlamak
- D-) Kadraja daha iyi alabilmek
- E-) Tek bir kareye hakim olmak
Açıklama: Aydınlatmanın ana hedefi, olabilen en yüksek kalitede (çözünürlükte) kareler üretilmesini sağlamaktır. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Ayna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu, çoklu gölge efekti, şeffaf objeler, şimşek efekti herhangi bir stüdyo (sinema, kamera, fotoğraf vb.) çekimi için önemlidir.
Yukarıda verilen yargı aşağıda verilen özelliklerden hangisini etkili şekilde kullanmayı bilmeyi doğrulamaktadır.- A-) Projektör kullanımını
- Cevap B-) Işık efekti kullanımını
- C-) Filtre kullanımını
- D-) Renk kullanımını
- E-) Ses kullanımını
Açıklama: Işık EfektleriAyna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu,
çoklu gölge efekti, şeaf objeler, şimşek efekti. Işık efektlerini etkili bir şekilde kullanmayı
bilmek, herhangi bir stüdyo(sinema, kamera, fotoğraf vb.) çekimi için önemlidir.
- Aşağıda verilen güneş ışığı ile aydınlatmalarda elde edilecek sonuçlardan hangisi doğru değildir?
- A-) Açık havada, gün ışığının renk ısısı yüksek ve rengi mavimsidir
- B-) Bulutsuz bir günde, çekimi yapılacak olan konunun gölgede kalan tarafları fotoğrafta mavimsi bir renge bürünür.
- C-) Gün ışığının çok yoğun olduğu zamanlarda aydınlatma zıtlığı artar
- Cevap D-) Bulutlu bir günde aydınlatma zıtlığı artar
- E-) Kapalı havalarda aydınlatma zıtlığı en aza iner ve gölgeler kaybolur
Açıklama: Güneş ışığı ile aydınlatmalarda elde edilecek sonuçlar;
• Açık havada, gün ışığının renk ısısı yüksek ve rengi mavimsidir.
• Bulutsuz bir günde, çekimi yapılacak olan konunun gölgede kalan tarafları fotoğrafta mavimsi bir renge bürünür.
• Gün ışığının çok yoğun olduğu zamanlarda aydınlatma zıtlığı artar.
• Bulutlu bir günde aydınlatma zıtlığı azalır.
• Kapalı havalarda aydınlatma zıtlığı en aza iner ve gölgeler kaybolur.
- Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde ışık efektleri doğru olarak verilmiştir?
I. Ayna efekti
II. Kesintili ışık
III. Kesintisiz ışık
IV. Su dalgası efekti
V. Işık animasyonu
VI. Çoklu gölge efekti
VII. Şimşek efekti- A-) I, II, III, IV, V
- B-) I, III, IV, V, VI, VII
- Cevap C-) I, II, IV, V, VI, VII
- D-) II, IV, V, VI, VII
- E-) Hepsi
Açıklama: Işık efektleri şunlardır: Ayna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu, çoklu gölge efekti, şeffaf objeler, şimşek efekti. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde ışığın temel işlevleri bir arada verilmiştir?
I. Konuyu aydınlatmak için kullanılır.
II. Konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
III. Atmosferi şekillendirir.
IV. Desen oluşturmak için kullanılır.
V. Sabittir.- Cevap A-) I, II, III, IV
- B-) I, II, IV, V
- C-) II, III, IV, V
- D-) I, III, V
- E-) Hepsi
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
* Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
* Işık, konuya hacim ve derinlik vererek bo- yut kazandırır.
* Işık, atmosferi şekillendirir.
* Işık, desen oluşturmak için kullanılır. Ancak ışık sabit değil, hareketlidir. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi Fotoğrafçının aydınlatma üzerindeki denetim yolları arasında yer almaz?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- B-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
- C-) Işık şiddeti ayarlanabilir.
- D-) Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
- Cevap E-) Işık kaynağı kullanmayarak konunun üzerinde oluşan etki değiştirilebilir.
Açıklama: Konunun aydınlatılması üzerindeki denetim tamamen fotoğrafçı tarafından yapılır. Fotoğrafçı aydınlatma üzerinde denetimlerini yansıtıcılar ve spotlar aracılığıyla yapar.
Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar:
• Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
• Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
• Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
• Işık şiddeti ayarlanabilir.
• Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
• Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
Doğru cevap E şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi aydınlatma üzerindeki denetimlerden biri değildir?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- B-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
- C-) Işık şiddeti ayarlanabilir.
- Cevap D-) Konuya göre açık havada gün ışığının zamanı ayarlanabilir.
- E-) Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması ayarlanabilir.
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar: Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir. Işık şiddeti ayarlanabilir. Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir. Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi doğal ışık kaynakları arasındadır?
I.Güneş Işığı
II.Ay
III.Şimşek- A-) II
- B-) II,III
- C-) I,III
- Cevap D-) I,II,III
- E-) I,II
Açıklama: Güneş Işığı, ay ve şimşek doğal ışık kaynakları arasındadır.
- Aşağıdakilerden hangisi doğal ışık kaynağıdır?
- A-) El feneri
- Cevap B-) Şimşek
- C-) Şömine ateşi
- D-) Mum
- E-) Projektör
Açıklama: Doğal ışık kaynakları denildiğinde akla ilk gelen kaynaklar güneş ışığı ve gökyüzüdür. Bunların yanında ay, şimşek de doğal ışık kaynaklarıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi doğal ışık kaynağıdır?
- Cevap A-) Güneş
- B-) Projektörler
- C-) Mum
- D-) Gaz lambası
- E-) El feneri
Açıklama: Doğal ışık kaynakları denildiğinde akla ilk gelen kaynaklar güneş ışığı ve gökyüzüdür. Bulutsuz bir günde gün ışığından elde edilen aydınlatma güneşten gelen ışınların ve gökyüzünden yansıyan ışınların toplamı kadardır. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi gölge çeşitlerinden biridir?
- A-) Karanlık gölge
- B-) Koyu gölge
- C-) Açık gölge
- D-) Uzun gölge
- Cevap E-) Düşen gölge
Açıklama: Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir.
- Aşağıdakilerden hangisi sert aydınlatmanın sonucudur?
- A-) Hafif gölge oluşumları gözlenir.
- B-) Konuya boyut kazandırır.
- C-) Bu tür ışık göze hoş gelir.
- Cevap D-) Keskin gölge geçişleri vardır.
- E-) Işık konunun üzerinde dağılmıştır.
Açıklama: Sert aydınlatma, ışık yoğunluğunun fazla olduğu doğrudan konuya yöneltilen aydınlatmadır. Sert aydınlatmada, aydınlık ve gölgede kalan kısımlar arasındaki geçişler keskindir. Yumuşak aydınlatma ise ışığın konunun üzerinde dağılımının sağlandığı aydınlatmadır. Hafif gölge oluşumları gözlenir. Keskin gölge geçişleri yoktur. Göze hoş gelir ve konuya boyut kazandırır. Aydınlatmanın kalitesi, konunun aydınlık ve karanlık kısımları arasındaki geçişlerin keskin ya da yumuşak olmasına bakılarak belirlenebilir. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi stüdyo dışı doğal ışık kaynağıdır?
- A-) Gün ışığı projektörleri
- Cevap B-) Şimşek
- C-) Mum
- D-) Gemici feneri
- E-) Kamp ateşi
Açıklama: Stüdyo dışında çekimler sırasında aydınlatma amaçlı kullanılan ışık kaynakları haricinde, dekor ya da senaryodan kaynaklı kullanılan bazı ışık kaynakları da bulunmaktadır. Bu amaçla kullanılan doğal ışık kaynakları şimşek ve ay’dır. Bu amaçla kullanılan yapay ışık kaynakları da şu şekilde sıralanabilir; mum, gaz lambası ve gemici feneri, şömine ateşi, kamp ateşi, akkor flamanlı lambalar, floresan lambalar, sokak lambaları, el feneri, kask feneri, akvaryum, araba farı, sinema veya projeksiyon perdesi, televizyon veya monitör, kaynak makinesi, gün ışığı projektörü, strop ışık, ayna ve reflektördür. Doğru yanıt B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi stüdyo dışı kullanılan ışık kaynaklarından biridir?
- A-) Camlı projektörler
- B-) Akülü setler
- Cevap C-) Reflektör
- D-) Efekt spotlar
- E-) Balon ışık
Açıklama: Stüdyo dışı kullanılan yapay ışık kaynakları şu şekilde sıralanabilir; mum, gaz lambası ve gemici feneri, şömine ateşi, kamp ateşi, akkor flamanlı lambalar, floresan lambalar, sokak lambaları, el feneri, kask feneri, akvaryum, araba farı, sinema veya projeksiyon perdesi, televizyon veya monitör, kaynak makinesi, gün ışığı projektörü, strop ışık, ayna ve reflektördür. Doğru yanıt C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi stüdyo dışı, dekor amaçlı kullanılan yapay ışık kaynaklarındandır?
- Cevap A-) Mum
- B-) Güneş
- C-) Ay
- D-) Şimsek
- E-) Projektör
Açıklama: Çekimler sırasında aydınlatma amaçlı kullanılan ışık kaynakları dışında, dekor ya da senaryodan kaynaklı kullanılan bazı ışık kaynakları da bulunmaktadır. Bu amaçla kullanılan yapay ışık kaynakları da şu şekilde sıralanabilir; mum, gaz lambası ve gemici feneri, şömine ateşi, kamp ateşi, akkor flamanlı lambalar, floresan lambalar, sokak lambaları, el feneri, kask feneri, akvaryum, araba farı, sinema veya projeksiyon perdesi, televizyon veya monitör, kaynak makinesi, gün ışığı projektörü, strop ışık, ayna ve reflektördür. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi sıklıkla kullanılan yapay ışık kaynaklarından biri değildir?
- A-) camlı projektörler
- B-) takip spotlar
- C-) akülü setler
- Cevap D-) ay ışığı
- E-) balon ışıktır
Açıklama: Sıklıkla Kullanılan Yapay Işık Kaynak Çeşitleri
Bunlar; gün ışığı projektörleri, camlı projektörler, camsız projektörler, par projektörler, kanal projektörler, takip spotlar, akülü setler, efekt spotlar, fon
spotlar ve balon ışıktır.
Doğru cevap d’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etkinin denetlenme şekillerinden biri değildir?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- Cevap B-) Güneşli bir gün tercih edilmelidir.
- C-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
- D-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
- E-) Işık şiddeti ayarlanabilir.
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar:
* Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
* Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
* Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
* Işık şiddeti ayarlanabilir.
* Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
* Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
- Aşağıdakilerden hangisi tek ışık kaynağı kullanılarak konunun üzerinde oluşturulmak istenen denetimlerden biri değildir?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- B-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
- C-) Işık şiddeti ayarlanabilir.
- D-) Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
- Cevap E-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilemez.
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar:
* Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
* Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
* Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
* Işık şiddeti ayarlanabilir.
* Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
* Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi
değiştirilebilir.
Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi yapay ışık kaynaklarından biri değildir?
- A-) Balon ışıklar
- Cevap B-) Güneş
- C-) Akülü setler
- D-) Projektörler
- E-) Takip spotları
Açıklama: Sıklıkla kullanılan yapay ışık kaynak çeşitleri; gün ışığı projektörleri, camlı projektörler, camsız projektörler, par projektörler, kanal projektörler, takip spotlar, akülü setler, efekt spotlar, fon spotlar ve balon ışıktır. Güneş ise doğal ışık kaynağıdır. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi yapay ışık kaynaklarından biri değildir?
- Cevap A-) Gün ışığı
- B-) Camlı projektörler
- C-) Efekt spotlar
- D-) Fon spotlar
- E-) Balon ışık
Açıklama: Sıklıkla kullanılan yapay ışık kaynakları; gün ışığı projektörleri, camlı projektörler, camsız projektörler, par projektörler, kanal projektörler, takip spotlar, akülü setler, efekt spotlar, fon spotlar ve balon ışıktır. Gün ışığı doğal ışık kaynağıdır. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi yapay ışık kaynaklarından birisi değildir?
- A-) Takip spotlar
- Cevap B-) Şimşek
- C-) Fon spotlar
- D-) Efekt spotlar
- E-) Balon ışık
Açıklama: Şimşek
- Aşağıdakilerden hangisi yapay ışık kaynağıdır?
- A-) Güneş
- B-) Ay
- C-) Şimşek
- Cevap D-) Projektör
- E-) Gökyüzü
Açıklama: Yapay ışık doğal yoldan elde edilemeyen ışığın birtakım araçlarla suni olarak yeniden üretilmesidir. Projektörler, yapay ışık kaynağıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi ışık efektleri arasında sayılamaz?
- A-) Ayna efekti
- Cevap B-) Gün ışığı efekti
- C-) Su dalgası efekti
- D-) Çoklu gölge efekti
- E-) Şimşek efekti
Açıklama: Işık Efektleri
Ayna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu, çoklu gölge efekti, şeffaf objeler, şimşek efekti.
- Aşağıdakilerden hangisi ışık efektleri arasında yer almaz?
- Cevap A-) Cam efekti
- B-) Su dalgası efekti
- C-) Şimşek efekti
- D-) Çoklu gölge efekti
- E-) Şeffaf objeler efekti
Açıklama: Işık Efektleri; Ayna efekti, kesintili ışık, su dalgası efekti, ışık animasyonu, çoklu gölge efekti, şeffaf objeler, şimşek efekti. Işık efektlerini etkili bir şekilde kullanmayı bilmek, herhangi bir stüdyo (sinema, kamera, fotoğraf vb.) çekimi için önemlidir. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi ışığın işlevlerinden değildir?
- A-) Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
- B-) Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
- C-) Işık, atmosferi şekillendirir.
- D-) Işık, desen oluşturmak için kullanılır
- Cevap E-) Işık seyirciye gösterilmesi istenmeyen objeleri saklar.
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
• Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
• Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
• Işık, atmosferi şekillendirir.
• Işık, desen oluşturmak için kullanılır
- Aşağıdakilerden hangisi ışığın temel işlevlerinden biri değildir?
- Cevap A-) Işık, ortam değiştirdiğinde kırılır
- B-) Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır
- C-) Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır
- D-) Işık, atmosferi şekillendirir
- E-) Işık, desen oluşturmak için kullanılır
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
• Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
• Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
• Işık, atmosferi şekillendirir.
• Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
- Aşağıdakilerden hangisi ışığın temel işlevlerinden biri değildir?
- A-) Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
- B-) Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
- C-) Işık, atmosferi şekillendirir.
- Cevap D-) Işık, düz çizgiler şeklinde ilerler.
- E-) Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Açıklama: • Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
• Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
• Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
• Işık, atmosferi şekillendirir.
• Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Doğru cevap d’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ışığın üç temel özelliğinden biridir?
- A-) Aydınlatma
- B-) Derinlik
- C-) Desen
- Cevap D-) Yansıma
- E-) Hacim
Açıklama: Işığın bilinmesi gereken üç temel özelliği vardır. Bunlar;
• Action (Hareket); ışık, düz çizgiler şeklinde ilerler.
• Reflection (Yansıma); ışık, bir engele çarptığında, engelin özelliği oranında yansır.
• Transition (Geçme); ışık, ortam değiştirdiğinde kırılır.
- Bir mumun birim mesafedeki bir noktaya uyguladığı ışık akısına (miktarına) ne ad verilir?
- A-) Luks
- Cevap B-) Lümen
- C-) Kelvin
- D-) Nanometre
- E-) Neutral Density
Açıklama: Mum ışığı, ışık şiddetinin değerini bulmada kullanılır. Bir mumun birim mesafedeki bir nok-taya uyguladığı ışık akısına (miktarına) lümen (lm) denir.
- Bir mumun birim mesafedeki bir noktaya uyguladığı ışık akısına ne ad verilir?
- Cevap A-) Lümen
- B-) Luks
- C-) Kelvin
- D-) Derece
- E-) Fahrenheit
Açıklama: Mum ışığı, ışık şiddetinin değerini bulmada kullanılır. Bir mumun birim mesafedeki bir noktaya uyguladığı ışık akısına (miktarına) lümen (lm) denir.
- Bir mumun birim mesafedeki bir noktaya uyguladığı ışık akışına ne ad verilir?
- A-) Lüks
- Cevap B-) Lümen
- C-) Derece
- D-) Kelvin
- E-) Sıcaklık
Açıklama: Mum ışığı, ışık şiddetinin değerini bulmada kullanılır. Bir mumun birim mesafedeki bir noktaya uyguladığı ışık akısına (miktarına) lümen (lm) denir. Doğru cevap B’dir.
- Bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelere ne ad verilir?
- A-) Gölge
- Cevap B-) Yarı gölge
- C-) Düşen gölge
- D-) Tam gölge
- E-) Yansıyan gölge
Açıklama: Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir. Gölge, bir objenin üzerinde oluşan karanlık bölgelerdir. Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir. Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir. Doğru cevap B’dir.
- Bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Gölge
- B-) Düşen gölge
- Cevap C-) Yarı gölge
- D-) Derinlik
- E-) Nesne izdüşümü
Açıklama: Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir.
- Bir objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelere ne ad verilir?
- A-) gölge
- B-) yarı gölge
- Cevap C-) düşen gölge
- D-) yatay gölge
- E-) dikey gölge
Açıklama: Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir. Gölge, bir objenin üzerinde oluşan karanlık bölgelerdir. Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir. Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir.
Doğru cevap c’dir.
- Bir ışık kaynağı olarak kabul edilen ‘ay’ için aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A-) Ay ışığı altında oluşan konuya ait gölge tektir
- B-) Mavi renk yoğunluğu fazladır
- Cevap C-) Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı düşüktür
- D-) Ay izleyiciye zaman bilgisini sunar
- E-) Güneşten gelen ışınları yansıtır
Açıklama: Ay gerçekte bir ışık kaynağı değildir. Güneşten gelen ışınları yansıtır. Fakat ayın insan üzerindeki psikolojik yansımaları sinema ya da fotoğraf sanatında kullanılır. Ay aynı zamanda, izleyiciye zaman bilgisini sunar. Aydan yansıyan ışığın, yoğunluğu az ama renk ısısı yüksektir. Mavi renk yoğunluğu fazladır. Ay ışığı altında oluşan konuya ait gölge tektir. Gece yapılacak olan çekimlerde, ay ışığının karakteristik bu özellikleri dikkate alınmalı ve bu özelliklere göre aydınlatma planlaması yapılmalıdır.
- Birim mesafedeki birim alana düşen ışık akışına ne ad verilir?
- A-) Miktar
- B-) Derece
- C-) Lümen
- Cevap D-) Lüks
- E-) Kelvin
Açıklama: Birim mesafedeki birim alana düşen ışık akışına lüks (lx)’ denir. Doğru cevap D’dir.
- Bulutsuz bir günde, çekimi yapılan konunun aydınlıkta kalan bölgeleri ile gölgede kalan bölgeleri arasındaki matematiksel oran olan aydınlanma oranını nedir?
- A-) 1/1
- B-) 1/3
- C-) 1/5
- Cevap D-) 1/7
- E-) 1/9
Açıklama: Bulutsuz bir günde, çekimi yapılan konunun aydınlıkta kalan bölgeleri ile gölgede kalan bölgeleri arasındaki matematiksel oran aydınlanma oranını (aydınlanma zıtlığını) verir. Bu oran böyle bir günde 1/7’dir.
- Bulutsuz bir günde aydınlanma oranı nedir?
- A-) 1/3
- B-) 1/4
- C-) 1/5
- D-) 1/6
- Cevap E-) 1/7
Açıklama: Bulutsuz bir günde, çekimi yapılan konunun aydınlıkta kalan bölgeleri ile gölgede kalan bölgeleri arasındaki matematiksel oran aydınlanma oranını (aydınlanma zıtlığını) verir. Bu oran böyle bir günde 1/7’dir.
- Bulutsuz bir günde güneşten gelen ışınların rengi hangi renktir?
- A-) Kırmızı
- B-) Yeşil
- Cevap C-) Beyaz
- D-) Mavi
- E-) Gri
Açıklama: Bulutsuz bir günde bu iki doğal ışık kaynağı birbirine bağımlı değildir ve güneşten gelen ışınlar eşit miktarda mavi, yeşil ve kırmızı renkleri içerir. Bu yüzden böyle bir günde güneşten gelen ışınların rengi beyaz olarak görülür
- Bulutsuz bir günde, çekimi yapılan konunun aydınlıkta kalan bölgeleri ile gölgede kalan bölgeleri arasındaki matematiksel oran olan aydınlanma oranını nedir?
- A-) 1/1
- B-) 2/3
- C-) 1/4
- D-) 2/5
- Cevap E-) 1/7
Açıklama: Bulutsuz bir günde, çekimi yapılan konunun aydınlıkta kalan bölgeleri ile gölgede kalan bölgeleri arasındaki matematiksel oran aydınlanma oranını (aydınlanma zıtlığını) verir. Bu oran böyle bir günde 1/7’dir. Doğru yanıt E’dir.
- Bütün dünyaya hayat veren ışığın havada yayılma hızı nedir?
- A-) saniyede 100.000 km
- B-) saniyede 200.000 km
- Cevap C-) saniyede 300.000 km
- D-) saniyede 400.000 km
- E-) saniyede 500.000 km
Açıklama: Bütün dünyaya hayat veren ışık, havada yaklaşık saniyede 300.000 km hızla yayılır.
- Derinlik etkisi oluşturmak için fon ve konu arasındaki uzaklığın kaç metre olması gerekir?
- A-) 1
- B-) 2
- Cevap C-) 3
- D-) 4
- E-) 5
Açıklama: Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde derinlik etkisi oluşturmak için kullanılır. Böyle bir etkinin yaratılabilmesi için fon ve konu arasındaki uzaklığın 3 metre olması gerekir.
- Doğal ışık kaynakları denildiğinde akla ilk gelen kaynak yada kaynaklar aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir
I-) Güneş ışığı
II-) Gökyüzüdür
III-) Projektör
IV-) Mum
V-) Şömine ateşi- Cevap A-) I ve II
- B-) II ve III
- C-) I, II ve IV
- D-) I, II ve V
- E-) I, IV ve V
Açıklama: Doğal ışık kaynakları denildiğinde akla ilk gelen kaynaklar güneş ışığı ve gökyüzüdür. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Dış mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın yoğunluğu fazla ise hangi renk filtre kullanılmalıdır?
- A-) Yeşil
- B-) Mavi
- C-) Beyaz
- D-) Kırmızı
- Cevap E-) Gri
Açıklama: Dış mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın yoğunluğu fazla ise gri filtre (Neutral density filter, “ND”) kullanılmalıdır. Bu şekilde ışığın yoğunluğu denetlenebilir (video kameralarda genelde 2 ve 4 numaralı filtre). Gri filtre renk değişimine neden olmaz. Doğru cevap E’dir.
- Dış mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın yoğunluğu fazla ise hangi filtre kullanılmalıdır ?
- A-) Ultraviyole filtre
- B-) Mavi filtre
- C-) Beyaz filtre
- D-) Polarize filtre
- Cevap E-) Gri Filtre
Açıklama: Dış mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın yoğunluğu fazla ise gri filtre (Neutral density filter, “ND”) kullanılmalıdır. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Eğer aynı yönde hareket eden iki konu varsa, beynimiz ikinci konunun gölgesini kaç ms sonra algılar?
- A-) 5
- Cevap B-) 10
- C-) 14
- D-) 17
- E-) 21
Açıklama: Eğer aynı yönde hareket eden iki konu varsa, beynimiz ikinci konunun gölgesini 10 ms sonra algılar.
- Elektromanyetik spektruma göre aşağıdaki renklerden hangisine ait ışık bandı daha fazla yayılma özelliğine sahiptir?
- A-) Kırmızı
- B-) Sarı
- Cevap C-) Mavi
- D-) Yeşil
- E-) Siyah
Açıklama: Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Mavi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir. Bu sebepten ötürü günün bu saatlerinde gün ışığındaki mavi renk azalır. Doğru cevap C’dir.
- Elektromanyetik spektruma göre, aşağıdaki renklerden hangisine ait ışık bandı daha az dağılım gösterir?
- A-) Mavi
- B-) Kırmızı
- Cevap C-) Yeşil
- D-) Siyah
- E-) Sarı
Açıklama: Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Mavi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir. Bu sebepten ötürü günün bu saatlerinde gün ışığındaki mavi renk azalır. Yeşil renk ise mavi renge göre daha az dağılım gösterir. Doğru cevap C’dir.
- Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Aşağıdaki renklerden hangisine ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir?
- A-) Yeşil
- Cevap B-) Mavi
- C-) Kırmızı
- D-) Sarı
- E-) Mor
Açıklama: Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Mavi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir.
Doğru cevap b’dir.
- Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Hangi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir?
- Cevap A-) Mavi
- B-) Yeşil
- C-) Kırmızı
- D-) Beyaz
- E-) Mor
Açıklama: Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Mavi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir.
- Floresan lambalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Yaydıkları ışığın renk ısısı 4400 - 4800 ºK dolayındadır.
- B-) Yaydıkları ışıkta mavi ve yeşil renk egemendir.
- Cevap C-) Bu ışığın olduğu ortamlardaki çekimlerde ek bir aydınlatmaya gerek yoktur.
- D-) Işık özelliklerinden dolayı sıcak renkleri yansıtamazlar.
- E-) Yeşil renk etkisini düzenlemek için floresan filtreler kullanılmalıdır.
Açıklama: Floresan ışığın yaydığı ışığın renk ısısı 4400 - 4800ºK dolayındadır fakat ısısı 3800ºK olan floresan lambalar da sonradan piyasaya sürülmüştür. Yaydığı ışıkta mavi ve yeşil renk egemen olduğu için sıcak renkleri yansıtamazlar. Lambaların güçleri düşük olduğundan yaydıkları ışığın şiddeti de düşüktür. Bu sebepten bu tür ortamlarda çekim yapılacak ise ek bir aydınlatmaya ihtiyaç duyulur. Floresan lambaların yaydığı ışıkta yeşil renk oranı fazla olduğundan yarattığı renk etkisini düzenlemek içim muhakkak floresan filtreler kullanılmalıdır. Doğru yanıt C’dir.
- Fotoğrafçılıkta ve sinemada ışık kullanımı diğer sanat dallarında olduğu gibi oldukça önemlidir. Bunun için ışığın kullanımı sırasında kurallar yoktur. Bir kameraman veya fotoğrafçı, ışığı bir ressamın palet, fırça ve boyaları kullandığı gibi kullanır. Bir ressam malzemelerini özgürce kullanıyorsa bir fotoğrafçı veya kameraman da ışığı aynı şekilde kullanmalıdır
Yukarıda verilen ışığın kullanımına yönelik cümlelerden çıkaracağımız sonuç aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?- Cevap A-) Yaratıcılık ile doğrudan ilişkili olması
- B-) belirli bir yerde sınırlandırmaların olması
- C-) Kişiler tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi
- D-) Sadece doğal ışık kaynakların kullanılması
- E-) Sadece yapay ışık kaynakların kullanılması
Açıklama: Bir kameraman veya fotoğrafçı, ışığı bir ressamın palet, fırça ve boyaları kullandığı gibi kullanır. Bir ressam malzemelerini özgürce kullanarak
nasıl yaratıcı oluyorsa bir fotoğrafçı veya kameraman da ışığı aynı şekilde kullanmalıdır.Fotoğrafçılıkta ve sinemada ışık kullanımı diğer sanat dallarında olduğu gibi yaratıcılık ile doğrudan ilgilidir. Bunun için ışığın kullanımı sırasında kurallar yoktur.
- Gaz lambası ve gemici feneri hangi tür ışık kaynaklarına örnektir?
- A-) Yapay ışık kaynakları
- B-) Doğal ışık kaynakları
- Cevap C-) Stüdyo dışı kullanılan ışık kaynakları
- D-) Stüdyo içi kullanılan ışık kaynakları
- E-) Geniş açılı ışık kaynakları
Açıklama: Stüdyo dışı kullanılan ışık kaynaklarına örnektir. Normal bir mumdan ışık miktarları daha fazladır. Senaryo gereği, karanlık bir mekânda oyuncu elinde gaz lambası ya da gemici feneri taşıyorsa aydınlatma açısından güzel bir etki yakalanabilir. Gaz lambasının fitili bir kibritle ateşlendiği andaki ışık miktarı fazladır. Daha sonra ışık miktarı sabitlenir. Bu etkiyi doğru bir şekilde çekebilmek için voltajı ayarlanabilen bir projektörden faydalanmalıdır. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Gece çekimlerinde kullanılmayan gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların önüne konulan jelatin filtre aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ultraviyole filtre
- B-) Renk düzeltme filtresi
- Cevap C-) Mavi filtre
- D-) Polarize filtre
- E-) Beyaz filtre
Açıklama: Mavi filtre, gece çekimlerinde kullanılmayan gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların önüne konulan jelatin filtrelerdir.
- Gece çekimlerinde kullanılmayan gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların önüne konulan jelatin filtrelere ne ad verilir?
- A-) Polarize filtreler
- B-) Ultraviyole filtreler
- C-) Beyaz filtre
- D-) Renk düzeltme filtreleri
- Cevap E-) Mavi filtre
Açıklama: Mavi filtre, gece çekimlerinde kullanılmayan gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların önüne konulan jelatin filtrelerdir.
- Gece çekimlerinde kullanılmayan, gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların önüne konulan jelatin filtrelere ne ad verilir?
- A-) Beyaz filtre
- B-) Kırmızı filtre
- C-) Sarı filtre
- D-) Yeşil filtre
- Cevap E-) Mavi filtre
Açıklama: Mavi filtre, gece çekimlerinde kullanılmayan gündüz set, stüdyo gibi iç mekân çekimlerinde spotların
önüne konulan jelatin filtrelerdir.
Doğru cevap e’dir.
- Genelde ofis gibi mekanlarda aydınlatma amaçlı kullanılan, yaydığı ışıkta mavi ve yeşil renk egemen olduğu için sıcak renkleri yansıtmayan lambalar aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Akkor flamanlı lambalar
- Cevap B-) Floresan lambalar
- C-) Gaz lambası
- D-) Sokak lambaları
- E-) Strop ışık
Açıklama: Günümüzde gücü 20w - 40w arasında değişen lambalar piyasada mevcuttur. Yaydığı ışığın renk ısısı 4400 - 4800ºK dolayındadır fakat ısısı 3800ºK olan floresan lambalar da sonradan piyasaya sürülmüştür. Genel de ofis gibi mekânlarda aydınlatma amaçlı kullanılırlar. Yaydığı ışıkta mavi ve yeşil renk egemen olduğu için sıcak renkleri yansıtamazlar. Floresanlı lambaların camları çoğunlukla buzlu üretilir. Bu yüzden ışığı doğrudan değil yayarak iletirler. Doğru cevap B’dir.
- Genellikle su, gökyüzü ve manzara çekimlerindeki yansımaları yok etmek için aşağıdaki filtrelerden hangisi kullanılır?
- A-) Ultraviyole Filtreler
- Cevap B-) Polarize Filtreler
- C-) Beyaz Filtre
- D-) Renk Düzeltme Filtreleri
- E-) Mavi Filtre
Açıklama: Polarize filtreler, çekimler sırasında meydana gelebilecek ışık yansımalarına ve parlamalarına engel olmak için kullanılırlar. Işık yansımaları ve parlamaları engellendiğinde konunun renkleri görüntüde daha canlı görünür. Polarize filtreler genellikle su, gökyüzü ve manzara çekimlerindeki yansımaları yok etmek için kullanılır.
- Güneş ışığının renk ısısı ile verilerden hangisi doğrudur?
- Cevap A-) Gündoğumu sonrasında 5700K - 6500K, Parçalı bulutlu havalarda 6500K - 7500K, Bulutlu havalarda 10000K - 20000K.
- B-) Gündoğumu sonrasında 10000K - 20000K, Parçalı bulutlu havalarda 6500K - 7500K, Bulutlu havalarda 5700K - 6500K.
- C-) Gündoğumu sonrasında 5000K - 6000K, Parçalı bulutlu havalarda 2500K - 3500K, Bulutlu havalarda 1700K - 2400K.
- D-) Gündoğumu sonrasında 1700K - 2400K, Parçalı bulutlu havalarda 2500K - 3500K, Bulutlu havalarda 5000K - 6000K.
- E-) Gündoğumu sonrasında 2500K - 3500K, Parçalı bulutlu havalarda 1700K - 2400K, Bulutlu havalarda 5000K - 6000K.
Açıklama: Güneş ışığının renk ısısı gündoğumu sonrasında 5700K - 6500K, parçalı bulutlu havalarda 6500K - 7500K, bulutlu havalarda ise 10000K - 20000K dolayında ölçülür.
- Gölge ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A-) Sinema perdesi ya da televizyon ekranında derinlik hissinin yaratılabilmesi için gölgelere ihtiyaç duyulur.
- B-) Çekimlerde aydınlatma sırasında oluşturulan gölgeler konunun özelliklerinin belirginleştirilmesini sağlar.
- C-) Konu insan seçilmişse, insan yüzünde anatomik olarak var olan girinti ve çıkıntıların gölge ile ifade kazanması sağlanır.
- D-) Konu üzerinde oluşturulan denetimli gölgeler aydınlatmanın temelini oluşturur.
- Cevap E-) İki çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge ve düşen gölgedir.
Açıklama: İki çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge ve düşen gölgedir.
- Gün batımından sonra gökyüzünün lacivert renk almasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Işığın renk ısısı ve şiddetinin anlık değişime uğraması
- B-) Güneş ışığının farklı açılarla ulaşması
- C-) Işığın dalga boylarının birbirinden farklı olması
- D-) Güneş ışığının yayılarak büyüme göstermesi
- Cevap E-) Güneş ışığının renk ısısının çok yüksek olması
Açıklama: Günbatımından sonra güneş ışığı sadece atmosferden yansıyarak dünya yüzeyine ulaşır. Bu sırada güneş ışığının renk ısısı çok yüksektir. Bu sebepten gökyüzü lacivert bir renk alır.
- Gün doğuşu, gün batımı ve stüdyo, iç mekân çekimlerinde ışığın renk ısısı genelde ne kadar olmalıdır?
- A-) 4500 K
- B-) 5600 K
- C-) 2500 K
- Cevap D-) 3200 K
- E-) 4000 K
Açıklama: İç mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın renk ısısı genelde 3200 °K’dir. Doğru yanıt D’dir.
- Gün ışığı projektörü, kaynak makinesi gibi yapay olarak üretilmiş ışığa aşağıdakilerden hangisi ile yön verilebilir?
- A-) Strop
- Cevap B-) Ayna
- C-) Projektör
- D-) Monitör
- E-) Akvaryum
Açıklama: Ayna
Gün ışığı projektörü, kaynak makinesi ya da strop ışık aracılığıyla yapay olarak üretilmiş ışığa ayna ile yön verilebilir. Ayna ile bu tür ışık kaynakları arasındaki mesafe küçükse etkilediği alan büyük olur.
Doğru cevap b’dir.
- Gün ışığı projektörü, kaynak makinesi ya da strop ışık aracılığıyla yapay olarak üretilmiş ışığa aşağıdakilerden hangisi yön verebilir?
- A-) El feneri
- Cevap B-) Ayna
- C-) Sokak lambaları
- D-) Floresan lambalar
- E-) Kask feneri
Açıklama: Gün ışığı projektörü, kaynak makinesi ya da strop ışık aracılığıyla yapay olarak üretilmiş ışığa ayna ile yön verilebilir. Ayna ile bu tür ışık kaynakları arasın-daki mesafe küçükse etkilediği alan büyük olur.
- Güneş ışığının renk ısısı bulutlu havalarda kaç kelvin dolayında ölçülür?
- A-) 3200 K
- B-) 4200 K
- C-) 5700 K
- D-) 6500 K
- Cevap E-) 10000 K
Açıklama: Güneş ışığının renk ısısı bulutlu havalarda 10000ºK - 20000ºK dolayında ölçülür. Doğru cevap E’dir.
- Güneş ışığının renk ısısı gündoğumu sonrasında kaç kelvindir?
- Cevap A-) 5700ºK - 6500ºK
- B-) 6500ºK - 7500ºK
- C-) 10000ºK - 20000ºK
- D-) 5000ºK
- E-) 3000ºK
Açıklama: Güneş ışığının renk ısısı gündoğumu sonrasında 5700ºK - 6500ºK’dır.
- Güneş ışığının renk ısısı gündoğumu sonrasında kaç kelvindir?
- A-) 3200 K
- B-) 4200 K
- Cevap C-) 5700 K
- D-) 10000 K
- E-) 20000 K
Açıklama: Gündoğumu sırasında mavi renk, günbatımı sırasında da kırmızı renk egemen olur. Gündoğumunda ve günbatımında ışığın renk ısısı ve şiddeti anlık bir değişime uğrar. Bu sebepten ötürü de gündoğumu ve günbatımı sırasında görüntü alabilmek için çok kısıtlı bir zaman vardır. Güneş ışığının renk ısısı gündoğumu sonrasında 5700ºK - 6500ºK’dır. Doğru cevap C’dir.
- Güneşten gelen, lenslere zarar verebilecek zararlı ışınları engelleyen filtre aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mavi filtre
- B-) Beyaz filtre
- C-) Polarize filtre
- Cevap D-) Ultraviyole filtre
- E-) ND filtre
Açıklama: Ultra viyole (uv) filtreler, güneşten gelen lenslere zarar verebilecek ultra viyole ışınlarını %99 oranında filtreler. Aynı zamanda uv filtre kullanımı lensleri düşme ve çarpmalar sonucu meydana gelebilecek zararlardan da korur. Doğru cevap D’dir.
- Günlük hayatta mevcut olan …………. fenerlerinin gücü düşük olduğundan ışık ısısı ve ışık şiddeti de küçüktür ve çekimlerde kullanılması elverişli değildir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?- A-) Kask feneri
- Cevap B-) El feneri
- C-) Gemici feneri
- D-) Atom fener
- E-) Laser fener
Açıklama: Günlük hayatta mevcut olan el fenerlerinin gücü düşük olduğundan ışık ısısı ve ışık şiddeti de küçüktür ve çekimlerde kullanılması elverişli değildir. Çekimler için özel olarak üretilmiş el fenerleri vardır. Çekimler sırasında el feneri kullanılacaksa, el feneri kadraja girmiyorsa el feneri yerine projektör kullanılmalıdır. Sis ya da toz ile verdiği etki arttırılabilir. Oyuncu el fenerini kullandığı zaman oyuncuya nerelere el fenerini yöneltmesi gerektiği önceden söylenmelidir. Doğru cevap B şıkkıdır.
- Hale ışığı nedir?
- A-) Tek gözde yansıyarak ifadeyi daha canlı hâle getiren ışık kaynağıdır.
- B-) Kameranın lens aksıyla 30 derecelik açıyla konumlandırılmış arka ışıktır.
- Cevap C-) Konunun konturlarının belirgin hâle getirilmesi için arka ışıkla yapılan aydınlatmadır.
- D-) Bir yüzey boyunca yansıyan ve bu yüzeyin dokusunu ve konturlarını ortaya çıkaran ışıktır.
- E-) Kamera pozisyonundan oluşan gölgeleri aydınlatan ve aydınlanma kontrastını düşüren ışıktır.
Açıklama: Konunun konturlarının belirgin hâle getirilmesi için arka ışıkla yapılan aydınlatmadır.
- Hangi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir?
- Cevap A-) Mavi
- B-) Kırmızı
- C-) Yeşil
- D-) Mor
- E-) Beyaz
Açıklama: Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma nicelikleri birbirinden farklılık gösterir. Mavi renge ait ışık bandı diğer renklere ait ışık bantlarından daha fazla yayılma özelliğine sahiptir.
- Hangi tip havalarda yakın plan fotoğraf aydınlatmalarının ana ışık kaynağı güneştir ve başka bir aydınlatma türüne ihtiyaç duyulmaz?
- A-) Güneşli havada
- Cevap B-) Puslu havada
- C-) Yağmurlu havada
- D-) Kar yağışlı havada
- E-) Fırtınalı havada
Açıklama: Bulutsuz bir günde, gün ışığı altında çekilen manzara fotoğraflarının zıtlığı yüksek değildir. Puslu havalarda ise yakın plan fotoğraf aydınlatmalarının ana ışık kaynağı güneştir ve başka bir aydınlatma türüne ihtiyaç duyulmaz.
- Havanın açık olduğu bulutsuz bir günde çekimi yapılacak olan konunun gölgede kalan tarafı fotoğrafta hangi renge bürünür?
- Cevap A-) Mavimsi
- B-) Turuncumsu
- C-) Yeşilimsi
- D-) Morumsu
- E-) Kahverengimsi
Açıklama: Açık havada, gün ışığının renk ısısı yüksek ve rengi mavimsidir. Bulutsuz bir günde, çekimi yapılacak olan konunun gölgede kalan tarafı konunun etrafından yansıyan ve güneşten doğrudan gelen ışınlarla aydınlatılır. Bundan dolayı çekimi yapılacak olan konunun gölgede kalan tarafları fotoğrafta mavimsi bir renge bürünür. Bu etki, insan yüzü ve derisi üzerinde daha belirgindir. Doğru yanıt A’dır.
- I- konuyu aydınlatmak için kullanılır.
II- konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
III- atmosferi şekillendirir.
IV- desen oluşturmak için kullanılır
Yukarıda verilen işlevsel özellikler hangi kavrama aittir?- Cevap A-) Işık
- B-) Gölge
- C-) Filtre
- D-) Hacim
- E-) Derinlik
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
• Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
• Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
• Işık, atmosferi şekillendirir.
• Işık, desen oluşturmak için kullanılır
- I. Aydınlatma ile birlikte derinlik algısı oluşur
II. Aydınlatmanın iyi olması çekimin de etkisini arttırır
III. Çekim için gerekli atmosfer aydınlatma ile sağlanır
IV. Aydınlatma olmadan sinema veya televizyon çekimindeki kare iki boyutludur
V. Görüntü yönetmeni aydınlatma sayesinde sanatsal bir üretim ortaya çıkartabilir
Başarılı bir görüntünün oluşturulmasında ve oluşturulan bu görüntünün etkisinin arttırılmasında en temel araç olan aydınlatma için yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?- A-) sadece I, II, III
- B-) sadece I, II, IV
- C-) sadece I, II, V
- D-) sadece I, III, V
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Başarılı bir görüntünün oluşturulmasında ve oluşturulan bu görüntünün etkisinin arttırılmasında aydınlatma en temel araçtır.
- I. Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
II. Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
III. Işık şiddeti ayarlanabilir.
IV. Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etkiyi denetleme yollarındandır?- A-) Yalnız I.
- B-) I. ve II.
- C-) II. ve III.
- D-) III. ve IV.
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı
farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar:
• Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
• Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe
ayarlanabilir.
• Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
• Işık şiddeti ayarlanabilir.
• Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir. Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
Doğru cevap e’dir.
- Işığın bilinmesi gereken üç temel özelliği vardır. Aşağıda bu özelliklerden hangileri doğru olarak verilmiştir?
I - Action (Hareket); ışık, düz çizgiler şeklinde ilerler.
II- Reflection (Yansıma); ışık, bir engele çarptığında, engelin özelliği oranında yansır.
III- Transition (Geçme); ışık, atmosferi şekillendirir.- Cevap A-) I-II
- B-) I
- C-) I-II-III
- D-) II-III
- E-) III
Açıklama: Işığın bilinmesi gereken üç temel özelliği vardır. Bunlar;
* Action (Hareket); ışık, düz çizgiler şeklinde ilerler.
* Reflection (Yansıma); ışık, bir engele çarptığında, engelin özelliği oranında yansır.
* Transition (Geçme); ışık, ortam değiştirdiğinde kırılır.
- Işığın dört temel işlevi vardır. Aşağıda bunlardan hangileri doğru verilmiştir?
I- Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
II- Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
III- Işık, konuyu şekillendirir.
IV- Işık, renk oluşturmak için kullanılır.- A-) III-IV
- B-) II-III-IV
- C-) I-II-III-IV
- D-) I-II-III
- Cevap E-) I-II
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Bunlar;
* Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
* Işık, konuya hacim ve derinlik vererek bo- yut kazandırır.
* Işık, atmosferi şekillendirir.
* Işık, desen oluşturmak için kullanılır
- Işık, havada yaklaşık saniyede kaç km hızla yayılır?
- A-) 200.000 km
- Cevap B-) 300.000 km
- C-) 413.000 km
- D-) 842.000 km
- E-) 533.000 km
Açıklama: Bütün dünyaya hayat veren ışık, havada yaklaşık saniyede 300.000 km hızla yayılır.
- Işık kaynaklarına göre renk ısıları ile ilgili değerlerden hangisi doğrudur?
- A-) Tungsten stüdyo lambası 1800°K’dir
- Cevap B-) Güneş batımındaki ışık 2000°K’dir.
- C-) Güneş ışığı ve gökyüzü 3500°K’dir.
- D-) Kandil alevi 2300°K’dir.
- E-) Güneş batımındaki ışık 5500°K’dir.
Açıklama: Güneş batımındaki ışık 2000°K’dir.
- Işık yoğunluğunun fazla olduğu doğrudan konuya yöneltilen aydınlatma türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Sert aydınlatma
- B-) Yumuşak aydınlatma
- C-) Anahtar aydınlatma
- D-) Spot aydınlatma
- E-) Gölgeli aydınlatma
Açıklama: Sert ve yumuşak olmak üzere iki çeşit aydınlatma mevcuttur. Sert aydınlatma, ışık yoğunluğunun fazla olduğu doğrudan konuya yöneltilen aydınlatmadır. Sert aydınlatmada, aydınlık ve gölgede kalan kısımlar arasındaki geçişler keskindir. Yumuşak aydınlatma ise ışığın konunun üzerinde dağılımının sağlandığı aydınlatmadır. Doğru yanıt A’dır.
- Işık şiddeti ve renk ısısının görüntü almaya çok uygun olduğu doğal ışık kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Güneş ışığı
- B-) Ay ışığı
- C-) Şimşek ışığı
- D-) Ateş ışığı
- E-) Projektör
Açıklama: Güneş ışığı, çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağıdır. Çünkü ışık şiddeti ve renk ısısı görüntü almaya çok uygundur. Doğru yanıt A’dır.
- Işıkla ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A-) Işık, havada yaklaşık saniyede 300.000 km hızla yayılır.
- B-) Bir görüntünün kaydedilebilmesi için bir ışık kaynağının olması gerekir.
- Cevap C-) Yapay ışık kaynaklarının renk niteliği dinamiktir.
- D-) Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımadır.
- E-) Güneş doğal ışık kaynağıdır.
Açıklama: Işık, havada yaklaşık saniyede 300 km hızla yayılır.
Yapay ışık kaynaklarının renk niteliği dinamik değil statiktir. Doğal ışık kaynaklarının renk niteliği dinamiktir.
- Işığın denetlenebilir olması için üretilen yapay ışık kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mum
- B-) Şömine ateşi
- C-) Araba farları
- Cevap D-) Projektörler
- E-) Akkor Flamanlı Lambalar
Açıklama: Projektörler, ışığın denetlenebilir olması için üretilen yapay ışık kaynaklarıdır.
- Işığın düz çizgiler halinde ilerlemesi, ışığın hangi temel özelliğini ifade etmektedir?
- Cevap A-) Hareket
- B-) Yansıma
- C-) Geçme
- D-) Kırılma
- E-) Düşme
Açıklama: Işığın bilinmesi gereken üç temel özelliği vardır. Bunlar; Action (Hareket), Reflection (Yansıma) ve Transition (Geçme).
Action (Hareket); ışık, düz çizgiler şeklinde ilerler. Doğru cevap A’dır.
- Işığın insan gözünün duyarlılık bölgesindeki ışıma değeri aralığı kaçtır?
- A-) 700-780 nanometre (nm.)
- Cevap B-) 400-780 nanometre (nm.)
- C-) 50-780 nanometre (nm.)
- D-) 100-780 nanometre (nm.)
- E-) 400-1000 nanometre (nm.)
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır.
- Işığın kaç temel işlevi vardır ?
- A-) 7
- B-) 3
- Cevap C-) 4
- D-) 5
- E-) 6
Açıklama: Işığın dört temel işlevi vardır. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Kamera pozisyonunundan oluşan gölgeleri aydınlatan ve aydınlanma kontrastını düşüren ışığa ne ad verilir?
- A-) Kenar ışığı
- B-) Efekt ışığı
- Cevap C-) Kontras kontrol ışığı
- D-) Alt ışık
- E-) Yansıyan ışık
Açıklama: Kontrast kontrol ışığı: Kamera pozisyonundan oluşan gölgeleri aydınlatan ve aydınlanma kontrastını düşüren ışıktır.
- Kameranın lens aksıyla 30 derecelik açıyla konumlandırılmış arka ışık, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Fon ışığı
- B-) Biçimlendirme ışığı
- C-) Kontrast kontrol ışığı
- Cevap D-) Çapraz ışık
- E-) Alt ışık
Açıklama: Çapraz ışık: Kameranın lens aksıyla 30 derecelik açıyla konumlandırılmış arka ışıktır.
- Kamerayla 45° açı yapacak şekilde sağ veya sol tarafa yerleştirilen ışık aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Strop ışık
- B-) Reflektör ışığı
- Cevap C-) Anahtar ışık
- D-) Floresan lamba ışığı
- E-) Efekt spot ışığı
Açıklama: Anahtar ışık, kamerayla 45° açı yapacak şekilde sağ veya sol tarafa yerleştirilen bir ışıktır. Doğru yanıt C’dir.
- Konunun vurgulanması gereken yerler aydınlık, konunun dışında kalan yerlerin ise karanlık olduğu aydınlatma türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Cameo Aydınlatması
- Cevap B-) Rembrandt Aydınlatması
- C-) Notan Aydınlatma
- D-) Chiaroscuro Aydınlatma
- E-) Silüet Aydınlatma
Açıklama: Rembrandt aydınlatmasında konunun vurgulanması gereken yerler aydınlık, konunun dışında kalan yerler karanlıktır. Aydınlık bölgeler ve karanlık bölgeler arasındaki geçiş keskin değildir. Zayıf bir aydınlatma türüdür. Doğru cevap B’dir.
- Konuyu görünebilir yapmak için kullanılan ışık kaynağı hangisidir?
- Cevap A-) Anahtar Işık
- B-) Projektör
- C-) Strop Işık
- D-) Reflektör
- E-) Ayna
Açıklama: Anahtar ışığın temel hedefi konuyu görünebilir yapmaktır.
- Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde derinlik etkisi oluşturmak için kullanılır. Böyle bir etkinin yaratılabilmesi için fon ve konu arasındaki uzaklığın kaç metre olması gerekir?
- A-) 4 metre
- B-) 6 metre
- C-) 2 metre
- Cevap D-) 3 metre
- E-) 5 metre
Açıklama: Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde derinlik etkisi oluşturmak için kullanılır. Böyle bir etkinin yaratılabilmesi için fon ve konu arasındaki uzaklığın 3 metre olması gerekir. Projektörlerden gelen ışığın konuyu doğru bir şekilde aydınlatabilmesi için de bu uzaklık önemlidir. Doğru cevap D’dir.
- Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında ne amaçla kullanılır?
- A-) Ortamın ışığını azaltmak
- B-) Yansımayı engellemek
- C-) Çoklu gölgeleri çoğaltmak
- Cevap D-) Derinlik etkisi oluşturmak
- E-) Kusurları örtmek
Açıklama: Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde derinlik etkisi oluşturmak için kullanılır. Böyle bir etkinin yaratılabilmesi için fon ve konu arasındaki uzaklığın 3 metre olması gerekir. Projektörlerden gelen ışığın konuyu doğru bir şekilde aydınlatabilmesi için de bu uzaklık önemlidir. Doğru cevap D şıkkıdır.
- Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde hangi etkiyi yaratmak için kullanılır?
- Cevap A-) derinlik etkisi
- B-) ışık etkisi
- C-) gölge etkisi
- D-) aydınlatma etkisi
- E-) ses etkisi
Açıklama: Koyu fon perdeleri set ve stüdyo çekimleri sırasında çekimi yapılacak konu üzerinde derinlik etkisi oluşturmak için kullanılır. Böyle bir etkinin yaratılabilmesi için fon ve konu arasındaki uzaklığın 3 metre olması gerekir. Projektörlerden gelen ışığın konuyu doğru bir şekilde aydınlatabilmesi için de bu uzaklık önemlidir.
- Mavi filtre nedir?
- Cevap A-) Mavi filtre, gece çekimlerinde kullanılmayan jelatin filtredir.
- B-) Parlamaları çoğaltan filtredir.
- C-) Ultra viyole ışınlarını engelleyen filtredir.
- D-) Işık yansımalarına engel olan filtredir.
- E-) Spot ışığının sertliğini yumuşatan filtredir.
Açıklama: Mavi filtre, gece çekimlerinde kullanılmayan jelatin filtredir.
- Objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelere ne denir?
- A-) Gölge
- B-) Yarı gölge
- Cevap C-) Düşen gölge
- D-) Kaçan gölge
- E-) Koyu gölge
Açıklama: Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir. Gölge, bir objenin üzerinde oluşan karanlık bölgelerdir. Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir. Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir. Doğru yanıt C’dir.
- Objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgeye düşen gölgeye ne ad verilir?
- A-) Yansıma
- B-) Aydınlatma
- C-) Gölge
- D-) Yarı gölge
- Cevap E-) Düşen gölge
Açıklama: Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir. Gölge, bir objenin üzerinde oluşan karanlık bölgelerdir. Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir. Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir. Doğru cevap E’dir.
- Objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgeye ne ad verilir?
- A-) Gölge
- B-) Yarı gölge
- Cevap C-) Düşen gölge
- D-) Karanlık gölge
- E-) Işık kırılması
Açıklama: Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir.
- Ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümündeki ışık kaynağı hangisidir?
- A-) Floresan lambalar
- Cevap B-) Strop
- C-) Gemici feneri
- D-) Akkor flamanlı lambalar
- E-) Reflektör
Açıklama: Strop, ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümünde bir ışıktır. Doğru cevap B’dir.
- Ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümündeki ışığa ne ad verilir?
- Cevap A-) Strop ışık
- B-) Projeksiyon ışığı
- C-) Anahtar ışık
- D-) Reflektör
- E-) Spot ışık
Açıklama: Strop, ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümünde bir ışıktır. Ortama çok güçlü ışık verir. Sinemada, yapay şimşek etkisi yaratmak için kullanılabilir.
- Ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen, sinemada yapay şimşek etkisi yaratmak için kullanılabilen flaş görünümündeki ışık aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Strop
- B-) Floresan
- C-) Reflektör
- D-) Akkor Flamanlı Lamba
- E-) Monitör
Açıklama: Strop Işık
Strop, ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümünde bir ışıktır. Ortama çok güçlü ışık verir. Sinemada, yapay şimşek etkisi yaratmak için kullanılabilir.
Doğru cevap a’dır.
- Setlerde kaç tür aydınlatma kullanılır ?
- A-) 5
- B-) 6
- C-) 4
- Cevap D-) 2
- E-) 3
Açıklama: Setlerde iki tür aydınlatma kullanılır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Seçeneklerden hangisi başlıca yapay ışık kaynaklarından değildir?
- A-) Gün ışığı projektörleri (Daylight)
- B-) Camlı projektörler (Fresnel)
- C-) Camsız projektörler (Quartz)
- D-) Balon ışık.
- Cevap E-) Gün ışığı.
Açıklama: Gün ışığı.
- Seçeneklerden hangisi ek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etkiler arasında değildir?
- A-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
- B-) Işık şiddeti ayarlanabilir.
- Cevap C-) Konu değiştirilebilir.
- D-) Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
- E-) Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
Açıklama: Konu değiştirilebilir.
- Seçeneklerden hangisi ışığın işlevlerinden biri değildir?
- A-) Işık, konuyu aydınlatmak için kullanılır.
- B-) Işık, konuya hacim ve derinlik vererek boyut kazandırır.
- C-) Işık, atmosferi şekillendirir.
- Cevap D-) Işık, derinliğe etki etmez.
- E-) Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Açıklama: Işık, derinliğe etki etmez.
- Sinema perdesi ya da televizyon ekranında derinlik hissinin yaratılabilmesi için aşağıdakilerden hangisine ihtiyaç duyulur?
- A-) Yansıma
- Cevap B-) Gölge
- C-) Fon
- D-) Işık
- E-) Yapay ışık
Açıklama: Sinema perdesi ya da televizyon ekranında derinlik hissinin yaratılabilmesi için gölgelere ihtiyaç duyulur. Çekimlerde aydınlatma sırasında oluşturulan gölgeler konunun özelliklerinin belirginleştirilmesini sağlar. Konu insan seçilmişse, insan yüzünde anatomik olarak var olan girinti ve çıkıntılar gölge ile ifade kazanması sağlanır. Konu üzerinde oluşturulan denetimli gölgeler aydınlatmanın temelini oluşturur. Çekimler sırasında, aydınlatma için kullanılan ışık kaynaklarından gelen ışık konunun üzerine ulaştığında konunun aydınlık kısmının tersinde oluşan karanlık kısma gölge denir. Konu ışık için bir engeldir. Işık bir engele çarptığında engelin özelliğine göre ya yansır ya da engel tarafından soğurulur. Örneğin, engel cam ya da şeffaf bir nesne ise ışık kırılmaya uğrayarak yoluna devam eder. Işık, nesnenin çevresinden sonsuzluğa doğru yoluna devam eder. Işık, engele çarptığında çarptığı nesneyi aydınlatır. Engelin içinden geçemediği zaman da nesnenin bir bölümü karanlıkta kalır. Nesnenin etrafından geçen ışıkta nesnenin izdüşümünde karanlık bir kısım oluşturacaktır (Fotoğraf 5.11.). Bu karanlık kısım gölge olarak adlandırılır. Bir ressam ise kullandığı koyu rengi gittikçe açarak gölge etkisini yaratır. Böylelikle resminde derinlik hissini yaratır. Bir nesnenin bir yanı aydınlık ve diğer yanına doğru gittikçe koyulaşma varsa bu durum gölgelenme olarak tanımlanır. Üç çeşit gölge vardır. Bunlar; gölge, yarı gölge ve düşen gölgedir. Gölge, bir objenin üzerinde oluşan karanlık bölgelerdir. Yarı gölge, bir objenin aydınlık kısmı ile koyu kısmı arasında kalan ve objenin girinti ve çıkıntılarına göre ışığın azaldığı yarı karanlık bölgelerdir. Düşen gölge, objenin izdüşümünün yere vurduğu bölgelerdir. Doğru cevap B şıkkıdır.
- Sinema perdesi ya da televizyon ekranında derinlik hissinin yaratılabilmesi için neye yada nelere ihtiyaç duyulur ?
- A-) Reflektörlere
- Cevap B-) Gölgelere
- C-) Floresan lambalara
- D-) Güneş ışığına
- E-) Ay ışığına
Açıklama: Sinema perdesi ya da televizyon ekranında derinlik hissinin yaratılabilmesi için gölgelere ihtiyaç duyulur. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Sinema veya projeksiyon makinesinden çıkan ışık konu edilecekse, aşağıdakilerden hangisinin kullanılması etkiyi arttıracaktır?
- Cevap A-) Sis
- B-) El feneri
- C-) Kaynak makinası
- D-) Kask lambası
- E-) Doğal ışık
Açıklama: Sinema veya projeksiyon makinesinden çıkan ışık konu edilecekse sis kullanılması etkiyi arttıracaktır. Doğru yanıt A’dır.
- Sinemada şimşek efekti elde etmek için aşağıdakilerden hangisi kullanılır?
- A-) Alev makinesi
- B-) Projektör
- Cevap C-) Kaynak makinesi
- D-) El feneri
- E-) Floresan
Açıklama: Kaynak makinesinde; Elektrik akımının negatif ve pozitif uçları bir araya getirildiğinde elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüştürülür. Yayılan ısı ile birlikte malzeme eriyik hale gelir ve kaynak işlemi tamamlanır. İşlem sırasında çıkan kıvılcımlar sinemada şimşek efekti gibi kullanılır. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Sinemada, yapay şimşek etkisi yaratmak için kullanılan ışık türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kask feneri
- Cevap B-) Strop ışık
- C-) Floresan Lamba
- D-) Akkor Flamanlı Lambalar
- E-) Balon ışık
Açıklama: Strop, ritimle beraber yanıp sönen ve ritimle eş zamanlı çalıştırılabilen flaş görünümünde bir ışıktır. Ortama çok güçlü ışık verir. Sinemada, yapay şimşek etkisi yaratmak için kullanılabilir. Doğru yanıt B’dir.
- Sokak lambalarının gücü ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
- A-) sokaklarda 500w, caddelerde 800w, meydanlarda 1000w
- B-) sokaklarda 800w, caddelerde 1100w, meydanlarda 12000w
- C-) sokaklarda 1100w, caddelerde 1800w, meydanlarda 25000w
- D-) sokaklarda 1800w, caddelerde 2500w, meydanlarda 5000w
- Cevap E-) sokaklarda 2500w, caddelerde 5000w, meydanlarda 10000w
Açıklama: Çoğunlukla sokak lambalarının gücü, sokaklarda 2500w, caddelerde 5000w ve meydanlarda 10000w’dır.
- Spot ışığının sertliğini yumuşatmak için spotların önüne koyacağımız “aydınger” diye bilinen filtre aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mavi filtre
- B-) Yeşil filtre
- C-) Kırmızı filtre
- D-) Mor filtre
- Cevap E-) Beyaz filtre
Açıklama: Beyaz Filtre
Spot ışığının sertliğini yumuşatmak için spotların
önüne koyacağımız “aydınger” diye bilinen filtredir.
Doğru cevap e’dir.
- Sıklıkla kullanılan yapay ışık çeşitleri aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir ?
I-) Akülü setler
II-) Efekt spotlar
III-) Gaz lambası
IV-) Balon ışık
V-) Takip spotlar- Cevap A-) I, II, IV ve V
- B-) I, II, III ve V
- C-) II, III, IV ve V
- D-) I, II, III ve IV
- E-) I, III, IV ve V
Açıklama: Sıklıkla kullanılan yapay ışık kaynak çeşitleri: gün ışığı projektörleri, camlı projektörler, camsız projektörler, par projektörler, kanal projektörler, takip spotlar, akülü setler, efekt spotlar, fon spotlar ve balon ışıktır. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- B-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
- Cevap C-) Işık ısısı ayarlanabilir.
- D-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
- E-) Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Bunlar:
Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir. Işık şiddeti ayarlanabilir. Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir. Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir.
- Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, kaç
farklı şekilde denetlenebilir ?- A-) 5
- B-) 7
- C-) 4
- D-) 3
- Cevap E-) 6
Açıklama: Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapılacak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Televizyon çekimlerinde aydınlatma ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A-) Aydınlatma olmadan sinema veya televizyon çekimindeki kare iki boyutludur.
- Cevap B-) Aydınlatma ile birlikte derinlik algısı engellenir.
- C-) Çekim için gerekli atmosfer aydınlatma ile sağlanır.
- D-) Aydınlatma başarılıysa izleyicinin algısı ve ilgisi önemli bir konuya yönlendirilebilir.
- E-) Aydınlatma ile birlikte derinlik algısı oluşur.
Açıklama: Aydınlatma ile birlikte derinlik algısı engellenir.
- Temel hedefi konuyu görünebilir yapmak olan, dış mekânlarda aydınlatma amacıyla kullanılan güneşin set ya da stüdyo gibi mekânlardaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Dolgu ışık
- B-) Mavi filtre ışığı
- C-) Beyaz ışık
- Cevap D-) Anahtar ışık
- E-) Floresan ışığı
Açıklama: Anahtar ışığın temel hedefi konuyu görünebilir yapmaktır. Bu yüzden de dış mekânlarda aydınlatma amacıyla kullanılan güneşin set ya da stüdyo gibi mekânlardaki karşılığıdır. Anahtar ışık, kamerayla 45° açı yapacak şekilde sağ veya sol tarafa yerleştirilen bir ışıktır.
- Transition nedir?
- Cevap A-) Işık, ortam değiştirdiğinde kırılır.
- B-) Işık, bir engele çarptığında, engelin özelliği oranında yansır.
- C-) Işık, düz çizgiler şeklinde ilerler.
- D-) Işık, atmosferi şekillendirir.
- E-) Işık, desen oluşturmak için kullanılır.
Açıklama: Transition (Geçme); ışık, ortam değiştirdiğinde kırılır.
- Yapay ışık kaynaklarını doğal ışık kaynaklarından ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Yansıyan ışınların eşit miktarda renk içermesi
- B-) Renk niteliğinin dinamik olması
- Cevap C-) Renk niteliğinin statik olması
- D-) ışık bantlarının dağılma niceliklerinin birbirinden farklı olması
- E-) Filtreleme şansının olmaması
Açıklama: Yapay ışık kaynaklarının renk niteliği statik olmasına rağmen doğal ışık kaynaklarının renk niteliği dinamiktir
- Yoğun ışık şiddeti aşağıdakilerden hangisine sebep olabilir?
- A-) Yüzün ve cildin turuncu veya sarımsı görünmesine
- B-) Kadrajı bozan çift gölgelerin oluşmasına
- Cevap C-) Gözlerdeki çukurluk ve gözaltı torbalarının belirginleşmesine
- D-) Kişinin arka fona yapışmış gibi görünmesine
- E-) Tüm renklerin mavimsi olarak görünmesine
Açıklama: Yoğun ışık şiddeti, kişinin gözlerinde siyah çukurluklara ve gözaltı torbalarının belirginleşmesine sebep olabilir. Doğru yanıt C’dir.
- Çekimler sırasında aydınlatma amaçlı kullanılan yapay ışık kaynakları aşağıdakilerden hangisileridir?
I-Mum
II-Gaz lambası
III-Kamp ateşi
IV-Şimşek- A-) I-IV
- B-) II-III
- Cevap C-) I-II-III
- D-) IV-III
- E-) I-III-IV
Açıklama: Çekimler sırasında aydınlatma amaçlı kullanılan yapay ışık kaynaklar,mum, gaz
lambası ve gemici feneri, şömine ateşi, kamp ateşi,akkor flamanlı lambalar, floresan lambalar, sokak lambaları, el feneri, kask feneri, akvaryum, araba
farı, sinema veya projeksiyon perdesi, televizyon veya monitör, kaynak makinesi, gün ışığı projektörü, strop ışık, ayna ve reflektördür.
Çözüm:
I-Mum
II-Gaz lambası
III-Kamp ateşi
- Çekimler sırasında meydana gelebilecek ışık yansımalarına ve parlamalarına engel olmak için kullanılan filtre aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ultraviyole filtreler
- B-) Mavi filtreler
- C-) Beyaz filtreler
- Cevap D-) Polarize filtreler
- E-) Renk düzeltme filtreleri
Açıklama: Polarize filtreler, çekimler sırasında meydana gelebilecek ışık yansımalarına ve parlamalarına engel olmak için kullanılır. Doğru yanıt D’dir.
- Çekimler sırasında meydana gelebilecek ışık yansımalarına ve parlamalarına engel olmak için kullanılan filtre hangisidir?
- A-) Beyaz Filtre
- B-) Mavi Filtre
- Cevap C-) Polarize Filtreler
- D-) Renk Düzeltme Filtreleri
- E-) Ultraviyole Filtreler
Açıklama: Polarize filtreler, çekimler sırasında meydana gelebilecek ışık yansımalarına ve parlamalarına engel olmak için kullanılırlar.
- Çekimler sırasında, aydınlatma için kullanılan ışık kaynaklarından gelen ışık konunun üzerine ulaştığında konunun aydınlık kısmının tersinde oluşan karanlık kısma ne denir?
- A-) Aydınlanma
- Cevap B-) Gölge
- C-) Kontrast
- D-) Derinlik
- E-) Doğal ışık
Açıklama: Çekimler sırasında, aydınlatma için kullanılan ışık kaynaklarından gelen ışık konunun üzerine ulaştığında konunun aydınlık kısmının tersinde oluşan karanlık kısma gölge denir.
- Çekimler sırasında, dekor ya da senaryodan kaynaklı kullanılan ışık kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Takip spotları
- B-) Fon spotlar
- C-) Efekt spotlar
- D-) Balon ışıklar
- Cevap E-) Şömine ateşi
Açıklama: Çekimler sırasında aydınlatma amaçlı kullanılan ışık kaynakları dışında, dekor ya da senaryodan kaynaklı kullanılan bazı ışık kaynakları da bulunmaktadır. Bu amaçla kullanılan yapay ışık kaynakları da şu şekilde sıralanabilir; mum, gaz lambası ve gemici feneri, şömine ateşi, kamp ateşi, akkor flamanlı lambalar, floresan lambalar, sokak lambaları, el feneri, kask feneri, akvaryum, araba farı, sinema veya projeksiyon perdesi, televizyon veya monitör, kaynak makinesi, gün ışığı projektörü, strop ışık, ayna ve reflektördür.
- Çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağı aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Gökyüzü
- Cevap B-) Güneş ışığı
- C-) Şömine ateşi
- D-) Mum
- E-) Ay ışığı
Açıklama: Güneş ışığı, çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağıdır. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Güneş
- B-) Ay
- C-) Şimşek
- D-) Projektör
- E-) Floresan lambalar
Açıklama: Güneş ışığı, çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağıdır. Çünkü ışık şiddeti ve renk ısısı görüntü almaya çok uygundur. Aynı zamanda kullanımı da ucuzdur. Güneş ışığı, dünya doğudan batıya doğru döndüğü için hareketli bir ışık kaynağıdır. Doğru cevap A’dır.
- Çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağı hangisidir?
- A-) Ay
- Cevap B-) Güneş ışığı
- C-) Şimşek
- D-) Gökyüzü
- E-) Bulut
Açıklama: Güneş ışığı, çekimlerde en çok kullanılan doğal ışık kaynağıdır. Çünkü ışık şiddeti ve renk ısısı görüntü almaya çok uygundur. Aynı zamanda kullanımı da ucuzdur. Doğru cevap B’dir.
- İç mekân çekimlerinde çekimi yapılan konunun aydınlatılması üzerindeki denetim sırasında bir fotoğrafçının dikkat ettiği noktalardan hangisi yanlıştır?
- A-) Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir.
- B-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir.
- C-) Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir.
- D-) Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir.
- Cevap E-) Işığın filtreler yardımıyla renk değiştirilir ancak kelvin derecesi değiştirilemez.
Açıklama: İç mekân çekimlerinde, çekimi yapılan konunun aydınlatılması üzerindeki denetim tamamen fotoğrafçı tarafından yapılır. Fotoğrafçı aydınlatma üzerinde denetimlerini yansıtıcılar ve spotlar aracılığıyla yapar. Tek ışık kaynağı kullanarak çekimi yapıla- cak olan konunun üzerinde oluşan etki, altı farklı şekilde denetlenebilir. Konunun üzerine gelen ışığın açısı yönlendirilebilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki mesafe ayarlanabilir. Konu ve ışık kaynağı arasındaki yön değiştirilebilir. Işık şiddeti ayarlanabilir. Konu üzerine gelen ışığın yumuşatılarak yayılması denetlenebilir. Işığın filtreler yardımıyla renk ve kelvin derecesi değiştirilebilir. Doğru cevap E’dir.
- İki kişinin aydınlatılması röportaj çekimlerinde sıklıkla kullanılan aydınlatma şeklidir. Bu tür çekimlerde her konuşmacı için ayrı ayrı ışık düzeneği kurulmasındansa kaç farklı ışık kaynağı kullanılarak çekim tamamlanabilir?
- Cevap A-) 3
- B-) 6
- C-) 4
- D-) 2
- E-) 5
Açıklama: Röportaj çekimlerinde sıklıkla kullanılan aydınlatma şeklidir. Her konuşmacı için ayrı ayrı ışık düzeneği kurulmasındansa üç farklı ışık kaynağı kullanılarak çekim tamamlanabilir.
- İnsan gözü, hangi dalga boyları arasındaki ışınları görsel olarak algılayabilir?
- A-) 280-320 nm
- B-) 320-400 nm
- C-) 370-550 nm
- Cevap D-) 400-780 nm
- E-) 500-1000 nm
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre (nm) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır. Elektromanyetik ışınımlardan dalga boyu 380 - 720 nm arasında olan görülebilir ışık, insan gözü tarafından seçilebilir. Doğru yanıt D’dir.
- İnsan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-700 nanometre arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya ne ad verilir?
- A-) Renk
- Cevap B-) Işık
- C-) Yansıma
- D-) Ses
- E-) Görüntü
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır. Doğru cevap B’dir.
- İnsan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre (nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya ne ad verilir?
- Cevap A-) Işık
- B-) Perspektif
- C-) Yansıma
- D-) Modle
- E-) Modülasyon
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır.
Doğru cevap a’dır.
- İnsan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Radyo dalgaları
- B-) Işın
- Cevap C-) Işık
- D-) Kızılötesi
- E-) Isı
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır. Bütün dünyaya hayat veren ışık, havada yaklaşık saniyede 300.000 km hızla yayılır. Görme olayının temel fizik gerçekliği olan ışık ve nesnel dünyanın ışığa bağlı bir gerçekliği olan gölge, yaşantımızda üç boyutlu dünya algısının zaman ve mekân hakkındaki temel izlenimlerindendir. Bir görüntünün elde edilip, kaydedilebilmesi için bir ışık kaynağının olması gerekir.
- İnsan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen
doğal veya yapay kaynaklı ışımaya ne ad verilir?- A-) Görme olayı
- Cevap B-) Işık
- C-) aydınlatma zıtlığı
- D-) Projektör
- E-) Spotlar
Açıklama: Işık,insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen
doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır
- İnsan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan doğal veya yapay kaynaklı ışımaya ne ad verilir?
- A-) Aydınlık
- B-) Karanlık
- C-) Gölge
- D-) Hale
- Cevap E-) Işık
Açıklama: Işık, insan gözünün duyarlılık bölgesinde yer alan 400-780 nanometre(nm.) arasında değişen doğal veya yapay kaynaklı ışımaya verilen addır. Bir görüntünün elde edilip, kaydedilebilmesi için bir ışık kaynağının olması gerekir.
- İnsan gözünün en hassas olduğu renk aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Beyaz
- B-) Gri
- C-) Siyah
- Cevap D-) Yeşil
- E-) Mor
Açıklama: Elektromanyetik ışınımlardan dalga boyu 380 - 720 nm. arasında olan görülebilir ışık, insan gözü tarafından seçilebilir. Yeşil, mavi ve kırmızı renge insan gözü daha hassastır. Özellikle yeşil renk, insan gözünün en hassas olduğu renktir. Doğru cevap D’dir.
- İnsan gözünün en hassas olduğu renk hangisidir?
- A-) Beyaz
- B-) Mavi
- C-) Kırmızı
- D-) Mor
- Cevap E-) Yeşil
Açıklama: Yeşil renk, insan gözünün en hassas olduğu renktir.
- İç mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın renk ısısı genelde kaç kelvindir?
- A-) 5600 °K
- Cevap B-) 3200 °K
- C-) 10000 °K
- D-) 6500°K
- E-) 2000°K
Açıklama: İç mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın renk ısısı genelde 3200 °K’dir.
- İç mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın renk ısısı genelde kaç °K’dir?
- A-) 3000 °K
- Cevap B-) 3200 °K
- C-) 5500 °K
- D-) 5600 °K
- E-) 6500 °K
Açıklama: İç mekânlarda yapılan çekimlerde ışığın renk ısısı genelde 3200 °K’dir. Doğru yanıt B’dir.
- Şimşek çakması sırasında oluşan sesi daha sonra duymamızın nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Gün ışığının renk ısısının yüksek olması nedeniyle
- B-) Elektromanyetik spektruma göre, beyaz ışığın oluşumunu sağlayan altı renge ait ışık bantlarının dağılma niceliklerinin birbirinden farklılık göstermesi nedeniyle
- C-) Işık hızı ses hızından daha küçük olduğu için, önce sesini duyar sonra ışığı görürüz.
- Cevap D-) Işık hızı ses hızından daha büyük olduğu için, önce ışığı görür sonra sesini duyarız.
- E-) Elektronların gökyüzünden yeryüzüne doğru hareket etmesiyle oluştuğu için
Açıklama: Şimşek çakması sırasında ışık ve ses oluşumu gözlemlenir. Işık hızı ses hızından daha büyük olduğu için, şimşek çakması sırasında önce şimşeğin yaydığı beyaz ışığı görür sonra da şimşeğin sesini duyarız.
- “Genel de ofis gibi mekanlarda aydınlatma amaçlı kullanılırlar. Yaydığı ışıkta mavi ve yeşil renk egemen olduğu için sıcak renkleri yansıtamazlar. Çoğunlukla buzlu camdan üretilirler. Işığı doğrudan değil yayarak iletirler.”
Yukarıda belirtilen özellikler hangi ışık kaynağına aittir?- Cevap A-) Floresan lambalar
- B-) Mum
- C-) Şömine ateşi
- D-) Kamp ateşi
- E-) Gaz lambası
Açıklama: Floresan lambalar: Genel de ofis gibi mekânlarda aydınlatma amaçlı kullanılırlar. Yaydığı ışıkta mavi ve yeşil renk egemen olduğu için sıcak renkleri yansıtamazlar. Floresanlı lambaların camları çoğunlukla buzlu üretilir. Bu yüzden ışığı doğrudan değil yayarak iletirler. Lambaların güçleri düşük olduğundan yaydıkları ışığın şiddeti de düşüktür.
Ünite 6
- “………….yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir.” Boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?
- A-) Modernizm
- B-) Kompozisyon
- C-) Degrade
- Cevap D-) Perspektif
- E-) Altın oran
Açıklama: Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır.
- “Bellek(zihin) birbirine benzeyen uyaranları, birbirine yakın bulunan uyaranları gruplama eğilimi gösterir……….. bünyesinde eksik olan parçaları bütünleştirme ve tamamlama eğilimi gösterir ………….” Boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangilerinin gelmesi uygun olur?
- Cevap A-) Benzerlik ve Yakınlık yasası- Tamamlama yasası
- B-) Tamamlama yasası- Süreklilik yasası
- C-) Benzerlik ve Yakınlık yasası - Süreklilik yasası
- D-) Süreklilik yasası-Tamamlama yasası
- E-) Tamamlama yasası-Benzerlik ve Yakınlık yasası
Açıklama: Boşuklar Benzerlik ve Yakınlık yasası- Tamamlama yasası şeklinde doldurulmalıdır.
- 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlı bir şekilde yaşanmaya başlanan felsefi, siyasi, bilimsel ve teknolojik değişimlerin sonucu olarak ortaya çıkan dönüşümlerin, özellikle de sanat alanlarındaki izdüşümlerini vurgulayan ve kapsayan eskiyi dışlayıp ondan ayrılmayı, yeniye geçişi ve güncelliği önemseyen kavrama ne ad verilir?
- A-) Evrensellik
- Cevap B-) Modernizm
- C-) Saydamlık
- D-) Sembolizm
- E-) Klasizm
Açıklama: Modernizm; eskiyi dışlayıp ondan ayrılmayı, yeniye geçişi ve güncelliği önemseyen, modern sözcüğünden türetilmiş bir kavramdır. 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlı bir şekilde yaşanmaya başlanan felsefi, siyasi, bilimsel ve teknolojik değişimlerin sonucu olarak ortaya çıkan dönüşümlerin, özellikle de sanat alanlarındaki izdüşümlerini vurgulayan ve kapsayan bir sözcüktür.

Kaynak: https://www.yesilist.com/altin-oranin-dogaya-yansidigi-17-ornek/
Yukarıdaki fotoğrafta hangi görsel anlatım ön plandadır?- A-) Çizgi
- B-) Şekil
- Cevap C-) Ölçü/ oran
- D-) Degrade
- E-) Zıtlık
Açıklama: Ölçü / Oran bir nesnenin başka bir nesneyle ya da bir bütün içerisinde yer alan bir parçanın diğer parçalarla veya bütün ile karşılaştırılarak herhangi bir özelliğinin algılanmasıdır.

Kaynak: https://lafazanlar.wordpress.com/2010/09/22/celi-sulus-serbest-harf-kompozisyon-calismasi/
Resimde hangi kompozisyon türü kullanılmıştır?- A-) Dairesel Kompozisyon
- Cevap B-) Serbest kompozisyon
- C-) Kare Kompozisyon
- D-) Elips Kompozisyon
- E-) Üçgen Kompozisyon
Açıklama: Serbest kompozisyon ise günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımıdır.

Verilen halı örneğinin motifi hangi kompozisyon türünde oluşturulmuştur?- A-) Üçgen
- B-) Dairesel
- C-) Serbest
- D-) Asimetrik
- Cevap E-) Simetrik
Açıklama: Kompozisyon türleri, tarihin belirli dönemlerinde belirli uygarlıklarda değişkenlik göstermiştir. Örneğin Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır. Yani anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezî bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur. Bu tür kompozisyonların diğer bir adı kapalı kompozisyondur. Bütün hikâye kapalı olan alan (düzlem) içerisinde yaşanır ve biter, dışarı ile bir bağlantı yoktur, kurulamaz.

Yukarıdaki görselde görsel estetikte kullanılan hangi unsur göze çarpmaktadır?- A-) Egemenlik
- B-) Zıtlık
- C-) Tekrar
- D-) Ritim
- Cevap E-) Denge
Açıklama: Göz her zaman dengeyi arar. Doğada örneklerini sıklıkla gördüğümüz simetri, denge kurmada sıklıkla başvurulan en eski yöntemlerden birisidir. Asaleti, saygınlığı ve dürüstlüğü de simgeler. Simetride her şey karşılıklıdır. Asimetrik denge dediğimizde, daha önce bahsedilmiş olan Altın Oran, altın kesim gözün aradığı denge ölçütüdür ki ancak egemenlik ve zıtlık yoluyla oluşturulabilir. Simetrideki gibi aynı olmayan ya da birbirlerine benzemeyen ögelerin arasındaki dinamik dengedir. Görsel bize net bir şekilde asimetrik dengeyi göstermektedir. Kaynak kitapta benzer örnekler bulunabilir. Doğru cevap E şıkkıdır.

Yukarıdaki resimde hangi görsel anlatımın verilmesi amaçlanmış olabilir?- Cevap A-) Doku
- B-) Çizgi
- C-) Yön
- D-) Ölçü
- E-) Aralık
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir ve doğanın en temel yapısal özelliklerinden birisidir. Her nesnenin kendine özgü bir dokusu vardır ve bu doku görsel algılama da o nesneyi diğer nesnelerden ayırmamızı sağlayan en temel ögelerden birisidir.

Yukarıdaki fotoğrafta hangi kompozisyon daha baskındır?- A-) Düzenli tekrar
- B-) Biçimsel egemenlik
- Cevap C-) Asimetrik denge
- D-) Zıtlık
- E-) Ritim
Açıklama: Asimetrik denge dediğimizde ancak egemenlik ve zıtlık yoluyla oluşturulabilir. Simetrideki gibi aynı olmayan ya da birbirlerine benzemeyen ögelerin arasındaki dinamik dengedir.

Yukarıdaki fotoğrafta hangi kompozisyon verilmeye çalışılıyor olabilir?- A-) Tekrarlar
- B-) Doku
- C-) Ölçü/oran
- Cevap D-) Yön
- E-) Ritim
Açıklama: Yolun aldığı şekil bireylerde o yöne bakılmasını sağlamaktadır.

Fotoğraf hangi kompozisyon türüne örnek olarak verilebilir?- Cevap A-) Spiral Kompozisyon
- B-) Simetrik kompozisyon
- C-) Dairesel Kompozisyon
- D-) Elips Kompozisyon
- E-) Kare Kompozisyon
Açıklama: Bir kompozisyonda figürler merkeze doğru bir eğilim, hareket, toplanma gösteriyorsa yıldız, bir fırıldağın dönmesi gibi yine merkezden giderek genişleyen çizgi doğrultusunda yerleştirmeye helezonik / spiral kompozisyon diyoruz.
- 1. Tür
2. Değer
3. Chroma
Yukarıda verilenlerden hangileri Johannes Itten’e göre rengin değişken özelliklerindendir?- A-) I ve II
- B-) I ve III
- C-) II ve III
- Cevap D-) I, II ve III
- E-) Yalnız III
Açıklama: Bugün kullanılmakta olan renk kuramını; Aslında 1919 -1923 yılları arasında Bauhaus okulunda verdiği derslerde geliştiren, daha sonra kendi kurmuş olduğu tasarım okulunda öğreten Johannes Itten’e borçluyuz. Herhangi bir renkten bahsediyor isek biz o rengin üç değişken özelliğinden de bahsetmemiz gerekir. Bunlardan birincisi o rengin türüdür (cinsi) sarı, kırmızı, mavi gibi. İkinci değişken özelliği o rengin değeridir yani her rengin algılamada siyahla beyaz arasında bulunan bir ton değeri vardır. Örneğin; kırmızı ve yeşil gri değerdedir, sarı beyaza mor ise siyaha yakın bir gri değerdedir. Üçüncü değişken özelliği ise ‘chroma’ yani yoğunluğudur. Herhangi bir renk içerisine başka bir renk almadığı
sürece o renk kroması yüksek durumdadır ama içine başka renkler karışarak griye yaklaştıkça kroması düşer. Gri, Siyah ve Beyaz sıfır kromalı yani kromasız renklerdir. Açıksoluk bir mavi dediğimiz zaman biz o rengin üç değişkenini
de belirtmiş oluruz. Doğru cevap D’dir.
- 1. Düz çizgi kesinlik belirtisidir.
2. Düz çizgi aynı zamanda kargaşa, çatışma ve şiddet gibi kavramları simgeler.
3. Dikey çizgi yüksekliği belirterek dengeyi ve gücü (kuvvet) vurgular.
4. Eğri çizgi yön değiştirmesinden ötürü süreklilik algısına yol açar.
5. Kırık ya da zikzak çizgiler ise sakinlik ve dinginliği simgeler.
Yukarıda çizgi ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?- A-) 1,2,4
- B-) 2,3,5
- C-) 2,3,4
- D-) 1,4,5
- Cevap E-) 1,3,4
Açıklama: Düz çizgi kesinlik belirtisidir ama aynı zamanda da ufuk belirleyicisi olarak serinlik ve
sessizliği de simgeler. Dikey çizgi yüksekliği belirterek dengeyi ve gücü (kuvvet) vurgular. Eğri çizgi yön değiştirmesinden ötürü süreklilik algısına yol açar. Hızla yönü değişen eğik bir çizgi, hareketi, dinamizmi güçlü bir etkiyi ve gücü simgeler. Kırık
ya da zikzak çizgiler ise kargaşa, çatışma ve şiddet gibi kavramları simgeler.
-
- Eğer bir düzen veya yapı içerisinde tek bir öge yinelenirse ….
* Birden fazla öge bir arada belirli aralıklarla yinelenirse ….
Yukarıdaki cümleleri sırasıyla tamamlayan uygun madde aşağıdakilerden hangisidir? - A-) Ölçü-Tekrar
- Cevap B-) Tekrar-Ritim
- C-) Tekrar-Ölçü
- D-) Ritim-Tekrar
- E-) Ritim-Ölçü
Açıklama: Eğer bir düzen veya yapı içerisinde tek bir öge yinelenirse (aralıklı ya da aralıksız) tekrar, birden fazla öge bir arada belirli aralıklarla yinelenirse ritim oluşturmuş oluruz,
Yani ritim tekrardan oluşmaktadır ama birden fazla ögenin bir arada tekrarlanması gerekir. Ritim düzenli bir tekrara dayanarak hareketi başlatan, sürdüren, birleştirici ve uyum sağlayıcı bir ögedir ve bireyin algılamasına kolaylık sağlar. Doğru cevap B’dir.
- Eğer bir düzen veya yapı içerisinde tek bir öge yinelenirse ….
- Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmek ve görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Kompozisyon
- B-) Anlaşma
- C-) Hikaye
- D-) İçerik
- E-) Sembol
Açıklama: Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama kompozisyon diyoruz. Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmektir
- Anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezî bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulan kompozisyon türü hangisidir?
- Cevap A-) Simetrik kompozisyon
- B-) Serbest kompozisyon
- C-) Açık kompozisyon
- D-) Altın oran kompozisyon
- E-) Z ekseni kompozisyon
Açıklama: Kompozisyon türleri, tarihin belirli dönemlerinde belirli uygarlıklarda değişkenlik göstermiştir. Örneğin Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır. Yani anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezî bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur. Doğru cevap A’dır.
- Arnheim’e göre bir nesnenin fiziksel yapısına bire bir benzemese de nesnenin tanınmasını sağlayan öğe aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nokta
- B-) Doku
- C-) Oran
- D-) Çizgi
- Cevap E-) Şekil
Açıklama: Şekil
- Aynı olmama, benzer yönlerin olmaması, karşıt olma, çelişkili olmak demektir. Felsefedeki karşıtların birliği ilkesi evrendeki her şeyin karşıtların dengesi üzerine oluştuğunu varsayar. Buna göre hafifi tanımlayabilmek için ağırın bilinmesi, beyazı tanımlayabilmek için siyahın bilinmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan kompozisyonun temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Zıtlık
- B-) Tekrar
- C-) Denge
- D-) Ahenk
- E-) Degrade
Açıklama: Aynı olmama, benzer yönlerin olmaması, karşıt olma, çelişkili olmak demektir. Felsefedeki karşıtların birliği ilkesi evrendeki her şeyin karşıtların dengesi üzerine oluştuğunu varsayar. Buna göre hafifi tanımlayabilmek için ağırın bilinmesi, beyazı tanımlayabilmek için siyahın bilinmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan kompozisyonun temel ilkesi zıtlıktır. Doğru cevap “a”dır.
- Aşağıda Perspektifle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir.
- B-) Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır.
- C-) Çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır.
- D-) Resim sanatında perspektifi ilk kez onun uyguladığı söylenen sanatçı Leonardo Da Vinci dir.
- Cevap E-) Çin, Hitit, Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarında da perspektif kullanılmıştır.
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır.
Resim sanatında perspektifi ilk kez onun uyguladığı söylenen Leonardo Da Vinci’den çok daha önceleri bile, antikite denilen dönemde yani eski Yunan ve Roma uygarlıklarında uygulandığı bilinmektedir, Resim 6.32. Ancak tarihin tüm çağlarında kullanılan bir teknik de değildir. Minyatür sanatı buna en basit örnektir. Çin, Hitit, Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarında da kullanılmamıştır.
- Aşağıda doku hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir.
- Cevap B-) Nesnelerin kendine özgü bir dokusu yoktur, bütün dokulu nesneler endüstriyel üretimdir.
- C-) Doku görsel algılama da o nesneyi diğer nesnelerden ayırmamızı sağlayan en temel ögelerden birisidir.
- D-) Dokuları fiziksel özelliklerine göre, iç ve dış, doğal ve yapay dokular olarak gruplayabiliriz.
- E-) Görsel algılama açısından bizde hissettikleri duygulara göre yumuşak, orta ve sert doku olarak tanımlarız.
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir ve doğanın en temel yapısal özelliklerinden birisidir.Her nesnenin kendine özgü bir dokusu vardır ve bu doku görsel algılama da o nesneyi diğer nesnelerden ayırmamızı sağlayan en temel ögelerden birisidir. Dokuları fiziksel özelliklerine göre, iç ve dış, doğal ve yapay dokular olarak gruplayabiliriz, ama görsel algılama açısından bizde hissettikleri duygulara göre yumuşak, orta ve sert doku olarak tanımlarız.
- Aşağıdaki doku türlerinden hangisi bize bulundukları yerlerden daha uzaktaymış gibi algılanır?
- Cevap A-) Düz
- B-) Pürüzlü
- C-) Keskin uçlu
- D-) Girintili-çıkıntılı
- E-) Sert
Açıklama: Pürüzlü, keskin uçlu, girintili-çıkıntılı olan sert dokular bize bulundukları yerlerden daha yakındaymış gibi algılanırken, pürüzsüz, düz ve keskin ucu olmayan yumuşak dokular, oldukları yerden çok daha uzakta gibi algılanırlar. Doğru yanıt A’dır.
- Aşağıdaki görselde hangi tür kompozisyon kullanılmıştır?
- A-) Simetrik
- B-) Kapalı
- C-) Üçgen
- Cevap D-) Altın kesim
- E-) Dairesel
Açıklama: Altın kesimin en basiti, kullanılan yüzeyi enine ve boyuna üçe bölmektir.1/3 kuralı olarak da bilinen bu üç parçaya bölmede, ikisini bir tarafa diğerini öbür tarafa aldığımız zaman altın kesime uygun parçalama yapmış oluruz. Bu bölme de kesişim noktaları görsel ilgi çekme noktalarıdır, dikkati toplarlar. Bu noktalara yerleştirilen figürlerle yapılan kompozisyonlar canlı, hareket içeren, göze uyumlu ve alımlı ama simetrik olmayan, en bilindik kompozisyon türüdür ve asimetrik (açık) bir kompozisyondur. Doğru yanıt D’dir.

- Aşağıdaki görselde hangi tür kompozisyon kullanılmıştır?
- Cevap A-) Z eksenli
- B-) Oval
- C-) Spiral
- D-) Dikdörtgen
- E-) Serbest
Açıklama: “Z’’ ekseni bir dik açının ortasından çizilen 45 derecelik eksenini oluşturur. Bir tasarıya ya da kompozisyona Z ekseninin yerleştirilmesi, görsel pozisyonu üç boyutlu algı sürecine yaklaştırır, derinlik yaratır, nesneler arasındaki uzaklık ve yakınlık ilişkisini kurulmasına yardımcı olur ve doğal olarak ön-arka ilişkisi yaratır. Görselde Z eksenli kompozisyon kullanılmıştır. Doğru yanıt A’dır.
- Aşağıdaki renklerden hangisi sıfır kromalıdır?
- A-) Mavi
- Cevap B-) Beyaz
- C-) Mor
- D-) Kırmızı
- E-) Sarı
Açıklama: Gri, Siyah ve Beyaz sıfır kromalı yani kromasız renklerdir. Doğru yanıt B’dir
- Aşağıdaki sanat akımlarının hangisinde asimetrik kompozisyon diğerlerinden daha sıklıkla görülür?
- Cevap A-) Fovizm
- B-) Barok
- C-) Rokoko
- D-) Rönesans
- E-) Klasik dönem
Açıklama: Klasik dönemin belirgin kompozisyon biçimi simetrik kompozisyon iken Barok dönemde kompozisyon Z ekseni üzerine kurulur, Soyut resim, Fovizm, Ekspresyonizm gibi sanat akımlarında asimetrik kompozisyon daha çok görülür. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangileri kompozisyonun öğelerindendir?
I. Nokta II. Çizgi III. Virgül
IV. Doku V. Biçim VI. Işık- Gölge
VII. Yön ve Hareket VIII. Oran- Orantı IX. Büyüklük- Küçüklük- A-) I, II, VII, VIII, IX
- Cevap B-) I, II, IV, V, VI, VII, VIII
- C-) I, II, IV, V, VI, VII, VIII, IX
- D-) I, II, III, IV, V, VI
- E-) I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX
Açıklama: Konuşma dili yazı dili gibi bir dil olarak değerlendirilen plastik sanat dili, ögelerin dizilişi açısından diğer dillerden ayrılır. Ögelerinin ardışık bir dizge oluşturma zorunluluğunun yanında izlenmesi ve algılanması belirli bir süre isteyen tüm diğer dillerden, çok farklı yönlerde, hareketlerde, ritimlerde, aralıklarda kullanılabilen ve çok karmaşık yapısal diziliş çeşitliliğinin yanında izlenme ve algılanması, anlık, hepsinin birden aynı anda yani eş zamanlı olması ile ayrılır. Bu ögeler temsil ettikleri yapısal bütünü oluşturma bağlamında işlevseldirler, işlevlerini kendi aralarında kurdukları bağlantılarla yerine getirirler. Tüm görsel anlatımlar var olmak için, nokta (benek), çizgi, leke, biçim(form), renk, doku, yön, ölçü, aralık, hareket, ışık- gölge ve değer olarak adlandırılan yapısal ve görsel ögeleri kullanırlar.
- Aşağıdakilerden hangisi Endüstriyel Sanatlar’ ın içinde barındırdığı zanaat dallarından bir tanesidir?
- A-) Opera
- B-) Tiyatro
- C-) Müzik
- D-) Dans
- Cevap E-) Dokumacılık
Açıklama: (Endüstriyel sanatlar) kavram şemsiyesi adı altında, özellikle de işlevselliği ön plana alan, ‘ Biçim, işlevi takip eder’ teziyle kümelenebilen Dokumacılık, Ayakkabıcılık, Nakışcılık, Sarraflık, Takıcılık, Saatçilik, Marangozluk ve Aşçılık gibi pratik alanları içeren, güzel sanatlar alanında kullanılan araçların da
kullanılabildiği, günlük hayatımızda iş olarak yaptığımız ve belli bir alışkanlık ve ustalık isteyen sanat dalları yer aldı.
- Aşağıdakilerden hangisi Güzel Sanatlar’ ın içinde barındırdığı sanat dallarından bir tanesidir?
- A-) Dokumacılık
- B-) Saatçilik
- C-) Ayakkabıcılık
- Cevap D-) Mimarlık
- E-) Sarraflık
Açıklama: İlk kez Güzel Sanatlar kavramını kullanmalarıyla sanat ve zanaat olarak ikiye ayrıldı. Modernizm ile başlayan bu önemli bölünme, bir tarafta güzel sanatlar kavram şemsiyesi altında Resim, Şiir, Mimarlık, Heykel, Müzik, Edebiyat, Opera, Tiyatro, Dans gibi, amacı insanlarda estetik yönden bir sevgi, beğeni, heyecan, yücelik ve hayranlık duyma gibi duygular uyandıran sanat dallarıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi altın oranın özelliklerinden değildir?
- A-) MÖ 300’lü yıllarda eski Yunan ve Mısır uygarlıklarında da kullanılmıştır.
- B-) Fibonacci’nin yazmış olduğu bir kitapla ünlenen ve yayılan bir sayı dizisidir.
- Cevap C-) Sayıları 0, 1, 1, 2, 3, 5, 10, 13, 21, 34, 55, 89, 144 diye uzar gider.
- D-) Hem matematiksel olarak hem de doğada kendine geniş bir yer bulmuştur.
- E-) 1/3 kuralı uygulanıp asimetrik olarak yerleştirilen figürlerle altın kesim kompozisyon yapılabilir.
Açıklama: “Altın oran” doğada birçok canlı ve cansız varlıkların yapılarında görülen ve onların parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllardır sanat ve diğer bilim alanlarında kullanılagelen, uyum açısından en etkileyici boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal bir ölçü bağlantısıdır. MÖ 300’lü yıllarda bile eski Yunan ve Mısır uygarlıklarında kullanılan ancak milattan sonra 1201 yılında Fibonacci’nin yazmış olduğu bir kitapla ünlenen ve yayılan bir sayı dizisidir. Kompozisyonda altın kesimin en basiti, kullanılan yüzeyi enine ve boyuna üçe bölmektir.1/3 kuralı olarak da bilinen bu üç parçaya bölmede, ikisini bir tarafa diğerini öbür tarafa aldığımız zaman altın kesime uygun parçalama yapmış oluruz ama simetrik değildir. Fibonacci Sayıları: 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144 diye uzar gider. Dizide de görüldüğü gibi, birden sonraki herhangi bir sayıyı ele aldığımızda o sayının sol tarafındaki iki sayının toplamı olduğu anlaşılmaktadır. C seçeneğindeki dizide 5’ten sonra gelen sayının 10 değil, 3 ve 5’in toplamı olan 8 olması gerekir. Doğru yanıt C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi bir nesnenin başka bir nesneyle ya da bir bütün içerisinde yer alan bir parçanın diğer parçalarla veya bütün ile karşılaştırılarak herhangi bir özelliğinin algılanması anlamına gelen sözcüktür?
- Cevap A-) Oran
- B-) Yön
- C-) Hareket
- D-) Nokta
- E-) Çizgi
Açıklama: Bir nesnenin başka bir nesneyle ya da bir bütün içerisinde yer alan bir parçanın diğer parçalarla veya bütün ile karşılaştırılarak herhangi bir özelliğinin algılanmasına Ölçü / oran denmektedir. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi bireyi ve yapıtını aynı çağda yaşadığı diğer insanlardan ayıran özellikleridir?
- Cevap A-) Bireysellik
- B-) Edebiyat
- C-) Zaman
- D-) Perspektif
- E-) Çeşitlilik
Açıklama: Bireysellik’ ‘Zaman’ ve‘Evrensellik’ ölçüt özellikleridir. Bireysellik, bireyi ve yapıtını aynı çağda yaşadığı diğer insanlar- dan ayıran özellikleridir.
- Aşağıdakilerden hangisi endüstriyel sanatlar kavramı altında yer almaz?
- A-) Dokumacılık
- B-) Ayakkabıcılık
- Cevap C-) Mimarlık
- D-) Nakışçılık
- E-) Sarraflık
Açıklama: Modernizm ile başlayan bu önemli bölünme, bir tarafta güzel sanatlar kavram şemsiyesi altında Resim, Şiir, Mimarlık, Heykel, Müzik, Edebiyat, Opera, Tiyatro, Dans gibi, amacı insanlarda estetik yönden bir sevgi, beğeni, heyecan, yücelik ve hayranlık duyma gibi duygular uyandıran sanat dalları yer alırken, diğer tarafta ‘zanaat’ (Endüstriyel sanatlar) kavram şemsiyesi adı altında, özellikle de işlevselliği ön plana alan, ‘ Biçim, işlevi takip eder’ teziyle kümelenebilen Dokumacılık, Ayakkabıcılık, Nakışcılık, Sarraflık, Takıcılık, Saatçilik, Marangozluk ve Aşçılık gibi pratik alanları içeren, güzel sanatlar alanında kulanılan araçların da kullanılabildiği, günlük hayatımızda iş olarak yaptığımız ve belli bir alışkanlık ve ustalık isteyen sanat dalları yer aldı.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel algılamada belirliliği sağlayan ayırıcı ilkelerden biri değildir?
- A-) Yakınlık
- B-) Benzerlik
- C-) Saydamlık
- D-) Ayırıcı nitelik
- Cevap E-) Ritim
Açıklama: Tüm iki boyutlu yüzeylerin üzerindeki sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Derinlik yanılsaması verme tekniğidir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır. İki boyutlu bir düzlem üzerinde derinlik yanılsaması yaratma, fon ve figür elde etme yöntemi ile yapılabilir, figür öne gelir fon arkaya
gider. Yakınlık, Benzerlik, Saydamlık ve Ayırıcı nitelik görsel algılamada belirliliği sağlayan dört temel ayırıcı ilkelerdir. Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların genel adıdır?
- A-) Simetrik
- Cevap B-) Serbest
- C-) Asimetrik
- D-) Kare
- E-) Dairesel
Açıklama: …Serbest kompozisyon ise günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımıdır. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi kompozisyonu oluşturmadaki ilkelerden birisi değildir?
- A-) Tekrar
- Cevap B-) Renk
- C-) Zıtlık
- D-) Egemenlik
- E-) Denge ve Birlik
Açıklama: Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkelerini tekrar, zıtlık ve egemenlik adı altında üç ana başlık da toplayabiliriz. Bunlara ek olarak denge ve birlikte bu ilkelerdendir. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi koşullar değişmesine rağmen objeyi aynı obje olarak görmemizi ifade eden ilkedir?
- A-) Algıda seçicilik
- Cevap B-) Algısal değişmezlik
- C-) Algısal korunum
- D-) Nesne devamlılığı
- E-) Algı yanılmaları
Açıklama: Bir objeyi koşullar değişmesine rağmen aynı obje olarak görmemize algısal değişmezlik denir.
- Aşağıdakilerden hangisi renk ile ilgili bir özellik değildir?
- A-) Kroma
- B-) Değer
- C-) Matlık
- D-) Tür (cins)
- Cevap E-) Sertlik
Açıklama: Doğada bulunan nesnelerin ölçüme ve deneye gerek duymadan gözle hemen algılanabilen özelliklerine görsel özellikler diyoruz. Bunlar biçim (yuvarlak, köşeli, dörtgen, üçgen) doku (sert, yumuşak, düz, pürüzlü) ölçü/Boyut (büyük, orta, küçük) renk (kroması, değeri, türü, mat, parlak) ve nesnenin fiziksel yapısıdır (katı, gaz, sıvı). Sertlik doku ile ilgili bir özellik olup renk ile ilgili değildir. Doğru yanıt E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi simetrik kompozisyon türevlerinden biri değildir?
- A-) Üçgen kompozisyon
- B-) Spiral kompozisyon
- C-) Daire kompozisyon
- D-) Dörtgen kompozisyon
- Cevap E-) Serbest kompozisyon
Açıklama: Serbest kompozisyon
- Aşağıdakilerden hangisi uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkeler arasında değildir?
- A-) Etkili Çevre
- Cevap B-) Kayma
- C-) Örtme
- D-) Ölçü derecelemesi
- E-) Saydamlık
Açıklama: Uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkeler ise şunlardır; Etkili çevre, Örtme, Saydamlık, Ölçü derecelemesi, Ton derecelemesi ve Koram ki bunların hepsi Figür/Şekil elde etme yöntemleridir.
- Aşağıdakilerden hangisi uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkelerden biri değildir?
- A-) Etkili çevre
- B-) Örtme
- C-) Saydamlık
- D-) Ton derecelemesi
- Cevap E-) Bütün netlik
Açıklama: Uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkeler şunlardır; Etkili çevre, Örtme, Saydamlık, Ölçü derecelemesi, Ton derecelemesi ve Koram ki bunların hepsi Figür/Şekil elde etme yöntemleridir. Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi yatay yönlerin oluşturduğu etkiler arasındadır?
- A-) Akışkanlık
- Cevap B-) Durağanlık
- C-) Dinamiklik
- D-) Hafiflik
- E-) Süreklilik
Açıklama: Tıpkı çizgide olduğu gibi yatay yönler durağanlık, etkisizlik etkileri yaratırken dikey yönler akışkanlık, dinamiklik, sağlamlık etkileri yaratır. Eğik yönler hafiflik, yumuşaklık, süreklilik etkileri yaratırken paralel yönler biz de monotonluk, sıkıntı, bıkkınlık, sessizlik etkileri yaratır. Doğru yanıt B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi, uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkelerden biridir?
- A-) Yakınlık
- Cevap B-) Saydamlık
- C-) Benzerlik
- D-) Ayırıcı nitelik
- E-) Sıcak/soğuk renk zıtlıkları
Açıklama: Uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkeler ise şunlardır; Etkili çevre, Örtme, Saydamlık, Ölçü derecelemesi, Ton derecelemesi ve Koram.
- Aşağıdakilerin hangisinde, simetrik kompozisyon kullanılmıştır?
- Cevap A-) Klasik dönem
- B-) Barok dönemi
- C-) Soyut resim akımı
- D-) Fovizm
- E-) Ekspresyonizm
Açıklama: Kompozisyon türleri, tarihin belirli dönemlerinde belirli toplumlarda ve sanat ekollerinde değişkenlik göstermiştir. Örne- ğin; Klasik dönemin belirgin kompozisyon biçimi simetrik kompozisyon iken Barok dönemde kompozisyon Z ekseni üzerine kurulur, Soyut resim, Fovizm, Ekspresyonizm gibi sanat akımlarında asimetrik kompozisyon daha çok görülür.
- Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkeleri hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A-) Uyum, egemenlik, eşsizlik
- B-) Eşsizlik, tekrar, zıtlık
- Cevap C-) Tekrar, zıtlık, egemenlik
- D-) Egemenlik, benzerlik, uyum
- E-) Uyum, benzerlik, zıtlık
Açıklama: Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkelerini tekrar, zıtlık ve egemenlik adı altında üç ana başlık da toplanmaktadır.
- Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkelerini kaç ana başlık da toplayabiliriz ?
- A-) 5
- B-) 4
- Cevap C-) 3
- D-) 6
- E-) 2
Açıklama: Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkelerini tekrar, zıtlık ve egemenlik adı altında üç ana başlık da toplayabiliriz. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Bedri Rahmi Eyüboğlu’na göre sanatsal bir kurguda, herhangi bir çorbaya konulan tuz kadar önemli olan kompozisyon ögesi hangisidir?
- A-) Doku
- B-) Şekil
- C-) Çizgi
- Cevap D-) Nokta
- E-) Yön
Açıklama: Nokta (benek) hareketsiz, sakin bir yapıya sahiptir. Nokta bu özelliği ile göz hareketini kontrol ederek onu bakması gereken alana doğru yönlendirir, dikkati
toplar, odaklar. Bedri Rahmi Eyüboğlu’na göre sanatsal bir kurguda nokta ya da benek, herhangi bir çorbaya konulan tuz kadar önemlidir. Doğru cevap D’dir.
- Bellek birbirine benzeyen uyaranları, birbirine yakın bulunan uyaranları gruplama eğilimi gösterir (I.), bünyesinde eksik olan parçaları bütünleştirme ve tamamlama eğilimi gösterir (II), aynı yönde giden ve hareket edenler birbiri ile ilişkili olarak algılanır (III) ve dikkati toplar, basit parçalar karmaşık parçalardan daha kolay algılanır. Aşağıdakilerden hangisinde parantez içine yazılacak yasalar doğru olarak ve sırasıyla verilmiştir?
- A-) I. Tamamlama yasası II. Benzerlik ve Yakınlık yasası III. Süreklilik yasası
- B-) I. Tamamlama yasası II. Süreklilik yasası III. Benzerlik ve Yakınlık yasası
- C-) I. Tamamlama yasası II. Süreklilik yasası III. Pragnanz yasaları
- Cevap D-) I. Benzerlik ve Yakınlık yasası II. Tamamlama yasası III. Süreklilik yasası
- E-) I. Benzerlik ve Yakınlık yasası II. Süreklilik yasası III.Tamamlama yasası
Açıklama: I. Benzerlik ve Yakınlık yasası
II. Tamamlama yasası
III. Süreklilik yasası
- Belleğin aynı yönde giden ve hareket eden objeleri birbiri ile ilişkili olarak algılama yasası aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Benzerlik ve Yakınlık
- B-) Tamamlama
- C-) Benzerlik
- D-) Hareketlilik
- Cevap E-) Süreklilik
Açıklama: Bellek(zihin) birbirine benzeyen uyaranları, birbirineyakın bulunan uyaranları gruplama eğilimi gösterir (Benzerlik ve Yakınlık yasası), bünyesinde eksik olan parçaları bütünleştirme ve tamamlama eğilimi gösterir (Tamamlama yasası), aynı yönde giden ve hareket edenler birbiri ile ilişkili olarak algılanır (Süreklilik yasası) ve dikkati toplar, basit parçalar karmaşık parçalardan daha kolay algılanır.
- Bir dik açının ortasından çizilen 45 derecelik eksenini oluşturan bu sayede perspektifin güçlü görünmesini sağlayan teknik hangisidir?
- Cevap A-) Z ekseni
- B-) Simetrik kompozisyon
- C-) Asimetrik kompozisyon
- D-) Açık kompozisyon
- E-) Altın oran
Açıklama: “Z’’ ekseni bir dik açının ortasından çizilen 45 derecelik eksenini oluşturur. Bir tasarıya ya da kompozisyona Z ekseninin yerleştirilmesi, görsel pozisyonu üç boyutlu algı sürecine yaklaştırır, derinlik yaratır, nesneler arasındaki uzaklık ve
yakınlık ilişkisini kurulmasına yardımcı olur ve doğal olarak ön-arka ilişkisi yaratır. Önemli bir kompozisyon türüdür. Doğru cevap A’dır.
- Bir dik açının ortasından çizilen 45 derecelik eksenini oluşturan, bir tasarıya ya da kompozisyona görsel pozisyonun üç boyutlu algı sürecine yaklaşmasına sağlayan komposizyon türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Açık komposizyon
- B-) Üçgen kompozisyonu
- Cevap C-) Z ekseni kompozisyonu
- D-) Spiral kompozisyon
- E-) Elips kompozisyon
Açıklama: Z ekseni kompozisyon
- Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacağımız nokta aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Tekrar
- B-) Zıtlık
- Cevap C-) Denge ve Birlik
- D-) Hareket
- E-) Birliğe Ulaşmak
Açıklama: Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacağımız nokta denge ve birliktir. Denge tarafların ya da kuvvetlerin eşit olma hâlidir. Göz her zaman dengeyi arar. Doğada örneklerini sıklıkla gördüğümüzsimetri, denge kurmada sıklıkla başvurulan en eski yöntemlerden birisidir.
- Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacak nokta aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Denge ve birlik
- B-) Oran ve orantı
- C-) Tekrar ve ritm
- D-) Doku ve desen
- E-) Zıtlık ve uyum
Açıklama: Denge ve Birlik
- Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacağımız nokta _____________.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıdaki cümleyi en iyi şekilde tamamlar?- A-) …hareket ve değişimdir.
- B-) …uyum ve değişimdir.
- Cevap C-) …denge ve birliktir.
- D-) …zıtlık ve egemenliktir.
- E-) …hareket ve egemenliktir.
Açıklama: Denge ve Birlik: Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacağımız nokta denge ve birliktir. Denge tarafların ya da kuvvetlerin eşit olma hâlidir. Göz her zaman dengeyi arar. Doğada örneklerini sıklıkla gördüğümüz simetri, denge kurmada sıklıkla başvurulan en eski yöntemlerden birisidir. Asaleti, saygınlığı ve dürüstlüğü de simgeler. Simetride her şey karşılıklıdır. Asimetrik denge dediğimizde, daha önce bahsedilmiş olan Altın Oran, altın kesim gözün aradığı denge ölçütüdür ki ancak egemenlik ve zıtlık yoluyla oluşturulabilir. Simetrideki gibi aynı olmayan ya da birbirlerine benzemeyen ögelerin arasındaki dinamik dengedir. Birlik ya da bütünlük ancak denge kurulursa oluşturulabilir.
- Bir kompozisyonda tasarım öğelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak en son aşağıdakilerden hangisine varılabilir?
- A-) Egemenlik
- B-) Ritim
- C-) Zıtlık
- D-) Tekrar
- Cevap E-) Denge
Açıklama: Bir kompozisyonda tasarım ögelerini, tasarım ilkelerine göre kullanarak varacağımız nokta denge ve birliktir. Denge tarafların ya da kuvvetlerin eşit olma hâlidir. Göz her zaman dengeyi arar. Doğru cevap E’dir.
- Bir kompozisyonda, tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde baskın ve daha fazla bir şekilde kullanılması, hâkimiyet sağlaması, birlik kurmanın ve yaratmanın bilinen en basit ve en etkili ilkesi olan temel tasarım ilkelerinden hangisini ifade eder?
- A-) Tekrar
- B-) Hareket
- Cevap C-) Egemenlik
- D-) Denge
- E-) Ritim
Açıklama: Bir kompozisyonda, tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde baskın bir şekilde kullanılması, hâkimiyet sağlaması egemenlik ilkesinin ana kuralıdır. Tasar ögelerinin birinin o kompozisyonda daha fazla kullanılması kompozisyona canlılık katar, hareket verir, ilgiyi çeker. Birden fazla öge olunca ortaya mutlaka bir zıtlık çıkar. Egemenlik, zıtlıktan yararlanılarak tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerin de baskın bir şekilde bir kompozisyonda kullanılmasıdır. Böylece biri ya da birileri diğerlerinin üzerinde hâkimiyet kurabilir. Yani zıtlık yaratmadan egemenlik kurulamaz. Egemenlik, birlik kurmanın ve yaratmanın bilinen en basit ve en etkili ilkesidir. Doğru yanıt C’dir.
- Bir kompozisyonda, tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde
baskın bir şekilde kullanılması, hâkimiyet sağlaması hangi kompozisyon ilkesinin özelliğidir?- A-) Tekrar
- B-) Birlik
- C-) Zıtlık
- D-) Denge
- Cevap E-) Egemenlik
Açıklama: Bir kompozisyonda, tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde
baskın bir şekilde kullanılması, hâkimiyet sağlaması bu ilkenin ana kuralıdır. Tasar ögelerinin birinin o kompozisyonda daha fazla kullanılması kompozisyona canlılık katar, hareket verir, ilgiyi çeker. Doğru cevap E’dir.
- Bir kompozisyonda, tasarlanan ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde baskın bir şekilde kullanılması aşağıdakilerden hangi ilkenin kuralıdır?
- A-) Ölçü
- Cevap B-) Egemenlik
- C-) Tekrar
- D-) Zıtlık
- E-) Ritim
Açıklama: Egemenlik
- Bir nesnenin başka bir nesneyle ya da bir bütün içerisinde yer alan bir parçanın diğer parçalarla veya bütün ile karşılaştırılarak herhangi bir özelliğinin algılanmasına ne denir ?
- A-) Çizgi
- Cevap B-) Ölçü/oran
- C-) Şekil
- D-) Yön/hareket
- E-) Doku
Açıklama: Ölçü/Oran bir nesnenin başka bir nesneyle ya da bir bütün içerisinde yer alan bir parçanın diğer parçalarla veya bütün ile karşılaştırılarak herhangi bir özelliğinin algılanmasıdır. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Bir nesnenin belli ve sabit bir noktaya göre devamlı olarak durumunu ve yerini değiştirmesine ne denir?
- Cevap A-) Hareket
- B-) Doku
- C-) Oran
- D-) Şekil
- E-) Kompozisyon
Açıklama: Yön ve Hareket ögesini birlikte yorumlamak gerekir. Bir nesnenin belli ve sabit bir noktaya göre devamlı olarak durumunu ve yerini değiştirmesine hareket denir. Doğru cevap A’dır.
- Bir nesnenin fiziksel yapısına bire bir benzemese de nesnenin tanınmasını sağlayan, nesnenin dış sınırlarını belirten ve bakıldığında hemen göze çarparak algılanabilen en temel özelliklere ne denir ?
- A-) Düz çizgi
- B-) Kompozisyon
- Cevap C-) Şekil
- D-) Nokta
- E-) Tümevarım
Açıklama: Şekil (Biçim) Arnheim’e göre bir nesnenin fiziksel yapısına bire bir benzemese de nesnenin tanınmasını sağlayan, nesnenin dış sınırlarını belirten ve bakıldığında hemen göze çarparak algılanabilen en temel özelliklerdir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Bir sanatçı çalışması aracılığıyla izleyici ile iletişime geçmek için öncelikle neye dikkat etmelidir?
- A-) Renklere
- B-) Büyüklüğe
- Cevap C-) Kompozisyona
- D-) Malzemeye
- E-) Tekniğe
Açıklama: Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama kompozisyon diyoruz. Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmektir. Bu günkü yazı dilinin oluşmasından çok önce, ilkyazı
dillerinin resimsi sembollerden oluştuğunu ve sadece resimsi sembollerle sınırlı kaldığını hatırlayınız. Buna göre sanatçının dili eserindeki kompozisyon anlayışıdır. Diğer öğeler kompozisyona hizmet eder. Doğru cevap C’dir.
- Bir tasarıya ya da kompozisyona yerleştirilmesi, görsel pozisyonu üç boyutlu algı sürecine yaklaştırıp, derinlik yaratır, nesneler arasındaki uzaklık ve yakınlık ilişkisini kurulmasına yardımcı olan ve doğal olarak ön-arka ilişkisi yaratan eksen aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) F Ekseni
- B-) X Ekseni
- C-) V Ekseni
- D-) Y Ekseni
- Cevap E-) Z Ekseni
Açıklama: “Z’’ ekseni bir dik açının ortasından çizilen 45 derecelik eksenini oluşturur. Bir tasarıya ya da kompozisyona Z ekseninin yerleştirilmesi, görsel pozisyonu üç boyutlu algı sürecine yaklaştırır, derinlik yaratır, nesneler arasındaki uzaklık ve yakınlık ilişkisini kurulmasına yardımcı olur ve doğal olarak ön-arka ilişkisi yaratır. Önemli bir kompozisyon türüdür.
- Bir ulus veya toplumun, yaşama biçimlerinin, maddi ve manevi değerlerinin yani düşünsel ve sanatsal etkinliklerinin, inançlarının, bilim, teknolojilerinin tamamına ne ad verilir?
- Cevap A-) Uygarlık
- B-) İnsanlık
- C-) Kültür
- D-) Perspektif
- E-) Modernlik
Açıklama: Bir ulus veya toplumun, yaşama biçimlerinin, maddi ve manevi değerlerinin yani düşünsel ve sanatsal etkinliklerinin, inançlarının, bilim, teknolojilerinin tamamına uygarlık denir. Doğru cevap “a”dır.
- Bir ulusa ya da uluslara ait bazı kültür değerlerinin, birçok ulus tarafından benimsenerek ortak duruma gelmiş değerlerin bütününe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Perspektif
- B-) Estetik
- Cevap C-) Uygarlık
- D-) Bilgi
- E-) Kompozisyon
Açıklama: Uygarlık ya da medeniyet kavramı, bir ulus veya toplumun, yaşama biçimlerinin, maddi ve manevi değerlerinin yani düşünsel ve sanatsal etkinliklerinin, inançlarının, bilim, teknolojilerinin tamamını kavrar. Uygarlık, bir ulusa ya da uluslara ait bazı kültür değerlerinin, birçok ulus tarafından benimsenerek ortak duruma gelmiş değerlerin bü- tününe verilen addır.
- Birlik kurmanın en basit ve etkili ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Egemenlik
- B-) Zıtlık
- C-) Simetri
- D-) Asimetrik denge
- E-) Tekrar
Açıklama: Kompozisyonda bütünlük kurma yolları önce zıtlık- tekrar ve egemenlikten birinin kullanılmasıyla dengeye varılacak kurulan denge sayesinde birlik oluşturulacak ve bütünlük sağlanacaktır. Egemenlik, birlik kurmanın ve yaratmanın bilinen en basit ve en etkili ilkesidir.
- Daha önce denenerek doğruluğu kabul edilmiş, tartışmaya açık olmayan, uyulması gereken ana kurallar yani prensipler demek olan ve insanların hem uygulamalı çalışmalarında hem de kuramsal çalışmalarında titizlikle uyulduğunda istenen sonuca varmada onlara yol gösteren kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Plan
- Cevap B-) İlke
- C-) Şekil
- D-) Program
- E-) Sembol
Açıklama: İlke daha önce denenerek doğruluğu kabul edilmiş, tartışmaya açık olmayan, uyulması gereken ana kurallar yani prensipler demektir. İnsanların hem uygulamalı çalışmalarında hem de kuramsal çalışmalarında titizlikle uyulduğunda istenen sonuca varmada onlara yol gösteren köşe taşlarıdır. Tasarım ilkelerindeki esas amaç tasarıdaki uyumu, birliği sağlamak, görsel ilgiyi ve anlamını pekiştirmektir.
- Doğada birçok canlı ve cansız varlıkların yapılarında görülen ve onların parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllardır sanat ve diğer bilim alanlarında kullanılagelen, uyum açısından en etkileyici boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal ölçü bağlantısı hangisidir?
- A-) Oran-orantı
- B-) Denge
- C-) Komposizyon
- Cevap D-) Altın oran
- E-) Ölçü
Açıklama: Altın oran
- Doğada birçok canlı ve cansız varlıkların yapılarında görülen ve onların parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllardır sanat ve diğer bilim alanlarında kullanılagelen, uyum açısından en etkileyici boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal ölçü bağlantısı nedir?
- A-) Pisagor Teoremi
- B-) Fibonacci Değeri
- Cevap C-) Altın Oran
- D-) Euclid Elementleri
- E-) Mükemmel Değer
Açıklama: “Altın oran” doğada birçok canlı ve cansız varlıkların yapılarında görülen ve onların parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllardır sanat ve diğer bilim alanlarında kullanılagelen, uyum açısından en etkileyici boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal bir ölçü bağlantısıdır. Antikite’den beri kompozisyon kurgulamalarında kullanılagelmektedir. MÖ 300’lü yıllarda bile eski Yunan ve Mısır uygarlıklarında kullanılan ancak milattan sonra 1201 yılında Fibonacci’nin yazmış olduğu bir kitapla ünlenen ve yayılan bir sayı dizisidir. Fibonacci Sayıları: 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144 diye uzar gider. Dizide de görüldüğü gibi, birden sonraki herhangi bir sayıyı ele aldığımızda o sayının sol tarafındaki iki sayının toplamı olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu sayı dizisinin önemli bir özelliği de dizideki 13. sıradaki sonraki sayıdan sonra yer alan bütün sayılar kendinden önceki sayıya böldüğünüzde ortaya çıkan rakam 1,618 dir. İşte bu sayı “altın oran” olarak adlandırılır. Kompozisyon türleri konusunda önemi daha detaylı ele alınacaktır.
- Düzenli bir tekrara dayanarak hareketi başlatan, sürdüren, birleştirici ve uyum sağlayıcı bir öge olan, ve bireyin algılamasına kolaylık sağlar. Renk, ton
değeri, doku, çizgi, biçim öğelerin bir düzen içerisinde birbiriyle ilişkilerini sağlayan, ön-arka ilişkisi kurduran, kompozisyon elemanı aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Ritim
- B-) Tekrar
- C-) Zıtlık
- D-) Egemenlik
- E-) Birlik
Açıklama: Ritim tekrardan oluşur, Hareket tekrardan oluşur, birliğe ulaşmak için tekrardan yararlanılır.Eğer bir düzen veya yapı içerisinde tek bir öge yinelenirse (aralıklı ya da aralıksız) tekrar, birden fazla öge bir arada belirli aralıklarla yinelenirse ritim oluşturmuş oluruz. Buna göre doğru cevap A’dır.
- Geleceğin cahilinin okuma yazma bilmeyen değil, bilgiye nasıl erişilebileceğini bilmeyenin olduğunu söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ted Cobun
- B-) Barbara Tuchman
- C-) Jean Rudel
- Cevap D-) Elvin Toffler
- E-) Paul Martin Lester
Açıklama: Günümüzde bilgiye ulaşmada öğrenenin, edindiği bilgileri analiz ve sentez etmesi gerektiği için, gelişen ve değişen okuryazarlık becerilerinin de edinilme zorunluluğu ortadadır. ‘Geleceğin cahili, okuma yazma bilmeyen değil bilgiye nasıl erişilebileceğini bilmeyendir’ düşüncesi Elvin Toffler’a aittir. Doğru yanıt D’dir.
- Geniş, açık ve aydınlık yüzeyler/ alanlar, benzer ölçüde tekrarlanan ögeler sıcak-soğuk renk zıtlıkları, doku zıtlıkları ve zıtlığın kendisi kompozisyonda figürden daha çok ve geniş yer kaplayarak ____________ yaratırlar.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıdaki cümleyi en iyi şekilde tamamlar?- A-) görsel algılamada belirliliği
- B-) uzaklık ve derinlik etkisi
- Cevap C-) fon/zemin etkisi
- D-) şekil/zaman arasındaki faklılığı
- E-) bütünleştirme ve tamamlama
Açıklama: Geniş, açık ve aydınlık yüzeyler/ alanlar, benzer ölçüde tekrarlanan ögeler sıcak-soğuk renk zıtlıkları, doku zıtlıkları ve zıtlığın kendisi kompozisyonda figürden daha çok ve geniş yer kaplayarak Fon / Zemin etkisi yaratırlar.
- Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama ne denir?
- A-) Modernizm
- Cevap B-) Kompozisyon
- C-) Anlama
- D-) Perspektif
- E-) Görsellik
Açıklama: Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama kompozisyon denir. Doğru cevap “b”dir.
- Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Hareket
- Cevap B-) Kompozisyon
- C-) Tekrar
- D-) Zıtlık
- E-) Denge ve Birlik
Açıklama: Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama kompozisyon diyoruz. Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmektir.
- Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiç bir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyon türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kapalı kompozisyon
- B-) Açık kompozisyon
- Cevap C-) Serbest kompozisyon
- D-) Simetrik kompozisyon
- E-) Asimetrik kompozisyon
Açıklama: Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiç bir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyon türü serbest kompozisyondur. Doğru cevap “c”dir.
- Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Simetrik kompozisyon
- B-) Açık kompozisyon
- Cevap C-) Serbest kompozisyon
- D-) Üçgen kompozisyon
- E-) Spiral Kompozisyon
Açıklama: Serbest kompozisyon ise günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımıdır.
- Görsel bir algılama için temel şart nedir?
- A-) Gölge
- B-) Doku
- C-) İletişim
- D-) Renk
- Cevap E-) Işık
Açıklama: Kızılötesi, Mor ötesi, Gama ışınları, X ışınları, Mikro dalgalar ve Radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalardan biri olan Görünür ışık, saniyede 300.000 km hızla yayılan bir enerji türüdür ve görsel algılamanın temel ögesidir. Öyle ki görsel bir algılamada ışık varsa algılama olur, yoksa algıda yoktur. Bir cisme çarparak yansıyan ya da kırılan ışıktaki ton farklılıkları o cismin fiziksel özellikleri (kalınlık, saydamlık, yoğunluk vb.) ile yakından ilgilidir. Işığın geliş açısına, şiddetine ve dalga boyuna bağlı olarak nesneler üzerlerindeki bu ışık farklılığından dolayı belirgin bir lekenin (Koyu ton, Orta ton ve Açık ton,) ton değeri egemenliği altında görülürler. Bu da bizim o nesneleri önde, arkada olarak algılamamıza neden olur. Aslında doğada bulunan her nesnenin bir mekân (fon) içerisinde yer aldığını düşünürsek, o nesne ışıkla figüre dönüşür (öne çıkar) gölgeyle de mekâna (fona) bağlanır (geriye gider).
- Görsel bir ögenin kompozisyonu oluşturulurken kurguda egemenliğin sağlanabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin varlığı olamak zorundadır?
- Cevap A-) Zıtlık
- B-) Renk
- C-) Çizgi
- D-) Simetri
- E-) Nokta
Açıklama: Bir kompozisyonda, tasar ögelerinin birinin ya da bir grubun diğerleri üzerinde baskın bir şekilde kullanılması, hâkimiyet sağlaması bu ilkenin ana kuralıdır. Tasar ögelerinin birinin o kompozisyonda daha fazla kullanılması kompozisyona canlılık katar, hareket verir, ilgiyi çeker. Birden fazla öge olunca ortaya mutlaka bir zıtlık çıkar. Böylece biri ya da birileri diğerlerinin üzerinde hâkimiyet kurabilir. Yani zıtlık yaratmadan egemenlik kurulamaz. Doğru cevap A’dır.
- Görsel göstergebilim ve görsel algılama ile ilişkili araştırmacıların görsel anlatı dizgesinin algılanışında saptadıkları temel ögeler aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
- Cevap A-) Sınır çizgisi, fon, doku
- B-) Ağırlık, doku, renk,
- C-) Renk, doku, hacim
- D-) İmge, renk, doku
- E-) Simge, ağırlık, renk
Açıklama: Görsel göstergebilim ve görsel algılama ile ilişkili araştırmacılar çoğu görsel
anlatı dizgesinin algılanışında temel ögeleri şöyle saptarlar: Sınır çizgisi, Fon(düzlem), Figür (biçim), Doku ve Renk. Doğal ortamında bütünden ayrı ve
tek tek göremediğimiz bu Görsel göstergeler (Plastik ve İkonik göstergeler) ayrı ayrı ya da ikisi birden tek bir bütünde karşımıza çıkabilirler.
- Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama ne denir?
- Cevap A-) Kompozisyon
- B-) Perspektif
- C-) Estetik
- D-) Sanat
- E-) Niteliksel
Açıklama: Görsel sanatların kendi dilinde, dil bilgisindeki söz dizimine denk düşen ve onu karşılayan kavrama kompozisyon diyoruz.
- Görsel özelliği olan iletişim araçlarının bize kazandırdığı en büyük avantaj hangisidir?
- A-) Estetik anlayış
- Cevap B-) Hız
- C-) İletişim
- D-) Ekonomik katkı
- E-) İnanç
Açıklama: İnsanoğlunun geliştirdiği iletişim araçları arasında en güçlü etkiyi görsel iletişim araçları yapar. Güçlü bir şekilde hemen etkiler. Görsel özelliği olan iletişim araçlarının bize kazandırdığı en büyük avantaj “hız’’ kavramıdır diyebiliriz. Konuşma dili, yazma dili gibi bir dil olarak ele alındığında, görsel iletişim araçları diğerlerinden şu farklılığı ile ön plana çıkar. Konuşma dilinde ya da yazma dilinde bir anlatının olabilmesi ya da algılanabilmesi belirli bir sürece (zaman) bağlıdır. Heceleri, sözcükleri ya da sesleri birbirlerine pekiştire pekiştire ardışık bir biçimde bağlayarak, tümcenin tamamlanması ve sonucunda bir algılamanın olmasına karşın, görsel iletişim aracı kullanan sanat
dilinde bu algılama, aynı anda (eş zamanda) ögelerin tümünü birbirleriyle ilişkileri içerisinde bir bütün olarak ve birden olur. İnsanların görsel bilgiyi, yazılı bilgiye göre 60.000 kez daha hızlı işlediği yönündeki bulguları olan bir araştırma (3M Corporation Research, 2001) bunu destekler niteliktedir. Doğru cevap B’dir.
- Görsel özelliği olan iletişim araçlarının bize kazandırdığı en büyük avantaj nedir?
- Cevap A-) Hız
- B-) Bilgi
- C-) Güç
- D-) İletişim
- E-) Estetik
Açıklama: Konuşma dilinde ya da yazma dilinde bir anlatının olabilmesi ya da algılanabilmesi belirli bir sürece (zaman) bağlıdır. Heceleri, sözcükleri ya da sesleri birbirlerine pekiştire pekiştire ardışık bir biçimde bağlayarak, tümcenin tamamlanması ve sonucunda bir algılamanın olmasına karşın, görsel iletişim aracı kullanan sanat dilinde bu algılama, aynı anda (eş zamanda) ögelerin tümünü birbirleriyle ilişkileri içerisinde bir bütün olarak ve birden olur. İnsanların görsel bilgiyi, yazılı bilgiye göre 60.000 kez daha hızlı işlediği yönündeki bulguları olan bir araştırma (3M Corporation Research, 2001) bunu destekler niteliktedir. Doğru cevap A’dır.
- Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen kompozisyon aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Elips kompozisyon
- B-) Daire kompozisyon
- C-) Spiral kompozisyon
- D-) Üçgen kompozisyon
- Cevap E-) Serbest kompozisyon
Açıklama: Serbest kompozisyon
- Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan en uygun kompozisyon türü hangisidir?
- A-) Simetrik
- B-) Açık
- C-) Asimetrik
- D-) Kapalı
- Cevap E-) Serbest
Açıklama: Serbest kompozisyon ise günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımıdır. Doğru cevap E’dir.
- Günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonlar hangi tür kompozisyon olarak tanımlanır?
- A-) Açık kompozisyon
- B-) Z eksenli kompozisyon
- C-) Yıldız kompozisyon
- D-) Merkezi kompozisyon
- Cevap E-) Serbest kompozisyon
Açıklama: Serbest kompozisyon günümüz yaşam biçimine ve postmodern dünya görüşüne uygun düşen, hiçbir kural kabul etmeyen, tanımayan, uymayan kompozisyonların tanımıdır. Doğru yanıt E’dir.
- Günümüzde artık tamamen olmasa da sanat ve zanaat arasındaki farklılıklar giderek önemini yitirmiştir. Buna karşın hangi ekolün getirmiş olduğu ilke ve yöntemler dünyadaki birçok ülkenin endüstriyel tasarım ve sanatsal tasarım alanlarında geliştirilerek kullanılmaya devam etmektedir?
- A-) Batteux
- B-) Art and Craft
- Cevap C-) Bauhaus
- D-) Cobun
- E-) Toffler
Açıklama: 20.yüzyılın başlarında da Bauhaus; Art and Craft’a benzer iddialarla kurulmuş ve tüm sanat dallarını bir bütün olarak ele alarak, tasarımda belli ilke ve yöntemler geliştirerek, her zaman geçerli olacak görsel bir dile ulaşmak ve bunların tümünü, endüstri ile sanatın iş birliğini kurmak amacıyla eğitim-öğretimini planlamıştır. Günümüzde artık tamamen olmasa da sanat ve zanaat arasındaki farklılıklar giderek önemini yitirmiştir. Buna karşın Bauhaus’un getirmiş olduğu ilke ve yöntemler dünyadaki birçok ülkenin endüstriyel tasarım ve sanatsal tasarım alanlarında geliştirilerek kullanılmaya devam etmektedir. Doğru cevap C’dir.
- Günümüzde görsel iletişim araçlarının bize kattığı en büyük avantaj nedir?
- A-) Dil becerisi
- B-) Görsel hafıza
- Cevap C-) Eş zamanlılık
- D-) İletişim becerisi
- E-) Okuryazarlık
Açıklama: İnsanoğlunun geliştirdiği iletişim araçları arasında en güçlü etkiyi görsel iletişim araçları yapar. Güçlü bir şekilde hemen etkiler. Görsel özelliği olan iletişim araçlarının bize kazandırdığı en büyük avantaj “hız’’ kavramıdır diyebiliriz. Konuşma dili, yazma dili gibi bir dil olarak ele alındığında, görsel iletişim araçları diğerlerinden şu farklılığ ile ön plana çıkar. Konuşma dilinde ya da yazma dilinde bir anlatının olabilmesi ya da algılanabilmesi belirli bir sürece (zaman) bağlıdır. Fakat görsel iletişim araçlarının algısı zamana bağlı değildir. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Hareketsiz, sakin bir yapıya sahiptir. Bu özelliği ile göz hareketini kontrol ederek onu bakması gereken alana doğru yönlendirir, dikkati toplar, odaklar.
Yukarıda özellikleri verilen öğe kompozisyonun temel tasarım öğelerinden hangisidir?- A-) Çizgi
- B-) Doku
- Cevap C-) Nokta
- D-) Renk
- E-) Oran
Açıklama: Hareketsiz, sakin bir yapıya sahiptir. Bu özelliği ile göz hareketini kontrol ederek onu bakması gereken alana doğru yönlendirir, dikkati toplar, odaklar.
Yukarıda özellikleri verilen öğe kompozisyonun temel öğelerinden nokta’dır. Doğru cevap “c”dir.
- Hareketsiz, sakin bir yapıya sahiptir. ……………. bu özelliği ile göz hareketini kontrol ederek onu bakması gereken alana doğru yönlendirir, dikkati toplar, odaklar. Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A-) Şekil
- B-) çizgi
- C-) gölge
- Cevap D-) Nokta
- E-) Sembol
Açıklama: Nokta (benek) hareketsiz, sakin bir yapıya sahiptir. Nokta bu özelliği ile göz hareketini kontrol ederek onu bakması gereken alana doğru yönlendirir, dikkati toplar, odaklar.
- Herhangi bir nesnenin yapısında ya da bir tasarımda bir ögenin aynen veya çok yakın değerde birden fazla sayıda var olması ………….. oluşturur. Birbirleriyle eşdeğer olan parçaların bir düzen içerisinde bir sıra oluşturarak birbirleriyle ilişkili yer almaları ……………… ‘ın ana özelliğidir. Doğa’nın özünde …………. zaten vardır.
Yukarıda boşluklara gelmesi gereken kompozisyonun temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Zıtlık
- B-) Birlik
- C-) Görsellik
- D-) Ahenk
- Cevap E-) Tekrar
Açıklama: Herhangi bir nesnenin yapısında ya da bir tasarımda bir ögenin aynen veya çok yakın değerde birden fazla sayıda var olması ………….. oluşturur. Birbirleriyle eşdeğer olan parçaların bir düzen içerisinde bir sıra oluşturarak birbirleriyle ilişkili yer almaları ……………… ‘ın ana özelliğidir. Doğa’nın özünde …………. zaten vardır.
Yukarıda boşluklara gelmesi gereken kompozisyonun temel ilkesi tekrar’dır. Doğru cevap “e”dir.
- Herhangi bir renkten bahsederken o rengin üç değişken özelliğinden de bahsetmek gerekmektedir. Bunlar o rengin cinsi, değeri ve kromasıdır. Aşağıdakilerden hangisi kromasız bir renktir?
- A-) Mavi
- Cevap B-) Beyaz
- C-) Yeşil
- D-) Kırmızı
- E-) Sarı
Açıklama: Herhangi bir renkten bahsediyorsak biz o rengin üç değişken özelliğinden de bahsetmemiz gerekir. Bunlardan birincisi o rengin türüdür (cinsi) sarı, kırmızı, mavi gibi. İkinci değişken özelliği o rengin değeridir yani her rengin algılamada siyahla beyaz arasında bulunan bir ton değeri vardır. Örneğin; kırmızı ve yeşil gri değerdedir, sarı beyaza mor ise siyaha yakın bir gri değerdedir. Üçüncü değişken özelliği ise ‘chroma’ yani yoğunluğudur. Herhangi bir renk içerisine başka bir renk almadığı sürece o renk kroması yüksek durumdadır ama içine başka renkler karışarak griye yaklaştıkça kroması düşer. Gri, Siyah ve Beyaz sıfır kromalı yani kromasız renklerdir. Doğru cevap B Şıkkıdır.
- Herhangi bir zamanda ve yerde, insanlar tarafından üretilmiş olan bir yapıt üç temel özelliğiyle var olmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biridir?
- A-) Toplumsallık
- Cevap B-) Bireysellik
- C-) Kompozisyon
- D-) Hayat hikayeleri
- E-) Sanat Ruhu
Açıklama: Herhangi bir zamanda ve yerde, insanlar tarafından üretilmiş olan bir yapıt üç temel özelliğiyle var olmaktadır. Bunlar ‘Bireysellik’ ‘Zaman’ ve ‘Evrensellik’ ölçüt özellikleridir. Bireysellik, bireyi ve yapıtını aynı çağda yaşadığı diğer insanlardan ayıran özellikleridir. Zaman, bireyi ve yapıtı çağdaşlarıyla bütünleştirirken, kendinden önce yaşamış atalarından ve gelecekte yaşayacak olanlardan ayıran özelliktir. Evrensellik özelliği ise, yapıt hangi zamanda ve kim tarafından üretilirse üretsin sonuçta yapıt, bir insanlık ürünüdür ve bir kültür ürünü olarak tarihte yerini almış ya da alacaktır.
- I. Doğal
II. Pürüzlü
III. Yapay
IV. Keskin uçlu
V. Girintili çıkıntılı
Yukarıda verilen doku özelliklerden hangileri nesneleri bulundukları yerden daha yakınmış gibi algılamamıza neden olur?- A-) I-II
- B-) III-IV
- Cevap C-) II-IV-V
- D-) I-III-IV
- E-) III-V
Açıklama: Dokuları fiziksel özelliklerine göre, iç ve dış, doğal ve yapay dokular olarak gruplayabiliriz, ama görsel algılama açısından bizde hissettikleri duygulara göre yumuşak, orta ve sert doku olarak tanımlarız. Pürüzlü, keskin uçlu, girintili -çıkıntılı olan sert dokular bize bulundukları yerlerden daha yakındaymış gibi algılanırken, pürüzsüz, düz ve keskin ucu olmayan yumuşak dokular, oldukları yerden çok daha uzakta gibi algılanırlar. Doğru cevap C şıkkıdır.
- I. Etkili çevre
II. Örtme
III. Saydamlık
IV. Ölçü derecelemesi
V. Ton derecelemesi
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkelerdir?- A-) Yalnız I.
- B-) I. ve II.
- C-) I. II. ve III.
- D-) I. II. III. ve IV.
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: I. Etkili çevre
II. Örtme
III. Saydamlık
IV. Ölçü derecelemesi
V. Ton derecelemesi
Yukarıdakilerden hepsi uzaklık ve derinlik algısı yaratmada kullanılan ilkelerdendir. Doğru cevap “e”dir.
- I. Serbest
II. Spiral
III. Daire
IV. Z ekseni
V. Altın oran
Yukarıdakilerden hangisi asimetrik kompozisyon türevlerindendir?- A-) II-V
- B-) I-IV
- Cevap C-) IV-V
- D-) II-III
- E-) I-III
Açıklama: Bir fotoğraf çekiminde gökyüzü 8 yeryüzü 5 birim olarak planlanırsa (tıpkı Romantizim akımına bağlı resimlerde, insanoğlunun zayıf/cılız bir varlık buna karşın doğanın çok güçlü olduğunun vurgulanması için) yapılan bu kompozisyon türüne açık/asimetrik kompozisyon, yararlanılan ilkeye ise altın kesim oranı denir.Bir tasarıya ya da kompozisyona Z ekseninin yerleştirilmesi, görsel pozisyonu üç boyutlu algı sürecine yaklaştırır, derinlik yaratır, nesneler arasındaki uzaklık ve yakınlık ilişkisini kurulmasına yardımcı olur ve doğal olarak ön-arka ilişkisi yaratır. Üçgen, spiral, daire, dörtgen, elips, kompozisyon türleri, simetrik kompozisyonunun türevleridir. Doğru cevap C şıkkıdır.
- I. Tekrar
II. Hareket
III. Zıtlık
IV. Egemenlik
Yukarıdakilerden hangileri, kompozisyon oluşturmanın temel ilkeleridir?- A-) I ve II
- B-) I ve III
- C-) I, II ve III
- Cevap D-) I, III ve IV
- E-) Hepsi
Açıklama: Tasarım ilkelerindeki esas amaç tasarıdaki uyumu, birliği sağlamak, görsel ilgiyi ve anlamını pekiştirmektir. Bauhaus öğretilerine göre temel tasarım ilkelerini tekrar, zıtlık ve egemenlik adı altında üç ana başlık da toplayabiliriz.
- I.Ögelerin iyi devamlılığı
II.Çevre çizgisinin kapanması
III. Ögelerin birbiriyle bağıntılı olması
IV. Simetri
Yukarıda sıralanan özellikler, görsel algılamada belirliliği sağlayan hangi ilkeye bağlıdır?- A-) Benzerlik
- B-) Yakınlık
- Cevap C-) Ayırıcı nitelik
- D-) Saydamlık
- E-) Tamamlama
Açıklama: Yakınlık, Benzerlik, Saydamlık ve Ayırıcı nitelik görsel algılamada belirliliği sağlayan ilkelerdir. Bunlar sayesinde figür elde etmek kolaylaşır. Ögelerin iyi devamlılığı, çevre çizgisinin kapanması, ögelerin birbirleriyle bağıntılı olması ve simetri Ayırıcı bir nitelik oluşturmada önemli dört ipucudur. Doğru cevap C şıkkıdır.
- Işıklı bir yerde, ışığın saydam olmayan bir cisim tarafından engellenmesi ile oluşan karanlığa ne ad verilir?
- Cevap A-) Gölge
- B-) Çizgi
- C-) Şekil
- D-) Nokta
- E-) Sembol
Açıklama: Işıklı bir yerde, ışığın saydam olmayan bir cisim tarafından engellenmesi ile oluşan karanlığa gölge denir. Gölge kavramı, Açık- koyu, Sert- yumuşak olarak iki ana grupta algılanır ve ele alınır.
- Komposizyon kavramıyla ilgili, aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
- A-) Kompozisyon, sanatsal bir çalışmada parçaların bir bütün içinde bir düzene bağlı olarak bir araya getirilmesi ve uyum sağlanmasıdır.
- B-) Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmektir.
- C-) Kompozisyonun bir bildirimde bulunabilmesi için, birbirinden farklılık ya da benzerlik gösteren yapısal parçaların olması gerekir.
- D-) Komposizyonu oluşturan parçaların birbirleriyle etkileşim içinde olması gerekir.
- Cevap E-) Kompozisyonu oluşturan parçaların bir düzensizlik içinde bir bütüne ulaşması beklenir.
Açıklama: Kompozisyon, sanatsal bir çalışmada parçaların bir bütün içinde bir düzene bağlı olarak bir araya getirilmesi ve uyum sağlanmasıdır.Amacı, bir iletişim için bildirimde bulunma işlevini yerine getirmektir. Kompozisyonun bir bildirimde bulunabilmesi için, birbirinden farklılık ya da benzerlik gösteren yapı- sal parçaların olması, birbirleriyle etkileşiminin olması ve belirli bir düzen içerisinde bir bütünlüğe ulaşması gerekir.
- Kompozisyon için aşağıdakilerden hangisi doğru olmaz?
- A-) Bir iletişim için bildirimde bulunmaktır.
- B-) Yazılı kültürün dil bilgisi ve söz dizimi kavramların görsel sanatlardaki karşılığıdır.
- C-) Görsel sanatlarda kompozisyonun kesin ve belirli kuralı bulunmamaktadır.
- D-) Sınır çizgisi, Fon(düzlem), Figür (biçim), Doku ve Renk temel ögelerini oluşturmaktadır.
- Cevap E-) Görsel sanatlarda tek bir kompozisyondan söz edilebilir.
Açıklama: Görsel sanatlarda tek bir kompozisyon olma durumu söz konusu değildir. Birçok kompozisyon türü vardır.
- Kompozisyon türlerinden simetrik kompozisyonla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- Cevap A-) Tüm hikaye izleyicinin düş gücüne bırakılmıştır.
- B-) Bir diğer adı kapalı kompozisyondur.
- C-) Anlatılmak istenen, gereksiz detaylardan arındırılır.
- D-) Orta Çağ’da önemli bir rol oynamıştır.
- E-) Anlatılmak istenen merkezi bir şekilde alana yerleştirilir.
Açıklama: Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır. Yani anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezî bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur. Bu tür kompozisyonların diğer bir adı kapalı kompozisyondur. Bütün hikâye kapalı olan alan (düzlem) içerisinde yaşanır ve biter, dışarı ile bir bağlantı yoktur, kurulamaz. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Jean Rudel
- B-) Michelangelo
- C-) Charles Batteux
- D-) Paul Martin Lester,
- E-) Elvin Toffler
Açıklama: Kompozisyonun bugünkü tanım ve işlevini ele alan Jean Rudel’ e göre kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlar.
- Kompozisyona ilişkin verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlanabilir.
II. Kompozisyon, yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütünden nasıl ayrıştıklarını belirleme, parçaların birbirlerinden bağımsız varlığı için bir araya getirilmelerini ölçütleme kriteri olarak tanımlanır.
III. Görüntüyü düzenleyeceğimiz yüzey parçası içerisine alacağımız tüm ögeleri, önem sırasına göre belirli bir düzene göre yerleştirme düzenine kompozisyon denir.
IV. Kompozisyonun esas işlevi, bir iletişim için bildirimde bulunmaktır. Çünkü sanatsal bir ürün, ancak bir anlatım ile varlığını kazanabilen iletişim aracıdır.
V. Yazılı kültürün dil ve sözlem kavramların görsel sanatlardaki karşılığı kompozisyondur.- A-) I, II, III, IV, V
- B-) II, III, IV, V
- C-) II, V
- D-) I, III, IV
- Cevap E-) I, III, IV, V
Açıklama: Kompozisyonun bugünkü tanım ve işlevini ele alan Jean Rudel’ e göre kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlar. Kompozisyonun esas işlevi, bir iletişim için bildirimde bulunmaktır. Çünkü sanatsal bir ürün, ancak bir anlatım ile varlığını kazanabilen iletişim aracıdır. Yazılı kültürün dil bilgisi ve söz dizimi kavramların görsel sanatlardaki karşılığı kompozisyondur.
Gördüklerimiz arasında bir önem sıralaması yapmayız ama eğer bir yüzey organizasyonu için düzenleme yapacaksak (yönetmen, ressam, fotoğraf sanatçısı, mimar olarak), görüntüyü düzenleyeceğimiz yüzey parçası içerisine alacağımız tüm ögeleri, önem sırasına göre belirli bir düzene göre yerleştirmek durumundadır. ‘’Kompozisyon’’ bu düzenlemenin adıdır. Bir kompozisyon (Yüzey organizasyonu) oluşturarak bir bildirimde bulunabilmek için; Birbirinden çeşitli yönlerden farklılık ya da benzerlik gösteren bütünün temsilcisi yapısal parçaların olması, bu yapısal parçaları oluşturan öğelerin birbirleriyle etkileşimini (parçadaki herhangi bir değişim bütünü de değiştirir) belirleyecek belirli bir düzenin olması ve tüm bunların sonucunda bir bütünlüğe ulaşılması gerekir.
- Kompozisyonda form kaç boyutluğu tanımlar ?
- A-) 2
- B-) 5
- C-) 1
- D-) 4
- Cevap E-) 3
Açıklama: Kompozsiyonda şekil iki boyutluluğu (en-boy) Form üç boyutluğu (en-boy-yükseklik) tanımlar. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Kompozisyonda yön belirleyen algısal etkiye sahip eleman aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nokta
- Cevap B-) Çizgi
- C-) Ölçü
- D-) Oran
- E-) Şekil
Açıklama: Çizgi temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilmektedir. Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır. Doğru cevap B’dir.
- Kompozsiyonda kesinlik belirtisi olup ama aynı zamanda da ufuk belirleyicisi olarak serinlik ve sessizliği de simgeleyen çizgi türü aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Dikey çizgi
- B-) Eğri çizgi
- C-) Zikzak çizgi
- Cevap D-) Düz çizgi
- E-) Kesik çizgi
Açıklama: Kompozsiyonda düz çizgi kesinlik belirtisidir ama aynı zamanda da ufuk belirleyicisi olarak serinlik ve sessizliği de simgeler. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Maddelerden hangileri herhangi bir zamanda ve yerde, insanlar tarafından üretilmiş olan bir yapıtı var eden ortak temel özelliklerdendir?
I. Bireysellik II. Renk III. Zaman
IV. Hareket V. Malzeme VI. Evrensellik- A-) II, VI
- Cevap B-) I, III, VI
- C-) II, V, VI
- D-) I, II, III, IV
- E-) I, II, III, IV, V, VI
Açıklama: Herhangi bir zamanda ve yerde, insanlar tarafından üretilmiş olan bir yapıt üç temel özelliğiyle var olmaktadır. Bunlar ‘Bireysellik’ ‘Zaman’ ve ‘Evrensellik’ ölçüt özellikleridir. Bireysellik, bireyi ve yapıtını aynı çağda yaşadığı diğer insanlardan ayıran özellikleridir. Zaman, bireyi ve yapıtı çağdaşlarıyla bütünleştirirken, kendinden önce yaşamış atalarından ve gelecekte yaşayacak olanlardan ayıran özelliktir. Evrensellik özelliği ise, yapıt hangi zamanda ve kim tarafından üretilirse üretsin sonuçta yapıt, bir insanlık ürünüdür ve bir kültür ürünü olarak tarihte yerini almış ya da alacaktır.
- Metne göre boş bırakılan yer seçeneklerden hangisi ile uygun şekilde tamamlanabilir?
“Elvin Toffler diyor ki; geleceğin cahili, okuma yazma bilmeyen değil ………………………………………dır. Günümüzde bilgiye ulaşmada öğrenenin, edindiği bilgileri analiz ve sentez etmesi gerektiği için, gelişen ve değişen okuryazarlık becerilerinin de edinilme zorunluluğu ortadadır. 1983 yılındaki ABD’nin nüfus dairesinin istatistiklerine göre, Amerikalıların %99’u okuryazar sayılmasına rağmen, pek çok uzman her beş yetişkinden birinin (%20) uygulamada, (çağdaş kültürün gerektirdiği bilgi eksiklerinden ötürü, teknoloji okuryazarlığı eksikliği gibi) okuma yazma bilmeyenler grubuna katıldığını belirtilmiştir.”- Cevap A-) Bilgiye nasıl erişilebileceğini bilmeyen
- B-) Maddi imkanları olmayan
- C-) Farklı dil ve lehçeleri bilmeyen
- D-) Yüksek öğrenimini tamamlamayan
- E-) Bir gruba üye olmayan
Açıklama: “Elvin Toffler diyor ki; geleceğin cahili, okuma yazma bilmeyen değil bilgiye nasıl erişilebileceğini bilmeyendir. Günümüzde bilgiye ulaşmada öğrenenin, edindiği bilgileri analiz ve sentez etmesi gerektiği için, gelişen ve değişen okuryazarlık becerilerinin de edinilme zorunluluğu ortadadır. 1983 yılındaki ABD’nin nüfus dairesinin istatistiklerine göre, Amerikalıların %99’u okuryazar sayılmasına rağmen, pek çok uzman her beş yetişkinden birinin (%20) uygulamada, (çağdaş kültürün gerektirdiği bilgi eksiklerinden ötürü, teknoloji okuryazarlığı eksikliği gibi) okuma yazma bilmeyenler grubuna katıldığını belirtilmiştir.”
- Metne göre boş bırakılan yere seçeneklerden hangisinde uygun terimler sırasıyla verilmiştir?
“…………………x1…………………….. kavramı, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanır. ……………………x2……………………….. kavramı da özne ile nesne arasında var olan belirli bir anlaşma olarak ele alınır. Görülüyor ki ……………………..x1……………….. ile ……………….x2……………………. kavramlarının her ikisi de özne ile nesne arasındaki alışverişe, ilişkiye dayanmaktadır. ………………..x2…………..nin ………………………..x1…………………..den farkı ise, öznenin istediği niteliksel özellik ve ilişki türünü içeren anlaşmanın aranmasıdır. Sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede de bu iki yöntem kullanılagelmiştir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede önemsenmesi gereken, istendik niteliksel özelliklerin ve ilişki türlerinin var olması gerektiğidir.”- Cevap A-) Bilgi – Düzen
- B-) İletişim – Bilgi
- C-) Düzen – Bilgi
- D-) Düzen – iletişim
- E-) Alışveriş – İletişim
Açıklama: Bilgi kavramı, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanır. Düzen ya da düzenleme kavramı da özne ile nesne arasında var olan belirli bir anlaşma olarak ele alınır. Görülüyor ki bilgi ile düzen kavramlarının her ikisi de özne ile nesne arasındaki alışverişe, ilişkiye dayanmaktadır. Düzenin bilgiden farkı ise, öznenin istediği niteliksel özellik ve ilişki türünü içeren anlaşmanın aranmasıdır. Başlangıçtan günümüze kadar kullanılagelen bilgiye ulaşma ya da bilgi edinme yöntemleri bilindiği üzere tümdengelim ve tümevarım yöntemleridir. Sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede de bu iki yöntem kullanılagelmiştir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede önemsenmesi gereken, istendik niteliksel özelliklerin ve ilişki türlerinin var olması gerektiğidir.
- MÖ 5. yüzyılda perspektif üzerine temel bir kitap yazan yunan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aetion
- B-) Apelles
- Cevap C-) Agatharchus
- D-) Oltos
- E-) Parrhasius
Açıklama: MÖ 5. yüzyılda Agatharchus perspektif üzerine temel bir kitap yazmıştı.
- Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere verilen ad hangisidir?
- A-) Çizgi
- Cevap B-) Doku
- C-) Nokta
- D-) Yön
- E-) Hareket
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir ve doğanın en temel yapısal özellik- lerinden birisidir. Her nesnenin kendine özgü bir dokusu vardır ve bu doku görsel algılama da o nesneyi diğer nesnelerden ayırmamızı sağlayan en temel ögelerden birisidir.
- Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere ____________ denir ve doğanın en temel yapısal özelliklerinden birisidir.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümleyi en iyi şekilde tamamlar?- A-) Biçim
- Cevap B-) Doku
- C-) Renk
- D-) Ölçü
- E-) Fiziksel yapı
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir ve doğanın en temel yapısal özelliklerinden birisidir.
- Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere ne denir ?
- Cevap A-) Doku
- B-) Yön
- C-) Hareket
- D-) Ölçü
- E-) Figür
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklerin genel adı nedir?
- A-) Çizgi
- B-) Nokta
- C-) Yön
- Cevap D-) Doku
- E-) Ölçü
Açıklama: Nesnelerin fiziksel yapılarının iç özelliklerini, dış yüzeylerinden anlamamızı sağlayan işlevsel özelliklere doku denir ve doğanın en temel yapısal özelliklerinde birisidir Her nesnenin kendine özgü bir dokusu vardır ve bu doku görsel algılama da o nesneyi diğer nesnelerden ayırmamızı sağlayan en temel ögelerden birisidir. Dokuları fiziksel özelliklerine göre, iç ve dış, doğal ve yapay dokular olarak gruplayabiliriz, ama görsel algılama açısından bizde hissettikleri duygulara göre yumuşak, orta ve sert doku olarak tanımlarız. Doğru cevap D’dir.
- Pragnanz yasalarına göre “aynı yönde giden ve hareket edenler birbiri ile ilişkili olarak algılanır” açıklaması hangi yasa ile ilişkilidir?
- A-) Benzerlik
- B-) Yakınlık
- C-) Tamamlama
- Cevap D-) Süreklilik
- E-) Basitlik
Açıklama: Bellek(zihin) birbirine benzeyen uyaranları, birbirine yakın bulunan uyaranları gruplama eğilimi gösterir (Benzerlik ve Yakınlık yasası), bünyesinde eksik olan parçaları bütünleştirme ve tamamlama eğilimi gösterir (Tamamlama yasası), aynı yönde giden ve hareket edenler birbiri ile ilişkili olarak algılanır (Süreklilik yasası) ve dikkati toplar, basit parçalar karmaşık parçalardan daha kolay algılanır. Doğru cevap D’dir.
- Renk kuramına göre, rengin değişken özellikleri nelerdir?
I. Kızıllığı II. Maviliği III. Sarılığı
IV. Yeşilliği
V. Türü VI. Değeri VII. Kroması- A-) I, II, III, IV, V, VI, VII
- B-) I, II, III, V, VI, VII
- C-) I, II, III
- Cevap D-) V, VI, VII
- E-) I, II, III, IV
Açıklama: Renk ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumlardır. Bugün kullanılmakta olan renk kuramını; aslında 1919 -1923 yılları arasında Bauhaus okulunda verdiği derslerde geliştiren, daha sonra kendi kurmuş olduğu tasarım okulunda öğreten Johannes Itten’e borçluyuz. Herhangi bir renkten bahsediyor isek biz o rengin üç değişken özelliğinden de bahsetmemiz gerekir. Bunlardan birincisi o rengin türüdür (cinsi) sarı, kırmızı, mavi gibi. İkinci değişken özelliği o rengin değeridir yani her rengin algılamada siyahla beyaz arasında bulunan bir ton değeri vardır. Örneğin; kırmızı ve yeşil gri değerdedir, sarı beyaza mor ise siyaha yakın bir gri değerdedir. Üçüncü değişken özelliği ise ‘chroma’ yani yoğunluğudur. Herhangi bir renk içerisine başka bir renk almadığı sürece o renk kroması yüksek durumdadır ama içine başka renkler karışarak griye yaklaştıkça kroması düşer. Gri, Siyah ve Beyaz sıfır kromalı yani kromasız renklerdir. Açıksoluk bir mavi dediğimiz zaman biz o rengin üç değişkenini de belirtmiş oluruz.
- Renk ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumlardır. Bugün kullanılmakta olan renk kuramını kim geliştirmiştir?
- A-) Paul Martin
- B-) Leslie Lipson
- C-) Elvin Toffler
- Cevap D-) Johannes Itten
- E-) John Ruskin
Açıklama: Renk ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumlardır. Bugün kullanılmakta olan renk kuramını; Aslında 1919 -1923 yılları arasında Bauhaus okulunda verdiği derslerde geliştiren, daha sonra kendi kurmuş olduğu tasarım okulunda öğreten Johannes Itten’e borçluyuz.
- Renk, ton değeri, doku, çizgi, biçim öğelerin bir düzen içerisinde birbiriyle ilişkilerini sağlayan, ön-arka ilişkisi kurduran, hareketlendiren bir birlik ortaya çıkması anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zıtlık
- Cevap B-) Armoni
- C-) Denge
- D-) Tekrar
- E-) Egemenlik
Açıklama: Renk, ton değeri, doku, çizgi, biçim öğelerin bir düzen içerisinde birbiriyle ilişkilerini sağlayan, ön-arka ilişkisi kurduran, hareketlendiren sonuçta bir birlik oluşumu anlamına gelen kavram armonidir.
- Resim sanatında perspektifi ilk kez kimin uyguladığı söylenmektedir ?
- A-) Albert Dürer
- B-) Pragnanz
- C-) Michelangelo
- D-) Antikite
- Cevap E-) Leonardo Da Vinci
Açıklama: Resim sanatında perspektifi ilk kez Leonardo Da Vinci’nin uyguladığı söylenenmektedir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Resim yaparken kompozisyonda hangi yönü ağırlıklı olarak kullanırsak hafiflik, yumuşaklık, süreklilik etkisini oluşturabiliriz?
- A-) Yatay yön
- B-) Dikey yön
- C-) Paralel yön
- Cevap D-) Eğik yön
- E-) Zıt yön
Açıklama: Yatay yönler durağanlık, etkisizlik etkileri yaratırken dikey yönler akışkanlık,
dinamiklik, sağlamlık etkileri yaratır. Eğik yönler hafiflik, yumuşaklık, süreklilik etkileri yaratırken paralel yönler biz de monotonluk, sıkıntı, bıkkınlık, sessizlik etkileri yaratır.
- Ritim ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Belirli ve düzenli aralıklarla yinelenme vardır.
- Cevap B-) Bir düzen veya yapı içerisinde tek bir öge yinelenmesidir.
- C-) Renk, ton değeri ve çizginin birbiriyle ilişkisini sağlar.
- D-) Ritim tekrardan oluşmaktadır.
- E-) Ritim hareketi sürdüren uyum sağlayıcı bir ögedir.
Açıklama: Ritim tekrardan oluşmaktadır ama birden fazla ögenin bir arada tekrarlanması gerekir. Ritim düzenli bir tekrara dayanarak hareketi başlatan, sürdüren, birleştirici ve uyum sağlayıcı bir ögedir ve bireyin algılamasına kolaylık sağlar. Renk, ton değeri, doku, çizgi, biçim öğelerin bir düzen içerisinde birbiriyle ilişkilerini sağlayan, ön-arka ilişkisi kurduran, hareketlendiren sonuçta bir birlik kurarak ritim uyumuna (Armoni) götüren temel ögelerden birisidir ritim. Doğru cevap B şıkkıdır.
- Romantizim akımına bağlı resimlerde, insanoğlunun zayıf/cılız bir varlık buna karşın doğanın çok güçlü olduğunu vurgulanmak için aşağıdaki kompozisyonlardan hangisi kullanılmaktadır?
- Cevap A-) Asimetrik kompozisyon
- B-) Kare kompozisyon
- C-) Z ekseni
- D-) Serbest Kompozisyon
- E-) Spiral kompozisyon
Açıklama: Tıpkı Romantizim akımına bağlı resimlerde, insanoğlunun zayıf/cılız bir varlık buna karşın doğanın çok güçlü olduğunun vurgulanması için) yapılan bu kompozisyon
türüne açık/asimetrik kompozisyon, yararlanılan ilkeye ise altın kesim oranı denir.
- Sanat tarihinde kırılma noktası olarak karşımıza çıkan ve bilimden sosyal yaşama kadar her şeyi etkilemiş ve değişikliğe uğratmış olan kavram hangisidir?
- A-) Bilimsel bilgi
- Cevap B-) Modernizm
- C-) Evrensellik
- D-) Bireysellik
- E-) Perspektif
Açıklama: Sanat tarihinde kırılma noktası olarak karşımıza çıkan ve bizim de esas konumuzun çıkış noktası olarak ele alacağımız Modernizm aslında bilimden sosyal yaşama kadar her şeyi etkilemiş ve değişikliğe uğratmış bir kavram olarak bilinir.
- Sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede kaç yöntem kullanılagelmiştir ?
- A-) 5
- Cevap B-) 2
- C-) 6
- D-) 4
- E-) 3
Açıklama: Başlangıçtan günümüze kadar kullanılagelen bilgiye ulaşma ya da bilgi edinme yöntemleri bilindiği üzere tümdengelim ve tümevarım yöntemleridir. Sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede de bu iki yöntem kullanılagelmiştir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, sanatsal bir tasarım ya da düzenlemede önemsenmesi gereken, istendik niteliksel özelliklerin ve ilişki türlerinin var olması gerektiğidir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Sanatçı bir fotoğraf çekiminde gökyüzünü 8 yeryüzünü 5 birim olarak planlarsa hangi ilkeye göre hareket etmektedir?
- A-) Simetrik
- B-) Asimetrik
- Cevap C-) Altın oran
- D-) Z ekseni
- E-) Serbest kompozisyon
Açıklama: Hem matematiksel olarak hem de doğada kendine geniş bir yer bulmuş olan altın oran,
bir dikdörtgenin kısa kenarı 5 uzun kenarı 8 birim yapılırsa, bir kompozisyonda yer alan büyük parça 8 küçük parça 5 en küçük parça 3 birim olarak yer kaplarsa, (Elbette ki bunlar göz kararı yapılabilir) bir fotoğraf çekiminde gökyüzü 8 yeryüzü 5 birim olarak planlanırsa (tıpkı Romantizim akımına bağlı resimlerde, insanoğlunun zayıf/cılız bir varlık buna karşın doğanın çok güçlü olduğunun vurgulanması için) yapılan bu kompozisyon türüne açık/asimetrik kompozisyon, yararlanılan ilkeye ise altın kesim oranı denir. Doğru cevap C’dir.
- Simetrik (merkezi) kompozisyon hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır.
- Cevap B-) Bu tür kompozisyonların diğer bir adı açık kompozisyondur.
- C-) Anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezi bir şekilde alana yerleştirilir.
- D-) Gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur.
- E-) Bütün hikaye kapalı olan alan (düzlem) içerisinde yaşanır ve biter, dışarı ile bir bağlantı yoktur, kurulamaz.
Açıklama: Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır. Yani anlatılmak istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezi bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur. Bu tür kompozisyonların diğer bir adı kapalı kompozisyondur. Bütün hikaye kapalı olan alan (düzlem) içerisinde yaşanır ve biter, dışarı ile bir bağlantı yoktur, kurulamaz.
- Simetrik kompozisyonun diğer bir adı nedir?
- A-) Serbest kompozisyon
- B-) Z kompozisyon
- C-) Asimetrik Kompozisyon
- D-) Açık kompozisyon
- Cevap E-) Kapalı kompozisyon
Açıklama: Orta Çağ’da simetrik (Merkezî) kompozisyon başat bir rol oynamıştır. Yani anlatılmak
istenen konu çerçevelerden belli bir boşluk bırakılarak merkezî bir şekilde alana yerleştirilir, gereksiz ögelerden detaylardan ayıklanarak sunulur. Bu tür kompozisyonların diğer bir adı kapalı kompozisyondur. Doğru cevap E’dir.
- Soyut resim, Fovizm, Ekspresyonizm gibi sanat akımlarında daha çok görülen kompozisyon türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zıt kompozisyom
- B-) Birleşik kompozisyon
- C-) Simetrik kompozisyon
- Cevap D-) Asimetrik kompozisyon
- E-) Kapalı kompozisyon
Açıklama: Soyut resim, Fovizm, Ekspresyonizm gibi sanat akımlarında daha çok görülen kompozisyon türü Asimetrik kompozisyondur. Doğru cevap “d”dir.
- Tarihte aşağıdaki uygarlıklardan hangisinde resim sanatında perspektif kullanılmıştır?
- A-) Çin
- B-) Hitit
- C-) Mezopotamya
- Cevap D-) Yunan
- E-) Mısır
Açıklama: Resim sanatında perspektifi ilk kez onun uyguladığı söylenen Leonardo Da Vinci’den çok daha önceleri bile, antikite denilen dönemde yani eski Yunan ve Roma uygarlıklarında uygulandığı bilinmektedir. Ancak tarihin tüm çağlarında kullanılan bir teknik de değildir. Minyatür sanatı buna en basit örnektir. Çin, Hitit, Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarında da kullanılmamıştır. Doğru cevap D’dir.
- Temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir . Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır. Bu tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
- Cevap A-) Çizgi
- B-) Nokta
- C-) Biçim
- D-) Doku
- E-) Şekil
Açıklama: Çizgi temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilmektedir. Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır. Nesneni sınırlarını belirler. Çizgilerin biçimleri ve gösterdikleri yönler izleyicide duygusal tepkiler yaratır. Doğru cevap A şıkkıdır.
- Temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilmektedir. Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır.
Yukarıda özellikleri belirtilen temel tasarım öğesi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Nokta
- B-) Doku
- C-) Renk
- Cevap D-) Çizgi
- E-) Oran
Açıklama: Temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilmektedir. Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır.
Yukarıda özellikleri belirtilen temel tasarım öğesi çizgidir. Doğru cevap “d”dir.
- Temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahip olan ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilen tasarı ögesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Çizgi
- B-) Şekil
- C-) Doku
- D-) Yön
- E-) Nokta
Açıklama: Çizgi temel olarak yön belirleyen algısal bir etkiye sahiptir ve bu özelliğiyle hem yatay hem dikey hem de eğik biçimde kullanılabilmektedir. Bir yüzey içinde aldığı biçimlere göre tek başına farklı algısal etkiler yaratabilmektedir. Bir alanı / düzlemi bölmek için kullanılır.
- Temel olarak yön belirleyen algısal etkiye sahip olan temel öğe aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nokta
- Cevap B-) Çizgi
- C-) Yön
- D-) Doku
- E-) Şekil
Açıklama: Çizgi
- Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) aşağıdakilerden hangisi kullanılarak yapılır?
- A-) Zıtlık
- Cevap B-) Perspektif
- C-) Renk
- D-) Doku
- E-) Nokta
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif kullanılarak yapılır. Doğru cevap “b”dir.
- Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) hangi çizim tekniği kullanılarak yapılır ?
- A-) Figür
- B-) Fon
- C-) Zemin
- Cevap D-) Perspektif
- E-) Yüzey
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etmek için gerekli çizim tekniği hangisidir?
- A-) Renk
- B-) Tekrar
- Cevap C-) Perspektif
- D-) Oran
- E-) Denge
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Doğru cevap C’dir.
- Yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri tanımının karşılığı aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- Cevap A-) Kompozisyon
- B-) Bireysellik
- C-) Zaman
- D-) Evrensellik
- E-) Modernizm
Açıklama: Kompozisyonun bugünkü tanım ve işlevini ele alan Jean Rudel’ e göre kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlar. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Yazılı kültürün dil bilgisi ve söz dizimi kavramların görsel sanatlardaki karşılığına _____________ adı verilir.
Yukarıdaki boşluğu aşağıdakilerden hangisi en iyi şekilde tamamlar?- A-) perspektif
- B-) estetik
- Cevap C-) komposizyon
- D-) sunum
- E-) şekil
Açıklama: Kompozisyonun bugünkü tanım ve işlevini ele alan Jean Rudel’ e göre kompozisyon yapma yöntemini; yapıtın farklı yapısal kısımlarının, bütüne göre dinamik ya da yavaşça kendilerini belirlemeleri, birbirlerine bağımlı ve bir düzen içerisinde bütünlüğü oluşturmak için bir araya getirilmeleri olarak tanımlar. Kompozisyonun esas işlevi, bir iletişim için bildirimde bulunmaktır. Çünkü sanatsal bir ürün, ancak bir anlatım ile varlığını kazanabilen iletişim aracıdır. Yazılı kültürün dil bilgisi ve söz dizimi kavramların görsel sanatlardaki karşılığı kompozisyondur.
- Yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan teknik hangisidir?
- A-) Simetri
- B-) Asimetri
- C-) Kompozisyon
- D-) Çizgi
- Cevap E-) Perspektif
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır. Doğru cevap E’dir.
- Yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniğe ne ad verilir?
- Cevap A-) Perspektif
- B-) Figür
- C-) Örtme
- D-) Saydamlık
- E-) Egemenlik
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır.
- Yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan, kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlı tekniğe ne ad verilir?
- A-) Altın oran
- Cevap B-) Perspektif
- C-) Orantı
- D-) Degrade
- E-) Rakursi
Açıklama: Tüm iki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme (görüldükleri gibi çizme) perspektif çizim tekniği kullanılarak yapılır. Perspektif, yüzey organizasyonunda, iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir. Kesin geometrik kurallara ve orantılara bağlıdır. Bugün çizgi perspektifin tek, iki ve üç kaçar noktalı çizim yöntemlerin yanında hava perspektifi de kullanılmaktadır.
- ______________ ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumlardır.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıdaki cümleyi en iyi şekilde tamamlar?- A-) Biçim
- B-) Doku
- C-) Ölçü
- Cevap D-) Renk
- E-) Fiziksel yapı
Açıklama: Renk ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumlardır.
- Özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanan kavram hangisidir?
- A-) Tümevarım kavramı
- Cevap B-) Bilgi kavramı
- C-) Tümdengelim kavramı
- D-) Modernizm Kavramı
- E-) Zaman kavramı
Açıklama: Bilgi kavramı, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanır. Düzen ya da düzenleme kavramı da özne ile nesne arasında var olan belirli bir anlaşma olarak ele alınır. Görülüyor ki bilgi ile düzen kavramlarının her ikisi de özne ile nesne arasındaki alışverişe, ilişkiye dayanmaktadır.
- Özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanan kavram hangisidir?
- A-) Anlaşma Kavramı
- B-) Hikaye Kavramı
- C-) İçerik Kavramı
- Cevap D-) Bilgi kavramı
- E-) Kompozisyon Kavramı
Açıklama: Bilgi kavramı, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan her türlü ürün olarak tanımlanır. Düzen ya da düzenleme kavramı da özne ile nesne arasında var olan belirli bir anlaşma olarak ele alınır. Görülüyor ki bilgi ile düzen kavramlarının her ikisi de özne ile nesne arasındaki alışverişe, ilişkiye dayanmaktadır. Düzenin bilgiden farkı ise, öznenin istediği niteliksel özellik ve ilişki türünü içeren anlaşmanın aranmasıdır.
- İki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan teknik aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Orantı
- B-) Zıtlık
- Cevap C-) Perspektif
- D-) Derinlik
- E-) Simetri
Açıklama: Perspektif, özünde iki boyutlu bir düzlemde üçüncü boyut yani derinlik yanılsaması vermek için kullanılan tekniktir.
- İki boyutlu sanatsal çalışmalarda üç boyutlu görünüm elde etme için kullanılan teknik aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Perspektif
- B-) Altın oran
- C-) Zıtlık
- D-) Tekrar
- E-) Oran
Açıklama: Perspektif
- İki boyutluluğu tanımlayan, bir nesnenin fiziksel yapısına bire bir benzemese de nesnenin tanınmasını sağlayan kompozisyon elemanı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nokta
- B-) Çizgi
- Cevap C-) Şekil
- D-) Form
- E-) Uzam
Açıklama: Şekil (Biçim) Arnheim’e göre bir nesnenin fiziksel yapısına bire bir benzemese de nesnenin tanınmasını sağlayan, nesnenin dış sınırlarını belirten ve bakıldığında hemen göze çarparak algılanabilen en temel özelliklerdir. Şekil iki boyutluluğu (en-boy) Form üç boyutluğu (en-boy-yükseklik) tanımlar.
- “0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, …” Fibonacci Sayılarına göre noktalı yere gelen sayı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) 141
- B-) 142
- C-) 143
- Cevap D-) 144
- E-) 145
Açıklama: Fibonacci Sayıları: 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144
- “18.yüz¬yılda başta ……. ……. ‘un olduğu düşünürler tarafından, ilk kez Güzel Sanatlar kavramını kullanmalarıyla sanat ve zanaat olarak ikiye ayrıldı.”
Yukarıda boş bırakılan yerde aşağıdaki hangi düşünürden bahsetmektedir?- A-) Francis Hutcheson
- Cevap B-) Charles Batteux
- C-) Alexander Baumgarten
- D-) Friedrich Hegel
- E-) John Locke
Açıklama: 18.yüzyılda başta Charles Batteux’un olduğu düşünürler tarafından, ilk kez Güzel Sanatlar kavramını kullanmalarıyla sanat ve zanaat olarak ikiye ayrıldı.
- “Aynı olmama, benzer yönlerin olmaması, karşıt olma, çelişkili olmak demektir. Felsefedeki karşıtların birliği ilkesi evrendeki her şeyin karşıtların dengesi üzerine oluştuğunu varsayar. Buna göre hafifi tanımlayabilmek için ağırın bilinmesi, beyazı tanımlayabilmek için siyahın bilinmesi ince/kalın açık/koyu, geniş/dar, dişi/erkek, iyi/kötü, mat/ parlak, güzel/çirkin v.b. gibi örnekler çoğaltılabilir.”
Yukarıda verilen paragrafta aşağıdaki temel tasarım ilkesinden bahsetmektedir?- Cevap A-) Zıtlık
- B-) Tekrar
- C-) Egemenlik
- D-) Komposizyon
- E-) Ayrıntı
Açıklama: Zıtlık: Aynı olmama, benzer yönlerin olmaması, karşıt olma, çelişkili olmak demektir. Felsefedeki karşıtların birliği ilkesi evrendeki her şeyin karşıtların dengesi üzerine oluştuğunu varsayar. Buna göre hafifi tanımlayabilmek için ağırın bilinmesi, beyazı tanımlayabilmek için siyahın bilinmesi ince/kalın açık/koyu, geniş/dar, dişi/erkek, iyi/kötü, mat/ parlak, güzel/çirkin v.b. gibi örnekler çoğaltılabilir.
- “Bugün kullanılmakta olan renk kuramını; Aslında 1919 -1923 yılları arasında Bauhaus okulunda verdiği derslerde geliştiren, daha sonra kendi kurmuş olduğu tasarım okulunda öğreten …….. …..’e borçluyuz.”
Yukarıda verilen paragrafta boş bırakılan yere aşağıdaki hangi sanatçıdan bahsetmektedir?- A-) William Morris
- B-) Walter Gropius
- C-) Josef Albers
- Cevap D-) Johannes Itten
- E-) Oskar Schlemmer
Açıklama: Bugün kullanılmakta olan renk kuramını; Aslında 1919 -1923 yılları arasında Bauhaus okulunda verdiği derslerde geliştiren, daha sonra kendi kurmuş olduğu tasarım okulunda öğreten Johannes Itten’e borçluyuz.
Ünite 7
- “Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir.” aşağıdaki çerçeveleme yöntemlerinden hangisine aittir?
- Cevap A-) Altın Oran
- B-) Baş Boşluğu
- C-) Hareket Boşluğu
- D-) Bakış Boşluğu
- E-) Stotyboard
Açıklama: Altın oran: Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir. 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensip düzgün görüntüler oluşturulmasını mümkün kılar. Genel itibariyle bu kurala uygun kadrajlar göze çok daha iyi görünür. Doğru yanıt A’dır.
- 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çeken bilimadamı kimdir?
- A-) Thomas Wollaston
- B-) Joseph Nicéphore Niépce
- Cevap C-) Etienne-Jules Marey
- D-) Danielo Barbaro
- E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Etienne-Jules Marey
- 1594-1596 tarihleri arasında tamamlanan “Narcissus” adlı yağlı boya tablosu hangi sanatçıya aittir?
- A-) Pablo Picasso
- B-) Rembrandt
- C-) Van Gogh
- Cevap D-) Caravaggio
- E-) Frida Kahlo
Açıklama: İtalyan ressamı Caravaggio’nun 1594-1596 tarihleri arasında tamamladığı “Narcissus” adlı yağlı boya tablosu da görüntü kavramıyla ilgili güzel bir çalışmadır. Eser Roma’daki “Galleria Nazionale d’Arte Antica”da bulunuyor.
- 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Camera obscura
- Cevap B-) Camera lucida
- C-) Analog fotoğraf makinesi
- D-) Storyboard
- E-) Dijital fotoğraf makinesi
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston ta- rafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır. Buna göre doğru cevap B’dir.
- 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik aygıt hangisidir?
- A-) Fotoğraf makinesi
- B-) Camera obscura
- Cevap C-) Camera lucida
- D-) Sinematografi
- E-) Canaletto
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır.
- 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik aygıt, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Camera obscura
- Cevap B-) Camera lucida
- C-) Camera Niepce
- D-) Analog Kamera
- E-) DSLR
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır. Doğru cevap B’dir.
- 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıtın adı nedir?
- A-) İnterior
- B-) Camera scope
- C-) Camera obscura
- Cevap D-) Camera lucida
- E-) Exterior
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır.
- 1826 yılında çekilen tarihteki ilk fotoğraf aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Rouen Katedrali
- Cevap B-) Pencereden Le Gras’a Bakış
- C-) Koşan At
- D-) Uçan Pelikan
- E-) Narcissus
Açıklama: İLK GÖRÜNTÜLER başlıklı bölümden alınmıştır.
Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Bu görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı (Pencereden Le Gras’a bakış) çekmesiyle olmuştur. Joseph Nicéphore Niépce, camera obscura kullanarak görüntüyü oluşturmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
- 1878 yılında koşan bir atın 12 ayrı fotoğrafını çeken ve sinemanın ilk halini bulan kişi olarak bilinen İngiliz fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Eadweard Muybridge
- B-) Joseph Nicéphore Niépce
- C-) Thomas Wedgwood
- D-) Elizabeth Fulhame
- E-) Carl Wilhelm Scheele
Açıklama: Eadweard Muybridge birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle bilinen İngiliz fotoğrafçıdır. 1878 yılında koşan bir atı, 12 ayrı açıdan çekmiştir ve sinemanın ilk hâlini bulan kişi olarak bilinir. Fotoğraf makinelerinden oluşan bir düzenek kurarak 1/1000 enstantane hızıyla koşan at görüntüsünü elde etmiştir. Doğru yanıt A’dır.

The Big Lebowski (1998) filminden alınan bu karede hangi çekim ölçeği kullanılmıştır?- A-) Ayrıntı çekim
- B-) Boy çekim
- C-) Omuz çekim
- Cevap D-) Göğüs çekim
- E-) Bel çekim
Açıklama: Görüntüde karakterin göğsünün tamamının baş boşluğu ile beraber görüntü çerçevesi içine dâhil edildiği görülmektedir. Bu tür çekim planı, göğüs çekim olarak adlandırılır.
Doğru cevap “göğüs çekim”, yani D şıkkıdır.
- 1. Baş Boşluğu,
2. Altın Oran,
3. Hareket Boşluğu,
4. Bakış Boşluğu.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri çerçeveleme kuralları arasında yer almaktadır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) Hiçbiri
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Çerçeveleme Kuralları
* Baş Boşluğu,
* Altın Oran,
* Hareket Boşluğu,
* Bakış Boşluğu.
Doğru yanıt E’dir.
- 1. Görüş alanını derinlemesine genişletir.
2. Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
3. Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri derinlemesine görüntünün sağladığı özellikler arasında yer almaktadır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) Hiçbiri
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikleri belirtmek gerekirse:
• Görüş alanını derinlemesine genişletir.
• Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
• Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.
Doğru yanıt E’dir.
- 1. Renkler,
2. Çizgiler,
3. Denge,
4. Birlik,
5. Ölçü,
6. Ton,
7. Derinlik,
8. Sadelik.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri görsel etkiyi artırma yöntemleri arasında yer almaktadır?- A-) I ve II
- B-) I, II ve III
- C-) III ve IV
- D-) Hiçbiri
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Görsel Etkiyi Artırma Yöntemleri:
* Renkler,
* Çizgiler,
* Denge,
* Birlik,
* Ölçü,
* Ton,
* Derinlik
* Sadelik.
Doğru yanıt E’dir.
- 1. Yatay Çevrinme (pan),
2. Yukarı - Aşağı Çevrinme (tilt),
3. Kaydırma Hareketi,
4. Optik Kaydırma.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri kamera hareketleri arasında yer almaktadır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- Cevap D-) Hepsi
- E-) Hiçbiri
Açıklama: Kamera Hareketleri
* Yatay Çevrinme (pan),
* Yukarı - Aşağı Çevrinme (tilt),
* Kaydırma Hareketi,
* Optik Kaydırma.
Doğru yanıt D’dir.
- 1. Üstten Bakış
2. Alttan Bakış
3. Eğik Bakış
4. Öznel Görüş Açısı
5. Nesnel Görüş Açısı
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri kamera açısı tipleri arasında yer almaktadır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) Hiçbiri
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Kamera Açısı Tipleri:
* Üstten Bakış
* Alttan Bakış
* Eğik Bakış
* Öznel Görüş Açısı
* Nesnel Görüş Açısı
Doğru yanıt E’dir.
- Altın oran nedir?
- A-) Görüntü çerçevesinde konu insan ise görüntü çerçevesinin üst kısmıyla baş arasında kalan bölgedir.
- B-) Kameranın kadrajına giren kişinin, bakış yönüdür.
- Cevap C-) Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir.
- D-) Yüz çekiminde alın ile çene üstü arasındaki bölümün çekiminin yapılmasıdır.
- E-) Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır.
Açıklama: Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir.
- Aşağıda Camera Obscura ile verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Camera obscura karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtan optik bir alettir.
- B-) Çizim amacıyla kullanılır.
- C-) Ayrıca fotoğraf ve kameranın icadına yol açan buluşlardan da biridir.
- D-) Camera obscura, bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten ibarettir.
- Cevap E-) Resmin bir kağıt üzerine düşürülerek net renkli fotoğraflar elde edilmesini sağlar.
Açıklama: Camera obscura karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtan optik bir alettir. Çizim amacıyla kullanılır. Ayrıca fotoğraf ve kameranın icadına yol açan buluşlardan da biridir. Camera obscura, bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten ibarettir. Dışarıdan gelen ışık delikten geçerek içerisindeki yüzeye düşer ve yansıdığı kaynağın perspektifini ve renklerini koruyarak ters dönmüş (180 derece, baş aşağı) görüntüsünü oluşturur. Resmin bir kağıt üzerine düşürülerek net çizimler elde edilmesini sağlar.
- Aşağıdaki bilgilerden hangileri derinlemesine görüntüye ilişkin bilgilerdendir?
I. Derinlemesine görüntü, cisimden çıkan ışınların aynada yansıdıktan sonra aynanın içinde değil de önünde oluşturduğu görüntüdür.
II. Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir. Bu da özel yapıdaki mercekler, diyaframın küçülmesi ve iyi bir aydınlatma ile mümkündür.
III. Görüş alanını derinlemesine genişletir.
IV. Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
V. Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.- A-) I, II, III, IV, V
- Cevap B-) II, III, IV, V
- C-) III, IV, V
- D-) I, II, III
- E-) I, IV, V
Açıklama: Gerçek görüntü, cisimden çıkan ışınların aynada yansıdıktan sonra aynanın içinde değil de önünde oluşturduğu görüntüdür. Gerçek görüntüler cisme göre terstir ve bir ekran üzerine düşürülebilirler.
Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir. Bu da özel yapıdaki mercekler, diyaframın küçülmesi ve iyi bir aydınlatma ile mümkündür.
Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikleri belirtmek gerekirse:
* Görüş alanını derinlemesine genişletir.
* Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
* Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.
- Aşağıdaki hangi seçeneklerde “Temel Çekim Ölçekleri” belirtilmiştir ?
I-) Uzak çekim
II-) Genel çekim
III-) Boy çekim
IV-) Eğik bakış
V-) Omuz çekim
VI-) Alttan bakış- A-) II, III ve IV
- B-) IV ve VI
- C-) I, II, III ve VI
- Cevap D-) I, II, III ve V
- E-) IV ve V
Açıklama: Temel çekim ölçekleri
a-) Uzak çekim
b-) Genel çekim
c-) Boy çekim
d-) Omuz çekim
e-) Göğüs çekim
f-) Baş çekim
g-) Yüz çekim
h-) Ayrıntı çekim
şeklindedir. Eğik bakış ve Alttan bakış bu ölçeklerden değildir. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Aşağıdaki seçeneklerde belirtilenlerden hangileri “Kamera Açısı Tipleri”ndendir ?
I-) Üstten bakış
II-) Alttan bakış
III-) Konu açısı
IV-) Eğik bakış
V-) Öznel görüş açısı- Cevap A-) I, II, IV ve V
- B-) I, III, IV ve V
- C-) II, III, IV ve V
- D-) I, II, III ve V
- E-) I, II, III ve IV
Açıklama: Kamera Açısı Tipleri
a-) Üstten bakış
b-) Alttan bakış
c-) Eğik bakış
d-) Öznel görüş açısı
e-) Nesnel görüş açısı
şeklindedir. Konu açısı bunlardan biri değildir. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Aşağıdaki seçeneklerde görüntü ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
- A-) Çevremize baktığımız zaman her şeyi parçalar halinde görürüz.
- B-) Etrafımıza baktığımızda gördüğümüz şeyler bizde ilk anda etki uyandırır.
- C-) Gözle algılamaya görüntü denir.
- D-) Gerçek görüntü cisme göre düzdür.
- Cevap E-) Gerçekte bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şey görüntü olarak tanımlanmaktadır.
Açıklama: GÖRÜNTÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Görme, Gözle algılama, görmek eylemi, ışığı, renkleri, nesne görüntülerini algılama yetisidir. Görüntü ise bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Gerçekte bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şeydir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- Aşağıdaki seçeneklerden hangileri “Kamera Hareketleri”ndendir ?
I-) Yatay çevrinme
II-) Kameranın yüksekliği
III-) Yukarı-Aşağı çevrinme
IV-) Kaydırma hareketi
V-) Optik kaydırma- A-) I, II, IV ve V
- B-) II, III, IV ve V
- Cevap C-) I, III, IV ve V
- D-) I, II, III ve IV
- E-) I, II, III ve V
Açıklama: Kamera Hareketleri
a-) Yatay çevrinme
b-) Yukarı-Aşağı çevrinme
c-) Kaydırma hareketi
d-) Optik kaydırma
şeklindedir. Kameranın yüksekliği bunlardan biri değildir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Aşağıdaki seçeneklerin hangisi kamera açısını belirleyen öğelerden biri değildir?
- A-) Konunun büyüklüğü
- B-) Konu açısı
- C-) Kameranın yüksekliği
- D-) Konu açısı
- Cevap E-) Kameranın büyüklüğü
Açıklama: Doğru cevap E’dir. Kameranın büyüklüğü, kamera açısını belirleyen öğelerden biri değildir.
- Aşağıdaki çekim ölçeklerinden hangisi objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıyla yapılır?
- A-) Omuz çekim
- B-) Boy çekim
- C-) Genel çekim
- D-) Yüz çekim
- Cevap E-) Ayrıntı çekim
Açıklama: Ayrıntı çekim, objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangileri “Görsel Etkiyi Artırma Yöntemleri” ana başlıklarındandır ?
I-) Renkler
II-) Çizgiler
III-) Bindirme
IV-) Denge
V-) Ölçü- A-) I, II, III ve IV
- B-) I, III, IV ve V
- C-) I, II, III ve V
- D-) II, III, IV ve V
- Cevap E-) I, II, IV ve V
Açıklama: Görsel Etkiyi Artırma Yöntemleri
a-) Renkler
b-) Çizgiler
c-) Denge
d-) Ölçü
şeklindedir. Bindirme bunlardan biri değildir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangileri “Kamera Açısını Belirleyen Ögeler” arasında yer almaktadır ?
I-) Konunun büyüklüğü
II-) Konu açısı
III-) Kaydırma hareketi
IV-) Kameranın yüksekliği- A-) I ve II
- Cevap B-) I, II ve IV
- C-) II ve III
- D-) I, II ve III
- E-) II ve IV
Açıklama: Kamera Açısını Belirleyen Ögeler
a-) Konunun büyüklüğü
b-) Konu açısı
c-) Kameranın yüksekliği
şeklindendir. Kaydırma hareketi bunlardan biri değildir. Doalyısıyla cevap B şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangileri kameranın konumlandırılmasına göre yapılan çekimlerdendir?
I. Uzak II. Genel III. Diz
IV. Tepe V. Bel VI. Omuz
VII. Yüz VIII. Ayrıntı IX. Duvar- A-) I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX
- B-) III, IV, V, VI, VII, VIII, IX
- Cevap C-) I, II, III, V, VI, VII, VIII
- D-) I, II, III, IV, V
- E-) I, II, VI, VII, VIII, IX
Açıklama: Kameranın konumlandırılmasına göre yapılan çekimler: Uzak, genel, diz, bel, omuz, yüz, ayrıntı çekimleri olarak adlandırılırlar.
- Aşağıdakilerden hangisi yanlış verilmiştir?
- A-) Uzak çekim: Büyük bir alanın, geniş bir mesafeden görüntülenmesidir.
- B-) Genel çekim: İzleyene mekan hakkında bir fikir veren çekim türüdür.
- Cevap C-) Boy çekim: Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır.
- D-) Diz çekim: Dizin hemen altından başın üzerine ve baş boşluğuna kadar olan çerçeve içindeki çekimdir.
- E-) Göğüs çekim: Göğsün tamamının baş boşluğu ile beraber görüntü çerçevesi içine dahil edilmesidir.
Açıklama: Uzak çekim: Büyük bir alanın, geniş bir mesafeden görüntülenmesidir.
Genel çekim: İzleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türüdür.
Boy çekim: Kişinin veya kişilerin bütün vücudu ile göründüğü çekim türüdür.
Diz çekim: Dizin hemen altından başın üzerine ve baş boşluğuna kadar olan çerçeve içindeki çekimdir.
Göğüs çekim: Göğsün tamamının baş boşluğu ile beraber görüntü çerçevesi içine dahil edilmesidir.
Ayrıntı çekim: Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Derinlemesine görüntünün sağladığı özelliklerden biri değildir?
- A-) Görüş alanını derinlemesine genişletir
- B-) Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar
- Cevap C-) Derinlemesine görüntü işlemi ile çok uzaktaki bir obje yakındaki objeden daha net görülebilmektedir
- D-) Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır
- E-) Film görüntüsünde üç boyutluluk algısını en iyi verebilen işlemdir
Açıklama: Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir. Bu da özel yapıdaki mercekler, diyaframın küçülmesi ve iyi bir aydınlatma ile mümkündür. Buna göre Cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Kamera açısı tiplerinden biri değildir?
- A-) Üstten bakış
- Cevap B-) Dosdoğru bakış
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: Üstten bakış, Alttan bakış, Eğik bakış, Öznel görüş açısı, Nesnel görüş açısı
- Aşağıdakilerden hangisi Kamera hareketlerinden biri değildir?
- A-) Pan
- B-) Tilt
- C-) Kaydırma
- D-) Optik
- Cevap E-) Sallama
Açıklama: Yatay çevrinme(pan), Yukarı-Aşağı çevrinme (tilt), Kaydırma hareketi, Optik kaydırma,
- Aşağıdakilerden hangisi Kurgulama Tiplerinden biri değildir?
- A-) Kesintisizlik
- Cevap B-) Parçalama
- C-) Zincirleme
- D-) Bindirme
- E-) Silinme
Açıklama: Kesintisizlik kurgusu, Zincirleme, Bindirme, Silinme
- Aşağıdakilerden hangisi film kurgusunda kullanılan ve noktalama işaretleri olarak alt başlıklarda geçen tanımlardan biri değildir?
- A-) Kesme
- B-) Zincirleme
- C-) Bindirme
- Cevap D-) Pan
- E-) Silinme
Açıklama: Görüntü geçiş türleri, “görüntü dilinin noktalama işaretleri” olarak adlandırılırlar. Film kurgusunda kullanılan noktalama işaretleri: Kesme, açılma ve karartma, zincirleme, bindirme, silinme’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel etkiyi arttırma Yöntemlerinden birinin adı değildir?
- A-) Renkler
- B-) Çizgiler
- Cevap C-) Eskiz
- D-) Ton
- E-) Birlik
Açıklama: Renkler, Çizgiler, Denge, Birlik, Ölçü, Ton, Derinlik, Sadelik
- Aşağıdakilerden hangisi görsel etkiyi arttırmak için kulanılan yöntemlerden biri değildir?
- A-) Denge
- B-) Renk
- Cevap C-) Karmaşa
- D-) Derinlik
- E-) Sadelik
Açıklama: karmaşa görsel etkiyi arttırmak için kullanılan yöntemlerden biri değildir. Buna göre doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi görsel etkiyi artırma yöntemlerinden biri değildir?
- A-) Renkler
- B-) Çizgiler
- C-) Derinlik
- D-) Sadelik
- Cevap E-) Kesme
Açıklama: Görsel etkiyi artırma yöntemleri; renkler, çizgiler, denge, birlik, ölçü, ton, derinlik ve ölçüdür. “Kesme” yöntemi kurgulama tiplerinden biridir.
- Aşağıdakilerden hangisi görüntünün çerçevelenmesinde kabul görmüş kurallardan biri değildir?
- A-) Baş boşluğu
- B-) Bakış boşluğu
- C-) Hareket boşluğu
- D-) Altın oran
- Cevap E-) Konu açısı
Açıklama: Görüntünün çerçevelenmesinde gelişigüzellik değil genel kabul gören kurallar söz konusudur. Bunlar; baş boşluğu, bakış boşluğu, hareket boşluğu ve altın orandır. Doğru yanıt E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi görüntüyü ilk kaydedebilen kişidir?
- A-) Carl Wilhelm Scheele
- B-) Elizabeth Fulhame
- C-) Thomas Wedgwood
- Cevap D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Leonardo Da Vinci
Açıklama: Carl Wilhelm Scheele, kimyager Elizabeth Fulhame, Thomas Wedgwood’un fotoğraf fikrine yaklaşarak görüntüler oluşturdukları ama kalıcılığı sağlayamadıkları belirtilir. Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Doğru yanıt D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi kamera açısı tiplerinden biri değildir?
- A-) Üstten bakış
- B-) Alttan bakış
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- Cevap E-) Konu açışı
Açıklama: Kamera Açısı Tipleri; üstten bakış, alttan bakış, eğik bakış, öznel görüş açısı, nesnel görüş açısı olmak üzere beş başlıkta incelenmektedir.
- Aşağıdakilerden hangisi kamera açısını belirleyen ögelerden biridir?
- A-) Yatay çevrinme
- B-) Kaydırma hareketi
- C-) Altın oran
- Cevap D-) Konunun büyüklüğü
- E-) Baş boşluğu
Açıklama: Konunun büyüklüğü, konu açışı ve kameranın yüksekliği kamera açısını belirleyen özelliklerdir. A ve B seçenekleri ise kamera hareketleri ögeleri dahilindedir ve C ve E seçenekleri de çerçeveleme kurallarındandır. Sorunun cevabı D seçeneğinde verilmiştir.
- Aşağıdakilerden hangisi kamera açısını belirleyen ögelerden biridir?
- A-) Optik kaydırma
- Cevap B-) Konu açısı
- C-) Kaydırma hareketi
- D-) Yukarı-Aşağı çevrinme
- E-) Yatay çevrinme
Açıklama: Konu açışı
- Aşağıdakilerden hangisi kamera hareketlerinden biri değildir?
- A-) Yatay çevrinme
- B-) Yukarı-Aşağı çevrinme
- C-) Kaydırma hareketi
- D-) Optik kaydırma
- Cevap E-) Eğik bakış
Açıklama: Doğru cevap E’dir. Eğik bakış kamera hareketlerinden biri değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi kamera hareketlerinden biri değildir?
- A-) Yatay çevrinme (pan)
- B-) Yukarı-Aşağı çevrinme (tilt)
- C-) Kaydırma hareketi
- D-) Optik kaydırma
- Cevap E-) Uzak çekim
Açıklama: Uzak çekim kamera hareketi değil; temel çekim örneklerine ait bir kavramdır.
- Aşağıdakilerden hangisi kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesi anlamına gelmektedir?
- A-) Görme
- B-) Optik
- Cevap C-) Çekim
- D-) Kamera
- E-) Derinlik
Açıklama: Çekim, kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesidir. Kameramanın bu çekimleri yapabilmesi için kameranın konumlandırılmış olduğu düzlem de önemlidir. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi kurgulama tiplerinden değildir?
- A-) Kesintisizlik kurgusu
- B-) Kesme
- C-) Açılma ve kararma
- D-) Bindirme
- Cevap E-) Kaydırma
Açıklama: Kesintisizlik kurgusu, kesme, açılma ve kararma, zincirleme, bindirme ve silinme
kurgulama yöntemleridir. Buna göre doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi temel çekim ölçeklerinden biri değildir ?
- A-) Omuz
- B-) Yüz
- C-) Diz
- D-) Bel
- Cevap E-) Parmak
Açıklama: Ayrıntı çekim:Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır (Resim 7.20).
Kameranın çekim için bu kadar farklı konumlandırılmış olmasının nedeni, görüntü aynı olsa bile görüntü üzerinde bakış açısından dolayı farklılıkların olabileceğidir. Fransız empresyonist ressam Claude Monet de, Rouen Katedrali’nin resmini yapmıştır. Son derece ihtişamlı bir mimariye sahip olan Rouen Katedrali’nin,ışığın bir yapıyı nasıl değiştirdiğini gözlemleyebilmek adına otuzdan fazla resmini yapmıştır (Resim 7.21).
1892 yılında farklı mevsimlerde ve günün farklı saatlerinde katedralin görüntüsünü resmetmiştir.
Uzak çekim,Genel çekim,Boy çekim,Omuz çekim,Diz çekim,Göğüs çekim,Bel çekim,Baş çekim,Yüz çekim,Ayrıntı çekim
- Aşağıdakilerden hangisi Çerçeveleme Kurallarından biridir?
- A-) Netleme ayarlama
- B-) Estantane ayarlama
- C-) Diyafram ayarlama
- Cevap D-) Hareket boşluğu ayarlama
- E-) Flaş ayarlama
Açıklama: Baş boşluğu, Bakış boşluğu, Hareket boşluğu, Altın oran,
- Aşağıdakilerden hangisi çerçeve içinde yer alan bir konunun büyüklüğünü anlatan bir belirlemedir?
- Cevap A-) Ölçü
- B-) Derinlik
- C-) Sadelik
- D-) Ton
- E-) Birlik
Açıklama: Ölçü, çerçeve içinde yer alan bir konunun büyüklüğünü anlatan bir belirlemedir. Herhangi bir konunun gerçek ölçüsü belirtilmek isteniyorsa çerçeve içine ölçüleri herkes tarafından bilinen bir başka cisim de konmalı ve ona göre düzenleme yapılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
- Aşağıdakilerin hangisi görüntünün çerçevelenmesi kurallarından biri değildir?
- A-) Baş boşluğu
- Cevap B-) Ayrıntı çekim
- C-) Bakış boşluğu
- D-) Hareket boşluğu
- E-) Altın oran
Açıklama: Doğru cevap B’dir. Ayrıntı çekim görüntünün çerçevelenmesi kurallarından biri değildir.
- Bakış boşluğu ne demektir?
- A-) Yapılan çekimde görüntü çerçevesinde konu insan ise görüntü çerçevesinin üst kısmıyla baş arasında kalan bu bölgeye baş boşluğu denir
- B-) Çekime başlamadan önce hareket eden görüntünün, önündeki boşluğu görmek çekilen görüntü için son derece önemlidir
- Cevap C-) Kameranın kadrajına giren kişinin, bakış yönü doğrultusunda bırakılan mesafedir
- D-) Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir
- E-) Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurmasıdır
Açıklama: Bakış boşluğu: Kameranın kadrajına giren kişinin, bakış yönü doğrultusunda bırakılan mesafedir.
- Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi aşağıdakilerden hangi görüntü geçiş tipini ifade etmektedir?
- A-) Silinme
- B-) Açılma ve kararma
- Cevap C-) Zincirleme
- D-) Bindirme
- E-) Kesme
Açıklama: Zincirleme, en çok kullanılan ikinci geçiş türüdür. Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçiminde bir geçiş yöntemidir. Doğru yanıt C’dir.
- Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçimindeki geçiş yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kesme
- B-) Açılma ve kararma
- C-) Silinme
- D-) Bindirme
- Cevap E-) Zincirleme
Açıklama: “Zincirleme” en çok kullanılan ikinci geçiş türüdür. Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçiminde bir geçiş yöntemidir.
Doğru cevap E şıkkıdır.
- Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçimindeki geçiş yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Zincirleme
- B-) Bindirme
- C-) Silinme
- D-) Açılma
- E-) Kararma
Açıklama: Zincirleme
- Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçimindeki geçiş yöntemine ne ad verilir?
- A-) Kesme
- B-) Açılma ve kararma
- Cevap C-) Zincirleme
- D-) Bindirme
- E-) Silinme
Açıklama: Zincirleme: En çok kullanılan ikinci geçiş türüdür. Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçiminde bir geçiş yöntemidir. Doğru cevap C’dir.
- Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüne ne ad verilir?
- A-) Çekim
- B-) Yansıma
- Cevap C-) Görüntü
- D-) Görme
- E-) Görünüş
Açıklama: Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüne “görüntü” denir.
- Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüne ne denilir ?
- Cevap A-) Görüntü
- B-) Görme
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: Görüntü, bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüne ne denir?
- A-) Görme
- Cevap B-) Görüntü
- C-) Görünme
- D-) Görsel
- E-) Görünürlük
Açıklama: Görüntü bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Doğru yanıt B’dir.
- Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüne ve gerçekte bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şeye ne ad verilir?
- A-) Kompozisyon
- Cevap B-) Görüntü
- C-) Görme
- D-) Sanat eseri
- E-) Perspektif
Açıklama: bir kimse veya nesnenin, birtakım optik
olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Gerçekte
bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şeydir. Doğru cevap “b”dir.
- Bir planın ardından hemen ikinci planı getirerek yapılan görüntü geçiş türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Açılma
- Cevap B-) Kesme
- C-) Zincirleme
- D-) Bindirme
- E-) Silinme
Açıklama: Kesme
- Bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çeken kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Eadweard Muybridge
- C-) Thomas Wollaston
- D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fransız bilim insanı olan Etienne-Jules Marey, kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çekmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
- Birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle bilinen, 1878 yılında koşan bir atı 12 ayrı açıdan çekerek sinemanın ilk hâlini bulan kişi olarak
bilinen İngiliz fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Joseph Nicéphore Niépce
- B-) Carl Wilhelm Scheele
- C-) Etienne-Jules Marey
- Cevap D-) Eadweard Muybridge
- E-) Danielo Barbaro
Açıklama: Eadweard Muybridge birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket
çekimleriyle bilinen İngiliz fotoğrafçıdır. 1878 yılında koşan bir atı, 12 ayrı açıdan çekmiştir ve sinemanın ilk hâlini bulan kişi olarak
bilinir. Fotoğraf makinelerinden oluşan bir düzenek kurarak 1/1000 enstantane
hızıyla koşan at görüntüsünü elde etmiştir.
Doğru cevap “d”dir.
- Birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle; 1878 yılında koşan bir atı, 12 ayrı açıdan çeken ve sinemanın ilk halini bulan İngiliz fotoğrafçı kimdir?
- A-) Carl Wilhelm Scheele
- Cevap B-) Eadweard Muybridge
- C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Thomas Wollaston
- E-) Etienne-Jules Marey
Açıklama: Eadweard Muybridge birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle bilinen İngiliz fotoğrafçıdır. 1878 yılında koşan bir atı, 12 ayrı açıdan çekmiştir ve sinemanın ilk halini bulan kişi olarak bilinir.
- Camera lucida aşağıdaki kişilerden hangisi tarafından bulunmuştur?
- A-) Joseph Nicéphore Niépce
- Cevap B-) Thomas Wollaston
- C-) Danielo Barbaro
- D-) Carl Wilhelm Scheele
- E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Camera obscura ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A-) Karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtan optik bir alettir.
- B-) Çizim amaçlı kullanılır.
- Cevap C-) Thomas Wollaston tarafından bulunmuştur.
- D-) Fotoğraf ve kameranın icadına yol açan buluşlardan da biridir.
- E-) Bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten ibarettir.
Açıklama: Thomas Wollanston tarafından bulunan aygıt camera obscura değil camera lucida’dır. Doğru cevap C şıkkıdır.
- David Wark Griffith hakkında verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A-) “Bu Milletin Doğuşu” adlı filmi çekmiştir.
- B-) Kurguyu sistemli olarak kullanan ilk yönetmendir.
- C-) Genellikle üçer dakikalık kısa filmler çekmiştir.
- Cevap D-) İlk hareketli görüntüyü elde etmiştir.
- E-) “Hoşgörüsüzlük” adlı filmini 1916’da çekmiştir.
Açıklama: İlk hareketli görüntüyü, koşan bir atı 12 farklı açıdan çeken Eadweard Muybridge elde etmiştir. Bu sebeple, aradığımız cevap D şıkkıdır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
- Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikler aşağıdaki hangi seçeneklerde belirtilmiştir ?
I-) Görüş alanını derinlemesine genişletir
II-) Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar
III-) Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır
IV-) Karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtır- A-) I, II ve IV
- Cevap B-) I, II ve III
- C-) I ve II
- D-) II ve III
- E-) II ve IV
Açıklama: Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikleri belirtmek gerekirse:
a-) Görüş alanını derinlemesine genişletir.
b-) Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
c-) Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.
Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Doğal akışı bozmadığı için çok kullanılan kamera hareketi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Yukarı-aşağı çevrinme
- B-) Kaydırma hareketi
- Cevap C-) Yatay çevrinme
- D-) Tilt çevrinme
- E-) Optik kaydırma
Açıklama: Yatay çevrinme (pan), kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekettir. En çok yapılan kamera hareketidir. Pan hareketi nesnenin hareketinden geç kalmamalıdır. Doğal akışı bozmadığı için çok kullanılan kamera hareketidir. Doğru yanıt C’dir.
- Eadweard Muybridge birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle hangi görüntüyü çekerek sinemanın ilk haline imza atmıştır?
- A-) Tren yolu
- B-) Caddede arabalar
- C-) Koşan atlet
- Cevap D-) Koşan at
- E-) Kentte insanlar
Açıklama: Eadweard Muybridge birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle bilinen İngiliz fotoğrafçıdır. 1878 yılında koşan bir atı 12 ayrı açıdan çekmiştir ve sinemanın ilk hâlini bulan kişi olarak bilinir.
- En çok kullanılan ikinci geçiş türüdür. Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi biçiminde bir geçiş yöntemidir.
Yukarıda anlatılan kurgulama tipi aşağıdakilerden hangisdir?- A-) Derleme
- B-) Kesme
- Cevap C-) Zincirleme
- D-) Bindirme
- E-) Silinme
Açıklama: Zincirleme: En çok kullanılan ikinci geçiş türüdür.
Bir kameradan diğerine geçilirken ilk kameranın
görüntüsünün ağır ağır kaybolması, aynı
anda diğer kameranın görüntüsünün ağır ağır belirmesi
biçiminde bir geçiş yöntemidir. Doğru cevap “c”dir.
- Film görüntüsünde üç boyutluluk algısını en iyi verebilen işlem aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Derinlemesine görüntü
- B-) Hareketli görüntü
- C-) Çekim
- D-) Gerçek görüntü
- E-) Eğik bakış
Açıklama: GÖRÜNTÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir. Sinemanın ilk zamanlarında sonsuza odaklanmış bir mercekle yapılan bu işlemin, II. Dünya Savaşı’ndan bugüne önemli bir hâle geldiği söylenebilir. Nedeni de film görüntüsünde üç boyutluluk algısını en iyi verebilen işlemin derinlemesine görüntü oluşudur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Film kurgusunda en çok kullanılan noktalama işareti aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zincirleme
- B-) Bindirme
- Cevap C-) Kesme
- D-) Silinme
- E-) Açılma ve kararma
Açıklama: Kesme, plan kurgusunda en çok kullanılan yöntemdir. Bir planın ardından hemen ikinci planı getirmekle yapılır. Doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
- Fiziki yapılarından dolayı insan üzerinde birtakım anlamlar ve duygular uyandırarak görsel etkiyi artırmaya yarayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Renkler
- B-) Denge
- C-) Sadelik
- Cevap D-) Çizgiler
- E-) Birlik
Açıklama: Çizgiler
- Fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çeken fotoğrafçı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Carl Wilhelm Scheele
- Cevap B-) Etienne-Jules Marey
- C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Eadweard Muybridge
- E-) Thomas Wollaston
Açıklama: Fransız bilim insanı olan Etienne-Jules Marey kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafı çekmiştir. Doğru yanıt B’dir.
- Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirildiği yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ayrıntı çekim
- B-) Bakış boşluğu
- Cevap C-) Altın oran
- D-) Hareket boşluğu
- E-) Yüz çekim
Açıklama: Altın oran
- Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmek olan, 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensibe göre düzgün görüntülerin oluşturulmasını mümkün kılan terim hangisidir?
- A-) Baş boşluğu
- Cevap B-) Altın oran
- C-) Zincirleme
- D-) Kesme
- E-) Açılma ve kararma
Açıklama: Altın oran: Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir. 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensip düzgün görüntüler oluşturulmasını mümkün kılar. Genel itibariyle bu kurala uygun kadrajlar göze çok daha iyi görünür.
- Genel bilgi vermek, kişiyi tanıtmak için kullanılan temel çekim ölçeği aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Omuz çekim
- B-) Genel çekim
- Cevap C-) Boy çekim
- D-) Diz çekim
- E-) Göğüs çekim
Açıklama: Boy çekim, kişinin veya kişilerin bütün vücudu ile göründüğü çekim türüdür. Genel bilgi vermek, kişiyi tanıtmak için kullanılır. Doğru yanıt C’dir.
- Genellikle herhangi bir olayın belli bir kişinin gözüyle ortaya konmasında kullanılan kamera açısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Üstten bakış
- B-) Alttan bakış
- Cevap C-) Öznel görüş açısı
- D-) Nesnel görüş açısı
- E-) Eğik bakış
Açıklama: Öznel görüş açısı: Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir. Daha çok herhangi bir olayın belli bir kişinin gözüyle ortaya konmasında kullanılır. Bu çekimlerde oyunculardan birinin doğrudan doğruya kamera objektifine bakması da seyircinin ilgisini çekmesi bakımından etkilidir. Doğru cevap C’dir.
- Gerçekte bulunmadığı halde varmış gibi görünen şeye ne ad verilir?
- A-) Görüş
- Cevap B-) Görüntü
- C-) Görünürlük
- D-) Görüm
- E-) Görme
Açıklama: Doğru cevap B’dir. Görüntü adı verilir.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran kimdir?
- A-) Thomas Wedgwood
- B-) Elizabeth Fulhame
- C-) Carl Wilhelm Scheele
- Cevap D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Caravaggio
Açıklama: Carl Wilhelm Scheele, kimyager Elizabeth Fulhame, Thomas Wedgwood’un fotoğraf fikrine yaklaşarak görüntüler oluşturdukları ama kalıcılığı sağlayamadıkları belirtilir. Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Buna göre doğru cevap D’dir.
- Görsel etkiyi arttırmak için kullanılacak unsurlar hangileridir?
I. Renk II. Nokta III. Çizgi
IV. Sadelik V. Denge VI. Derinlik
VII. Birlik VIII. Ölçü IX. Ton- A-) I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX
- B-) I, II, III, IV, VIII, IX
- C-) I, II, III, IX
- D-) I, II, III, IV, V, VI, VII, VIII
- Cevap E-) I, III, IV, V, VI, VII, VIII, IX
Açıklama: Görsel Etkiyi Artırma Yöntemleri
Renkler: Görsel olarak renkler yaşantımızda önemli bir yere sahiptir ve renkleri ışığın cisimler üzerinden yansıması sonucu görürüz. Renk konusunu bilmek ve çekimi yapılacak nesne ile ilgili olarak görüntü çerçevesini ona göre düzenlemek gerekir. Renklerin gerçek değerleri dışında bizlerdeki psikolojik etkileri de önemlidir. Sıcak ve soğuk olarak sınıfladığımız renkleri bilmek ve çekimde ona göre kullanmak görsel etkiyi artırabilir. Görsel etki için yerine göre renkli filtreler, renkli ışıklar da kullanılabilir. Renklerin etkileri kültürlere göre de değişebilir.
Çizgiler: Çizgiler insan üzerinde fiziki yapılarından doğan birtakım anlamlar ve duygular uyandırır. Bu, genel olarak geometrik biçimlerin dış dünyayla ilgili çağrışımlar yaratmasından kaynaklanır. Örneğin düz çizgiler durağanlık etkisi uyandırır. Tabiatta olduğu gibi, sakin bir havada her şey düz, yatay çizgi sistemine uygundur. Ama bir fırtına çıktığında doğadaki düz çizgiler bozularak yerine kırık, eğik çizgiler egemen olur; durgun denizin kırışıksız, yatay çizgisinin kırık, hareketli dalgalara dönüşmesi gibi. İnsanlar yatay çizgilerin dikey çizgilere oranla daha güçlü bir dinginlik duygusu yarattığını bilirler. Diagonal (çapraz, eğik) çizgiler ise dinamizm, resim derinliği ve hareket duygusu sağlar. Asimetrik düzenlemeler dengesizlik yaratır.
Denge: Kompozisyonun temel unsurlarındandır. Çekim yapan kameramanın amacı görüntüde bir denge oluşturabilmektir. Çekimi yapılan objeye göre baş, bakış, hareket boşlukları, kamera açıları vb.nin görüntüde denge oluşturabilmek için yapılması gerekir. Görüntünün dengesini de nesnenin boyutu, rengi ve çevresi içindeki konum.
Birlik: Kompozisyonda denge sağlanırken görüntüde yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum sağlanması anlamına gelir. Örneğin iki kamerayla iki konuşmacının karşılıklı çekiminde, kameramanlar aynı ölçekte çekim yapmalı ve aynı oranda baş boşluğu bırakmalıdır.
Ölçü: Çerçeve içinde yer alan bir konunun büyüklüğünü anlatan bir belirlemedir. Herhangi bir konunun gerçek ölçüsü belirtilmek isteniyorsa çerçeve içine ölçüleri herkes tarafından bilinen bir başka cisim de konmalı ve ona göre düzenleme yapılmalıdır.
Ton: Görüntüde kullanılan resimlerin renk değerlerinin açıklık ve koyuluğunun ifadesidir. Ton, çekimin resimsel dengesini ve atmosferini doğrudan etkiler. Bir kompozisyonun duygusal yönü, egemen olan tonlarla yakından ilgilidir. Mesela görüntüde dinamikliği ve değişkenliği anlatabilmek için koyu tonların kullanılması gibi. Kullanılan renklerin ton değerleri objelerin niteliklerine göre ayarlanmalıdır.
Derinlik: Hacim, derinlik konusu her zaman önemli olmuştur. Derinlik duygusu kamera açısı ve ışıkla sağlanabilir. Kamerada yan açı kullanımı ve kamera hareketleri, tepe ışığı, yan ışık ve anahtar ışık kullanılarak gölgeler oluşturulması, kişiler ve nesnelerin kamera karşısında dağınık bir şekilde derinlemesine yerleştirilmesi derinlik hissini artırabilir.
Sadelik: Çerçevede mümkün olduğu kadar az elemanla konuyu anlatmak önemlidir. Ama konunun dışında anlatımı destekleyen ve çevreyi yansıtan ikinci derece elemanlardan sadece gerekli olanlar alınmalı, gereksiz unsurlar çerçeve dışında kalmalıdır.
- Görsel etkiyi artırmak için, çerçevede mümkün olduğu kadar az elemanla konuyu anlatma yöntemi nedir?
- A-) Denge
- B-) Birlik
- C-) Ölçü
- D-) Derinlik
- Cevap E-) Sadelik
Açıklama: Sadelik: Çerçevede mümkün olduğu kadar az elemanla konuyu anlatmak önemlidir. Ama konunun dışında anlatımı destekleyen ve çevreyi yansıtan ikinci derece elemanlardan sadece gerekli olanlar alınmalı, gereksiz unsurlar çerçeve dışında kalmalıdır.
- Görüntüde kullanılan resimlerin renk değerlerinin açıklık ve koyuluğunun ifadesine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Ton
- B-) Ölçü
- C-) Birlik
- D-) Derinlik
- E-) Sadelik
Açıklama: Görüntüde kullanılan resimlerin renk değerlerinin açıklık ve koyuluğunun ifadesidir. Ton, çekimin resimsel dengesini ve atmosferini doğrudan etkiler. Bir kompozisyonun duygusal yönü, egemen olan tonlarla yakından ilgilidir. Mesela görüntüde dinamikliği ve değişkenliği anlatabilmek için koyu tonların kullanılması gibi. Kullanılan renklerin ton değerleri objelerin niteliklerine göre ayarlanmalıdır. Doğru cevap A’dır
- Görüntüde yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum sağlanması anlamına aşağıdakilerden hangisi gelmektedir?
- A-) Denge
- B-) Ölçü
- C-) Renkler
- Cevap D-) Birlik
- E-) Derinlik
Açıklama: Birlik
- Görüntü geçiş türleri arasında en çok kullanılan yöntem olan bir planın ardından hemen ikinci planı getirmekle yapılan işlem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zincirleme
- Cevap B-) Kesme
- C-) Bindirme
- D-) Silinme
- E-) Açılma ve kararma
Açıklama: Görüntü geçiş türleri;
Kesme: En çok kullanılan yöntemdir. Bir planın ardından hemen ikinci planı getirmekle yapılır.
- Görüntü ile ilgili Narkissos ve Ekho’nun hikayesinden etkilenerek “Narcissus” adlı tabloyu yapan İtalyan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Picasso
- B-) Andy Warhol
- C-) Marcel Duchamp
- Cevap D-) Caravaggio
- E-) Rembrant
Açıklama: İtalyan ressamı Caravaggio’nun 1594-1596 tarihleri arasında tamamladığı “Narcissus” adlı yağlı
boya tablosu da görüntü kavramıyla ilgili güzel bir çalışmadır. Eser Roma’daki “Galleria Nazionale d’Arte Antica”da bulunuyor. Doğru yanıt D’dir.
- Görüntülenen nesnenin boyutu, rengi ve çevresi içindeki konumu ile diğer nesnelerle aralarındaki ilişkiyi belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kompozisyon
- B-) Ölçü
- C-) Derinlik
- D-) Birlik
- Cevap E-) Denge
Açıklama: GÖRÜNTÜLEME VE ESTETİK KAYGI başlıklı bölümden alınmıştır.
Denge, kompozisyonun temel unsurlarındandır. Çekim yapan kameramanın amacı görüntüde bir denge oluşturabilmektir. Çekimi yapılan objeye göre baş, bakış, hareket boşlukları, kamera açıları vb.nin görüntüde denge oluşturabilmek için yapılması gerekir. Görüntünün dengesini de nesnenin boyutu, rengi ve çevresi içindeki konumu ile diğer nesnelerle aralarındaki ilişki belirler. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hale getirilmesini başaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Carl Wilhelm Scheele
- B-) Elizabeth Fulhame
- C-) Thomas Wedgwood
- Cevap D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wollaston
Açıklama: Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Thomas Wedgwood
- B-) Thomas Wollaston
- C-) Elizabeth Fulhame
- D-) Carl Wilhelm Scheele
- Cevap E-) Joseph Nicéphore Niépce
Açıklama: Joseph Nicéphore Niépce
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran kişi aşağıdaki hangi şıkta belirtilmiştir ?
- A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Campo San Giovanni
- C-) Elizabeth Fulhame
- Cevap D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Carl Wilhelm Scheele
Açıklama: Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Carl Wilhelm Scheele
- B-) Elizabeth Fulhame
- Cevap C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Thomas Wedgwood
- E-) Eadweard Muybridge
Açıklama: Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Eadweard Muybridge
- Cevap B-) Joseph Nicéphore Niépce
- C-) Thomas Wedgwood
- D-) Carl Wilhelm Scheele
- E-) Elizabeth Fulhame
Açıklama: İLK GÖRÜNTÜLER başlıklı bölümden alınmıştır.
Görüntü oluşumu ile ilgili temel değer ışık ve ışığa duyarlı maddedir. Carl Wilhelm Scheele, kimyager Elizabeth Fulhame, Thomas Wedgwood’un fotoğraf fikrine yaklaşarak görüntüler oluşturdukları ama kalıcılığı sağlayamadıkları belirtilir. Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
- Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran kişi kimdir?
- Cevap A-) Joseph Nicéphore Niépce
- B-) Carl Wilhelm Scheele
- C-) Elizabeth Fulhame
- D-) Thomas Wedgwood
- E-) Danielo Barbaro
Açıklama: Carl Wilhelm Scheele, kimyager Elizabeth Fulhame, Thomas Wedgwood’un fotoğraf fikrine yaklaşarak görüntüler oluşturdukları ama kalıcılığı sağlayamadıkları belirtilir. Görüntünün ilk olarak kalıcı hâle getirilmesini başaran Joseph Nicéphore Niépce’dir.
- Görüntünün kalıcı olmasını başaran ilk kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Leonardo DaVinci
- Cevap B-) Joseph Nicéphore Niépce
- C-) Thomas Wollaston
- D-) Carl Wilhelm Scheele
- E-) Elizabeth Fulhame
Açıklama: Görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı (Pencereden Le Gras’a bakış) çekmesiyle olmuştur.
Doğru cevap Joseph Nicéphore Niépce, yani B şıkkıdır.
- Görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı çekmesiyle olmuştur.
Bu fotoğrafın adı nedir?- Cevap A-) Pencereden Le Gras’a bakış
- B-) Kır manzarası
- C-) Gün batışı
- D-) Gün doğumu
- E-) Buğday tarlası görünümü
Açıklama: Bu görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı (Pencereden Le Gras’a bakış) çekmesiyle olmuştur.
- Görüntünün tek bir kare olması ve fotoğrafik bir görüntüden öteye gitmeyeceği bir gerçektir. Önemli olan
görüntünün sinema filmi özelliği bulabilmesi için art arda olması gerekliliğidir. Bu şekilde görüntü oluşturulması
ile ilgili olarak görüntüler için farklı kurgulamalar söz konusudur. Bunlardan ilk olanı ve her zaman yapılmasının
önemli olduğu vurgulanan, çekim öncesi konu ile ilgili olan görsel düzenlemelerdir. Kâğıt üzerinde
yapılan bu görsel düzenlemeye ne denir?- A-) Kompozisyon
- Cevap B-) Storyboard
- C-) Fotoğraf dizimi
- D-) Perspektif çalışması
- E-) Ölçek
Açıklama: Görüntünün tek bir kare olması ve fotoğrafik bir görüntüden öteye gitmeyeceği bir gerçektir. Önemli olan
görüntünün sinema filmi özelliği bulabilmesi için art arda olması gerekliliğidir. Bu şekilde görüntü oluşturulması
ile ilgili olarak görüntüler için farklı kurgulamalar söz konusudur. Bunlardan ilk olanı ve her zaman yapılmasının
önemli olduğu vurgulanan, çekim öncesi konu ile ilgili olan görsel düzenlemelerdir. Kâğıt üzerinde
yapılan bu görsel düzenlemeye storyboard denir. Doğru cevap “b”dir.
- Gözle algılama, görmek eylemi, ışığı, renkleri, nesne görüntülerini algılama yetisine ne denir?
- Cevap A-) Görme
- B-) Görüntü
- C-) Perspektif
- D-) Kompozisyon
- E-) Algı yüzeyi
Açıklama: Gözle algılama, görmek eylemi, ışığı, renkleri, nesne görüntülerini algılama yetisidir. Doğru cevap “a”dır.
- I. Görüş alanını derinlemesine genişletir.
II. Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
III. Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır.
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri derinlemesine görüntünün sağladığı özelliklerdendir?- A-) Yalnız I.
- B-) Yalnız II.
- C-) I. ve II.
- D-) II. ve III.
- Cevap E-) I. II. ve III.
Açıklama: Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikleri
belirtmek gerekirse:
• Görüş alanını derinlemesine genişletir.
• Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif
olmaya zorlar.
• Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye
bırakılır.
Doğru cevap “e”dir.
- I. Görüş alanını derinlemesine genişletir
II. Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar
III. Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır
Yukarıdakilerden hangisi derinlemesine görüntünün sağladığı özelliklerdendir?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III.
- D-) II. ve III.
- Cevap E-) Hepsi
Açıklama: Derinlemesine görüntünün sağladığı özellikleri belirtmek gerekirse:
• Görüş alanını derinlemesine genişletir.
• Derinlemesine görüntü, izleyiciyi daha aktif olmaya zorlar.
• Derinlemesine görüntüde çözümleme izleyiciye bırakılır
- I.Konunun büyüklüğü
II.Konu açışı
III.Kameranın yüksekliği
Yukardakilerden hangisi yada hangileri kamera açısını belirleyen öğelerdendir?- A-) I
- B-) II
- C-) I - II
- Cevap D-) I - II - III
- E-) III
Açıklama: Konunun büyüklüğü, konu açışı , kameranın yüksekliği kamera açısını belirleyen öğelerdendir. Buna göre doğru cevap D’dir.
- Kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirme, aşağıdaki hangi terimle ifade edilir?
- Cevap A-) Altın oran
- B-) Camera obscura
- C-) Storyboard
- D-) Üstten bakış
- E-) Camera lucida
Açıklama: B ve E şıkları, görüntü elde etmek için kullanılan optik aygıtlardır. C şıkkı kurgu öncesi yapılan eskizlerdir. D şıkkı bir kamera açısıdır. Soruda bahsedilen kompozisyon tekniği, altın orandır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap altın oran, A şıkkıdır.
- Kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmek ne olarak adlandırılır?
- A-) Baş boşluğu
- Cevap B-) Altın oran
- C-) Hareket boşluğu
- D-) Bakış boşluğu
- E-) Göğüs çekim
Açıklama: Altın oran: Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir. 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensip düzgün görüntüler oluşturulmasını mümkün kılar.
- Kamera gövdesi hareket ettirilerek yapılan mekanik hareket aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aşağı çevrinme
- B-) Yukarı çevrinme
- C-) Yatay çevrinme
- D-) Optik kaydırma
- Cevap E-) Kaydırma hareketi
Açıklama: KAMERA VE GÖRÜNTÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Kaydırma hareketi: Kamera gövdesi hareket ettirilerek yapılan mekanik harekettir. Yapılan kamera hareketi, kameranın herhangi bir araç üzerinde ileri-geri kaydırılmasıdır. Çevrinmede kamera olduğu yerde durur; kaydırmada ise yapılan hareket kameranın gövdesiyle hareket etmesidir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- Kamera sabit haldeyken objektif aracılığıyla yapılan hareketlere ne denir?
- Cevap A-) Zoom
- B-) Tilt
- C-) Pan
- D-) Aşağı-yukarı kaydırma
- E-) İleri-geri kaydırma
Açıklama: Kamera sabit haldeyken objektif aracılığıyla yapılan hareketlere zoom ya da optik kaydırma denir. Çekilen konunun sabit bir yerde durması ve kamera gövdesi ile hareket etmeye gerek kalmadan görüntü açısının büyümesi veya küçülmesinin mercekler yardımıyla sağlanmasıdır.
Doğru cevap zoom, A şıkkıdır.
- Kameraları, fotoğraf makinelerinden ayıran kaç temel fark bulunmaktadır ?
- A-) 3
- B-) 6
- C-) 4
- D-) 5
- Cevap E-) 2
Açıklama: Kameraları, fotoğraf makinelerinden ayıran iki temel fark bulunmaktadır: tek tek yerine seri hâlde görüntü çekmeleri ve ses kaydedebilmeleri. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesi işlemine ne ad verilir?
- A-) Derinlemesine görüntü
- Cevap B-) Çekim
- C-) Netlik
- D-) Görüntü
- E-) Gerçek görüntü
Açıklama: Çekim, kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesidir. Kameramanın bu çekimleri yapabilmesi için kameranın konumlandırılmış olduğu düzlem de önemlidir. Buna göre cevap B’dir.
- Kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesine ne ad verilir?
- A-) Görünürlük
- B-) Netlik
- C-) Hareketli Görüntü
- Cevap D-) Çekim
- E-) Optik Kaydırma
Açıklama: Çekim, kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesidir. Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
- Kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesine ne denilmektedir ?
- A-) Derinlemesine görüntü
- B-) Görüntü
- Cevap C-) Çekim
- D-) Eğik bakış
- E-) Konu açısı
Açıklama: Çekim, kameraman tarafından görüntünün, görüntü çerçevesi içinde kalıcı hâle getirilmesidir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Kameranın dikey eksende, yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya doğru yaptığı hareket, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Pan
- Cevap B-) Tilt
- C-) Kaydırma
- D-) Optik kaydırma
- E-) Takip
Açıklama: Yukarı-Aşağı çevrinme (tilt): Kameranın dikey eksende, yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya doğru yaptığı hareketlerdir. Yatay çevrinme kadar sık kullanılmasa bile genelde nesnelerin dikey hareketlerini görüntülemek için kullanılır. Doğru cevap B’dir.
- Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekette ne denir?
- A-) Tilt
- Cevap B-) Pan
- C-) Kaydırma hareketi
- D-) Optik kaydırma
- E-) Yukarı-Aşağı çevrinme
Açıklama: Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekete Yatay çevrinme (pan) denir. Buna göre doğru cevap B’dir.
- Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu hareket aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Pan
- B-) Tilt
- C-) Kaydırma
- D-) Optik kaydırma
- E-) Zıplama
Açıklama: Yatay çevrinme (pan): Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekettir. En çok yapılan kamera hareketidir. Pan hareketi nesnenin hareketinden geç kalmamalıdır. Doğal akışı bozmadığı için çok kullanılan kamera
hareketidir. Doğru cevap A’dır.
- Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu kamera hareketine ne ad verilir?
- A-) Eğik bakış
- B-) Optik kaydırma
- C-) Kaydırma hareketi
- Cevap D-) Yatay çevrinme
- E-) Yukarı-Aşağı çevrinme
Açıklama: Doğru cevap D’dir. Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu kamera hareketine yatay çevrinme adı verilir.
- Kameranın kadrajına giren kişinin, bakış yönü doğrultusunda bırakılan mesafeye ne ad verilir?
- A-) Baş boşluğu
- Cevap B-) Bakış boşluğu
- C-) Hareket boşluğu
- D-) Altın oran
- E-) Çekim boşluğu
Açıklama: Bakış boşluğu: Kameranın kadrajına giren kişinin, bakış yönü doğrultusunda bırakılan mesafedir. Doğru cevap B’dir.
- Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Eğik bakış
- Cevap B-) Öznel görüş açısı
- C-) Nesnel görüş açısı
- D-) Üstten bakış
- E-) Alttan bakış
Açıklama: Öznel görüş açısı, kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir. Daha çok herhangi bir olayın belli bir kişinin gözüyle ortaya konmasında kullanılır. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Eğik bakış
- B-) Nesnel görüş açısı
- Cevap C-) Öznel görüş açısı
- D-) Üstten bakış
- E-) Alttan bakış
Açıklama: Öznel görüş açısı: Kameranın merceğinin görüntüyü
filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş
gibi kullanıldığı çekim biçimidir. Doğru cevap “c”dir.
- Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Nesnel görüş açısı
- B-) Eğik bakış
- C-) Üstten bakış
- D-) Alttan bakış
- Cevap E-) Öznel görüş açısı
Açıklama: Öznel görüş açısı
- Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimine ne ad verilir?
- A-) Eğik bakış
- B-) Üstten bakış
- C-) Alttan bakış
- Cevap D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: Öznel görüş açısı: Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir. Daha çok herhangi bir olayın belli bir kişinin gözüyle ortaya konmasında kullanılır. Bu çekimlerde oyunculardan birinin doğrudan doğruya kamera objektifine bakması da seyircinin ilgisini çekmesi bakımından etkilidir.
- Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimlere aşağıdakilerden hangisi denir?
- A-) Nesnel görüş açısı
- B-) Üstten bakış
- C-) Öznel görüş açısı
- Cevap D-) Alttan Bakış
- E-) Eğik bakış
Açıklama: Alttan bakış: Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir.
- Karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtan optik alet aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Sinema kamerası
- B-) Fotoğraf tabancası
- C-) Camera lucida
- Cevap D-) Camera obscura
- E-) Kamera
Açıklama: İLK GÖRÜNTÜLER başlıklı bölümden alınmıştır.
Camera obscura karanlık oda çevresindeki görüntüleri ekrana yansıtan optik bir alettir. Çizim amacıyla kullanılır. Ayrıca fotoğraf ve kameranın icadına yol açan buluşlardan da biridir. Camera obscura, bir kutu veya oda ve onun bir yüzüne açılmış delikten ibarettir. Dışarıdan gelen ışık delikten geçerek içerisindeki yüzeye düşer ve yansıdığı kaynağın perspektifini ve renklerini koruyarak ters dönmüş (180 derece, baş aşağı) görüntüsünü oluşturur. Resmin bir kâğıt üzerine düşürülerek net çizimler elde edilmesini sağlar. Doğru yanıt D seçeneğidir.
- Kendi görüntüsüne âşık olan Narcissus resmini yapan 16. yüzyıl İtalyan ressamı kimdir?
- Cevap A-) Caravaggio
- B-) Leonardo da Vinci
- C-) Michelangelo
- D-) Rafaello
- E-) Caracci
Açıklama: İtalyan ressamı Caravaggio’nun 1594-1596 tarihleri arasında tamamladığı “Narcissus” adlı yağlı boya tablosu da görüntü kavramıyla ilgili güzel bir çalışmadır.
- Kişiler ve nesnelerin kamera karşısında dağınık bir şekilde yerleştirilmesiyle aşağıdakilerden hangi görsel etkinin artırılması sağlanmıştır?
- Cevap A-) Derinlik
- B-) Birlik
- C-) Denge
- D-) Ölçü
- E-) Ton
Açıklama: Kişiler ve nesnelerin kamera karşısında dağınık bir şekilde derinlemesine yerleştirilmesi derinlik hissini artırabilir. Doğru yanıt A’dır.
- Kişinin veya kişilerin bütün vücudu ile göründüğü, genel bilgi vermek, kişiyi tanıtmak için kullanılan çekim ölçeği hangisidir?
- A-) Uzak çekim
- B-) Genel çekim
- Cevap C-) Boy çekim
- D-) Diz çekim
- E-) Bel çekim
Açıklama: Doğru cevap C’dir. Bu çekim ölçeği boy çekimidir.
- Kompozisyonda denge sağlanırken görüntüde yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum sağlanması anlamına gelir. Örneğin iki kamerayla iki konuşmacının karşılıklı çekiminde, kameramanlar aynı ölçekte çekim yapmalı ve aynı oranda baş boşluğu bırakmalıdır.
Yukarıda anlatılan görsel etkiyi artırma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Derinlik
- B-) Sadelik
- C-) Ölçü
- Cevap D-) Birlik
- E-) Ton
Açıklama: Birlik
Kompozisyonda denge sağlanırken görüntüde
yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin
düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek
görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum
sağlanması anlamına gelir. Örneğin iki kamerayla
iki konuşmacının karşılıklı çekiminde, kameramanlar
aynı ölçekte çekim yapmalı ve aynı oranda
baş boşluğu bırakmalıdır. Doğru cevap “d”dir.
- Kompozisyonda denge sağlanırken görüntüde yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum sağlanmasına ne denir?
- A-) Denge
- Cevap B-) Birlik
- C-) Ölçü
- D-) Ton
- E-) Sadelik
Açıklama: Birlik: Kompozisyonda denge sağlanırken görüntüde yer alan çeşitli şey ve kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinin gözetilmesi ve ardı ardına gelecek görüntüler arasında, denge yönünden de bir uyum sağlanması anlamına gelir. Örneğin iki kamerayla iki konuşmacının karşılıklı çekiminde, kameramanlar aynı ölçekte çekim yapmalı ve aynı oranda baş boşluğu bırakmalıdır.
- Kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimi yapan Fransız bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Eadweard Muybridge
- C-) Elizabeth Fulhame
- D-) Carl Wilhelm Scheele
- E-) Thomas Wedgwood
Açıklama: Fransız bilim insanı olan Etienne-Jules Marey ise kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çekmiştir (1880). Doğru yanıt A’dır.
- Kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikanın fotoğrafını çeken Fransız bilim insanı kimdir?
- Cevap A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Carl Wilhelm Scheele
- C-) Eadweard Muybridge
- D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Thomas Wollaston
Açıklama: Fransız bilim insanı olan Etienne-Jules Marey ise kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak uçan pelikan fotoğrafını çekmiştir.
- Kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla sıralı çekimi yapan kişi olarak bilinen fotoğrafçı kimdir?
- Cevap A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Eadweard Muybridge
- C-) Lumiere Kardeşler
- D-) Edison Claude Monet
- E-) Gustav Deutsch
Açıklama: Fransız bilim insanı olan Etienne-Jules Marey ise kuşların nasıl uçtuğunu öğrenme isteği ile bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimini yaparak alttaki uçan pelikan fotoğrafını çekmiştir (1880)
- Mekânın nesneden daha çok yer kapladığı çekim türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ayrıntı çekim
- Cevap B-) Genel çekim
- C-) Diz çekim
- D-) Boy çekim
- E-) Baş çekim
Açıklama: Genel çekim, izleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türüdür. Genel çekim aynı zamanda mekân içindeki elemanlar arasında uzaklık farklılıklarını verme amaçlıdır. Genel çekimde mekân, nesneden daha çok alan kaplamaktadır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Doğru cevap genel çekim, B şıkkıdır.
- Metinde boş bırakılan yerlere uygun terim seçeneklerden hangisidir?
“Kompozisyonun temel unsurlarındandır. Çekim yapan kameramanın amacı görüntüde bir ……………………………….. oluşturabilmektir. Çekimi yapılan objeye göre baş, bakış, hareket boşlukları, kamera açıları vb.nin görüntüde ……………………………. oluşturabilmek için yapılması gerekir. Görüntünün ……………………………………..sını da nesnenin boyutu, rengi ve çevresi içindeki konumu ile diğer nesnelerle aralarındaki ilişki belirler.”- A-) Renk
- B-) Çizgi
- C-) Sadelik
- Cevap D-) Denge
- E-) Derinlik
Açıklama: Kompozisyonun temel unsurlarındandır. Çekim yapan kameramanın amacı görüntüde bir denge oluşturabilmektir. Çekimi yapılan objeye göre baş, bakış, hareket boşlukları, kamera açıları vb.nin görüntüde denge oluşturabilmek için yapılması gerekir. Görüntünün dengesini de nesnenin boyutu, rengi ve çevresi içindeki konumu ile diğer nesnelerle aralarındaki ilişki belirler.
- Objelerin gereğinden büyük göründüğü, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırması sonucunu uyandıran kamera açısı tipi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Alttan bakış
- B-) Eğik bakış
- C-) Öznel görüş açısı
- D-) Nesnel görüş açısı
- E-) Özel görüş açısı
Açıklama: Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir. Bunun dışında kameranın alt açıdan görüşü söz konusu olunca alt açıdan yapılmış çekimlerde de objeler gereğinden büyük görünürler. Burada çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu
uyandırmasıdır. Doğru cevap A’dır.
- Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurması ile oluşturulan temel çekim ölçeği aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Ayrıntı çekim
- B-) Yüz çekim
- C-) Bel çekim
- D-) Diz çekim
- E-) Göğüs çekim
Açıklama: Objenin bir kısmının görüntü çerçevesini doldurması ile oluşturulan temel çekim ölçeği ayrıntı çekim denir. Doğru cevap “a”dir.
- Optik Kaydırma nedir?
- A-) Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir.
- Cevap B-) Çekilen konunun sabit bir yerde durması ve kamera gövdesi ile hareket etmeye gerek kalmadan görüntü açısının büyümesi veya küçülmesinin mercekler yardımıyla sağlanmasıdır.
- C-) Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekettir.
- D-) Kameranın dikey eksende, yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya doğru yaptığı hareketlerdir.
- E-) Kamera gövdesi hareket ettirilerek yapılan mekanik harekettir.
Açıklama: Çekilen konunun sabit bir yerde durması ve kamera gövdesi ile hareket etmeye gerek kalmadan görüntü açısının büyümesi veya küçülmesinin mercekler yardımıyla sağlanmasıdır.
- Sanat ortamında kullanılan bir kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir. 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensip düzgün görüntüler oluşturulmasını mümkün kılar. Genel itibariyle bu kurala uygun kadrajlar göze çok daha iyi görünür.
Yukarıda anlatılan kompozisyon yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Perspektif
- B-) Hareket boşluğu
- C-) Baş boşluğu
- D-) Bakış boşluğu
- Cevap E-) Altın oran
Açıklama: Altın oran: Sanat ortamında kullanılan bir
kompozisyon yöntemidir. Fotoğraftaki kullanımında
yapılması gereken, kadrajı 9 eşit dikdörtgene
bölerek ilgi noktasını ortada yer alan dört
kesişim noktasından birine yakın yerleştirmektir
(Resim 7.25). 1/3 kuralı olarak bilinen bu prensip
düzgün görüntüler oluşturulmasını mümkün kılar.
Genel itibariyle bu kurala uygun kadrajlar göze çok
daha iyi görünür. Doğru cevap “e”dir.
- Seyircilerde ezilmişliği, küçük düşmeyi, yenilgi duygusunu uyandıran kamera açısı hangisidir?
- Cevap A-) Üstten bakış
- B-) Alttan bakış
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: Doğru cevap A’dır. Üstten bakış adı verilmektedir.
- Seyircilerde ezilmişliği, küçük düşmeyi, yenilgi duygusunu uyandıran çekim açısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Eğik bakış
- B-) Öznel görüş açısı
- C-) Nesnel görüş açısı
- Cevap D-) Üstten bakış
- E-) Alttan bakış
Açıklama: Üstten bakış açısı ile çekilmiş görüntü çekimlerinde, objeler gerçekte küçülmediği hâlde olduğundan küçük görünür. Böyle çekim açısının kullanılması seyircilerde ezilmişliği, küçük düşmeyi, yenilgi duygusunu uyandırması içindir. Doğru yanıt D’dir.
- Seyirciyi etkilemek anlamında bu çekimin kullanıldığı belirtilen, kamera hareketlerinin seyircide ilgiyi artırmak anlamında gerektiği zaman uygulanmasının uygun olduğu çekim ölçeği hangisidir?
- Cevap A-) Uzak çekim
- B-) Genel çekim
- C-) Boy çekim
- D-) Tilt
- E-) Pan
Açıklama: Uzak çekim: Büyük bir alanın, geniş bir mesafeden görüntülenmesidir. Seyirciyi etkilemek anlamında bu çekimin kullanıldığı belirtilir. Çok geniş açılı çekim, uzak çekimler için genellikle tercih edilendir. Kamera hareketlerinin seyircide ilgiyi artırmak anlamında gerektiği zaman uygulanmasının uygun olacağı belirtilir.
- Seçeneklerden hangisi alttan bakış çekimdir?
- A-) Kameranın omuzda, bel hizasında, diz hizasında durması sonucu elde edilen çekimdir.
- B-) Kameranın konuyu görüntülemek için aşağıya doğru eğimlendirildiği bir çekimdir.
- Cevap C-) Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir.
- D-) Kamera kendi ekseninde sağa-sola eğildiği takdirde çekilen görüntüler dikey kenarlara göre sağa-sola eğik olarak görünür.
- E-) Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir.
Açıklama: Üstten bakış: Kameranın konuyu görüntülemek için aşağıya doğru eğimlendirildiği bir çekimdir. Kamera yüksekte bir görüş noktasından aşağıya doğru eğilmiş olarak çalıştırıldığında üstten görüş açısı meydana gelir. Bir insanın önüne bakması, yüksek bir yerden aşağıya bakma durumlarında bu bakış açısı kullanılır. Üstten bakış kameranın yüksek bir yere konumlandırılacağı anlamı taşımaz. Tüm açılar görelidir. Çekimi yapılan konunun yüksekliğiyle bağlantılıdır. Çekimi yapılan konunun yüksekliği ne olursa olsun, her türden aşağı doğru açılandırma üstten bakış olarak nitelendirilmelidir. Üstten bakış açısı ile çekilmiş görüntü çekimlerinde, objeler gerçekte küçülmediği hâlde olduğundan küçük görünür. Böyle çekim açısının kullanılması seyircilerde ezilmişliği, küçük düşmeyi, yenilgi duygusunu uyandırması içindir.
Alttan bakış: Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir. Bunun dışında kameranın alt açıdan görüşü söz konusu olunca alt açıdan yapılmış çekimlerde de objeler gereğinden büyük görünürler. Burada çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırmasıdır.
Eğik bakış: Kamera kendi ekseninde sağa-sola eğildiği takdirde çekilen görüntüler dikey kenarlara göre sağa-sola eğik olarak görünür. Böyle bir görüntü oluşturma olumsuzluk duygusunu verebilmek için kullanılır. Baş aşağı çekimde ise temel amaç kameranın tamamıyla baş aşağı duruma getirilerek yapılan çekimdir. Burada çekilen, görüntünün birisinin gözüyle çekilmiş gibi sahnenin alışılmamış bir açıdan verilmesidir.
Öznel görüş açısı: Kameranın merceğinin görüntüyü filmdeki kişilerden birinin gözüyle görüyormuş gibi kullanıldığı çekim biçimidir. Daha çok herhangi bir olayın belli bir kişinin gözüyle ortaya konmasında kullanılır. Bu çekimlerde oyunculardan birinin doğrudan doğruya kamera objektifine bakması da seyircinin ilgisini çekmesi bakımından etkilidir.
- Seçeneklerden hangisi bir saniyede 12 fotoğraf çeken fotoğraf tabancasıyla ilk sıralı çekimi yapan fotoğrafçıdır?
- Cevap A-) Etienne-Jules Marey
- B-) Eadweard Muybridge
- C-) Elizabeth Fulhame
- D-) Joseph Nicéphore Niépce
- E-) Danielo Barbaro
Açıklama: Etienne-Jules Marey
- Seçeneklerden hangisi birden fazla kamera kullanarak yaptığı hareket çekimleriyle bilinen İngiliz fotoğrafçıdır?
- A-) Danielo Barbaro
- Cevap B-) Eadweard Muybridge
- C-) Joseph Nicéphore Niépce
- D-) Thomas Wedgwood
- E-) Carl Wilhelm Scheele
Açıklama: Eadweard Muybridge
- Seçeneklerden hangisi film kurgusunda kullanılan noktalama işaretlerinden biri değildir?
- A-) Kesme
- B-) Açılma ve kararma
- Cevap C-) Pin
- D-) Bindirme
- E-) Silinme
Açıklama: Pin
- Seçeneklerden hangisi görsel etkiyi arttırma yöntemlerinden biri değildir?
- A-) Denge
- B-) Çizgiler
- C-) Ölçü
- D-) Ton
- Cevap E-) Çekim
Açıklama: Çekim
- Seçeneklerden hangisi kamera açısı tiplerinden değildir?
- Cevap A-) Nicel görüş açısı
- B-) Eğik bakış
- C-) Öznel bakış açısı
- D-) Üstten bakış
- E-) Alttan bakış
Açıklama: Nicel görüş açısı
- Seçeneklerden hangisi kamera açısını belirleyen unsurlardandır?
- A-) Optik kaydırma
- B-) Aşağı bakış
- C-) Pan
- Cevap D-) Kamera yüksekliği
- E-) Tilt
Açıklama: Kamera yüksekliği
- Seçeneklerden hangisi kamera hareketleri arasında sayılmaz?
- A-) Pan
- B-) Tilt
- C-) Optik kaydırma
- D-) Kaydırma
- Cevap E-) Eğik bakış
Açıklama: Eğik bakış
- Seçeneklerden hangisi temel görüntü ölçeklerinden değildir?
- A-) Uzak Çekim
- B-) Genel Çekim
- C-) Diz Çekim
- D-) Göğüs Çekim
- Cevap E-) Tilt
Açıklama: Tilt
- Sinemanın bu en büyük anlatım özelliğini olan kurguyu sistemli olarak kullanan ilk yönetmen kimdir?
- A-) Thomas Wedgwood
- B-) Joseph Nicéphore Niépce
- C-) Stephen Henry Horgan
- Cevap D-) David Wark Griffith
- E-) Gustav Deutsch
Açıklama: David Wark Griffith
- Tarihteki ilk fotoğraf kaç yılında çekilmiştir?
- Cevap A-) 1826
- B-) 1836
- C-) 1846
- D-) 1856
- E-) 1866
Açıklama: Bir görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı çekmesiyle olmuştur. Doğru yanıt A’dır.
- Tarihteki ilk fotoğraf ne zaman çekilmiştir?
- A-) 1805
- Cevap B-) 1826
- C-) 1833
- D-) 1839
- E-) 1878
Açıklama: Görüntünün sabitlenmesi Joseph Nicéphore Niépce’nin, 1826 yılında, tarihteki ilk fotoğrafı çekmesiyle olmuştur.
- Temel amacı yazılı öyküyü görsel hale getirmek olan çalışma nedir?
- A-) Çekim
- B-) Kurgu
- Cevap C-) Storyboard
- D-) Çerçeveleme
- E-) Açılma ve kararma
Açıklama: Kâğıt üzerinde yapılan bu görsel düzenlemeye storyboard denir. Storyboard çalışmasındaki temel amaç, yazılı öyküyü görsel hale getirmektir. Storyboard, çalışması yapılacak çekimlerle ilgili her türlü bilginin görselleştirilmiş hâlidir. Konu ile ilgili olarak herkesi bağlayandır.
- Çalışması yapılacak çekimlerle ilgili her türlü bilginin görselleştirilmesine ne denir?
- A-) Desen
- B-) Comıc
- C-) Tasarım
- Cevap D-) Storyboard
- E-) Taslak
Açıklama: Kâğıt üzerinde yapılan bu görsel düzenlemeye storyboard denir. Storyboard, çalışması yapılacak çekimlerle ilgili her türlü bilginin görselleştirilmiş hâlidir. Doğru yanıt D’dir.
- Çekilen filmi veya görüntüyü bir sanat eseri haline getiren esas unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kamera
- B-) Görüntü
- Cevap C-) Kurgu
- D-) Açı
- E-) Çerçevelendirme
Açıklama: Bir kamera açısından çekilmiş görüntüler, kendi başına bir sanat eseri meydana getiremez. Bu görüntü içindeki cisimler hareket etseler bile, sinema bakımından bu hareketin büyük bir değeri yoktur. Bu parçalar ancak özel bir anlayışla birleştirildikleri vakit sinemaya özgü kullanılışlar meydana çıkar. Belli bir sahnenin tespit edilen görüntüleri, film sanatının sadece malzemesini meydana getirir; asıl film sanatı, kurgu yoluyla, bu parçaların birleştirilmesine geçildiği vakit başlar.
Doğru cevap kurgu, C şıkkıdır.
- Çekilen konunun sabit bir yerde durması ve kamera gövdesi ile hareket etmeye gerek kalmadan görüntü açısının büyümesi veya küçülmesinin mercekler yardımıyla sağlandığı hareket türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Uzak çekim
- B-) Kaydırma hareketi
- C-) Yatay çevrinme
- D-) Yukarı-Aşağı çevrinme
- Cevap E-) Optik kaydırma
Açıklama: Kamera sabit haldeyken objektif aracılığıyla yapılan hareketlere zoom denir. Çekilen konunun sabit bir yerde durması ve kamera gövdesi ile hareket etmeye gerek kalmadan görüntü açısının büyümesi veya küçülmesinin mercekler yardımıyla sağlanması hareketine optik kaydırma denir. Doğru cevap E seçeneğidir.
- Çekilen objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırması için kullanılan kamera açısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Üstten bakış
- Cevap B-) Alttan bakış
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: KAMERA VE GÖRÜNTÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Alttan bakış: Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir. Bunun dışında kameranın alt açıdan görüşü söz konusu olunca alt açıdan yapılmış çekimlerde de objeler gereğinden büyük görünürler. Burada çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırmasıdır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
- Çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırması hedeflenen bir çekim için kamera nasıl konumlandırılır?
- Cevap A-) Alttan bakış
- B-) Eğik bakış
- C-) Üstten bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Derinlemesine görüntü
Açıklama: Alttan bakış: Kameranın çekim konusunu görüntülemek için yukarı doğru doğrultulduğu her türden çekimdir. Bunun dışında kameranın alt açıdan görüşü söz konusu olunca alt açıdan yapılmış çekimlerde de objeler gereğinden büyük görünürler. Burada çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusu uyandırmasıdır.
- Çekilen, objenin, cismin özelliğine göre izleyicilerde güçlülük, heybetlik, ululuk duygusunun uyandırıldığı kamera açısı hangisidir?
- A-) Üstten bakış
- Cevap B-) Alttan bakış
- C-) Eğik bakış
- D-) Öznel görüş açısı
- E-) Nesnel görüş açısı
Açıklama: Doğru cevap B’dir. Alttan bakış ile sağlanmaktadır.
- Çekim öncesi konu ile ilgili olarak kağıt üzerinde yapılan görsel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Storyboard
- B-) Kurgu
- C-) Zincirleme
- D-) Derleme
- E-) Bindirme
Açıklama: GÖRÜNTÜNÜN KURGULANMASI başlıklı bölümden alınmıştır.
Görüntünün tek bir kare olması ve fotoğrafik bir görüntüden öteye gitmeyeceği bir gerçektir. Önemli olan görüntünün sinema filmi özelliği bulabilmesi için art arda olması gerekliliğidir. Bu şekilde görüntü oluşturulması ile ilgili olarak görüntüler için farklı kurgulamalar söz konusudur. Bunlardan ilk olanı ve her zaman yapılmasının önemli olduğu vurgulanan, çekim öncesi konu ile ilgili olan görsel düzenlemelerdir. Kâğıt üzerinde yapılan bu görsel düzenlemeye storyboard denir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Çekim öncesi konu ile ilgili yapılan görsel düzenleme, yazılı öyküyü görsel hale getirme ve çalışması yapılacak çekimlerle ilgili her türlü bilginin görselleştirilmesine ne ad verilir?
- A-) Görüntüleme
- B-) Çerçeveleme
- C-) İzleme
- Cevap D-) Storyboard
- E-) Çekim
Açıklama: Doğru cevap D’dir. Storyboard adı verilir.
- Çekim öncesi yazılı öyküyü görsel hale getirme işlemine ne ad verilir?
- A-) Story
- Cevap B-) Storyboard
- C-) Kurgu
- D-) Kesintisizlik kurgusu
- E-) Derleme Kurgusu
Açıklama: Bunlardan ilk olanı ve her zaman yapılmasının önemli olduğu vurgulanan, çekim öncesi konu ile ilgili olan görsel düzenlemelerdir. Kâğıt üzerinde yapılan bu görsel düzenlemeye storyboard denir. Storyboard çalışmasındaki temel amaç, yazılı öyküyü görsel hale getirmektir. Storyboard, çalışması yapılacak çekimlerle ilgili her türlü bilginin görselleştirilmiş hâlidir. Konu ile ilgili olarak herkesi bağlayandır. Buna göre doğru cevap B’dir.
- Çekime konu olan objelerin en etkili görülecek açıdan, derinliği olan görüntülerinin
oluşturulmasına ne denir?- A-) Alttan bakış
- B-) Öznel görüş açısı
- C-) Nesnel görüş açısı
- D-) Konunun büyüklüğü
- Cevap E-) Konu açısı
Açıklama: Konu açışı: Çekime konu olan objelerin en etkili görülecek açıdan, derinliği olan görüntülerinin oluşturulması amaçlanır.
- Çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesi ve özel yapıdaki mercekler, diyaframın küçülmesi ve iyi bir aydınlatma ile mümkün olan görüntüye ne ad verilir?
- A-) Görüntü
- B-) Görüş
- Cevap C-) Derinlemesine Görüntü
- D-) Görüntüleme
- E-) Derinlik
Açıklama: Doğru cevap C’dir. Derinlemesine görüntü adı verilir.
- Çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesine ne ad verilir?
- A-) Eş görüntü
- B-) Uzamsal görüntü
- Cevap C-) Derinlemesine görüntü
- D-) Net görüntü
- E-) Degrade görüntü
Açıklama: Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir. Bu da özel yapıdaki mercekler, diyaframın küçülmesi ve iyi bir aydınlatma ile mümkündür. Doğru cevap C’dir.
- Çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesine ne denir?
- A-) Görüntü
- Cevap B-) Derinlemesine görüntü
- C-) Çekim
- D-) Zahiri görüntü
- E-) Mercek yapısı
Açıklama: Derinlemesine görüntü işlemi çok yakındaki bir objeyle uzaktaki objenin aynı netlikte görülebilmesidir.
- İtalyan ressamı Caravaggio’nun yağlı boya tablosu görüntü kavramıyla ilgili güzel bir çalışmadır.
Bu çalışmanın adı nedir?- A-) Ekho
- B-) Peri kızı
- Cevap C-) Narcissus
- D-) Leda
- E-) Kuğu
Açıklama: İtalyan ressamı Caravaggio’nun 1594-1596 tarihleri arasında tamamladığı “Narcissus” adlı yağlı boya tablosu da görüntü kavramıyla ilgili güzel bir çalışmadır.
- İzleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ayrıntı çekim
- B-) Uzak çekim
- Cevap C-) Genel çekim
- D-) Omuz çekim
- E-) Boy çekim
Açıklama: ÇEKİM ÖLÇEKLERİ başlıklı bölümden alınmıştır.
Genel çekim: İzleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türüdür. Genel çekim aynı zamanda mekân içindeki elemanlar arasında uzaklık farklılıklarını verme amaçlıdır. Genel çekimde mekân, nesneden daha çok alan kaplamaktadır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
- İzleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türü hangisidir?
- Cevap A-) Genel çekim
- B-) Uzak çekim
- C-) Boy çekim
- D-) Ayrıntı çekim
- E-) Omuz çekim
Açıklama: Genel çekim: İzleyene mekân hakkında bir fikir veren çekim türüdür.
- ‘’Bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Gerçekte bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şeydir.’’
Aşağıdakilerden hangisi bu tanımı karşılar?- A-) Görme
- B-) Görünürlük
- C-) Algılama
- D-) Görünüş
- Cevap E-) Görüntü
Açıklama: Görüntü bir kimse veya nesnenin, birtakım optik olayların etkisiyle meydana gelen görünüşüdür. Gerçekte bulunmadığı hâlde varmış gibi görünen şeydir
- “Camera lucida, 1806 yılında …… ……… tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır.”
Yukarıda boş bırakılan yerde bahsedilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Elizabeth Fulhame
- B-) Thomas Wedgwood
- C-) Carl Wilhelm Scheele
- D-) Joseph Nicéphore Niépce
- Cevap E-) Thomas Wollaston
Açıklama: Camera lucida, 1806 yılında Thomas Wollaston tarafından bulunan ve ressamların manzara sahnesini hatasız bir şekilde resmetmesine yardımcı olan optik bir aygıttır.
- “Hoşgörüsüzlük” adlı filmiyle bilinen, sinemanın bu en büyük anlatım özelliğini sistemli olarak kullanan ilk yönetmen kimdir?
- A-) Gustav Deutsch
- B-) Edward Hopper
- Cevap C-) David Wark Griffith
- D-) Charles Chaplin
- E-) Martin Scorsese
Açıklama: Sinemanın bu en büyük anlatım özelliğini sistemli olarak kullanan ilk yönetmen, David Wark Griffith’tir. Griffith, en çok üçer dakikalık bu kısa filmlerinde uyguladığı kurgu özelliklerini toplu bir şekilde ve çok daha ustaca “Bir Milletin Doğuşu” (1916) ve “Hoşgörüsüzlük” (1916) adlı büyük filmlerinde de kullandı. Bu iki film, sinema dilinin, sinema sanatının ilk büyük eserleri sayılır.
- “Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekettir. En çok yapılan kamera hareketidir. Hareket nesnenin hareketinden geç kalmamalıdır. Doğal akışı bozmadığı için çok kullanılan kamera hareketidir.”
Yukarıda anlatılan kamera hareketine ne ad verilir?- A-) Tilt
- B-) Kaydırma Hareketi
- C-) İleri-Geri Hareket
- D-) Yukarı-Aşağı Çevrinme
- Cevap E-) Pan
Açıklama: Yatay çevrinme (pan): Kameranın gövdesinin sabit kalmak koşuluyla sağa-sola yapmış olduğu harekettir. En çok yapılan kamera hareketidir. Pan hareketi nesnenin hareketinden geç kalmamalıdır. Doğal akışı bozmadığı için çok kullanılan kamera hareketidir.
- “Seyircinin bakış açısı” olarak da bilinen kamera açısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Öznel görüş açısı
- B-) Üstten bakış
- C-) Alttan bakış
- Cevap D-) Nesnel görüş açısı
- E-) Eğik bakış
Açıklama: Nesnel görüş açısında kamera hareketleri seyirci tarafından tamamen tarafsız olarak izlenir. Bu tür çalışmaya ‘seyircinin bakış açısı’ da denir. Olay, sahnedeki oyunculardan birinin bakış açısından verilmediği için nesnel kamera açıları kişiliksizdir. Böyle bir çalışmada, filmi çekilen kişiler ortada kamera yokmuş gibi davranırlar, hiçbir zaman objektife doğrudan bakmazlar.
Doğru cevap D şıkkıdır.
- “Yönetmenliğini üstlendiği Shirley: Visions of Reality, Edward Hopper’ın Office at Night, Woman in the Sun dâhil olmak üzere 13 farklı tablosunda resmettiği Shirley’in hikayesini 1920’lerde başlayıp, yıllara yayılan bir süreçte anlatarak benzersiz bir hikayeyi önümüze getiriyor.”
Yukarıda bahsedilen film yönetmeni aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Gustav Deutsch
- B-) Edward Hopper
- C-) David Wark Griffith
- D-) Charles Chaplin
- E-) Martin Scorsese
Açıklama: Gustav Deutsch yönetmenliğini üstlendiği Shirley: Visions of Reality, Edward Hopper’ın Office at Night, Woman in the Sun dâhil olmak üzere 13 farklı tablosunda resmettiği Shirley’in hikayesini 1920’lerde başlayıp, yıllara yayılan bir süreçte anlatarak benzersiz bir hikayeyi önümüze getiriyor.
Ünite 8
- “Genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit” olarak tanımlanan şey nedir?
- A-) Hız
- B-) Hareket
- C-) Kuvvet
- D-) Boyut
- Cevap E-) Zaman
Açıklama: Zaman genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit (TDK) olarak tanımlanır. Doğru cevap E’dir.
- “Geçmiş, şimdiki zamana eklenmeseydi sadece şimdi olacağından süre var olmayacaktı. Sürenin var olması bilincin geçmişi şimdiye eklemesiyle mümkün olmaktadır.” düşüncesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Newton
- D-) Einstein
- Cevap E-) Bergson
Açıklama: Bergson’a göre gerçek süre iç dünyamızdır. Benin kendini yaşamaya bıraktığı bilinç durumlarının ardışık dizilişlerinin oluşturduğu biçimdir. Bütün değişmeler ve gelişmeler bir “süre” içinde gerçekleşir. Süreyi yaşayabilmemizin koşulu ise bellektir. Bellek geçmişi, depolama-biriktirme gibi saklama aygıtı değildir; bellek geçmişin şimdi içindeki sanal birlikteliğidir. Bergson bu nedenle süreyi mekândan tamamen bağımsız olarak ele almaktadır. Bergson, saatin sadece mekândaki zamanı yani o anı ölçtüğünü ifade etmektedir. Ölçülen o ana geçmişten hiçbir şey kalmamıştır. Oysa içsel zamanda geçmiş zaman şimdiki zamanla iç içedir. Bu sayede insanlar şimdiki zamanla geçmişi aynı anda algılayabilmektedirler. Diğer bir ifade ile kronolojik yapı bozulmaktadır. Geçmiş, şimdiki zamana eklenmeseydi sadece şimdi olacağından süre var olmayacaktı. Sürenin var olması bilincin geçmişi şimdiye eklemesiyle mümkün olmaktadır. Bu da sürenin bireye, onun yaşantısına ve deneyimlerine bağlı olduğunu göstermektedir (Sofuoğlu, 2004, s.106-107). Doğru cevap E’dir.
- “Hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır. Montaj, uyuşumlarla, kesmelerle ve uyuşumsuzluklarla bütünün belirlenmesidir. Filmde ise hareket-imge montaj yoluyla değil, kamera hareketleri ile yaratılmıştır.” görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Newton
- B-) Einstein
- C-) Tarkovski
- D-) Henri Bergson
- Cevap E-) Gilles deleuze
Açıklama: Deleuze’e göre hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır. “Montaj, uyuşumlarla, kesmelerle ve uyuşumsuzluklarla bütünün belirlenmesidir”. Filmde ise hareket-imge montaj yoluyla değil, kamera hareketleri ile yaratılmıştır. Doru seçenek E’dir.
- “Kaydetme hızı 8 kare hız olan görüntü 24 kare hızla gösterilebilir ki bu görüntünün daha hızlı olmasına neden olacağından zaman algısını da etkiler.” Yukarıda verilen cümle, hangi zaman türü için geçerli olabilir?
- A-) İzleyici tarafından algılanan zaman
- B-) Film süresince salonda tüketilen zaman
- C-) Süjesel zaman
- Cevap D-) Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman
- E-) Reel zaman
Açıklama: Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zamanda, film üzerine kaydedilen zaman ile gösterim anındaki zaman birbirinden farklı olabilir. Kaydetme hızı 8 kare hız olan görüntü 24 kare hızla gösterilebilir ki bu görüntünün daha hızlı olmasına neden olacağından zaman algısını da etkiler. Kameranın normal hızının üzerinde çalıştırılmasıyla ise yavaşlatılmış bir hareket elde edilebilir.
- “Modern öncesi dönemde zaman hesabı, zamanı daima uzama bağlamakta, bu nedenle de kesinlikten uzak ve değişken olmaktadır.” Bu görüşü belirten düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Giddens
- B-) Picasso
- C-) Einstein
- D-) Kant
- E-) Newton
Açıklama: Giddens’a göre; modernizmden önceki dönemde kültürlerin zaman ve uzam ilişkisini kavrayışı modern dönemden oldukça önemli farklılıklar göstermektedir. Modern öncesi dönemde zaman hesabı, zamanı daima uzama bağlamakta, bu nedenle de kesinlikten uzak ve değişken olmaktadır. Doğru cevap A’dır.
- “Mutlak zaman” görüşünü savunan düşünür hangisidir?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Kant
- Cevap D-) Newton
- E-) Einstein
Açıklama: Zaman anlayışı göreli ve mutlak zaman olarak da ele alınmaktadır. Newton, mutlak zaman görüşünü savunmaktadır. Newton bu yaklaşımı çerçevesinde, mutlak ve evrensel zamanın ölçülebilir, hesaplanabilir olduğunu ve zamanın temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak aktığını belirtir. Doğru cevap D’dir.
- “Saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zaman” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Geçmiş Zaman
- B-) Şimdiki Zaman
- C-) Gelecek Zaman
- Cevap D-) Objektif Zaman
- E-) Subjektif Zaman
Açıklama: Herkesin eşit şekilde sahip olduğu zamana ilişkin bir diğer ayrımı; Objektif zaman (nesnel zaman) ve subjektif zaman (öznel zaman) ayrımıdır. Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır.
- “Sinematografik illüzyon” ibaresi hangi sinemacı tarafından literatüre kazandırılmıştır?
- Cevap A-) Bergson
- B-) Tarkovski
- C-) Gilles Deleuze
- D-) Zeno
- E-) Akira Kurosawa
Açıklama: Bergson, dış dünyayla temasımızı bütünüyle sinematografik bir zemine indirger. Bu bakış açısıyla sinema, imgeye hareket ve zaman gibi iki tane sıfat vermiş olsa da en eski illüzyondan başka bir şey değildir. Böylece Bergson, Zenon’un paradokslarına modern bir ad verir: Sinematografik illüzyon. Doğru cevap A’dır.
- “Uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir.” görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Newton
- B-) Gilles Deleuze
- Cevap C-) Einstein
- D-) Tarkovski
- E-) Henri Bergson
Açıklama: Einstein’a göre; uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir. Doğru seçenek C’dir.
- “Zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir.” Görüşü kime aittir?
- Cevap A-) Henri Bergson
- B-) Kant
- C-) Platon
- D-) Aristoteles
- E-) Einstein
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre”olduğunu ifade eder. Doğru cevap A’dır.
- “Zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir.” tanımlaması aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
- A-) Platon
- Cevap B-) Henri Bergson
- C-) Kant
- D-) Aristoteles
- E-) Newton
Açıklama: Henri Bergson göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre”olduğunu ifade eder. Doğru cevap B’dir.
- “Zaman bir noktadan diğerine doğru hareket eden kesintisiz, dinamik ve tekrar etmeyen bir şeydir ve önemli olan içsel süredir.” Bu görüşü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aristoteles
- B-) Platon
- Cevap C-) Bergson
- D-) Kant
- E-) Tarkovski
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre”olduğunu ifade eder. Doğru cevap C’dir.
- “Zaman kavramı tarihsel sürecin her anında birey ve dolayısıyla toplumların hayatında tartışmasız bir öneme sahip olmuştur.” Aşağıdakilerden hangisi akıp giden zaman ile ilişkili değildir?
- A-) Akrep ve yelkovanın hareketi
- B-) Gece ve gündüz
- C-) Mevsim döngüleri
- D-) Doğup büyüyen bebekler
- Cevap E-) Dünya’nın ekseni ile ekliptik düzlem arasındaki açı
Açıklama: Akrep ve yelkovanın hareketi, gece-gündüz, mevsim döngüleri, doğup bü- yüyen bebekler, gidilen yollar, mekânlar, ibadetler vd. akıp giden zamanla ilişkilidir. Doğru cevap E’dir.
- “Zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır.” diyen düşünür kimdir?
- Cevap A-) Platon
- B-) Pisagor
- C-) Sokrates
- D-) Aristoteles
- E-) Descartes
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır. Doğru cevap A’dır.
- “Çoklu oyunculu oyunlarda, oyuncular, oyunla kurdukları zaman deneyimi ile birbirlerini etkilemekte böylece nesnel zamanın dışında oyuncuların kolektif olarak deneyimledikleri bir çeşit zaman deneyimi daha ortaya çıkmaktadır.”
Bu zaman deneyimi aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Astronomik
- B-) Kurgusal
- C-) İrreel
- Cevap D-) Öznel
- E-) Hayâlî
Açıklama: Çoklu oyunculu oyunlarda, oyuncular, oyunla kurdukları zaman deneyimi ile birbirlerini etkilemekte böylece nesnel zamanın dışında oyuncuların kolektif olarak deneyimledikleri bir öznel zaman deneyimi ortaya çıkmaktadır.
- 20. Yüzyılında, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile ortaya çıkan ve böylece, nesnelerin fiziksel özelliklerinin yanına zaman kavramı da eklenmesinin sağlandığı olay ne olarak adlandırılmaktadır ?
- A-) Endüstri devrimi
- B-) Rönesans
- C-) Modernizm
- D-) Romantizm
- Cevap E-) Kübist devrim
Açıklama: 20. Yüzyılında, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile Kübist Devrim ortaya çıkmıştır. Böylece, nesnelerin fiziksel özelliklerinin yanına zaman kavramı da eklenmiştir. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- 20. yüzyılda ortaya çıkan ve Einstein’ın görelilik kuramı ile ilişkili olan sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Romantizm
- B-) Klasizm
- Cevap C-) Kübizm
- D-) Modernizm
- E-) Post modernizm
Açıklama: 20. Yüzyılında, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile Kübist Devrim ortaya çıkmıştır. Böylece, nesnelerin fiziksel özelliklerinin yanına zaman kavramı da eklenmiştir. Bu yaklaşım, Einstein’ın görelilik kuramı ile ilişkilidir (Yenişehirlioğlu, 1993, s.198-203). Doğru cevap C’dir.
- 20. yüzyılda, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile ortaya çıkan akım aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Romantizm
- B-) Sürrealizm
- C-) Empresyonizm
- Cevap D-) Kübizm
- E-) Fütürizm
Açıklama: 20. Yüzyılında, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile Kübist Devrim ortaya çıkmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
- 3 dakika 10 saniye süren bir sekansın işitsel boyutunda 3 dakika 10 saniyelik bir müzik parçasının çalması o sekansa ilişkin …… zamanın ifadesi iken sekansın görsel içeriğinde yaratılan …. zaman daha uzun ya da daha kısa olabilmektedir.
Yukarıda verilen boşluklar sırasıyla hangileri ile doldurulmalıdır?- A-) Reel zaman-Kurgusal Zaman
- B-) Kurgusal zaman-Kurgusal zaman
- C-) Kurgusal zaman-Reel zaman
- Cevap D-) Reel zaman-Hayali zaman
- E-) Hayali zaman-Kurgusal zaman
Açıklama: Sinemada zamanı ele aldıgımızda “Reel (astronom
ik) Zaman”, “Kurgusal (irreel) Zaman” ve
“Hayali (mevhum) Zaman” olmak üzere üçe ayırmak
mümkündür. Reel zaman, filmde geçen süren
in gerçek zamanla uyum hâlinde oldugu zaman
türüdür. Örnegin; filmde bir karakterin koltuktan
kalkarak mutfaga gitme süresi gerçek zamanla bire
bir uyum hâlinde olur. Kurgusal zaman; filmde
geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya
da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması
veya uzatılmasıdır. Demir’in (1994: 6) de belirtt
igi gibi gerçek zamanda ve mekânda yapılan bu
seçmeler aksiyonun gelisiminde en önemli unsurdur.
Kurgusal zamana saatler sürecek bir yolculugun
baslangıcı ve bitisine iliskin görüntülerin
kurgu yoluyla kısaltılmasını ya da bir kovalama
anının farklı açılardan farklı planlarla görüntülenerek
ekranda hız ve heyecan yaratmasını örnek
olarak vermek mümkündür. Hayali zaman ise
daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve
ne zaman oldugu belli olmayan zaman türüdür.
Bunun yanı sıra filmdeki kahramanlardan birinin
düsünceleri ya da istekleri görsellestirildiginde
bu da hayali zaman olarak nitelendirilir. Sinema
dogası geregi reel zaman ve hayali zamanı aynı
anda görsellestirebilmektedir. Örnegin; 3 dakika
10 saniye süren bir sekansın isitsel boyutunda 3
dakika 10 saniyelik bir müzik parçasının çalması
o sekansa iliskin reel zamanın ifadesi iken sekansın
görsel içeriginde yaratılan hayali zaman daha
uzun ya da daha kısa olabilmektedir ( Doğru cevap D’dir.
- 1. Bir uçağın 50 dakikalık uçuş yapması.
2. 1 saatlik tren yolculuğunun 2 saat hissedilmesi.
3. Bir günün 24 saat olması.
4. Kurulan saat’ten önce uyanmak.
Yukarıdakilerden hangileri Objektif zaman örnekleridir?- A-) I,II,III
- B-) I,II
- C-) II,IV
- Cevap D-) I,III
- E-) II,III,IV
Açıklama: Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır. Subjektif zaman ise algılanılan, hissedilen zamandır. Kişiye göre farklılıklar gösterebilecek olan subjektif zamanın ölçülmesi daha zordur. Örneğin; saat 15.00’da Ankara Esenboğa Havalimanından kalkan ve 15.50’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına inen uçağın yolcuları objektif zamanda 50 dakikalık bir yolculuk yapmışlardır. Bu zaman aralığı objektif zamanda bütün yolcular için eşittir. Ancak subjektif zaman açısından yolcular arasında hissedilen zamanda farklılıklar söz konusu olabilir. Örneğin; uçak korkusu olan bir yolcu 50 dakikalık yolculuğu çok daha uzun hissedebilir. Bunların yanı sıra bir de biyolojik zamandan söz etmek mümkündür. Biyolojik zaman canlıların yaşam ömürleriyle ve yaşam organlarının hareketiyle ilgili zamandır. Doğru cevap D’dir.
- 1. Geçmiş Zaman
2. Gelecek Zaman
3. Şimdiki Zaman
4. Biyolojik Zaman
Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla yukarıdaki kavramlardan hangisi ya da hangilerinden söz edilmektedir?- A-) I ve II
- B-) II ve III
- C-) I, III ve IV
- D-) III ve IV
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla yaşanmış an, yaşanan an ve yaşanacak an olmak üzere üç farklı zaman diliminden söz edilir ve bu ‘an’lar geçmiş, şimdi, gelecek olarak nitelendirilir. Doğru cevap E’dir.
-
- Filmdeki olayların bir gün içerisinde gerçekleşmesi
* Bireyin büyümesi iki saatlik bir zaman diliminde anlatılırken bu sürecin içerisinde geçen ve sadece 30 saniye süren bir kaza sahnesi izleyicide saatler sürmüşçesine bir etki yaratabilir.
* İzleyicinin film izleme sürecinde salonda tükettiği reel zaman
Aşağıdakilerden hangisinde doğru sinemasal zaman kategorileri yukarıda verilen örneklerle sırasıyla eşleşmektedir? - A-) Süjesel zaman, Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman, Reel zaman
- B-) İzleyici tarafından algılanan zaman, Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman, Süjesel zaman
- C-) Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman, Reel zaman, İzleyici tarafından algılanan zaman
- D-) İzleyici tarafından algılanan zaman,Süjesel zaman, Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman
- Cevap E-) Süjesel zaman, İzleyici tarafından algılanan zaman, Reel zaman
Açıklama: Filmdeki olayların bir gün içerisinde gerçekleşmesi hâlinde filmin sujesel zamanı bir gün olmaktadır. Sinemada zamana ilişkin üçüncü kategori ise izleyici tarafından algılanan zamandır. Bir sinema filminde, filmsel zamanın akışı ile alılmamanın zamanının birbirleriye yakın ilişkileri olsa da zamanın daralması ve genişlemesi aracılığıyla oluşturulan anlatının izleyiciler üzerinde yarattığı farklı duygusal etkiler farklı zaman algılarına neden olacaktır. İzleyicinin film izleme sürecinde salonda tükettiği zaman reel zamandır?
- Filmdeki olayların bir gün içerisinde gerçekleşmesi
-
- Görecelik kuramı
* 20. yüzyıl
* Picasso ve Braque
* Zaman-Nesne
Yukarıda verilen bilgiler hangi tarihi gelişme ile ilişkilidir? - A-) Rönesans
- B-) Modernizm
- C-) Endüstri devrimi
- D-) Romantizm
- Cevap E-) Kübist Devrim
Açıklama: 20. Yüzyılında, Braque ve Picasso gibi sanatçıların perspektif bozumu ile Kübist Devrim ortaya çıkmıştır. Böylece, nesnelerin fiziksel özelliklerinin yanına zaman kavramı da eklenmiştir. Bu yaklaşım, Einstein’ın görelilik kuramı ile ilişkilidir. Doğru cevap E’dir.
- Görecelik kuramı
- Akira Kurosawa’nın Yedi Samuray filminde yer alan iki samurayın dövüş sahnesi sinemada zamanın kategorilerinden hangisine örnektir?
- A-) Süjesel zamana
- Cevap B-) Kameranın pelikül üzerine kaydettiği zamana
- C-) İzleyici tarafından algılanan zamana
- D-) İzleyicinin film izleme sürecinde salonda tükettiği reel zamana
- E-) Hayali zamana
Açıklama: Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zamandır. Film üzerine kaydedilen zaman ile gösterim anındaki zaman birbirinden farklı olabilir. Kaydetme hızı 8 kare hız olan görüntü 24 kare hızla gösterilebilir ki bu görüntünün daha hızlı olmasına neden olacağından zaman algısını da etkiler. Kameranın normal hızının üzerinde çalıştırılmasıyla ise yavaşlatılmış bir hareket elde edilebilir. Bu yöntemin en
iyi örneklerinden biri Akira Kurosawa’nın Yedi Samuray filminde yer alan iki samurayın dövüş sahnesidir.
- Algılanılan, hissedilen zaman aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Pelikül zaman
- B-) Biyolojik zaman
- C-) İrreel zaman
- Cevap D-) Subjektif zaman
- E-) Nesnel zaman
Açıklama: Subjektif zaman algılanılan, hissedilen zamandır. Kişiye göre farklılıklar gösterebilecek olan subjektif zamanın ölçülmesi daha zordur. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıda belirtilen hangi filozofa göre zaman öznel ve idealdir ?
- A-) Platon
- B-) Aristoteles
- Cevap C-) Kant
- D-) Bergson
- E-) Sokrates
Açıklama: Kant’a göre zaman öznel ve idealdir. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Aşağıdaki düşünürlerden hangisi göreli zaman görüşünü savunmaktadır?
- A-) Newton
- Cevap B-) Einstein
- C-) Kant
- D-) Bergson
- E-) Aristoteles
Açıklama: Einstein’a göre; uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu
nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdaki düşünürlerden hangisi zamanı “önceye ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısı” olarak tanımlamıştır?
- A-) Kant
- B-) Platon
- Cevap C-) Aristotales
- D-) Bergson
- E-) Newton
Açıklama: Aristoteles harekete bağlı bir zaman tanımı yapmıştır. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünmektedir. Zamanın hareket olmaksızın tek başına var olabilmesi olanaklı değildir.
- Aşağıdaki düşünürlerden hangisi zamanın, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana geldiğini söylemiştir?
- A-) Kant
- B-) Bergson
- C-) Aristoteles
- Cevap D-) Platon
- E-) Einstein
Açıklama: Zaman kavramına ilişkin görüş belirten ilk isimler arasında Platon ve Aristoteles yer almaktadır. Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının
sadece bir taklididir. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdaki zamanla ilgili özelliklerden hangisi doğru değildir?
- Cevap A-) Durağan bir şeydir.
- B-) Bir birikimdir.
- C-) Bir büyük gelişme sürecidir.
- D-) Yaratıcıdır.
- E-) Metafiziğin aslıdır.
Açıklama: Zaman bir birikim, bir büyük gelişme süreciyken, sadece akıp giden bir şey değildir, aynı zamanda yaratıcıdır. Akıp giden zaman, gerçekliğin geçmişini ortaya çıkarırken, geçmişin içinde şekillendiği anı da yaratmış olur. Bu yolla süre evrimsel gelişimin temelini oluştururken, metafiziğin de aslıdır.
- Aşağıdaki örneklerden hangisi subjektif zamana örnek olarak gösterilebilir?
- Cevap A-) Uçak korkusu olan bir yolcu 50 dakikalık yolculuğu
- B-) 3 aylık yaz tatili
- C-) Günde 4 saat dersi olan öğrenci
- D-) Bir günün 24 saat olması
- E-) 2 hafta yurtdışına çıkan iş adamı
Açıklama: Subjektif zaman ise algılanılan, hissedilen zamandır. Kişiye göre farklılıklar gösterebilecek olan subjektif zamanın ölçülmesi daha zordur. Örneğin; saat 15.00’da Ankara Esenboğa Havalimanından kalkan ve 15.50’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına inen uçağın yolcuları objektif zamanda 50 dakikalık bir yolculuk yapmışlardır. Bu zaman aralığı objektif zamanda bütün yolcular için eşittir. Ancak subjektif zaman açısından yolcular arasında hissedilen zamanda farklılıklar söz konusu olabilir. Örneğin; uçak korkusu olan bir yolcu 50 dakikalık yolculuğu çok daha uzun hissedebilir. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi “şimdiyi” statik olarak resmetmektedir?
- A-) Video
- Cevap B-) Fotoğraf
- C-) Sinema
- D-) Resim
- E-) Televizyon
Açıklama: Resim seçeneği doğru gibi gözükmesine rağmen yapılış sürecindeki geçen zaman anı resmetmek için yeterli değildir bu yüzden yapılan resim aslında farklı anların bütünleşmiş tek bir görüntüsünün resmidir. Mekân ve hareketle ilişkili olarak fotoğraf makinesi nesneyi şimdiki zamanında dinamik bir şey olarak değil statik bir şey olarak resmeder. Yani an’ı dondurur. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Kant’ın zamanla ilgili görüşünü belirtir?
- Cevap A-) Zaman öznel ve idealdir.
- B-) Zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır.
- C-) Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir.
- D-) Zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir.
- E-) Zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir.
Açıklama: Zaman konusunda görüş bildiren bir düşünür olan Kant, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi Modernizmde zamanın kavranışında meydan gelen değişikliklerden biri değildir?
- A-) Teknolojik gelişmeler birey açısından zamanı ölçülebilir, denetlenebilir ve planlanabilir bir olgu haline getirmiştir
- B-) Romantizm akımı ile birlikte ise sadece dinsel tarih anlayışı dışında nesnel bir zaman akışının var olduğu düşüncesinin yanına bireyin, sanatçının iç dünyasına ait bir zaman akışının da var olduğu düşüncesi eklenmiştir.
- C-) Sanatçının, iç dünyasına ait öznel zamanı yansıtma arayışına girmesi de modern sanata özgü üslupların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
- Cevap D-) Zaman mitik ve metafizik (dinsel) olarak değerlendirilebilir.
- E-) Nesnelerin fiziksel özelliklerinin yanına zaman kavramı da eklenmiştir.
Açıklama: Modernizm öncesi zamanı mitik ve metafizik (dinsel) olarak değerlendirilebilir.
- Aşağıdakilerden hangisi Newton’ın zaman anlayışıyla ilgili doğru bir bilgidir?
- A-) Zaman görelidir.
- Cevap B-) Zaman mutlaktır.
- C-) Zaman özneldir.
- D-) Zaman psikolojiktir.
- E-) Zaman değişkendir.
Açıklama: Newton, mutlak zaman görüşünü savunmaktadır. Newton’a göre, bireyler psikolojik olarak zamanın akışını farklı hissedebilirler ancak zaman özünde hiç değişmemektedir. Dolayısı ile saat kişisel hissedişten bağımsız olarak zamanın nesnel olarak ölçülebilmesini sağlamaktadır
- Aşağıdakilerden hangisi Platon’un zamana ilişkin görüşlerini içerir?
- Cevap A-) Zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır.
- B-) Zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünmektedir. Hareket olmaksızın tek başına var olabilmesi olanaklı değildir.
- C-) Zaman nesnel dünyadan kazanılmış bir şey değildir ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartıdır. Zaman öznel ve idealdir.
- D-) Zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir.
- E-) Zaman mutlaktır, ölçülebilir, hesaplanabilir ve temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak akar.
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının
sadece bir taklididir.
- Aşağıdakilerden hangisi filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasına verilen addır?
- Cevap A-) Kurgusal zaman
- B-) Hayali zaman
- C-) Mevhum zaman
- D-) Reel zaman
- E-) Astronomik zaman
Açıklama: Kurgusal zaman; filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasıdır. Doğru cevap A’dır.
- Aşağıdakilerden hangisi görüntüde zaman boyutunun oluşturulmasında öne çıkan etkenlerden biridir?
- A-) Kamera boyutu
- Cevap B-) Çekim ölçekleri
- C-) Tripot
- D-) Kamera aksesuarı
- E-) Mattebox
Açıklama: Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar bulunmaktadır. Bunlar; mercekler, çekim ölçekleri, kamera açıları, kamera hareketlerinin kullanımı, görsel efektler, kurgu, ses vb. ögelerdir. Doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi hareket-imge ve zaman-imge kavramlarını ortaya koyar?
- A-) Castells
- B-) Picasso
- Cevap C-) Gilles Deleuze
- D-) Tarkovski
- E-) Bergson
Açıklama: Görüntü hareket ve zaman söz konusu olduğunda Gilles Deleuze’un Hareket-imge ve Zaman-İmge, kavramlarına değinmek gerekir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturulmasında kullanılan tekniklerden değildir?
- A-) Çekim ölçekleri
- B-) Kamera açıları
- C-) Kamera hareketlerinin kullanımı
- D-) Görsel efektler
- Cevap E-) Bütçe
Açıklama: Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar bulunmaktadır. Bunlar; mercekler, çekim ölçekleri, kamera açıları, kamera hareketlerinin kullanımı, görsel efektler, kurgu, ses vb. ögelerdir
- Aşağıdakilerden hangisi ile birlikte sadece dinsel tarih anlayışı dışında nesnel bir zaman akışının var olduğu düşüncesinin yanına bireyin, sanatçının iç dünyasına ait bir zaman akışının da var olduğu düşüncesi eklenmiştir?
- A-) Modernizm
- B-) Rönesans
- C-) Endüstri Devrimi
- D-) Kübist Devrim
- Cevap E-) Romantizm Akımı
Açıklama: Romantizm akımı ile birlikte ise sadece dinsel tarih anlayışı dışında nesnel bir zaman akışının var olduğu düşüncesinin yanına bireyin, sanatçının iç dünyasına ait bir zaman akışının da var olduğu düşüncesi eklenmiştir. Sanatçının, iç dünyasına ait öznel zamanı yansıtma arayışına girmesi de modern sanata özgü üslupların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi insanın biyolojik saati ile ilgilidir?
- Cevap A-) Sabah kalktığında acıkmış olmak
- B-) 11:25’te kalkacak uçağı bulunmak
- C-) Öğleden sonra mesainin bitmesi
- D-) Bir günün 24 saat olması
- E-) Bir yılın 365 gün olması
Açıklama: Demirel ve Ramazanoğlu’nun belirttikleri gibi; yaşayan tüm varlıkların kurulu bir biyolojik saate sahip olduğu görülür. Canlıların acıkmasından, kimi hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belli bir saatte ötmesi biyolojik saat ile ilişkilidir. Doğru cevap A’dır
- Aşağıdakilerden hangisi internet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı “ağ toplumu” olarak nitelendirir?
- A-) Baker
- Cevap B-) Castels
- C-) Bergson
- D-) Einstein
- E-) Giddens
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells, “ağ toplumu” olarak nitelendirir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi mutlak ve evrensel zamanın ölçülebilir, hesaplanabilir olduğu ve zamanın temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak aktığı “mutlak zaman” görüşünü savunmaktadır?
- A-) Einstein
- B-) Kant
- C-) Bergson
- Cevap D-) Newton
- E-) Glidens
Açıklama: Newton, mutlak zaman görüşünü savunmaktadır. Newton bu yaklaşımı çerçevesinde, mutlak ve evrensel zamanın ölçülebilir, hesaplanabilir olduğunu ve zamanın temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak aktığını belirtir.
- Aşağıdakilerden hangisi sinema zamanına ilişkin bir kavramdır?
- Cevap A-) Hayali zaman
- B-) Öznel zaman
- C-) Mutlak zaman
- D-) İdeal zaman
- E-) Nesnel zaman
Açıklama: Hayali zaman daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüdür. Bunun yanı sıra filmdeki kahramanlardan birinin düşünceleri ya da istekleri görselleştirildiğinde bu da hayali zaman olarak nitelendirilir.
- Aşağıdakilerden hangisi sinemada zaman ile ilgili kavramlardan biri değildir?
- A-) Reel zaman
- B-) Kurgusal zaman
- Cevap C-) Biyolojik zaman
- D-) Hayali zaman
- E-) Astronomik zaman
Açıklama: Sinemada zamanı ele aldığımızda “Reel (astronomik) Zaman”, “Kurgusal (irreel) Zaman” ve “Hayali (mevhum) Zaman” olmak üzere üçe ayırmak mümkündür. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi sinemada zamanı kategorize eden başlıklar arasında yer almaz?
- A-) Süje zaman
- B-) Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman
- C-) İzleyici tarafından algılanan zaman
- Cevap D-) Filmin yazım aşamasında geçen zaman
- E-) İzleyicinin film izleme sürecinde salonda tükettiği reel zaman
Açıklama: Filmin yazım aşamasında geçen zaman sinemada kategorize edilen zaman türleri arasında yer almaz. Doğru yant D seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi sinemanın tarihsel süreçte ilk kez zamanı ilk elden dondurma ve istenilen sıklıkta ve biçimde yeniden yansıtma olanağı tanıdığını belirtir?
- Cevap A-) Tarkovski
- B-) Zettl
- C-) Baker
- D-) Bergson
- E-) Gilles Deleuze
Açıklama: Tarkovski (1992: 71) yalnızca teknik bir olay ya da görünür dünyanın yansıtılması olmanın yanı sıra estetiğin yeni bir ilkesi olarak doğan sinema sanatının, tarihsel süreçte ilk kez zamanı ilk elden dondurma ve istenilen sıklıkta ve biçimde yeniden yansıtma olanağı tanıdığını belirtir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi sinemanın tarihsel süreçte ilk kez zamanı ilk elden dondurma ve istenilen sıklıkta ve biçimde yeniden yansıtma olanağı tanıdığını belirtmiştir?
- Cevap A-) Tarkovski
- B-) Zenon
- C-) Bell
- D-) Kumar
- E-) Castells
Açıklama: Tarkovski (1992: 71) yalnızca teknik bir olay ya da görünür dünyanın yansıtılması olmanın yanı sıra estetiğin yeni bir ilkesi olarak doğan sinema sanatının, tarihsel süreçte ilk kez zamanı ilk elden dondurma ve istenilen sıklıkta ve biçimde yeniden yansıtma olanağı tanıdığını belirtir. Bu sayede kaydedilmiş zamanın uzun süre metal kutularda saklanabilmesi mümkün olmuştur.
- Aşağıdakilerden hangisi zaman kavramını diğer kaynaklardan ayıran bir özelliktir?
- A-) Zaman gerektiğinde kullanılmak üzere depolanabilir.
- Cevap B-) Zaman ikame edilemez.
- C-) Zaman yenilenebilir
- D-) Zaman para gibi borç olarak verilebilir
- E-) İnsanlar başkalarının zamanını kullanabilir.
Açıklama: Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir. Diğer şıklar, zamanı diğer kaynaklardan ayıran özelliklerinin tam zıttı olduğundan, doğru cevap B’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi zamanı diğer kaynaklardan (para, insan gücü, ham madde vb.) ayıran özelliklerden biridir?
- A-) Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanabilir.
- B-) Zaman istenildiği an tüketilebilir.
- Cevap C-) Zaman ikame edilemez
- D-) Zaman yenilenebilir
- E-) Zaman para gibi borç alınıp verilebilir
Açıklama: Zamanı diğer kaynaklardan (para, insan gücü, ham madde vb.) ayıran özellikleri ise şu şekilde sıralamak mümkündür (Demirel ve Ramazanoğlu, 2005: 31-32):
* Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz yani zamanın ileride gereksinim duyulduğunda kullanılmak üzere depolanması olanaksızdır.
* Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir. Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez. Birinin zamanını başka biri onun adına kullanamaz. Zaman sadece kişinin kendisine bağlıdır.
* Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
* Zaman yenilenemez. Bir örgüt ürettiği mal, hizmet ve düşüncenin bir kısmını, tekrar kendisi için girdi olarak kullanır ancak kullanılan zamanın ne doğal yolla ne de üretim yoluyla yerine konulması, yeniden üretilmesi mümkün değildir.
* Zaman para gibi borç alınıp verilemez ancak bir işi para karşılığında başkasına yaptırmak da bir bakıma zamanın satın almak demektir.
Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi zamanı diğer kaynaklardan (para, insan gücü, ham madde vb.) ayıran özelliklerden biridir?
- A-) Zaman hammadde gibi gerektiğinde depolanır.
- B-) Zaman gerektiğinde başkalarının kullanabilmesi için devredilebilir.
- C-) Zamanın yeniden üretilmesi mümkündür.
- Cevap D-) Zaman ikame edilemez.
- E-) Zaman borç gibi alınıp verilebilir.
Açıklama: Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi zamanı diğer kaynaklardan (para, insan gücü, ham madde vb.) ayıran özelliklerinden biri değildir?
- A-) Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir.
- B-) Zaman ikame edilemez.
- Cevap C-) Zaman yenilenebilir.
- D-) Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz.
- E-) Zaman para gibi borç alınıp verilemez.
Açıklama: Zamanı diğer kaynaklardan ayıran özellikler şunlardır;
* Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz yani zamanın ileride gereksinim duyulduğunda kullanılmak üzere depolanması olanaksızdır.
* Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir. Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez.
* Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
* Zaman yenilenemez. Bir örgüt ürettiği mal, hizmet ve düşüncenin bir kısmını, tekrar kendisi için girdi olarak kullanır ancak kullanılan zamanın ne doğal yolla ne de üretim yoluyla yerine konulması, yeniden üretilmesi mümkün değildir.
* Zaman para gibi borç alınıp verilemez ancak bir işi para karşılığında başkasına yaptırmak da bir bakıma zamanın satın almak demektir.
Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi zamanı diğer kaynaklardan ayıran özelliklerden biri değildir?
- A-) Depolanamaz
- B-) Devredilemez
- C-) İkame edilemez
- D-) Yenilenemez
- Cevap E-) Ziyan edilemez
Açıklama: Tüm kaynaklar gibi yanlış kullanım sonucu, zaman da ziyan edilebilir. Doğru cevap E’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi zamanı para, ham madde gibi diğer kaynaklardan ayıran özellikler arasında değildir?
- A-) Zaman gerektiğinde kullanılmak üzere depolanmaz.
- B-) Zaman ancak içinde bulunan an içinde tüketilebilir.
- Cevap C-) Zaman devredilebilir.
- D-) Zaman yenilenemez.
- E-) Zaman borç alınıp verilemez.
Açıklama: Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez. Birinin zamanını başka biri onun adına kullanamaz. Doğru yanıt C seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi, sinemanın kendine özgü özellikleri dikkate alındığında, zamana ilişkin 4 farklı kategorizasyonundan biri değildir?
- A-) Süjesel zaman
- B-) Kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zaman
- Cevap C-) Mutlak zaman
- D-) İzleyici tarafından algılanan zaman
- E-) Reel zaman
Açıklama: Buna ek olarak sinemanın kendine özgü özellikleri dikkate alındığında zamana ilişkin farklı bir kategorizasyonu daha gerektirdiği görülmektedir. Zamanı bu çerçevede dört başlık altında incelemek mümkün olmaktadır. Bunlardan ilki süjesel zamandır ki bu filmsel olayın sujede ele alınış biçimiyle ilişkili zamandır. “…” İkinci zaman türü ise,kameranın pelikül üzerinde kaydettiği zamandır. Film üzerine kaydedilen zaman ile gösterim anındaki zaman birbirinden farklı olabilir. “…” Sinemada zamana ilişkin üçüncü kategori ise izleyici tarafından algılanan zamandır. Bir film deneyiminde, görüntülerin şimdiki zamanının yanında izleyicinin zamanı algılamasının da etken oluşu nedeniyle karmaşık bir zamansallık söz konusudur. “…” Sinemaya ilişkin dördüncü zaman ise izleyicinin film izleme sürecinde salonda tükettiği reel zamandır (Aslanyürek, 2011: 175-176; Biro, 2011: 51).
“Mutlak zaman” ise Newton’un zamana ilişkin yaklaşımını tanımlar.
- Aşağıdakilerden hangisi, zamanı diğer kaynaklardan ayıran özelliklerden değildir?
- Cevap A-) Ölçülemez olması
- B-) Devredilemez olması
- C-) Yenilenemez olması
- D-) Depolanamaz olması
- E-) Alınıp verilemez olması
Açıklama: • Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz yani zamanın ileride gereksinim duyulduğunda kullanılmak üzere depolanması olanaksızdır.
• Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir. Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez. Birinin zamanını başka biri onun adına kullanamaz. Zaman sadece kişinin kendisine bağlıdır.
• Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
• Zaman yenilenemez. Bir örgüt ürettiği mal, hizmet ve düşüncenin bir kısmını, tekrar kendisi için girdi olarak kullanır ancak kullanılan zamanın ne doğal yolla ne de üretim yoluyla yerine konulması, yeniden üretilmesi mümkün değildir.
• Zaman para gibi borç alınıp verilemez ancak bir işi para karşılığında başkasına yaptırmak da bir bakıma zamanın satın almak demektir.
- Aşağıdakilerden hangisinde zamanı diğer kaynaklardan ayıran özellik doğru olarak verilmiştir?
- A-) Depolanabilir
- B-) Devredilebilir
- Cevap C-) İkame edilemez
- D-) Yenilenebilir
- E-) Borç alınabilir
Açıklama: Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir. Doğru cevap C’dir.
- Aşağıdakilerden hangisine göre sinemada hareket-imge, kamera hareketi ve montaj ile oluşur?
- Cevap A-) Deleuze
- B-) Bergson
- C-) Balsom
- D-) Tarkovski
- E-) Zenon
Açıklama: Deleuze’e göre hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır.
- Aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkışı ile sonsuz zaman ve mekân kavrayışı yerini gerçek mekânlara ve sonu olan bir zaman anlayışına bırakmıştır?
- Cevap A-) Rönesans
- B-) Kübizm
- C-) Endüstri Devrimi
- D-) Romantizm
- E-) Ağ toplumu
Açıklama: Rönesans’ın ortaya çıkışı ile sonsuz zaman ve mekân kavrayışı yerini gerçek mekânlara ve sonu olan bir zaman anlayışına bırakmıştır.
- Bazı hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belirli saatlerde ötmesi aşağıdakilerin hangisi ile ilişkilendirilebilir?
- A-) Mevsim döngüleri
- B-) Objektif zaman
- C-) Göreli zaman
- D-) Hayali zaman
- Cevap E-) Biyolojik zaman
Açıklama: Biyolojik zaman canlıların yaşam ömürleriyle ve yaşam organlarının hareketiyle ilgili zamandır. Demirel ve Ramazanoğlu’nun belirttikleri gibi; yaşayan tüm varlıkların kurulu bir biyolojik saate sahip olduğu görülür. Canlıların acıkmasından, kimi hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belli bir saatte ötmesi biyolojik saat ile ilişkilidir.
- Bergson’un, Zenon’un paradokslarına verdiği modern ad aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Sinematografik illüzyon
- B-) Ardışık görüntü
- C-) Rasyonel paradoks
- D-) Sinematografik Ritim
- E-) Çizgisel dizim.
Açıklama: Bu bakış açısıyla sinema, imgeye hareket ve zaman gibi iki tane sıfat vermiş olsa da en eski illüzyondan başka bir şey değildir. Böylece Bergson, Zenon’un paradokslarına modern bir ad verir: Sinematografik illüzyon. Sinema bize yapay hareket verir. Bu hareket art arda gelen anlık bölümlerin bir çizgisel dizimidir. Doğru cevap A’dır.
- Bergson’un, Zenon’un paradokslarına verdiği modern ad aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Sinematografik İllüzyon
- B-) Sinema
- C-) Fotoğraf
- D-) İzafiyet teorisi
- E-) Görsel efektler
Açıklama: Bergson, dış dünyayla temasımızı bütünüyle sinematografik bir zemine indirger. Bu bakış açısıyla sinema, imgeye hareket ve zaman gibi iki tane sıfat vermiş olsa da en eski illüzyondan başka bir şey değildir. Böylece Bergson, Zenon’un paradokslarına modern bir ad verir: Sinematografik illüzyon. Sinema bize yapay hareket verir. Bu hareket art arda gelen anlık bölümlerin bir çizgisel dizimidir. Doğru seçenek A’dır.
- Bir filmdeki kahramanlardan birinin düşüncelerinin görselleştirilmesi hangi zamana örnektir?
- Cevap A-) Hayâli zaman
- B-) Reel zaman
- C-) Astronomik zaman
- D-) İrreel zaman
- E-) Kurgusal zaman
Açıklama: Filmdeki kahramanlardan birinin düşünceleri ya da istekleri görselleştirildiğinde bu hayâlî zaman olarak nitelendirilir.
- Bir filmdeki olaylar bir gün içerisinde gerçekleşiyorsa, o filmin sujesel zamanı nedir?
- Cevap A-) 1 gün
- B-) 2 gün
- C-) 1 hafta
- D-) 2 gün
- E-) 2 saat
Açıklama: Süjesel zaman, filmsel olayın sujede ele alınış biçimiyle ilişkili zamandır. Filmdeki olayların bir gün içerisinde gerçekleşmesi hâlinde filmin sujesel zamanı bir gün olmaktadır.
- Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünen filozof kimdir?
- A-) Platon
- B-) Isaac Newton
- C-) Henri Bergson
- D-) Sokrates
- Cevap E-) Aristoteles
Açıklama: Aristoteles, harekete bağlı bir zaman tanımı yapmıştır. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünmektedir.
- Canlıların yaşam ömürleriyle ve yaşam organlarının hareketiyle ilgili zaman aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Psikolojik zaman
- Cevap B-) Biyolojik zaman
- C-) Subjektif zaman
- D-) Objektif zaman
- E-) Öznel zaman
Açıklama: Biyolojik zaman canlıların yaşam ömürleriyle ve yaşam organlarının hareketiyle ilgili zamandır. Demirel ve Ramazanoğlu’nun belirttikleri gibi; yaşayan tüm varlıkların kurulu bir biyolojik saate sahip olduğu görülür. Canlıların acıkmasından, kimi hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belli bir saatte ötmesi biyolojik saat ile ilişkilidir. Doğru cevap B’dir.
- Castells’in “ağ toplumu” olarak adlandırdığı toplum hangisini işaret etmektedir?
- A-) Modern toplum
- B-) Modernizm Öncesi
- C-) Mitik toplum
- D-) Endüstriyel toplum
- Cevap E-) Günümüz toplumu (post-endüstriyel)
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells, “ağ toplumu” olarak nitelendirir.
- Castells, internet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı ne olarak nitelendirir?
- A-) İnternet Toplumu
- B-) Sanal Toplum
- Cevap C-) Ağ Toplumu
- D-) İletişim Toplumu
- E-) İlkel Toplum
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells,
“ağ toplumu” olarak nitelendirir. Ağ toplumunda internetin ortaya çıkardığı yeni zaman deneyimi, zamanın düz çizgisel, geri döndürülemez ve hesaplanabilir olduğuna ilişkin var olana anlayışı ortadan kaldırmıştır. Doğru cevap C’dir.
- Daha az bilgi içeren, daha kolay kavranabilen ve ekran zamanını daha az işgal eden çekim ölçeği aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Genel çekim
- B-) Boy çekim
- C-) Hareketli çekim
- D-) Görsel efektler
- Cevap E-) Yakın çekim
Açıklama: Genel çekimlerin daha fazla detay içermesi, ekran zamanını daha fazla işgal etmekte, yakın çekimlerin daha az bilgi içermesi ve daha kolay kavranabilmesi sayesinde ekran zamanını daha az işgal etmektedirler. Doğru cevap E’dir.
- Daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kurgusal zaman
- B-) Gelecek zaman
- Cevap C-) Hayali zaman
- D-) Reel zaman
- E-) Subjektif zaman
Açıklama: Hayali zaman, daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüdür.
- Daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüne ne ad verilir ?
- A-) Reel zaman
- B-) Kurgusal zaman
- Cevap C-) Hayali zaman
- D-) Süjesel zaman
- E-) Algılanan zaman
Açıklama: Hayali zaman, daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüdür. Dolayısıyla cevap C şıkkıdır.
- Daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüne verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Hayali zaman
- B-) Reel zaman
- C-) Kurgusal zaman
- D-) Astronomik zaman
- E-) İrreel zaman
Açıklama: Hayali zaman daha çok bilim kurgu filmlerde görülen, nasıl ve ne zaman olduğu belli olmayan zaman türüdür. Bunun yanı sıra filmdeki kahramanlardan birinin
düşünceleri ya da istekleri görselleştirildiğinde bu da hayali zaman olarak nitelendirilir. Doğru cevap A’dır.
- Deleuze, Bergson’dan süre ve sezgi kavramlarını ödünç alarak zaman-imge kavramını geliştirmiştir. Bu yaklaşıma göre gündelik hayata ait zaman uzamsaldır ve nicel yöntemlerle ölçülebilir. Süre ise öznenin içsel zamanına göre akan, duran, geri ve ileri gidebilen esnek bir bütünlüktedir.
Deleuze’ün bu yaklaşımına göre aşağıdakilerden hangisi süre’nin özelliklerinden olamaz?- A-) Süre içinde cisimler sıkışmakta, zaman genişlemektedir.
- Cevap B-) Niceliksel sıfatlarla ilişkilendirilebilir.
- C-) Şimdi, geçmiş ve gelecek bir bütün olarak sezilmektedir.
- D-) Zaman imge, varlığın belirlenimini sinemasal bir sezgiyle anlamaktır.
- E-) Varlığın kendinde hâlini, izleyicinin içsel zamanıyla buluşturmaktır.
Açıklama: Süre ise öznenin içsel zamanına göre akan, duran, geri ve ileri gidebilen esnek bir bütünlüktedir. Yoğunluğu sürekli olarak değişebilir, bu nedenle niceliksel sıfatlarla ilişkilendirilemez. Süre içinde cisimler sıkışmakta, zaman genişlemektedir. Şimdi, geçmiş ve gelecek bir bütün olarak sezilmektedir. Zamanimge, varlığın belirlenimini sinemasal bir sezgiyle anlamaktır. Varlığın kendinde hâlini, izleyicinin içsel zamanıyla buluşturmaktır (Yüzüncüyıl & Buluş, 2016, s. 470-475).
- Deleuze’e göre sinemada hareket-imge temelde aşağıdaki hangi iki yolla oluşur?
- A-) Çekim ölçekleri - Kamera hareketleri
- B-) Görsel efektler - Montaj
- C-) Görsel efektler - Kurgu
- Cevap D-) Kamera hareketi - Montaj
- E-) Kamera Hareketi - Kurgu
Açıklama: Deleuze’e göre hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır. “Montaj, uyuşumlarla, kesmelerle ve uyuşumsuzluklarla bütünün belirlenmesidir” Doğru seçenek D’dir.
- Deleuze’e göre sinemada hareket-imge temelde aşağıdakilerden hangileri ile oluşur?
- Cevap A-) Kamera hareketi ve montajla
- B-) Çekim ölçeği ve kadrajla
- C-) Kurgu ve uzamla
- D-) Merceklerle
- E-) Görsel efektlerle
Açıklama: Deleuze’e göre hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır.
- Deleuze’un geliştirdiği zaman-imge kavramında süre için hangisi söylenemez?
- A-) Öznenin içsel zamanına göre akan, duran, geri ve ileri gidebilen esnek bir bütünlüktedir.
- B-) Yoğunluğu sürekli olarak değişebilir.
- C-) Yoğunluğu sürekli değiştiği için niceliksel sıfatlarla ilişkilendirilemez
- D-) Süre içinde cisimler sıkışmakta, zaman genişlemektedir
- Cevap E-) Şimdi, geçmiş ve gelecek bir bütün olarak sezilmez.
Açıklama: Şimdi, geçmiş ve gelecek bir bütün olarak sezilmektedir.
- Evrensel bir zaman anlayışının mümkün olmadığını, başka herhangi bir şeyin türevleri olmayan, bununla birlikte kendi özlerinde belirli varoluşlara sahip olan zaman ve uzayın bükülebilir olduğunu ileri süren bilim insanı kimdir?
- Cevap A-) Einstein
- B-) Pisagor
- C-) Picasso
- D-) Tesla
- E-) Baker
Açıklama: Einstein yaklaşımında evrensel bir zaman anlayışının mümkün olmadığını, başka herhangi bir şeyin türevleri olmayan, bununla birlikte kendi özlerinde belirli varoluşlara sahip olan zaman ve uzayın bükülebilir olduğunu ileri sürer. Doğru yanıt A seçeneğidir.
- Filmde bir karakterin koltuktan kalkarak mutfağa gitme süreci aşağıdakilerden hangisi ile uyumlu olur?
- A-) Kurgusal zaman
- Cevap B-) Reel zaman
- C-) Hayali zaman
- D-) Geçmiş zaman
- E-) Süjesel zaman
Açıklama: Reel zaman, filmde geçen sürenin gerçek zamanla uyum hâlinde olduğu zaman türüdür. Örneğin; filmde bir karakterin koltuktan kalkarak mutfağa gitme süresi gerçek zamanla bire bir uyum hâlinde olur.
- Filmde bir kovalama anının farklı açılardan farklı planlarla görüntülenerek ekranda hız ve heyecan yaratması sinemada hangi zaman türüne verilebilecek bir örnektir?
- Cevap A-) Kurgusal Zaman
- B-) Süjesel zaman
- C-) Hayali zaman
- D-) İzleyicinin salonda tükettiği reel zaman
- E-) Reel Zaman
Açıklama: Kurgusal zamana bir kovalama anının farklı açılardan farklı planlarla görüntülenerek ekranda hız ve heyecan yaratmasını örnek olarak vermek mümkündür.
- Filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasına ne ad verilir?
- A-) Reel zaman
- B-) Astronomik zaman
- Cevap C-) Kurgusal zaman
- D-) Hayali zaman
- E-) Mevhum zaman
Açıklama: Kurgusal zaman; filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasıdır. Demir’in (1994: 6) de belirttiği gibi gerçek zamanda ve mekânda yapılan bu seçmeler aksiyonun gelişiminde en önemli unsurdur. Buna göre doğru cevap C’dir.
- Filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasına ne denilir ?
- A-) Reel zaman
- B-) Hayali zaman
- C-) Süjesel zaman
- Cevap D-) Kurgusal zaman
- E-) Algılanan zaman
Açıklama: Kurgusal zaman; filmde geçen bir zaman diliminin, öznel çekimlerle ya da kurgu yoluyla gerçek zamana göre kısaltılması veya uzatılmasıdır. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Filmde geçen sürenin gerçek zamanla uyum halinde olduğu zaman türüne ne ad verilir?
- Cevap A-) Astronomik
- B-) Kurgusal
- C-) Hayali
- D-) İrreel
- E-) Mevhum
Açıklama: Reel (Astronomik) zaman, filmde geçen sürenin gerçek zamanla uyum hâlinde olduğu zaman türüdür. Örneğin; filmde bir karakterin koltuktan kalkarak mutfağa gitme süresi gerçek zamanla bire bir uyum hâlinde olur. Doğru cevap A’dır.
- Filmde geçen sürenin gerçek zamanla uyum hâlinde olduğu zaman türüne ne ad verilir?
- A-) Kurgusal Zaman
- Cevap B-) Reel Zaman
- C-) Hayali Zaman
- D-) Gelecek Zaman
- E-) Geçmiş Zaman
Açıklama: Sinemada zamanı ele aldığımızda “Reel (astronomik) Zaman”, “Kurgusal (irreel) Zaman” ve “Hayali (mevhum) Zaman” olmak üzere üçe ayırmak mümkündür. Reel zaman, filmde geçen sürenin gerçek zamanla uyum hâlinde olduğu zaman
türüdür. Doğru cevap B’dir.
- Genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit olarak tanımlanan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Çalışma
- Cevap B-) Zaman
- C-) Hareket
- D-) Başarı
- E-) Kısıtlama
Açıklama: Zaman genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit (TDK) olarak tanımlanır. Doğru cevap B’dir.
- Genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süreye ne ad verilir?
- A-) Saat
- B-) Süre
- C-) İvme
- Cevap D-) Zaman
- E-) Görecelik
Açıklama: Zaman genel olarak bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit (TDK) olarak tanımlanır. Doğru cevap D’dir.
- Görüntü hareket ve zaman söz konusu olduğunda Hareket-imge ve Zaman-imge, kavramlarına değinilmesi gereken, sinema üzerine yaptığı çalışmalarla da adından söz ettiren, sinemanın hareket, kurgu, kadraj, görsel efekt gibi tekniklerle kendine özgü imgeler yaratarak izleyicinin algısını kontrol ettiğine diğer bir ifade ile perdedeki imgenin, izleyici tarafından harekete bağlı olarak anlamlandırıldığına değinen ünlü düşünür aşağıdaki hangi şıkta belirttilmiştir ?
- Cevap A-) Deleuze
- B-) Bergson
- C-) Zeno
- D-) Bell
- E-) Zettl
Açıklama: Görüntü hareket ve zaman söz konusu olduğunda Gilles Deleuze’un Hareket-imge ve Zamanİmge, kavramlarına değinmek gerekir. Sinema üzerine yaptığı çalışmalarla da adından söz ettiren ünlü düşünür Deleuze sinemanın hareket, kurgu, kadraj, görsel efekt gibi tekniklerle kendine özgü imgeler yaratarak izleyicinin algısını kontrol ettiğine diğer bir ifade ile perdedeki imgenin, izleyici tarafından harekete bağlı olarak anlamlandırıldığına değinir. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Hangi tarihsel olay zamanın tanımlanmasında modern bir dönüşüme neden olmuştur?
- A-) Coğrafi keşifler
- B-) Reform
- C-) Fransız Devrimi
- Cevap D-) Endüstri devrimi
- E-) I. Dünya Savaşı
Açıklama: Endüstri Devrimi’yle birlikte modernizm, zamanın uzama bağlı olarak kavranışında önemli değişiklikler meydana getirmiştir. Özellikle ulaşım teknolojisinde yaşanan gelişmeler bu değişikliğin gözlemlenebileceği alan olmuştur. Endüstri devrimi ile birlikte ortaya çıkan teknolojik gelişmeler birey açısından zamanı ölçülebilir, denetlenebilir ve planlanabilir bir olgu haline getirmiştir. 1
- Hangi ünlü felsefeci açısından sinematografik metot, biricik metottur ve bilginin akışıyla eylemlerin akışını birbirine uydurarak pratik hayata hâkim olmamızı sağlar ?
- A-) Deleuze
- Cevap B-) Bergson
- C-) Zeno
- D-) Bell
- E-) Kurosawa
Açıklama: Bergson açısından sinematografik metot, biricik metottur ve bilginin akışıyla eylemlerin akışını birbirine uydurarak pratik hayata hâkim olmamızı sağlar. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Hangisi “zaman”ın özelliklerinden biri değildir?
- A-) Zaman depolanamaz.
- B-) Zaman ikame edilemez.
- C-) Zaman devredilemez.
- Cevap D-) Zaman yeniden üretilebilir.
- E-) Zaman sadece kişinin kendisine bağlıdır.
Açıklama: Zamanı diğer kaynaklardan ayıran özellikleri ise şu şekilde sıralamak mümkündür:
• Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz yani zamanın ileride gereksinim duyulduğunda kullanılmak üzere depolanması olanaksızdır.
• Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir. Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez. Birinin zamanını başka biri onun adına kullanamaz. Zaman sadece kişinin kendisine bağlıdır.
• Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
• Zaman yenilenemez. Bir örgüt ürettiği mal, hizmet ve düşüncenin bir kısmını, tekrar kendisi için girdi olarak kullanır ancak kullanılan zamanın ne doğal yolla ne de üretim yoluyla yerine konulması, yeniden üretilmesi mümkün değildir.
• Zaman para gibi borç alınıp verilemez ancak bir işi para karşılığında başkasına yaptırmak da bir bakıma zamanın satın almak demektir.
- Hareket-imgenin sinemada olay örgüsüne dayandığını iddia eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bergson
- B-) Einstein
- Cevap C-) Deleuze
- D-) Tarkovski
- E-) Balsom
Açıklama: Deleuze hareket-imgenin olay örgüsüne dayandığını iddia etmiştir. Zamanimge ise, Deleuze için yeni bir algılama yoludur. Deleuze, Bergson’dan süre ve sezgi kavramlarını ödünç alarak zaman-imge kavramını geliştirmiştir. Doğru cevap C’dir.
- Harekete bağlı bir zaman tanımı yapan düşünür kimdir?
- A-) Platon
- B-) Sokrates
- Cevap C-) Aristoteles
- D-) Descartes
- E-) Kant
Açıklama: Aristoteles harekete bağlı bir zaman tanımı yapmıştır. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmedi- ğini düşünmektedir. hareket olmaksızın tek başına var olabilmesi olanaklı değildir. Doğru cevap C’dir.
- Harekete bağlı bir zaman tanımı yapan, zamanı önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısı olarak niteleyen filozof kimdir?
- A-) Platon
- Cevap B-) Aristoteles
- C-) Sokrates
- D-) Thales
- E-) Pisagor
Açıklama: Aristoteles harekete bağlı bir zaman tanımı yapmıştır. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin / hareketin sayısıdır.
- Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturulmasında öne çıkan teknik ve estetik aygıtlar bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
- Cevap A-) Konu
- B-) Mercekler
- C-) Çekim ölçekleri
- D-) Kamera açıları
- E-) Görsel efektler
Açıklama: Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar bulunmaktadır. Bunlar; mercekler, çekim ölçekleri, kamera açıları, kamera hareketlerinin kullanımı, görsel efektler, kurgu, ses vb. ögelerdir. Örneğin; genel çekimlerin daha fazla detay içermesi, ekran zamanını daha fazla işgal etmekte, ya-kın çekimlerin daha az bilgi içermesi ve daha kolay kavranabilmesi sayesinde ekran zamanını daha az işgal etmektedirler. Doğru cevap A’dır.
- I- Horozların belli bir saatte ötmesi
II- Trenle Ankara’dan Eskişehir’e 1.5 saatte gelinmesi
III-Bir insanın her sabah aynı saatte uyanması
IV- Uçak korkusu olan birine yolculuğun vaktinden uzun gelmesi
V- Yakını ameliyatta olan birine 10 dk’nın 1 saat gibi gelmesi.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri biyolojik zamana örnek olabilir?- A-) II ve V
- Cevap B-) I ve III
- C-) IV
- D-) II ve I
- E-) V
Açıklama: I- Horozların belli bir saatte ötmesi
III-Bir insanın her sabah aynı saatte uyanması
- I. Mercekler
II. Kamera açıları
III. Görsel efektler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar arasındadır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) I ve II
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar bulunmaktadır. Bunlar; mercekler, çekim ölçekleri, kamera açıları, kamera hareketlerinin kullanımı, görsel efektler, kurgu, ses vb. ögelerdir. Doğru seçenek E’dir.
- I. Mercekler
II. Çekim ölçekleri
III. Tripod
IV. Kurgu
Yukarıdakilerden hangisi hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan ögeler arasında sayılabilir?- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- Cevap D-) I,II ve IV
- E-) Yalnız IV
Açıklama: Hareketli görüntüde zaman boyutunun oluşturmasında öne çıkan teknik, estetik aygıtlar bulunmaktadır. Bunlar; mercekler, çekim ölçekleri, kamera açıları, kamera hareketlerinin kullanımı, görsel efektler, kurgu, ses vb. ögelerdir. Doğru cevap D’dir.
- I. Reel zaman
II. Kurgusal Zaman
III. Hayali zaman
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sinemadaki zamanları ifade eden kavramlardır?- A-) Yalnız I
- B-) Yalnız II
- C-) Yalnız III
- D-) I ve II
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Sinemada zamanı ele aldığımızda “Reel (astronomik) Zaman”, “Kurgusal (irreel) Zaman” ve “Hayali (mevhum) Zaman” olmak üzere üçe ayırmak mümkündür. Doğru seçenek E’dir.
- I. Reel zaman
II. Kurgusal zaman
III. Hayali zaman
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri sinemada zamanın bölümleri arasındadır?- A-) Yalnız II
- B-) I ve II
- C-) I ve III
- D-) II ve III
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Sinemada zamanı ele aldığımızda “Reel (astronomik) Zaman”, “Kurgusal (irreel) Zaman” ve “Hayali (mevhum) Zaman” olmak üzere üçe ayırmak mümkündür. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- I. Yaşanmış an
II. Yaşanması muhtemel an
III. Yaşanacak an
IV. Yaşanan an
Yukarıdakilerden hangisi zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla bahsedilen üç farklı zaman dilimi arasında sayılabilir?- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- Cevap D-) I, III ve IV
- E-) III ve IV
Açıklama: Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla yaşanmış an, yaşanan an ve yaşanacak an olmak üzere üç farklı zaman diliminden söz edilir ve bu ‘an’lar geçmiş, şimdi, gelecek olarak nitelendirilir. Doğru cevap D’dir.
- I. Zaman nesnel dünyadan kazanılmış birşey değildir.
II. İnsanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartıdır.
III. Zaman insanın zihnindedir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Kant’ın zaman anlayışını yansıtır?- A-) Yalnız III
- B-) I ve II
- C-) I ve III
- D-) II ve III
- Cevap E-) I, II ve III
Açıklama: Seçeneklerin tamamı Kant’ın zaman görüşünü yansıtır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
- Kerime Üstünova bir çalışmasında, bir eylemin gerçekleşmesi için, olmazsa olmaz türünden iki koşula gereksinim olduğunu belirtir. Bunlardan biri eylemi yapan kişi, diğeri de eylemin yapılma zamanıdır. Bu nedenle eylemde var olan zaman, sözcüklerle tanımlayamayacağımız kadar soyuttur. Zaman eklerinin görevi, eylemde var olan soyut zamanı somuta çevirmektir. Zaman ifade eden sözcükler, bu konuda zaman eklerinin destekçisidir. Çünkü onlar da somutluğu zaman yelpazesi içinde daha kesin bir çizgiye oturtmakla yükümlüdürler. Bu nedenle çekimli, çekimsiz, kök, gövde her tür eylemin içinde zaman kavramı bulunmaktadır der. Bu çalışma aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) “İletişim Açısından Ters Tekrar”
- Cevap B-) **“Türkçede Zaman Kavramı ve İşlenişi”**
- C-) “Cümleler Arası Anlam ve Biçim Bağı Sağlayan Öğeler”
- D-) “Üniversite Öğrencilerinin Argoya Bakışı”
- E-) “Dil İncelemelerinde Anlam Bağının Gereği”
Açıklama: Üstünova, Türkçe’de Zaman Kavramı ve İşlenişi isimli çalışmasında, bir eylemin gerçekleşmesi için, olmazsa olmaz türünden iki koşula gereksinim olduğunu belirtir. Bunlardan biri eylemi yapan kişi, diğeri de eylemin yapılma zamanıdır. Bu nedenle eylemde var olan zaman, sözcüklerle tanımlayamayacağımız kadar soyuttur. Zaman eklerinin görevi, eylemde var olan soyut zamanı somuta çevirmektir. Zaman ifade eden sözcükler, bu konuda zaman eklerinin destekçisidir. Çünkü onlar da somutluğu zaman yelpazesi içinde daha kesin bir çizgiye oturtmakla yükümlüdürler. Bu nedenle çekimli, çekimsiz, kök, gövde her tür eylemin içinde zaman kavramı bulunmaktadır (Üstünova, 2005:187). Doğru cevap B’dir.
- Kime göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir?
- A-) Immanuel Kant
- Cevap B-) Henri Bergson
- C-) Edmund Husseri
- D-) René Descartes
- E-) Jean-Paul Sartre
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre”olduğunu ifade eder. Doğru cevap B’dir.
- Kişiye göre farklılıklar gösterebilecek, algılanan ve hissedilen zaman biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Geçmiş zaman
- Cevap B-) Subjektif zaman
- C-) Gelecek zaman
- D-) Objektif zaman
- E-) Şimdiki zaman
Açıklama: Subjektif zaman algılanılan, hissedilen zamandır. Kişiye göre farklılıklar gösterebilecek olan subjektif zamanın ölçülmesi daha zordur
- Modernizm öncesi zaman anlayışı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A-) Teknoloji temellidir.
- B-) Nesneldir.
- C-) Sonu olan bir öğedir.
- Cevap D-) Mitik ve metafizik bir ayrım bulunur.
- E-) Özneldir.
Açıklama: Yenişehirlioğlu’nun (1993, s.197-198) belirttiği gibi Modernizm öncesi zamanı mitik ve metafizik (dinsel) olarak değerlendirilebilir. Modernizim öncesi mitolojik zaman, tabiatla bağlantılı olarak gece-gündüz döngüsü, mevsimlerin değişimi gibi döngüselliklerle bağlantılıdır. doğru cevap D’dir.
- Mutlak ve evrensel zamanın ölçülebilir, hesaplanabilir olduğunu ve zamanın temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak aktığını belirten düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Platon
- Cevap B-) Newton
- C-) Einstein
- D-) Bergson
- E-) Aristoteles
Açıklama: Zaman anlayışı göreli ve mutlak zaman olarak da ele alınmaktadır. Newton, mutlak zaman görüşünü savunmaktadır. Newton bu yaklaşımı çerçevesinde, mutlak ve evrensel zamanın ölçülebilir, hesaplanabilir olduğunu ve zamanın temelde dışsal bir öğeden bağımsız olarak aktığını belirtir. Doğru cevap B’dir.
- Nesneyi şimdiki zamanında dinamik bir şey olarak değil statik bir şey olarak resmeden sanat dalı hangisidir?
- A-) Sinema
- B-) Video sanatı
- Cevap C-) Fotoğraf
- D-) Performans
- E-) Televizyon
Açıklama: Mekân ve hareketle ilişkili olarak fotoğraf makinesi nesneyi şimdiki zamanında dinamik bir şey olarak değil statik bir şey olarak resmeder. Yani an’ı dondurur
- Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır.
……….. zaman ise algılanılan, hissedilen zamandır.
Yukarıdaki cümlede noktalı yere gelecek olan kelimeyi işaretleyiniz.- A-) yaşanan
- B-) biyolojik
- Cevap C-) subjektif
- D-) göreli
- E-) mutlak
Açıklama: Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır.
Subjektif zaman ise algılanılan, hissedilen zamandır.
- Saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamanı ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zamandaş
- B-) Gelecek zaman
- Cevap C-) Objektif zaman
- D-) Subjektif zaman
- E-) Kurgusal zaman
Açıklama: Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır. Doğru seçenek C’dir.
- Saate ve/veya takvime bağlı olarak ölçülebilen ve gözlenebilen zamana ne ad verilir?
- Cevap A-) Objektif zaman
- B-) Nesnel zaman
- C-) Sosyolojik zaman
- D-) Atom zamanı
- E-) Sübjektif zaman
Açıklama: Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır. Doğru cevap A’dır.
- Saate ve/veya takvime bağlı olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zaman biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Objekjtif zaman
- B-) Geçmiş zaman
- C-) Gelecek zaman
- D-) Subjektif zaman
- E-) Şimdiki zaman
Açıklama: Objektif zaman, saate ve/veya takvime bağlı (saat, gün, hafta, ay) olarak ölçülebilen, gözlenebilen, takip edilebilen zamandır
- Seçeneklerden hangisi zamanı diğer kaynaklardan (para, insan gücü, ham madde vb.) ayıran özelliklerden biri değildir?
- Cevap A-) Geri getirilebilmesi
- B-) İkame edilememesi
- C-) Yenilenememesi
- D-) Depolanamaması
- E-) Sonrasında tüketilememesi
Açıklama: * Zaman bir ham madde gibi gerektiğinde kullanılmak üzere depolanamaz yani zamanın ileride gereksinim duyulduğunda kullanılmak üzere depolanması olanaksızdır.
* Zaman ancak içinde bulunulan an tüketilebilir. Zaman gerektiğinde başkaları tarafından kullanılmak üzere devredilemez. Birinin zamanını başka biri onun adına kullanamaz. Zaman sadece kişinin kendisine bağlıdır.
* Zaman ikame edilemez. Zamanın ne diğer bir malzemeyle ne de daha ucuz bir zamanla ikâme edilmesi mümkün değildir.
* Zaman yenilenemez. Bir örgüt ürettiği mal, hizmet ve düşüncenin bir kısmını, tekrar kendisi için girdi olarak kullanır ancak kullanılan zamanın ne doğal yolla ne de üretim yoluyla yerine konulması, yeniden üretilmesi mümkün değildir.
* Zaman para gibi borç alınıp verilemez ancak bir işi para karşılığında başkasına yaptırmak da bir bakıma zamanın satın almak demektir.
Doğru cevap A’dır.
- Sinema üzerine yaptığı çalışmalarla da adından söz ettiren ünlü düşünür kimdir?
- A-) Heidegger
- Cevap B-) Deleuze
- C-) Bergson
- D-) Foucault
- E-) Derrida
Açıklama: Sinema üzerine yaptığı çalışmalarla da adından söz ettiren ünlü düşünür Deleuze sinemanın hareket, kurgu, kadraj, görsel efekt gibi tekniklerle kendine özgü imgeler yaratarak izleyicinin algısını kontrol ettiğine diğer bir ifade ile perdedeki imgenin, izleyici tarafından harekete bağlı olarak anlamlandırıldığına değinir
- Sinemada “kovalama anının farklı açılardan farklı plânlarla görüntülenerek ekranda hız ve heyecan yaratması” hangi zaman türüne örnektir?
- Cevap A-) Kurgusal zaman
- B-) Astronomik zaman
- C-) Reel zaman
- D-) Hayâlî zaman
- E-) Mevhum zaman
Açıklama: Kurgusal zamana, saatler sürecek bir yolculuğun başlangıcı ve bitişine ilişkin görüntülerin kurgu yoluyla kısaltılmasını ya da bir kovalama anının farklı açılardan farklı planlarla görüntülenerek ekranda hız ve heyecan yaratmasını örnek olarak verebiliriz.
- Sinemanın kendine özgü özellikleri dikkate alındığında zamana ilişkin farklı bir
kategorizasyonu daha gerektirdiği görülmektedir. Zamanı bu çerçevede kaç başlık altında incelemek mümkün olmaktadır ?- A-) 5
- B-) 2
- C-) 3
- D-) 6
- Cevap E-) 4
Açıklama: Sinemanın kendine özgü özellikleri dikkate alındığında zamana ilişkin farklı bir kategorizasyonu daha gerektirdiği görülmektedir. Zamanı bu çerçevede dört başlık altında incelemek mümkün olmaktadır. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
- Sinemanın yeni bir bilgi edinme tarzı olmaktan öte, bizim dış dünyayla temasımızın teknik olarak gerçekleşmesi olduğunu belirten isim kimdir?
- A-) Deleuze
- Cevap B-) Bergson
- C-) Tarkovski
- D-) Baudrillard
- E-) Foucalt
Açıklama: Bergson, insan algısı da tıpkı sinemada olduğu gibi hareketi, hareketi oluşturan anların bir dizilişi olarak kavradığını söyler. Bergson’un işaret ettiği, insan düşüncesinin belirli anlara odaklanarak bütünü açıklamada bu anı referans alması alışkanlığıdır. Bu sözlerinden de anlaşılacağı üzere Bergson açısından sinema, yeni bir bilgi edinme tarzı olmaktan öte, bizim dış dünyayla temasımızın teknik olarak
gerçekleşmesidir. Doğru cevap B’dir.
- Sinematografik ilüzyon tanımı hangi düşünüre aittir?
- A-) Zenon
- B-) Deleuze
- C-) Tarkovski
- Cevap D-) Bergson
- E-) Baker
Açıklama: Bergson, dış dünyayla temasımızı bütünüyle sinematografik bir zemine indirger. Bu bakış açısıyla sinema, imgeye hareket ve zaman
gibi iki tane sıfat vermiş olsa da en eski illüzyondan başka bir şey değildir. Böylece Bergson, Zenon’un paradokslarına modern bir ad verir: Sinematografik illüzyon.
- Sonsuz zaman ve mekân kavrayışının yerini gerçek mekânlara ve sonu olan bir zaman anlayışına bıraktığı dönem hangisidir?
- A-) Reform
- Cevap B-) Rönesans
- C-) Modernizm
- D-) Post-modernizm
- E-) Klasik dönem
Açıklama: Rönesans’ın ortaya çıkışı ile sonsuz zaman ve mekân kavrayışı yerini gerçek mekânlara ve sonu olan bir zaman anlayışına bırakmıştır. Bu yönüyle artık ressamlar mitolojik, metafizik bir evren yerine nesnel bir evren ortaya koyma imkanı bulmuşlardır (Coşkun, 2006, s.55). Doğru cevap B’dir.
- Uyanmak için kurduğumuz saatin alarmı çalmadan uyanmak hangi zaman türü ile açıklanabilir?
- A-) Şimdiki zaman
- B-) Objektif zaman
- C-) Subjektif zaman
- Cevap D-) Biyolojik zaman
- E-) Gelecek zaman
Açıklama: Canlıların acıkmasından, kimi hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belli bir saatte ötmesi biyolojik saat ile ilişkilidir. Biyolojik saat, alışkanlıklara göre kurulur. Çoğu zaman uyanmak için kurduğumuz saatin alarmı çalmadan biraz önce uyanırız. Biyolojik saat, bize kalkma zamanının geldiğini söylemiştir. Canlıların uyuma uyanma, yeme içme saatini değiştirmesi hâlinde biyolojik saatte yeni programa göre kendisini ayarlayacaktır. Doğru cevap D’dir.
- Uçak korkusu olan bir yolcunun 50 dakikalık bir yolculuğu çok daha uzun hissetmesi aşağıdaki zaman türlerinden hangisi ile açıklanabilir?
- A-) Objektif zaman
- Cevap B-) Subjektif zaman
- C-) Biyolojik zaman
- D-) Mitolojik zaman
- E-) Geçmiş zaman
Açıklama: Saat 15.00’da Ankara Esenboğa Havalimanından kalkan ve 15.50’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına inen uçağın yolcuları objektif zamanda 50 dakikalık bir yolculuk yapmışlardır. Bu zaman aralığı objektif zamanda bütün yolcular için eşittir. Ancak subjektif zaman açısından yolcular arasında hissedilen zamanda farklılıklar söz konusu olabilir.
- Zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Henri Bergson
- B-) Kant
- C-) Gilles Deleuze
- D-) Newton
- E-) Tarkovski
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. Doğru seçenek A’dır.
- Zaman ile ilgili olarak; “Zaman,zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının
sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır.” şeklinde görüş belirten düşünür aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Aristoteles
- Cevap B-) Platon
- C-) Kant
- D-) Henri Bergson
- E-) Newton
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının
sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır (Cevizci, 1999, s.943).
- Zaman için; “bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir” tanımı aşağıda şıklarda belirtilen hangi filozof tarafından yapılmıştır ?
- A-) Platon
- B-) Sokrates
- C-) Kant
- Cevap D-) Bergson
- E-) Aristoteles
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. Dolayısıyla cevap D şıkkıdır.
- Zaman için; zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir şeklindeki tanım kim tarafından yapılmıştır ?
- A-) Bergson
- Cevap B-) Platon
- C-) Kant
- D-) Aristoteles
- E-) Newton
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Dolayısıyla cevap B şıkkıdır.
- Zaman kavramına ilişkin görüş belirten ilk isimler arasında __________ ve ________ yer almaktadır. Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelirse verilen bilgi doğru olur?
- A-) Pisagor ve Platon
- B-) Sokrates ve Pisagor
- C-) Aristoteles ve Sokrates
- Cevap D-) Platon ve Aristoteles
- E-) Platon ve Sokrates
Açıklama: Zaman kavramına ilişkin görüş belirten ilk isimler arasında Platon ve Aristoteles yer almaktadır. Doğru cevap D’dir.
- Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla kaç farklı zaman diliminden söz edilir ?
- Cevap A-) 3
- B-) 6
- C-) 2
- D-) 5
- E-) 4
Açıklama: Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla yaşanmış an, yaşanan an ve yaşanacak an olmak üzere üç farklı zaman diliminden söz edilir ve bu ‘an’lar geçmiş, şimdi, gelecek olarak nitelendirilir. Dolayısıyla cevap A şıkkıdır.
- Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla üç farklı zaman diliminden söz edilir. Bu ‘an’lar dan hangisi “yaşanmıştır”?
- Cevap A-) Geçmiş zaman
- B-) Şimdiki zaman
- C-) Gelecek zaman
- D-) Biyolojik zaman
- E-) Subjektif zaman
Açıklama: Zaman söz konusu olduğunda çoğunlukla yaşanmış an, yaşanan an ve yaşanacak an olmak üzere üç farklı zaman diliminden söz edilir ve bu ‘an’lar geçmiş, şimdi, gelecek olarak nitelendirilir. Bu noktada geçmiş, şimdi ve gelecek zaman ilişkisinde bilinç etkindir. Doğru cevap A’dır.
- Zaman ve uzayın bükülebilir olduğunu ileri süren bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Bergson
- B-) Hegel
- C-) Kant
- D-) Newton
- Cevap E-) Einstein
Açıklama: yaklaşımında, evrensel bir zaman anlayışının mümkün olmadığını, başka herhangi bir şeyin türevleri olmayan, bununla birlikte kendi özlerinde belirli varoluşlara sahip olan zaman ve uzayın bükülebilir olduğunu ileri sürer. Einstein’a göre; uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Buna göre doğru cevap E’dir.
- Zamana ilişkin düşüncesini “zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır” şeklinde açıklayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aristoteles
- B-) Kant
- C-) Henri Bergson
- D-) Newton
- Cevap E-) Platon
Açıklama: Zaman kavramına ilişkin görüş belirten ilk isimler arasında Platon ve Aristoteles yer almaktadır. Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır (Cevizci, 1999, s.943). Doğru cevap E’dir.
- Zamanı bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şey olarak tanımlayan ve iki farklı anlayışı olduğunu savunan düşünür kimdir?
- A-) Immanuel Kant
- B-) Platon
- Cevap C-) Henri Bergson
- D-) Aristoteles
- E-) Isaac Newton
Açıklama: Henri Bergson’a göre zaman, bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre” olduğunu ifade eder.
- Zamanı bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz,
dinamik ve döngüsel olmayan şey olarak tanımlayan düşünür kimdir?- A-) Platon
- B-) Immanuel Kant
- C-) Descartes
- Cevap D-) Henri Bergson
- E-) Jean Baudrillard
Açıklama: Henri Bergson ise, göre, zaman bir nokta üzerinden diğer bir nokta üzerine hareket eden kesintisiz, dinamik ve döngüsel olmayan şeydir. İki farklı anlayışı olduğunu savunan Bergson için, birincisi; bireyin içinde var olan ve sezgi yoluyla elde edilen süre, ikincisi ise nesnel dünyanın yansıması olarak araya “mekân fikri sokulan süre”olduğunu ifade eder. Doğru cevap D’dir.
- Zamanı durdurmak, anı yakalamak ve hareketi kaydetmek gibi özellikleri olan fotoğraf ve sinema için hangisi söylenemez?
- A-) Kameranın aracılığı ile üç boyutlu olan uzay iki boyutlu bir yüzey üzerine indirgenebilmektedir.
- B-) Diğer sanatlardan faklı olarak fotoğraf ve sinema, görüntünün oluşma sürecindeki aralığı en aza indirmiştir.
- C-) Fotoğraf makinesi ışıkla resmeder.
- Cevap D-) Mekân ve hareketle ilişkili olarak fotoğraf makinesi nesneyi şimdiki zamanında dinamik bir şey olarak resmeder.
- E-) Videoda hareket doğrusal olarak ilerlemek zorunda değildir.
Açıklama: Zamanı durdurmak, anı yakalamak ve hareketi kaydetmek, görsel ve görsel-işitsel sanatlar için oldukça önemlidir. Örneğin; fotoğraf ve sinema, temelde iki boyutlu bir görüntü sağlamaktadır. Kameranın aracılığı ile üç boyutlu olan uzay iki boyutlu bir yüzey üzerine indirgenebilmektedir. Bu doğrultuda, görüntüde düzenleme yapılamasının amacı izleyicileri mümkün olduğu kadar uzay yanılmasına inandırabilmektir. Tarihsel süreçte diğer sanatlardan faklı olarak fotoğraf ve görsel-işitsel bir sanat dalı olarak sinema, görüntünün oluşma sürecindeki aralığı en aza indirmiştir. Fotoğraf makinesi ışıkla resmetmekte, nesneden yansıyan ışık makinenin optiğinden geçerek yüzey üzerinde görüntü oluşturmaktadır. Bu süreçte fotoğrafı çekilen nesnenin an’ı (resmedilen an) ile makinenin içinde resmedildiği an (resmedilme eylemi anı) neredeyse aynıdır. Yani fotoğrafı çekilen nesnenin şimdiki zamanı ile makinenin içinde ortaya çıkan görüntünün şimdiki zamanı aynıdır. Bu nedenle fotoğraf makinesi şimdiyi resmeden bir aygıt olarak değerlendirilebilir. Mekân ve hareketle ilişkili olarak fotoğraf makinesi nesneyi şimdiki zamanında dinamik bir şey olarak değil statik bir şey olarak resmeder. “…” Videoda hareket doğrusal olarak ilerlemek zorunda
değildir. Bu nedenle, bir hareket diğeri ile bağlantısızdır.
- Zamanı zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda
meydana geldiğini söyleyen düşünür kimdir?- Cevap A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Sokrates
- D-) John Stuart Mill
- E-) John Locke
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır (Cevizci, 1999, s.943). Doğru cevap A’dır.
- Zamanın hareket olmaksızın tek başına var olamayacağını söyleyen düşünür hangisidir?
- A-) Platon
- Cevap B-) Aristoteles
- C-) Kant
- D-) Henri Bergson
- E-) Newton
Açıklama: Aristoteles’e göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünmektedir. hareket olmaksızın tek başına var olabilmesi olanaklı değildir. Doğru cevap B’dir.
- Zamanın nesnel bir algılanışından söz etmenin mümkün olmadığını, nesnel zamanın yerine geçen göreli zaman ölçümünde “şimdi”nin sonsuz küçüklükteki ayrımları olan parçalara ayrıldığını ve böylece sonsuz bir şimdiler çoklusu üretildiğini belirten kişi kimdir?
- A-) Zenon
- Cevap B-) Albert Einstein
- C-) Gilles Deleuze
- D-) Henri Bergson
- E-) Immanuel Kant
Açıklama: Einstein’a göre, uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir. Nesnel zamanın yerine geçen göreli zaman ölçümünde ‘şimdi’ sonsuz küçüklükteki ayrımları olan parçalara ayrılır ve böylece sonsuz bir şimdiler çoklusu üretilir.
- Zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Henri Bergson
- Cevap B-) Kant
- C-) Tarkovski
- D-) Gilles Deleuze
- E-) Newton
Açıklama: Zaman konusunda görüş bildiren bir diğer düşünür olan Kant ise, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir. Doğru seçenek B’dir.
- Zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getiren, zamanın öznel ve ideal olduğunu söyleyen düşünür kimdir?
- Cevap A-) Kant
- B-) Descardes
- C-) Aristoteles
- D-) Platon
- E-) Sokrates
Açıklama: Zaman konusunda görüş bildiren bir diğer dü- şünür olan Kant ise, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir. Doğru cevap A’dır.
- Zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getiren, öznel ve ideal olduğunu söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aristoteles
- B-) Platon
- Cevap C-) Kant
- D-) Bergson
- E-) Einstein
Açıklama: Zaman konusunda görüş bildiren bir diğer düşünür olan Kant ise, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir. Doğru cevap C’dir.
- Zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu söyleyen düşünür kimdir?
- Cevap A-) Kant
- B-) Bergson
- C-) Platon
- D-) Descartes
- E-) Arisitoteles
Açıklama: Kant, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir
- Zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel
dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Bergson
- Cevap B-) Kant
- C-) Aristoteles
- D-) Platon
- E-) Einstein
Açıklama: Zaman konusunda görüş bildiren bir diğer düşünür olan Kant ise, zamanın nesnel dünyadan kazanılmış bir şey olmadığını ancak insanın nesnel dünyayı algılamasının temel şartı olduğunu dile getirir. Kant’a göre zaman öznel ve idealdir.
- Zamanın zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana geldiğini söyleyen düşünür kimdir?
- A-) Descartes
- B-) Aristoteles
- C-) Kant
- Cevap D-) Platon
- E-) Hume
Açıklama: Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır
- Zamanın önceye ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısı olduğunu söyleyen düşünür kimdir?
- Cevap A-) Aristoteles
- B-) Kant
- C-) Descartes
- D-) Platon
- E-) Locke
Açıklama: Aristoteles ise harekete bağlı bir zaman tanımı yapmıştır. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre devinimin/hareketin sayısıdır. Bireylerin, zihinlerinde bir şey değişmediğinde ya da herhangi bir değişimi fark etmediklerinde zamanın da geçmediğini düşünmektedir. hareket olmaksızın tek başına var olabilmesi olanaklı değildir.
- Zamanın, zihnin varlıklları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana geldiğini, idealar dünyasının bir taklidi olduğunu söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Platon
- B-) Aristoteles
- C-) Bergson
- D-) Kant
- E-) Einstein
Açıklama: Zaman kavramına ilişkin görüş belirten ilk isimler arasında Platon ve Aristoteles yer almaktadır. Platon’a göre zaman, zihnin varlıkları bütünlüklü olarak, anında kavrayamamasının sonucunda meydana gelmiştir. Zaman, idealar dünyasının sadece bir taklididir. Çünkü idealar dünyası değişmez ve zaman dışıdır. Buna göre doğru cevap A’dır.
- Çoğu zaman uyanmak için kurduğumuz saatin alarmı çalmadan biraz önce uyanırız. Bu hangi zamana örnek olarak gösterilebilir?
- A-) Nesnel zaman
- B-) Öznel zaman
- C-) Objektif zaman
- D-) Subjektif zaman
- Cevap E-) Biyolojik saat
Açıklama: Canlıların acıkmasından, kimi hayvanların kış uykusuna yatması ya da horozların belli bir saatte ötmesi biyolojik saat ile ilişkilidir. Biyolojik saat, alışkanlıklara göre kurulur. Çoğu zaman uyanmak için kurduğumuz saatin alarmı çalmadan biraz önce uyanırız. Biyolojik saat, bize kalkma zamanının geldiğini söylemiştir. Doğru cevap E’dir.
- Çoğu zaman uyanmak için kurduğumuz saatin, alarmı çalmadan biraz önce uyanmamız aşağıdaki ifadelerden hangisiyle ilgilidir?
- Cevap A-) Biyolojik saat
- B-) Psikolojik saat
- C-) Subjektif zaman
- D-) Objektif zaman
- E-) Öznel zaman
Açıklama: Biyolojik saat, alışkanlıklara göre kurulur. Çoğu zaman uyanmak için kurduğumuz saatin alarmı çalmadan biraz önce uyanırız. Biyolojik saat, bize kalkma zamanının geldiğini söylemiştir. Canlıların uyuma uyanma, yeme içme saatini değiştirmesi hâlinde biyolojik saatte yeni programa göre kendisini ayarlayacaktır. Doğru cevap A’dır.
- İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı “ağ toplumu” olarak nitelendiren kişi kimdir?
- A-) Felix Guattari
- B-) Gilles Deleuze
- Cevap C-) Manuel Castells
- D-) Anthony Giddens
- E-) Pierre Bourdieu
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells, “ağ toplumu” olarak nitelendirir. Ağ toplumunda internetin ortaya çıkardığı yeni zaman deneyimi, zamanın düz çizgisel, geri döndürülemez ve hesaplanabilir olduğuna ilişkin var olana anlayışı ortadan kaldırmıştır.
- İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı, “ağ toplumu” olarak nitelendiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Tarkovski
- Cevap B-) Castells
- C-) Daniel Bell
- D-) Zenon
- E-) Gilles Deleuze
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells, “ağ toplumu” olarak nitelendirir. Ağ toplumunda internetin ortaya çıkardığı yeni zaman deneyimi, zamanın düz çizgisel, geri döndürülemez ve hesaplanabilir olduğuna ilişkin var olana anlayışı ortadan kaldırmıştır. Doğru seçenek B’dir.
- İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı, “ağ toplumu” olarak nitelendiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Descartes
- B-) Deleuze
- C-) Kant
- Cevap D-) Castells
- E-) Einstein
Açıklama: İnternet ve internetin yaygınlaşması ile ortaya çıkan yeni toplumsal yapıyı Castells,
“ağ toplumu” olarak nitelendirir. Ağ toplumunda internetin ortaya çıkardığı yeni zaman deneyimi, zamanın düz çizgisel, geri döndürülemez ve hesaplanabilir olduğuna ilişkin var olana anlayışı ortadan kaldırmıştır. Doğru cevap D’dir.
- “Montaj, uyuşumlarla, kesmelerle ve uyuşumsuzluklarla bütünün belirlenmesidir”. diyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Tarkovski
- Cevap B-) Deleuze
- C-) Bergson
- D-) Einstein
- E-) Kant
Açıklama: Deleuze’e göre hareket-imge temelde iki yolla oluşur: Bunlardan ilki kamera hareketi diğeri ise montajdır. “Montaj, uyuşumlarla, kesmelerle ve uyuşumsuzluklarla bütünün belirlenmesidir”. Filmde ise hareket-imge montaj yoluyla değil, kamera hareketleri ile yaratılmıştır. Buna ek olarak yönetmen açı, perspektif ve kadraj gibi unsurlardan yararlanmaktadır. Deleuze hareket-imgenin olay örgüsüne dayandığını iddia etmiştir. Buna göre doğru cevap B’dir.
- “Uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir.” Zamanla ilgili yukarıdaki görüşü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Platon
- B-) Bergson
- C-) Newton
- D-) Kant
- Cevap E-) Einstein
Açıklama: Einstein’a göre; uzay ve zaman noktaları, uzaysal koordinatlarına ek olarak, ayrı bir ‘şimdiler’ çokluğu ile belirlenirler. Bu belirlenen ‘şimdiler’ tikel-göreli ‘şimdiler’dir. Bu nedenle, zamanın nesnel bir algılanışından söz etmek mümkün değildir. Nesnel zamanın yerine geçen göreli zaman ölçümünde ‘şimdi’ sonsuz küçüklükteki ayrımları olan parçalara ayrılır ve böylece sonsuz bir şimdiler çoklusu üretilir.